
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bir türlü gerçekleşemeyen, zaman ilerledikçe unuttuğumuz yeni yıl hedeflerimize farklı bir bakış açısı sunmaya çalıştım bu bölümde. Son kısımda is 2024 yılı hedefler listemi çıkardım ve hangisi gerçekleşmiş hangisi gerçekleşmemiş bütün şeffaflığımla paylaştım. Şimdiden keyifli dinlemeler :)
Podcast Danışmalığı İçin: genelsesler@gmail.com'a mail atabilirsiniz.
Mindfulness Koçluğu Almak İçin: https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSegX75qHK3opuavI7kO8fsvVIaZjB6jxgiBkjTxhIdM8qu_QA/viewform?usp=header
İlham Postası bültenine ücretsiz kayıt ol: https://open.substack.com/pub/genelsesler?r=jttw9&utm_medium=ios
Bahsettiğim TED konuşması: https://youtu.be/g3CvsPAF3_0?si=bhljwLB3VwDHwNFb
Beni Instagramdan takip edin: https://www.instagram.com/genelseslerpodcast/
Bana yazın: info@genelsesler.com
Transkript
Genel Sesler Podcast'inden herkese merhaba.
Ben Bilge ve her sene yapmayı en sevdiğim bölümle karşınızdayım.
Yeni yıl bölümüyle.
Evet, bu bölümde hep birlikte doğru hedefler belirlemekten ve bir türlü ulaşılamayan ve her seferinde unutulan o yeni yıl hedeflerine nasıl ulaşabileceğimizden, bu
hedefleri gerçek kılmanın yollarından ve yapamıyorum, neden olmuyor, neden motivasyonum yok diye içinden çıkamadığımız o düşüncelerin ve zorlu girdapların içerisinden çıkmayı
konuşacağız. Bakın iddia ediyorum.
Bu bölümde yeni yıl hedeflerinize ulaşmayı öğreneceksiniz.
Sadece yeni yıl hedefleri değil bu arada.
Bütün hedeflerinizde bunu uygulayabilirsiniz.
Çünkü genelde hedef belirlerken bir takım büyük hatalar yapıyoruz.
Ve o hatalar yüzünden de sonuca bir türlü ulaşamıyoruz.
Bu konuyla ilgili oturdum kafa yordum.
Çünkü 2023'te 2024 için yazdığım hedefler listeme baktım.
Bu podcastı kaydetmeye başlamadan önce.
Ve o listeye bakarken bir takım hatalar gördüm.
Her sene bir önceki yıl yaptığım listelerime baktığımda böyle hatalar görüyorum ve gördüğüm bu hatalardan çıkardığım dersleri de sizlerle bu bölümde paylaşacağım.
Sadece şunu söylemek istiyorum arkadaşlar.
Çok alakasız gelebilir ama sabahtan beri yan komşum şarkı söylüyor ve asla susmadı.
Eğer arkadan şarkı sesi falan gelirse arada lütfen beni affedin.
Çünkü mikrofonum sesi çok iyi alıyor.
Temizlemeye çalışacağım.
Fakat yani nasıl temizleyeceğim bilmiyorum.
Ne oldu komşuma bunu da bilmiyorum.
Cennetle müjdelendin.
Nasıl bir haber aldın? Sabahtan beri insan şarkı söyler mi?
Söylememeli. Fakat bölümde kaydetmek istediğim için daha fazla dayanamadım.
Böyle küçük bir anekdot olarak bunu da buraya bırakıyorum.
Evet şimdi bölümün başında.
Biraz dediğim gibi hedeflerden ve onlara ulaşmanın yollarından ve doğru hedefler koymanın biliminden bahsedeceğim.
Sonuna doğru da artık benim 2024 için koyduğum hedefleri masanın üzerine koyacağız.
Ve hep birlikte bakacağız.
Bakalım ben bu hedeflere ulaşabildim mi?
Eğer ulaşamadıysam nerede hata yaptım?
Neleri düzeltmeliyim?
Bunların hepsini sizlerle paylaşacağım.
Bütün şeffaflığımla.
Artık ne olacak hep birlikte göreceğiz.
Öncelik olarak benim en sık duyduğum şeylerden bir tanesi şu.
Bir şeyleri sürekli yapmaya çalışıyorum ama bir türlü olmuyor.
Yaptım yaptım olmadı, başarısız oldum, ben bunu beceremiyorum gibi şeyler.
Şimdi bu ilk kısım bir şeyler için çabalayan ama çabaladığı halde istediği şeye ulaşamadığını düşünen insanlar.
Önce şunu söyleyeceğim, hiçbir zaman çaba boşa gitmez.
Yani sizin o çabanız başka bir yerde yine karşınıza çıkar, deneyim olarak çıkar, bilgi birikimi olarak çıkar, belki de bir hayat dersi olarak çıkar ama çıkar ve sizin illaki elinizden tutar.
