
Bu bölümde İyi bir yaşamın nasıl olması gerektiği ile ilgili Muazzez İlmiye Çığ’ın kitabından tavsiyeler veriyorum.
***
Instagram @hayalperestinsesi
📩 hayalperestinsesi@gmail.com
Transkript
En son ne zaman yaşadığınızı hissettiniz?
Ya da en son ne zaman iyi ki yaşıyorum dediniz?
İyi yaşam diye bir şey var mı peki sizce?
Herkese merhabalar, Melis ben.
Hayalperest'in sesine hoş geldiniz.
Umarım gününüz çok güzel geçiyordur, keyifler yerindedir.
Bugün sizlere hepimizin içinde bulunduğu, belki de bir ömür cevabını arayacağımız bir konu anlatacağım.
İyi bir yaşamı ya da yaşama eylemini konuşacağız bugün.
Podcast'in girişinde sorduğum soruların bir cevabı var mıdır bilinmez.
Bu sorulara cevap verebilmek için yüzlerce kitap basılmış, binlerce makale yazılmıştır.
İlla ki bir cevabı var.
Ancak tek bir cevap da mümkün değil bana göre.
Herkesin kendine göre bir cevabı vardır iyi bir yaşamla ilgili.
İyi bir yaşamın nasıl olduğu ile ilgili yapılan araştırmalarda ise genel olarak kişiye neşe ve tatmin veren şeylerin olduğu ekonomik durumun iyi olması çoğunlukla verilen cevaplardanmış.
Her insan iyi bir hayat yaşamak ister.
Bu durum insanoğlunun en temel arayışlarından biridir.
İyi bir hayat yaşamak kadar bu yaşamı sürdürmekte oldukça önemli bir konu.
Fakat her şeyden önce yaşamak eylemini sağlıklı bir şekilde gerçekleştirmek İyi bir yaşamın ilk adımı da bence sağlıklı olmak.
Fiziksel olarak sağlıklı olmak da iyi yaşam için en önemli başlangıçlardan birisi bence.
Peki hayatınızda bazı dönemlerde aynı şeyleri tekrar tekrar yaptığınız hissine kapıldınız mı hiç?
Sanki bir kumandayla uzaktan yönlendiriliyormuş gibi.
Ya da her gününüz bir önceki gün ile aynı mı geçiyor?
Hayat bu şekilde yaşanmamalı.
Yaşamak böyle bir şey olmamalı.
Victor Hugo Seppeler kitabında diyor ya hani ölmek bir şey değil, yaşayamamak korkunç diye.
Gerçekten de böyle arkadaşlar.
Her günümüz bir öncekinden farklı geçmiyorsa, birbirinin aynısı tekrar eden günler yaşıyorsak buna yaşamak denmez.
İyi bir yaşam hiç denmez.
Bazen insan kendini ne yapacağını bilmez halde bulur.
Bir yolda yürür ancak hiçbir yere varamayacağını hisseder.
Yaşam yolculuğunda bizim için neyin önemli olduğunu, doğru olduğunu bilmiyoruz.
Ve durum böyle olunca da ne yapmamız gerektiğini de bilmiyoruz.
Bunun sonucunda da içimizden bir şey yapmak da gelmiyor.
Bir süre sonra bu durum psikolojimizi olumsuz etkiliyor ve bizi aşağı çekiyor.
Kendimizi yetersiz, işe yaramaz gibi hissetmeye başlıyoruz.
Özellikle son dönemlerde sosyal medyanın da bu durumu olumsuz olarak etkilediği ortaya çıkmış.
Benim en çok dikkatimi çeken fark ettiğim de şöyle bir örnek vereyim size.
Sosyal medyada hafta sonları sanki böyle herkesin gezmesi gerekiyormuş gibi bir algı var.
Bu yanlış bir örnek olarak anlaşılmasın.
Tabii ki de isteyen istediği şekilde gezer ama böyle yapılan reklamlar işte hafta sonuna özel indirim, hafta sonuna özel fırsat gibi böyle insanları hafta sonu bir şey yapmak zor.
Ve sanki hafta sonunu evde geçirince de yaşamından eksik bir şeyler varmış gibi hissediyor o kişi.
Ancak iyi bir yaşam sürmek ya da yaşadım diyebilmek de böyle sosyal medyadaki yanlış algıların eline de bırakılmamalı bana göre.
İyi bir yaşamın en önemli sırrı dün de değil, yarında da değil, bugün de, şu anda saklı.
Kişi yeter ki bir şey yapmak istesin.
Yeni olasılıklar her zaman ulaşabileceğimiz mesafededir.
Her yeni gün yeni olasılıklara, yeni ihtimallere doğar.
İyi bir yaşamın olmazsa olmazı, hayatınıza mutluluk ve amaç duygusu.
Ve sizi tatmin eden bir hayat olmalıdır.
Küçücük bir amacınızın olması bile sizi heyecanlandırıp mutlu etmek için harekete geçirir.
Peki bunun için neler yapabiliriz?
İyi bir yaşam sürebilmenin yolları var mıdır?
Evet arkadaşlar tabii ki de var.
Bu podcast'ı hazırlarken bana çok güzel fikirler veren bir kitaptan bahsedeceğim size.
Muazzez İlmiye Çığ'ı yaşadım demek için ne yapmalı?
Kitabın ismi bile bir durup düşündürüyor insanı.
Tam bir başucu kitabı arkadaşlar.
İçinde her türlü bilgi var ve her okuduğunuzda da farklı farklı şeyler öğreneceğiniz, anlamlar öğreneceğiniz bambaşka çok güzel bir kitap.
Öncelikle biraz Muazzez hocamızdan bahsetmek istiyorum.
