
Operanın efsanevi divası Maria Callas… Sadece sesiyle değil, tutkulu yaşamıyla da iz bıraktı. Sanatındaki ihtişam, özel hayatındaki fırtınalarla nasıl iç içe geçti?
Bu bölümde Callas’ın efsaneleşen kariyerini ve trajik hikâyesini keşfediyoruz.
---
Instagram @hayalperestinsesi
📩 hayalperestinsesi@gmail.com
Transkript
Selamlar Hayal Perestin Sesi podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Melis. Umarım keyifler yerindedir, her şey yolundadır.
Bugün sizlere eşsiz sesi, büyüleyici sahne performansları ve fırtınalı yaşamıyla opera dünyasında bir efsane haline gelen zamansızlı ikon Maria Callas'ın etkileyici hayatını
anlatmak için geçtim mikrofonun başına.
Hayal Perestin Sesi podcast serisi başlıyor.
Hepinize keyifli dinlemeler.
Biliyorsunuz film geçen haftalarda vizyona girdi ve benim de uzun süredir beklediğim bir filmdi.
Hemen izledim. Filmi izlerken onun sahnedeki duruşu, sesi beni adeta büyüledi arkadaşlar.
Gerçekten çok beğendim.
Eğer izlediyseniz veya izlemeyi düşünüyorsanız Instagram üzerinden düşüncelerinizi mutlaka yazın bana.
Olabildiğince spoiler vermeden biraz filmden bahsedip sonrasında Maria Callas'ın hayatına giriş yapacağım arkadaşlar.
Pablolaray'ın yönetmenliğini üstlendiği Maria filmi ünlü soprano Maria Callas'ın hayatını konu alıyor.
Bu film oyuncuları için yönetmen hakkında şöyle de bir söylem var.
Yönetmen Pablolaray'ın bu filmi çekmek için tek bir şart koştuğu o da Maria Callas'ı Angelina Jolie'nin canlandırmasını istediğiymiş.
Angelina Jolie de gerçekten çok mükemmel bir oyunculuk sergilemiş.
Tam 7 ay opera eğitimi almış arkadaşlar film çekiminden önce.
Ve bir de tabii ki diğer başrol oyuncusu benim en çok merak ettiğim ve heyecanlandığım Haluk Bilginer oldu.
Haluk Bilginer ünlü Yunan armatör Aristoteles Yunesis'i canlandırmış.
Rolünün kısalığına rağmen de akılda kalıcı bir karakterdi bana göre.
Ve onu böyle uluslararası bir yapımda hem de Angelina Jolie ile birlikte izlemek de gerçekten çok gurur vericiydi.
Film çoğunlukla Paris'te çekilmiş ki zaten Maria Callas da hayatının son dönemlerini Paris'te geçiriyor.
Ancak İtalya'daki La Scala operasında çekilen sahnelerde tam bir görsel şölen bana göre.
Ayrıca 1970'lerin filmlerine özgü o buğulu yumuşak görsel havası da çok hoş görünüyordu.
Daha fazla spoiler vermeden bu filmde anlatılan efsanevi sanatçının gerçek hayatı nasılmış?
Haydi ona bakalım. Asıl adı biraz uzun arkadaşlar.
Telaffuz etmekte zorlanıyorum.
Anna Maria Cecilia Sophia Cateragropus olan Maria Callas 2 Aralık 1923'te New York'ta Yunan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya
gelir. Oldukça uzun bir isimleri olduğu için de aile soyadlarını daha kolay telaffuz edilebilmesi için Callas olarak değiştirir ve Maria Callas geri kalan hayatına bu şekilde devam
eder. 9 yaşında piyano derslerine başlayan Maria, 1937'de ebeveynlerinin boşanması sonucu annesi ve ablasıyla birlikte Yunanistan'a geri döner.
Maria Callas opera sahnesine ilk olarak 15 yaşında çıkmış arkadaşlar.
O sırada Atina'da devlet konservatuarları 16 yaşından küçükleri almazken Maria Callas olağanüstü yeteneği sayesinde 15 yaşında Atina Devlet Konservatuarı'na kabul
edilir. O dönemde İspanyol soprana Elvira de Hidalgo'nun öğrencisi olan Maria Callas okulunun 3.
yılında da ilk ödülünü alır.
Maria Callas sahneye çıktığı her an izleyenleri büyüleyen bir sanatçı olarak opera tarihine adını altın harflerle yazdırır.
Profesyonel kariyerine 1941 yılında Atina'da başlar.
Henüz 18 yaşındayken Tosca operasında Floria Tosca rolüyle sahneye çıkar ve bu performansı onun olağanüstü yeteneğinin ilk büyük kanıtı olur.
Maria Callas her ne kadar kariyerinde çok başarılı olsa da özel hayatı iniş ve çıkışlarla doludur.
İlk evliliğini 1949 ve 59 yılları arasında menajerliğini de yapan ve kendisinden yaşça büyük olan Giovanni Betis ile yapar.
Yıllar sonra bir röportajında şunu itiraf eder.
Giovanni'yi bir kızın babasını sevdiği gibi sevdim der.
1950'ler Maria'nın ününün azalmaya başladığı yıllar olur.
Ünlü Yunan armatör Aristoteles Yunusis bir parti düzenler ve Maria'yı eşi Giovanni ile birlikte bu partiye davet eder.
