
Ustalığın DNA’sı: Neden İstikrar Her Şeydir?
4 Ağustos 2025 · 24 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bugün kulağa basit gelen ama hayatınızı tamamen değiştirme gücüne sahip bir kavramı konuşuyoruz: İstikrar.
Hepimiz bir Pazartesi gazıyla diyete, spora, yeni bir projeye başlıyoruz… ama neden çoğu yarım kalıyor? Bu bölümde istikrarsızlığın psikolojisini, Robin Sharma’nın bakış açısını, Michael Phelps’in olimpiyat başarısının arkasındaki tekrarları ve beynimizin nasıl değişime adapte olduğunu bilimsel temellerle ele alıyoruz.
Ayrıca:
✅ İstikrar neden özgürlük getirir?
✅ Yeni alışkanlıkları nasıl oturturuz?
✅ Beyninizin nöroplastik yapısından nasıl faydalanırsınız?
✅ "Uzay Mekiği Kuralı" nedir ve hayatınıza nasıl uygularsınız?
Son olarak sana 10 pratik araç veriyorum. Hem içsel motivasyonunu yeniden ateşlemen, hem de sürdürülebilir bir değişim inşa etmen için birebir!
🎯 Kendine verdiğin sözleri tutmak istiyorsan, bu bölüm senin için.
🎙️ Bölüm sonunda bahsettiğim koçluk süreci hakkında bilgi almak için: emineyesilcimen.com/kocluk
Dinlediğin platformdan takip etmeyi unutma. Bu kanalın devam etmesini senin desteğin sağlıyor. ❤️
#kişiselgelişim #istikrar #alışkanlık #özsaygı #koçluk #motivasyon #hedefler #nörobilim #psikoloji #disiplin #tekrar
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba, Gelişigüzel Hayaller'e hoş geldiniz.
Ben Emine. Bu kanalda felsefe, sanat, psikoloji ve sosyoloji aracılığıyla hem kendimizi hem de dünyayı daha iyi anlamaya çalışıyoruz.
Doğru cevaplardan ziyade doğru soruları sormaya odaklandığımız bir alandayız.
Ayrıca hayatında ya da kariyerinde değişim yapmak isteyenlere profesyonel koç olarak da eşlik ediyorum.
Daha fazlası için emineyistiman.com slash koçluk adresine beklerim.
Link açıklamalarda da mevcut.
Eğer beni düzenli dinliyor ve bu kanaldaki içerikleri beğeniyorsanız, dinlediğiniz platformdan takip etmeyi unutmayın Gelişigüzel Hayaller'i.
Böylece ilgili platforma bu kaliteli bir içerik, yeni bölümlerden ve benzer kaliteli içeriklerden haberdar olmak istiyorum mesajını vermiş oluyorsunuz.
Tabii ki bir de sevgili podcasterınızın düzenli içerik üretmesine de katkı sağlıyorsunuz diyelim.
Ve bu haftanın konusuna hızlı bir giriş yapalım.
Bugün neden bahsedeceğiz? Bugün istikrardan bahsedelim arkadaşlar.
Neden? Çünkü kulağa basit gelen ama hayatımızı gerçekten dönüştürme etkisine sahip bir kavram bu istikrar.
Hepimizin anlık bir gazla pazartesi kesin diyete, spora, yeni bir dile öğrenmeye, hayalimizdeki kitabı yazmaya ya da yapmak istediğimiz bir şey için adım atmaya başlıyorum dediği o pazartesi var ya
ama asla gelmiyor. Ya da geliyor da çoğu zaman böyle kısa bir süre devam ediyor.
Sonrasında bir pişmanlık da ya da neden devam edemediğimizi edemeyeceğimizi kendimize ispatlayan bahanelerle sonuçlanıyor.
Ama sonra o yarım kalmışlık hissi içten içe bizi böyle kemiriyor, rahatsız ediyor değil mi?
Sanki kendimize ihanet ediyormuşuz gibi sonra da rafa kaldırıyoruz aklımızdaki o planı ya da aksiyonu artık her neyse.
