
Kitap Önerileri | Edebiyat, Felsefe, Psikoloji
22 Ocak 2024 · 18 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Felsefe, psikoloji ve edebiyat ağırlıklı bir liste yaptım. Beni etkileyen, düşünmeye sevk eden, farklı bakış açısı kazandıran kitaplarla beraber bende güzel bir his bırakan okuması leziz romanları da ekledim. Neden beğendiğimi ve kitapların temasını spoiler vermeden anlatmaya çalıştım. Fransız, İspanyol, İtalyan, Portekizli, Danimarkalı ve Amerikan yazarlar mevcut. Listenin sonunda bu kanalda çok da duymaya alışkın olmadığınız temada birkaç tane sürpriz kitap var:)
*
E-bülten üyeliği linki
https://emineyesilcimen.com/podcast/
Ücretsiz ön görüşme ve koçluk detayları
https://emineyesilcimen.com/kocluk/
Transkript
Herkese merhaba, gelişi güzel hayallere.
Hoş geldiniz, ben Emine.
Bu kanalda psikoloji, felsefe, bilim ve farkındalık çerçevesinde hayatı daha yaşanabilir kılmak için hayata dair sorgulamalarımı, düşüncelerimi, okuduklarımı ve öğrendiklerimi paylaşıyorum.
Ek olarak her çarşamba günü podcast'ta bahsettiğim konuya ilişkin kaynaklar, kitap önerileri ve kendimizi daha iyi tanımak adına bir soru ile e-bülten gönderiyorum.
Eğer ilginizi çeker ve benim de mail kutuma düşsün bunlar derseniz emineyesitmen.com slash podcast adresinden kayıt olabilirsiniz.
Eğer benimle birebir çalışmak isterseniz de yine aynı adresten koçluk başlığına tıklayıp bilgi ve ücretsiz ön görüşme randevusu alabilir ya da bana LinkedIn profilimden ulaşabilirsiniz.
Bu hafta sizlere 2022 ve 2023 içinde okuyup da çok etkilendiğim, böyle beni düşünmeye sevk eden, farklı bakış açısı kazanmama vesile olan kitaplardan bahsedeceğim.
Neden beğendiğimi ve kitapların temasını spoiler vermeden anlatmayı planlıyorum ki kitabın içeriğine dair bir netlik olsun zihninizde.
Kitap sevgi çok güzel bir konu olduğu için kitabın içeriğine dair...
Detay vermek bence çok önemli.
Çünkü sonra önerilen kitabı alıp bu ne ya ben bundan bir şey anlamadım ya da bunu niye bu kadar övdüler ki anlamadım dediğim çok oldu.
Eminim sizde de olmuştur. Hatta benim önerdiklerim arasından da olmuştur.
O yüzden de bu hafta bu riski minimize etmeyi umuyorum.
Biraz ortaya karışık bir seçki yaptım.
Listede felsefe, psikoloji, roman bol bol var.
Fransız, İspanyol, İtalyan, Portekiz, Danimarka ve Amerika edebiyatı mevcut.
Listenin sonunda bu kanalda çok da duymaya alışkın olmadığınız temada 2-3 tane sürpriz kitap da olacak ve onları neden eklediğimi de anlatacağım.
Evet yaklaşık 15 tane kitap not almışım.
Kaleminiz, kağıdınız, not defteriniz, goodread hesabınız açıkta ne varsa haydi gelin başlayalım.
İlk önerim Francis Filozof ve Psikanalist Anne Dufourmental'ın Riske Övgü kitabı.
Kitap felsefe ile...
Psikoyanalizde yaşanmış vaka örneklerini harmanlıyor.
Riski güzelleyen demeyeyim ama risk almakla almamak arasındaki çizgiyi sorgulayan bir tonda.
Hatta biraz daha böyle kışkırtıcı, risk almaya da teşvik edici diyebiliriz.
Konularının arasında aile, özgürlük, yalnızlık, korku, kaygı, tutku gibi hayatın içinden bir sürü konu var.