Yapılan hiçbir şey boşa gitmiyor.
Fakat bir şeyleri yapmaya karar vereceksek eğer, bir şeyin peşinden koşacaksak ve iyi bir şey ortaya koymak istiyorsak, belki de alanımızdaki en iyi insan olmak istiyorsak ya da büyük bir hayalimiz varsa...
Bu hayalin, bu hedefin bizimle uyumlanması gerekiyor.
Yani bizim yeteneklerimizle, bizim bilsel kapasitemizle uyumlu olması gerekiyor.
Ben her insanın istediği her yeteneği geliştirebileceğine kalpten inanıyorum.
Fakat aynı zamanda her insanın da belli noktalarda Diğerlerine göre daha iyi olduğunu düşünüyorum.
Yani hepimizin böyle bir meyil ettiği, daha iyi olduğu bir yer var.
Ve bence bu doğuştan değil de belki de büyürken işte maruz kaldığımız çevre veyahut da gördüklerimiz, öğrendiklerimiz de şekilleniyor.
Mesela benim podcast kaydetmem hiç tesadüf değil.
Çünkü ben çocukluğumdan beri sürekli insanlara bir şeyleri anlatmayı seven birisiydim.
Okuldayken arkadaşlarıma sabahları haberleri anlatırdım.
İşte bir yere gittiğimizde öğrendim yeni bir şeyi anlatırdım.
Kız kardeşime sürekli olarak okuduğum kitapların özelliği.
Bu benim zaten içimden gelen, meyil ettiğim bir taraftı ve sonrasında podcast yapmaya başladım.
Ve bu alanda başarıda oldum.
Kendimle uyumlu bir hedef seçmek, aynı zamanda o işi yaparken keyif almama ve o işte daha çabuk başarılı olup kendimle ilgili daha tatmin hissetmeme sebebiyet veriyor.
Bu ilk adım.
Kendimizi tanımak.
Eğer bana... Bilge ben neyi sevdiğimi bilmiyorum diyorsanız da lütfen şöyle bir geçmişe doğru yolculuğa çıkın.
Çocukken nelerden hoşlanıyordunuz?
En çok ne yapıyordunuz? Bir bakın.
Belki işte takı yapmaktan hoşlanıyordunuz.
Belki kitap okumaktan hoşlanıyordunuz.
Belki insanlarla çok sohbet etmekten hoşlanıyordunuz.
Bütün buralardan sizinle ilgili çok fazla şey çıkabilir ve yapmak istediğiniz şeye dair hakkınızda bir sürü şey oluşabilir.
İstediğin şeyi bulmakla ilgili bir tane bölümüm var.
Aşağılarda bayağı aşağılarda olması lazım.
Belki onu bulup dinleyebilirsiniz.
sonrasında bir de tam burada bir duyurda bulunmak istiyorum geçen sene ben bir yılbaşı atölyesi yapmıştım belki hatırlarsınız çok güzel bir atölyeydi Harika bir katılım olmuştu.
Bu sene yeniden yapmaya karar verdim bu atölyeyi.
Çünkü yeniden böyle bir toplulukla buluşmak ve konuşmak istiyorum ve bir şeyleri anlatmak istiyorum.
İçimden geliyor yani. Bu atölyede anlamlı hedefler bulmaktan, yoldaki zorluklarla başa çıkmaktan, hayal panosu yapmaktan, gelecekteki benle iletişim kurmaktan bahsedeceğiz.
Ve yaşam alanlarımızla ilgili, hedeflerimizle ilgili egzersizler yapacağız.
Ayrıca atölye katılımcılarına geçen sene de hediye ettiğim ama bu sene tamamen böyle...
daha farklı bir versiyonuna çevirip hazırladığım yıllık plan ve farkındalık kitapçığını hediye edeceğim.
Bu bir pdf dosyası şeklinde geliyor.
İsterseniz iPad'de kullanabilirsiniz, isterseniz çıktı alıp kendinizde kullanabilirsiniz.
Ben genelde geçen sene kendi yaptığım planarı iPad'imde kullandım sürekli olarak.
Ve çok da severek kullandım.
Bu sene yaptığımı da çok sevdim.
Onu da katılımcılara ayrıca...
hediye edeceğim. Eğer atölyeye katılmak isterseniz, bu sizin ilginizi çekiyorsa açıklamalar kısmında link, detaylı bilgiler, tarih bilgileri hepsi mevcut.
Oradan bakabilirsiniz. Bu atölye bizim neyi istediğimizi aslında bulup, kendimizle bağ kurup, hayatla ilgili dengeli hedefler kurmayı öğrendiğimiz bir yer olacak.