Peki neden? Neden bir şeylerin nasıl yapılacağını ya da aksiyon almamız gereken konuda ne yapmamız gerektiğini bilmemize rağmen bu kadar zor o adımı atmak, o istikrarı göstermek.
Şimdi ben bunu şöyle düşünüyorum.
Yazar Robin Sharma'nın da dediği gibi buradan referans alacağım.
Uygulama yoksa edindiğimiz bilgi bir yanılsamadır.
Acı ama gerçek. Uygulamaya geçmediğimiz sürece hiçbir şeyin gerisi gelmiyor maalesef.
Bir de biz günümüz hızlı tüketim dünyasında her şeyi 3 saniyede elimizin altında bulabildiğimiz için istiyoruz ki o değişim, o disiplin, o ilham...
kere de gelsin. Böyle birden bizi bulsun ama öyle bir dünya yok maalesef.
Gerçek olan ne olursa olsun her gün tekrar ettiğiniz ya da düzenli tekrar yaptığınız o küçük adımlar artık hedefiniz her neyse.
Detaylara girmeden önce neden bugün istikrar konusunu seçtim ve istikrarlı olmak neden önemli?
Bize ne kazandırır?
Ona da bakalım istiyorum. Birincisi kendinize verdiğiniz sözleri tutmak öz saygınızı güçlendirir.
Doğruya doğru çok net bir cümle.
İkincisi neler yapabileceğinizi, derindeki potansiyelinizi ya da gerçek kimliğinizi bulmak için en temiz yollardan biri disiplin ve istikrar.
Bunu çamurun içinden çıkan elmas gibi düşünün arkadaşlar.
Siz o elmassınız ya da sizin potansiyeliniz o elmas.
Pes etmeden çamuru kazmaya devam ederseniz sonunda o elması bulursunuz.
Böyle düşünebilirsiniz. Üçüncüsü, yaptığınız ve düşündüğünüz şeyler sizi, dolayısıyla hayatınızı ve hayat kalitenizi şekillendirir.
Ve bunun için de haliyle süreklilik gerekir.
Dördüncüsü, küçük kazanımlar kar topu etkisi yaratır.
Çünkü beynimiz bir konuda ilerledikçe dopamin salgılıyor ve bizi daha da çok motive ediyor.
Ve ister istemez bu da kar topu etkisi gibi büyüyerek devam ediyor.
Ve beşincisi, istikrar değer yaratır.
Değer de size zaman ve hayır deme özgürlüğü kazandırır.
Kısacası özgürlük diyebiliriz.
Daha çok içsel özgürlük ama bence bu materyale de vurulabilir.
Eğer ki istikrarlı olmak istediğiniz konu materyalle alakalıysa, kendi işinizi kurmaksa ya da farklı bir işe geçmekse gibi gibi.
O yüzden bugün istikrarlı olmanın arkasında ne var ve hangi yöntemler bize kolaylık sağlar onları konuşacağım.
Konumuz çok uzun değil ama katmanlı.
Muhtemelen bu bölümden sonra bu bölümde bahsedeceğim diğer ilgili bölümleri de kaydedip dinlemek isteyeceksinizdir.
O yüzden hazırsanız başlayalım.
Hatta bir örnekle başlayalım.
Olimpiyat şampiyonu yüzücü Michael Phelps'in efsane hikayesini duyanlarınız vardır.
Olimpiyatlardan yıllar önce koçu Bob Bowman ona günlük antrenmanının dışında öyle bir rutin kurmuş ki Phelps'in her yarışı zihninde prova etmesi üzerine kurulu bu rutin her antrenmandan
önce gözlerini kapatıp startı, dönüşleri, kulaçları, nefes alışını istikrarlı bir şekilde hayal ediyor.
Ve bunun sayesinde havuza girdiğinde neredeyse otomatik pilotta yüzüyor.
2008 Pekin Olimpiyatlarında 200 metre kelebek yarışında yüzdüğünde gözlüğü suyla doluyor arkadaşlar.
Hatırlarsınız belki yarışın ortasında artık hiçbir şey göremeyecek durumda neredeyse.
Ama o kadar çok tekrar yapmış, o kadar çok hayalinde yüzmüş ki saydığı kulaçlarla havuzun sonuna kadar neredeyse gözleri kapalı yüzüyor.
