
• “Bazen kim olduğumuzu anlamak için doğru soruları sormamız gerekir.Bugünkü bölümde, kendinizi gerçekten tanıyıp tanımadığınızı sorgulamanıza yardımcı olacak 8 psikolojik soruyu ele alıyoruz
• Gerçekten kim olduğunuzu hiç düşündünüz mü?Bugün, iç dünyanıza bir pencere açacak ve sizi daha iyi tanımanızı sağlayacak sorularla buradayız
• Kim olduğunuzu gerçekten biliyor musunuz? Cevaplar, sormaya cesaret ettiğiniz sorularda gizli!”Bugün kendinizi daha iyi anlamanızı sağlayacak 8 güçlü soru üzerinde duracağız.
---
Instagram @hayalperestinsesi
📩 hayalperestinsesi@gmail.com
Transkript
Hepimizin hayatı bir şekilde akıp gidiyor.
Günlük koşturmaca içinde bazen gerçekten ne istediğimizi, kim olduğumuzu unutabiliyoruz.
Peki, kendimizi tanımak için biraz durup düşünmeye ne dersiniz?
Hayalperestin Sesi podcast serisi başlıyor.
Hepinize keyifli dinlemeler.
Selamlar, Hayalperestin Sesi podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Melis. Umarım keyifler yerindedir, her şey yolundadır.
Kendini tanımak, neye ihtiyacın olduğunu ve neye ihtiyacın olmadığını bilebilmektir aslında.
Hayatımızın büyük bir kısmını başkalarını anlamaya, başkalarını tanımaya, onların ne düşündüğünü çözmeye çalışarak geçiriyoruz.
Peki, kendimizi ne kadar tanıyoruz?
Gerçekten ne istediğimizi, bizi mutlu eden şeyleri, korkularımızı, güçlü yanlarımızı biliyor muyuz?
Bugün kendimize dönüp bakacağımız bir bölüm yapacağız arkadaşlar.
Öyle klasik kişisel gelişim tavsiyeleri vermeyeceğim.
Bunun yerine size bazı sorular soracağım.
Bu soruların doğru ya da yanlış cevapları yok.
Sadece sizin cevaplarınız var.
Çayınız ya da kahveniz hazırsa haydi başlayalım.
Evinizde yeni bir elektronik cihaz aldığınızda normalde önce kullanma kılavuzuna bakıp sonra onu çalıştırmak gerekir ya hani.
Ama biz tabii ki öyle bir millet değiliz.
Önce kendi bilgilerimizle cihazı çalıştırır.
Hatta bazen bozar, sonra kullanma kılavuzuna bakarız.
İşte kendini tanımak da böyle işleyen bir düzen aslında arkadaşlar.
Elektronik cihaz kullanımından kendini tanımaya nasıl geçtim ama şu an hayretler içerisinde kendimi dinliyorum.
Şaka bir yana belki durup düşünmediğimiz bir konu ama kendimizi tanımak çok önemli.
Eğer kendimizi tanımazsak başkalarının bizim hakkımızdaki fikirleriyle şekillenmeye başlarız.
Mesela biri sen çok sabırlı birisin der.
Ve biz de aa öyle miyim gerçekten diye düşünmeye başlarız.
Ama bir sipariş verdiniz ve siparişiniz geç kaldı.
Gerçekten sabırlı mısınız?
İşte doğru cevap o zaman ortaya çıkar.
İlk sorumla başlıyorum arkadaşlar.
Bence bu soruları not alın eminim faydasını göreceksiniz.
Ne yaparken zamanın nasıl geçtiğini bile anlamıyorsunuz.
Kendinizi canlanmış, üretken ve mutlu hissediyorsunuz.
Sizi neşelendiren, size dünyayı unutturan anları bir düşünün bakalım.
Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınız anlar hangileri?
Gerçekten böyle bir anınız var mı?
Hani saate bakıp aa akşam olmuş dediğiniz, hatta bazen açlıktan başınızın döndüğünü sonradan fark ettiğiniz o anlar.
İşte bu anlar çok değerli arkadaşlar.
Çünkü insan gerçekten sevdiği bir şeyi yaparken saat kaç oldu diye düşünmez.
Sadece yapar. Eğer aklınıza hiçbir şey gelmiyorsa, belki de bugüne kadar hep başkalarının isteklerine göre yaşadınız.
Hiç kendinize ait alanlarınız olmadı.
Ama üzülmeyin, bu podcast tam size göre.
Bugün bunu değiştirmek için buradayız.
Bazen insan neyi sevdiğini bilmez çünkü daha önce hiç denememiştir.
O zaman biraz deneme yanılma yapma zamanı gelmiş demektir.
