
Kötü Alışkanlıklarımı Nasıl Değiştirebilirim?| Atomic Habits
12 Mayıs 2021 · 32 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bütünsel Sağlık Koçu Deniz Alayat ile alışkanlıklarımızın hayat kalitemize etkisini konuştuk. Sürdürebilir alışkanlık ve akıllı rutin oluşturma konusunda rehbere ihtiyaç duyanları bu bölüme bekliyoruz.
*
E-bülten üyeliği linki
https://emineyesilcimen.com/podcast/
Ücretsiz ön görüşme ve koçluk detayları
https://emineyesilcimen.com/kocluk/
Transkript
Merhabalar, Gelişigüzel Hayaller'e hoş geldiniz.
Bugünkü konumuz çok güzel bir konu.
Alışkanlıklar üzerine konuşacağız ve sağlıklı alışkanlıkları hayatımıza nasıl dahil edebiliriz?
Bütünsel beslenme ve sağlık koçu Deniz Alayat bizimle beraber bize birkaç tane tüyo verecek ve alışkanlıkların hayatımızdaki etkilerinden bahsedeceğiz.
Deniz hoş geldin. Selamlar, selamlar Emine'cim.
Çok teşekkür ederim beni davet ettiğin için.
Çok heyecanla geldim.
Çok konuşmayı sevdiğim konulardan biriyle de.
Beni davet etmiş oldun.
Bu da benim için büyük bir keyif oldu.
Çok teşekkürler. Ben teşekkür ederim.
Ne demek yani bu aralar sağlıklı alışkanlıklara birazcık takık durumdayım açıkçası.
Hem böyle kendi hayatıma belli başlı şeyleri inşa etmekte hem de böyle danışanlarımın üzerinde çok durduğu bir konu.
Çok okuyorum, çok araştırıyorum ama bu konu üzerinde uzman birisiyle konuşmayı ekstradan istedim.
O yüzden ben teşekkür ederim katıldığın için ve Özellikle de şundan çok etkilendiğimden dolayı böyle bir bölüm yapmak istedim Deniz.
Bu alışkanlıklarımız bizim davranışlarımızın yüzde kırkını belirliyormuş.
Böyle bir araştırma var. Ve gerçekten alışkanlıklarımızı değiştirerek aslında çok daha istediğimiz bir noktaya gelebiliriz.
Bu bunu gösteriyor. O yüzden de sana bir sormak istiyorum.
Bu günlük alışkanlıklarımızın hayatımızdaki etkisi ne?
O yüzde kırk ne aslında?
Evet, alışkanlıkların aslında hayatımızda iyilik haline, sağlığı daha fazla katıp iyilse çok mümkün.
Dediğim gibi araştırmalar bize %40 davranışlarımızın alışkanlıklardan oluştuğunu söylüyor.
Bu da şu demek, bu %40'ı yaparken aslında otomatik davrandığımız için beynimiz daha az enerji harcıyor.
Ve biz enerjimizi çok daha aktif bir şekilde kullanabiliyoruz.
O %40'ı ne kadar daha akıllıca ve ne kadar kendimize daha iyilik katmak, daha sağlık katmak.
daha iyi hissetmek, daha tatlı dolu bir yaşam yaşamak için kullanacak olursak o kadar da faydamız elbette.
O yüzden de hani alışkanlıkları çok önemsiyorum.
Bakalım bugün neler konuşacağız bununla ilgili, nasıl sürdüreceğiz alışkanlıkları.
Buralarda çok zorlanıyoruz.
Oralarla ilgili ikimizin de katkısı neler olacak merak ediyorum.
Evet, özellikle bir alışkanlığı sürdürülebilir hale getirmek, onu ben de sana soracaktım.
Ama şöyle bir kitap okuyorum, The Power of Habits, Alışkanlıkların Gücü diye.
Şimdi orada geçen gün yaşadığım bir şeyi onaylayan bir örnekle karşılaştım.
Benim bir tane arkadaşım var, hayatı boyunca asla spor yapmamış biri.
Ve hiç de spor yapmaya doğru bir eğilimi olmadı.
Hep ben şey diyordum spor yaparken, hadi gel beraber yapalım, şöyle yapalım, böyle yapalım.
Hiç yanaşmadı. Ve geçtiğimiz günlerde böyle düzenli olarak spor salonundan hikayeler paylaşıyor.
Ama her gün paylaşıyor.
Böyle çok şevkle paylaşıyor.
Merak ettim ben de. Dedim ki ne oldu?
Hani ne değişti de sen bu kadar spor yapmaya başladın?
Dedi ki bana ya çok boş vaktim vardı.
Ve şu an pandemi döneminde her yer kapanıyor.
Ama spor salonları açık.
Ben de başladım. Baktım iyi hissettiriyor.
Hoşuma da gitti. Devam ettim.
Tam bu olayın üzerine iki gün sonra okuduğum kitapta da şey diyordu.
Senin bir tane ipucun olması lazım.