Sonuç ne derseniz altın madalya ve dünya rekoru.
Adam gözleri kapalı bir şekilde dünya rekorunu kırıyor.
İnanabiliyor musunuz? Bunu dinleyince insanın tüyleri diken diken oluyor değil mi?
Phelps'in başarısına sırrı mucize falan değil bu arada.
Diğer her başarılı sporcunun ya da yazarın ya da sizin başarı kavramınıza göre örnek aldığınız her kimse bu insanlar mesleği ne olursa olsun hedefi doğrultusunda her gün yüzlerce tekrar
zihinsel egzersizler ve istikrarlı çalışmanın disiplinin birer ürünü.
Benim fevsten çıkardığım ders hep şu olmuştur bu arada.
Önce gözün açıkken defalarca tekrar et.
Çünkü istikrar öyle bir kas ki kriz anında bile sizi taşır.
Eğer bana derseniz ki Emine istikrar biraz da kişilik yapısıyla alakalı, biraz da insanın mayasından hamurundan gelmeli.
Kusura bakmayın aynı fikirde değilim arkadaşlar.
Evet aile yapısının yetiştirilme tarzının çok büyük bir önemi var ama doğuştan gelen bir özellik olduğunu kesinlikle düşünmüyorum.
Ve özellikle zaten belli bir yaştan sonra insan kendini geliştirmeye başladıktan sonra bir şeylerin artık ayırdığına vardıktan sonra isteyip de istikrarı olamayacağı dış etmenleri saymıyorum.
Hiçbir şey yok buna birazdan değineceğim derinlerine ama...
Şöyle düşünün bunu. İstikrar dediğimiz şey bir kas gibi çalıştıkça gelişiyor.
Bilim de bunu söylüyor. Neden?
Çünkü beynimiz nöroplastik bir yapıya sahip değil mi?
Bir şeyi ne kadar çok tekrar edersek...
Beynimizdeki sinir yolları o yönde şekillenir ve güçlenir.
Bunu ÖSS'de ne kadar çok soru çözerseniz o kadar çok o sorularda iyileştiğiniz gibi düşünebilirsiniz.
Ve bazen şunu atlıyoruz.
Yeni bir şekilde düşünmek, yeni bir alışkanlık edinmek önce o şekilde hareket etmemizi gerektirir.
Yani kimin söylediğini bilmiyorum ama şu sözü çok seviyorum.
Fake it until make it.
Ki Aristoteles de der ki biz tekrar ettiğimiz şeyiz.
Tekrar ediyorum. Biz tekrar ettiğimiz şeyiz.
Bu noktada bir duralım ve size bir sorum var burada.
Siz günlük hayatınızda neleri tekrar ediyorsunuz?
Bir düşünün isterim. İsterseniz burada durdurabilirsiniz.
Ve takip eden sorum da şu.
Tekrar ettiğiniz şeyler hayatta yapmak istediklerinizle ya da olmak istediğiniz kişiyle uyumlu mu?
Yani bir yandan daha fit, daha sağlıklı olmak, vakitlice uyumak ya da daha fazla kitap okumak isterken işten ve diğer kalan vaktinizde bunları yapmaya vakit ayırıyor musunuz?
Yoksa o boş vaktinizi Instagram'da reels izleyerek mi geçiriyorsunuz?
Yargıladığımdan değil ben de yapıyorum.
İnsanın buna da ihtiyacı var sonuçta ama her zaman değil.
Yani bir şeyin dengede olması gerekiyor.
Bunları bir düşünelim isterim.
Benim bu bölümü çekerken referansı aldığım kaynak yazar Robin Sharma'nın Spotify'daki The Deep Magic of Consistency içeriğiydi.
Kitap olarak yayınlamamış bunu.
Podcast desem o da değil ama bayağı eğiticiydi ve şu metaforu çok beğendim o içerikte.
Yeni çay koymak için bardağın boş olması gerekir değil mi?
Dolu bardağa koyarsanız taşar.
Yani bu mantıkla eski alışkanlıklarınızı bırakmadığınız sürece yenilerine yer açamazsınız.
