
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bugün belirlediğimiz hedeflere nasıl ulaşabileceğimiz üzerine konuşacağız. İnanıyorum ki hepimizin hedefleri ve hayalleri vardır. Ufak yada büyük fark etmez. Sınavdan yüksek puan almak, hayalini kurduğumuz o işe girmek, daha çok kitap okumak, üniversiteyi kazanmak gibi belli hedeflerimiz olabilir. Yada daha güzel bir hayata sahip olmak, özgüven geliştirmek, iyi bir ilişkimizin olması gibi ulaşmak için ne yapabileceğimizi tam kestiremediğimiz belli belirsiz hedeflerimiz de olabilir. Her ne istiyorsak onlara ulaşmanın kanıtlanmış bazı yöntemlerini öğrenmek için doğru yerdesiniz. Keyifli dinlemeler.
SMART çalışma kağıdı: https://drive.google.com/file/d/1nFJbXrvUIhQyaMCJMRDoRLMvnGdKoXlL/view?usp=sharing
WOOP tekniğini geliştiren profesör: Gabriele Oettingen
Gabriele Oettingen'in kitabı: Rethinking Positive Thinking: Inside the New Science of Motivation
Bahsettiğim filmler: Jerry Maguire , Her şeyin teorisi, Umudunu kaybetme
***********
EMAİL: genelsesler@gmail.com
INSTAGRAM: genelseslerpodcast
Transkript
Genel Sesler Podcast'inden herkese merhaba.
Ben Bilge. Bugün belirlediğimiz hedeflere nasıl ulaşabileceğimiz üzerine konuşacağız.
İnanıyorum ki hepimizin hedefleri veya hayalleri vardır.
Ufak ya da büyük fark etmezler.
Sınavdan yüksek puan almak, hayalini kurduğumuz o işe girmek, daha çok kitap okumak, üniversiteyi kazanmak gibi belli hedeflerimiz olabilir.
Ya da daha güzel bir hayata sahip olmak, özgüvenimizi geliştirmek, iyi bir ilişkimizin olması gibi ulaşmak için ne yapabileceğimizi tam kestiremediğimiz hafif belirsiz
hedeflerimiz de olabilir. Her ne istiyorsak onlara ulaşmanın kanıtlanmış bazı yöntemlerini öğrenmek için doğru yerdesiniz.
İlk bölümde bahsettiğim gibi ben bu podcastı yapmayı 2 yıl ertelemiş bir insanım.
Bu 2 yıllık süreçte aslını sorarsanız pek çok kez bu işi yapmaya giriştim.
Ama ya yarı yolda motivasyonum eksildi, ya canım sıkıldı, ya da yaptığım şey gereksiz ve sıkıcı bulmaya başladım.
Hep bu tip bahanelerle erteledim de erteledim.
Fakat bir gün oturdum ve hedefime neden bir türlü odaklanamadığımı ve ulaşamadığımı sorgulamaya başladım.
O zaman fark ettim ki ben aslında yapmak istediğim bu şeye tam olarak hakim değilim.
Neden bu işi yapmak istediğimi, nasıl yapacağımı tam olarak cevaplandıramadığım gibi yolda karşılaşacağım zorlukları ise hesaplamaktan hep kaçınmıştım.
Bir şeyler üretmek ve ortaya koymak istiyordum fakat ne yapacağımı bilmiyordum.
Yani tamam podcast yapmak istiyorum ama bunu ulaşmak için tam olarak ne yapmalıyım işte bunun farkında değildim.
Bir yandan da biliyor gibi de hissediyordum.
Tam böyle bir karmaşa içindeydim anlayacağınız.
Birazcık bu konu üzerine araştırma yaptığımda şunu fark ettim.
Benim hedefim pek akıllı değilmiş.
Hedefin akıllısı akılsızı olur mu demeyin.
Evet olur.
Fakat akıllı hedeflerden bahsetmeye başlamadan önce size bir soru sormak istiyorum.
