
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Daha fazla farkındalık egzersizi, günlük tutma kursları ve pratikleri, kitap önerileri için E-Bülten'e kaydolmak için tıklayın25 senelik seri bir günlük tutucu olarak bu bölümde, yazmanın hayata, kişisel gelişime etkisine ve minik hayallerimizi gerçekleştirmeye olan katkısı ile farklı günlük tutma methodları ile stres yönetimi, öz disiplin, aşırı düşünme ve odaklanma sorununa nasıl yardımcı olduğundan bahsetim. Bonus olarak da hayatında günlüğe yer açmış ressam, düşünür, yazarlar ve günlük rutinleri var:)Mindfulness Temelli Koçluk için benimle çalışmak isterseniz ücretsiz ön görüşme formuArtwork: Simona Giannetti
*
E-bülten üyeliği linki
https://emineyesilcimen.com/podcast/
Ücretsiz ön görüşme ve koçluk detayları
https://emineyesilcimen.com/kocluk/
Transkript
Merhabalar, yeşil güzel hayallere hoş geldiniz.
Bugün size hemen hemen her bölümde önerdiğim bir şeyden bahsetmek istiyorum.
Günlük tutma. Namıdeğer journaling.
Neden bundan bahsetmek istiyorum?
Çünkü ben... Yazmayı öğrendiğimden beri düzenli olarak günlük tutuyorum.
Yani yaklaşık 25 senedir hep günlük tutuyorum.
Düzenli dediğim her gün değil tabii ki ama şu zamana kadar bendeki ve hayatımdaki etkilerini asla göz ardı edemem.
Yani hem strese başa çıkma konusunda hem böyle kendi hedeflerime ulaşma konusunda hem de modumu yükseltmek olsun, kendi kendimi motive etmek olsun, kendi kişisel farkındalığımı arttırmak olsun
çok büyük faydalarını gördüm.
Böyle her bölümde bahsettiğim...
Bir zaman da bana mesajlar geliyor Emine iyi tamam bahsediyorsun da nasıl yapacağız, nereden başlayacağız diye.
Yani merak etmeyin günlük tutmayla alakalı tüm yöntemleri denemiş bir insan olarak 25 sene boyunca.
Daha önce hiç günlük tutmamış, nereden başlayacağını bilemeyen ya da tutmuş da bir şekilde düzenli hale getirememiş kişiler içinde güzel yöntemlerim var.
Hem de böyle tarihe adını yazmış büyük insanların örnekleriyle beraber.
Ama bu yöntemlere geçmeden önce ufak bir duyuru yapmak istiyorum.
Eğer hala üye olmadıysanız Newsletter'a kesinlikle üye olmanızı tavsiye edeceğim.
Çünkü önümüzdeki haftalarda bu günlük tutmayla alakalı ya da yazarak bazı şeylere çözüm bulmayla alakalı birkaç tane workshop açmayı planlıyorum farklı konularda.
Ya da işte böyle biraz daha eğitim tarzında, online eğitim tarzında.
Onları da ilk olarak Newsletter'da kayıt olan kişilere ön kayıt açacağım.
O yüzden eğer bu tarz şeylere ilginiz varsa Newsletter'a üye olmayı unutmayın.
Zaten linkini bırakıyor olacağım deyip bu duyuru da yaptıktan sonra devam edebilirim.
Şimdi bazı yöntemler var.
zaman zaman değişiyor. Yani illa tek bir yönteme bağlı kalmak zorunda değiliz.
O dönemki hislerimiz, o dönemki yaşadığımız tecrübe, o dönem ihtiyacımız olan şey neyse o şekilde yapabiliriz.
Ben genelde biraz daha böyle serbest yazı şeklinde tutuyorum.
Hani içimdeki o aklımı kurcalayan şeyler, duygularım, düşüncelerim neyse bunları böyle kağıda dökmek beni rahatlatıyor.
Hani güne başlarken bunu yaptığım zaman hatta günümde böyle o zihnimdekileri kağıda döktüğüm için daha rahatlamış oluyorum.
O yüzden de bunu kesinlikle tavsiye ederim.
Eğer sabah insanıysanız sabah rutininizin arasında biraz daha böyle meditasyon yapmak varsa ki bence bu meditatif bir şeydi aynı zamanda.
