
Yeni yıla sayılı günler kalmışken sıkça gördüğümüz yılbaşında çam ağacı süslemenin geleneğini anlattım bugün sizlere.
Instagram @hayalperestinsesi
📩 hayalperestinsesi@gmail.com
Transkript
Herkese merhabalar, Melis ben.
Hayalperest'in sesine hoş geldiniz.
Zor bir yılı bitiriyoruz.
Kendi adıma söyleyeyim, unutulmaz bir yıldı.
Depremi ve ardında bıraktıklarını da hiçbir zaman unutmayacağız.
Umarım 2024 ülkemiz için, sevdiklerimiz için ve kendimiz için, tüm dünya için barış, huzur ve mutluluk getirir.
Yeni yıla sayılı günler kaldı.
Bu aralar hepimiz bir yerlerde süslenmiş çam ağaçları görüyoruz.
Peki mekanların köşelerini, bazılarımızın evlerini süsleyen çam ağacı geleneğinin nereden geldiğini biliyor musunuz?
Ben bilmiyordum, öğrendim ve bunu sizlerle de paylaşmak istedim.
Bugün size bu gelenekten bahsedeceğim.
Aralık ayı geldiğinde ortaya çıkan ve birbirinden süslü çam ağaçları ve ışıkları hepimizin yüzünde bir gülümseme oluşturuyor.
Birçoğumuz ya da en azından ben ilk olarak bu süslenmiş çam ağacını yabancı filmlerde hatta bu meşhur evde tek başına filminde görmüştüm süslü çam ağacını.
Durum böyle olunca da süslü çam ağaçları Hristiyanlık'la bağdaştırıldı.
Onlara aitmiş gibi anlatıldı ve gösterildi bizlere.
Ama aslında öyle değil.
Ait süsleme geleneği...
çok daha eskiye hatta Türk toplumlarına dayandığını gösteren araştırmalar var.
Bu olaya çok güldüm.
Çam ağacı süsleyenleri eleştirenler.
Taşın altından Türkler çıktı haberiniz olsun.
Eski Türklerde de günümüzdeki Türk toplumlarında da yaygın görülen inançlardan birisi de ağacın ya da belli ağaç türlerinin önemli ve kutsal kabul edilmesidir.
Türk toplumları ağacın yaşam döngüsü ile kendi hayatının doğal seyri arasında bir benzerlik olduğunu keşfetmiş ve bir ağacın mevsimden mevsime kendini yenilemesinden ötürü bazı ağaçları
hayatın ve sonsuzluğun timsali olarak görmüştür.
Türk toplumları ağaçların kendilerini ve ölülerini koruyacağına, bütünlüklerini sağlayacağına ve isteklerinin yerine gelmesi hepsi için aracı olduğuna ve bunun gibi daha pek çok inanca sahiptir.
Halen daha günümüzde görülen ağaca çaput veya adak bezi bağlamak, nazar boncuğu asma gibi gelenekler ilk olarak Tuva Türklerinde görülmüştür.
Kapatokya'ya gidenler bilir.
Aslında çok güzel görsel bir şölen oluşturmuş.
Ağaca nazar boncuğu asma.
Hala inanılıyor. Birazcık da olayı turistik olarak yaymışlar ama ben gittiğimde görmüştüm ve güzel de bir görüntüsü var.
Ağaca nazar boncuğu asıyorlar işte dileklerini falan diliyorlar.
Örneğin hayat ağacı kültü bütün dünya kültüründe olduğu gibi Türk kültüründe de en yaygın inançlardan biridir.
Hayat ağacı tektir, yalnız bir ağaçtır ve evreni bel kemiğidir.
Hatta Türklerde de hayat ağacı aileyi sembol eder.
Yine çınar ağacı baba figürüdür.
Babalar çınara benzetilir.
Bu kutsallık kabul edilen hayat ağacının aslında kendi içerisinde tür olarak akçam kategorisine giriyor.
Yani akçam ağaçları ama hayat ağacı diye adlandırılıyor.
Hayat ağacı kavramı Sümerler'de de bulunmaktaydı.
