
Motivasyonumuz olmadığı için mi başlamıyoruz, yoksa başlamadığımız için mi motivasyonumuz gelmiyor?
Instagram: @hayatdeneylerii
Transkript
Herkese merhabalar, ben Merve.
Hayattan Deneylere hoş geldiniz.
Bu bölüm biraz kısa bir bölüm olacak.
Bu bölümde bir deneyi anlatmayacağım.
Bir deneye başlama motivasyonu nasıl oluşur, onu konuşmak istiyorum sizinle.
Hadi gelin başlayalım.
Hayatını hiç fark etmeden beklemeye aldığın oldu mu?
İlginç olan şu ki, bunu yaptığımızda çoğu zaman fark etmiyoruz.
Çünkü beklemek aktif bir şey gibi görünmüyor.
Ama aslında birçok insanın Hayatının önemli bir kısmını görünmez bir bekleyiş içinde geçiriyor.
Mutlu olmak için bir şey bekliyoruz.
Başlamak için bir şeyi bekliyoruz.
Cesaret etmek için bir şeyi bekliyoruz.
Sanki hayatın gerçek versiyonu ileride bir yerde bizi bekliyormuş gibi.
Ve zihnimiz buna inanmayı seviyor.
Çünkü belirsizlikle yaşamaktan çok geleceğe umut bağlamak daha kolay.
İnsan hayatının asıl bölümünün henüz başlamadığına inanıyor.
Şimdiki zaman sadece hazırlık.
Bugün sadece geçiş dönemi.
Asıl hayat daha sonra başlayacak.
Düşünürseniz ne kadar yaygın.
Kilo verince, iş bulunca, ilişki başlayınca, çocuklar büyüyünce, borçlar bitince, kendime güvenince asıl hayat bir gün başlayacak.
Ama burada tuhaf bir problem var.
İnsan zihni hedeflere çok hızlı alışıyor.
Ulaştığımız şeyler bizi düşündüğümüz kadar uzun süre mutlu etmiyor.
Çünkü zihnimiz sürekli yeni bir ufuk yaratıyor.
Bu yüzden yıllarca beklediğimiz bir şeye kavuşsak bile birkaç hafta sonra yeni bir hedef belirliyoruz.
Ve tekrar beklemeye başlıyoruz.
Belki de bu yüzden bazı insanlar yıllarca çalıştıkları hedefe ulaştıklarında bekledikleri tatmini bulamıyor.
Çünkü aslında sorun hedef değildi.
Sorun yaşamayı sürekli geleceğe ertelemekti.
Bence bunun altında başka bir şey daha yatıyor.
Kontrol arzusu. İnsan zihni güvenlik ister, her şey netleşsin ister, riskler azalsın ister, garanti ister.
Ve bazen fark etmeden şöyle düşünmeye başlarız.
Daha hazır olduğunda başlayacağım.
Ama hayatın garip tarafı şu, kimse gerçekten hazır olmuyor.
Yeni bir şehre taşınırken hazır olmuyorsun, yeni bir işe başlarken hazır olmuyorsun, aşık olurken hazır olmuyorsun.
Hayatın önemli kararlarının çoğunda yeterince hazır hissetmiyorsun.
Çünkü hazır hissetmek çoğu zaman...
Deneyimin sonucu, sebebi değil.
Birçok insan cesur insanların korkmadığını düşünüyor.
Ama çoğu cesur insanlar da korkuyor.
Sadece korkuyla birlikte hareket etmeyi öğreniyorlar.
Belki de hayatı beklemeye almamızın en büyük sebeplerinden biri bu.
Mükemmel zamanı beklemek.
Oysa mükemmel zaman diye bir şey yok.
Evet daha iyi zamanlar olabilir, daha uygun zamanlar olabilir.
Ama mükemmel zaman diye bir şey yok.
Bunun altını çizmek istiyorum.
Peki bunun çözümü ne?
Bence büyük çözüm diye bir şey yok.
Bunu daha önceki bölümlerde de söylemiştim.
Altını çizmiştim.
Büyük adım, büyük çözüm.
Böyle bir şey yok. Ya da bunlara gerek yok.
Çünkü hayatı tamamen değiştirmek değil amaç.
Küçük şeylerle başlamak.
Çözüm çok daha küçük bir yerde.
Kendimize şu soruyu sormak da mesela.
Şu an sahip olduğum koşullarla yaşayabileceğim en küçük deneyim ne?
Belki uzun zamandır aramak istediğim birini aramak.
Belki tek başına bir etkinliğe gitmek.
Belki yeni bir kursa yazılmak.
Belki yıllardır ertelediğin bir hobiye başlamak.
Ya da belki sadece merak ettiğin bir yere gitmek.
Çünkü hayat çoğu zaman büyük kararlarla değil küçük hareketlerle yeniden akmaya başlıyor.
Bunu tekrar etmek istiyorum.
Çünkü hayat...
çoğu zaman büyük kararlarla değil küçük hareketlerle yeniden akmaya başlıyor.
Belki de hayatı beklemeye almanın panzehri hareket.
Yine söylemek istiyorum.
Mükemmel hareket değil.
Büyük bir hareket değil.
Sadece hareket.
Bugün bu bölümü dinleyen biri varsa ona tek bir soru bırakmak istiyorum.
Hayatınızın hangi kısmını beklemeye aldınız?
Ve daha da önemlisi gerçekten neyi bekliyorsunuz?
Çünkü bazen bizi durduran şey şartlar olmuyor.
Bizi durduran şey başlamadan önce tamamen hazır olmamız gerektiğine inanmamız oluyor.
Oysa hayatın büyük bir kısmı hazır olmadan yaşanıyor.
Belki de hayat bize sürekli aynı şeyi hatırlatmaya çalışıyor.
Yaşam bir gün başlayacak olan bir şey değil.
Zaten başlamış olan bir şey.
Kendinize çok iyi bakın.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