Buna da maksimalist detoks adını vermiş.
Diyor ki hayatınızdaki karmaşık, karışık, size gereksiz vakit kaybettiren şeyleri bulun, bunların bir listesini çıkartın ve onları eleyin.
Sonra geri kalanlar arasından hedefinize odaklı bir şekilde önceliklendirmenizi yapın.
Ama bunu yaparken gerçekten cimri davranın.
Her şeyi önceliklendirmeyin.
Gerçekten ne istiyorsanız onları...
Listenin başına koyun.
Yani sizin hedefinize ulaşmanıza yardımcı olacak şeyleri önceliklendirin.
Buna da maksimalist detoks adını vermiş.
Önceliklendirme ve zaman yönetimi ile ilgili bölümler çekmiştim.
Dileyenler onlara da bakabilir.
Bu kanalda mevcut. Ve bence bu önceliklendirmeyi yaptıktan sonra tekrar geliyor.
Şöyle bir düşünün. Michelangelo David heykelini ilk denemede mi yaptı?
Hayır tabii ki de. Ya da Van Gogh 2800 eser üretmiş hayatı boyunca ama yalnızca birini sattı.
Kimileri bunu başarısızlık olarak görebilir, tartıştır burası ama bence tarihe kazınmış bir kararlılık bu arkadaşlar.
Ve şu sözü hatırlamanızı istiyorum.
İstikrar ustalığın DNA'sıdır.
Tekrar ediyorum, istikrar ustalığın DNA'sıdır.
Yani siz neye odaklandığınızı bildiğiniz sürece, onun önceliklendirmesini yaptığınız sürece o tekrarı yapabilirsiniz, istikrar gösterebilirsiniz.
İstikrarı da bileşik faiz gibi düşünün.
Kobe Bryant'ı hatırlayın. Başlarda sabah uyuyup kahvaltısını edip, öğleden sonra ve akşam olmak üzere günde iki kez antrenman yapan birinden bahsediyorum.
Sonra diyor ki bu bana yetmiyor.
Benim daha fazla antrenmana ihtiyacım var.
Daha fazla tekrar ihtiyacım var.
Ne yapayım? Daha erken uyanayım.
Ve antrenman sayısını günde dörde çıkarıyor.
Bunun istikrarını bozmadan her gün, her Allah'ın günü yapıyor.
Ve kariyerinde geldiği noktaya bakın.
Bugün burada basket dünyasının efsanesi olduğu için ben onun örneğini veriyorum.
Tabii ki yapmak istediğiniz şey her neyse bunun için sabah beşte kalkın demiyorum.
Uyku kronotipleri bölümünde her bireyin DNA'sına ve hayat şekline göre olan uyku saatini anlatmıştım.
Ona göre günün hangi saatlerinde verimli olduğundan tutun da sirkadyen ritmin hayatınızı, verimliliğinizi nasıl etkilediğinden bahsetmiştim.
Ona da bakabilirsiniz. Benim gibi sabah insanıysanız da bu sabahların bir rutini olmalı bölümünde öneririm.
Yani demek istediğim şey şu. Farkı yaratan yaptığınız şeyin tekrardır ne zaman olduğunun bir önemi yok.
Ama... Tekrardan daha da önemli bir şey var arkadaşlar.
Az önce birazcık bahsettim ama biraz daha detaya girmek isterim.
Hatta çok çok çok daha önemli bir şeyde istikrarlı olabilmek için, düzenli olarak tekrar edebilmek için ona inanmanız lazım.
Arkasında geçerli bir sebebinizin olması lazım.
Yani ne istediğinizi ve onu neden istediğinizi bilmeniz lazım.
Mesela ben kendimde şunu fark ettim.
Yaklaşık 5 senedir bu podcastı yapıyorum.
İstikrarlı bir şekilde. Arkasında çok net bir motivasyonum var.
Hitap ettiğim net bir kitle var.
Düzenli geri bildirim alarak, dinlenme analitiklerine bakarak emeğimin sonucunu görebiliyorum.
Ve neden yaptığımı biliyorum.
Neye ulaşmak istediğimi biliyorum bu podcastta.