Çok fazla şunu yapın, bunu yapın gibi direktifler vermeden daha bütüncül bir bakış açısı sunmaya çalışacağım.
Araştırmalara göre hedeflerin çoğuna Ulaşılamıyormuş.
İnsanların çoğu koydukları hedefleri gerçekleştiremiyorlar.
Peki sizce neden?
O hedefler önemsiz oldukları için mi?
Yoksa insanlar o hedeflere ulaşmayı istemedikleri için mi?
Büyük ihtimalle hiçbiri.
Çünkü hiçbirimiz ulaşmak istemediğimiz bir hedefi zaten yazmayız ya da önemsemediğimiz bir hedefte yazmayız.
Bunun sebebi diyor araştırmacılar, o hedeflerin peşinden koşarken keyif almamamız, heyecan duymamamızdır.
Diyelim ki yılbaşı için kendime bir tane hedef belirledim.
Ve bu hedef için işte Ocak ayında başladım çalışmalarıma.
Her gün yaptım yaptım yaptım.
Dördüncü veya beşinci haftada artık motivasyonum düşmeye başlıyor.
Sonrasında altıncı aya doğru geldiğimizi tamamen unutuyoruz.
Herhalde yazın böyle Temmuz, Ağustos gibi hiç yılbaşı hedeflerini yeniden hatırlayanlar oluyor mu?
Bu arada ben bunu yapıyorum arkadaşlar.
Temmuz ayında yılbaşı hedeflerime doğru bir yolculuk yaparım.
Bakarım neler olmuş neler olmamış diye.
Ama tabii ki de pek çoğumuz bunu yapmıyoruz.
Şimdi bunun bir sebebi varmış.
Çok güzel bir TED konuşması dinledim geçenlerde.
O TED konuşmasının da linkini açıklamalar kısmına bırakacağım.
Oradan açıp izleyebilirsiniz.
Gerçekten çok çok beğendiğim bir konuşma oldu.
Diyordu ki bir hedefe başladığımızda bizim heyecanımız, o hedefe ulaşmak için yaptığımız aksiyonlardaki keyfimiz tepe noktada oluyor.
Yani çok tepede başlıyoruz.
Sonra dördüncü, beşinci haftalara doğru iyice aşağıya doğru inmeye başlıyor.
Buraya middle problem diyorlarmış yani orta kısım problemi.
heyecan ve motivasyon yeniden yükseliyor biliyor musunuz?
O hedefle ilgili eğer bir deadline varsa yani şöyle düşünün tez yazmaya başladım çok heyecanlıyım 2-3 hafta yazdım motivasyonum düştü sonra tezimi teslim etmek için teslim tarihine
çok yaklaştım ve bir anda yeniden motivasyon yükseliyor çünkü onu bitirmem lazım.
O halde buradan ne öğrenebiliriz?
Hedeflerimiz için bir bitiş tarihi koymamız gerekiyor ve hedeflerimizi olabildiğince kısa aralıklarla koymamız gerekiyor.
Yani şu ortadaki, orta problem var ya, middle problem denen şey, o motivasyonun, keyfin düştüğü yer, orayı yok etmemiz lazım.
Bunun için de genel araştırmacılar günlük ve haftalık hedefler, aylık hedefler, daha kısa vadeli hedefler koymamızı öneriyor.
Bu benim bir teorimi çok destekliyor.
Bu kendi kendime geliştirdiğim bir teoriydi.
Ama bu araştırmayı duyunca dedim ki, inanamıyorum, doğru şey yapmışım.
Ben şuna inanıyorum. Büyük bir hedef koyup da, O hedefe ulaşmak için kendimize tarihler belirlememiz, şunu yapacağım, bunu yapacağım, işte şöyle olacak, böyle olacak dememiz işe yaramıyor.
Çünkü çok ünlü bir söz var ya hayat sen plan yaparken başına gelenlerdir diye.
Hayatın yapısı çok değişken ve sürekli başımıza gelen olaylar değişiyor.
Biz değişiyoruz, hayatımıza giren çıkan insanlar değişiyor.
O tip büyük hedeflere ulaşmak noktasında, uzun vadeli şeylere ulaşmak noktasında başarısız oluyoruz.
Bunun üzerine ulaşamadığımızda motivasyonumuz düşüyor, kendimizi suçluyoruz.
Ben hep şuna inanıyorum.
Başarı yaşadığımız günün içerisinde saklıdır.
Yani eğer ben bugünümü iyi yaşıyorsam, bugün hayallerimdeki insana ulaşmak için çabalıyorsam ya da bugün benim ideal bir günüm olarak geçiyorsa ben zaten başardım.
Her günüm elbette ki mükemmel geçmeyebilir.
Ama odam yani hedefim hep günüm oluyor.
Diyorum ki ben bugün sporumu yaptım mı?
Bugün işte derin çalışmamı yaptım mı?
