
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bol bol kitap, web sitesi ve kaynak önerileri verdiğim, kendini geliştirme kavramına yakından baktığım ve durmadan muhteşem kelimesini kullandığım bir bölüme hoşgeldiniz :) Bu bölümü siz istediniz ben de yaptım. Yaşamaya devam ettiğim müddetçe gelişmeye ve öğrenmeye devam edeceğimi düşünürsek bu listelere eklenecek daha çok şey olacaktır. Ben keşfettikçe yeni şeyler de sizlerle buluşmaya devam edecek. Dinlemeye başlamadan önce lüfen elinize kalem, kağıt alın veya dijital bir not defteri alın. Çünkü bu bölüm not edilecek çok şey var. Şimdiden keyifli dinlemeler. Bir de merak ediyorum bu açıklama kutusunu okuyor musunuz? Eğer okuyorsanız okudum diye bana yazın :) Merak ediyorum kaç kişi okuyor.
Film Listesi: https://www.imdb.com/list/ls532853957/edit?ref_=ttls_edt
Dizi Listesi:
https://www.imdb.com/list/ls532876153/
Belgesel Listesi: https://www.imdb.com/list/ls532873655/
*******
EMAİL: genelsesler@gmail.com
INSTAGRAM: genelseslerpodcast
Transkript
Genel Sesler podcastinden herkese merhaba, ben Bilge.
Nasılsınız? Umuyorum ki hepiniz oldukça iyisinizdir, keyfiniz yerindedir.
Bugün bir önceki bölümde sözünü verdiğim bir konuyla karşınızdayım.
Konumuz kendini nasıl geliştirirsin?
Bu bölümü yapmaya karar verdiğimi söyledikten sonra o kadar çok mesaj, mail geldi ki bir stres altında hissetmeye başlamadım değil.
Daha öncesinde hiçbir bölüm için bu kadar heveslenilmemişti.
Ben de oldukça heveslendim ve bu bölüm için hazırlanırken baya bir seçici olmaya çalıştım itiraf etmem gerekirse.
Bölümün içeriğine tam olarak geçmeden size bir haber vermek istiyorum.
Genel Sesler artık Podcast BBT'nin bir parçası oldu.
Bunu Instagram'da duyurmuştum.
Yeni bir logomuz da var. Eminim ki fark etmişsinizdir.
Kafasında şapka ve elinde mikrofonu olan o kız elbette ki benim.
Omzumdaki ise her zaman podcast kaydettiğim anları bekleyip bir anda çığlık çığlığa ortalığı yıkmaya başlayan kuşum.
Kaç defa onun yüzünden bu podcast'a ara vermek zorunda kaldım.
Bazı kısımları yeniden kaydetmek zorunda kaldım.
Onun çığlıklarını kesmek için.
Ne hallere düştüm.
Bu podcast'ı kıskandığını düşünüyorum kendisinin.
Bence o burada konuşmak istiyor.
Cik cik. Maalesef ki böyle bir şey mümkün değil.
Ama belki siz isterseniz gelir.
Neden olmasın? Kulaklarınız birazcık tırmalar tabii ki de.
Pekala. Artık esas konumuza geçebiliriz bence.
Öncelikle şunu belirteyim.
Burada bahsettiğim her şeyi benim kendi kişisel olarak tecrübe ettim.
okuduğum, izlediğim, yararlandığım şeyler.
Yalnızca bunlar yok elbette ki dünya üzerinde.
Bunlardan çok daha iyi kaynaklar vardır.
Çok daha iyileri vardır. Ben bilmiyorumdur.
Olabilir. Ben kendi bildiklerimi paylaşıyorum yalnızca.
Gerçi paylaşacağım. Pek çok eserin insanlar tarafından beğeniyle karşılandığını, yazarlarının çok kıymetli insanlar olduklarını göreceksiniz.
Ama ne olursa olsun her zaman her şeyin bir kat daha iyisi olabilir.
Bunun farkındayım. Dinlerken de böyle dinleyin.
İlla bunları okumak bunları...
izlemek zorunda değilsiniz kendinizi geliştirmek için.
Fakat bu dediklerimi yaparsanız ve verdiğim kaynakları kullanıp verdiğim tavsiyeleri okuyup izlerseniz kendinizi bayağı bir ileriye taşırsınız.
Şunu da belirteyim.
Bu verdiğim kaynaklar, paylaşacağım şeyler genellikle başlangıç ve orta seviye olacak.
Çünkü özellikle kitap listelerini yaparken Oldukça bunalıma girdim.
Nasıl hazırlayacağımı bilemedim.
Çok fazla kategori vardı.
Kendi kütüphanemden ve okuduğum kitaplardan yola çıkarak bir liste hazırlıyordum ve fark ettim ki bilim, felsefe, psikoloji, tarih, sosyoloji, teknolojinin ne alanda ararsanız
kaynak var okuduğum ve faydalandığım.
Bu nedenle her kategoride beşer tane kitap.
Bunlar genellikle başlangıç ve orta seviye kitapları olacaklar zaten.
Bunlarla başlayıp ondan sonrasında eğer o alanda daha fazla şey öğrenmek isterseniz daha ileri okumalar yapabilirsiniz.
Zaten bunları da araştırarak kendiniz de bulabilirsiniz ya da çok merak ederseniz bana sorabilirsiniz.
Ama özellikle ileri seviye şeyleri çok paylaşmadım.
Çünkü ben de çok ileri seviye okumalar yapmadığım gibi aynı zamanda pek fazla okumak isteyeceğiniz ya da okuduğunuza zevk alacağınızı düşünmüyorum.
Eğer konu hakkında önceden fikriniz yoksa fakat benim size verdiğim bu tavsiyelerle hiç fikriniz olmayan bir konuda dahi yavaş yavaş kendinizi geliştirip bilgi sahibi olmaya başlayabilirsiniz.
Yani ben hepinizi böyle karşımda sıfır biliyormuş gibi kabul ettim.
Kısırıma bakmayın. Eğer birazcık biliyorsanız orta seviyeleri de okuyabilirsiniz.
Söyleyeceğim zaten hangi kitapların başlangıç hangisinin orta seviye olduğunu ama ileri seviyeleri paylaşmıyorum.
Bu konuda anlaştık mı? Bence anlaştık.
Bilim ve belgesel listelerimiz var.
