
Türk Mitolojisinin Bilinmeyenleri: Tanrılar, Tanrıçalar ve Figürler
8 Ocak 2025 · 11 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Bu bölümde Türk mitolojisini ve bilinmeyen figürleri konuşuyoruz.
***
Instagram @hayalperestinsesi
📩 hayalperestinsesi@gmail.com
Transkript
Herkese merhabalar, Hayal Peres'in Sesi podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Miliz. Umarım keyifler yerindedir, her şey yolundadır.
Bugün sizlere hakkında az içerik bulunan bir konuyla geldim arkadaşlar.
Mitoloji dediğimiz zaman hemen hemen hepimizin aklına Yunan mitolojisi veya Antik Mısır'a ait tanrılar, tanrıçalar ve yaratıklar geliyor olabilir.
Ama çoğumuzun bilmediği bir gerçek var, o da Türk mitolojisi.
Oysa bizim de göklerdeki tanrı Ülgen'den çocukları koruyan Umay Ana'ya kadar masal gibi hikayelerimiz, gizemli tanrılarımız ve ilginç figürlerimiz var.
Sadece biraz daha az biliniyor.
Ben de bugün sizlerle Türk mitolojisini konuşmak istedim.
Hayalperest'in Sesi podcast serisi başlıyor.
Hepinize keyifli dinlemeler.
Türk mitolojisini bir bölüme sığdırmak tabii ki mümkün değil.
O yüzden bu konuyu seri şeklinde hazırlamayı düşünüyorum.
İki belki de üç bölüm şeklinde yapabilirim.
Öncelikle Türk mitolojisi hakkında bilgi veren tanrılar, tanrıçalar ve figürlerden başlamak istedim.
Siz de benim gibi bu hikayeleri ilk kez duyuyorsanız bizim mitolojimizde de neler varmış diyeceğinizden eminim.
İnsan öğrendikçe şaşırıyor.
Üstelik birçok psikanalist de mitolojinin halkın bilinçaltını ve yaşadığı travmaları yansıttığını söylemekte.
Bakalım eski Türk toplumunun dünyaya ve olaylara bakış açılarını anlayabilecek miyiz?
Öncelikle figürlerden bahsetmek istedim arkadaşlar.
Türk mitolojisi çok uzun.
Ben bugün figürlerini anlatacağım.
İlk olarak Su İyesi ile başlamak istiyorum.
Su İyesi, Su E'si, Ezi gibi daha birçok isimle de anılıyormuş.
Türk, Tatar ve Altay mitolojisinde suyun koruyucu ruhuymuş.
Mitolojiye göre her su kaynağının bir su iyesi bulunuyormuş.
İslamiyet öncesi eski Türk dininin bir parçası olan vatan kültü içerisinden doğan anlayışa göre vatan suyunun veya vatan toprağının herhangi
bir parçasına zarar vermek, kirletmek büyük suç teşkil ediyormuş.
Bu sebeple Cengiz Han döneminde akan nehirde el yıkamanın cezası ölünmüş.
Suya zarar vermek bir yana onu kutsal bir emanet gibi görmek.
Eski Türklerin bu düşüncesine hayran oldum açıkçası.
Modern dünyada biz unuttuk sanki arkadaşlar.
Günümüzde denizlerimize, akarsularımıza, göllerimize yapılan kötülüklerin yanında Cengiz Han döneminde el yıkamanın cezası ölünmüş.
Ne kadar etkileyici bir inanç.
Bizden önceki insanlar suya bu kadar değer verirken bizim de elimizden geleni bir an önce yapmamız gerekiyor bence.
Konumuza tekrar dönersek su iyeleri çoğu zaman cisimsizmiş ve beyaz renkli giyinirlermiş.
Suları korurlarmış, kuş ve yılan kılığına girebilirlermiş.
Yaşadıkları suyun derinliklerindeki büyük bir kayanın altında bulunan bir geçitten girilen sarayda yaşarlarmış.
Bazıları deniz kızı gibi kuyruklu ve maviye çalan renkte oluyormuş.
Etraflarında yüzen ve ışıldayan mavi renkli balıklarla tasvir ediliyormuş ve kimi zamanda boynuzlu olarak betimleniyormuş su iyeleri.
Suya zarar verildiğinde hiç beklenmeyen bir anda suyu dalgalandırıp barajları yıkabilir, hayvanların, insanların boğulup ölmesine neden olabilirmiş.
Su iyileri barajları yıkabilir, hayvanların boğulmasına neden olabilir dedik ya.
Aslında suyun bize verdiği mesajı anlamamızda da doğanın dengesinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılıyor.
Kim bilir belki de eski Türkler suya anlam yükleyerek onu korumanın ne kadar da önemli olduğunu fark etmişlerdi.
Türk mitolojisinin bir diğer figürü de iki kartal başlı ve insan vücutlu mitolojik karakter olan Semrik Bürküt arkadaşlar.
İki kartal başlı ve insan vücutlu mitolojik karakterdir Semrik Bürküt.
Türkçe'de Bürküt büyük kartallar için kullanılan bir kelimeymiş.
Semrük bürküt ise bakır tırnaklığı, sağ kanadıyla güneşi, sol kanadıyla da ayı kaplayan mitolojik bir varlıkmış.
Bu nedenle gökkuşu olarak da isimlendiriliyor.
Ayrıca gökten yıldırım indirdiği düşünülüyormuş Semrük bürkütün.
Semrük bürkütün Türk mitolojisinde tanrıya açılan göğün kapısını bekledikleri düşünülüyormuş.
Aynı zamanda Çin'de görülen ying yang sembolüne karşılık Türkler de karşılıklı iki kartal olarak da tasvir ediliyormuş.