Bugün sağlıklı beslendim mi?
Bunlara tık atıyorum. Zaten sonrasında ben her gün bunlara dikkat ettiğimde uzun vadeli o hedeflerim kendiliğinden gerçekleşmeye başlıyorlar.
Bu tam olarak şöyle işliyor bende.
Büyük bir hedef var zihnimde.
Ve onu çok istiyorum, onu sürekli hayal ediyorum.
Sürekli olarak vizyonu var kafamda.
Gece onunla yatıyorum, gündüz onunla kalkıyorum.
Ama o sadece orada bir hayal ve istek olarak var.
Ben ona ulaşmayı arzularken her gün küçük küçük kendi eylemlerimi düzenliyorum.
Ve bunu da aslında kendi potansiyelimi en iyi şekilde kullanmak için yapıyorum.
Bu sayede uzun vadeli şeylere ulaşmayı hayal edip böyle kendimden geçip aksiyete ve kaygı çukuruna düşmüyorum.
Diyorum ki evet sadece bugün bunu yapacağım ve bunu yaptığımda ben başarılıyım.
Bu araştırma aracılarında söylediği orta problemi de ortadan bu şekilde kalkmış oluyor.
Önerim günlük, haftalık ve aylık planlar çıkartmanız ve bunları en iyi şekilde gerçekleştirmeye çalışmanız.
Bu arada atölye katılımcılarına hediye edeceğim kitapçıkta günlük, haftalık, aylık plan sayfaları var.
Oraları da kullanabilirsiniz. Hedeflerimizin gerçekleşmesi için bir diğer nokta da harmoniye sahip olmak.
Harmoni dediğimde aklınıza ne geliyor?
Böyle her şeyin birbiriyle dengede olduğu, zorlamanın olmadığı, akış içerisinde olduğumuz bir düzen değil mi?
Aslında zorlanmamak buradaki ana madde.
Bu arada yeri geldiğinde zorlanacağız, ondan da bahsedeceğim.
Ama şu an kolaylaştırmaktan bahsediyorum.
Diyelim ki spor yapmak istiyorum ya da bir egzersiz planım var, günlük olarak yapmak istediğim.
Bunu nasıl en iyi şekilde yapabilirim?
Nasıl kolaylaştırabilirim?
Belki işe giderken yürüyebilirim.
Hatta yolda yürürken bile sesli kitap açarsam ne olur?
Hem kitap okuma hedefim hem de egzersiz hedefim işe giderken gerçekleşmiş olur.
Eğer işe giderken yürümek sizin için gerçekçi bir şey değilse, belki işte markete giderken, ufak tefek işlerinizi hallederken yürümeyi deneyebilirsiniz.
Bu konuda bir ara çok kötüydüm.
Çünkü... Evden asla dışarı çıkmıyorum.
Yani böyle bir şey olamaz.
Yapıştım kaldım eve.
Her şeyi eve söylüyorum.
Market ihtiyaçlarını, suyu, sebzeyi meyveye bile artık eve söylemeye başlamıştım.
Ve sonra dedim ki kendi kendime yani saçmalama.
Dışarı çık. Dışarıya at kendini.
Mesela evde meyve bitti.
Meyveyi almak için dışarı çıktığımda aslında bir hava almış, yürüyüş yapmış oluyorum.
Ve bu şekilde iki tane hedefim aynı anda.
gerçekleşmiş oluyor. Sanırım harmoniyi yani dengeyi sağlayabilmek günlük yapmak zorunda olduğumuz rutinlerin arasına hedeflerimizi, işte gerçekleştirmek istediğimiz şeyleri dengeli
bir şekilde yerleştirmekten geçiyor.
Daha fazla kitap okumak istiyorsanız ama hiç vaktiniz yoksa, belki üç tane çocuğunuz var, belki bir yandan çalışıyorsunuz, bulaşıklarınızı yıkarken sesli bir kitap dinlemek mesela sizin için bir çözüm olabilir.
O mükemmeliyetçi yanı bir kenara bırakmak ve olabilecek en optimal çözümlere yönelmek, kendimiz için bir şeyleri kolaylaştırmak gerekiyor.
İkincisi ise zorlamak.
Şimdi biraz böyle...
Tersiymiş gibi gelebilir az önce anlattığım şeyin ama değil.
Eğer çok uzun süre konfor alanınızda kaldıysanız bazı şeyler için kendinizi zorlamanız gerekiyor.
Bu TED konuşmasını dinlediğim araştırmacı diyor ki o no pain no gain yani acı yoksa sonuç da yok diye çevirebiliriz bunu.
Mantrası gerçektir diyor.
Birazcık kendimizi zorlamamız orada biraz bir canımızın sıkılması biraz acı çekmemiz gerekiyor yani.