Bu listeleri ben IMBD'de liste şeklinde yaptım ve listeleri herkese açık hale getirdim.
Onların linklerinde. Aşağıda ne ya?
Burası YouTube mu? Onların linklerini de podcast'ın açıklamalar kutucuğunda paylaşacağım.
Aynı zamanda Instagram'da post olarak da hazırlamayı planlıyorum.
Ama film listesinde bir 50 tane film var yanılmıyorsam onları nasıl post haline getiririm bilmiyorum.
Bakacağız. Şunu bilin isterim.
Bütün filmleri, bütün belgeselleri, her şeyi, kitapları tek tek ellerimle seçtim.
Gerçekten. Arada gözden kaçanlar elbette ki olmuştur.
Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım.
Unuttuklarım olduysa artık...
Yapacak bir şey yok. Onları da sizinle sonradan paylaşırım aklıma geldikçe.
Bir de bu bölümde kendini geliştirmekten kastım.
Daha çok kültürel ve entelektüel olarak kendini geliştirmek.
Yani zihinsel bir gelişimden bahsediyorum.
Tabi okuduğunuz kitaplar ve öğrendiğiniz şeyler size ruhsal değişimlere de sebebiyet verecektir.
Ama gelişmenin çok fazla yönü var.
Bundan bir önceki bölümde de hatırlarsınız.
Eğer dinlediyseniz bahsetmiştim.
Belki sosyal yeteneklerinizi geliştirmek, iletişiminizi kuvvetlendirmek, finansal yönetiminizi, para yönetiminizi geliştirmek, belki spritüel bir insansanız spritüel yönünüzü geliştirmek, aile ilişkilerinizi
geliştirmek. Yani pek çok yönde hayat gelişimi açık bir yer.
Ama dediğim gibi ben burada daha çok kültürel, entelektüel ve bilgi odaklı bir gelişimi mercek altına alıyorum.
Kendini geliştirmek deyince benim ilk aklıma gelen şeylerden birisi de Kendini birazcık tanımak.
İnsan dediğimiz canlı aslında çok bilinçli olarak hareket etmiyor.
Bizler birazcık mantık dışında aslında çalışıyoruz.
Çoğu hareketimizi otomatik olarak yapıyoruz.
Mesela hiç fark ettiniz mi kendinizi de bilmiyorum.
İşte yemekten sonra bir tane sigara yakarsınız.
Bu sizin hani... Farkında olmadan yaptığınız bir şeydir.
Ya da gece yatağa yatmadan önce dişlerinizi fırçalarsınız ve bunun için bir efor sarf etmezsiniz.
Otomatik olarak yaparsınız.
TV'yi açtığınızda belki bir paket cips aranırsınız.
Ya da mesela ben şunu çok yaşıyorum.
Telefonumu her zaman belli bir yere koyarım evde ve telefonuma ulaşmak için bir 10-15 dakika diyelim telefonla ilgilenmedim.
Ona ulaşmak için kolum direkt olarak oraya gidiyor.
Kendimi telefondan uzak tutmak istediğim zamanlarda telefonu oradan alıp dolabın içerisinden kaldırıyorum.
Orada olmadığını aslında bilincimde biliyorum ama alışkanlık olarak kolum oraya gidiyor.
Ya da telefonu yine elinize aldığınızda otomatik olarak bazı sosyal medya uygulamalarınıza parmağınız gidebilir.
Hatta bunu test etmek istiyorsanız o çok girdiğiniz uygulamayı silin.
Ve fark edeceksiniz sildiğinizi bildiğiniz halde otomatik olarak eliniz oraya gidecek.
Tüm bunlar gösteriyor ki bizler aslında çoğu hareketimizi düşünmeden otomatikleştirerek yapıyoruz.
Kendinizi eğer tanımak istiyorsanız önce kendinizi birazcık incelemelisiniz uzaktan.
Bence bunun iki tane yöntemi var kendi kullandığım.
Psikoterapi dışında elbette.
Hani o daha çok bir ücret vererek dışarıdan destek olarak yapacağınız bir şey.
Ama kendi kendinize yapacağınız iki şey var.
Birincisi sabah kalkar kalkmaz.
Elinizi ve yüzünüzü dahi yıkamadan direkt oturup yazmaya başlamak.
Rüyalarınızı, içinizden gelenleri, aklınızdan gelenleri bilinç akışı şeklinde deftere geçirmek.
Bu pratiği uzun zaman yapınca gerçekten o zihninizin altında kalan şeyler...
gün yüzüne çıkmaya başlıyor ve kendinizi tanımaya birazcık daha yaklaşıyorsunuz.
İkincisi ise mindfulness pratikleri yapmak.
Yani meditasyon yapmak.
Bu da daha demin bahsettiğim, farkında olmadan otomatik olarak geliştirdiğimiz bazı davranışları bizi mutsuzluğa sürükleyen ama anlamadan, durmadan, durmadan yaptığımız aynı
hataları görmemizi ve fark etmemizi sağlıyor.
Hayatta kaçırdığımız o kadar çok an var ki bu otomatikleşme yüzünden.
Kendini geliştirme noktasının bence ilk adımı bu.
Kendini ve insan doğasını.
Birazcık tanımaya başlamak.
Bunun için de dediğim gibi iki pratik yöntem önerdim şu an size.
Sabah uyanır uyanmaz yazmak ve meditasyon yapmak.
Eğer imkanınız varsa elbette psikoterapi almak da müthiş olacaktır.
Diğer bir taraftan da eğer kendinizi bilgi olarak, entelektüel ve kültürel olarak geliştirmek istiyorsanız gerçekten kendi eğitiminizin sorumluluğunu almanız gerekiyor.
Bu iş bence yalnızca canın istediğin zaman okuyarak, canın istediğin zaman bir şeyleri izleyerek olacak bir şey değil.
Elbette onlar da size bir şeyler katar ama düzenli bir gelişim, daha düzenli bir şeyleri öğrenme, pratiği geliştirmek için lütfen kendi kendinizin sorumluluğunu Alın.
Öğrenmeyle ilgili de ben zamanda bir bölüm kaydetmiştim.
İstediğin her şeyi en hızlı ve en etkili nasıl öğrenebilirsin diye.
O bölümü dinleyebilirsiniz.
Çünkü biliyorum aranızda çok fazla İngilizce öğrenmek isteyen var.