Bence bu soruyu cevaplandırıp o şekilde diğer adımlara geçerseniz sizin için daha etkili olacaktır.
Büyük ihtimal hepimiz yaptığımız işte başarılı olmak istiyoruz.
Ama herkes başarılı, zengin ve işinde uzman biri olmayı ister.
Herkesin istemediği şey bu yolda katlanmamız gereken sıkıntılardır.
Çünkü her iş yanında istenmeyen şeylerle birlikte gelir.
Peki siz hangi sıkıntılara katlanabilirsiniz?
Yapmayı arzu ettiğiniz şeyi yanında getirdiği sıkıcı işlerle uğraşacak kadar istiyor musunuz?
Yanıtınız evetse aramıza hoş geldiniz.
Burada anlatacağım yöntemlerle geri kalan kısmı halledebileceksiniz.
Öncelikle hedef belirlerken kullanabileceğimiz iki yöntemden bahsetmek istiyorum.
Bunlardan ilki SMART yani bahsettiğim akıllı hedefler belirleme tekniği.
SMART İngilizce bir kelime.
Akıllı, zeki demek.
Smart kelimesi aynı zamanda bu tekniği maddelerinin baş harflerini de oluşturuyor.
İlk maddemiz S ile başlayan spesifik.
Yani tanımlı demek.
Bu şu anlama geliyor.
Bir hedef belirlediğimizde onun tanımını yapabilmeliyiz.
Amacımız açık olmalı ve bir kimse dışarıdan baksa bile bu işin ne olduğunu, kimin nasıl yapacağını anlayabilmeli.
Eğer yapacağımız işin tanımını yapmakla zorlanıyorsak ya da tam olarak bu işten beklentilerimizin ne olduğunu bilmiyorsak daha başta kaybederiz.
Çünkü beynimiz tam olarak neden bunu yaptığını ve nasıl yapacağını bilmiyorsa belirsizlik içerisinde kalır.
Zihnimiz belirsizlikten nefret eder ve ondan kaçmak için elinden geleni yapar.
Bu şekilde işlerimizi ertelemeye başlarız.
Bahane ve erteleme kapısını kapamak için ilk iş oturup hedefimizi Tanımlayalım derim.
Bu işi nasıl yapacağız?
Ne için yapıyoruz? Amacımız ne gibi soruların yanıtları açık olmalı.
Çünkü bu yanıtlar dola çıktığımızda atacağımız adımlara yön verecekler.
İkincisi M ile başlayan measurable.
Ölçülebilir demek. Yani hedefimizin ölçülebilir olması.
Hedefimize giden yolda eylemlerimizi ölçebilmeliyiz.
İlerleme kaydedip kaydetmediğimizi fark etmek için bu oldukça Önemli bir adım.
Belki mümkünse bir takvim tutmak.
Gün gün, hafta hafta ya da ay ay hangisi bize uyuyorsa.
Ne kadar ilerlediğimizi oraya kaydedip sonrasında gözlemlemek.
Belki işte belirlediğimiz sürenin sonunda ki bu süre belirlemeden de bahsedeceğim.
Yapmak istediğimiz şeyleri yapabilmiş miyiz?
Ne kadar ilerleme kaydedebilmişiz?
Bunları görebilmeliyiz.
Üçüncüsü achievable.
Yani ulaşılabilir, başarılabilir olması.
Önümüze koyduğumuz hedef gerçekçi bir hedef mi?
Bunu gerçekten başarabilir miyiz diye düşünmeliyiz.
Mesela ben bu saatten sonra ünlü bir balerin ya da müzisyen olamam.
Çünkü bunun için çocuk yaşta çalışmaya başlamam gerekti.
Şu an 24 yaşımda olduğuma göre böyle hedefler koymam çok mantıksız olur.
Çünkü ulaşılabilir değiller.
