
Bu bölümde sizlere tembelliği ve tembelliğin yaşam üzerindeki etkilerini anlatıyorum
Instagram @hayalperestinsesi
📩 hayalperestinsesi@gmail.com
Transkript
Hayalperest'in Sesi podcast serisi başlıyor.
Hepinize keyifli dinlemeler.
Sizde yapmanız gereken çok önemli bir iş varken sıcacık yatağınızda saatlerce yatmayı mı tercih ediyorsunuz?
Ya da çok önemli bir sınavınız var ona çalışmak yerine sosyal medyadan kafanızı kaldıramıyor musunuz?
Evet dediğinizi duyar gibiyim sanki.
Bugün sizlerle tembelliği, tembelliğin yaşam üzerindeki etkilerini ve tembelliği önlemek için kullanılan 8 Japon tekniğini konuşacağız.
zaman zaman karşılaştığı bir durumdur.
Kelime anlamıyla tembellik, eylemsizlik, hareketsizlik ve isteksizlik gibi durumları ifade eder.
Tembellik bazen de insanların başarısız olma korkusu, bir işi yapamama endişesiyle ortaya çıkmaktadır.
Bu durumda tam da o işin üzerine gidilmezse, kişiler sırf bu korkularından dolayı bile başarısız olurlar.
Bazen kısa vadede rahatlık veya huzur için tembellik cazip gelebilir.
Örneğin egzersiz yapmak yerine televizyon izlemek, kitap okumak yerine sosyal medyada vakit geçirmek gibi.
Ancak bu durum cümlenin başında da söylediğim gibi kısa vadelidir ve geçicidir.
Tercihlerinizi bu kısa vadeli rahatlıktan yana kullanırsanız bir süre sonra uzun vadeli ve daha kalıcı eylemler için motivasyonunuz maalesef kalmaz.
Başarılı olma ve hedef bulma konusunda tembel ve çalışkan insanların söylemleri üzerine bir araştırma yapılmış.
Çalışkan kişiler o başardıysa ben de başarabilirim.
Kimsenin yapamadığı şeyleri yapmalıyım demişler.
Tembeller ise ne demişler bilin bakalım.
Nasıl olsa yapılmışı var.
Ben yapamasam da bir yapan olur demişler.
Araştırma sonucuna göre birçoğumuzun hangi kategoride olduğu ortaya çıktı bence.
Diyebilirsiniz ki ben böyle mutluyum.
Bunun bana ne gibi zararı olabilir?
Kısa vadede evet zararı olmaz gibi görünür.
Ancak bir süre sonra ertelediğiniz işler daha gibi yığılmıştır.
Randevuları kaçıran, verdiği sözleri tutmayan biri iseniz bir süre sonra ilişkilerde de güven sorunları ortaya çıkar.
İş yerindeki tembelliğin sonu ne olur?
Söylemek bile istemiyorum.
Zaten direkt kapıyı gösterirler ve tüm bunların sonucunda kendinizi yetersiz hissedersiniz.
Demoralize olursunuz ve ruh sağlığınız bozulur.
Zamanla stres, endişe, kaygı, depresyon gibi nedenler ortaya çıkabilir.
Bakınız tembellik ne kadar da önemliymiş.
Hiç de küçümselecek bir şey değilmiş.
Zaten tembellik ederken de böyle aklınızda ya da işte gözünüzün önünde o işler durduğu için rahat olamazsınız.
Ya da en azından ben öyleyim.
Kalkın önce o işinizi halledin.
İşte sınavınızda çalışın ya da yapmanız gereken işiniz her neyse onu yapın.
Sonra rahat rahat yayılıp tembellik edersiniz.
Tembelliğin zıttı çalışkanlıktır.
Dünyanın en çalışkan toplumu Japonlar da tembellikten kurtulmak için 8 tane yöntem geliştirmişler.
Ünlü otomobil şirketi Toyota da bu 8 yöntemi şirket bünyesinde kullanıyormuş.
Araştırırken öğrendim.
Öyleyse bu 8 yöntemi anlatmaya başlıyorum.
Birinci yöntem ikigai tekniği.
İkigai kişinin yaşamını anlamlı kılacak bir şey bulmak anlamına gelir.
Bu teknik yaşamda güçlü bir motivasyon kaynağına sahip olmanın tembellikten kurtulmaya yardımcı olacağını savunur.
Yaşamda bir amacınız olmazsa o boşluk hissi bizi daha çok tembel biri yapmaya iter.
Daha umursamaz olmak da bir yerden sonra isteksiz, huzursuz ve mutsuz biri yapar bizi.
Bu nedenle hayattaki amacınızı keşfedin ve her sabah uyanma nedeninizi belirleyin.