Az önce bahsettiğim benim bu evden dışarıya çıkmama şeyim var ya.
Onunla ilgili ben de şöyle bir çözüm buldum.
Bir yoga dersine yazıldım.
Ve bu yoga sınıfı evimden bayağı uzakta bir yerde.
Haftada iki gün sabahları erkenden kalkmam.
Bütün o yolu gitmem.
Ve bir buçuk saatlik bir yoga dersine girmem gerekiyor.
Bu benim için çok büyük bir...
Konfor alanının dışına çıkmak demek.
Fakat bu sayede insanları görüyorum, birazcık yürümüş oluyorum, etrafı, şehri görüyorum, yeni bir yere gidiyorum.
Bunu yapmak zorundayım.
Yoga'dan çıktıktan sonra da genelde bilgisayarımı da yanımda götürdüğüm için yakınlardaki böyle güzel kafelerden birine oturup akşama kadar çalışıyorum.
Bu sayede hani sürekli evin bana verdiği o rehavetten de kurtulmuş oluyorum.
Çünkü özellikle son birkaç aydan beri kendimde fark ettiğim en kötü şeylerden birisi bu.
Sürekli evin içerisindeyim dediğim gibi ve evde durmadan bilgisayarda çalışıyorum.
sosyalleşmek, birileriyle etkileşim kurmaya ihtiyaç duyuyoruz.
O yüzden mesela kendim için böyle bir şey yaptım ve bu yoga dersinde parasını ödediğim için gitmek zorundayım gibi bir his oluyor hep içimde ve gidiyorum.
İnanın bayağı bir iyi geldi bana.
Bu şekilde yeri geldiğinde işleri kolaylaştırmak, yeri geldiğinde ise kendimizi zorlayabilmek de hedeflerimize ulaşmanın önemli bir parçası.
Bir de lütfen hedeflerim gerçekleşmiyor diye.
Üzülmeyin. Bölümün başında da biraz bahsettim hatırlarsanız.
İşte yapıyorum yapıyorum olmuyor kısmından.
Eğer siz her gün kendi davranışlarınızı düzenlerseniz, hayatınızı düzenlerseniz bir şekilde o hedeflere ulaşacaksınız.
Bu gerçek olacak merak etmeyin.
Hedef belirlerken benim önemsediğim bir diğer madde ise yaşamın dengesini sağlamak.
Yani sadece...
İşle ilgili hedefler koymak değil ya da sadece ilişkilerle ilgili hedefler koymak değil.
Yaşamı pek çok alanı olan bir bütün olarak görmek ve bu alanlara ayrı ayrı güzel hedefler koyup bir denge sağlamak.
Benim çok sevdiğim bir egzersiz var.
Hayat çarkı egzersizi.
Bir de bundan farklı olarak yaşam alanları egzersizi var.
İkisi de birbirine benziyor ama farklılar.
Bunlardan bir tanesini atölyede de mutlaka yaptıracağım.
Çünkü gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum.
Hayat hani bir yeri eksik olduğunda, diğeri güzel olduğunda güzel olan bir yer olmuyor.
Benim için mesela işte iş alanında 100 olup da ilişkiler anlamında 0 olmak kötü bir şey.
Onun yerine ilişkilerde 50, işte 50 olmak ve bir dengeye sahip olmak istiyorum her zaman.
Yaşam alanlarınıza şöyle baktığınızda bunları sayabiliriz.
Çevre, yaratıcılık.
İlişkiler, yaşam amacı, maddiyat, sevgi ve bedensel ruhsal sağlığımız.
Bu alanlarla ilgili ne kadar uğraşıyorsunuz?
Bu alanlarda ihmal ettiğiniz...
neler var? Ve bu ihmallerinizi gidermek için neler yapabilirsiniz?
Bu alanlara bakıp da belki de bu şekilde dengeli bir hedefler listesi yaratmaya çalışmak sizin onları başarmanızda daha etkili olabilir.
Çünkü yaşamdaki her alan birbirini destekliyor.
Yani işte yaratıcı bir iş yaptığımızda bu aynı anda maddiyatımızı etkiliyor.
Bizim ruhsal sağlığımızı etkiliyor çünkü kendimizi mutlu hissediyoruz.
Ve çevremizi de etkiliyor çünkü çevremizdeki insanlar bizim mutluluğumuzdan çok etkileniyorlar.
Onlarla daha iyi ilişkiler kuruyoruz.
Ve böyle her şey aslında bir anda toparlanıyor gibi oluyor.
Bu nedenle dengeyi sağlamaya çalışmak hayatımızdaki bütün alanlara eşit ilgiyi ve özeni göstermek gerekiyor diye düşünüyorum.
Bu sene ben de hedeflerimi yazarken buna çok çok özen göstereceğim.
Çünkü geçen yıl o kadar fazla göstermemişim.