Yani tetikleyicin ve sonucunda da alacağın bir ödül olması lazım.
Alışkanlık kurarken.
Şimdi burada tetikleyici neydi?
Aslında boş zamanının olması.
Ödül neydi? O dopamin oranını arttıran, iyi hissettirme hali.
Bir şeyi tamamlamış, bir şeyi başarmış hali.
Dedim ki bu kadar insan üzerinde bu çalışmayı yapmışlar ama ben tek bir örnekle şu an kanıtlamış oldum.
Ve hani şöyle düşünüp bakıyorum hani ben kendim bildiğim gibi çok düzenli bir şekilde spor yapan bir insanım.
Hep aslında böyleydi.
Hep bir ödülüm vardı.
Hep böyle bir o işte iyi hissetmek, benim durumumda hep böyle tamamlanmış hissetmek, bir şey başarma, o dopamin hormonu çok işliyor bende.
Hani ipucu da hep daha böyle sağlıklı, tetikleyici diyeyim ona.
daha böyle sağlıklı olmaktı.
Aslında şöyle, çok güzel.
O kitabı evet okumuştum ve çok da faydalanmıştım.
Yine Atomic Habits, Atomic Alışkanlıklar kitabı da var James Clear'in.
Onu da tavsiye ederim bizi dinleyenlere ve sana eğer okumadıysan.
O da böyle hani benzer ipuçlarından bahsediyor.
Dediğim gibi bir işaret ya da ipucu var elimizde.
Bu aslında beynimizin belli bir dağınışı başlatması için bir tetikleyici gibi görebiliriz.
Bir özlemimiz var yani bu alışkanlıkla beraber alacağımız ödül nedeniyle aslında bir motivasyon var bir taraftan.
Sonrasında yanıt geliyor.
Bu alışkanlıkla ilişkili davranışı nasıl canlandırabiliriz?
Bu yanıtı nasıl alabiliriz?
Ve en sonunda da ödülü alıyoruz.
Burada da davranışı eğer oluşturursak, bu davranışı, bu alışkanlığı oluşturduktan sonra, bunu edindikten sonra da alacağımız ödül de bunun.
sonundaki şey. Genellikle alışkanlıkları oluştururken yine belki başka etiketleri de veririz ama motivasyonumuzu ve enerjimizi başlama enerjimizi sürekli hale getirebilmek adına da çok mühim.
O yüzden bazılarımız için dediğim gibi böyle kategorize etmek ve oradan hayatımıza bir şeyleri uygulamak çok daha kolay oluyor.
Ben biraz şuradan da bakıyorum.
Alışkanlıklar için aslında siz gibi bir alışkanlıklar için bir taraftan fazlasıyla tekrar yapıyor olmamız lazım.
Yani bir bebek gibi düşünelim.
O bebeğin yürümeye başlaması için emeklemesi, düşmesi orada tekrar tekrar aslında bir denemesi gerekiyor değil mi?
Tabii yetişkinlikte biz o hali oldukça unutuyoruz.
O deneme halini. Bir an önce böyle parmağımızı açıklattığımızda nasıl kapımızın önüne siparişimiz veriyorsa çok çabuk bir şekilde o alışkanlığı da edinmek istiyoruz ama Biraz tekrar yapmamız,
biraz sabır göstermemiz gerekiyor.
O yüzden ben bu bakış açısının yanına zamanı da eklemek istiyorum.
Yani o alışkanlığı eğer edinmek istiyorsak ona bir zaman ayırıyor olmamız lazım.
Biraz kararlı oluyor olmamız lazım.
Biraz sabır göstermemiz lazım.
Bir taraftan da onunla ilgili o alışkanlık neyse, spordan bahsettim çok güzel bir örnek olmuş oldu.
Onunla ilgili mekan ayarlamak ya da...
onunla ilgili herhangi bir ihtiyacımız varsa işte spor ayakkabısını kapının önüne koymak gibi.
Ya da hatta daha da ileri gideyim, çok ileri bir safayı alayım.
En kolaylaştırdığım ne olabilir?
Sport itemle, sport tişörtümle beraber uyumak başlangıçta.
Yani öyle bir noktaya getirmeliyiz ki kendimizi bu alışkanlığı sürdürmememiz için kendimize bahane yaratmayacağımız halde getirebiliyoruz.
Böyle de ufak bir ipucu da vermek istiyorum.
Evet kesinlikle o bahane yaratmamak konusuna katılıyorum.
Hani orada işte yine spordan gidiyoruz ya yine oradan örnek vereyim.
Benim düzenli olarak takip ettiğim birisi var.
Heather Robertson diye bir kadın.
İşini inanılmaz güzel yapıyor.
Çok beğenerek yapıyorum onun videolarını.
Ve çok güzel bir stratejisi var.
Mesela 12 haftalık bir planı var.
Onunla başladım.
Her gün yarım saat.
Ve yapmaman için herhangi bir neden yok.
Her gün yarım saat işte zaten birisi senin için o programı oluşturmuş.