Yani rahatlamak için ya da meditasyon yapmak için illa oturup böyle sessizlikle durmanıza gerek yok.
Yazmak da bunlardan bir tanesi ki bilimsel olarak da zaten kanıtlanmış bir şey.
Hem böyle anksiyetenizi azalttığına dair hem de stresi azalttığına dair kan basıncını düşürdüğüne dair.
Neyse bu şekilde yapabilirsiniz hatta bundan bir iki önceki bölümde de kendi fırsatını yaratmak bölümünde de ya da Ege Soler'le yaptığımız bölümde de şeyden bahsetmiştik morning pages.
Böyle sabah kalkar kalkmaz bütün zihnindeki her şeyi dökmek hani o çer çöp ne varsa onları kağıda döküp güne biraz daha rahat bir şekilde başlamak bu olabilir.
Ben direkt böyle yapmıyorum spor yaptıktan sonra başlıyorum ama.
Mesela orada da biraz daha o dönem gerçekten ben neyde zorlanıyorum?
Çünkü yazarken şeyi de fark ediyorum.
Kendi kendime çözüm üretmiş olurum.
O an benim zihnimi meşgul eden şeyin aslında çok da büyük bir şey olmadığını, aslında belki benim biraz abarttığımı görmüş oluyorum.
O şekilde hani yapabilirsiniz ya da böyle kendinizi kurcaladığınız bir dönemse, kendinizi sorguladığınız, hayat amacınızı sorguladığınız, hayattan ne istediğinizi bulmaya çalıştığınız ya da ne yapmak istediğinizi bulmaya çalıştığınız
bir dönemse, şöyle bir şey deniyordum ben o dönemlerde.
Oturup böyle soru cevap şeklinde kendime sorular soruyordum.
Böyle bullet point diyoruz ya tek tek böyle açıklamalı bir şekilde yazmak ona bullet journal da deniliyor hatta.
O şekilde böyle ben ne istiyorum böyle böyle böyle bir hayat istiyorum tamam.
Peki bunun için ne yapmam lazım?
Şunu şunu şunu yapmam lazım.
Onları böyle detaylandırdığımı hatırlıyorum.
Yani ben nasıl bir hayat yaşamak istiyorum?
Sağlıklı bir hayat yaşamak istiyorum.
Doyumlu bir hayat yaşamak istiyorum.
Ondan sonra o başlıkları da açıp peki bunu yapmam için böyle bir hayatım olması için neler yapmam lazım?
Biraz daha böyle aksiyon noktaları.
Sonra da şöyle yapmıştım.
Peki beni neler engelliyor?
Yani beni engelleyen şeyler neler?
Benim bu istediğim hayatı yaratmam konusunda engellerim neler?
Oturup onları da böyle madde madde yazıp kendimi sabote ettiğim ya da böyle kısıtlayıcı inançlar deniyor ya ona limiting beliefs deniyor İngilizce'de de.
Hani böyle kendimi hangi konularda kısıtlıyorum bunu fark etmiştim.
Üstüne de hatırlıyorum afirmasyon yazmıştım.
Afirmasyonlar böyle kulağa bazen çok saçma gibi gelebiliyor durup dururken kendinize ben güçlüyüm dediğinizde kendinizi tuhaf hissedebilirsiniz ama bir şeyleri böyle kağıda dökmek ya da işte
o hayatınıza çekmek istediğiniz şeyleri hayatınızda yaratmak istediğiniz şeyleri bilinçaltınızda kodlamak için oraya yazıya dökmek gerçekten çok güçlü bir yöntem ve motive olmanızı da sağlıyor sizi motive eden de bir şey.
Hazır motivasyon demişken buna da değineyim.
Bu şekilde de günlük tutabilirsiniz.
Mesela hayatınızın o döneminde gerçekten kendinizi inanılmaz derecede eleştiriyorsunuzdur.
Ya da işte her şey tersine gidiyordur.
Birazcık daha böyle bir şey duymaya, belki dışarıdan değil de kendi içinizden bir şeyleri duymaya ihtiyacınız vardır.
O durumda oturup böyle şu zamana kadar neler yaptım?
Özellikle de zor bir durumla baş ediyorsunuz, baş etmeye çalışıyorsanız.
Ben şu zamana kadar neleri hallettim, neler yaptım?
Nelerin üstesinden geldim gibi şeyleri böyle yazıya dökmek de çok motive eden bir şey.