Hatta belki atölyede sizlerle birlikte yazarım ben de hedeflerimi.
Şu an bu hoşuma gitti. Hep birlikte yeni yıl hedeflerimizi yazma fikri.
Gerçekten çok hoş bir fikir.
Bunu da düşüneceğim. Toparlamak gerekirse yeni yıl hedeflerimize hatta belki de bütün hedeflerimize ulaşabilmenin yolunu size gösterdim.
Ama bir iki cümleyle de yine özetleyeceğim.
Her gün minik minik adımlar atmak, şu anın, bugünün kıymetini bilmek.
Bakın gerçekten bu andan ve bugünden daha önemli hiçbir şey yok.
Ve bu şekilde çalışmak, bu mindseti içselleştirmek, geleceğe güvenmek, hayata inanmak ve büyük hedeflerimizi zihnimizde, kalbimizde taşıyıp onlara bir gün ulaşacağımızı
bilmek. Alın size başarının sırrı.
Tabii ben burada daha bizim böyle bireysel olarak yapabileceğimiz şeylerden bahsediyorum.
Bazen hayat bizi çok kötü tokatlayabilir, kötü şeyler de olabilir.
Esrafımız, çevresel faktörler bizi kötü etkileyebilir.
Ama bunlarla nasıl baş edebileceğimizi, böyle şeyler olduğunda kendimizi nasıl affedebileceğimizi, bu zorluklara nasıl bakmamız gerektiğini de artık bu podcast'ı dinliyorsanız biliyorsunuzdur diye düşünüyorum.
Çünkü bu konularla ilgili de bir sürü içeriğim var.
Şimdi defterimi önüme açtım.
Önümdeki sayfada 2024 hedeflerim yazıyor.
İlk madde şunu demişim.
Daha fazla arkadaş edinmek.
Yani ya bu dilek gerçek oldu bu arada.
Ama sadece gerçek oldu.
Mesela yanlış bence yazılmış bu buraya.
Daha fazla arkadaşım oldu.
Hatta çok fazla arkadaşım oldu.
Çok fazla insan tanıştım.
Ama şu an hiçbiriyle konuşmuyorum.
Bu yanlış olmuş.
Şimdi ben bunu 2025 hedeflerim listesinde şöyle düzelteceğim.
Uzun süreli. İyi anlaşabileceğim, gerçekten değerlerimizin, amaçlarımızın uyumlu olduğu arkadaşlıklar edinmek yazacağım.
Daha fazla arkadaş edinmek gibi baştan sanma bir madde koymayacağım mesela.
Bu arada cidden 2024 yılı benim için ilişkiler anlamında çok büyük bir hayal kırıklığıydı.
Yani her türlü ilişki anlamında.
Çok sevdiğim bir iki tane dostum hariç.
Herkes hayatımdan çıktı diyebilirim.
Böyle gerçekten üzücü şeylerin de yaşandı.
Bunlarla zaman bitecek diye çok ağladığım zamanlar oldu.
Ama yaşanacak olan yaşanıyor.
Bitecek olan şey bitiyor.
Artık önümüze bakacağız.
Ve daha iyi insanların karşımıza çıkacağına, daha güzel şeyler yaşayacağımıza inanacağız.
Çünkü başka şansımız yok.
İkinci maddem şu. Eskişehir'den taşınmak.
Bu mesela olmayacak bir madde aslında.
Çünkü ben Eskişehir'e yeni taşındım.
Ve neden buradan taşınmak istiyorum?
2024 yılı boyunca ben Eskişehir'den taşınmaya çalıştım.
Ve sanırım bu benim bir şeylerden kaçma mekanizmamdı.
Oldukça da yanlış bir yoldu bence.
Çünkü şu an ihtiyacım olan şey bir yerden bir yere taşınıp yeniden yer değişikliği yapmak değil, daha stabil olmaya çalışmak.
Yani daha böyle geleceğime bakabilecek noktaya kendimi getirmek.
Ama taktım kafaya gerçekten 2024 yılı boyunca taşınacağım da taşınacağım, taşınacağım da taşınacağım.
Eve çok fazla vaktimi aldı bu.
Çok fazla enerjimi de aldı.
Ve gerçek problemlerime odaklanamadım bu süre boyunca.
Şimdi bunu şöyle değiştireceğim.
Evet sonsuza kadar Eskişehir'de yaşamayı düşünmüyorum.
Ama daha iyi bir yere taşınmak, hayalimdeki bir yere gidebilmek için bugün neler yapabilirim diye bakacağım.
İstanbul'da taşınmayı çok istiyorum ama İstanbul'da yaşamayı istediğim bir iki yer var sadece.
Oraya taşınabilmek için, oralarda yaşamak için.
Nasıl bir noktaya getirmeliyim?