Senin ne düşüncen bugün işte üst vücudumu çalıştırsam işte karımı çalışsam kardiyomu yapsam diye düşünmene gerek yok.
İçinde işte ısınması da var üstüne bir de esnetmesi de var egzersiz bittikten sonra.
Mesela bu bana çok yardımcı oldu.
Normalde üç gün yaparken beş güne çıkarttım onun sayesinde gibi.
O yüzden bu bana çok yardımcı oldu.
O biraz daha kolaylaştırmak.
Ama benim en çok zorlandığım şeylerden bir tanesi Deniz.
O sabır kısmı.
Dedin ya bizi böyle parmağımızı şıklattığımızda hemen istiyoruz diye.
Ben çok üzerine çalışıyorum.
Hala da ama bir şey tetikliyor.
Mesela sağlıklı besleniyorsun.
Kilo mu vermek istiyorsun ya da cildinle alakalı mı bir şey yapmak istiyorsun.
Hemen olsun istiyorsun.
Orada bilmiyorum sabırla alakalı üzerine söyleyebilecek daha neyimiz olabilir ya da senin ekleyebileceğin.
Hep kendime şunu hatırlatıyorum.
Roma bir günde inşa edilmedi.
Çok klişe ama bir yandan da hep bunu hatırlatıyorum kendime.
Şahane. Kendini ikna edecek bir ney bulmuşsun aslında.
Belki herkesin böyle ikna edici cümlelere ihtiyacımız var.
Seninki bu olabilir. Şimdi bizi dinleyenler belki defter kalem alırlar ve ikna edici cümlesi, motivasyon cümlesi ne olabilir diye onu yazabilir derdik ya da onu bulurlar.
Aslında araştırmalar bize şunu gösteriyor.
Alışkanlıkta oluşturulmak için ihtiyacımız olan süre, tüm araştırmalar 21 gün diyor, tüm araştırmalar 66 gün diyor.
O yüzden çok kısa bir süre değil.
Ama şurada şu izni de kendimize vermemiz lazım gibi geliyor bana.
Bazen de çok acımasız olabiliyoruz.
Bir, çok hızlı bekliyoruz, böyle bir şey olabiliyor ve hemen yarın olsun istiyoruz.
İkincisi de mesela 3-4 gün yaptıktan sonra 5.
gün yapmıyorsak, ah yapamadım, böyle oldu, ben neden böyleyim, her zaman böyle yapıyorum, bak Ayşe yaptı, ben yapamadım gibi.
Böyle kendimize çok yükleniyoruz ve ertesi gün o alışkanlığı denemek, onunla ilgili çabu göstermeyi bir anda bırakabiliyoruz.
Aslında devam edebilirim demek.
O izni kendimize vermek de çok önemli.
Çünkü bazen de şunu söylediğimizde işte sürekli burada önemli dediğimizde 66 gün bir şeyi yapmak çok gözümüzde büyüyebiliyor.
Ya da işte 3 gün yaptıktan sonra 4.
günün yapmadığımızda hemen bırakabiliyoruz.
Bak da balık yan gider. Ben böyleyim zaten diyebiliyoruz.
Şu izni verelim kendimize.
Evet bir gün yapamamış olabilirim.
Hayat bu ya. Yani normal alışkanlıklarımızı da düşündüğümüzde gerçekten şu anda bizde mevcut alışkanlıklarımız.
Bazen hayatımızda öyle şeyler oluyor ki o bir gün yapamayabiliyoruz.
Çünkü seyahate gitmiş oluyoruz.
Çünkü hayatımızda çok üzücü bir olay oluyor olabilir.
İşte iş değiştiriyor olabiliriz.
Şeyleri değiştiriyor olabiliriz.
Bir şeyler oluyor da sürekli hayatımızda.
Hayat zaten üzerimize sürekli bir şeyler atıyor.
O atanlarla beraber ben ne kadar devam edebiliyorum ve devam etme iznini kendime nasıl sağlıyorum?
Bence bu da önemli. O yüzden evet biraz zorlayıcılar oluyor olması lazım.
Ama o zorlayıcıların da ayarında oluyor olması lazım.
Yani biraz o ayarıyı da o iddeyi de dikkatli kullanıyor olmak önemli gibi geliyor bana.
Evet doğru söylüyorsun.
Yani şey de çok önemli. Bu battı balık yan gider diyorsun ya.
Ben mesela bu mantıkla büyüdüm.
Annem hep sıkı diyet yapıyordu.
Hep ama. Sonrasında öyle bir an geliyor ki evde böyle tas tas tatlılar yeniyor.
Ondan sonra ya da işte kutu kutu baklavalar yeniyor.
Ve hep şunu diyordu. Aman tamam bugün yiyelim de işte yarın yaparız.
Ama yarın oluyor.
Sonra da diyor ki aman nasıl olsa bozduk.
Hani battı balık yan gider.
Hani şimdi küçüklükten böyle bir mantıkla yetişince diğerini oluşturmak biraz zor oluyor.
