
Antik Mısır’ın Çözülemeyen Gizemi: Mısır Piramitleri
30 Ekim 2024 · 16 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Bu bölümde Mısır piramitlerinin gizemlerini anlatıyorum.
***
Instagram @hayalperestinsesi
📩 hayalperestinsesi@gmail.com
Transkript
Hayalperestin Sesi podcast serisi başlıyor.
Hepinize keyifli dinlemeler.
Herkese merhabalar.
Hayalperestin Sesi podcastine hoş geldiniz.
Umarım gününüz çok güzel geçiyordur ve her şey yolundadır.
Geçtiğimiz günlerde bir video gördüm.
Belki aranızda görenler de vardır.
Yapay zekadan eski Mısırlıların piramitleri nasıl inşa ettiğine dair bir video üretmesi istenmiş.
Ortaya çıkan video gerçekten çok etkileyiciydi.
Özellikle de devler bana çok düşündürücü geldi arkadaşlar.
Instagram sayfamda paylaştım ben de.
Görmeyenler varsa oradan bakabilir.
İşte ben de bugün onun üzerine bir bölüm hazırladım sizlere piramitlerle ilgili.
İnsanlık tarihi boyunca pek çok anıt inşa edildi.
Ancak hiçbiri Mısır piramitleri kadar hayranlık ve merak uyandırmadı.
Kim, nasıl ve neden inşa etti?
Göklerle yarışan bu dev yapılar yalnızca Firavunların ihtişamını mı anlatıyor yoksa bilinmeyen başka sırları da mı saklıyor?
Bu bölümde taşlara kazınmış efsaneleri, bilimsel keşifleri ve hala çözülemeyen gizemleri keşfetmek için Mısır çöllerine uzanıyoruz arkadaşlar.
Kim yapmış, nasıl yapmış, bunca taş oraya nasıl taşınmış hepsini konuşacağız.
UNESCO'nun dünya mirası listesinde yer alan Mısır piramitleri aslında firavunların mezarı olarak inşa edilmiş yapılardır.
Antik Mısır'da piramitler ölen firavunun ruhunun yükseliş yeri olarak anlamlandırılmış, firavunların ölümden sonraki hayatta da hükümdar olacağına inandıkları
için piramitlerin içine hükümdarların ihtiyaç duyabileceği her şey konulmuş.
Giza piramitleri olarak da bilinen Mısır piramitleri Mısır'ın başkenti Kahire yakınlarındaki Giza platosunda Nil lehrinin batı kıyısında bulunuyor.
Keops, Kefren ve Mikerinos piramitlerinden oluşan bu yapılardan Keops piramidi dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul ediliyor.
Çünkü yaklaşık 4500 yıldır ayakta kalıp günümüze ulaşabilen tek yapı.
Mısır'da toplamda 100'e yakın piramit var ama en önemlileri ve gizemlileri bugün bahsedeceğimiz Giza piramitleri.
Bu piramitlerin isimleri o dönemin krallarından geliyor arkadaşlar.
Giza piramitlerinin tarihi tahmini olarak M.Ö.
2500-3000'li yıllara dayanıyor.
Bu meşhur piramitler ayrı ayrı 3 nesli temsil ediyor.
Büyük piramit olan Keops piramidi babayı temsil ediyor.
Keops piramidi 147 metre yüksekliğe sahip.
Ortanca piramit olarak bilinen Kefrem piramidi Keops'un oğlunu temsil ediyor.
Kefrem piramidi 143 metre yüksekliğe sahip.
Aralarındaki en küçük piramit olan Mikerinos piramidi ise Keops'un torununu temsil ediyor.
Mikerinos piramidi de...
109 metre yüksekliğe sahip.
Piramitleri bu kadar gizemli kılan ve halen sırrı çözülemeyen bilgilerden bahsetmek istiyorum arkadaşlar.
İşte bu özel yapılarla ilgili en çok merak edilen konulardan biri de nasıl yapıldığıyla ilgili.
Piramitlerin yapımında 2 milyondan fazla taş kullanıldığı düşünülüyor.