Hem işimi hem kendi zihin yapımı.
Belki oradaki insanlarla önden bir arkadaşlık kurabilirim gibi.
Bu tip şeyler yapabilirim bu sene içerisinde.
Ama bir yerden bir yere taşınmak bir hedefi gerçekten koymayı düşünmüyorum 2025 yılında.
Onun yerine bu neden istediğime odaklanmak.
Ve hani bu bir şeyden kaçış için mi bunu yapıyorum yoksa gerçekten buna ihtiyacım mı var bunu keşfetmek ve fark etmek istiyorum.
Fakat bir süre yerimden kımıldamayı gerçekten düşünmüyorum.
Çünkü zaten yeterince sallantıdayım.
Biraz daha böyle stabil kalsam benim için iyi olur.
Üçüncüsü işlerimi büyütmek demişim.
Bu oldu bu arada. Bu gerçekleşti yani.
İşlerim büyüdü. Ama işlerim büyüyünce her şey iyi mi oldu?
Hayır olmadı. Ama buraya girmeyeceğim.
Dördüncüsü... Yine taşınmak yazmışım.
Yani şu an ne diyeceğimi bilemiyorum.
Ben niye bu kadar takmışım kafaya taşınmayı?
Hiçbir fikrim yok. Bu yok.
2025 sisteminde bu olmayacak bilgi.
Şu an kendimle konuşuyorum.
Daha önemli ihtiyaçların var.
Şu an ihtiyacım olan şey taşınmak değil.
Beşincisi yurt dışına gitmek yazmışım.
Hani tatil yapmak anlamında. Bu 2024'te gerçekleşemedi maalesef ki.
Ama 2025'te gerçekleşecek büyük ihtimalle.
Yani biletim falan da var ama hiç belli olmaz benim hayatıma.
Yani gidemeye de bilirim.
O yüzden böyle hani kesin gözle bakmak da istemiyorum.
Ama 2025'te büyük ihtimalle gerçek olur diye düşünüyorum.
Bir diğeri mesela bu çok geniş bir hedef.
Yani hiç spesifik değil, hiç ulaşılabilir değil.
Sadece bir dilek bu aslında.
Hedef değil yani. Şey yazmışım.
Huzur, sağlık ve güven.
Ya tamam teşekkürler.
Bu bir dua olmuş bence.
Hedeften daha çok. E peki bunlar gerçek oldu mu?
Çok şükür sağlığım yerinde.
Çok da dikkat etmeye çalışıyorum kendime.
Huzurum yerinde mi? Yerinde.
Yani içsel huzurumu korumayla ilgili çok ciddi çabalarım var zaten.
Her ne kadar arada stabilizasyonum bozulsa da bunu koruyorum.
Güvende hissediyor muyum? Güvendeyim.
Çok şükür. Bunlarla ilgili problemimiz yok.
Bir diğeri yapay zeka ile ilgili birkaç eğitimimi bitirmeyi yazmışım.
Bunların hepsini yaptım bu arada. Yapay zeka alanıyla çok ilgileniyorum.
Ama bununla ilgili podcastta hiç içerik üretmedim.
Çünkü hani çok podcastın içeriğiyle uyumlu değilmiş gibi de geliyor.
Ama belki üret edebilirim, bilmiyorum.
Ama bu alan çok çok ilgimi çekiyor.
Beşincisi, Instagram ve podcastla ilgili bir takım hedefler koymuşum.
Bunlar gerçekleşmedi. Çünkü ben 2024'te içerik üreticiliği kariyerimle ilgilenmedim.
Yani ilgilenemedim daha doğrusu.
İçerik üreticiliği noktasında çok boşaldığımın farkındayım.
Ama 2025'te bu işe el atıyorum.
Hazırsanız kemerlerinizi bağlayın.
Hem podcastta hem de Instagram'da içeriklerim konusunda çok daha disiplinli ve düzenli olacağım.
Çünkü içerik üreticiliğinin...
Ana işim olmasını istiyorum.
Bunu yıllardır istiyorum ama bunun için çabalamıyorum.
Şöyle farklı işlerin peşinden koşturuyorum.
Bu da benim problemim gerçekten de.
Ama 2025'te bu konuyla ilgili cidden büyük değişimler olacak.
Ve böyle sadece işte Instagram'da şu kadar takipçim olsun, podcast'ım şöyle büyüsün gibi bir hayal kurmayacağım da Instagram için şöyle şöyle stratejilerim var, işte podcast'ım için şu şekilde yapmak istediğim şeyler var gibi
bir liste oluşturacağım.
Bir sonraki maddem düzenli spor ve sağlıklı beslenme alışkanlığına geri dönmek olmuş.
Herhalde o dönemde sağlıklı beslenme ile ilgili bir şeyim vardı, sıkıntım vardı ama bu sene hiç öyle bir şeyim olmadı.