Ama yine bu da hep böyle okuyarak o mesajı böyle beynime beynime kazıyarak da diyorum ki tamam böyle bir gün geçti.
Ya da işte spor mu yapmadım, kötü mü yedim?
Ama her gün yeni bir gün.
Bir de bir sıfırdan büyüktür.
Buna da çok inanıyorum.
O yüzden de hep böyle tamam o olmuş olabilir ama bunu devam ettirmek var.
Diyelim ki sabah kahvaltıda şekerli bir şey yedin, şeker diyeti yapıyorsun ya da istemediğin bir şey yedin.
Günü öyle geçirmek var ama o zararın neresinden kardır diye dönüp getirmek var.
Bu mantığı biraz daha içselleştirdiğimde aslında her konuda...
kolay diye veriyorum. Beslenme ve spor en kolayı diye hep bunlardan örnek veriyorum ama her konuda bunu gerçekleştirdiğimde bir tık daha hem sabırlı hem de daha böyle emin
adımlarla yürüdüm. Öyle söyleyeyim.
Evet bir de şöyle bir şey var Emine.
Çok güzel şeyler anlattın.
Kendinden de çok güzel faydalar çıkarmışsın.
Birisi şöyle bir şey var.
Hazı biriktiremiyoruz.
O nedenle hani o annemle beraber verdiğim örnekte işte bugün yiyelim ya da işte kilolarca o tatlıyı yemek, ertesi gün diyete ya da sağlıklı beslenmeye başlıyor olmak.
Aslında orada genellikle hani diyetten önce son çıkış gibi ya da sağlıklı beslenmeyi bilmeden önce son çıkış gibi hep böyle işte bir şeyleri yiyoruz.
Ay bu köfteyi de yiyeyim, ay şunu da yiyeyim, arkadaşlarla da şunu yapayım gibi şeyler yapıyoruz ya.
O da hızlı biriktirdiğimizi de düşünüyoruz ama Esasen fazla biriktiremiyoruz.
Bir böyle bir şey var. İkincisi bahsettiğimden şunu da çıkardım ben.
Ne kadar güzel nöral yolları tekrar kurmak.
Yani hep beynimiz artık biliyoruz ki son 10 senede 20 senede şunu çok net biliyoruz.
Daha da şimdi bir ne neler öğreneceğiz, ne gibi araştırmalar çıkacak karşımıza.
Beynimiz yenileniyor.
Beyinde kurulan yollar yenileniyor.
O nedenle tekrar yapıyor olmaz.
kendimizi tekrar tekrar o yola sokmak önemli.
Bir yol var ve onu böyle çok ışıklı, ana yol gibi düşünelim.
Hani o kadar açık bir yol ki, resmen otoban gibi çevresinde ışıklar var, her türlü imtihana sahip bir yol var ve bu bizim bildiğimiz yol.
Şimdi yeni bir yol kurmak istiyorsak, burası böyle daha yabani otların olduğu, daha keşfedilmemiş bir yol ama ne kadar ayak basıyor olursak, hiç bir de keçi yolu gibi olacak, bir de işte çevresinde
daha çiçeklenecek.
bizim istediğimiz hale gelecek, ışıklanacak, aydınlanacak.
O yüzden o yolları da kılmak için biraz daha gerçekten hani biraz sabır göstermek, biraz bazen kendimizi ikna etmek, biraz bazen o enerjiyi bulamazsak bile yapmaya başlamak, başlamanın
enerjisiyle beraber devam edebilmek.
Çünkü belki motivasyonu ne kadar konuşuyoruz bilmiyorum ama bir şey söyleyeceğim.
Motivasyon son yıllarda çok içi boşaltmış bir kelime gibi geliyor bana.
Motivasyon da aslında Bazen çok şey istiyoruz.
Bunu yapabilmek için benim motivasyonum olması lazım.
Gibi böyle bir inancımız var ve bunu son zamanlarda daha da fazla görüyorum.
Hiç motive değilim bu konuda.
Hiç motive değilim. Aslında yaptıktan sonra, yapmaya başladığımız anda motivasyonumuz artıyor.
Yapmaya başladığımız anda o işle ilgili özgüvenimiz artıyor.
Başlama enerjisinin getirdiği bir şey de var.
O yüzden o izni vermek bazen çok can sıkıcı olabilir.
Ama ne başladığımızı onun aslında düşündüğümüz kadar can sıkıntısı olmadığını da kastedebiliriz.
Biraz izin verin ya.
Can sıkıntısı bazen iyidir.
Biraz izin verin o gülüklere de hissetmeye.
Her daim her şey kültür olmuyor hayatta.
Evet evet kesinlikle olmuyor.
Ve o motivasyonu beklemenin de bir sonu yok.
Bu çok eski bölümlerden bir tanesinde eslemi konuk etmiştim.
Informa var ve efekt diye bir hesabı var.
Ve çok böyle değişik yerlerden değişik bilgiler paylaşıyor.