İşte o günden sonra Maria'nın hayatında hiçbir şey eskisi gibi olmaz arkadaşlar.
Yunasis Maria'nın elini tutar ve kulağına Yunanca hanımefendi bana Yunan tanrıçalarını hatırlatıyorsunuz.
Ben sizi tam olarak böyle hayal etmiştim der ve bu partiyi onun şerefine düzenlediğini söyler.
O günden sonra Maria nereye gitse Aristoteles de hep onun olduğu yere gider.
Yaşadığı apartmana, yemek yediği restorana ve gösteri öncesi soyunma odasına kadar sürekli gül buketleri gönderir.
Bu sırada Aristoteles de başkasıyla evlidir.
1959 yılının yaz ayında Aristoteles Maria ve eşini 3 milyon dolarlık gemisiyle geziye davet eder.
Bu gezide Winston Churchill gibi başka önemli isimler de vardır.
Eşi Giovanni katılmayı istemez ancak Maria istediği için katılırlar.
Maria o gezide Aristoteles'ten çok etkilenir ve ikisi de o gezide eşleri yokmuş gibi davranırlar.
Bu durum Maria'nın evliliğinin sonunu getirir.
Aristoteles Maria'nın sahneye çıkmasını istemez ve Maria onun uğruna sahnelerden bile vazgeçer.
Yeni sözleşmeleri ve teklifleri reddeder.
Aristoteles de eşinden boşanır.
Maria ve Aristoteles arasındaki ilişki 20 yıla yakın sürer.
Aristoteles Maria'ya sürekli pahalı hediyeler göndermesine rağmen onunla evlenmek istemez.
Maria'nın ise Aristoteles'le evlenme ve çocuk sahibi olma hayali vardır.
Bir gün Maria hamile olduğunu öğrenir.
Aristoteles de çocuğu asla istemediğini söyler.
Aristoteles adeta tutkulu bir aşıktan kibirli kötü bir adama dönüşür.
Ancak Maria yine de çocuğu dünyaya getireceğini söyler.
Bebek zamanından önce dünyaya gelir, Maria'nın bir oğlu olur ve erken doğduğu için yaşayamaz, ölür.
Maria burada büyük bir yıkım yaşar.
Aradan zaman geçtikçe Maria Callas sevdiği adamın evinde kendini yalnız yaşarken bulur.
Üstelik gazetecilerden Aristoteles Yunesis'in başka kadınlarla birlikte olduğu haberlerini duyar.
Aristoteles Yunesis ise bu haberleri inkar eder.
Ancak gerçeği bir gün gazeteden öğrenir.
Aristoteles Yunesis, Cumhurbaşkanı'nın eski eşi ile evlenmiştir.
Maria Callas, 43 yaşında evsiz, ailesiz ve kocasız kalır, sinir krizleri geçirir ve sakinleştirici ilaçlar kullanmaya başlar.
Benim sahne dışında bir hayatım yok diyerek özellikle de annesi ve sevgilisi Aristoteles Yunesis tarafından kontrol altında tutulmuş olduğunu, baskıya
maruz kaldığını ve yaşamının son günlerinde bu baskıdan kurtulup sırf kendisi için yaşamak, kendi istediği gibi şarkı söylemek istediğini iddia eder ve sahnelere geri
dönmek ister. Ancak bu sefer de sağlık durumu buna izin vermez.
Aşk acısının getirdiği psikolojik sorunlar, uyguladığı diyet programları, fiziksel sağlık problemleri sonucu Maria Callas sesini kaybetmeye başlar.
Maria Callas 1977 yılında 53 yaşındayken ani bir kalp krizi sonucu hayatını kaybeder.
Basın Maria Callas'ın huysuz davranışlarını Yunan Gemici Kralı Aristoteles Yunanis'le olan yasak aşk ilişkisini kamuoyuna duyurmaktan zevk alsa da dramatik hayatı
sanatçı kişiliğini gölgede bırakmış olsa da sanatsal başarıları onun operanın incesi olarak adlandırılmasından alıkoymaz.
Ve hatta 2006 yılında Opera News onun hakkında şunları yazar.
Ölümünden yaklaşık 30 yıl sonra sanatçı olarak divanın tanımı ve hala klasik müziğin en çok satan vokalistlerinden biri diye açıklar Maria Callas'ı.
İşte fırtınalı hayatı, benzersiz yeteneği ve unutulmaz sesiyle opera tarihine damga vurmuş bir kadının hikayesi bu şekildeydi arkadaşlar.
Maria Callas'ın hayatı gerçekten de bir opera kadar dramatik ve etkileyici geldi bana.
Filmde bu kadar detaylı anlatılmamış.
Sadece belirli yerler gösterilmiş.
Ama yine de biraz önce söylediğim gibi ben filmi çok beğendim.
İzlemenizi tavsiye ederim.
Podcast'ı dinleyip izlemek isteyenler Instagram üzerinden mutlaka yorumlarınızı bana yazın.
Umarım beğendiğiniz, keyif aldığınız bir bölüm olmuştur arkadaşlar.
Bugünlük benden bu kadardı.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Kanalıma abone olmayı ve dinlediğiniz uygulamalar üzerinden beni takip etmeyi unutmayın arkadaşlar.
Hafta 20 bölümünde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın.
Hoşçakalın ve en önemlisi de mutlu kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