20 Haziran 1914 Bursa'da dünyaya gelmiştir.
Hocamız halen yaşıyor ve önümüzdeki Haziran ayında da 110.
yaşını kutlayacak.
1936 yılında Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesinin Hititoloji bölümünü okudu.
Sümerler üzerine araştırmalar yaptı.
Kısaca kendisi Sümerolog, bilim insanı ve tarihçidir.
Konumuzdan uzaklaşmamak için Muazzez Hoca'nın hayatından çok kısa bahsettim.
Kitap Büşra Sonay'ın soruları ve Muazzez Hoca'mızın cevapları ile yazılmış ve soru cevap şeklinde ilerliyor.
Kitabın birinci bölümü şu şekilde başlıyor arkadaşlar.
Yaşama sebebimizi ve dünyadaki yerimizi nasıl bulabiliriz diye biraz bu bölümden okumak istiyorum size.
Öncelikle mutlak bir doğru yok.
Herkes kendi yolunu kendisi çizecek.
İnsan bir işe yaradığını hissettikçe dünyası da anlamlı hale geliyor.
Bunu bilerek yola koyulmalıyız.
Ben hayatın anlamının dediğim gibi üretmek ve sevmek olduğunu düşünenlerdenim.
Bu yüzden de çareyi çalışmakta, hem de çok çalışarak yaşamakta ve karşılık beklemeden sevmekte buldum.
Boş geçirdiğim gün neredeyse hiç olmadı.
Zamanımı da iyi kullandığımı düşünüyorum.
Gezmeye, okumaya ya da arkadaşlarıma ayıracak vakti hep yarattım.
İnsan yaşamı bir denge manzumesi olmalı kanımca.
Ömürde esas aldıklarına ne kadar yakınlık kurabilirsen aynı oranda keyifli ve verimli geçiyor diye devam ediyor bu bölüm arkadaşlar.
Muazzez Hoca yaşam yolculuğunda başına gelen olumsuz olaylara karşı ilke edindiği dört...
Kuraldan bahsediyor. Bunları da paylaşmak istiyorum sizinle.
Nedir bu dört kural?
Birincisi ne olursa olsun her zaman iyiyi düşünebilmek.
İkincisi şartlar seni zorlasa da kendin olma çabandan vazgeçmemek.
Benim en çok etkilendiğim bu ikinci madde oldu arkadaşlar.
Üçüncüsü aslakin beslememek.
Dördüncüsü daima ölçülü olmak diyor ve şunları ekliyor Muazzez hocamız.
Başımıza gelenlere bu açıdan bakmayıp başarırsak olumsuz duygulara takılı kalmaz adımlarımızı ileriye taşırız diyor.
Kitaptan beğendiğim bir başlıktan daha bahsetmek istiyorum size.
Uzun ve huzurlu bir yaşam için 5 öneride bulunuyor Muazzez hoca.
Bunların uzun uzun açıklamaları var ancak ben kısaca alt başlıklarını söylemek istiyorum.
İlk olarak tüketimi azalt.
Her gün yürüyüş yap, stresin değil, sükunetin tarafında ol, negatif düşüncelerden uzak dur, sonunda pişman olacağın eylemlerden kaçın diyor.
Kitaptan beni en çok etkileyen bir yerden daha bahsetmek istiyorum.
Bu kısmın öncesi var ama ben kısa bir yerinden bahsedeceğim.
Alt başlığı şu şekilde.
Yarının değil şimdinin insanı olabilmekten bahsettiniz.
Bu nasıl mümkün olur?
Muazzez hocamız şu şekilde cevap veriyor.
Mühim olan her ne yapıyorsan yap.
Bunu gönüllü bir şekilde ifade edebilmektir.
Yaşarken gönüllü olamayan içinde bulunduğu anın yabancısı olur.
Hayatını anlamlı kılmak mı istiyorsun?
Karşına çıkan zorlukla mücadeleni...
Aksi halde kendini boşluğa düşmüş hissetmen kaçınılmaz oluyor.
Podcast'ı hazırlarken aklıma Kung Fu Panda animasyon filmi geldi.
Animasyon filmlere bayılırım.
Hatta en sevdiğim türdür filmler arasında.
Orada Usta Agbe Po'ya şöyle bir şey söylüyordu.
Pes et, pes etme, noodle yap ya da yapma.
Olmuş olanla ve olacak olanla çok fazla ilgilisin.
Bir söz vardır. Dün artık tarih oldu, yarın ise bir bilmece ama bugün sana hediyedir.
Bunun kıymetini bilmek gerekir diye.
Bence iyi bir yaşam da bugünün kıymetini bilmekten geçiyor.
Bir şeyleri ertelemek, beklentiye girmek, geçmişe takılıp kalmak yaşamımızı olumsuz etkilemekten başka hiçbir şey yapmaz.
Bugün bundan sonraki hayatınızın ilk günü.
Kalkın ve istediğiniz hayat için yeniden başlayın.
Hayalperest'in podcast'inin bir bölümünün daha sonuna geldik arkadaşlar.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Eğer bu bölümü sevdiyseniz sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın.
Kitabı okumanızı da mutlaka tavsiye ederim.
Her konuda bir şeyler bulabileceğiniz tam bir başucu kitabı.
Okuyanlar varsa aranızda benimle düşüncelerinizi paylaşın.
Beni instagram üzerinden hayalperestinsesi olarak aratabilir ve takip edebilirsiniz.
Düzenli olarak kendi hayatımdan, okuduğum kitaplardan ve sevdiğim şeylerden içerik paylaşıyorum.
Ayrıca dinlediğiniz platformlar üzerinden takip edip bildirimlerinizi açarsanız da yeni bölümlerden ilk sizin haberiniz olur.
Haftaya yeni bölümde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın, hoşça kalın ve en önemlisi de mutlu kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