Orada ona bir soru sormuştum ve demişti ki bir şeyi beklersen o sana gelmeyecek.
Senin ona gitmen lazım.
Yani hayalinin peşinden koşmak ya da istediğin bir şeyi oldurtmak istiyorsan sen git.
Diyeceksin motivasyon gelmesini beklemeyeceksin demişti ve bir de Deniz ben sana şunu sormak istiyorum.
Rutinlerin de bu alışkanlıklar üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum ki zaten alışkanlık değiştirirken hani o en başta konuştuğumuz ipucunu tutun.
Ondan sonra ödülü tutun ama rutininizi değiştirin diye bir şey var The Power of Habit kitabında.
O rutin kısmında bunun önemi nedir?
Nasıl rutinleri değiştiririz?
Rutin değiştirmek çok zor bu arada.
Oluşturmak da zor ama değiştirmek daha da zor.
Orada senden dinlemek istediğim baya bir şey var aslına bakarsan.
Şimdi rutinler aslında iyi bildiğimiz ve iyi yapabildiğimiz şeyler alışkanlıklar serisi olarak düşünebiliriz.
Ve bu neyi getiriyor?
Bunu yaptığımız zaman, bu rutinleri gerçekleştirdiğimiz zaman bir başarı hissini ve özgüveni kendimize sağlıyoruz.
Ve bunu bedenimizde de hissediyoruz.
Ne kadar kıymetli aslında bu başarı hissiyle özgüvenle yine devam ediyor olmak.
Bir çıpa etkisi görüyor o rutinler.
Özellikle bu dönemde çok fazla belirsizlikler var.
Kapanıyoruz, kapanacağız. Bugün kapandık.
okullar açıldı, açılmadı, şu oldu, bu oldu gibi hayatımızda bir sürü belirsizliğin olduğu bir dönemdeyiz.
O yüzden belirsizliğe karşı bir öngörü de sağlar, bir kontrol hissi sağlar.
Bu yüzden esasen bu dönemlerde rutinler çok daha fazla konuşmaya başladığımız bir şey oldu.
Rutinleri mutlaka hayatınıza alın.
Bu değişen dönemlerle beraber rutinleri devam ettirin.
Bazı rutinlerinizi gerekirse değiştirin, esnetlik sağlayın diye çokça hem ben hem de meslektaşlarım ifade ediyoruz.
Bunun da nedeni bu kontrol hissini sağlıyor olması.
Rutinlerde beraber birimliliğimiz artıyor.
Böyle bir güzelliği var.
Önceliklerdir ne yapabiliyoruz?
Yani hayatımda benim için önceliklerim nelerdir?
Ve ben bu öncelikleri mutlaka rutinlerimi ördüm diyebiliyoruz.
Farkında olmadan aslında rutinlerimiz bizim önceliklerimizi de gösteriyor.
O yüzden rutinlere biraz bu gözle de bakabiliriz.
Rutin çantanı alıp hani ne oluyor, ne bitiyor, benim önceliklerim neler?
Ya da ben hayatımda hangi öncelikleri almak istiyorum, rutinlerime katmak istiyorum diye de bakalım.
Erteleme hissine karşı bir destek sağlıyor.
Çünkü mitinglerimizde olan şeyleri ertelemiyoruz.
Farkında olmadan zaten onu gerçekleştiriyoruz.
O zaman çok ertelemediğimiz şeyleri, mitingleri almaya çalışabiliyoruz.
Mesela uzunca bir süre özellikle bu dönemde Mart'tan sonra kapanmalarla beraber, salgının başlamasıyla beraber evde kalma, gülüşler benim mesela gitgide de böyle erteledim.
İlk önce çıkmadım evdeki gereklilik olduğu için.
Dışarıya çıkabildiğim dönemde de ertelediğim bir noktaya gelmiş zaten.
Çok hareketsiz olmuş.
O yüzden mesela benim kendi üzerimde yürüyüş rutinlerimin içerisinde şu anda.
Çünkü çok ertelediğim ama sağlığıma, kendime, ruhsal sağlığıma sadece bir şey sadece, ruhsal sağlığıma da izleyecek bir şey olduğu için yürüyüşlerin rutinlerimi aldım.
Bu şekilde de düşünebiliriz.
Neler erteliyorum? Bunları rutinlerime nasıl katabilirim?
Ya alışkanlıklar edinmemizi sağlar çünkü genellikle sağlığımıza destekleyecek rutinler almaya gayet gösteriyoruz.
Odaklanmamızı, daha üretken olmamızı sağlar.
O yüzden de yani rutinler bir türünde gerçekten bizim hem ruhsal hem de fiziksel sağlığımız için olmazsa olmazlar.
Ve başında çok güzel bir şey söyledim.
Alışkanlıklar hayatımızın %40'ını yönetiyor.
Yani davranışlarımızın %40'ı alışkanlıklar rutinler.
O yüzden de buraya olabildiğince iyi şeyleri katmakta fayda var.
Ne yapabiliriz?