Bunları işleyip eleştirel bir şekilde yaklaşıyor.
Bilirsiniz çok severim ben böyle kitapları.
Nacizane önerim kitabı baştan sona okumak gibi bir motivasyonla almayın.
Elinizin altında dursun.
Ruh halinize ve içinde bulunduğunuz çıkmazın konusuna göre ilgili bölümü açıp okuyun.
Aksi takdirde beyin yakabiliyor.
Birkaç kere okuduğum cümleleri oldu böyle hani çok hafif bir kitap değil.
Bölümler birbiriyle bağlantılı da değil.
O yüzden de aklınıza bulunsun.
Güzel kafa açan bir kitap.
Sadece hani ben böyle okuyayım çıtır çerez bir oturuşta bitireyim gibi bir motivasyonla okumayın.
Ama bu tonda böyle felsefe ile psikolojiyi harmanlayan, okuması daha kolay kitaplar listemdeki diğer bir yazar da Arvin Yalom.
Sponazoproblem ve Bugünü Yaşama Arzusu, Schopenhauer Tedavisi.
Çok sevdiğim kitaplarıdır.
Filozofların teorilerini anlaşılması kolay bir dille hikayeleştirerek aktarıyor.
Ve bunu psikoloji ile harmanlayarak yapıyor.
Bence çok büyük bir başarı. İki kitapta iki farklı zaman diliminde geçiyor.
Hem filozofların hayatını anlatıyor.
onların yaşadığı dönem ki teori dışında bence filozofların hayatına dair bilgi edinmek için de güzel bir yaklaşım.
Hem de günümüz karakterlerinin ilgili felsefeyi hayatına nasıl getirdiği, nasıl içselleştirdiğine dair bir yaklaşımı var.
Spinoza problemindeki günümüz dediğim hikaye bir tık daha farklı.
O hikaye 1. ve 2.
Dünya Savaşı arasında Nazi sübayı Alfred Rosenberg'in Ve onun psikolojisinin, Hitler'le olan ilişkisinin, hayatının detaylarını konu alıyor.
Tarihi anlamda da zengin bir kitap.
Ben her ikisini de zevkle okudum.
Gerçekten çok beğenerek okuduğum, sevdiğim de bir yazar zaten.
Bunları da kesinlikle tavsiye ederim eğer böyle felsefe ve psikolojiyi harmanlayan kitapları seviyorsanız.
Şimdi Fransa'ya bir geri gidelim.
Çok aydınlatıcı olduğunu düşündüğüm bir kitap önerim var.
Seksolog Ghislaine Paris'in Cinselliğin Önemi adlı kitabı.
Özellikle ilişkiler üzerine iki tane arda arda bölüm çekmişken bunu mutlaka önermek isterim.
Neden bu listede yer verdim?
Çünkü şunu sorguluyor. Cinselliğimizin ne kadarı bize...
Ne kadarı topluma ait?
Toplumsal normlardan, tabulardan, din ve ahlak kurallarına kendini kurtarmış bir cinsellik mümkün mü?
Bunlar zaten kitabın üzerine yazan sorularda.
Ben açıkçası toplumsal normların cinselliğimizin, cinsellik psikolojimizin üzerinde bu kadar büyük etkisi olacağını düşünmemiştim hiç.
Güzel aydınlamalar yaşatıyor insana ve beni şaşırtan şey şu oldu.
Fransa Türkiye'ye karşılaştırması yapacak olursak Fransız toplumunun bize göre cinsellik konusunda daha az tabusunun olduğunu söylemek çok yanlış olmaz bence.
Ama buna rağmen bu konuda toplumsal tabuların evrenselliği bir kez daha tescillenmiş oldu benim tarafımda.
Ve eminim kendinizden de, kendi psikolojinizden de ya da partnerinize dair bayağı bir şey bulacaksınız bu kitapta.
Bu yazar da danışanlarının üzerinden hikayeleştirerek kurgulamış kitabı.
O yüzden okuması kolay.
Zaten 160 sayfalık böyle ince ama dolu dolu bir kitap.
