
İlişkilerde Belirsizlik: Neredeyse Sevilmek Neden Yetmez?
1 Eylül 2025 · 13 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
İlişkilerdeki belirsizlik seni de yıpratıyor mu?
“Neredeyse seviyor, neredeyse dinliyor, neredeyse ciddiye alıyor” dediğin bir ilişkide, tam olarak neredesin?
Bu bölümde, belirsizlik içinde kaybolan ilişkileri masaya yatırıyor, sana kendine sorman gereken net sorularla geliyorum.
Çünkü “neredeyse” yetmez. Netlik, sevgi kadar iyileştiricidir.
🎧 Gerçekten neye razı geliyorsun? Cevabı bu bölümde birlikte arıyoruz.
Transkript
Herkese merhaba, Gelişigüzel Hayaller'e hoş geldiniz.
Ben Emine. Eğer bu kanalda yeniyseniz bu kanalda doğru cevapları bulmaktan ziyade doğru soruları sormaya odaklanıyoruz.
Birlikte düşünüyoruz, birlikte öğreniyoruz, geri geliyor birlikte hayatı sorguluyoruz.
Bunların hepsini genellikle psikoloji, felsefe ve sosyoloji aracılığıyla yapıyoruz.
Eğer ki düzenli dinleyicilerimden biriyseniz de tekrar hoş geldiniz.
Sizi görmek çok güzel.
Evet arkadaşlar bu hafta ne konuşacağız?
Bu hafta bir önceki bölümün azıcık devamı niteliğinde belirsizlikten konuşacağız.
Ama ilişkilerdeki belirsizlikten konuşacağız.
Bir önceki hafta iş hayatındaki belirsizlikten konuşmuştuk.
Şimdi ilişkilerdeki belirsizlik dediğimiz zaman yakın zamanda ben aslında Modern Dating diye bir bölüm çekmiştim.
Eğer onu da dinlemediyseniz ve flört aşamasındaki belirsizlikten bahsediyorsak Oraya da bakabilirsiniz.
Ama bu hafta bir tık daha ilişki içinde oturmuş ya da oturduğunu sandığınız bir ilişki içerisindeki belirsizlikten bahsedeceğiz.
Şimdi öncelikle ilişkilerin içerisinde nasıl belirsizlikler olur onlara bir bakalım.
Mesela bir süredir berabersinizdir ama o ilişki nereye gidecek?
Nasıl bir ciddiyete doğru yol alacak?
Bunu bilmiyorsunuzdur.
Konuşulması yapılıyordur, yapılmıyordur.
Yapılıyorsaydı zaten belirsizlik olmazdı.
Muhtemelen siz de bunu dinliyor olmazdınız, bu bölümü dinliyor olmazdınız.
O yüzden yapılmadığını varsayıyorum.
İkincisi iletişim konusunda, davranış konusunda birazcık tutarsızlık vardır.
Onun belirsizliği vardır.
Bu sizi rahatsız ediyor olabilir.
Üçüncüsü... Farklı ülkelerde ya da farklı şehirlerde yaşıyorsunuzdur.
Ve acaba biz hiç aynı ülkede yaşayabilecek miyiz?
Ya da bu ilişki böyle mi devam edecek?
Hayatımızın sonuna kadar ayrı ayrı yerlerde mi yaşayacağız?
Bunun belirsizliği olabilir. Şimdi ben birkaç tane soru hazırladım tabii ki her zamanki gibi.
Bir ilişki içerisinde böyle bir şeyler yanlış ya da eksik gibi gidiyorsa, içinize sinmiyorsa, burada bir şey var ya emin değilim dedirtiyorsa...
Nerelere bakmamız gerekiyor?
Ya da nereleri görmüyor olabiliriz?
Bunlara değineceğiz. Ama ondan önce şunu konuşmak istiyorum.
Eğer bir belirsizlik varsa ve o belirsizlik sizi gerçekten rahatsız ediyorsa neden hala daha o ilişki içerisindesiniz?
Bunun konuşulmuş versiyonunu özellikle söylemiyorum.
Çünkü o zaten sağlıklı bir ilişki ise bunu konuşup gün yüzüne getirebiliyorsanız ve karşı tarafta Bu konuşmaya olumlu şekilde yaklaşıyorsa yani olumludan kastım açıksa bu belirsizlik konuşmaya
bir şeyleri netleştirmeye zaten orada çok büyük bir belirsizlik yoktur.