Nasıl rutinleri biraz hayatımıza katabiliriz?
Onunla da ilgili böyle ufak ipuçları konuşalım istiyorum.
Tamam, sen oraya girmeden ben bir şey sormak istiyorum.
Hani dedik ya bu rutinler aslında hep sağlıklı şeyler, sağlıklı noktalar diye.
Peki, sana şöyle bir şey desem.
Sabah sigara kahve rutinini...
nasıl dönüştürebiliriz?
Bu çok da sağlıklı değil tamam kahve kalsın bir yerde ama sigara içen bir insan için o sabah ilk uyandığında ayılma safhası o rutini nasıl dönüştürebiliriz?
Ben hazır seni bulmuşken bütünsel sağlık koçu olarak bunu çok sormak istiyorum açıkçası.
Şöyle rutinlerin hep sağlıklı olacak diye bir kural yok ama sağlıklı olmasını isterim diye bir arzumuz var.
O nedenle oralara hani diyorum ya biraz bir peçle bakıp benim önceliklerim neler diye bakmakta fayda var.
Bu tip alışkanlıklar için, sigara gibi alışkanlıklar için aslında şuna bakmak lazım.
Beni buna iten duygu ya da beni buraya getiren şey nedir?
Biraz buna bakıp bunun yerine ben ne koyabilirim?
Yani kahve artı sigara artı da kahve artı ne yapabilirim?
Onun yerine ne koyabilirim, nasıl değiştirebilirim?
Bu sadece sigara olmayabilir.
Belki de işte hani hayal kırıklığına uğradığımızda cips yemeği seviyoruz.
Böyle bir şey olduğunu, böyle bir alışkanlık içerisinde olduğumuzu fark edebiliriz.
İşte canımız çok sıkıldığında üst üste Netflix izlediğimizin ama aslında izlediğimizin farkına varmadığımız bir noktadan sonra boş boş baktığımızı fark edebiliriz.
Ya da sosyal medyanla ilgili çok uzun süredir ekranda kaldığımızı fark edebiliriz.
Bunun yerine ben de koyabilirim.
Bu nereden? Hangi duygu ile birleşiyor?
Benim burada hangi duygu mu var?
Ve bu duygu neden oluşuyor?
Bu duygunun içerisinde kalmak, bir süre kalmak benim için güvenli mi?
Bir süre kaldığında aslında duyguların geçici olduğunu biliyoruz.
O nedenle bir süre kalmaya, bir süre kalmaya izin verebiliriz belki.
Ve onun yerine ne yapabilirim?
Belki kahve sigara yerine kahve artı yürüyüş yapabilirim.
Sermisime kahvemi alırım, ondan sonra yürüyüş yapabilirim gibi.
Onu ne ile değiştirebilirim?
Biraz tırnak içinde kötü alışkanlıklar dediğimiz şeylere bu bakış açısıyla bakabiliriz.
Çok güzel bir şey söyledin.
Yürüyüş yapabilirim diye.
Aklıma kim geldi biliyor musun?
Tabii ki de Hale. Kahvem Termos'ta.
Hale ile de geçtiğimiz aylarda bir bölüm yapmıştık.
Oradan da bahsetmişti.
Hani o kahvem termoslarının büyümesinden falan çok güzel bahsetti.
Çok etkilenmiştim. Dinlemeyenler o bölümü de hala Cunaydın'da dinleyebilirler.
Evet böyle güzel termosuma ya da kendime o da güzel bir şey.
Çünkü o da bir rutin. Orada kendine ait bir şeyin içine kahveni koyup böyle güzel yürüyüş yapmak çok güzel oldu.
Teşekkür ederim önerin için.
Ne diyorduk orada?
Rutinleri nasıl oluştururuz diyorduk değil mi?
Ben seni böyle bölmeden önce onu sarıyordum.
Devam et lütfen kusura bakma ben atladım araya.
Olsun ne demek bence çok şahane bir soru olmuş oldu.
Çünkü hep sağlıklı alışkanlıklardan bahsediyoruz ama bir taraftan bunların üstündeki alışkanlıklarda Neler yapabiliriz bu oluşkanlıkları hayatımızdan çıkarmak istiyorsak?
Orada ne gibi bir aksiyon alabiliriz?
Bunlardan çok bahsetmiyor.
Bence çok kıymetli bir soru.
Sevgili Hale'ye ben de sevgilerimi yolluyorum.
Ayrıca benim canım ortağım onunla da çok güzel programlar yapıyoruz.
Hatta Akıllı Ritimler bir tanesinin ismini yaptığımız programlardan biri.
Çok maridar oldu şu anda onu da anıyor olmak.
Ritimleri oluştururken az önce aslında senin sorduğun soruya istinaden tekrar oraya geleceğim.
Elimde diyelim ki bir alışkanlığım var.
Kahve içmek. Bir de çok verdiğim örneklerden biri.
Bu kahve içmenin yanına zaten ben her sabah onu yapıyorsam ya da bitki çayı içiyorsam her sabah onun yanına bir şey yapıştırmak.