Evet yanlış duymadınız 2 milyondan fazla kireç taşı kullanıldığı tahmin ediliyor.
Ve bu taşların ağırlığı da 25 ila 85 ton arasında değişiyor.
Sayılar gerçekten çok insanüstü sayılar.
Nasıl bir fiziki güce sahipler de gerçekten bölümü hazırlarken çok merak ettim arkadaşlar.
Büyük piramit olan Keops piramidindeki kral odasındaki kral mezarı taşının 85 ton ağırlığında olduğu tahmin ediliyor.
insan gücüyle nasıl taşındığı ve yerleştirildiği konusunda akıllarda hep soru işareti oluşmuş.
İşçilerin olağanüstü bir çabayla günde 10 metreküp taşı üst üste koyduklarını düşünsek bile Keops piramidinde yer alan yaklaşık 2,5 milyon metreküp taş 250
bin gün yani yaklaşık 664 yılda piramidin tamamlanması bekleniyor.
Fakat hem yapılan araştırmalarda Hem de antik Yunan tarihçisi Herodot'un yazılarına göre Mısır piramitlerin inşasının 20-30 yıl kadar sürdüğü düşünülüyor
ve yapımında da 100 bin işçinin çalıştığı düşünülüyor.
Böyle bir yapı için 20 yıl, 30 yıl gerçekten çok kısa bir süre.
Nasıl yaptılar acaba? Çok merak konusu.
Günümüz teknolojisiyle bile düşünülürse yapımı çok zorken bundan 4500 yıl öncesinden bahsediyoruz.
Bu taşların nereden ve nasıl geldiği halen bilinmiyor arkadaşlar.
Yapılan son araştırmalarda piramitlerin yakınında Nil Nehri'nin bir kolu olabileceği ve taşların Nil Nehri üzerinden teknelerle taşınmış olabileceğini ileri süren bilim adamları
var. Ayrıca taşların piramit alanına ulaştıktan sonra da suyla ıslatılmış kumun üzerinde kaydırılarak taşların kullanıldığı düşünülüyor.
Bunlar kesin bilgi değil.
Yapılan son araştırmalar sonucu araştırmacıların tahminleri arkadaşlar.
Piramitlerin inşasında rol oynayan en büyük faktörlerden birisi de tabii ki Mısırlı işçiler arkadaşlar.
Bölgedeki arkeolojik kazılar sonucunda ortaya çıkan hayvan kemiği yığınları işçilerin güçlenmesi için çok iyi beslendiklerini düşündürüyor.
Ortaya çıkan hayvan kemiği yığınları günde ortalama 2 ila 3 ton arasında et tüketildiği yönünde.
Tabii böyle büyük bir yapının inşası için de işçilerin fiziki gücü de çok önemli.
Belli ki onlara da çok iyi bakmışlar.
Piramitlerin bu kadar gizemli olmasının bir nedeni de piramit kimin adına yapıldıysa o kişinin öldükten sonra Mumyalanarak piramit içindeki mezarının bulunduğu
odasına yılda sadece iki kez güneş giriyormuş.
Fakat bununla ilgili öyle bir hesaplama yapılmış ki güneş sadece o kişinin doğduğu ve tahta çıktığı gün kral odasına giriyormuş.
Diğer günler kralın odasına hiçbir şekilde güneş girmiyormuş.
Bu durumunda sırrı halen çözülememiş arkadaşlar.
Piramitlerin bir diğer gizemli olma nedeni de piramitler incelenirken...
ilk kez keşfedilen mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan 12 bilim adamı kanserden ölmüş.
Günümüzde halen sırrı çözülememiş bir diğer olaysa piramitlerin içerisinde ultra ses kayıt cihazları, radar sistemleri ve sonar gibi cihazların
çalışmamasıdır. Bölümü hazırlarken en çok şaşırdığım noktalardan birisi de bu oldu.
Hani şu an teknolojik olarak belki bizim ülkemizde değil ama dünyada çok ileri cihazlar var.
Bunların piramit içerisinde çalışmaması bana çok ilginç geldi.
Belki bu cihazlar çalışsaydı sorularımızın birçoğuna cevap bulabilirdik.
