
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu bölümde narsistik eğilimi olan bireylerle merkezinizde kalarak nasıl iletişim kuracağınız konuşuyuruz.
Transkript
Hiçbir tartışmadan çıktıktan sonra ne konuştuğunuzu bile hatırlamadığınız oldu mu?
Bir konuda tartışmaya başladınız.
Karşınızdaki konuyu bambaşka bir yere çekti.
Siz odaklanıp konuya dönmeye çalışıyorsunuz.
Hop bir bakıyorsunuz konu yine dağılmış.
Saatler sonra bir baktınız tamamen alakasız bir yerdesiniz ve sanki siz yanlış bir şey yapmışsınız.
Suçlu olan sizmişsiniz gibi sonlanıyor konuşma.
Ve mental olarak o kadar yorgun hissediyorsunuz ki sanki böyle savaştan çıktınız.
Tanıdık geldi mi bu dediklerim?
Birçok narsist ile tartışmanın özetlerinden bir tanesi neden?
Çünkü narsist ile girdiğiniz bir tartışma genelde orta yolu bulmak üzerine değil, onun ne kadar haklı olduğu, kendi gerçeğini sizin neden kabul etmeniz üzerine kurulu olan bir tartışmadır.
Ve bunu yaparken de sizi manipüle etmekten, sinirlerinizle oynayıp tansiyonu yükseltmekten hiç çekinmezler.
Aksine zevk alabilirler.
Peki bu tarz konuşmalardan hiç mi zaferle ayrılamayız?
İşte bugün tam olarak buralarda dolaşacağız.
Bir narsistle nasıl iletişim kurulur?
Bundan bahsedeceğiz. Herkese merhaba, ben Emine.
Geçti güzel hayallere, hoş geldiniz.
Burada sosyolojiyi, psikolojiyi, felsefeyi ve ilişkileri konuşuyoruz.
Doğru cevapları bulmaktan ziyade doğru soruları birlikte sormak ve hayatı bir tık daha anlamlandırmak için.
Bugünkü konumuz tahmin edersiniz ki hassas bir konu.
Birincisi, narsist kelimesi son birkaç yıldır dillere pelesenk olmuş durumda.
Doğru yanlış birçok bağlamda kullanılıyor.
Örneğin... Biri kendi başarısına sahip çıktığında, kendine değer verdiğinde bile çat narsist etiketini yapıştırabiliyor insanlar.
İkincisi de hepimizin hayatında narsististik ya da manipülatif davranışlar sergileyen birileri var.
Kimimiz böyle ebeveynlerle büyüdük, kimimiz böyle insanlarla çalışıyor, böyle yöneticilere raporluyor.
Kimimizin eşi, partneri, narsisistik özelliklere sahip ya da belki şu an bu bölümü dinleyenleriniz arasında da var.
Heh yine başladı cadı avı diye düşünüyorsunuz ama amacımız tabi ki cadı avı değil burada.
Demem o ki birçoğumuzun hayatımızın hemen hemen her alanına dahil olan kişilikler bunlar ve her zaman iletişimi kesme, hayatımızdan çıkarma gibi bir lüksümüz olmuyor.
Ve genel anlamda da narsistlik eğilimi olan kişilerle iletişimi nasıl yöneteceğimizi de çok bilmiyoruz açıkçası.
Ama en başta şunu netleştireyim tanı koymak bizim işimiz değil kesinlikle terapistlerin işi bu.
Bu tarz etiketleri bu kadar kolay kullanmayı doğru bulmuyorum ve narsist etiketinin bir insanı tam anlamıyla açıkladığını da düşünmüyorum.
Çünkü insanlar çok boyutlu.
Ben bugün daha çok kendi deneyimlerimden yola çıkarak araştırmalarımı da birleştirdiğim bir sohbet gerçekleştirmek istiyorum sizlerle.
Hatta bu narsizm konusu yani narsist bir bireyle başa çıkma konusu benim ilk terapi sebebimdir bu arada.
Evet bölümü kişisel terapi seansına dönüştürmeden başlayalım.
Öncelikle kavramdan başlayalım çünkü dediğim gibi bu kelimeyi günlük hayatta çok rahat kullanıyoruz ama klinik anlamı daha spesifik.
Narsisistik kişilik bozukluğu DSM-5'te yani Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan ruhsal bozuklukların tanısal ve istatistiksel el kitabının 5.
baskısında tanımlanan bir tanı.
Bu cümleyi tam anlamıyla söyleyene kadar gerçekten çok zorlandım.