İşte tam da bu noktada o yapmak istediğimiz şeyin bizim için ulaşılabilir olup olmadığını, gerçekçi olup olmadığını keşfetmemiz gerekiyor.
Yani bu şu demek değil, cesur hayaller kurmaktan kaçının, daha büyük şeyler istemeyinden ziyade olanaksız şeylerden uzak durun demek.
Çünkü olanaksız bir şeyi yapmak için adım atmaya başladığınızda sonunda hep hüsranla karşılaşacaksınız.
Bu kaçınılmazdır. Dördüncüsü, relevant ya da realistik.
Yani alakalı.
Mantıklı demek. Bunun anlamı sahip olduğumuz kaynaklara ve bulunduğumuz noktaya baktığımızda bu hedefin bizimle uyumlu olması anlamına geliyor.
Eğer fazla vakti olmayan bir insan ya da ailesiyle çok vakit geçiremeyen bir ebeveynsek yeni bir girişim yapmak bizim için pek uygun olmayabilir.
Çünkü bu tip alakalı ve mantıklı olmayan hedefler hayatımızın diğer yönlerini olumsuz etkileyip hüsranla sonuçlanabilir.
Beşincisi ise time related.
Yani zamanlı olmak.
Hedefimizi tamamlamak için belirli bir zaman çizelgesine sahip olmak ve bir bitiş tarihi koymak önemli.
Unutmayın, bir işi ona ayırdığımız zaman ne kadarsa o kadar zamanda yapıyoruz.
Yani bir ay yetecekken üç ay zaman koyarsak o işi üç aya yayarız.
Fakat bu işin yeterli süresi bir ay dersek bir ay içinde bitirebiliriz.
İnanıyorum ki bunu kendi hayatımızda tecrübe etmişizdir.
Hiç yetişmeyecekmiş gibi duran işleri hep o teslim tarihini bir şekilde yetiştiririz.
Çünkü zaman bellidir ve o iş o zamana kadar yapılmalıdır.
Fakat bir bitiriş tarihi olmasaydı büyük ihtimalle asla işlerimizi bitiremezdik.
Ya da böyle aylar yıllar sonra falan bitirirdik.
Şimdi bu smart tekniğini benim ilk baştaki örneğim üzerinden inceleyelim.
Ben podcast yapma hedefimi nasıl smart bir hedef yaptım?
Tam olarak bahsettiğim adımları izledim.
Önce bu işin benim için tanımını yaptım.
Bu tanımdan podcast'in tanıtım kısmında zaten bahsediyorum.
Tekrar etmeyeceğim bu yüzden.
Sonrasında ölçülebilirlik kısmına baktım.
Bu oldukça kolay oldu aslında.
Burada zinciri kırma tekniğini uygulamaya karar verdim.
Benim zinciri kırma hedefim her hafta bir bölüm yayınlamak oldu.
Bu şekilde takvimime her hafta bölümümü yayınladığımda bir çarpı atıyorum ve o çarpılar benim ilerlememe, ölçüme yardımcı oluyor.
Aynı zamanda gelen geri dönüşleri ve yorumları da bu ölçülebilirlik kısmına dahil ettim.
Peki bu ulaşılabilir bir hedef miydi benim için?
Kesinlikle öyleydi.
Hatta şu an bulunduğum noktada yapabileceğim en iyi şeylerden biriydi.
Mali olarak ya da zaman açısından bana pek sıkıntı yaratmayacak bir işti.
Alakalı olma kısmına da uyuyordu.
Benim hayat şartlarım, sahip olduğum yetenekler ve değerlerimle gayet alakalıydı.
Çünkü ben öğrenmeye, insanlarla bağ kurmaya ve gelişim içinde olmaya değer veriyorum.
Ve bu podcast da bütün bunlarla örtüşüyor.
En son zamanlı olma kısmında ise biraz takıldığımı fark ettim.
Düzenli yayın yapmıyordum.
Bunun için bir zaman belirlememiştim.