Ama bu şekilde teknolojik cihazların çalışmaması da gerçekten çok ilginç.
Diğer ilginç olaylardan birkaç tanesi de şu şekilde arkadaşlar.
Kirletilmiş suyu birkaç gün piramidin içinde bekletmişler ve bu süre sonunda suyu arıtılmış olarak geri almışlar.
Piramidin içerisine konulan süt birkaç gün süreyle taze kalmış ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelmiş.
Bu da bana çok ilginç gelenlerden birisiydi.
Bitkiler piramitlerin içerisinde normalinden daha hızlı sürede büyüyorlarmış.
Piramitin içine bırakılan su 5 hafta bekletildikten sonra losyon kıvamına geliyormuş.
Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku vermeden piramitin içinde mumyalaşıyormuş arkadaşlar.
Piramitlerin bir de matematiksel sayısal sırları var arkadaşlar.
Şimdi de size onlardan bahsetmek istiyorum.
Büyük piramit olan Keops piramidinin tabanının yüzeyi Anıtın yarısının iki katına bölündüğünde 3,14 olan pi sayısı ortaya çıkıyor.
Bence bu tesadüf olamayacak kadar ilginç bir durum.
Büyük piramitle dünyanın merkezi arasındaki uzaklık kuzey kutbuyla dünyanın merkezi arasındaki uzaklığa eşit.
Büyük piramitin tepesi kuzey kutbunu, çevresi ekvatorun uzunluğunu temsil ediyor.
Yani 4500 yıl öncesinden bahsediyoruz.
Dünyada birçok şey henüz keşfedilmemişken bu ölçümleri nasıl yaptılar?
Nasıl ayarladılar?
Çok ilginç gerçekten akıl almıyor.
Piramitlerle ilgili sayısal sırlardan biri de büyük piramit olan Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarda çarpımı yaklaşık olarak güneşle dünya
arasındaki mesafeyi vermekte.
Bir diğer ilginç matematiksel bilgi de Keops, Kefren ve Bikerinos piramitleri aralarında bir Pisagor üçgeni olacak şekilde düzenlenmişler.
Piramitlerin oluşturduğu üçgenin kenarlarının birbirine oranları geometrideki meşhur 3-4-5 sonucunu veriyor.
Bu sayıların da tesadüf olduğunu hiç düşünmüyorum.
Gizemli bilgiler bitti mi?
Tabii ki hayır, bitmedi arkadaşlar.
Biliyorsunuz Mısırlılar matematikte ve astrolojide dönemin ötesinde bilgi ve becerilere sahipti.
Geometri ve matematik bilgileri sayesinde piramitler gibi mühendislik harikası yapılar inşa ettiler.
Yıldızları gözlemleyerek mevsimleri belirlemeleri ve yapılarının astrolojik hizalara uygun olması onların kozmik düzeni ve zamanın döngüsünü anlamada ne kadar başarılı
olduklarını bir kez daha gösteriyor.
Bu üç önemli piramidin yerleşim hizası da tabii ki rastgele bir hizalama değil.
Şimdi bununla ilgili de çok ilginç bir bilgi paylaşacağım sizinle.
Bu bahsedeceğim bilgi Belçika asıllı mühendis ve piramit araştırmacısı Robert Baule tarafından ortaya atılmış.
Söylediği şeylerle ilgili müthiş bir keşfi var.
Robert Baule'un araştırmalarının sonucunda Orion takım yıldızının kemer yıldızları olan Allilon, Alnok ve Mintaka yıldızlarının gökteki konumu Keops,
Kefren ve Mikerinos piramitlerinin diziliş hizalarıyla neredeyse aynı.
Peki gökyüzünde milyarlarca yıldız varken neden Orion takım yıldızı?
Hemen size onu da açıklıyorum arkadaşlar.
Orion takım yıldızı Mısırlılar için çok önemli bir figürdü.
Çünkü Mısır mitolojisinde Orion takım yıldızı ile Tanrı Osiris arasında önemli bir bağ vardı.
Bu arada Osiris'e bugün kısaca değineceğim ama ilerleyen günlerde Osiris'le ilgili de bir podcast gelecek arkadaşlar.