Ama şöyle geri dönecek olursak birkaç temel özelliği içeriyor.
Büyüklenmeci bir ben algısı, empati kapasitesinin belirgin biçimde düşük olması, sürekli hayranlık ihtiyacı ve diğer insanları kendi ihtiyaçları için araç olarak görme eğilimi.
Psikanalist Otto Kernberg bunu şöyle tanımlıyor.
Narsisistik kişilik içinde derin bir boşluk barındırır ve Bu boşluğu dışarıdan gelen onay artı kontrol ile doldurmaya çalışır.
Peki biz hayatımızda böyle biriyle tartıştığımızda ne oluyor?
Biz ne yapıyoruz? Ne bekliyoruz?
Karşıdaki nasıl cevap veriyor?
Birazcık bu taraflara doğru evrilelim şimdi.
Birincisi. Mantık kurmaya çalışıyoruz.
Kanıtlarımızı sıralıyoruz.
Ama şöyle oldu, böyle dedin, şöyle yaptın diyoruz.
Örnekler veriyoruz. Karşı tarafın anlaması gerektiğine inandığımız şeyleri tekrar tekrar açıklıyoruz.
Ve tabii ki hiçbir şey değişmiyor arkadaşlar.
Çünkü narsesistlik davranışı sergileyen biriyle konuşurken mantık işe yaramıyor.
O tartışmıyor. O sizinle oyun oynuyor.
Narsesistlik davranış sergileyen biri için her konuşma iki amaçtan birini hedefler genelde diyor iletişim uzmanları.
Birincisi ne olursa olsun kendisinin haklı çıkmasını ister.
İkincisi de narsistler genellikle sizi duygusal olarak manipüle etmeye çalışır.
Öfke, hayal kırıklığı veya korku gibi duygularınızı tetikleyerek size üstünlük kurmak isterler.
Ve siz mantık kurduğunuzda, kanıt sıraladığınızda, açıkladığınızda oyuna girmiş oluyorsunuz bile.
Çünkü o kişi sizin doğrularınızı aramak için, orta yolu bulmak için orada değil ki.
O haklı çıkıp kendi egosunu tatmin etmek için orada.
Kendi haklılığını, kendi üstünlüğünü size kabul ettirmek için orada.
İyi peki Emine ama ne yapacağız diyorsanız şöyle.
Birincisi narsistler genellikle sizi duygusal olarak manipüle etmeye çalışır.
Dediğim gibi öfke, hayal kırıklığı veya korku gibi duygularınızı tetikleyerek size üstünü kurmak isterler.
Bu hep aklınızda olsun. O yüzden kalabildiğiniz kadar sakin kalmak, galeyana gelmemek karşınızdakinin size hakim olmasını engeller.
Size o hararetli tartışmaya dahil edemeyince tabii ki çıldırırlar.
O yüzden mümkün olduğunca sakin kalmaya çalışın.
Bu sakinliğin altını çizmemin sebebi de şu.
Bir narsist sürekli sizi eleştirerek veya küçümseyerek özgüveninizi zedelemeye çalışır.
Özellikle de siz karşı taraftan eğitim, iş, maddiyat, kültürel gibi konularda bir anlamda daha üstün ya da donanımlıysanız.
Bana terapistim şöyle bir şey demişti.
Narsist birey kendini üstün hissedeceği bir şey bulamazsa seni aşağı çekmeye çalışır.
Ve bunu duymak benim için o kadar büyük bir aydınlanmaydı ki.
Karşınızdaki kişi bunu başarabilmek için sizi kendinizden şüphe ettirir, yeteneklerinizi, değerinizi, zekanızı sorgulatır ve bunu yaparken inanılmaz derecede çirkinleşebilir.
Size ne düşündüğünüz, ne hissettiğiniz, ruhunuzda açılan yaralar onun umurunda mı sanıyorsunuz?
O yüzden karşı taraf sizi küçümsemeye, kışkırtmaya, aşağılamaya çalıştığında Tepki verdiğiniz an ona güç veriyorsunuz demektir ve o daha da çok üstünüze gelir.
Sakin ve net kalmak bu tarz durumlarda yapabileceğiniz en iyi şey kendinizi korumak için.
Karşınızdaki insan ebeveyniniz bile olsa narsist bir kişiliğe sahipse o an sizi yerin dibine sokmaktan çekinmez.
O yüzden bu tarz durumlarda böyle sizi çok fazla kışkırtıyorsa onlara verebilirsiniz.