Ya da işte dediğim gibi kendinizi çok eleştiriyorsanız belki biraz daha öz şefkat tonunda kendinize farklı yollar gösterecek şekilde yazmak da önemli.
Şeyi hatırlıyorum ben bu Mindfulness Temelli Stres Azaltma 8 haftalık kursunda.
Kurs bittikten sonra bize demişlerdi ki kendinize mektup yazın.
Bu da bu arada bir günlük tutma şeklidir.
Yani mektup yazarak da kendinize böyle bir şeyler yazarak da göndererek de ya da saklayıp sonra okumak üzere bir şeyler yazıp çizerek de günlük tutabilirsiniz.
Neyse bu mektup bize yazdırdılar.
Dediler ki biz bunu belli bir zamanda size yollayacağız ama ne zaman olduğunu söylemeyeceğiz.
Okey böyle aylar sonra posta kutumda o mektubu gördüm.
Okuduğumda o kadar duygulandım ki resmen böyle kendi saçıma okşamışım.
Kendi kendime böyle öz şefkat göstermişim.
Demişim ki ya Emine biliyorum şu an her şey çok üst üste geliyor.
Her şey çok zor ama bunlar da geçecek.
Sadece kendine biraz zaman vermem lazım diye böyle oturup kendimle konuşmuşum.
Bence bu da çok kıymetli.
Böyle bir şey de yapabilirsiniz.
Ya da gerçekten hayatınızda birçok şey zor gidiyorsa şükür günlüğü de tutabilirsiniz.
Hani böyle yatmadan önce 3 tane...
Gerçekten müteşekkir olduğunuz, şükrettiğiniz şeyler ya da sabah da yapabilirsiniz bunu.
Bu da bir yöntem. Hani o kadar çok aslında farklı şeyler var ki yapabileceğiniz ya da hani yazabileceğiniz.
Mesela bazıları yazmayı sevmiyor.
Yazmak yerine şey tutuyorlar daha çok böyle çizim günlüğü tutuyorlar.
Hatta bunu yapanlardan bir tanesi de Frida Kahlo.
Frida Kahlo bu arada rüya günlüğü de tutuyormuş.
Ona da geleceğim. Neyse bu çizim günlüğüyle alakalı şöyle bir şey var.
Mesela Illustration diye bir kız var Instagram'da.
Ben onun çizimlerini inanılmaz beğeniyorum.
Çünkü hem çok güzel çiziyor hem çok güzel renkler kullanıyor.
Hem de böyle öyle bir özlü söz koyuyor ki ya kendi söylüyor ya da işte bu ünlü düşünür yazarlardan okuduğu kitaplardan.
Böyle kız. Çok kısa zamanda çok büyük bir kitleye ulaştı.
Çünkü iş yaptığı işi mükemmel bir iş.
Onun hikayesini okuyordum.
O kız şey diyor. Ben hani günlüğümü bu şekilde tutuyordum.
Çizerek günlük tutuyordum.
Sonrasında işte bilgisayarım bozuldu.
Daha dijital ortamda çizmek istediğim için bilgisayar almak yerine tablet aldım.
Çizim yapabileceğim bir tablet ve böyle başladı işim demişti.
Yani aslında günlük tutmak sizi buralara da getirebilir.
Belki işte tuttuğunuz günlükle beraber sonra bir yazar bile olabilirsiniz.
Ütopya değil bunlar olabilecek şeyler.
Neyse. Firdekahlı'ya geri döneyim.
Firdekahlı da böyle çizim günlüğü tutuyormuş ama onun dışında da rüya günlüğü tutuyormuş.
Bence rüya günlüğü de çok kıymetli.
Ben de bir dönemde bunu yapmıştım.
Hatta bu rüya günlüğümü tuttuktan sonra böyle günlüğümle beraber terapistime gidip evet şimdi bunları değerlendirebilir miyiz diye sorduğumu hatırlıyorum.
Çünkü bilinç dışınızın aslında sizin karakterinizde ya da davranışlarınızda çok büyük bir etkisi var.
Ve o bilinç dışına erişme şekli işte rüyayla oluyor.
O yüzden biraz daha böyle kendinizi daha iyi tanımak isterseniz ya da o dönem içinde bulunduğunuz durumla alakalı sizin bilinç altınızı bilinç dışınızın nasıl bir etki yarattığını fark etmek isterseniz rüya
günlüğü tutmak da çok güzel bir şey.