Sevdiğiniz bir şey yapın, iyi olduğunuz bir şey yapın, dünyanın ihtiyacı olan bir şey yapın.
Hayata anlam katan bunlar değil midir zaten?
İkinci yöntem kaizen tekniği.
Kaizen tekniği her gün küçük iyileştirmelere odaklanmak anlamına gelir.
Her gün bir önceki günden %1 gelişim anlamına gelir.
Küçük adımlar olsa bile harekete geçmenin önemini vurgular.
Bunu bir rutin olarak da düşünebilirsiniz aslında.
Çünkü her şeyi aynı anda yapmaya çalışırsanız hiçbirini, hiçbir işinizi aynı anda düzgün bir şekilde yapamazsınız.
Yani hepsi böyle yarım yamalak bir şekilde kalır.
Dolayısıyla bunu bir rutin haline getirirseniz küçük küçük bir şeyler yaparak ilerleme kaydedersiniz.
Hem böyle yapamıyorum diye tembelliğe kaçmak yerine küçük küçük yaptığınız zaman da işleriniz...
Üçüncü teknik pamodora tekniği.
Pamodora tekniği benim sürekli kullandığım bir teknik arkadaşlar.
Hem iş hayatımda hem ev işlerinde hem de işte podcast hazırlarken ben bu yöntemle çalışıyorum.
Bu teknikte herhangi bir iş sırasında 25 dakika çalışıp 5 dakika ara vermeyi ifade eder.
Bu teknik sayesinde zamanı doğru ve verimli kullanma alışkanlığı kazanırsınız.
Ve yapacağınız işe daha çok odaklanırsınız.
Ben de 25 dakika çalışıp 5 dakika ara veriyorum.
Ama böyle bazen konu çok akıcı gidiyor veya işte bölemiyorum, kesemeyeceğim bir durum oluyor.
O zaman işte 30 dakikaya 10 dakika veriyorum.
Ama inanın 30 dakikanın üstüne çıkamıyorum.
Pomodoro tekniği inanın bana çok işe yarayan bir teknik.
Hani 25 dakikaya 5 dakika olur veya 30 dakikaya 10 dakika olur.
Onu kendinize göre ayarlayın.
Siz daha iyi bilirsiniz yapacağınız işleri.
Ama bu yöntem işe yarıyor.
Yani bizzat kendim uygulayan biri olarak söylüyorum.
Dördüncü teknik harahacı tekniği.
Çok önemli tekniklerden birisi de bu bence.
Bu teknik %80 doyduktan sonra yemeği bırakmak anlamına geliyor.
Sofradan tam doymadan kalkmayı uzmanlar da hep söylüyor zaten biliyorsunuz.
Sağlık açısından da çok faydalı bir durum.
Özellikle de akşam yemeklerinde işte.
İşte ya da öğlen yemeğinde eğer böyle çok yerseniz tıka basa yersek ne oluyor?
Hemen üstümüze böyle bir ağırlık çöküyor.
Böyle bir uyku geliyor.
İşte hiç böyle elimizi kolumuzu kaldıracak halimiz olmuyor.
Sonrasında ne oluyor? Yapmamız gereken bütün işleri tembellik yapıyoruz ve yapmıyoruz.
Çünkü üstümüze ağırlık çöküyor.
Yani yerimizden kalkacak halimiz gelmiyor.
Eğer öğrenciyseniz masanın üzerinde uyuyup kalıyorsunuz falan.
Sonuç olarak tembellik ortaya çıkıyor.
Sofradan tam doymadan kalkarsanız tembelliğin sizi esir almasını da engellemiş olursunuz.
Beşinci teknik Soshin tekniği.
Bu teknik bir şey öğrenirken hevesli ve yargılardan arınmış bir zihinle işe koyulma anlamına geliyor.
Yani ne demek istedim?
Olaylara kendi bakış açınızla değil yeni ve tarafsız bir şekilde bakabilmenizi söylüyor.
Şöyle örnek vereyim.
Size bir görev verildi, bir iş verildi, bir şey yapmanız istendi ya da öğrencisiniz size ödev verildi.
Verilen yeni göreve içinizden işte bu niye bana verildi, daha önce de ben yaptım zaten hep bana iş veriyorlar gibi gibi kendi bakış açınızla, kendi işinizden gelen, kendi yargılarınızla
yaklaşırsanız o işi yapmak istemezsiniz ve muhtemelen de yapmazsınız.
Dolayısıyla tembelliği de üzerinize çekmiş olursunuz.
Soshin tekniği de diyor ki görevlere acemi zihniyetiyle yaklaşın.
Mükemmel olma ya da tüm cevapları bulma konusuyla uğraşmadan sadece size verilen işi yapın diyor.