Var olan bir alışkanlığımızın yanına başka bir alışkanlığı yapıştırmak her zaman daha kolaydır.
Bu yöntemi kullanabiliriz.
Ya da işte sabah eğer ben sabah kalktığımda ilk yaptığım serdişimi fırçalamaksa ve dil fırçalamayı edinmek istiyorsan ya da kuru fırçalama alışkanlığına edinmek istiyorsan
hala onun arkasına onları tık tık yapıştırmak bir yöntem olabilir.
Çünkü zaten sen orada bir şey için hazırsın ve onun yanına bir iki dakikalık bir şey daha koymak sistemini çok daha iyi çalışacak.
Çünkü beynin zaten olduğu otomatikte.
O yüzden bu yapıştırma yöntemine kullanabiliriz.
Başta söylediğim bu esnek olmayı unutmayanı tekrarlamak istiyorum.
Çünkü hayat gerçekten bizim üzerimize bir şeyler atıyor.
Mütineler ve alışkanlıklarda biz grupta da şey sorusunu çok fazla alıyoruz.
Mutlaka zinciri kırmaman lazım.
Bazılarında gerçekten şu melimalılar lazımlar, zinciri kırmalar, kırmamalar çok suçluluk ve utandırıcı beraberinde geçirebiliyor.
Çünkü yapamadın, işte ben böyle beceriksizim gibi bilineler çok fazla çıkabiliyor.
Bir de bazılarımızın hayatında gerçekten her şey uygun olmayabiliyor.
O yüzden benim hayatımda bunlara en iyiyi ne zaman uydurabilirim?
Ve bunları sürdürebilmem için en efekt şekilde nasıl bir ortam yaratabilirim?
Bu çok önemli. O yüzden eskidekiyi unutmayalım.
Yani meditasyon yapmak istiyorsan, meditasyonu her sabah yapamıyorsan, akşam benim için ben daha akşam gülsem ve gece benim için daha uygunsam, hiç yapmamaktansa sen gece yap.
Ne olacak? Yine sağlığına katkıda bulunacaksın.
Yani bunu bu şekilde kullanabilirsin.
Sonra bir zaman oturduktan sonra belki de sabah almak isteyeceksin hayatına.
O zaman sabah alırsın.
Enerji seviyesine göre hareket etmek bu da çok önemli.
O yüzden hani kimilerimiz evet hani dünya biraz sabahçılara uygun bir şekilde kurgulanmış.
Ama kromatiklerimiz farklı olabilir.
Daha gececi akşamda olabiliriz.
O nedenle bazı alışkanlıkları akşama alabiliriz.
Ya da mesela şükran günlüğü gibi genellikle bizim gece yapmadan önce yapmayı önerdiğimiz.
alıştırmalar vardır. Mutluluğu arttıracak.
İşte Martin Seligman'ın Şükran Dünya alıştırması.
O yüzden ben mesela geceleri gerçekten çok yorgun oluyorum ve hani yapma saatim daha erken, çok öyle aklımda bir şeyler olmuyor falan.
Enerjim de çok düşük oluyor.
O yüzden ben genelde onu sabah yapmayı tercih ediyorum.
Her şey bir kurala bağlı değil.
Bir de bir başkasını da hani şu anda sosyal medyada bahsettik.
Ayşe'de gördüğüm aman Allah'ım Ayşe bunları bunları yapıyormuş.
Ben eksiğim gibi bu rutinlerde, alışkanlıklarda çok fazla doğabiliyor.
Ayşe'nin hayatı bambaşka olabilir.
Onun gereklilikleri, ortamı çok farklı olabilir.
Bunların arasında senin hoşuna giden şeyleri kendi hayatına en kolay nasıl adapte edebilirsin?
Lütfen ona bak diye öneride bulunmak istiyorum.
Burada parmak izimiz kadar farklı olduğumuzu alışkanlık ve rutinlerde de lütfen unutmayalım.
suçlamalardan sıyırılıp öz şefkatle beraber alışkanlıkları oluşturalım diyorum.
Evet kesinlikle.
Bizim ekranda 15 saniye gördüğümüz ya da saliselik gördüğümüz fotoğrafla sanki bütün hayat öyleymiş gibi insanları yargılamamız ya da ona inanmamız ama halbuki
herkesin hayatının farklı olması çok güzel bir hatırlatma oldu.
Teşekkür ederim. Sadece kendi üzerimde çalışan iki şey daha söylemek istiyorum.
Hani bu dediğin şeylere ek olarak.
Kendimi ikna etme yöntemi çok işe yarıyor.
Diyelim ki bazen totomu kaldıracak halim yok.
Gerçekten Deniz. Hadi Emoş sen yaparsın.
Bak bunu yapınca şöyle hissedeceksin.
Şu zamana kadar bu kadar düzenli yaptım.
Kendi kendimi motive ediyorum.
İkna ediyorum. Ya da onu yaparsam sonucunda ne alacağım?