Sadece yurt dışında olan dinleyicilerim için bir detay vermek isterim.
İngilizcesini bulamadım.
Ben bunu Türkçesine okudum. Baktım da sanıyorum İngilizceye çevrilmemiş.
Ya Türkçesini alıp okuyacaksınız ya da Fransızcanız varsa Fransızcasını.
Hazır Fransa'ya geri gelmişken burada biraz duralım ve felsefeden devam edelim.
Filozof ve sosyolog Frédéric Lenoir.
Mutluluk üzerine felsefi bir yolculuk.
Yazar mutluluk kavramını her açıdan değerlendiriyor.
O yüzden çok beğendim ben bu kitabı.
Hem böyle batı felsefesi Socrates, Epicurus, Epictetus, Aristoteles, Schopenhauer, Montaigne, Spinoza, Kant gibi.
Hem de bu da...
Zungangzi eğer doğru telaffuz ediyorsam Laozi gibi doğu bilgilerinin öğretileri mevcut.
Benim bayağı altın çizdiğim noktalar oldu.
Beğenerek okudum ve ben bu kitabı Alain de Batı'nın Felsefenin Tesellisi kitabıyla çapraz okuma yaparak bitirdim.
Özellikle seçmemiştim o kitabı ama tamamen böyle tesadüfi bir şekilde çapraz okumuş oldum.
İkisi beraber çok güzel gitti.
Aklınızda olsun. Eğer böyle biraz daha farklı felsefeleri birbiriyle karşılaştırmayı...
seviyorsanız, kafa açan bir kitap istiyorsanız bu kitap sizin kitabınız olabilir.
Tekrar edeyim ismini. Mutluluk Üzerine Felsefi Bir Yolculuk Frederick Lenoir.
Ve son felsefi kitabımı da önerip birazdan edebiyata geçeceğim.
Haydi gelin Danimarka'ya gidelim.
Danimarkalı yazar Sivan Brinkman'a bakalım.
İnsan Olma Yolculuğu.
Çok yakın zamanda okudum ben bu kitabı ve gerçekten beğenerek okudum.
Kapağında Sophie'nin Dünyası tadında bir kitap diyor zaten.
Gerçekten de öyle. Ben neden beğendim peki?
Sadece felsefe değil, tarih, coğrafya, biyoloji, teknoloji gibi konuları da işliyor.
Yine hikayeleştirilen bir anlatımı var bu kitabında.
Büyükannesiyle birlikte internet yapacak bir gencin, büyükannesi rahatsızlanınca ona verdiği yazılı rehber ve çizdiği rota doğrultusunda tek başına seyahatini anlatıyor.
Onun üzerinden kurgulamış yazar.
Ben bayağı beğenerek okudum.
Hem yeni şeyler öğrendim hem de bildiklerimi tazelemiş oldum.
O yüzden beğendim. Yine bu da eğer ilginiz varsa bu tarz konulara.
rafınızda durması gereken bir kitap diye düşünüyorum.
Evet, gelelim edebiyat kısmına.
İlk önereceğim kitap 98 Nobel Edebiyat Ödülü alan Joseph Saramago'nun Körlük kitabı.
Bu kitap eski de bir kitap.
Yani niye bu kadar geç okuduğum hakkında hiçbir fikrim yok.
Ama geç olsun güç olmasın diyelim.
Okuyanlarınız da mutlaka vardır ama 2-3 kere üst üste okunması gereken kitaplardan bir tanesi.
Neden? Birincisi çok sağlam bir sistem eleştirisi yapıyor.
Yani içinde bulunduğumuz dünyayı, insanlığın nasıl çiğleşebileceğini ve zorunda kalınca nasıl vahşileşip nasıl bencilleşebileceğini çok güzel bir dille anlatıyor.
Yani körlük... metaforu üzerinden kurguluyor ama aslında refere ettiği şey bizim içsel körlüğümüz, toplumsal körlüğümüz ki zaten çok güzel bir şekilde de bağlıyor.