Altıncı teknik Wabi Sabi tekniği.
Bu teknik küçük kusurları önemsemek yerine büyük olanın ihtişamını ve güzelliğini görmeyi hedefte tutan bir teknik.
Yani ne demek istedim?
Aranızda mükemmelliyetçi olanlar varsa onlara gelsin bu teknik.
Mükemmelliyetçi olmak bence kişiyi çok yoran ve aynı zamanda o kişinin çevresindekileri de çok yoran bir durum.
İlerleyen dönemlerde de bu konuyla ilgili de bir podcast hazırlayacağım.
Mükemmel olmak bir kere imkansız bir durum.
Çünkü göreceli bir kavram.
İnsanların tarzları farklı, karakterleri farklı, sevdiği renkleri farklı.
Dolayısıyla sizin sevdiğiniz, beğendiğiniz bir şeysi başka.
Bu durum ayrıca bir kusur da değil.
Ancak işte mükemmelliyetçi insanların kafasında bir şablon var ve o şablonda işler istediği gibi gitmeyince de felaket çanları çalıyor.
En ufak bir sıkıntı çıksın veya o kafalarındaki şablonda...
Bir şeyler istediği gibi gitmediği zaman yapmaları gereken işi bile yapmaktan vazgeçiyorlar.
Çok rastlıyorum böyle kişilere.
İşte bu teknikte vabisa bir tekniği de mükemmelliyetçi olmak yerine kusurları kucaklayın.
Her küçük ayrıntıyı vurgulamak yerine neyin önemli olduğuna odaklanın diyor.
Denemek mükemmel olmaktan daha iyidir.
Boşverin yaptığınız şey.
Olmayabilir, düzgün olmayabilir, yanlış yapmış olabilirsiniz.
Ama sonuç olarak denemekten vazgeçmeyin.
Yani böyle mükemmel olmadı diye, güzel olmadı diye denemekten vazgeçmeyin.
Harekete geçin ve yapın.
Eğer mükemmel olmadı diye veya işte güzel olmadı diye o şeyi yapmaktan vazgeçerseniz onu bir kenara bırakırsanız tembelliği üzerinize çekmiş olursunuz.
Yedinci teknik forest bathing tekniği.
Forest bathing İngilizce olarak orman banyosu.
anlamına geliyor. Doğada zaman geçirmenin stresi azalttığı ve ruh halini iyileştirdiği bilimsel olarak kanıtlanmış bir şey zaten.
Dolayısıyla üzerinizde bir ağırlık, bir boşvermişlik hali varsa kalkın, dışarı çıkın ve biraz doğada vakit geçirin.
Hava soğuk olsa bile bunu yapın.
Yapın ki üzerinizdeki tembellik hali de ortadan kalksın.
Sekizinci ve son tekniğimiz Kakeibo tekniği söylenmesi biraz zor.
Yani ben zor söylüyorum.
Kakeibo Japonca'da ev hesap defteri anlamına geliyor.
Evet bu dönemde çok zor bu tekniği uygulayabilmek biliyorum.
Hepimiz gerçekten ekonomik krizle adeta boğuşuyoruz.
Bu tekniğin öğretisi de şu.
Kişilerin bir bütçe planı yapması ve buna bağlı kalması anlamına geliyor ki bu bütçeleri sayesinde bu durumu uygulayarak mali durum Yolunuz düzeldiğinde diğer hedeflerinize
ulaşmak için daha stressiz ve daha motive hissedersiniz kendinizi diyor.
Türkiye'de özellikle şu dönemde bunu uygulamak çok çok zor biliyorum.
Ancak kake ibo tekniği de bu şekilde.
Sonuç olarak tembellik maalesef çağımızın hastalığı haline geldi.
Her anlamda herkes bir şekilde bu durumu yaşıyor, bir şekilde maruz kalıyor.
Ancak hayat öylesine yaşamak için, durup beklemek için çok çok kısa.
Hedefleriniz için, hayalleriniz için, harekete geçmenize engel olan ne varsa tembelliğe hapsolmayın, bu duruma kurban gitmeyin ve hemen harekete geçin.
Bugünlük benden bu kadar arkadaşlar.
Dinlediğiniz için teşekkür ederim.
keyif aldığınız bir bölüm olmuştur.
Ayrıca dinlediğiniz platformlar üzerinden takip edip bildirimlerinizi açarsanız da yeni bölümlerden ilk sizin haberiniz olur.
Instagram adresim aşağıda yazıyor.
Fikirlerinizi, yorumlarınızı Instagram üzerinden benimle paylaşırsanız birlikte gelişir, birlikte öğrenir ve birlikte değişiriz.
Kendinize iyi bakın, hoşça kalın ve en önemlisi de mutlu kalın.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