Daha fazla açıklama, örnek verme vesaire kesinlikle yok.
Hiç uğraşmayın. Sakin kalamıyorsanız, bu şekilde cevap veremiyorsanız da ortamı terk edin.
Eğer terk ettiğiniz gerekiyorsa ya da öyle bir durum varsa.
Onun dışında narsistler kendi çıkarları için başkalarını manipüle etmekten asla ve asla çekinmezler.
Suçluluk duygusu yaratma, gaslighting, kurban rolü oynama gibi taktiklerle sizi kontrol etmeye de çalışabilirler.
Bu noktada özellikle sizin gerçeklerinizi bükmeye çalışıyorsa karşınızdaki verebileceğiniz en güzel cevap ben böyle hatırlıyorum ya da ben böyle duydum bu kadar.
Hayır ama şöyle demiştin böyle olmuştu derseniz orada baştan kaybettiniz zaten.
O öyle olduğunu bilmiyor mu zannediyorsunuz?
O kendi inanmak istediğine inanıp sizi de ona ikna etmek, inandırmak için.
Elinden gelen her şeyi yapacak.
Eğer gerçeği ona kabul ettirmeye çalışıyorsanız o tartışmadan akıl sağlığınızı koruyarak çıkma ihtimaliniz kalmaz arkadaşlar.
Hiçbir zaman onlarla konuşurken hedefiniz haklı çıkmak olmamalı ya da haklı olduğunuzu ikna etmek olmamalı.
Hedefiniz kendi merkezinize dönmek ve orada kalmak.
O yüzden ben böyle hatırlıyorum deyip kısa ve net bir şekilde sınırlarınızı çizin.
Gaslighting ile ilgili bir bölümüm de var bu arada.
Dileyenler oraya da bakabilir.
Çünkü narsistlerin en çok yaptığı şeylerden bir tanesi de gaslighting.
Sınır demişken narsistler başkalarının sınırlarına saygı göstermekte çok zorlanırlar.
Kendinizi korumanın en etkili yollarından biri de net ve sağlam sınırlar koymaktır.
Çünkü sınırlarınızı kaybettiğiniz zaman kendinizi kaybetmeye de başlarsınız.
Sizi böyle kukla gibi yönetmeye başlarlar.
Nelerden rahatsız olduğunuzu açıkça ifade edin.
Bu sınırlara uymadığında karşı taraf hangi sonuçlarla karşılaşacak bunu da açıkça ifade edin.
Tabii ki hoşlarına gitmeyecek ve o sınırları kaldırmak, o sınırları bozmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklar.
Ama siz ne kadar kararlı olursanız kendinizi duygusal olarak o kadar koruyorsunuz demektir.
Bir diğeri de tartışırken tempoyu yavaşlatmak.
Narsesistlik davranış hız üzerine çalışan bir davranış biçimi olarak görülüyor çoğu iletişim uzmanları tarafından.
O yüzden de sizi hızlı konuşturmak, hızlı savunma yaptırmak, hızlı tepki vermeniz üzerine işliyor onların tartışması.
Eğer siz yavaşlarsanız onların ritmini bozmuş oluyorsunuz ve o yüzden de bir noktada onlarda error veriyor.
Cevap vermeden önce şöyle bir durup bir nefes alıp yapabiliyorsanız 2 saniye beklemek her zaman sizin lehinize işler.
Böylece kontrolü kendi elinize alabilirsiniz.
Çünkü konumuz hiçbir zaman haklı olmak değil.
Kontrolü kendi elimizi alıp merkeze dönmek.
O konu nereye çekilirse çekilsin ki çok farklı yerlere çekilecektir bir narsiste olan tartışmada.
Her zaman ana konuya dönmek, kendi cümlelerinize dönmek.
Mesela şöyle bir şey de diyebilirsiniz.
Anladım ama benim sormak istediğim şey şu.
Anlıyorum ama şu konuyu önce bir halledelim diye hep merkeze dönün.
Ama bunu yaparken... düşmancı olmayan bir tonla daha sakin çünkü amacınız çatışma çıkarmak değil konuya dönmek.
Bu bahsettiklerim benim kendi hayatımda uygulayıp da gerçekten en çok işe yaradığını gördüğüm şeyler ve aynı zamanda uzmanlar tarafından da önerilen şeylerdi.
Sizin de eminim kendi yöntemleriniz vardır paylaşmak isterseniz Spotify yorumlarda paylaşabilirsiniz ya da bana Instagram'dan ulaşabilirsiniz.