Ama aynı içeriği İngilizce'ye çevirip LinkedIn'de post olarak yayınlamaya geldiği zaman asla benzer istikrarı gösteremiyorum.
Yaptığım zaman çok güzel etkileşim alıyorum, takipçi sayım birden fırlıyor vs.
Ama yine de istikrarlı değilim.
Neden? Çünkü burada bizler birer aile olduk.
Karşılıklı birbirimizden ö...
Öğreniyoruz. Sizlerden en çok şu mesajı alıyorum.
Sanki seninle sohbet ediyormuşum gibi hissediyorum bölümleri dinlerken.
Ben de aynı şekilde hissediyorum.
Böyle beraber kahvemizi yudumlayıp sohbet ediyormuşuz gibiyiz.
Ben mikrofonun karşısında bu bölümü kaydederken, bütün bölümleri kaydederken.
Bölümleri dinledikten sonra buradan bir şeyler alarak ayrıldığınızda çok farkındayım.
İşte LinkedIn'de post çıktığımda aynı sinerjiyi sağlayabildiğimi düşünmüyorum şu an için.
Haliyle de vakit ayırıp ürettiğim o postların nereye kanalize olacağı, benim o ulaştığım kitleye sağladığım fayda, o kitleden bana gelen fayda, benim bu emeği harcarsam neye dokunacağı vs.
net olmadığı için orada aynı şekilde var olamıyorum ve önceliğim değil.
Tekrar da etmiyorum. Ama derim ki ben LinkedIn'de şu içerikte, şu yaş kitlesine, şu eğitimde, şu cinsiyette, şu gelir seviyesinde, şu problemi olan insanlara ulaşmak istiyorum.
Aynı burada yaptığım gibi.
Onlara da şöyle bir çözüm sağlamak ve bu sağladığım çözüm karşılığında x, y, z, maddi ya da manevi her neyse bunu elde etmek istiyorum.
O zaman bakın istikrarlı olurum.
Anlatabiliyor muyum ne demek istediğimi?
O yüzden size diğer bir sorum da şu.
Yapmak isteyip de yapamadığınız için kendinizi kötü hissettiğiniz ya da bunun için kendinizi eleştirdiğiniz şeyler varsa bir düşünün.
Onu gerçekten istiyor musunuz?
O konuda net misiniz?
Gerçekten hayatınızda bir fark yaratacak mı o istediğiniz şeyi yapmak?
Hadi uzun vadeyi geçtim, kısa vadede ya da orta vadede emin misiniz?
Size maddi ve manevi olarak o verdiğiniz emeğin ne getireceğiyle alakalı bir netliğiniz var mı?
Nacizane görüşüm, o netliğiniz %100 olsa şu an bu bölümü dinleye basmazdınız.
O yüzden öncelik o netliği bulmakla alakalı.
Eğer bu konuda bir desteğe ihtiyacınız varsa biliyorsunuz ki benim danışanlarımla üzerine çalıştığım konulardan hatta en çok çalıştığım konulardan bir tanesi bu.
Özellikle de kariyer değişimi konusunda.
Yapmak istediğiniz şeyi bilmiyorsanız ya da işinizden memnun değilseniz ama yağmurdan kaçarken doluya tutulmak istemiyorsanız.
ya da bir sonraki adımınızda daha ayakları yere sağlam basan bir şey yapıp daha keyif alacağınız bir iş yapmak istiyorsanız bana her zaman emineyesitmen.com slash koçluk adresinden ulaşabilirsiniz.
Çünkü dediğim gibi netlik yoksa aksiyon da olmaz ve size bir sonraki adımınızda netlik konusuna yardımcı olacak biriyle çalışmak isterseniz ve bu kişi bensem bana ulaşabilirsiniz arkadaşlar.
Şimdi bu netliği yakaladıktan sonra tabii ki tekrar o zaman devreye giriyor bu az önce bahsettiğimiz tekrar tekrar tekrar istikrar.
Ve bununla alakalı şöyle bir örnek vermek istiyorum size.
Uzay mekiği örneği.
NASA'nın fırlatma anlarını izlediyseniz bilirsiniz.