O yüzden de herkesin okuması gereken hatta birkaç kere okuması gereken bir kitap olduğunu ve raflar...
Bir diğer favori romanım da Ursula Le Guin'in Rüyanın Öte Yakası.
Bunu bir önceki kitap önerileri bölümümde söyleyip söylemediğimi hatırlamıyorum ama Le Guin genelde mülksüzler kitabıyla bilinir ya, bence bu Rüyanın Öte Yakası...
çok fazla geride kalmış, böyle kıyıda köşede kalmış ve hak ettiği değeri görememiş bir kitap.
Rüyaları ile realiteyi değiştirebilen birinin hikayesini anlatıyor.
Fantastik edebiyat seviyorsanız Ursula'nın kitaplarını gözüm kapalı öneririm.
Antropolog bir baba ve yazar bir anneden geldiği için çekirdekten yetiştiği kanısındayım.
Ve yazarın kitaplarında edebiyat, felsefe, psikoloji üçgenini çok güzel kurguladığını göreceksiniz.
Zaten biraz daha böyle yüngiyen bir taraftan yaklaşıyor.
Yanlış hatırlamıyorsam bir söyleşisinde de şey diyordu.
Tekrar seçme şansım olsa psikiyatr ya da psikolog.
gibi bir şeyler söylüyordu.
Net hatırlamıyorum ama Rüya'nın Öte Yakısı beni çok etkilemişti.
Onun dışında Dünya'ya Orman Denir, Yerdeniz, Mühiksüzler okumadıysanız bunları da kesinlikle tavsiye ederim.
Böyle bilim, kurgu, fantastik edebiyat seviyorsanız.
Gelelim elimden bırakmadan daha doğrusu bırakamadan okuduğum bir diğer romana Rüzgarın Gölgesi.
İspanyol yazar Carlos Ruiz Zafon'un enfes bir kitabı.
Kitap Barcelona'da geçiyor ve ben bu kitabı okurken Barcelona'daydım.
O yüzden de böyle kitabın geçtiği sokaklara gidip biraz da kitabı yaşıyormuş gibi hissetmek ayrı bir zevk kattı tabii.
Ama kitap İspanya İç Savaşı'nın izlerini taşıyan Barcelona'da başlıyor.
Bugünkü Barcelona'da değil.
Benim bu kitabı çok beğenmemin sebep de kitabın böyle son 100.
sayfasına kadar falan birazcık büyük bir kitap yani kalın bir kitap.
Büyükten kalsın kalın bir kitap.
Kitabın böyle sonlarına doğru...
Neyin ne olduğunu tam olarak anlamıyorsunuz.
Anca sonlarına doğru tahmin etmeye başlıyorsunuz ve kitap sizi böyle tutuyor.
Arada bir tamam hadi artık çıksın ortaya dediğiniz şey de olabiliyor.
Çünkü gerilim polisiye bir kurgusu var ama aynı zamanda dokunaklı bir aşk öyküsünü de dahil etmiş içine.
O yüzden de kitap böyle baya bir içine çekiyor sizi.
Merak ediyorsunuz. Tam böyle hadi bırakayım diyorsunuz.
Bir dakika ya şurayı da okuyayım öyle devam edeyim diyorsunuz.
O yüzden bence sürükleyici bir kitap.
Tavsiye ederim kesinlikle.
Bu listeye diğer ekleyeceğim kitap da Jodi Picoult Küçük Muazzam Şeyler.
Bu sene okudum ben bu kitabı.
Kaldığım Airbnb'nin kütüphanesinde bulmuştum yazın.
Çok seviyorum böyle kaliteli kütüphanesi olan Airbnb'leri.
Daha bir sürü bir sürü kitap vardı ama nedense elim buna gitti.
Ve iyi ki de buna gitmiş.
Yazarın dili, kullanışı, duyguyu karşı tarafa geçirmesi inanılmaz güçlü.
Hem kitabın içinde kayboluyorsunuz hem de kapağını kapattıktan sonra bir süre daha düşünmeye devam ediyorsunuz.