Yemek yapmak, film seyretmek, resim yapmak.
Bir enstrüman çalmak, bugünden denemelere başlayabilirsiniz.
Benim bu soruya cevabım gezmek ve yürümek olurdu arkadaşlar.
Evde kaldığımda hasta olan biriyim, o kadar diyeyim size.
Kilometrelerce yürüyebilirim.
Bir de deniz tutkum var.
Deniz kenarında yürüyorsam gerçekten zamanın nasıl geçtiğini anlamam.
Peki bu sorunun kendini tanımakla ne alakası var diyebilirsiniz arkadaşlar.
Sizin gizli süper gücünüz...
İnsanlara kendinizi tanıtacağınız yer bu cevaplarda saklı.
Tutkunuzu keşfetmek için önce bu kendinizden geçtiğiniz anları fark etmelisiniz.
İkinci sorumuz, para problem olmasaydı neler yapardınız?
Bu sorunun cevabı aslında gerçek kişiliği bulmamızda çok önemli bir etken.
Özellikle günümüzde ülkemizde durumlar malum.
Bazen hayal kurmaya bile korkar olduk.
Fakat şartlar ne olursa olsun umudunuzu kaybetmeyin arkadaşlar.
Para problem olmasaydı çoğumuz hemen dünyayı gezerim, Bali'de Hindistan cevizi suyu içerim, Los Angeles'da hangover yaparım diye düşünüyor belki ama hadi dürüst olalım.
Büyük ihtimalle ilk iş olarak kredi kartı borçlarını kapatırdık.
Sonra mı işte esas cevap orada.
Hani parayı bulunca bozuldu cümlesini duymuşsunuzdur illa ki.
Gerçek kişiliğiniz, tutkularınız, belki de karanlık tarafınız işte o cevaplarda ortaya çıkıyor.
Üçüncü sorum da hangi konularda daha iyisiniz?
Bu soruya hemen cevap veremiyorsanız merak etmeyin yalnız değilsiniz arkadaşlar.
Hepimizin aklına önce ben galiba hiçbir şeyde iyi değilim gibi trajik düşünceler gelebilir.
Bazen cevabı direkt bilemeyiz ama ipuçları hep hayatımızın içinde saklıdır.
Mesela sürekli arkadaşlarınızdan ya sen bu işi çok iyi yapıyorsun diye duyduğunuz bir şey var mı?
Belki mükemmel tavsiyeler veriyorsunuzdur.
Belki de çaktırmadan kahvenin dibine kadar içilip içilmediğini fark eden bir dedektifsinizdir.
Yetenek illaki büyük bir şey olmak zorunda değil.
Bazı insanlar grup sohbetlerinde mükemmel ara bulucu olur.
Bazıları en karmaşık konuları bile eğlenceli hale getirir.
Hatta bazılarımız internetten bir şey sipariş ederken en doğru ve en ucuz seçeneği bulma konusunda adeta bir ajan gibidir.
Eğer hayatınızı kolaylaştıran bir beceriniz varsa işte bu sizin yeteneğinizdir.
İyi olduğunuz şeyleri nasıl keşfedersiniz?
Bunu anlamanın en güzel yolu sizi mutlu eden şeyleri düşünmek.
Kendinize sorun. Çevrenizde size en çok ne için danışıyorlar?
Hangi konuda sıkılmadan saatlerce konuşabilirsiniz?
Belki de iyi olduğunuz yerlerin cevapları işte oralarda saklıdır.
Dördüncü sorumuz, hayatınızdaki öncelikleriniz neler arkadaşlar?
Sabah uyandığınızda, ilk gözünüzü açtığınızda aklınıza gelen şey ne?
Ne alaka diyebilirsiniz?
Günlük küçük alışkanlıklarımız bile aslında hayatımızda neyi önceliklendirdiğimizi gösterir.
Benim böyle bir önceliğim yok diyorsanız da öncelik belirlemek çok önemli arkadaşlar.
Neden? Çünkü önceliklerimiz hayatımızın gizli pusulasıdır.
Eğer kendimiz belirlemezsek başkaları bizim yerimize belirler.
Öncelikler net değilse hayatı başkalarının planlarına göre yaşarız.
Önceliklerimiz enerjimizi ve zamanımızı en çok harcamak istediğimiz şeydir.
Hayatta her şeyi yetişemeyeceğimize göre gerçekten önemli olanlara odaklanmak gerekir.
Eğer her şeye aynı anda önem verirsek sonunda hiçbir şeyi tam yapamadan yorulmuş oluruz.
Düşünelim. Sağlıklı olmak mı daha önemli, kariyer sahibi olmak mı?