Akçam ağacının yani hayat ağacının kış mevsiminde dahi yapraklarını dökmemesi ve yıl boyunca sürekli yeşil kalması nedeniyle Türkler hayat ağacı olarak kabul etmişlerdir bu akçam ağacını.
Yine aileye benzetmeleri de bundan gelir.
Aile, hani birlik, beraberlik işte gibi kavramlardan dolayı.
Ağaç kavramı yalnızca Türkler için kutsal değildi.
Eski Yunan'da ağaçlarla birlikte doğup ölen ağaç perilerinin olduğuna inanılmaktaydı.
Eski Mısır'da ise Sikomor diye adlandırılan diğer bir ismi de Firavun İnciri adı verilen ağacın tanrıları barındırdığına inanılmaktaydı.
Eski Romalılarda Defne Dalı Zaferin, Zeytin Dalı...
Barış ve mutluluğun meşe yaprakları ise gücün sembolü olarak görülmekteydi.
Yahudilikte hayat ağacı ters dönmüş olarak vardır.
Hayat ağacı yukarıdan aşağıya doğru, kökleri gökyüzünde, dalları ise yeryüzünde olarak kabul edilmiş Yahudilerde.
Türklerdekinden ve Sümerlerden farklı olarak onlar ters olarak kabul etmiş hayat ağacını.
Ayrıca Yahudiler Mısır'dan çıkışları anısını 8 gün boyunca kutladıkları Sukkat bayramında da ağaç dallarından ritüeller yapmakta ve ağaç dallarını kullanmaktadırlar.
İslam'da ise ağaç Kur'an'da şecer veya şecere kelimesi hem ağaç hem de genel bitki olarak 26 yerde geçmektedir.
Hz. Muhammed ağaç motifini muhtelif ifadelerinde teşbih unsuru olarak kullanmış.
Özellikle hurma ağacını övmüş, hurma ağacının yapraklarını dökmediğini ve daima faydalı olduğunu hatırlatarak iyi ve hayırsever Müslümanları bu ağaca benzetmiştir.
Ve daha birçok toplumlarda ağaçlar ruhani bakımdan kutsal olarak kabul edilmiştir.
Hristiyanlıkta ise tarihi kaynaklara bakıldığında Noel yoğurtusunda kullanılan Noel ağacı ilk defa 1521 veya 1605'de Almanya'da ortaya çıkmıştır.
İki farklı tarih var araştırırken o şekilde buldum.
Hangisi doğru bilmiyorum. Bir yerde 1521 diyor bir yerde 1605 diyor.
Ama ikisinin de ortak söylediği Almanya'da ortaya çıkması.
Öncelikle Noel ne? Ben size bundan bahsedeceğim.
Noel, Latince'de Tanrı'nın doğum günü anlamına gelen ve İsa'nın doğum günü kutlamasını ifade eden Dies ve Natalis teriminin Fransızca karşılığıdır.
Tanrı'nın doğumu olarak geçiyor ama hani İsa'yı da böyle Tanrı'nın oğlu olarak gördükleri için.
Noel'de Hz. İsa'nın doğumu ve dirilişi olarak da kutlanıyor.
Bazı kaynaklarda ve Roma İmparatorluğunda İsa'nın doğumu 24 Aralık'ı 25 Aralık'a bağlayan gece olarak kabul edilirken Ermenilerde ve Doğu Hristiyanlarda 6 Ocak
olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenle de 25 Aralık 6 Ocak Onlar için Noel haftası olarak kutlanıyor ve o şekilde kabul edilmiş.
Yıl boyunca yeşil kaldığı ve sağlam oluşu yapraklarını dökmediği gerekçesiyle de çam ağacını ölümsüzlüğün simgesi olarak saymışlar.
Bu nedenle de Noel kutlamalarında çam ağacı kullanmışlar.
Şimdi dinledikçe bana şunu diyebilirsiniz.
Hani ağaç süsleme geleneğini anlatacaktın ama işte toplumlardaki ağaçlardan bahsediyorsun falan diye.
Öncelikle ağaçlar konusunu uzun uzun bir anlatmak istedim.
