
Bu bölümde kara kedilerle ilgili batıl inançları anlatıyorum.
***
Instagram @hayalperestinsesi
📩 hayalperestinsesi@gmail.com
Transkript
Hayalperestin Sesi podcast serisi başlıyor.
Hepinize keyifli dinlemeler.
Herkese merhabalar.
Hayalperestin Sesi podcastine hoş geldiniz.
Ben Melis. Umarım neşe dolu bir gün geçiriyorsunuzdur.
Hepimizin hayatında en az bir kez karşılaştığı, duyduğu, umarım aramızda yoktur ama bazılarının inandığı bir batıl inancı konuşacağız arkadaşlar.
Kara kedilerin neden uğursuz ve kötücül görünmesinin nedenini anlatacağım sizlere.
Beni dinleyenler bilir.
Benim de bir kedim var. Adı Cavcuv.
Sokaktan sahiplenmiştim.
Bana geldiğinde çok hastaydı ve çok şükür iyileşti.
Cavcuv kara kedi olsa da yine alır yine bakardım ona.
Bana göre hepsi birbirinden güzel masum canlılar.
Hatta normalde ses yapmasın diye kayıt yaparken almam yanıma.
Ama bugünkü bölümü onunla birlikte yapıyoruz.
Umarım bir şeyleri devirmez diyorum ve konuma başlıyorum arkadaşlar.
Kara kedilerle ilgili en yaygın inanışlar şanssızlık ve uğursuzluk getirdiğine inanılmasıdır.
Halk arasında da şu şekilde inanışlar var kara kedilerle ilgili.
Şeytanın kara kedi kılığına girebileceğine inanıp yolda görüldüğünde yön değiştirme ya da kötü birinin ruhu olarak inanan kişiler de var.
Eğer eve kara kedi girdiyse ölen kötü birinin kara kedi kılığına girdiğine ve zarar vermek için o eve geldiğine inanılıyor.
Bizim ülkemizdeki en yaygın inanç da kara kedileri insanların arasını bozduğuyla ilgili.
Hatta duymuşsunuzdur bir yakını veya arkadaşıyla arası bozulan kişiye aranıza kara kedi mi girdi derler.
Sonuç olarak bunların hepsi batıl inanç arkadaşlar.
Gerçekle alakası yok hiçbirinin.
Kara kedilerin ve hatta genel olarak kedilerin kutsal sayıldığı kültürler de var.
Bunların başında antik mısırlılar geliyor.
Kedilerin yılan, akrep gibi zehirli hayvanları avlayarak insanları bu tehlikelerden korumaları, aynı zamanda hem yiyecek stoklarına zarar verebilen hem de hastalık taşıyabilen kemirgenleri
uzak tutmaları nedeniyle antik mısırlılar tarafından son derece önemli sayılmışlardır kediler.
Hatta Kraliyet sınıfı üyeleri kedilere mücevher giydirir ve altın tabakta yemek yedirirlermiş.
Benim arkadaşlarım bana hep senin evde kedi olmak lazım der ama bence Antik Mısır'da kraliyet ailesinde kedi olmak lazımmış.
Onlar sanki daha şanslı gibi görünüyorlar.
Konumuza tekrar dönersek Antik Mısır'da bu gerekçelerle özellikle dişi kara kediler tanrıça olarak sayılmış.
Tanrıça Bastet kedi başlı bir tanrıça olarak tasvir edilmiş.
Antik Mısırlılar'da kedilerin kutsal sayılmasıyla ilgili bir diğer gerekçe de kedilerin doğurganlığı olmuş.
Kedilerin birden çok yavru dünyaya getirmesi kutsal bir güç olarak görülmüş.
Antik Mısır'dan kalan bazı eserlerde kedilerin kadınların sandalyeleri altında oturdukları tasvir edilmiş.
Antik Mısır'da Kasten kedi öldürmenin cezası da ölünmüş.