Bana İngilizce konusunda ne kadar mesaj geldi gerçekten bilmiyorum.
Bu konu üzerine belki ayrı bir bölüm yaparız nasıl İngilizce öğrenirsin diye.
Ben bu bölümde de birazcık size kaynaklar vereceğim.
İngilizcenizi geliştirmeniz ve eğer başlangıçtayız.
Sanınız öğrenebilmeniz için.
O halde kaynakları vermeye başlayayım.
İnanın birazcık korkuyorum böyle kaynaklardan bahsederken sizi sıkacağım diye.
Ama bunu siz istediniz. Gerçekten de siz istediniz.
Şimdi en başlangıçta benim size tavsiye edeceğim bazı kitap serileri var.
Birincisi Domingo yayınlarının 50 fikir serisi.
Bu kitaplar şu şekilde.
Gerçekten bilmen gereken 50 sanat fikri, gerçekten bilmen gereken 50 fizik fikri, 50 matematik fikri, 50 mimari fikri gibi gibi.
Bu kitapları okuduğunuzda o kitabın başlığında yer alan konuya göre bir üstün körü bilgi edinmiş oluyorsunuz.
İşte genel olarak... O alanın ana akımları nedir?
Belli bir çerçeve çıkmış oluyor karşınıza.
İkinci tavsiye edeceğim seri ise alfa yayınlarının bastığı bir seri.
O da şöyle bilim kitabı, sinema kitabı, müzik kitabı, mitoloji kitabı, astronomi kitabı diye isimleri var.
Diyelim alfa yayınları, bilim kitabı diye aratırsanız bahsettiğim kitabı görüp onun serisini de oradan görebilirsiniz zaten.
O seri 50 fikir serisine göre...
daha kalın ve daha büyük antiklopedik tarzda birazcık daha kitapların bulunduğu bir seri.
Onu okuduğunuzda da konuya baya baya hakim olmaya başlarsınız diye düşünüyorum.
Üçüncü serimiz ise Dosteynevi'nin bastığı Kültür Kitapları serisi.
Bu seride küçük küçük cep kitabı boyutunda kitaplar basılıyor ve her bir kitapta farklı bir konu işleniyor.
Yani size şöyle söyleyeyim Rus edebiyatından varoluşçuluğa.
İşte varoluştuluktan dadıizme, tapınak şövalyelerine, siyonizme, klasik müziğe kadar her şey var.
Ne ararsanız. Ben Dost Yayın Evi'nin bu Kültür Kitapları serisini çok beğeniyorum.
Çünkü hem küçük hem ucuz hem de başlangıç olarak çok iyi.
Burada Alfa Yayınları'nın kitapları birazcık pahalı.
50 Fikir serisi birazcık daha orta fiyatlı.
Belki de o öğrenmek istediğiniz konuda başlangıç olarak Dost Yayın Evi'nin Kültür Kitapları serisindeki...
versiyonunu okuyup sonra diğerlerine geçirebilirsiniz.
Ama şunu da ekleyeyim. Alfa yayınlarının bastığı bu kitaplar gerçekten çok eğlenceli ve okunması çok keyifli.
O yüzden sizin kararınız.
Bu serilerde kitaplardan öğrenmek istediğiniz konuya başlangıç yapabilirsiniz.
Şimdi gelelim birazcık daha alt başlıklara.
Benim ana ilgi alanlarımdan biri olan sanata.
Sanat konusunda bir şeyler öğrenmek, okumak, sanatı daha iyi anlamak istiyorsanız bence İlk alacağınız kitap Ernest Gombrich'in Sanatın Öyküsü kitabı olmalı.
Bu kitap Remzi Kitabı tarafından basılıyor.
Gerçekten pahalı. Ben dolar bu hale gelmeden önce almıştım ve sanki kendime iPhone almış, bilgisayar almış kadar falan mutluyum yani.
Fiyatı çok artmış. Ama eğer alırsanız...
Bence verdiğiniz para boşa gitmez.
Sanata ilginiz varsa bu kitabı kesin bir kenara not edin.
İki tane kitap var bundan sonra.
Ayrıntı yayınlarından çıkan Sanatın İcadı ve Sanatta Anlamın Görüntüsü isimli kitaplar.
Bu iki kitap sanatın öyküsünden sonra okumanız daha mantıklı olur.
Bir diğeri Koç Üniversitesi yayınlarından çıkan Sanat Tarihinin Tarihi.
Koç Üniversitesi yayınları bu arada çok iyi bir yayın evi.
Ben bastıkları bütün kitapları takip ediyorum.
Siz de takip etmenizi tavsiye ederim.
Özellikle bilim ve sanat üzerine çok iyi kitaplar basıyorlar.
Son tavsiye edeceğim kitap ise John Berger'in Görme Biçimleri.
Görme biçimlerini buradaki herhangi bir kitabı okumadan dahi okuyup çok iyi şeyler öğrenebilirsiniz.
Bence John Berger'in bütün kitaplarını ama bakın özellikle ben manzaralar kitabını çok severim.
Sanat üzerine harika yazıları var ve bu konuda kendisini kanıtlamış birisi.
John Berger'in kitaplarından sanat üzerine çok fazla şey öğrenebilirsiniz.
İkinci alt başlığım ise felsefe.
Felsefe konusunda çok iddialı değilim.
Genel olarak felsefe akımlarını biliyorum.
Bir de Spinoza felsefesi, Stovacılar ve Varoluşçu felsefe üzerine okumalar yapıyorum.
Geri kalan alanlarda gerçekten çok fazla bilgim yok.
Bu nedenle başlangıç olarak Ahmet Aslan'ın Felsefeye Giriş kitabı ve Bertrand Russell'ın Batı Felsefesi Tarihi kitapları 3 kitaptan oluşan bir seri okumanız iyi olacaktır.
Eğer ondan sonrasında siz de benim ilk alanlarımda okumak isterseniz bence Spinoza'nın Etikası, Seneca'nın ahlak mektupları kesinlikle okunmalı.
Bir de Etika'dan önce Diogo Tatia'nın Spinoza bir başlangıç isimli bir kitabı var.
Dost Kitabı tarafından basılıyor yine.
O kitabı okumanızı çok tavsiye ederim.
Genel anlamıyla Spinoza'yı ve onun felsefesini anlamaya bir başlangıç olarak.
Bir de Sartre'ın...