Fakat her bölümün belirli bir yayın tarihi olmasına karar verdim ve her pazartesi günü yeni bölüm koymaya başladım.
Ve bu şekilde akıllı bir hedefe sahip olmuş oldum.
Gerçekten de işe yaradı. Düzenli yayın yapıyorum.
Gayet bir hafta içerisinde gerekli materyallerimi topluyorum, araştırmalarımı yapıyorum, metnimi hazırlıyorum, kayıt yapıyorum.
Bundan öncesinde bütün bu işleri ancak bir ay içerisinde falan yapabiliyordum.
Gerçekten ciddi söylüyorum yani.
O iş uzuyordu uzuyordu.
Belirli bir yayın günüm olmadığı için hep kendimi böyle tamam daha sonra yaparım.
Bu daha iyi olabilir diye ertelerken buluyordum.
Ya da böyle aşırı mükemmelliyetçiliğe kaçıp bu işte rezalet oldu.
Bunu bir kez daha üzerinden geçmeliyim falan diyordum.
Fakat gerçekten de bu şekilde bir zaman.
koymak kendime. Bütün bunları aşmama yardımcı oldu.
Yani çok mükemmel olmasa da o hayalimdeki konuyla ilgili bir sürü kitabımı okuyamamış olsam da yayın tarihime yetişmesi için bölümlerimi hazırlıyorum.
Günün sonunda gerçekten de beni mutlu ediyor ve içime de siniyorlar.
Ben bu tekniği uygulamaya geçmeden önce konuyla ilgili düşüncelerimi, planlarımı bir kağıt üzerine yazdım.
Sizin için de bir pdf çalışma sayfası hazırladım.
Bu akıllı hedefleri belirlemek için.
Ona da açıklamalar kısmındaki linkten ulaşabilirsiniz.
Siz de orada kendi akıllı hedeflerinizi planlayabilir.
Sonrasında da isterseniz benimle ya da başkalarıyla paylaşabilirsiniz.
Unutmayın paylaşmak da aynı zamanda motivasyonumuzu arttıran, yaptığımız...
işleri daha da çok yapmamız için bizi şeklendiren unsurlardan biri.
Pekala, gelelim ikinci tekniğe.
Bu tekniğimizin ismi VOOP tekniği.
Bu tekniği geliştiren kişi bir psikoloji profesörü fakat adını şu an tam hatırlayamıyorum.
Notlar kısmına yazarım çünkü kendi notlarıma da yazmamışım.
Açıklamalar kısmında bu tekniğin geliştiren kişinin adını ve yine bu teknikle ilgili yazdığı bir kitabı da paylaşacağım.
Oradan bakabilirsiniz daha geniş bilgi için.
Whoop da aynı smart gibi aslında bir kısaltma.
Bu tekinin ilk aşaması wish yani istek.
Buna ulaşmayı neden istiyoruz?
Bu hedef bizim öz değerlerimizde uyumlu mu?
Benim için anlam ifade ediyor mu gibi soruların yanıtlarını arıyoruz bu kısımda.
Yani kısaca neden bu hedefe ulaşmayı istediğimizi düşünüyor ve sorguluyoruz.
İkinci olarak outcomes yani sonuçlar.
Bu aşamada Eğer bu isteğimiz gerçek olursa ne olacak onu düşünüyor ve görselleştiriyoruz.
Diyelim ki doktor olmak istiyoruz.
Bu neden istediğimizin farkındayız ve kendimizden de gayet eminiz.
Fakat bazı endişelerimiz de yok değil.
İşte bu kısımda kendimiz doktor kıyafetiyle hastalarımızı muayene ederken ve insanların hayatlarını iyileştirirken hayal ediyoruz.
Fakat hemen bu güzel hayallere dalmayın.
Çünkü üçüncü kısımda obstacles yani Engelleri hesaplayacağız.
Bu işin zorlukları neler?
Bu yolda beni ne gibi engeller bekliyor?
