
Cengiz Han'ın Öfkesi ve Şahinin Öğrettikleri
25 Haziran 2025 · 6 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Herkesin içinde bir lider var ama bazen en büyük liderlik dersini en zor anlarda alırız. Bu hikaye, Cengiz Han’ın sabır ve öfke arasındaki savaşı anlatıyor.
---
Instagram @hayalperestinsesi
📩 hayalperestinsesi@gmail.com
Transkript
Selamlar Hayalperest'in Sesi podcast kanalına hoş geldiniz ben Miliz.
Bugün sizlerle bir liderin en zayıf anında aldığı büyük bir derse anlatan derin ve çarpıcı bir hikaye anlatacağım arkadaşlar.
Bir kitapta okuyordum çok etkilendim ve hemen bunu Hayalperest ailemle de paylaşayım dedim.
Konuma başlamadan önce küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum arkadaşlar.
Etkileşimimizin artması ve sesimin daha çok kişiye ulaşması için dinlediğiniz uygulamalar ve Spotify üzerinden beni takip ederseniz çok sevinirim.
Sizin beğenmediğiniz bir bölüm başka birinin hayatında bambaşka sayfalar açabilir.
O yüzden etkileşimimizin artması çok önemli.
Bir de şöyle de bir hatırlatma yapmak istiyorum.
Eğer beni iPhone bilgisayar ve telefon üzerinden dinliyorsanız Apple Podcast uygulaması üzerinden bana düşüncelerinizi yorum kısmına yazabilirsiniz diyorum ve konuma başlıyorum arkadaşlar.
Bu hikaye yalnızca bir liderin değil hepimizin bazen içinde bulunduğumuz öfke ve çaresizlik anlarında nasıl daha sağduyulu olabileceğimize dair bir ders niteliği de taşıyor arkadaşlar.
Bir sabah Moğol komutan Cengiz Han yardımcıları ile birlikte ava çıkmış.
Kendisine eşlik edenler ok ve yay kullanırken Cengiz Han'ın tek silahı kolundaki gözde şahiniymiş.
Bu şahin göğe yükselip insanların göremediği şeyleri görebildiği için hedefi oklardan daha iyi tuttururmuş.
Fakat avlanmaya ne kadar hevesli olsalar da o gün hiçbir şey bulamamışlar.
Cengizhan hüsran içinde çadırına geri dönmüş.
Sonra yaşadığı hayal kırıklığının acısını yanındakilerden çıkarmamak için yanlarından ayrılmış ve tek başına kolunda şahiniyle ormanda yürümeye başlamış.
Ormanda tahmin ettiğinden uzun süre geçiren Cengizhan açlık ve susuzluktan ölmek üzereymiş.
Yaz sıcağı nedeniyle dereler kurumuş, içecek tek damla su bulamamış.
Derken bir mucize.
İlerideki bir kayanın tepesinden incecik bir su aktığını görmüş.
Hemen Şahin'i yere bırakmış.
Daima yanında taşıdığı küçük gümüş kupayı çıkarmış.
Zar zor suyla doldurmayı başarmış ve tam ağzına götürürken Şahin havalanıp kupayı elinden almış ve uzaklara fırlatmış.
Cengizhan öfkesinden kudurmuş ama en gözde hayvanı olan bu Şahin'in de susamış olabileceğini düşünmüş.
Kupayı yerden almış, üstündeki tozu toprağa temizlemiş ve tekrar su doldurmaya başlamış.
Kupanın yarısı dolduğunda Şahin yeniden saldırmış ve suyu tekrar yere dökmüş.
Cengizhan Şahin'i çok sevse de böyle bir saygısızlığa izin veremezmiş.
Çünkü bu olanları uzaktan biri seyredebilir ve Cengizhan gibi bir savaşçının alelade bir kuşa bile boyun eğdiremekten aciz olduğunu halka anlatabilirmiş.
Bu kez de belindeki kılıcı çıkarmış, kupayı almış ve yine doldurmaya başlamış.
Bir gözü akan suda diğer gözü de Şahin'deymiş.
Kupa dolunca tam Cengizhan ağzına götürecekken Şahin tekrar havalanmış ve saldırıya geçmiş.
Cengizhan kılıcını tek hamlede Şahin'in göğsüne saplamış.
Ve akan su çoktan kurumuş.
Susuzluktan göze dönen Cengizhan suyun kaynağını bulmak için kayanın tepesine tırmanmış.
Kayanın tepesinde gerçekten bir su birikintisi varmış.
Ama su birikintisinin orta yerinde yörenin en zehirli yılanlardan birinin öldüğünü görmüş.
Cengizhan dehşete kapılmış.
Suyu içseymiş zehirlenip bu dünyaya veda edecekmiş.
Cengizhan ölü Şahin'i kucağına alıp çadırların olduğu yere dönmüş.
Şahin'in altından bir heykelinin yapılmasını emretmiş.
Heykelin kanatlarından birine şu cümleyi yazdırmış.
Dostun hoşuna gitmeyen bir şey yapsa da dostundur.
Diğer kanadına da şu cümleyi yazdırmış.
Öfkeden doğan her eylem başarısızlığa mahkumdur.
Şahin'in her saldırısı aslında bir haykırıştı ama öfke Cengiz Han'ın kulaklarını sağır etti, gözlerine kör etti.
Bu olay insanın en büyük düşmanının bazen kendi öfkesi ve sabırsızlığı olduğunu da gösteriyor.
Cengiz Han'ın öfkesi onu doğru düşünmekten alıkoymuş ve en değerli varlığını kaybetmesine sebep olmuş.
Oysa Şahin Cengiz Han'ın öfkesine rağmen ona bir ders vermek istemektedir.
Şahin'in suyu engellemesinin ardında Cengiz Han'a sabretmesini ve öfkesini kontrol etmesini hatırlamak vardır bana göre.
Cengiz Han'ın Şahin'le yaşadığı bu dramatik olay öfkenin insanın mantığını nasıl kör edebileceğini de gösteriyor.
Bazen en büyük dersleri en zayıf anlarımızda ve en beklenmedik zamanlarda alabiliriz.
Yalnızlık ve çaresizlik insanın kendiyle yüzleştiği anlardan biri bana göre.
Peki öfkenizin sizi yönlendirip yanlış kararlar aldığınız oldu mu hiç arkadaşlar?
Bu olaydan nasıl bir ders çıkardınız?
Cevaplarınızı mutlaka paylaşın benimle.
Bugünlük benden bu kadardı arkadaşlar.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Haftayı yeni bölümde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın, hoşçakalın ve en önemlisi de mutlu kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