Bulantı kitabını okuyun derim.
Bulantı daha çok edebi eser olarak da kabul edilebilir gerçi.
Ama aynı zamanda felsefi edebi bir eser olduğu için felsefe kategorisine aldım.
Üçüncü alt başlığımız ise psikoloji.
Şimdi psikoloji alanında ben elbette ki size kuramsal kitaplar tavsiye edemem.
Bu da oldukça zaten sıkıcı olurdu.
Benim bu psikoloji başlığı altında topladığım kitaplar ama tamamıyla bilimsel ve gerçekten de çok...
önemli psikologlar tarafından yazılmış bilimsel araştırmaların sonucunda buldukları gerçekçi verileri sundukları kitaplar.
İlki, Pozitif Psikolojinin kurucusu Martin Seligman'ın Gerçek Mutluluk isimli kitabı.
Bu kitabı okursanız eğer genel anlamıyla pozitif psikolojiyi öğrenirsiniz.
Ben şahsen pozitif psikolojinin öğrettiği her şeyi hayatımda çok kullanıyorum.
Bunu da artık bin kere falan söylemişimdir.
Bence Gerçek Mutluluk kesinlikle okunması gereken bir kitap.
İkincisi... Andrea Duckworth'ün Azim isimli kitabı.
Bu kitaptan hatırlayan hatırlar, başarının sırrı nedir isimli bölümde çok bahsettim.
Hatta bölümü sırf bu kitap üzerinden yapmıştım.
Muhteşem bir kitap. Üçüncüsü, Mihal Çıksen Mihal'in Akış, Mutluluk Bilimi isimli kitabı.
Bundan da çok bahsettim. O yüzden üzerinde durmayacağım.
Dördüncüsü, Hayatı Yeniden Keşfedin isimli kitap.
Bu da psikolojik yayınlarından çıkıyor.
Şema terapiyi anlatan.
Şemalarınızı anlamanızı sağlayacak olan bir kitap.
Ben şema terapi gördüğümüzde söylemiştim zamanında.
Bunu da terapiye başlamadan önce terapistim okumamı tavsiye etmişti.
Gerçekten okuduğunuzda şemalarınızı, o hayata bakarken kullandığınız belli kalıpları çözebileceğiniz çok çok faydalı bir kitap.
Sonuncusu ise Daniel Kahneham'ın Hızlı ve Yavaş Düşünme isimli kitabı.
Daniel Kahneham bir psikolog.
Aynı zamanda yaptığı çalışmaları nedeniyle ekonomi alanında Nobel ödülü aldı.
Bu kitap ise bizim düşünce sistemlerimiz üzerine yazılmış muhteşem bir kitap.
Düşünmeyi öğrenmek için bence bu kitabı okuyun.
Bir sonraki kategorim ise edebiyat.
Edebiyatı şöyle yaptım.
Bir Türk edebiyatından sevdiklerim, bir dünya edebiyatından sevdiklerim, bir de klasiklerden sevdiklerim olarak.
Allah'tan kitap listesini azaltmışım.
Vallahi azaltmasam ne olurmuş bilmiyorum.
Çok kıymetli eserler var elbette ama benim ilk beşime girenler şu şekilde.
Tabii ki de Yaşar Kemal'den İnce Mehmet serisi, İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar atlası.
Bu kitaba aşık falanım yani iki üç kere okudum.
Peyami Safa'dan Yalnızız, Oğuz Atay'ın Korkuyu Beklerken ve Latife Tekin'in Sevgili Arsız Ölüm isimli kitabı.
Bu beş kitap bence kesin dokunmanız gerekiyor.
Onların o Türkçelerine, yazım güçlerine, hayal dünyalarının muhteşemliğine hayran kalacaksınız.
Çok kıymetli yazarlar, çok kıymetli eserler.
Klasiklerde ise 3 kitap seçtim yalnızca.
Bence kesinlikle okunması gereken olduklarını düşündüğüm.
Victor Hugo Sefiller, Dostoyevski, Kramazov Kardeşler, Tolstoy, Savaş ve Barış.
Hepinizin büyük ihtimal bildiği, duyduğu kitaplar bunlar.
İş Bankası Baskısı. Lütfen tam metin olarak okuyun eğer okuyacaksanız.
Bu üçünün arasında en sevdiğim sefillerdir.
Sefiller zaten benim tüm zamanlarda okuyup da en sevdiğim kitaptır.
Kaç kere okudum ben bilmiyorum. Herhalde 9-10 kere okumuşumdur çocukluğumdan beri.
Elbette ki ilk okuduğumda tam metin olarak okumamıştım.
Hatta bunun hikayesini anlatmadan geçemeyeceğim.
Sefilleri ilk 9 yaşımdayken yani 3.
sınıfa giderken Kırtasiye'den aldığım cep kitabı.
boyutunda okumuştum. Ve düşünebiliyor musunuz?
Neredeyse 1500 sayfalık eseri cep kitap şeklinde 50 sayfaya indirmişler.
Ama ben sonunda o kadar çok ağlamıştım ki.
Sonra biraz daha böyle 500 sayfalık bir baskısını okudum.
Tabii o da sadeleştirilmiş versiyonuydu.
Sonra o sadeleştirilmiş versiyonu bir kez daha okudum.
Bir kez daha okudum. O zamanlar 7 ve 8'e gidiyordum.
Sonrasında elbette ki tam metin şeklinde.
Basımını aldım. Onu da okudum.
Haladır açıp açıp okurum.
Bence muhteşem bir kitap yani.
Çok çok seviyorum. Daha ne kadar öveyim?
Hiçbir kitabı bu kadar övmedim şimdi ne kadar bahsettiğim.
Dünya Edebiyatı yani Modern Dünya Edebiyatı'ndan ise Mancada Sabo'nun İzan'ın Şarkısı.
Bu kitaptan bir kez daha bahsetmiştik.
Kesinlikle okunmalı bence.
Haruka Murakami'nin Renksiz Tusukuru Tazaki'nin Hac Yılları isimli kitabı.
Bu kitabı okuyup hayatı değişen birisini tanıyorum.
Ama ben bilerek tavsiye etmiştim kendisine.
Yani sizin de okuyup hayatınız değişecek asla demiyorum.
O kişinin bu kitabı okumaya ihtiyacı vardı ve okuduktan sonra gerçekten de değişti.