Çünkü sosyal medyanın da etkisiyle bu çam ağacı süsleme konusu çok fazla gündeme geliyor.
Ve insanlar ikiye ayrılmış durumda.
Bir kesim diyor ki işte ağaç süslemek Hristiyan geleneği.
Yani siz ağaç süsleyerek işte onlara benziyorsunuz falan.
Diğer taraf da diyor ki diğer kesim ya ne alaka yeni yılı iyi diler.
renklerle işte böyle güzellikle renkle karşılamak için ağaç süslediğini falan belirtiyor.
Sanki başka hiç derdimiz yokmuş gibi maalesef bu haftalarda bunları tartışıyoruz.
Gördüğünüz gibi ağaç süslemenin Hristiyanlık'la hiç alakası yok.
Hatta onların Noel bayramı tarihleri bile farklı.
Ama tarihler yılbaşı ile yakın olduğu için onlar da ikisini bir kutluyorlar.
Bir de birazdan bahsedeceğim onların süslemede kullandığı süsler ve anlamları da farklı.
Araştırma yaparken şunları da okudum.
Bazı ülkelerde Noel kutlamasının yılbaşı kutlamalarıyla birleştirilmesi Hristiyanlara aitmiş gibi gösterilmesinden ve bu durumun bir de ticarileştirilmesinden aslında Hristiyan alemede çok
rahatsız oluyormuş. Hristiyan çevrelerde Noel'in dini anlamını kaybedip ticarileşmesine kaygılanıyorlarmış.
fazla önem vermelerinden de endişeleniyorlarmış.
Hoşlarına gitmiyormuş bu durum.
Gelelim yılbaşı ağacının kökenine.
Yılbaşında yeni yıla girerken ağaç süsleme geleneği paganlarda ortaya çıktığı söyleniyor.
Paganizm Temelde doğanın kutsallığına inanan ve doğadaki her şeyde izlerini gösteren ilahiliğe saygı duyan bir inanış.
Bunlara inananlara da pagan deniliyor.
Kutsal doğaya ve ilahi güce saygı düşüncesiyle süslenen ağaçlar da bu inanışın ritüellerinden biriymiş.
Az önce bahsettiğim çam ağacının da ölüpsüzlüğün sembolü sayılması, işte yıl boyunca yeşil kalması, yapraklarının dökülmemesi sağlam oluşu gibi sebeplerden dolayı da insanlar...
Yeni yıla girerken zamansızlığa vurgu yapmak için süslemişler çam ağaçlarını.
Ayrıca öyle kesip eve getirme gibi de değil yani ağaca zarar vermeden onlar olduğu yerde süslüyorlarmış.
Sonradan işte bu iş ticarete dökülerek çam ağacı tamamen işte kesilip böyle evlere falan getirme geleneği aslında sonradan ortaya çıkmış.
Keşke hep böyle şeyde kalsa yani ağaçlarımıza zarar vermeden olduğu yerde kalsa o şekilde süslense bence sokaklar falan daha güzel olur.
Vefat eden sevdiklerini anarken de çam ağacının dallarından hazırlanan çelenkler kullanırlarmış paganlar.
Eski Türklerde gecelerin kısalıp gündüzün uzamaya başladığı 22 Aralık günü Nardugan olarak kutlanırmış.
Güneş anlamına Dugan da doğum işte doğan anlamına geliyormuş.
Nardugan da doğan güneş anlamına geliyor.
Bu nedenle de gündüzlerin uzaması ve güneş ışığının yeryüzünde daha uzun süre kalmasını yeni yılın ilk günü olarak kabul edip Nardugan yani yeniden doğuş bayramı olarak kutluyorlarmış.
Ağaca asılan çanlar neşe ve mutluluğu, baston şeker adaleti, çelenk de gerçek aşkı sembolize ediyormuş.
Bir de dikkatinizi çektiyse özellikle son dönemlerde çam ağacının en üstüne bir de yıldız koyuyorlar.
O yıldız da Kur'an-ı Kerim'de Necm suresinde de adı geçen Şira yıldızı.
Astroloji ile uğraşanlar bilir, astrolojide de Sirius yıldızı olarak geçiyor.