Ama karşı taraf kapalıysa siz bu ilişkinin nereye gideceği konusunu gündeme getirmekle alakalı geriliyorsanız ya da bunu gündeme getirirsem karşımdakini kaybederim diye düşünüyorsanız orada
bir durmakta fayda var. Yani neden buna rağmen o ilişki içindesiniz?
Yalnız mı kalmak istemiyorsunuz?
Ya da ben bu ilişkiye bu kadar emek verdim o yüzden de şu an bir şeyleri dürtüp bir şeyleri sonlandırmak istemiyorum mu diyorsunuz?
Biraz buralara bakmakta da fayda olabilir diye düşünüyorum.
Ya da işte zaten hiçbir ilişki mükemmel değil ki elimizde bu var bununla idare edelim diye düşünüyor olabilirsiniz ama neredeyse olan hiçbir şey...
Tam olarak tatmin sağlamaz.
Ne demek istiyorum? Diyelim ki uçağınız var.
Geç kalacaksınız.
Koştura koştura havaalanına gidiyorsunuz.
3 saniyeli uçağı kaçırdınız.
Ama neredeyse yakalamıştınız.
Aynı şey mi? Tabii ki değil.
Yakalasaydınız uçakta oturup istediğiniz yere gidiyor olurdunuz.
Havalimanında bir sonraki uçağı bir şekilde rezerve etmeye çalışmazdınız.
Ya da iş mülakatlarına giriyorsunuz.
Neredeyse işi almıştınız.
Son mülakatta elendiniz.
Aynı şey mi? Tabii ki değil.
İşi aldınız mı? Hayır. İmzaya attınız mı?
Hayır. İşe başlayacak mısınız? Hayır.
Neredeyse. Peki o zaman biz neden neredeyse olan ilişkilerin içinde duruyoruz?
Kendimize neyi söylüyoruz?
Tabii ki hiçbir ilişki mükemmel değil.
Tabii ki her ilişkinin kendi içinde belirsizliği var.
Tabii ki bize şunlar da söylendi.
Emek olmadan olmaz.
Sevgi emek ister. Katılıyorum.
Ama emek isteyen ilişki var.
İstemeyen ilişki var. O yüzden de eğer ki sizin geceleri uykunuzu kaçıracak derecede bir belirsizlik varsa, mental enerjinizi buna çok fazla yüklediğiniz
bir belirsizlik varsa o ilişki içerisinde orada bir şeylerin kırılma noktası gelmiş de olabilir.
Çünkü aslında insanlar bizim sandığımızdan daha net.
Karşımızdaki insan yaptıklarıyla yapmadıklarıyla, söyledikleriyle söylemedikleriyle bize net bir resim çiziyor.
Ama biz görmek istemiyoruz.
Çünkü biz aklımızda bir ilişki modeli oluşturuyoruz ya da bir partner modeli oluşturuyoruz ve elimizdeki ilişkiyi oraya iliştirmeye çalışıyoruz bazen.
Eğer objektif bir şekilde...
O bize verdiği mesajları okuyabilirsek sadece sözlü değil, sözsüz olan mesajları da ya da davranışlarıyla söylediklerinin arasındaki tutarlılığı, tutarsızlığı okuyabilirsek aslında hiçbir şeyin o kadar da belirsiz
olmadığını görebiliriz.
Ama bazen görmek istemiyoruz.
Çünkü gördüğümüz zaman ne olacak?
Cevabını bulacağız. O ilişkiyi bitirmek gerekebilir.
Ya da çok zorlu bir konuşma yapmak gerekebilir.
Ya da çok meşakkatli bir yola girmek gerekebilir.
Bundan ister istemez kaçınıyoruz ve O yola çok girmek istemiyoruz.
Ama ben her zaman şunu söylüyorum.
Belirsizlik o kadar da belirsiz değil.
Mesela geçenlerde instagramda ilişkilerdeki belirsizlikle alakalı ghosting konusu açılmıştı.
Ghosting varsa bir yerde zaten o en net şeydir bana göre.
Neden? Çünkü karşınızdaki insan sizinle iletişimi kesmiş.
Yani diyor ki ben seninle ilgilenmiyorum.
Ben bu ilişkiye yatırım yapmak istemiyorum.
Ya da ben şu an...
Böyle bir kafa yapısında değilim. Ben şu an ne istediğimi bilmiyorum.
Bilmiyoruz kafasının içinde değiliz o insanın.
Ya da şunu diyor olabilir. Benim böyle bir vaktim yok, böyle bir isteğim yok ve bunun iletişimini yapabilecek kapasitede değilim.