Kendimi burada tebrik ediyorum. Doğru insanlara doğru kitapları tavsiye etmek konusunda gerçekten çok ustayımdır.
Bir diğeri ise Kazuha Ishiguro'nun...
Doğru telaffuz ettim.
Bakın burada yanlış telaffuz ettiğim bütün yazar isimleri için şimdiden üzgün olduğumu bildiriyorum.
Sakın beni düzeltmeye kalkışmayın.
Zaten benim doğru okumak gibi bir iddiam yok.
Kazoha İşagora'nın, İşagora'nın...
Beni Asla Bırakma isimli kitabı.
Biliyorsunuz bu yazar 2018'de yanılmıyorsam Nobel Edebiyat Ödülünü aldı.
Beni Asla Bırakma ise bence yazdığı en iyi kitap.
Kesinlikle okuyun hatta sonra filminde izleyin.
Bir diğeri Jose Saramago'dan Körlük.
Yani bu kitabı aslında koymayacaktım çünkü zaten uzun zamandan beri Türkiye'deki çok satanlar listesinin başlarındaydı hep.
Ama yine de okumayanlar için bence Körlük kesinlikle okunması gereken bir eser.
Aynı şekilde Jose Saramago'da Portekizli bir yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü var.
Son kitabımız ise Milan Kundera'nın Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği.
Milan Kundera da aynı Sartre gibi varoluşçu edebiyatçılardan birisidir ve varolmanın dayanılmaz hafifliği kendisinin bence en güzel eseri.
Edebiyat kategorisi altında bahsettiğim bütün kitapların sizde hem dil kullanımını, yazma yeteneğinizi hatta konuşmanızı bile değiştireceğini düşünüyorum.
Çünkü edebi eserleri okumak iletişimimizi ve sözcük dağarcığımızı geliştiriyor.
Hep bana yazıyorsunuz ya işte bilgi, iletişim, insanlarla konuşmak üzerine ne tavsiye edersin, ne konuşursun.
Bu çok geliyor bu arada. Bu konuda çok bir tavsiye vermekten kaçınıyorum ama...
Güzel konuşma, hikaye anlatma ve etkili iletişim kurmak üzerine dört tane kitap tavsiye edeceğim.
O sürekli bana yazanlara gelsin bunlar.
Carmine Gallo'nun Ted gibi konuş ve hikaye anlatıcısının sırrı isimli iki kitabı.
Bu kitaplardan çok bahsettiğim Instagram'da tavsiye ettim.
Bir kere bunları bir okuyun bence.
Sonra söz söyleme ve iş başarma sanatı.
Daniel Carnegie'in kitabı bu.
Bir diğeri ise The kitap yayınlarından çıkan iletişim kitabı isimli kitap.
Burada da kırk... iletişim fikrinden bahsediyor.
Bu dört kitabı bir okuyun bakalım.
Nasıl bir katkı sağlayacak?
Aslında böyle bir kategori yapmayacaktım ama sırf siz istediğiniz için, yazdığınız için yaptım bu kategoriyi.
Bir diğer sıralamamızda ise bilim kitapları var.
Bilim kitapları konusunda asla çok iddialı değilim.
Ben tamamen bu konuda çok başlangıç seviyesindeyim yani.
Ama benim okuyup anladığım, ben anlıyorsam herkes anlar dediğim kitapları tavsiye edeceğim.
Bu kitaplar bizim biyolojimizde, evrenimizde, Alakalı kitaplar ve bence kesinlikle okunmalı.
Birincisi Carl Zimmer'ın Evrim isimli kitabı.
Carl Zimmer'ın Evrim kitabını gözüm kapalı tavsiye ediyorum.
Evrim hakkında sahip olmanız gereken çoğu bilgiye sahip olacaksınız bu kitabı okuduktan sonra.
Bir diğeri ise Fizik hakkında 7 kısa ders.
kitap can yayınlarından çıkıyor.
İncecik bir kitap ve benim gibi eğer fizik ve matematik cahili bir insansanız anlayabileceğiniz o hep konuşulan ve anlamadığınız konuları anlamanızı sağlayacak muhteşem bir kitap.
Kısacık zaten yani bu kitabı kesin alın ve kesin okuyun.
Bir diğeri Steven Pinker'ın Doğamızın İyilik Melekleri isimli kitabı.
Bununla ilgili bilgi etsin bir sözü vardı yanılmıyorsam.
Neydi o? Keşke bu kitabı mezun olan bütün çocuklara hediye edebilsek mi?
O minvade bir şeydi yanılmıyorsam.
Bunun da bakın oldukça kalın bir kitap bu arada.
Alfa yayınlarından çıkıyordu yanılmıyorsam.
O yüzden en son bu kitabı okuyabilirsiniz.
bilim alanında yani diğer tavsiye ettiklerimi falan okuduktan sonra en son buna geçin.
Çünkü bundan başlarsanız eğer kalındığı nedeniyle gözünüz korkup vazgeçme ihtimaliniz var.
Bir diğer kitabımız Carl Sagan'ın Soluk Mavi Noktası.
Bu kitap benim ilk bilim kitapları okumaya başlamamı sağlayan kitaptır.
Carl Sagan zaten muhteşem bir bilim insanı.
Soluk Mavi Nokta dediği şey ise bizim dünyamız.
Bu konuyla ilgili de Instagram'da bir post hazırlamıştım.
Soluk Mavi Nokta Okunması gerekenler listesinin başında bence.
Bir diğer kitabımız ise Şahankarıl'ın Büyük Resim isimli kitabı.
Aynı zamanda yine Şahankarıl'ın Zamanın Kozmolojik Tarihi isimli eserini de şiddetle tavsiye ederim.
Ama ikisinden birini de okuyabilirsiniz.
Yani beş kitap diyorum ama hep aşmış listeler aslında beş kitabı.
Bir diğer alt başlığa geçiyorum uzatmadan.
Bu da Tarih. Tarihi bence öğrenmek önemli.
Ben bu konuda yine her zaman gibi asla uzman değilim.
Ama tarih okumaları yapmaya bence iletişim yayınlarından çıkan Tarih Nedir?
isimli kitapla başlanabilir.