Böyle dev motorlar çalışır ya, korkunç bir gürültü, titreşimler, havaya karışan devasa alevler.
Sonra mekik yerden kalkarken olağanüstü miktarda bir yakıt harcar.
Ve veriler de şöyle, fırlatmada kullanılan toplam yakıtın %80'i ilk birkaç dakikada harcanıyor.
uzay mekiği dünyanın çekim kuvvetine karşı koymak zorunda.
Sonra ne oluyor? Mekik atmosferin dışına çıkınca yer çekimi etkisi azalıyor ve motorlar artık o kadar zorlanmıyor.
Daha az yakıtla daha uzun mesafe alıyor.
İşte yeni bir alışkanlığa başlamayı da böyle düşünün arkadaşlar.
İlk başlarda eski alışkanlıklarınız sizi aşağı çekebilir ama her tekrarınızı Her gün attığınız o adımı o motorların yaktığı yakıt gibi düşünün ve siz ısrar ettikçe bir gün gelir tıpkı mekiğin
yer çekiminden kurtulduğu an gibi alışkanlığınızda oturur.
Bilim de bunu söylüyor zaten.
Ortalama 66 gün tekrar ettiğiniz bir alışkanlık otomatik pilota bağlanır.
O yüzden zorlandığınız zaman aklınıza hep bu mekik örneği gelsin.
Sizin istikrarlı çabanız da öyle.
Önce yakar, zorlar, terletir.
Sonra bir bakmışsınız kendi yörüngenizde süzülüyorsunuz.
Ve unutmayın başlamak en çok enerjiyi ister.
Bir kere başladığınız zaman devam etmek sizi özgürleştirir.
Peki Emine iyi hoş diyorsun da bize biraz da pratik çözümler sun derseniz eğer hay hay birkaç tane önerim var seçin beğenin alın arkadaşlar.
En çok kendim uyguladıklarımı da koydum buraya.
Birincisi kaçta uyanırsanız uyanın ama uyandıktan sonra güne başlamadan önce kendinize vakit ayırın.
Sizi güne hazırlayacak ne varsa artık kitap mı okuyorsunuz, spor mu yapıyorsunuz, meditasyon mu, kahvaltı mı, boşluğa bakmak mı neyse onu yapın.
Uzmanlar da böyle söylüyor ben de katılıyorum.
Çünkü günün geri kalanını daha net bir zihinle geçirmenizi sağlıyor bu kendinize 5 dakikada olsa 10 dakikada olsa vakit ayırmak.
Hangi konuda istikrarlı olmak istiyorsanız onun da dahil olduğu maksimum 3 şeyi netleştirip önceliklendirin ve bugün ne olursa olsun ben bunları yapmış olacağım diye aklınıza not edin.
Eğer isterseniz yapılacaklar listenize de koyabilirsiniz.
Fiziki bir kağıda da yazabilirsiniz.
Ben bunu çok faydalı biliyorum kendimde.
Maksimum 3 dedim ama bir tane de olabilir yorgun olduğunuz günlerde.
Size kalmış ne kadar önceliklendirdiniz ama rica ediyorum 3'ün üzerine çıkıp kendinizi hırpalamayın.
Üçüncüsü vizyon panosu.
Geldi yine vizyon panosu güzelleme seansı diyeceksiniz ama gerçekten çok işe yarıyor arkadaşlar.
Bakın her sabah kalktığınızda göreceğiniz yere astığınız o vizyon panosu size bir hatırlatma.
Ben bu sene buzdolabımın üzerine koydum.
Magnetlerimin arasına sıkıştırdım.
Mart ayında yapmıştım. Sene sonuna kadar da dört tane ulaşmak istediğim hedef koydum oraya.
Bunlardan biri oldu ve onun çizilmiş halini her gördüğümde yüzümde bir gülümseme oluyor.
O başardım. Bunu da başardım hissiyle beraber.
İkincisinin %80'i oldu.
Diğerleri için de şunu fark ettim.
Her sabah hello biz buradayız diyorlar resmen ve ben bilinçli ya da bilinç dışında her gün onlara istinaden ufak da olsa bir aksiyon aldığımı görüyorum.