Para kazanmak mı yoksa sevdiklerine vakit geçirmek mi?
Kendi gelişimin mi, başkalarını memnun etmek mi?
Bunların hepsi doğru cevaplar olabilir ama önemli olan senin için neyin daha değerli olduğunu bilmendir.
Benim bir önceliğim yok.
Kafam karışık diyorsanız da işte burası tam size göre.
Şu sorular size yardımcı olacaktır arkadaşlar.
Hayatta en çok neye değer veriyorum?
Her gün en çok zamanımı neye harcıyorum?
Ve bu gerçekten önemsediğim bir şey mi?
Beni en mutlu eden şeyler neler?
Bu sorulara samimi cevaplar vermek, önceliklerinizi keşfetmeniz konusunda size yardımcı olacaktır arkadaşlar.
Şöyle de bir durum var, önceliklerimiz zamanla değişebilir.
Öncelik belirlemek bir kere yapılacak bir şey de değil.
Hayatın farklı dönemlerinde öncelikleriniz değişebilir ve bu çok normaldir.
Gençken kariyer öncelikli olabilir, ilerleyen yaşlarda sağlık daha önemli hale gelebilir.
Bazen ilişkiler plandadır, bazen bireysel gelişim.
Önemli olan arada bir durup gerçekten doğru yolda mıyım diye kendine sormaktır.
Size kendimden örnek vereyim.
Bundan 1-1,5 yıl önce benim önceliğim kendimle vakit geçirmek ve uyumaktı.
İşe gitmediğim günler çok rahat öğlen 1-2'ye kadar uyuyabilirdim.
Planlarımı uyku saatlerime göre yapardım.
Ama şimdilerde önceliğim podcastlerim oldu.
Sesimle birilerinin hayatına dokunmak, onlara fayda sağlamak beni gerçekten heyecanlandırıyor ve bir şeyler üretmek kendimi iyi hissettiriyor.
Pazar sabahları da dahil olmak üzere 4.30-5.00 gibi uyanıyorum ve uyanınca ilk aklıma gelen burası oluyor arkadaşlar.
Sizlerden bir dönüş olmuş mu, yeni bölüm dinlenmiş mi, işte bir sonraki bölüm şunu mu yapsam diyerek başlıyorum güne.
Bu nedenle de geri dönüşleriniz benim için çok önemli.
Onu da hemen araya sıkıştırayım.
Bu hatırlatmayı hep yapıyorum.
Sizin beğenmediğiniz bir bölüm bir başkasının hayatını değiştirebilir.
Etkileşimimizin artması için kanalıma abone olup beni takip ederseniz çok mutlu olurum diyorum ve bir sonraki soruma geçiyorum arkadaşlar.
Beşinci sorumuz da sizi hangi korkularınız engelliyor?
Hadi itiraf edelim arkadaşlar.
Hepimizin içinde bir yerlerde bazen fısıldayan bazen de adeta megafonla bağıran bir korku var.
Kimi başarısız olmaktan korkar, kimi eleştiriden, kimi de değişimden.
Ama işin asıl ilginç yanı şu.
Çoğu zaman korkularımız bizi gerçekten tehlikeden korumak yerine olduğumuz yerde kalmamıza neden olur.
Bakın korkular kendimizi tanımamıza nasıl engel olur?
Birkaç örnek vereyim size.
Örneğin değişim korkusu.
Konfor alanı sıcacık, yumuşak bir battaniye gibi hissettirir.
Ama unutmayın hiçbir büyük gelişim konfor alanında yaşanmaz.
Değişimden korkmak yerine ona alışmaya çalışmak ve konfor alanından çıkmak daha iyi bir fikirdir.
Yalnız kalma korkusu da insanın kendini tanımasına engel olan korkulardan, davranışlardan birisi arkadaşlar.
Bazen sadece insanları kaybetmemek için kendimizden ödüm veririz.
Sürekli kalabalıkların içinde olmak, başkalarının beklentilerine uyumaya çalışmak sizi o kadar meşgul eder ki bir süre sonra ben kimim?
Ne istiyorum sorusunu sormaya vakit bulamazsınız.
Ama uzun vadede bu kendinize ihanet etmekten de başka bir şey değildir.
Sonuç olarak korkularımızın bizi engellemesine izin verirsek bir bakmışız hayat akıp gitmiş ama biz yerimizde sayıyoruz.
Bugün biraz daha cesur olalım ve şu soruyu kendimize soralım arkadaşlar.
Beni hangi korkum durduruyor?
Bu soruya vereceğiniz cevap korkularınızı ve kendinizi tanımanıza yardımcı olacaktır.
Beni en çok etkileyen soruya geldim arkadaşlar.