Sonra İş Bankası yayınlarından çıkan Jack Godoy'un yazdığı Tarih Hırsızlığı isimli kitapla devam edilip peşinden Bernard Lewis'in tarih notları okunup
Ondan sonra da Erik Hossbaum'un Derim Çağı, Sermaye Çağı, İmparatorluk Çağı, Aşırlıklar Çağı isimli dört kitaplık eserini okuyup bu dosyayı kapatabilirsiniz.
Hayır kapatmayın.
Bir dakika bir şey daha ekleyeceğim. Bir de Mircea Elaydi.
Aman Allah'ım bu kesin böyle telaffuz edilmiyor.
Telaffuzuma bakmayın yazarın adını.
Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi isimli üç kitaplık eseri.
Bunu da okuyup... Artık bu kısmı kapatabilirsiniz eğer istiyorsanız.
Bu verdiğim listeyi okursanız bu arada tarihle ilgili hani baya bir bilgi dolmuş olacaksınız ve bence şu an yaşadığımız zamanı anlamaya özellikle bu siyaseti sadece bizim ülkemizdeki siyaseti değil
dış siyaseti ve dünyanın içinde olduğu durumu anlamaya daha çok yakınlaşacaksınız.
Çünkü bir söz vardır ya hep söylenen tarih tekerrürden ibarettir diye gerçekten de öyle.
Okudukça daha iyi anlıyorsunuz.
Bir şey yeni değil. Bir de ben listeye feminist okumalar da eklemek istedim.
Bence kendini geliştirmek deyince bu da işin içerisine girmeli.
Özellikle toplumsal cinsiyet kalıpları üzerine düşünmemiz ve yaşadığımız ülkede neden bu kadar çok kadın cinayeti olduğunu, neden haladır çoğu kız çocuğunun okuyamadığını, genç yaşlarda evlendirildiğini,
özellikle pandemiyle birlikte kız çocuklarının okula gitmemeleri bahane edilerek, fiziki olarak yani hani.
İnternetten okuyorlar ya güya kullar da alınmaları ve evlendirilmeleri üzerine düşünmemiz lazım.
Diyeceksiniz ki belki bilgi bu feminist okumalarla mı düşüneceğiz?
Evet genel olarak kadınların tüm dünyadaki kadınların verdiği mücadeleyi görmemiz gerekiyor ve mücadele etmeyi öğrenmemiz gerekiyor.
Bu yüzden ben kadın veya erkek fark etmeden bu arada bütün dinleyicilerinden bu kitapları okumalarını rica ediyorum.
Kadınsanız zaten kesinlikle okuyun.
Erkekseniz... Yine kesinlikle okuyun.
Kadınları anlamaya çalışın.
Elbette ki bu listenin ilk başında Simone de Beauvoir'ın İkinci Cinsiyet isimli kitabı gelir.
Bununla başlanmalı bence.
Ama bu biraz kalın bir kitap derseniz.
Başlangıç olarak Bell Hooks'un Feminizm Herkes İçindir kitabı da tercih edilebilir.
Oldukça ince ve ceb kitabı boyutundadır.
Bir diğer, üçüncü tavsiye edeceğim kitap ise Sara Ahmed'in Feminist Bir Yaşam Sürmek isimli kitabı.
Bir de elbette ki eğer bu ülkenin çocuklarıysak Atatürk'ün unutuğunu okumamız lazım.
Bir de eğer Atatürk'ün yaşamın üzerine daha önce okuma fırsatınız olmadıysa Lord Kinross'tan Atatürk kitabını ve Halil Nalcık'la İlmer Ortaylı'nın yazdığı Atatürk isimli kitapları okuyun.
En azından bir bilginiz olsun.
Bu araştırmalar yapmış, kendilerini geliştirmiş, tarih üzerine yıllarını vermiş insanların Atatürk hakkında yazdıklarını okuyun.
Anlayın. Atatürk'ü sevmiyorsanız da bence okuyun.
Neyi sevmediğinizi bilin.
Nutu'yu da okuyun. Seviyorsanız sevmiyorsanız her neyse.
Ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışın.
Onun Türkiye hayalini, onun kurmak istediği ülkenin hayalini anlamaya çalışın.
Çünkü sonuçta kendimizi geliştiriyoruz.
Sadece kendimiz için mi geliştiriyoruz?
Hayır. Ben öyle düşünmüyorum asla.
Kendimizi geliştirip sonrasında etrafımıza taşabilmek.
Etrafımızı, yaşadığımız yerleri değiştirebilmek için gelişiyoruz.
Sadece bencilce kendimiz için değil.
O yüzden yaşamak istediğimiz hayatı ve bu ülkenin geleceğini de düşünmemiz gerekiyor.
Buraya da değinmek istedim.
Film ve belgeseller konusunda tek tek isimlerini söylemeyeceğim.
Çünkü çok uzayacak.
O yüzden dediğim gibi IMBD'de yaptığım listelerin linklerini...
Açıklama kısmına koyarım.
Oradan tıklayıp bakarsınız.
Ya da Instagram'da paylaştığım postları kaydedersiniz.
Dönüp dönüp bakarsınız. Elinizde not şeklinde böylece olmuş olur.
Şimdi gelelim diğer kendini geliştirme malzemelerimize.
Bunlar daha çok teknoloji odaklı olacaklar.
Önce bence online kursları, ücretsiz olarak yayınlanan online kursları değerlendirmemiz lazım.
Fakat itiraf edeceğim, buradan sonra söyleyeceğim her şey İngilizce bilenlere hitap ediyor.
Ama İngilizce bilmiyorsanız...
Hemen konuşmayı terk etmeyin.
Çünkü bahsedeceğim bu online kurs platformlarında seviyenize göre İngilizce kursları da bulabilir.
Ve oradan eğitimler alıp ücretsiz bir şekilde kendiniz de geliştirebilirsiniz.
Bunlardan ilki Coursera.
Burada dünyadaki pek çok üniversitenin, Amerika'daki, Çin'deki bile üniversitelerin hatta Koç Üniversitesi'nin dahi vardı.
Verdiği online kursları bulacaksınız.
Ne bileyim 3D printten UX dizayna, oradan hikaye anlatıcılığına.
İngilizce öğrenmeye, Çince öğrenmeye, gazeteciliğe kadar her türlü konuda kurs var.
Muhteşem bir yer. Ben burayı çok sömürdüm.
Özellikle psikoloji alanında Yale Üniversitesi'nden bir profesörün verdiği kurslar vardı.
Baya baya sömürdüm yani.
Kız kardeşim de çok kullandı.