Ya da bunun iletişimini yapacak, buna zaman ve enerji ayıracak kadar değer vermiyorum sana.
Bunlar olabilir. Kimsenin beynini okuduğumdan değil ama bir insan sizinle iletişimi kestiyse kesmiştir.
Kesmek istediği için kesmiştir.
Çünkü bir insan size değer veriyorsa, bir insan sizinle iletişimde kalmak istiyorsa, bir insan sizinle gelecek planlıyorsa, o ilişkiyi yürütmek istiyorsa bunu bilirsiniz.
Çünkü bunu hareketleriyle, davranışlarıyla, söyledikleriyle, her şeyle belli eder.
Ghosting ile alakalı da bir bölümüm vardı.
Eğer bakmak isterseniz ghosting bölümüne de kesinlikle bakın derim.
Onun dışında... Bir iletişim konusunda sıkıntı varsa yani karşınızdaki insan aslında belirsizliği iyi bir şekilde ele alamıyordur ama siz niyetinin farkındasınızdır.
Tabii ki o zaman açık bir şekilde konuşmak, o insanı konuşturmak, doğru şekilde iletişim kurmak önemli olabilir.
Onunla da alakalı bir bölümüm vardı ilişkilerdeki iletişim diye şiddetsiz iletişim diye onlara da bakabilirsiniz.
Ama bir insanın potansiyeline yatırım yapıyorsanız ya şu an tam olarak istediğim yerde değil ama oraya gelecek.
Nereden biliyorsunuz?
Gelmeyebilirdi. Ya da yani şu an tam olarak o noktada değiliz ama zaman gösterir gibi.
Eğer siz ne istediğinizde netseniz haklı olarak karşınızdakinden de netlik beklersiniz.
Eğer siz hayattan bir ilişkiden ne beklediğinizi karşı tarafla konuşamıyorsanız ya da karşı tarafla aynı noktada değilseniz neden vaktinizi ve zamanınızı harcayasınız ki?
O noktada da işte bir şey bitirmek.
Bu kadar kolay değil tabii ki söylemesi yapmasından daha kolay çok farkındayım.
Yani özellikle de bu kadar zaman ve emek verdiğiniz ilişkilerde sadece bir şeyin belirsizliği var diye bir şeyleri bitirmek istemiyor da olabilirsiniz.
Ama bir karar vermeden önce o zaman oturup kendimize şu soruları sormakta fayda olduğunu düşünüyorum.
Birincisi ben bir ilişkide ne arıyorum?
Bir ilişkide bu ilişkide değil ben genel olarak ilişkilerde ne arıyorum?
Peki ben bu ilişkide, içinde bulunduğum ilişkide ne arıyorum?
Yani bu ilişki neye hizmet ediyor?
Bana nasıl hizmet ediyor? Peki ben genel olarak bir ilişki içerisinde nasıl hissetmek istiyorum?
Mutlu mu hissetmek istiyorum?
Sevildiğimi mi hissetmek istiyorum?
Saygı duyduğumu mu? Güvende olduğumu mu?
Psikolojik olarak güvende olduğumu mu hissetmek istiyorum?
Büyüdüğümü, geliştiğimi mi hissetmek istiyorum?
Peki ben şu an bu ilişkimde nasıl hissediyorum?
Yani benim ideal hissetmek istediğim ilişkiyle şu an içinde bulunduğum, ilişkide hissettiğim arasındaki fark ne?
1 ile 10 arasında bunu numaralandırabilirsiniz.
O hissinizi isimlendirdikten sonra diyelim ki güvende hissetmek istiyorsunuz.
1 ile 10 arasında kaç güvende hissediyorsunuz?
10 en yüksek, 1 en düşük olacak şekilde.
Belirsizliği azaltmak için bir şey yapıyor mu?
Karşımdaki insan çaba sarf ediyor mu bu ilişkiyi yürütmek için, bu ilişkideki iletişimi netleştirmek için, bir şeyleri biraz daha olumlu hale getirmek için yoksa hep ben mi çaba sarf ediyorum?
Bunun da cevabı çok önemli çünkü sürekli siz çaba sarf edemezsiniz.
Sürekli siz bir şeyler için uğraşamazsınız.
Geri gelecek ve diyeceksiniz ki yeter artık.
Ve ondan sonra karşıdaki de diyecek ki ama sen değiştin.
Hayır ben değişmedim. Ben artık sürekli bir şeyleri ittirmekten sıkıldım ve yoruldum.