Kitabın teması kulağa biraz klişe gibi gelebilir.
Amerika'da geçiyor ve siyahilerin yaşadığı zorluklar, var olma çabasını biraz da ele alıyor.
Ama o kadar political correctlikten uzak bir şekilde yazmış ki yazar ben çok etkilendim.
En çok da dilinden dediğim gibi etkilendim.
O yüzden... Jodi Picoult'u mutlaka listenize koyun derim.
Ben bunu İngilizce olarak ana dilinde okudum.
O yüzden çevirisini bilmiyorum ama baktım birazcık daha.
Çevirileri güzelmiş.
Ayrılık Vakti isimli bir kitabını da aldım.
Daha başlamadım ona. Bir sonraki kitap önerileri podcastinde de onu değerlendiririm.
Onu da o bölüme saklamış olayım.
Şimdi buradan yavaş yavaş İtalyan edebiyatına doğru bir geçiş yapalım.
Burada ilk önereceğim kitap Sinek Kuşu.
Sandro Veronesi.
Hem kolay okunan, ince böyle hem de çok lezzetli bir kitap.
İnsan hayatına dair çok şey bulduğunuz bir kitap.
Çok spoiler vermek istemiyorum ama böyle ilişkiler, aşklar, dönüm noktaları, ebeveynlik ilişkisi ya da kendi o iç sorgulamalarınız, iç hesaplaşmalarınız derken kitapta illa
ki kendinizden bir şey de buluyorsunuz ama o hikaye de sizi içine çekiyor, sürüklüyor bir noktadan.
Ve tam da keyif kitabı.
Hani böyle hafta sonu tek başıma böyle bir kafeye gideyim.
kitabımı alayım, kahvemi içeyim, kendime vakit ayırayım diye bir kitap arıyorsanız bu kitap o kitap.
Burada sadece söyleyeceğim bir şey var.
Ben bu kitabı okurken İngiltere'deydim ve Türkçesini bulamadım.
O yüzden de... Kobo'nun Rakuten isimli epini indirip telefondan okudum.
Azmime bakar mısınız?
Artık onu da kaldırdılar.
Komple kitabı indiremiyorsun.
Sadece özetini indiriyorsun ama bu kadar azimle Türkçesini indirme derdimi size anlatayım.
Latin dillerindeki kitaplarda özellikle böyle İtalyanca kitaplarda Türkçesi kadar İngilizcesi zevk vermiyor.
Çünkü terimler, betimlemeler, duygu aktarımı Türkçede daha doyurucu oluyor.
Bence ki bunu Türkçeye hakim olan bir İtalyan arkadaşım da söyler hep.
Bana ne zaman İtalyan edebiyatından bir kitap önerse diyor ki rica ediyorum bunun Türkçesini bulamadım diye gidip İngilizcesini okuma.
Türkiye'ye gittiğinde o zaman al bekle o zamana kadar diyor.
Ne demek istediğini de benim olağanüstü akıllı arkadaşım serisini İngilizce okuduğumda çok iyi anladım.
Çünkü hep böyle aklım şeye gidiyordu.
Bu Türkçedeki şu terime denk geliyor.
Bunu İngilizceye çevirmişler ama tam da yerine oturmamış gibi bir yerden tuttum ben o kitabı.
O yüzden de göçmen dinleyicilerime bir not olarak.
iletmiş olayım bunu. Bu kitabı Türkçe ya da eğer İtalyancanız varsa ana dilinde okuyun derim.
Evet İtalyan edebiyatından devam edecek olursak bir diğer önerceğim kitap da Paola Paretti Kiraz Ağacı ile Aramdaki Mesafe.
Ya bu kitap beni o kadar etkiledi ki böyle hem hüzünlü hem umutlu hem de tarifi mümkün olmayan değişik bir duyguyla bıraktı.
İnanın tarif edemiyorum o duyguyu ama Stargardt hastalığından dolayı yavaş yavaş görme yetisini kaybetmeye başlayan 9 yaşındaki ana karakterin hastalığı ve yaşamla başa çıkma mücadelesine tanıklık ediyorsunuz
kitapta. Kitabı daha özel kılan şey de aslında bunun Yazarın kendisi olması.
