
Mehmet Akif Ersoy: İstiklal Marşı’ndan Daha Fazlası
4 Haziran 2025 · 11 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Mehmet Akif Ersoy’u sadece İstiklal Marşı ile tanıyorsanız, bu bölümde onun bilinmeyen yönlerini keşfedeceksiniz.Marşın yazılış süreci, hayatındaki kırılma noktaları ve kaleminin ardındaki ruhu konuşuyoruz.
---
Instagram @hayalperestinsesi
📩 hayalperestinsesi@gmail.com
Transkript
Selamlar Hayal Prestinsesi podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Melis. Umarım keyifler yerindedir, her şey yolundadır.
Bugün sizleri Türk milletinin tarih sahnesindeki en hüzünlü, en karanlık dolu yıllarına, Anadolu'nun dört bir yanının işgal altında olduğu, umudun sönmek üzere olduğu o
kara günlere götüreceğim arkadaşlar.
İşte o günlerde bir şair kalemini kılıç gibi kuşanmış, milletin ruhunu kelimelere dökmüş, Cesaretiyle ve imanıyla bir milletin ayağa kalkışına öncülük etmiş olan
Mehmet Akif Ersoy'u konuşacağız sizlerle.
O yalnızca bir şair değil, milletin vicdanı, bağımsızlık meşalesinin taşıyıcısı ve İstiklal Marşı'nın yazarıdır.
Konuma başlamadan önce küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum arkadaşlar.
Instagram ve Spotify uygulamalarında sayımız her geçen gün artıyor ve bunun beni ne kadar mutlu ettiğini tahmin bile edemezsiniz.
Sizin beğenmediğiniz bir bölüm bir başkasının hayatını değiştirebilir.
Bu nedenle dinlediğiniz uygulamalar ve Spotify üzerinden beni takip eder, çevrenize önerirseniz başka hayatlara dokunuruz diyorum ve konuma başlıyorum.
Mehmet Akif Ersoy'u anlatıp İstiklal Marşı'ndan bir bölüm söylemesem bu podcast eksik kalırdı arkadaşlar.
Her bir satırı nakış gibi kalbimize işlenmiş, vatan kokan bu ölümsüz şiirden küçük bir bölüm okumak istiyorum.
Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı, düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı, sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı,
verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı.
Bu cümle hem içten bir hayranlığı hem de büyük bir sorumluluk hissini taşıyor arkadaşlar.
Mehmet Akif Ersoy'un kaleme aldığı dizelerin sıradan bir şiir değil, bir milletin bağımsızlık mücadelesini anlatıyor.
İstiklal Marşı'nın her satırı bir yandan şehitlere saygıyı ifade ederken diğer bir yandan da gelecek nesillere vatan bilincini miras bırakıyor.
Mehmet Akif Ersoy'un hayatına bakacak olursak kendisi 1873 yılında İstanbul Fatih'te dünyaya gelir.
Annesi Emine Şerife Hanım, babası ise Kosova doğulu Mehmet Tahir Efendi'dir.
Nuriye isimli de bir kız kardeşi vardır.
Asıl adı Mehmet Ragıf'tır ancak Ragıf isminin telaffuzunun zorluğu nedeniyle çevresindekiler ona Akif diye seslenmiş ve ismi de zamanla Mehmet Akif
olmuştur. Mehmet Akif Ersoy 1878 yılında 5 yaşındayken Fatih'de Emir Buhari Mahalle Mektebi'ne başlar.
Burada 2 yıl eğitim aldıktan sonra Fatih İptidaisi'ne yani ilkokula başlar.
Aynı yıl babası ona Arapça dersleri vermeye başlar.
Orta öğrenimini ise 1882 yılında Fatih Merkez Rüşdiyesi'nde okur.
1885 yılında ise Mülkiye İdaresi'ne yani lise eğitimine başlayan Mehmet Akif Ersoy lise eğitimini başarıyla tamamlar.
Ardından dönemin gözde okullarından mektebi Mülkiye'ye başlar.
Mektebi Mülkiye o yıllarda Osmanlı Devleti'nin memur yetiştirmek amacıyla açtığı bir okul arkadaşlar.
Bazı yerlerde siyasal bilgiler fakültesi olarak da geçiyor.
Mehmet Agip Ersoy'un 1888 yılında babasını kaybetmesi ve ertesi yıl Fatih'te bulunan evlerinin yanması sonucu ailesi oldukça yoksul
bir duruma düşer. Bu nedenle Mektebi Mülkiye'yi bırakmak zorunda kalır.
Ve Baytar Mektebi Ali yani veterinerlik fakültesine parasız yatılı olarak başlar.
İlk sivil veteriner yüksekokulu olan bu mektebin mezunlarına hemen iş verilecektir.
Ve Mehmet Akif Ersoy bu okulu birincilikle bitirir.
Yani Mehmet Akif Ersoy'un asıl mesleği veteriner hekimlik arkadaşlar.
Ama Mehmet Akif Ersoy'un Baytar Mektebi'nde eğitim görürken okulun son dönemlerinde şiire ilgisi artar.
Aynı zamanda yabancı dillere de oldukça ilgisi vardır.
Arapça, Farsça ve Fransızca eğitimi alır.
1893 yılında Ziraat Nezareti Umumi Baytariye Şubesi'nde yani Ziraat Bakanlığı veterinerlik işlerinde göreve başlar.