Sirius takım yıldızı olarak geçiyor hatta.
Ve yine astrolojide Sirius ve Güneş kavuşumu yılda bir kez.
Hatta şimdilerde şey diyorlar ya işte o gün dilekleyin, imgeleme yapın, dua edin mutlaka gerçek olur diye.
Bu nedenle de Sirius yıldızı ve güneşin kavuşumu kutsal kabul ediliyor.
Ve bir yıllık kaderin baştan yazıldığına inanıyorlar.
Ve Nardugan günlerinde de güneşle birlikte Sirius yıldızının kutsal olduğuna inandıkları için işte istekleri dilekleri daha çok gerçek olsun diye süslemelerde yıldız sembolü de kullanıyorlar
ve bunu da en üste koyuyorlar.
Bu arada Sirius dedim aklıma bir şey geldi.
Geçen gün bir videoda dinledim.
Çok şaşırdım. Doğru mu değil mi bilmiyorum.
Bilenler varsa bunu bana yazsın.
Astroloji ile uğraşan birisi anlatıyordu bunu.
Bu iPhone uygulamasında Siri var ya meşhur Hey Siri dediğimiz falan.
Onun da Sirius yıldızından etkilenip telefona öyle bir uygulama koyduklarını anlatıyor.
Hani Sirius yıldızının güneş kavuşumunda diyorlar ya işte o gün dilek dileyin dilekleriniz gerçek olur falan diye.
Hani Siri'den de ne isterseniz dileyin işte Siri istediğiniz her şeyi yapar gibi bir mantıkla iPhone telefonlardaki bu Siri uygulaması ondan kaynaklanıyormuş.
Benim biraz beynim yandı yani şaşırdım ya dedim hani yuh o kadar da değildir falan ama şimdi Amerikalılardan da her şey beklenir.
Doğru mu değil mi bilmiyorum.
Ama ben böyle bir şey duydum.
Ağaçtan çıktık.
Siri'ye geldik. Konumuza devam edeyim.
İşte çam ağacı süsleme işi bu şekilde başlamış arkadaşlar.
Bir de Hristiyanlıkta özellikle Almanlar mesela süs olarak kırmızı elma asıyorlar.
Ağacı cennet figürü olarak görüyorlar.
Hani cennette hep ağaçların olduğundan...
Anlatılıyor ya bahsediliyor ya.
Ağacı cennet figürü olarak görüyorlar.
Kırmızı elma da Adem ve Havva'nın yasaklı meyveyi yemediği dönemi simgelemesi için kırmızı elma asıyorlar.
Bir de Hristiyanlıkta şey var ya bu ayinlerinde falan işte şarapla ekmeği ıslatıyorlar.
Onların bir kutsanmış ekmekleri.
Yine o kutsanmış ekmeklerini simgelemek için de ekmek kırıntısı asıyorlarmış.
Hristiyanlar süsledikleri çam ağacı da Noel'deki süslediklerinde.
Sonuç olarak çeşitli nedenlerle...
Toplumlar iç içe geçip değişiyor.
Aralarında kültür alışverişi oluyor derken çam ağacı geleneği bu şekilde yaygınlaşıyor.
Gördüğünüz gibi ağaç süslemenin ne Hristiyanlıkla ne de Müslümanlıkla hiç alakası yok.
Gündüzlerin uzamasının yeni yıl başlangıcı sayılması sonucu ortaya çıkmış bir ritüel.
İnsanları ikiye bölen konunun gerçeğine bakar mısınız ya?
Ne kadar komik, ne kadar gereksiz.
Bugünlük benden bu kadar arkadaşlar.
Şimdiden yeni yılınız kutlu olsun.
2024 hepimize sağlık, huzur, mutluluk getirsin.
Tüm dilekleriniz gerçek olsun.
Beni Instagram'dan takip etmek isteyenler için adresimi aşağıya bırakıyorum.
Dinlediğiniz platformlardan da takip etmeyi, bildirimlerinizi açmayı unutmayın.
Kendinize iyi bakın, hoşça kalın ve en önemlisi de mutlu kalın.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