Hatta... Şöyle söyleyeyim.
Kız kardeşim İngilizcesinin gelişmesini buradan aldığı kurslara bağlıyor.
O yüzden Coursera'ya bir gidin bakın.
Eğer İngilizceniz varsa ilginiz olan alanlardaki kursları alın.
Eğer İngilizceniz yoksa İngilizce öğrenmek için dil kurslarına bakın.
Beginner, Intermediate, Advanced seviyede kurslar mevcut.
İkinci online kurs platformumuz edX.
edX'de de aynı şekilde böyle Harvard gibi, Stanford gibi üniversitelerin verdiği, MIT'nin verdiği kurslar mevcut.
Ücretsiz olarak yine.
Bu kursları alabilirsiniz. Mesela ben MIT'nin verdiği Modern Finans isimli bir kurs serisine başlamıştım.
Ama bana çok ağır geldi matematiğim olmadığı için.
Fakat Harvard Üniversitesi'nin verdiği Rhetorik isimli bir kursu aldım ben oradan.
Ve yine Harvard Üniversitesi'nin verdiği Shakespeare üzerine bir kursu aldım.
Hatta biraz da İngiliz dili ve edebiyatı okumaya oradan sulanmaya başladım diyebilirim.
Mesela bir bölüm okumak istiyorsanız ya da bir alanda ilerlemek istiyorsanız buradan bir kurs alın bakalım sevecek misiniz?
Öyle düşünün. Yine aynı şekilde MIT'nin de open course'ları var.
Yani herkese açık olan verdiği.
MIT'de elbette ki daha çok teknoloji matematik üzerine ve mühendislik üzerine kurslar veriliyor.
Ama özellikle kendinizi bence matematik alanında geliştirmek istiyorsanız ve iyi seviye bir matematiğiniz varsa ve İngilizceniz de iyiyse gidin MIT'nin kurslarını alın.
Ben bunların da linklerini açıklamalar kutucuğuna koyacağım.
Oradan gidip bakın. Ve son olarak da yine bu öğrenmeyle ilgili bir web sitesi tavsiye edeceğim.
Openculture.com isimli.
Şimdi buraya giriyorsunuz.
Tamam mı? Bu web sitesinde her şey bedava e-kitaplardan, sesli kitaplardan, yine böyle kurslardan, podcastlerden, yazılara kadar her kaynak toplanmış şekilde.
Adı üzerinde Open Culture zaten.
Diyelim girdiniz. Dediniz ki ben arkeoloji üzerine bir şeyler öğrenmek istiyorum.
Arkeoloji başlığına bakıyorsunuz.
Orada arkeoloji üzerine üniversitelerin verdiği, internette bulabileceğiniz online kurslardan tutun da podcastlere, makalelere, kitaplara, e-kitaplara, sesli kitaplara kadar, filmlere, belgesellere kadar her
şeyi bulabilirsiniz. Bu web sitesinden ben dil öğrenen birkaç kişi de biliyorum.
Yani Latince mi öğrenmek istiyorsunuz?
Çince mi öğrenmek istiyorsunuz?
Bu öğrenmek istediğiniz şeyler için hangi kaynakları kullanacağınızı bilmiyor musunuz?
Gidin buraya. Bakın her şey mevcut.
Ben mesela burada şey bulmuştum.
Pixar'la birlikte Khan Akademi'nin verdiği hikaye anlatıcılığı kursunu bulmuştum.
Buradaki bütün kaynakları anlatmaya kalkışsam saatler günler geçmez.
Buraya giriyorsunuz ve istediğiniz her konuda baştan tıklayıp bakıyorsunuz buluyorsunuz.
Ama İngilizce olması şart dediğim gibi.
Lütfen İngilizce öğreniyoruz.
Rica ediyorum. Bir de daha öncesinde de bahsettiğim e-kitap ve bilimsel makaleler okumak için kullanabileceğimiz web siteleri var.
Biliyorum bazılarınız Library Genesis'i kullanmaya başlamış bile.
Bana okudukları kitapları gönderen insanlar var.
Teşekkür ediyorum bunun için.
kendini geliştirmek, etrafını geliştirmek içten bir zamanda.
Ben mesela önce buradaki şeyleri aldım, okudum.
Kendim geliştirdim bir nebze.
Sonra taştım bunları size verdim.
Siz de buradan faydanı okumaya başladınız.
Siz de taşıp etrafınızdakileri vereceksiniz ve değişim böyle böyle başlayacak.
Ne oldum ben? Motivasyon konuşmacısı mı?
Yok yok konumuza geri dönüyorum.
Ama Yine de siz etrafınıza taşıp onlara yardımcı olmayı sakın unutmayın.
Jenerisisten sonra Gutenberg'e de bakabilirsiniz.
Gutenberg'de de aynı şekilde e-kitaplar mevcut.
Bilimsel makaleleri okumak için JSTOR ve ResearchGate'i tercih ediyorum.
Fakat burada okuyamayacağınız ücretli makaleler için de okumanın bir yolu var.
Ama onu burada söylemeyeyim.
Bilmiyorum söylenebiliyor mu?
O yüzden söylemeyeceğim. Çok merak ederseniz bana yazın.
Özelden söylerim. Bunlar...
e-kitaplarınızı ve okumak istediğiniz bilimsel makaleleri bulabileceğiniz kitaplar.
Şunu diyebilirsiniz bana, Bilgeciğim, bilimsel makale okumak da ne?
Nereden esti? Ben hangi makaleyi okuyacağımı nereden bileceğim?
Mesela size kitaplar tavsiye ettim değil mi?
Mesela ben size ne dedim?
Şankara'nın Büyük Resim isimli kitabını bence okuyun dedim.
Açın kitabın arkasının kaynakçı kısmında bir sürü yazarın paylandığı makale var.
İlginizi çeken konulardaki makaleleri not edin.
açın ve okuyun. Ben bu şekilde yani sayısız makale okudum ve sayısız şey öğrendim.
Kendinizi eğitmek bu çağda çok kolay.
Sadece istekli olacaksınız.
Bir de size ben bilim ve teknoloji haberlerini alabileceğiniz, okuyabileceğiniz birkaç web sitesi önereceğim.
Bence günümüzde bu haberleri takip etmek de önemli.
Benim kullandığım dört web sitesi var bunun için.
Birincisi New Scientist.