Baytarlığa başladığı ilk yıllarda bile mesleğinden çok şairliğiyle tanınıyormuş arkadaşlar Mehmet Akif Ersoy.
1893 ve 1913 yılları arasında memurluk yapan Mehmet Akif Ersoy veterinerlik yaparken aynı zamanda Halkalı Baytar Mektebi'ne de kitabı resmiye
yani resmi yazışma usulü dersi vermek için de öğretmenliğe başlar.
1908'den sonra ise Edebiyat Fakültesi ile Darül Hilafe Medresesi'nde Osmanlı Edebiyatı öğretmenliğinde bulunur.
Veterinerlik yapmak istemeyen Mehmet Akif Ersoy 1913'te bu görevinden istifa eder.
Birinci Meşrutiyet'in ilanından sonra Sıratı Müstekim Dergisi'nin başyazarlığını yapmıştır.
Bu dergide birçok şiir ve yazıları yayınlanan Mehmet Akif Ersoy kürsülerde halkı vatan savunmasına çağırmak için konuşmalar yapar.
Balkan Savaşları, Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemlerinde Çeşitli görevler alır.
1920 ve 23 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Burdur Milletvekilliği de yapmıştır.
İstiklal Marşı'nın yazılışı ve kabulünden de bahsetmek istiyorum arkadaşlar.
Birinci Dünya Savaşı ve hemen ardından Türk İstiklal Savaşı'nda Anadolu'nun işgaline karşı mücadele veren Türk milleti her türlü fedakarlığı yaparak ordusunu desteklemiştir.
Bu süreçte cephede ve cephe gerisinde özellikle halka ve orduya moral desteği vermek için büyük çaba sarf edilmiştir.
Bu moral ve destek çabaları içinde Milli Marş yazılması hususu atılan en önemli adımlardan biridir.
Bu dönemde gerek Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, ve gerekse Genelkurmay Başkanı İsmet İnönü halkın ve askerlerin moralini ve maneviyatını güçlendirecek
bir milli marşın yazılması hususunu ifade etmekte ve özellikle de yeni kurulacak devletin dış ilişkileri ve diplomatik görüşmelerinde milli marşın varlığının önemini vurgulamaktadırlar.
İstiklal Savaşı'nın ortasında Türk milletinin bağımsızlık ruhunu yansıtacak bir milli marş yazılması için 1920 yılında Marif Vekaleti yani Milliyetin Bakanlığı
tarafından bir şiir yarışması düzenlenmiştir.
500 lira ödülü olan bu yarışmaya 724 şiir gönderilmiştir.
Ancak Mehmet Akif Ersoy ödül verilecek olması nedeniyle başta yarışmaya katılmak istememiştir.
Marif vekili Hamdullah Supi Bey'in ısrarı çağrısı ve yakın dostu Hasan Basri Bey'in aracılığıyla ikna edilmesi üzerine Mehmet Akif Ersoy ödülü almayacağını belirterek
yarışmaya katılmıştır.
İstiklal Marşı'nın yazdığı süreçte Taceddin dergahında büyük bir ruhi yoğunluk içinde çalışmıştır.
Marşı 10 gün içinde tamamlamış ve bu şiiri 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde oy çokluğuyla Milli Marş olarak kabul edilmiştir.
Gazi Mustafa Kemal Paşa mecliste marşı en ön sırada ve ayakta alkışlayarak dinlemiş ve marşın kabulünden sonra İstiklal Marşı'nın önemini şu sözlerle açıklamış
arkadaşlar. Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır.
İstiklal Marşı'nda davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır.
En beğendiğim yeri şu mısralardır.
Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet, hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal.
Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır.
Bu demektir ki efendiler Türk'ün hürriyetine dokunulamaz.
Mehmet Akif Ersoy'un kaleminden dökülen bu destansı dizeler bir yarışmanın ürünü değil, inancın, fedakarlığın, vatan sevgisinin tezahürüdür.
Başta yarışmaya ödül konduğu için geri duran Mehmet Akif Ersoy, ben ne müsabakaya girerim ne de hediye alırım diyerek marşın kutsiyetini parayla ölçülemeyecek kadar yüce
görmüştür. Bugün burada anlattıklarım sadece bir şairin hikayesi değil.
Bir milletin yeniden doğuşunun, umudun, inancın ve direnişin hikayesiydi.
Mehmet Akif Ersoy'un kaleminden dökülen mısralar bize yalnızca tarihi anlatmaz.
Bizde kim olduğumuzu, ne uğruna yaşadığımızı ve neyi asla kaybetmememiz gerektiğini de hatırlatır.
Özellikle son günlerde bunu hatırlamaya çok ihtiyacımız var arkadaşlar.
Ulu Önderimizin marşla ilgili söylediği yeri tekrar etmek istiyorum.
Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır.
İstiklal marşında davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır.
En beğendiğim yeri şu mısralardır.
Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet.
Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal.
Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır.
Bu demektir ki efendiler Türk'ün hürriyetine dokunulamaz.
Bizler de bu mısraları unutmamak ve unutturmamak için elimizden gelen her şeyi yapacağız arkadaşlar.
Unutmayın ki bazı kelimeler sadece kulakta değil kalpte de yankılanır ve bazı marşlar sadece okunmaz yaşanır.
Bugünlük benden bu kadardı arkadaşlar.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Haftaya yeni bölümde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın, hoşça kalın ve en önemlisi de mutlu kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