Düzenli spora da gittim, çok sağlıklı beslenmeye dikkat ediyorum.
Burada beni etkileyen iki şey oldu bu arada.
Böyle bir hedefi olan varsa fikir vermesi için söylüyorum.
Birincisi bir personal trainer ile çalıştım.
Çok etkiliydi, yeniden spor rutinime dönmek noktasında beni çok motive etti.
İkincisi ise eve airfry aldım.
Yani airfry aldıktan sonra her şey benim için çok değişti.
Tek yaşıyorum çünkü ve işte küçük bir airfry, tek başına yaşayan bir insanın yemeklerini, sebzesini pişirebilmek için çok basit oluyor.
Çok hızlı pişiriyor, hem sağlıklı.
Yani böyle elim kolum oldu gerçekten de.
Kurabiye kek falan da pişiriyorum.
Hep böyle tek kişilik şeyler.
Ama çok çok işe yarıyor.
Çok da seviyorum. Eğer benim gibi böyle yalnız yaşıyorsanız...
Bence edinebilirsiniz bir tane.
Sonra e-mail bülten başlatmak yazmışım.
Bu oldu. İlhan Postası'na başladım.
Bu arada İlhan Postası'na da ücretsiz abone olmak isterseniz onu da açıklamanın arkasında koyacağım linkini.
Çok da sevildi.
Sanırım 7-8 yazı yayınladım.
Çok da güzel bir takipçi kitlesi de oldu.
Sadece son bir iki aydan beri düzenli yazı yazamıyorum oraya.
Çünkü farklı şeylere yönelmem gerekti.
Ancak yeni yılla birlikte geri döneceğim.
Web sistemi falan oluşturmaya çalışıyoruz şu sıralar.
Odağım orada. Ama Ocak'tan sonra yeniden mail bültenlerim gelmeye başlayacak.
Ve en son olarak da yeni bir iş fikrimden bahsetmişim.
Bunu burada paylaşmayacağım çünkü.
Söylersem gerçek olmaz diye korkuyorum.
Benim böyle bir şeyim de var. Gerçekten olmasını istediğim şeyleri olmadan önce kimseye söylemiyorum.
O yüzden burada söylemeyeceğim.
Ama... Bu hayal gerçekleşebilir gibi.
Yani normalde hiç gerçekleşmeyecek gibi duruyordu.
Fakat Aralık ayında olan bazı kötü şeyler beni yeni kararlar vermeye itti.
Ve belki bu gerçek olabilir.
Bilmiyorum. Hayat gerçekten çok garip.
Bazen başımıza gelen korkunç şeylerden çok iyi şeyler çıkartabiliyoruz.
Bunu nasıl yapıyoruz bilmiyorum. Ya da o zorluğun içerisinden çıkmak için daha öncesine cesaret edemediğimiz şeyleri yapmaya cesaret edebiliyoruz.
Her seferinde hem kendime şaşırıyorum hem de bu olaylara verdiğim tepkilere şaşırıyorum.
Belki bir gün bunlardan da bölümde bahsederim size.
Çünkü gerçekten Aralık ayı ki sadece 11 gün oldu bakın Aralığa gireli.
Bu 11 gün hem çok kötü şeylerin oldu hem de çok yeni ve güzel kararlar aldığım bir dönem oldu.
2024'de iyi bir kapanış yapıyoruz diyebiliriz sanırım.
Belki benim böyle kendi listeme bakıp hedeflerimi yorumlamam.
Size de kendi listelerinize bakıp kendi hedeflerinizi yorumlamanız.
Yanlış yaptığınız, doğru yaptığınız yerleri görmeniz için bir ilham olabilir.
Lütfen bakın neler yaptınız, neler yazdınız.
Ve eğer ulaşamadıklarınız varsa hiç üzülmeyin.
Ben de bakıldığında çoğuna ulaşamadım.
Ama hiç problem değil.
Çünkü bu hedef listesinin dışında ulaştığım ve başardığım çok fazla şey de oldu.
Eminim sizin için de öyledir.
O yüzden hayata güvenin ve her gününüzü en iyi şekilde yaşamaya çalışın diyorum.
Ve artık bu bölümü kapatıyorum.
Benim için çok keyifli bir bölüm oldu.
Her zaman gibi sizlerle burada olduğum için, bu sohbeti yaptığımız için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Hepiniz iyi ki varsınız.
Sizlere muhteşem bir ömür ve harika bir yeni yıl diliyorum.
Umuyorum ki 2025 hepinizin çok mutlu olduğu hedeflerine, hayallerine kavuştuğu bir yıl olur.
Sizleri seviyorum. Kendinize çok çok iyi bakın.
Genel Sesler Podcast'inin bir sonraki bölümünde görüşmek üzere.
başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