Üzerinde bayağı uzun uzun düşündüm bu sorunun.
Bu dünyadan göçüp gittiğinizde nasıl hatırlanmak istersiniz?
Nasıl bir iz bırakmak istersiniz?
Biraz ürkütücü mü geldi yoksa aman ya şimdi bunları düşünmeyelim mi dediniz?
Bu soru aslında çok önemli arkadaşlar.
Neden? Çünkü günlük telaşlar arasında Belki de ben aslında neyin peşindeyim diye sorgulamayı unutuyoruz.
Bu soru hangi değerleri savunduğumuzu, hangi davranışların ve kararların bizim için anlamlı olduğunu keşfetmemize yardımcı olur.
Bazı insanlar dünyaya dokunur, kimisi büyük keşifler yapar, kimisi sanatıyla insanları etkiler, kimisi de sadece içten bir gülümsemeyle başkalarının gününü güzelleştirir.
Ama bazılarımız sadece yaşar, sonra gider.
Hayatın akışında kaybolanlardan mı olmak istiyorsunuz yoksa ufak da olsa bir değişim yapmak isteyenlerden mi olmak istiyorsunuz?
Eğer şu anki hayatınız istediğiniz gibi hatırlanmanıza yetmiyorsa belki de bazı şeyleri değiştirmenin zamanı gelmiştir.
Yedinci sorumuzda geriye dönüp baktığınızda en mutlu ve en mutsuz olduğunuz 3 gününüzü hatırlayın arkadaşlar.
Bu ne biçim bir soru diyebilirsiniz ama düşündüğünüzde içinde çok önemli anlamlar taşıyan bir soru.
Sizi mutlu eden bu üç günde veya mutsuz eden üç günde de mutluluk ve mutsuzluk için nedenleriniz aynı mıydı?
Bu sorun neden önemli?
Eğer en mutlu anlarınızın ortak noktaları varsa bu noktaları artırmaya çalışabilirsiniz ya da mutsuz anlarınızın benzer sebeplerden kaynaklandığını fark ederseniz
Ve bu döngüyü kırmak için bir şeyler yapabilirsiniz.
Bu yüzden bu soruyu kendinize sorarken şu cümleyi de ekleyebilirsiniz.
Mutluluğumu artırmak ve mutsuzluklarımı azaltmak için neler yapabilirim?
İşte bu soru kendinizi tanımanızı ve geleceğinizi daha bilinçli inşa etmenize sağlar.
8. ve son sorumuzda en sevdiğiniz özelliğiniz nedir arkadaşlar?
Genelde eksikliklerimizi, hatalarımızı, veya keşke böyle olmasaydım dediğimiz yönlerimizi çok kolay sıralarız.
Ama iş en sevdiğimiz özelliğimizi söylemeye geldiğinde biraz duraksayabiliriz.
Peki neden? Kendimizi övmek mi garip geliyor yoksa gerçekten üzerine hiç düşünmedik mi?
Aslında bu soru kendimizi tanımamız açısından çok önemli.
Çünkü sevdiğimiz özelliklerimiz bizi güçlü kılan yanlarımızdır.
Hayatta nasıl ilerlediğimizi, hangi konularda kendimizi iyi hissettiğimizi ve hatta başkalarına nasıl katkı sağladığımızı anlamamıza yardımcı olur.
Size sorarken ben de düşündüm.
Benim kendimde en sevdiğim yanım çok iyi bir dinleyiciyimdir arkadaşlar.
Kişinin sözünü kesmem, araya girmem, uzun süre dinlerim.
Bu yüzden bana bir şeylerini anlatan çok olur.
Bazen yorucu olsa da konuşmak yerine dinlemek bana daha çok keyif veriyor.
Bir de bu konuda mütevaze olamayacağım.
Kriz anlarında güzel çözümler üretirim.
Ama konu kendime gelince oturur, kara kara düşünürüm.
İşte herkese akıl verip çözümler üreten, kendine gelince bir şey yapamayan kişi var ya işte o kişi benim.
Bugün kendimizi daha iyi tanımamıza yardımcı olacak 8 önemli soruyu konuştuk.
Umarım bu soruların üzerine gerçekten kafa yormuş ve kendinize dair yeni keşifler yapmışsınızdır.
Unutmayın kendini tanımak bir varış noktası değil, devam eden bir yolculuktur arkadaşlar.
Eğer bu sorular size ilham verdiyse cevaplarınızı benimle paylaşmak isterseniz sosyal medya hesaplarım üzerinden bana yazabilirsiniz.
Bugünlük benden bu kadardı arkadaşlar.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Haftaya yeni bölümde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın, hoşça kalın ve en önemlisi de mutlu kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