Biraz da senden bekliyorum gibi.
Onun dışında böyle bir kendinizle haşır neşir olduğunuz zaman ne istediğiniz, nerede olduğunuzu, ilişkiden beklentiniz ve içinde bulunduğunuz ilişkinin nerede olduğunu biraz daha anladığınız zaman
orada bir karar zamanı gelmiştir.
İlişkilerde bitişler ve ayrılıklar diye bir bölüm çekmiştim.
İsterseniz ona bakabilirsiniz.
Bu arada belirsizlik olan tüm ilişkileri bitirmeye ikna ediyormuşum gibi hissettim şu an.
Öyle bir şey değil. Ama sadece şunu demeye çalışıyorum.
Herkesin zamanı kıymetli.
Herkesin enerjisi de kıymetli.
Yani bir ilişki içerisine girdiğiniz zaman bir taahhüt veriyorsunuz değil mi?
O yüzden de O insanla aynı noktada olup olmadığınızı, o insanla hayattan ve bir ilişkiden beklentilerinizin aynı olup olmadığını bilmek, bunun iletişimini yapmak kadar doğal bir şey yok.
Ve bazen biz şunu unutuyoruz.
Herkeste partner materyali yok, herkeste eş materyali yok, herkeste hayat arkadaşı materyali yok.
Bir şeyleri romantize etmeyi bırakabiliriz bence.
Yani o insan uygun değilse evet hayatımızdaki...
Görevi tamamlanmıştır.
Hayatımızda bir şeye hizmet etmiştir.
Ben herkesin hayatımıza bir sebepten bir şey için girdiğine inananlardanım.
Tamam belki geldi hayatımıza bir şekilde katkısı oldu.
Bize bir şeyleri öğretti.
Bize güzel bir zaman geçirdi.
Ama bu demek değildir ki sonsuza kadar o insanla beraber olacağız diye.
Şöyle de bir şey var. O sizin hayatınızın aşkı da olabilir.
Ama bu demek değildir ki doğru zamanda hayatınıza girdi.
Yani doğru insan.
Doğru zaman, doğru yer bunlar çok önemli.
Bunların hepsinin bir noktada buluşması da çok zor.
O yüzden de bazen ben hep şunu söylüyorum.
Biz kendimizi acaba kandırıyor muyuz?
Görmek istediğimiz şeyleri mi görüyoruz?
Çünkü çoğu şey aslında kabak gibi gözümüzün önünde.
Bunu insan ilişkideyken çok göremiyor tabii ki.
Ama dışarıdan bir göz çok daha net görüyor.
Bu konuda ben destek almaya çok inanıyorum.
Özellikle de ilişkilerle alakalı tekrar eden paternleriniz varsa güzel enerjisini tuttuğu bir terapiste o paternlerin üzerine çalışmak güzel olabilir.
Çünkü sonuçta... Herkes ailesinden gördüğü, tecrübe ettiği, önceki ilişkilerindeki yaşadığı bagajlarla beraber geliyor bir ilişkiye.
Ve o ilişkideki beklentileri, o ilişkideki davranışları ona göre şekilleniyor.
Tabii ki kendinizi birazcık daha böyle tanımaya meyilliyseniz onları öğrenip yavaş yavaş iyileştirerek gidebiliyorsunuz.
Ama özellikle ilişki konularında ben terapinin çok destekleyici olduğuna inanıyorum.
Evet bu bölümün çok uzun olmasını beklemiyordum zaten arkadaşlar.
Bir ilişkide belirsizlik varsa orada zaten yanlış giden bir şey vardır deyip kapatabilirdim de bölümü ama şunu hatırlatmak istiyorum.
Neredeyse sevgi sevgi değil.
Neredeyse saygı saygı değil.
Neredeyse doğru ilişki kesinlikle doğru ilişki değil.
Kendi değerinizin farkına varın.
Neden o ilişkinin içinde kalmaya çabaladığınızı belirsizliğe rağmen bunu anlayın.
Bu zaten bunu anlamak bunun cevabı size birçok kapı açacaktır.
Ve eğer ki Bu bölümü dinlemesi gerektiğini düşündüğünüz arkadaşınız varsa, bu bölümden bir şekilde faydalanacağını düşündüğünüz arkadaşınız varsa ona da göndermeyi unutmayın.
Beni YouTube'dan ya da Spotify'dan takip etmeyi de unutmayın.
Bir sonraki hafta görüşmek üzere.
Kendinize çok iyi bakın.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