Şimdi size anlatırken daha çok fark ettim.
Konunun detayları için vizyon panosu bölümünü dinleyin.
Hiçbir zaman o panoyu yapıp asmak için geç değil bu arada.
Hatta şu aralar en verimli zamanlar çünkü sene bitimine son 5 ay kaldı daha hızlı aksiyon alırsınız.
Dördüncüsü de birbirinizi motive edeceğiniz, benzer hedefleriniz olan bir aktivite partneri bulmak.
Ne demek istiyorum? Mesela ben İspanyolcam daha da gerilemesin diye Duolingo'ya üye oldum.
En yakın arkadaşım da İspanyolca öğrenmeye başladı.
Birbirimizi ekledik. Ve sürekli birbirimizi motive ediyoruz uygulama üzerinden.
O kanalı da yaşıyor. Tabii ki saat dilimlerimiz de aynı değil.
Çok görüşemiyoruz gün içerisinde eskisi kadar ama.
O bana yıldız gönderiyor, ben ona bir şeyler gönderiyorum.
Derslerini tamamlayınca hatta geçen iki gün atladım İstanbul'da koştururken.
Cansu senin can hakkını kurtardı falan diye böyle bir bildirim aldım.
Böyle bir özelliği de var galiba emin değilim ama açıp hemen yaptım mesela.
Sorumlu hissettim kendimi ama tek başıma olsam yapmazdım.
O yüzden bir hedefe doğru ilerlemek istiyorsanız kendinizi sorumlu tutacağınız bir aktivite partnerinizin olması çok işe yarıyor.
Ama herkes için değil tabii sizin için yarıyorsa.
Bir diğeri de minimum 30 günlük bir hedef koymak.
Tabii ulaşılabilir olması kaydıyla ve ne olursa olsun onu yapmaya çalışın.
Örneğin daha fazla kitap mı okumak istiyorsunuz?
Bir sayfada olsa okuyun ya da sesli kitap olarak da indirin onu.
Okuyamadığınız yerlerde diyelim araba kullanıyorsunuz o zaman açın dinleyin.
Ya da otobüste ya da metroda.
Bilmiyorum yani tabii ki 80 tane işi aynı anda yapın demiyorum ama eğer ki onu yapamayacağınız bir durum varsa yaratıcı bir şekilde alternatif üretebilirsiniz bunu diyorum.
Altıncısı kendinize binerek konfor alanı dışı hedefler koymak.
Mesela hafta sonu sosyal medyaya bakmamak.
Çünkü en büyük konfor alanlarımızdan biri o ya elimize telefonu almak.
Kullananlar için söylüyorum tabii ki ben bu hafta sonunu deneyeceğim.
Çok da zor olmaz diye düşünüyorum.
Yani sonuçta annemizin karnından sosyal medyayla doğmadık.
Tabii ki millennial ve öncesinde doğanlar için söylüyorum.
Onun dışında verdiğiniz sözleri tutmak.
En çok da kendinize verdiğiniz sözleri tutmak arkadaşlar.
Çünkü başta ne demiştik?
İstikrarlı olmak öz saygınızı güçlendirir ve öz saygıyı besleyen en iyi şeylerden biri de verilen sözleri tutmak.
Onun dışında ne var? Kullandığınız kelimelere dikkat etmek.
Dil davranışlarımızı şekillendirir.
Çok sağlıklı besleniyordunuz, birdenbire bozdunuz mu?
Olsun, hiç önemli değil.
Kaldığınız yerden devam edin.
Ve kendinize hep şunu hatırlatın.
Elimden gelenin en iyisini yapıyorum.
Ben bazen şöyle konuşuyorum kendimle, gerçekten çok işe yarıyor ya.
Hadi kızım, hadi güzelim, güveniyorum ben sana, yaparsın diye.
Bu şekilde de kendinize gaz verebilirsiniz.
Gördüğünüz üzere koçluk dışında gaz verme işlemi de itina ile yapılıyor bu kanalda.
Evet, son olarak haftalık ödül ritüeli.
Bizler sadece sonuçları kutlamaya alıştığımız için özellikle de bu yapma kültüründe sürekli performans toplumu içinde olmakta.