Gibi soruları yanıtlayıp gerçekçi bir bakış açısı elde ediyoruz.
Fakat burada da kalmayıp bu engelleri tanınmamız gerek.
Doktor örneğinden devam edecek olursak doktor olmak için tıp fakültesi okumalısınız.
Bu da uzun bir eğitim süreci demek.
Parasal engeller, motivasyonel engeller gibi şeylerle karşılaşabiliriz.
Bunları önceden görebilmeli.
ve nasıl baş edeceğimizi hesaplamalıyız.
Ve böylece en son kısma geliyoruz.
Plan. Bütün bu engellerle nasıl baş edebileceğimiz, herhangi bir durumda nasıl B planı belirleyebileceğimiz konusunda planlama yapmalıyız.
Bu şekilde önceden ne istediğimizi bilmek ve engellere karşı planlarımızı yapmak bu hedefe ulaşmamızı kolaylaştırabilir.
Şimdi burada iki teknikten bahsetmiş oldum.
Birincisi smart tekniği, diğeri ise whoop tekniği.
Bunların ikisini aynı anda da kullanabilirsiniz.
Ya da ayrı ayrı size daha çok uyan bir tanesini seçip onu da kullanabilirsiniz.
Şahsen ben smart tekniğini kullandım.
Fakat whoop tekniğini okuduğumda çok hoşuma gitti.
Belki başka planlarım ve hedeflerim için de onu kullanabilirim diye düşündüm ve burada da paylaşmak istedim.
Diyelim ki hedeflerimizi bu yönergeler doğrultusunda belirledik.
Bundan sonra her şey güllük gülistanlık mı olacak?
Büyük ihtimalle hayır.
İlerlerken yolda bazı sıkıntılar, değişimler bizi bekliyor olacaktır.
Hedeflerimizi ne kadar planlarsak planlayalım hayat bize yeni engeller ve sıkıntılar sunmaya devam eder.
Maalesef ki kötü haber ama gerçek.
Eğer ki yeterince iyi planlanmış hedeflerimiz varsa benim kendi tecrübelerime göre Yolda yardımcımız olacak 3 tane bakış açısı var.
Esneklik, açık fikirlilik ve değişimden korkmamak.
Önümüze bir hedef koymak ve bu hedefi planlamak çok önemli.
Ama her ne kadar whoop tekniği ile engellerimizi hesaplasak da yeni engeller kaçınılmaz gibi bir şeydir.
Mesela bir anda ekonomi bozulabilir, pandemi çıkabilir ya da radikal bir kararla yurt dışına taşınmaya karar verebiliriz.
Bu tip hesapta olmayan olumsuzluklar ortaya çıktığında bence en mantıklı dediğim üç şeyi kendine rehber edinmek.
Çünkü üzerinde bir etki gücümüzün olmadığı engellere üzülmek ve inatla onları yenmeye çalışmak büyük hasarlar ve hayal kırıklıkları ortaya çıkarabilir.
Yolda ilerlerken karşımıza çıkan engellerin farkına varmak, onların varlığını kabul etmek ve strateji değişikliğine gitmemiz gerektiğinin farkında olmak işleri bayağı kolaylaştırır.
Esneklik ve açık fikirli olmak bizi katılıktan ve gerçekleri görememe gibi durumlardan kurtarır.
Hedefimizin yolda yeni şekiller alması gerekirse bunun farkında olmamızı sağlar.
Değişimden korkmamak da bu ikisinin de yardımıyla karşımıza çıkan hiçbir durumda aslında yıkılmamamızı sağlar.
Sosyal medyada pandemi döneminde ayakta kalan işletmelere ya da okulda haladır başarılı olan öğrencilere bir bakın derim.
Genellikle hepsi başlarına gelen bu kötü durumdan dolayı mızmızlanmıyor.
Kısa kesmiş işlerini ve çalışma şekillerini online platformlara taşımakta gecikmemiş kimseler ya da kuruluşlar.