Osiris Mısır'da ölüm, yeniden doğuş ve ölüler diyarının tanrısı olarak biliniyordu ve Mısır'da en çok ve en uzun süre tapılan önemli tanrılardan biriydi.
Piramitlerin içindeki firavunların ölümlerinden sonra ruhlarının Osiris tanrısı ile birleşeceğine inanıyordu Mısırlılar ve sonsuz yaşam süreceğine inanıyorlardı.
Bu nedenle de Robert Baule'a göre piramitlerin bu hizası ile Orion takım yıldızının gökteki sıralanma şekliyle benzerliği tesadüf değildi.
Bazı bilim insanları ve arkeologlar Robert Baule'un bu hipotezine yönelik bazı eleştirilerde bulundu.
Çünkü Orion takım yıldızının sıralanması ile Piramitlerin hizası benzerlik gösterse de bazı sapmalar mevcut.
İşte bu nedenle bilim adamları ve arkeologlar bu hipotezin yanlış olduğunu ileri sürmekte.
Fakat Robert Baule'un bununla ilgili de bir savunması var.
Gökyüzünde yıldızlar zaman geçtikçe yer değiştirebiliyor.
Bu bilgiyi günümüzde uzaya gönderdiğimiz uydular sayesinde de öğrenebiliyoruz.
Robert Baulda piramitlerin yapıldığı yıllarda Orion takım yıldızının piramitlerle aynı hizada olduğunu ancak aradan binlerce yıl geçtiği için şu an sapmanın
olabileceğini savunuyor.
Bu durumla ilgili de henüz ispatlanmış bir sonuç yok.
Ancak hipotez bu şekilde arkadaşlar.
Şimdi sizinle ilginç bir hikaye daha paylaşmak istiyorum arkadaşlar.
Hikaye Fransız devrim savaşlarında Fransa'yı etkilediği gibi.
Tüm Avrupa'yı da etkileyen ünlü komutan Napolyon'la ilgili.
Rivayete göre Napolyon 1798'de Nil Nehri kıyısındaki Giza'ya gelince dünyanın meşhur piramidinin içinde bir gece tek başına kalmak istemiş.
Elinde mumla gece vakti piramidin içinde ilerlemiş ve piramidin ortasındaki kral odasına gelmiş.
Napolyon bütün geceyi kral odasında tek başına geçirmiş.
Ve rivayete göre ertesi sabah dışarı çıktığında yüzü bembeyaz bir hal almış ve korkudan tir tir titriyormuş.
Daha sonra başına ne geldiğini, içeride ne gördüğünü soranlara hiçbir şekilde cevap vermemiş.
Aradan 23 yıl geçmiş, ölüm döşeğinde olan Napolyon'a piramitlerde ne gördüğünü tekrar sormuşlar.
Napolyon bir ara anlatacak gibi olmuş ve şunları söylemiş.
Gördüklerimi anlatsam bana asla inanmazsınız demiş ve bu da bir sır olarak kalmış.
İşte bu gibi gizemi çözülemeyen olaylar nedeniyle de Mısır piramitlerinin dünya dışı varlıklarla uzaylılarla birlikte yapılmış olabileceğiyle ilgili söylentiler de
mevcut. O kadar çok gizemli olay var ki piramitlerle ilgili insan dünya dışı varlıklar ihtimali içinde bir acaba mı diyor yani?
Mısır piramitleri sadece geçmişin değil bugün ve geleceğin de birer bilmecesi.
Her yeni keşif bize bu yapılar hakkında daha fazla bilgi verse de bazı soruların cevabı belki de hiç bulunmayacak.
Belki de bu piramitleri bu kadar büyüleyici yapan şey tüm bu bilinmezliklerin de kendisidir.
Sizce bir gün piramitlerin sırrı çözülür mü?
Sizin bu konudaki düşünceleriniz neler?
Instagram üzerinden bana mutlaka yazın.
Bugünlük benden bu kadardı arkadaşlar.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Haftayı yeni bölümde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın, hoşça kalın ve en önemlisi de mutlu kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