Orası da çok önemli. İkincisi de dedin ya bu şükran günlüğü.
Şükran günlüğünü hep yapıyorum.
Bir de o özellikle bir Alışkanlık oluşturma sürecindeyse kendime bir yapılacaklar listesi koyduysam işte güne başlarken 3 öncelik.
Bugün ben neyi önceliğe alacağım?
Neyi yapacağım? Akşamda yazmak ya da düşünmek fark etmez ama ben neleri yaptım?
O hani direkt başarmışlık hissi.
Evet ben bunu yaptım. O tik atma.
Bunlar benim üzerimde çalışıyor.
Ben tamamen dopamin üzerine çalışan bir bünyeye sahibim.
O yüzden benim gibi olanlar varsa belki faydası olur diye paylaşmak istedim.
Onun dışında gerçekten çok güzel tüyo var.
Çok güzel örnekler verdin.
Bilmiyorum daha ekleyecek ya da farklı bir noktadan değinecek bir şeyin var mı?
Şunu söyleyeceğim.
Gerçekten deneyin. Size ne uygun?
Ne yapabiliyorsunuz?
Ne kadar zamanda yapabiliyorsunuz?
Onu kolaylaştırmak için neler yapabilirsiniz?
Bir bunu deneyin. İkincisi bazen gerçekten çok motiva oluyor.
O enerjimiz acayip oluyor.
O dönemlerde çok saldırgan olabiliyor.
Bir anlamda saldırgan.
Şunu da yapayım, şunu da yapayım.
O listeye biraz senin dediğin gibi öncelikli 3 tanesini seçmek, bakmak gibi.
O listeyi biraz gerçekçi mi diye bakmakta fayda var.
Çünkü çok enerjimiz olduğunda ve inanılmaz motiva olduğumuz zamanlarda Onun üstünde 20 şey olsa da yapabiliyoruz ama ne kadar sürdürebiliyor o motivasyonu?
O dönemler ne kadar umut sürebiliyor?
Orada da gerçekçi olmak lazım.
O yüzden belki hani orayı küçültüp yavaş yavaş daha küçük adımlarla daha büyük başarılara da imza atabiliriz.
Küçük adımların mucizesine inanın arkadaşlar.
Evet kendime de bu not olarak aldım.
Çok teşekkür ederim. Ve katıldığın için, bu güzel bilgileri paylaştığın için, bu güzel enerjini paylaştığın için çok teşekkür ederim Deniz.
Dinleyenler de umarım benim kadar zevk almışlardır.
Ben teşekkür ederim Emine.
İyi ki davet ettin, iyi ki arkadaşlarımız da bizi dinlediler.
Hayatlarına aldıkları şeylerle ilgili bence her ikinize de yazsınlar.
Buradan ne gibi bir...
ipucu çıkardılar ve sonra hayatlarında uyguladılar.
Çok merak ediyorum. Yazar yerine bizlere ulaşırlarsa sevinirim.
Aklıma ne geldi biliyor musun sen böyle söyleyince?
Tamam bunu da söyleyeyim kapatacağım.
Durun gitmeyin dinleyin. Eğer ki gerçekten böyle bir şey alıp hayatımıza ben bunu uyguladım ya da şunu da yapıyorum bunu da bildirmek istiyorum dediğiniz şeyler varsa Gençlik Güzel Hayaller hashtag
ile paylaşabilirsiniz sosyal medyada.
Biz de okuruz. Durup dururken geldi bu arada aklıma.
Niye daha önce söylemedim ben de bilmiyorum.
Ama lütfen paylaşın.
Gelişigüzelhayaller hashtag ile.
Hani Türkçe karakterde Türkçe karakterse hepsi çıkıyor zaten.
Biz de ona göre bakalım.
Hani gerçekten yapmak istediğimiz, vermek istediğimiz mesaj, bu farkındalık hikayeleri, farkındalık üzerine sohbetler gerçekten işe yarıyor mu?
O da bizim için güzel bir araç olur yani.
Evet şahane bir yol açmış oldun.
Bir de söylesinler acaba nelerden bahsetmemizi isterler.
Belki tekrar bak şimdi ben de bunun yolunu açayım.
Belki Emine ile tekrar bir podcast sohbeti yaparız.
Belki ileride ben podcast açarım ya da seninle Instagram'da, canlı yayında bir araya geliriz ve sohbet ederiz.
O yüzden nelerden bahsetmemizi isterler.
Bunları da bizimle paylaşabilirler.
Ben normalde bu arada soru kutusu açıyorum ama bu hafta açamadım.
O yüzden böyle benim sorularımla karşılaşmış oldum Deniz.
Kusura bakma. O zamansa hashtag'i unutmuyoruz.
Başka neler konuşsaydık memnun olurdunuz, mutlu olurdunuz, duymak isterdiniz.
Onları unutmuyoruz ve görüşmek üzere diyoruz.
Görüşmek üzere. Bir podcast fikriniz
var ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