Bu kartalların döndükleri merkezde yer ile göğün ortası olarak kabul ediliyormuş.
Bir sonraki figürümüzde dişi kurdun sembolü asene arkadaşlar.
Asene belki de en tanınmış mitolojik karakterdir.
Türkiye'de dişi kurda verilen isimdir.
Buna karşın Türk mitolojisiyle ilgili kaynaklarda çoğunlukla dişi kurdun doğurduğu erkek çocuklardan birisi olarak geçiyor.
Asena efsanesinin birçok farklı şekilleri bulunuyor.
Tarih kitapları da bu konuyu farklı şekillerde ele almış.
Bu efsanenin en eski hali ise antik Çin kaynaklarında bulunuyor.
Efsaneye göre Kuzey Çin'de küçük bir Türk köyü Çinli askerler tarafından basılır ancak küçük bir bebek geride kalır.
Asena adlı gök mavisi yelesi olan yaşlı bir dişi kurt bu bebeği bulup emzirerek Türk neslinin devamını sağlar.
Düşmanların kralı çocuğun hala yaşadığını öğrenir ve onu öldürtmek için askerlerini tekrar gönderir.
Adamlar çocuğun yanında bir dişi kurt görünce onu öldürmek istemezler.
Dişi kurt çocuğu alır ve Turfa'nın kuzeybatısında bulunan bir dağın üstündeki mağaraya kaçar.
Mağaranın içinde birkaç kilometre genişliğinde uzun otlarla kaplı ve etrafı dağlarla çevrili bir ova vardır.
Dağın içine kaçan dişi kurt bu yerde 10 erkek çocuk doğurur.
Çocuklar büyüyünce mağara dışından kadınlarla evlenir.
Bu kadınların çocukları olur.
Böylelikle de Türk neslinin yeniden doğduğuna ve devam ettiğine inanılıyormuş arkadaşlar.
Asena sembolü de bu anlama geliyor.
Asena efsanesi de.
Bir diğer figürümüz de iyilik tanrısı Ülgen.
Ülgen Türk mitolojisinde Tengricilik döneminde iyilik tanrısı olarak geçiyor.
Ülken, Ulgan gibi farklı isimlerle de anılıyor.
Göğün 16. katında yaşadığına inanılıyor ve Kayra Han'ın oğlu olduğu biliniyor.
Tek tanrı inancına göre gök tanrının oğludur ve gökyüzünün hükümdarıdır.
Sibirya kavimlerinde ise yaratıcı tanrı olarak isimlendiriliyor.
Altındağ'da altın bir sarayda yaşadığına inanılıyor.
Ayrıca altından bir tahta oturduğuna inanılıyor.
Gök cisimlerini yöneten Ülgen, hava durumu, verimlilik, doğurganlık gibi konularla da ilgileniyormuş.
Yani göksel ve mitolojik olayların ilk kaynağı olarak biliniyor.
Aynı zamanda biri beyaz, biri siyah iki taşla gelip insanlara ateş yakmayı öğrettiğine de inanılıyor.
Uzun saçlı ve büyük kalkanlı bir karaktermiş.
Yunan mitolojisindeki tanrıların babası Zeus gibi yıldırımlar ve şimşeklerle tasvir ediliyor.
Yıldırımla vurduğu yerin ise kutsandığı düşünülüyor.
Göğün hakibi olduğu için de mavi renkle simgeleniyormuş.
Türk mitolojisine ait bir diğer figürümüz de yaşam ağacının sahibi Umay Ana arkadaşlar.
Türk mitolojisinde Umay Ana doğum ve bereketin sembolüdür.
Humay, Omay ve Imay gibi isimlerle de anılıyor.
Dişi olarak tasvir ediliyor ve iyiliği temsil ettiğine inanılıyor.
Doğacak olan çocukları belirlediği ve onları koruduğu düşünülüyor.
Gümüş renkli uzun saçlarının olduğu ve orta yaşlı göründüğüne inanılıyor.
Üç boynuzu varmış Umay ananın ve beyaz bir elbise giyermiş.
Yaşam ağacının sahibi olarak tanımlanıyor ve yeryüzüne bereket saçtığına inanılıyor eski Türkler tarafından.
Gökyüzünde yaşarmış ve yeryüzüne de zaman zaman indiği düşünülüyormuş.
Yanında kuğu veya zarif bir atla da temsil ediliyor Umay Ana.
Türk mitolojisini bir solukta bitirmek mümkün değil arkadaşlar.
Bugünkü podcastimizde Türk mitolojisinin büyülü dünyasına kısa bir yolculuk yaptık.
Bu yolculukta tanrılardan figürlere, efsanelerden mitolojik detaylara kadar pek çok şey konuştuk.
Bu hikayelerde yalnızca atalarımızın inançlarını değil, aynı zamanda onların doğayla, evrenle ve hayatla kurduğu ilişkileri de gördük.
Podcast hazırlamak ve bu hikayeleri araştırmak benim için çok keyifliydi.
Umarım dinlerken sizin için de aynı şekilde keyifli olmuştur.
Şimdi size bir soru bırakıyorum arkadaşlar.
Hangi mitolojik figür sizin en çok ilginizi çekti ve neden ilginizi çekti?
Belki bir sonraki bölümde sizin önerilerinizle yol alırız.
Sizlerden gelen geri dönüşler ve yorumlar benim için çok önemli bir motivasyon kaynağı arkadaşlar.
Eğer bu seriyi sevdiyseniz arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın.
Sesimin daha çok kişiye ulaşması beni çok mutlu eder.
Bu nedenle dinlediğiniz uygulamalar ve Spotify üzerinden de beni takip etmeyi unutmayın arkadaşlar.
Haftaya yeni bölümde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın, hoşça kalın ve en önemlisi de mutlu kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