Fakat kraliyet ailesinden biri öldüğünde ölümden sonraki hayatında da kişiye eşlik etmesi için ölen kişinin kedisi de mumyalanarak onunla birlikte gömülüyormuş.
Ama kasten bir kişi kedi öldürürse idam ediliyormuş.
Peki kara kediler bu kadar kıymetli ve önemliyken bir anda ne olmuş da kara kedilerin kötü şans ve uğursuzluk getirdiğine inanılmaya başlanmış?
Kara kedilerin kötü şans getirdiği inanışı Orta Çağ'da başlamış.
Ne yazık ki günümüzde de halen devam etmekte.
Gerçekliği olmayan bu düşünce toplum tarafından ne yazık ki kabul görmüş.
Avrupa'da Orta Çağ döneminde Karakediler cadılarla bağdaştırılmış ama asıl olaylar şu şekilde gelişmiş arkadaşlar.
Ortaçağ döneminde Avrupa'da Katolik Kilisesi papalık devleti olarak örgütlenmişti.
Papa sadece dini bir lider değil devlet başkanı olarak da sayılıyordu.
Papalık devletinin koyduğu dini kurallar dışına çıkmak çeşitli dini yönelimlerin hepsi yasaktı.
Sadece dini yönelimler de değil papalık inancının sorgulanmasına yol açabilecek bir şey yoktu.
Bütün bilimsel ve sanatsal çalışmalar yasaktı.
Kilisenin kurallarına karşı gelen herkes şeytanın askerleri olarak görülüyordu.
Tüm bu baskılar insanların dinden uzaklaşıp şeytana inanmaya başlamasına neden oldu.
Bakın şimdi olaylar nereden nereye geliyor arkadaşlar?
İnsanlar toplanıp çember şeklinde sıralanıp ortaya ateş yakıyor ve bir de bu çemberin ortasına kara kedi koyuyorlardı.
Ayincilere göre bu kedi şeytanın yeryüzüne gelmiş haliydi.
Şeytan olduğuna inandıkları kedinin kuyruğundan öperek kutsandıklarına inanıyorlardı.
Bu olayların ve grupların sayısı her geçen gün artıyordu.
Bunun üzerine Papa 9.
Grigori neler yapabileceğini düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu.
Başta kara kedi olmak üzere tüm kedilerin yok edilmesi emrini verdi.
Şeytanın yeryüzündeki temsilcisi olduğuna inanılan kediler yok edilirse bu sorun da ortadan kalkacaktı.
Bunun üzerine papalık devleti tarafından bir mektup hazırlandı ve tüm Avrupa'ya gönderildi.
Tüm kediler öldürülecekti.
Evlerinde kedi besleyen insanlar kedilerini öldürmeyi kabul etmezse kedileriyle birlikte bir kafese kapatılıp Böylece Katolik Hristiyanlığın önündeki sorunlar
ve şeytanın yeryüzündeki temsilcileri ortadan kalkacaktı.
Vahşete inanışa bakar mısınız arkadaşlar?
İnsanların yaptıkları yanlışlar görülmüyor.
Kilisenin baskılarına kimse ses çıkarmıyor.
Tüm suç hiçbir şeyden haberi olmayan masum canlılara kalıyor.
Ne yazık ki bu durum günümüzde de devam ediyor.
Papa 9. Grigori'nin bu mektubu Avrupa sokaklarında tüm halka okunur.
O günden sonra birkaç aristokrat dışında Avrupa'da hiç kedi kalmaz.
Papa 9. Grigori'ye göre sorun ortadan kalkar.
Aradan yıllar geçer.
Papa 9. Grigori hayatını kaybeder.
1300'lü yıllara gelindiğinde Çin'de kara ölüm olarak adlandırılan vebaya rastlanır.
Veba kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alır.
Kara vebadan insanlar sokaklarda ölmüş ve sokaktaki ölüleri toplayacak kimse bulunamamış.