İkincisi Nature.
Üçüncüsü National Geographic.
Dördüncüsü ise Bu dört web sitesini bilim haberleri için genellikle okuyorum.
Ve daha farklı bakış açıları geliştirmek, böyle ilginç makameler okumak isterseniz de tavsiye edebileceğim web siteleri şunlar.
The Economist bir de Novo Project.
Bu Novo Project ABD'deki çok iyi psikologların oluşturduğu ücretsiz bir platform, bir web sitesi ve burada hepsinin makareleri bulunuyor.
Başlıyorsunuz en başından okumaya ve Cognitive Psychology'den tutun da Evolutionary yani pardon İngilizceye kaydım.
Evrimsel psikolojiye, pozitif psikolojiye, insan davranışlarına, benlik, kimlik, psikolojiyle alakalı.
Bütün başlıklarda sıra sıra yazılmış makaleleri okuyup kendinizi geliştirebilirsiniz.
Mesela dediğiniz gibi ben psikoloji alanına ilgiliyim.
Bu konuda sanki bir üniversite değilmiş şişesine.
Asla bir üniversite eğitimi yerine tabii ki de geçmez ama kaliteli, akademiye yakın bir bilgi almak istiyorum.
Öğrenim yapmak istiyorum kendime.
Girin Nova Project'e, başlayın okumaya.
Bence harika bir çalışma.
Tamamen de ücretsiz olarak sunuyorlar.
Allah'ım ne harika bir şey o. Dedi, dedi ve sonra iki dakika sonra gitti kardeşine.
Niye bu zamanda doğdum ekonomi çok kötü, gençliğim yandı diye ağladım.
Ama olsun şu anlık modum çok iyi, beni düşüremezsiniz.
Bir de son olarak kullandığım aplikasyonlardan bahsetmek istiyorum.
Aplikasyonlar konusunda çok bir iddiam yok.
Hatta siz de bana tavsiye edebilirsiniz.
Ama ben genel olarak şunları kullanıyorum.
Notion, not tutmak, işte podcast için notlarımı tutmak, Instagram için yapacağım postların notlarını almak, okuduğum kitapların özetlerini çıkarmak, günlük planlamamı yapmak, her
şey için kullandığım bir alan.
İkincisi, Forest.
Bu da odaklanmama yardımcı olan bir uygulama.
Ders çalışırken kullanıyorum.
Pomodoro tekniğini uyguluyorum.
Mesela Forrest'ımı açıyorum ve telefonumdaki bütün uygulamalar kilitleniyor.
Ve 25 dakika boyunca ya da seçtiğiniz süre her neyse telefonumdaki hiçbir uygulamaya istesem dahi ulaşamıyorum.
Özellikle üniversite sınavına hazırlanıyorsanız, odaklanmakta zorlanıyorsanız bunu kullanın.
Force güzeldir. Bir diğeri ise packet.
Packet'ı şunun için kullanıyorum.
Dediğim gibi çok fazla makale okuyorum.
Web sitelerinden haberler, yazılar okuyorum.
Mesela bir bölüm hazırlayacağım podcast'ta.
Okuduğum makaleleri packet'e kaydediyorum.
Onlar benim packet hesabımda.
Kayıt oluyorlar. Onları bulmak artık benim için bir sorun olmuyor.
Pazartesi sınavı araştırmamı yaptım.
Dedim ki çarşamba günde araştırdığım, bulduğum şeyleri okumaya başlayayım.
Açıyorum paket hesabımı ve kaydettiğim bütün o yazıları ve makaleleri tek bir yerde olmuş şekilde okuyorum.
Tam olarak bu anlattığım şeyi anlamamış olabilirsiniz ama internete gidin bakın paket nedir, nasıl kullanılır falan diye hemen anlayacaksınız.
Bir diğer iki uygulamam ise zaman yönetimi için kullandığım uygulamalar.
Google takvim. Todoist'i çok sık kullanmıyorum fakat Google takvimi gerçekten sık kullanıyorum.
Zaman yönetimi üzerine bir bölüm gelecek.
Özellikle bunu çok isteyen birisi vardı.
Ona buradan selam. Hem o da beni biraz gaza getirdi hem de ben de zaman yönetimi üzerine konuşmak istiyordum.
Çünkü zaman yönetmek büyük bir sıkıntı.
Özellikle benim gibi aynı anda pek çok şey yapmak istiyorsanız ve aynı zamanda birazcık rahatınıza düşkünseniz hepsi bir araya gelince büyük sıkıntılar oluşabiliyor.
Ama bu konuda konuşacağız.
Zaman yönetimi benim aklımda.
Bugünlük söyleyeceklerim bu kadar.
Zaten yeterince konuştuğumu düşünüyorum.
Kendini nasıl geliştirirsin diye bana sordunuz.
Ben de size böyle bir malzeme çantası hazırladım.
Buradan seçin seçin kullanın.
Bundan sonra da zaten aklıma gelenleri düzenli olarak podcast ve instagram üzerinden paylaşmaya devam ediyor olacağım.
Bundan sonraki bölümlerde ise birazcık alışkanlıklar üzerine ve evrimsel psikolojinin bizim alışkanlıklarımızın üzerindeki ikisi hakkında konuşmak istiyorum.
Çünkü her gün tekrarladığımız davranışların da bizi biz yapan şeylerden biri olduğuna inanıyorum.
Bunların farkına varmamız, bunları düzeltmeye başlamamız, kendimizi geliştirmenin...
İlk adımı yine başa döndüm bakın konuda.
Çünkü tüm bu eğitimleri kendi kendinize vermek, tüm bu okumaları yapmak belirli bir disiplin ve belirli bir alışkanlıklar dizisine ihtiyaç duyacak.
Yalnızca isteyerek maalesef ki bir şeyler gerçek olmuyor.
Bu diğer konular üzerine de konuşacağız.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Dediğim gibi listeleri Instagram üzerinden de bulabilirsiniz.
O halde artık bu bölümü kapatıyorum.
Bir dahaki bölümde görüşmek üzere.
Hoşçakalın. Kendinize çok çok iyi bakın.
Bir de bir de eğer burada tavsiye ettiğim şeyleri okursanız, izlerseniz lütfen benimle paylaşmayı unutmayın.
Oldukça mutlu oluyorum paylaştığınızda çünkü.
Hoşçakalın. Bir
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