Çünkü Paolo Paretti kendisi bu hastalığı yaşıyor.
Ve haliyle bir çocuğun gözünden hissedilenleri çok böyle içten somut bir şekilde aktarabiliyor.
Ben biraz Küçük Prens tadında buldum kitabı.
O yüzden de hoşuma gitti. Çok da etkilendim dediğim gibi.
Eğer böyle bir farklı kitap okumak istiyorsanız gece yatmadan önce kitabı olabilir bence bu.
Buna bakabilirsiniz. Ve gelelim sürpriz kitaplarıma.
Şimdi sürpriz kitaplarım şunlar arkadaşlar.
Oral Sander siyasi tarih 1 ve siyasi tarih 2.
Neden bunları öneriyorum?
Neden buraya koydum? Bence tarihe ve politikaya hakim olmak ilginiz olsun olmasın yani birazcık böyle ucundan kıyısından tutabilmek bugünkü bakış açımızı olayları ve ilişkileri
değerlendirme şeklinizi olumlu bir şekilde etkiliyor.
O yüzden... Objektif güvenilen bir yazar ararken böyle yıllar önce 10 sene kadar önce falandır herhalde.
Çok sevilen akademisyen Oral Sander'in kitaplarına denk geldim.
Siyasi tarih gibi bir başlığı olan kitabı okurken sıkılacağınızı düşünebilirsiniz eğer çok fazla ilginiz yoksa ama Sander tarihi konuları, tarihin bütünlüğünü sebep-sonuç münasebetleri çerçevesinde
incelediğinden dolayı böyle hafif dille, akıcı üslupla aktarıyor.
O yüzden de herkesin kütüphanesinde olması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum ben bunun.
Böyle kitaplara ilginiz varsa bonus olarak bir önerim daha var.
Ulusların düşüşü Darren Acemoğlu ve James Robinson.
Nobel ödülü almaları bekleniyordu baya.
Ne oldu bilmiyorum almadılar alsalar haberimiz olurdu ama.
Tesadüfen böyle D&R'da gezinirken bulmuştum 10 sene kadar önce ve inanılmaz beğendim.
Neden beğendim biliyor musunuz?
Kitap... Bugünkü güçlü devletlerin neden bu kadar güçlü olduğunu ve zayıf devletlerin, gelişememiş devletlerin neden böyle kaldığını çok güzel bir şekilde anlatıyor.
İngilizcesi Why Nations Fail eğer bakmak isterseniz.
Hatta hızımı alamadım ikinci bir tane daha bonus kitabı önereceğim.
Andrew Mungo Atatürk.
Atatürk'ü en iyi anlatan tarihçi olarak biliniyor Andrew Mungo birçok kaynak tarafından.
Zaten Büyükada'da doğmuş.
Öğreniminin bir kısmını burada gerçekleştirmiş.
Türkiye üzerine bayağı araştırmaları var.
Sadece Atatürk üzerine de değil.
Hani böyle güvenilir kaynak arıyorsanız tarihle alakalı Andrew Mango yine gideceğiniz kapılardan bir tanesi olabilir.
Evet sanıyorum ki bir bölümün daha sonuna geldik.
Bu da böyle çıtır çerezlik dinlemelik bir bölüm oldu.
Bence sorgulamaktan sıkılmışsınızdır.
Ben de sıkıldım her bölümde bir şeyleri sorgulamaktan zaten.
O yüzden umuyorum ki keyif almışsınızdır.
Bu bahsettiğim yazarların isimleri özellikle de Fransız olanları bulmakta zorlanabilirsiniz.
O yüzden Nefsetra'ya üye olmayı unutmayın ki orada tam listeyi paylaşacağım.
Zaten her hafta farklı bir kitapta paylaşıyorum.
Ve kendinize çok iyi bakın.
Bir sonraki hafta görüşmek üzere.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