O da çok sevdiğim bölümümdür bu arada.
Gösterdiğimiz çabanın da ne kadar değerli kutlamaya değer olduğunu unutabiliyoruz bazen.
Kendinize gidiş yolundan da puan vermeyi unutmayın arkadaşlar.
Tekrar altını çizeyim. Bu konuda profesyonel bir destek almak isterseniz biliyorsunuz ben her zaman buradayım.
Ve bence unutmamamız gereken diğer bir şey de şu.
İstikrar düz bir çizgi değil.
Kesinlikle değil hem de. Aksayabilirsiniz, bir gün atlayabilirsiniz, dinlenmek isteyebilirsiniz eğer fiziksel bir şeye hedefiniz.
Stratejik dinlenme de sürecin bir parçasıdır.
Dinlenmek de, tembellik aynı şey değil.
Bunu hatırlamakta fayda var.
Robin Sharma'nın şöyle bir sözü vardı, altını çizmişti kaç kere ve bence aşırı doğru.
Zor olan kolaydır, kolay olan zordur.
Ne demek istiyorum? Kolay seçimler uzun vadede hayatı zorlaştırır, zor seçimlerse kolaylaştırır.
Bunu şöyle örneklendireyim.
Her şeyi uygulayabilirsiniz bence.
Bugün totonuzu kaldırıp yaptığınız o egzersiz, kolaya kaçıp pizza söylemek yerine pişirdiğiniz o sağlıklı yemek, kendinizi zorlayıp yatağa bir saat erken gidip aldığınız o ekstra uyku size şimdi ve
ilerisinde mental ve fiziksel yararının yanında sizi zinde tutmaktan tutun da özgüven, sağlık ve çok daha fazlası için kolaylık sağlayacaktır.
Bu sene ilk karpuzun suya düştüğü vakit kardeşimle denize gittik.
Bayağıdır da görüşmüyorduk.
Tam böyle denize gireceğiz bana döndü böyle yaptı.
Kas kadınsın resmen ya benden çok kasın var.
Senelerdir yılmadan nasıl bu kadar istikrarlı olabiliyorsun bana da öğret dedi.
Sanki aynı evde büyümemişiz he.
Kendisi de hedefleri doğrultusuna aşırı istikrarlı bu arada ama.
Ben de tam ondan örnek veriyordum.
Sonra araya bir şeyler girdi konu dağıldı.
Şimdi bu bölümü ona göndereceğim.
Dinlesin bir daha bana sormasın.
Siz de bu bölümden fayda sağlayacağınız, düşündüğünüz, sevdiklerinize paylaşmayı unutmayın.
Ve bence bir insanın hedefine doğru adım atmasına katkı sağlamak kadar, ona destek olmak kadar güzel bir duygu yok gerçekten.
O yüzden paylaşmayı unutmayın bu bölümü fayda sağlayacağını düşündüğünüz arkadaşlarınızla.
Onun dışında instagramdan sormuştum size en çok hangi konuda istikrara ihtiyaç duyuyorsunuz diye.
Spor, sağlıklı beslenme, kitap okuma ya da disiplin çalışma bunların başında geliyordu.
Arkadaşlar eğer ki faydası olacaksa beni motivasyon partneriniz, aksiyon partneriniz olarak düşünebilirsiniz.
Koşuya mı çıktınız? Spora mı gittiniz?
Etiketleyin beni. Ben de istiyorsanız daha fazla paylaşırım spordan.
Sonuçta her gün saatlerimi spor salonda harcıyorum eğer buysa.
Ki amaç birbirimize destek olabilmek.
İsterseniz mesaj atabilirsiniz.
Emine bir hafta düzenli yaptım diye ben sizi tabii ki desteklerim ya da Spotify'a yorumlara yazabilirsiniz.
Sonuç birbirimize destek olmak burada.
Onun dışında ben size inanıyorum.
Biliyorum ki isteyip de yapamayacağınız doğru bir şekilde kendinizi planladığınızda O istikrarı sağlayamayacağınız hiçbir şey yok.
Seviyorum sizi. Kendinize çok iyi bakın.
Hoşçakalın. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