Hastalık, çiftçi, tüccar, prenses, kral, isim, kişi rütbe ya da zenginlik ayırt etmeden tüm Avrupa'yı etkisi altına alır.
Avrupa nüfusunun o dönem neredeyse yarısı yani 75 milyon insan ölür.
Her derde deva.
Her soruya cevap olan Katolik Kilisesi ortalarda görünmez.
Hastalığın farelerin taşıdığı pirelerden bulaştığı anlaşılır.
Avrupa'da hiç kedi kalmadığı için fare nüfusu inanılmaz derecede çoğalmıştır.
Bu nedenle de kara bebadan en çok kayıp veren ve zarar gören bölge Avrupa olur.
Bilimi, sanatı yasaklayan, hayvanları öldüren Katolik Kilisesi Bunun bedelini çok ağır öder ama aradan yıllar geçmesine rağmen özellikle kara kedilere karşı önyargı
halen devam etmekte.
Demek ki neymiş bilimi sanatı yasaklayıp hayvanları öldürmek sorunları çözmediği gibi daha da büyük felaketlere neden olmuş.
Konuma tekrar dönecek olursam kedilerin cadılarla ilişkilendirilmesiyle ilgili bir de şöyle bir hikaye var arkadaşlar.
Hikayeye göre 1560'lı yıllarda İngiltere'de karanlık bir gecede baba ve oğul yolda giderken önlerinden bir kara kedi geçer.
Baba ve oğul kediye taş atar ve yaralanmasına neden olur.
Taşlarla yaralanan kedi o dönem cadı diye bilinen bir kadının evine gider.
Ertesi gün aynı baba ve oğul o evde yaşayan kadını yara bere içinde topallarken görürler ve bunun sonucunda cadıların geceleri kara kediye dönüşüp sokaklarda dolaştığı
iddiasını ortaya atarlar.
Bu iddia ülkede hızla yayılır.
Kedilerle cadılar arasında bir bağlantı olduğu iddiasının yayılması üzerine dönemin güçlü kurumları olan kiliseler cadıları kendilerine rakip olarak görmeye başlar.
Cadıların kendi kendilerini kara kedi biçimine dönüştürüp böylece ülkede özgürce dolaşıp insanlara zarar verebileceği ve casusluk yapabileceği inancı kilise tarafından ortaya
atılır. Bu söylenti yayılır ve sağlam bir batıl inanç haline gelir.
Bu batıl inanç hikayelere ve masallara konu olur.
Bugün bile halen kara kedilerle ilgili birçok olumsuz batıl inanç sahibi kültürler var.
Ama bu batıl inanç ve kötü düşüncenin aksine kara kedilerin şans getirdiğine inanan ülkeler ve kültürler de var.
Bu ülkelerin başında İskoçlar geliyor.
Kara kedilerin İskoçya'da iyi şans ve refah getirdiğine inanılıyor.
Bunun yanı sıra Birleşik Krallık'ta kara kedinin şans Japonya'da aşk getirdiğine inanılıyor.
Bazı gemiciler denize açılmadan önce gemilerine kara kedi alıyormuş.
Daha güvenli olacağına inanıyorlarmış.
Neyse ki tüm dünya kediler hakkında olumsuz düşünmüyor.
Umarım kara kedilerle ilgili olumlu düşünceler tüm dünyaya yayılır.
Aramızda kara kedilerin uğursuzluk getirdiğine inanan varsa da diliyorum ki bu podcastten sonra fikri değişir.
Aramızda kara kedisi olan varsa ya da kara kediyle ilgili bir hikayesi olan varsa mutlaka benimle Instagram üzerinden paylaşın arkadaşlar.
Ayrıca Spotify üzerinden beni takip etmeyi de unutmayın.
Bugünlük benden bu kadardı.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Eğer bir kara kediyle karşılaşırsanız ona dostça yaklaşın.
Eminim size şans getirecektir.
Haftaya yeni bölümde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın.
Hoşçakalın ve en önemlisi de mutlu kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