Ama şöyle bir durduğumuz zaman tüm bu taktikler işe yarasa da bence asıl mesele taktikten bir tık daha derin.
Neden mesela bazı insanlarla bu tür konuşmalarda kendimizi bu kadar zayıf hissediyoruz?
Neden sınır koymak bu kadar zor?
Neden doğru olmayı bu kadar çok önemsiyoruz?
Karşı taraf bizi anlasa ne olur, anlamasa ne olur?
Çünkü çoğu zaman bu konuşmalardaki derdimizin büyük bir kısmı narsistin kendisinden değil, onların bizi onaylamasını istediğimizdeki kafa yapısından kaynaklanıyor.
Anla söylediğimi, kabul etme hissettiğimi, benim de haklı olabileceğimi gör.
Bu çok insani bir şey, çok anlaşılır bir şey.
Çünkü zafer kazanmış hissettiriyor değil mi?
Sonuçta hiçbir zaman sizinle aynı görüşte olmayan, sizin haklılığınızı düşünmeyen, bunu kabul etmeyen birisine kendi haklılığınızı ispat ettiğiniz zaman bir başarı elde ettiğinizi düşünüyorsunuz.
Ve hepimiz anlaşılmak istiyoruz, yalan yok.
Ama narsistlik davranışı sergileyen biri çoğu zaman bu onayı vermez.
Çünkü beyni ona programlanmamış.
Ve muhtemelen öyle bir kapasitesi de yok.
Siz akıntıya karşı kürek çekiyorsunuz.
En olmayacak insanlardan anlaşılmayı ya da onaylanmayı bekleyerek hayatımızın büyük bir kısmını tartışmalar içinde harcayabiliyoruz.
Ama neden? Yani günün sonunda siz ne derseniz deyin o karşınızdaki insan narsistik özelliklere sahipse kendi bildiğinden şaşmayacak.
O yüzden aslında burada önemli olan Sizin kendi enerjinizi, kendi zamanınızı, kendi mentalinizi ne kadar koruduğunuz, bunu ne kadar önceliklendirdiğiniz bunun için de tabii ki karşıdaki insanın
narsesistlik davranışlarının farkında olmak gerekiyor.
O iletişimi biraz daha zeminde tutmak gerekiyor.
Çünkü önceliklendirmeniz gereken şey tabii ki sizsiniz ve uzun vadede en çok kendinizi koruyorsunuz.
Dinlerken şöyle bir şey sormuş da olabilirsiniz.
Ya ben bu kadar uğraşmak zorunda mıyım?
Bu kadar enerji harcamak zorunda mıyım?
Bir narsisti idare etmek için gerçekten de kelime idare etmek, aslında konuşmak, tartışmak vs.
bunlar tam da ifade etmiyor bizim narsistlerle olan iletişimimizi.
Genel anlamda eğer bir narsistle beraberseniz siz o narsisti idare ediyorsunuz.
O yüzden de eğer bu ilişki size hizmet etmiyorsa, bu ilişki sizden çok fazla şeye götürüyorsa, benim nacizane görüşüm yapabiliyorsam ben bu insanları hayatımdan çıkartırım.
Çünkü hayat çok kısa ve ben sürekli kendimi akıl oyunları oynarken bulmak istemiyorum.
Ben huzur istiyorum ya.
Sevdiğim şeyleri yapmak istiyorum.
Ya da bir şekilde değer üretmek istiyorum.
Karşımdaki insanın sürekli beni aşağı çekmesine ihtiyacım yok.
Sürekli beni... Kendimden şüphe ettirmesine ihtiyacım yok.
Sürekli beni manipüle etmesine ihtiyacım yok.
Oysan beni besleyen, beni büyüten, bana iyi gelen, birlikte güzel anılar inşa edebildiğimiz, güzel şeyler konuşup birbirimizin zihnini stimüle ettiğimiz konuşmalar yapmak varken neden vaktimi,
enerjimi, mentalimi böyle şeylere harcayayım diye düşünüyorum.
Ama tabii ki bu benim kendi görüşüm.
Evet arkadaşlar bir bölümün daha sonuna geldik.
Bu bölümü eğer beğendiyseniz, faydalı bulduysanız, sevdiklerinizle ya da bölümü duymaya ihtiyacı olduğunu düşündüğünüz insanlarla paylaşmayı unutmayın.
Bir sonraki bölümde görüşürüz.
Kendinize çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