Kıta duran, değişim istemeyen, esnek olmayan kişi ve kurumlar ise maalesef ki başarısız oldular ve hedeflerine ulaşamadılar.
Bu bahsettiğim üç bakış açısını içerisinde güzelce işleyen üç tane de film söylemek istiyorum burada.
Bu üç film de benim böyle çok sevdiğim, ara ara izlediğim filmler arasında.
Birincisi Jerry Maguire.
Bu film hayallerini yaşarken karşısına çıkan olumsuzluklara ve can sıkıcı durumlara katlanmak istemeyen ve cesurca yeni başlangıçlar yapmak isteyen, değişimden korkmayanlara gelsin.
İkinci filmimiz. Her şeyin teorisi.
Bu film ünlü bir bilim insanı Stephen Hawking'in gerçek hayat hikayesini anlatıyor.
Eminim kendisini zaten duymuşsunuzdur.
Fakat izlerken insan çözüm yokmuş gibi duran, bizi yok edecek gibi görünen engellerin aslında aşılabileceğini görüyor.
Filmde genç ve parlak bir bilim insanı olan Stephen Hawking'e aleset teşhisi konuyor.
Ve bu onun bütün kasları üzerinde hakimiyetini engelleyen, tamamen felç eden bir hastalık.
Bu teşhis konuğunda Hawking henüz 21 yaşında.
Kendisi 76 yaşında öldü ve arkasında pek çok bilimsel keşif ve çalışma bıraktı.
Yazdığı kitaplar milyonlarca sattı ve insanlara bilimi sevdirdi.
Bence onun hayat hikayesi tam bir zorlukları kabul edip esnekçe onlarla birlikte yaşama ve büyümeye devam etme dersi.
Üçüncü ve son filmimiz ise Umudunu Kaybetme.
Bu filmin bendeki yeri çok ayrı.
Kaç kere izlediğimi gerçekten bilmiyorum.
Hakkında ne söylesem az olacak.
Bu yüzden sadece izleyin diyorum.
Özellikle bir şeyler başarmak, hedeflerinize ulaşmak için deliler gibi çalıştığınız ve emeklerinizin karşılığını alamadığınız için vazgeçmek üzere olduğunuz bir dönemdeyseniz hayatınızı kurtaracaktır.
Sizinle elimden geldiğince kullandığım ve fayda gördüğüm bazı yöntemleri paylaşmış oldum.
Ama haladır ikna olmadıysanız ya da harekete geçmekte zorluk yaşıyorsanız ölümlü olduğunuzu hatırlayın derim.
Sanırsam bu biraz sert oldu.
Ne kadar sert olursa olsun hepimiz öleceğiz.
Ve hayat gerçekten kısacık.
Bu nedenle bütün endişelerinize, mükemmelliyetçiliklerinize ve özgüvensizliklerinize rağmen gerçekleştirmek istediğiniz hedefler için yola devam edin derim.
Şahsen ben öyle yapmaya çalışıyorum.
Burada söylediğim bütün zorluklarla tek tek hayatımla karşılaşıyorum.
Bazen düşüyorum, bazen kalkıyorum ama ilerlemeye devam etmeye çabalıyorum.
Hem artık elinizde bir alet çantanız da var.
O aletleri kullanın ya da siz bilirsiniz.
Sonuçta hayat sizin hayatınız.
Ama bana soracak olursanız hayallerinizi gerçekleştirmenin mutluluğunu ıskalamayın derim.
Genel Sesler Podcast'inin bir bölümünün daha sonuna geldik.
Eğer siz de...
Bu bölümü sevdiyseniz ve faydası dokunabileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınız varsa onlarla paylaşabilirsiniz.
Bana ulaşmak ve bölümle ilgili yorumlarınızı paylaşmak isterseniz mail atabilir, sosyal medyadan yazabilirsiniz.
Bir dahaki bölüme kadar kendinize iyi bakın, hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