Yani çok kişisel farkındalığı arttıran bir şey.
Sonrasında benim yaptığım gibi halihazırda görüştüğünüz bir terapistiniz varsa onunla da profesyonel olarak değerlendirebilirsiniz.
Ya da bu konuda size önerebileceğim bir tane podcast var.
Endişeli Psikoloğun Kendini Tanıma Aracı Olarak Rüyalar diye bir podcast bölümü var.
Onu da mutlaka dinlemenizi öneririm eğer bu konuya ilginiz varsa.
Çünkü rüyalarımızı kendi kendimize de işte birazdan nasıl yorumlayabileceğimizi anlatıyor orada.
Ben o bölümü üç kere falan dinlemiş olabilirim.
Neyse hazır böyle şeylere de değinmişken bu arada hani günlük tutan ünlük işlere de değinmişken en çok böyle dikkatimi çeken şeylerden bir tanesinden bahsetmek istiyorum.
Leonardo da Vinci fikirlerini böyle icatlarını yazdığı bir günlük tutarmış işleriyle alakalı bugüne kadar 7000 sayfa ulaşmış ki bunun ulaşmamış tarafı da vardır diye düşünüyorum.
Hani biraz daha böyle hani o aklındakileri kağıda dökmüş adamcağızı unutmamak için bence çok güzel bir şey.
Mesela şeyde. Marcus Aurelius'un kendime düşüncelerini okudunuz mu bilmiyorum ama o da bir günlük yani orada da aslında kendinin yansıtma o aklından geçenleri hayatla ilgili tecrübelerini paylaşma hali var ki bence
bu da kıymetli çünkü o tecrübelerimizi paylaştıkça kağıda yazıp Böyle gözümüzün önünde gördükçe biraz daha şekilleniyoruz.
Biraz daha yoruluyoruz.
Ya da hayata dair gerçekten aydınlanmalar yaşıyoruz.
Kendimize dair aydınlanmalar yaşıyoruz.
Hani az önce bahsettiğim otoanaliz dediğimiz şey var ya.
Mesela ben o serbest yazı şeklinde onu çok yapıyorum.
Çünkü bir şey hissediyorum.
Mesela hiç kimseyle konuşamayacağım bir şey.
Çünkü günlüğüm aynı zamanda benim en yakın arkadaşım.
Bir kıskançlık, bir haset.
Hani bunları herkesle bu kadar kolay konuşamıyorsunuz değil mi?
Ama oraya yazdığınız zaman ya ben böyle bir şeyi neden yaşadım, neden hissettim, ne oldu, arkasında ne var?
Yani öyle yerlere getiriyor ki bazen kendinizle alakalı sizi o yazdığınız şeyler.
Çünkü bir noktadan sonra eliniz zaten kontrolü alıyor.
Ve sonrasında şeyi de görüyorsunuz.
Kendinizi daha iyi tanıyorsunuz gerçekten.
Kendinizle ilgili bazı şeylerin farkına varıyorsunuz.
O kıyıda köşede kalmış düşüncelerinizi ortaya çıkartıyor o günlük yazma şekli.
Ya da böyle yeni alışkanlık kazanmak istiyorsunuzdur.
O alışkanlıkla alakalı aslında bir şeyler yazabilirsiniz.
Mesela Thomas Edison bunu yapıyormuş.
Hani o yeni kazanmak istediğiniz alışkanlıkla alakalı tecrübelerinizi yazdığınız.
Ya da işte gün sonunda böyle benim bir arkadaşım vardı.
Hani Markalı o çok yapar.
Hem sabah günlük yazıyor böyle zihnini rahatlatmak için.
Hem de akşam.
Ben bugün kendime koyduğum hedeflerden kaçını yaptım?
Kendime işte koymak istediğim, kurmak istediğim alışkanlıklardan kaçını gerçekleştirdim diye akşam da böyle tik atmalı birkaç bir şey karalayıp bırakıyor.
Bu arada arkadaşımın Danimarkalı olduğunu vurgulamamın sebebi de şu.
Hani bu Danimarkalılar her sene böyle mutluluk araştırmalarında dünyanın en mutlu üç ülkesi arasına giriyorlar ya genelde de birinci oluyorlar.
O yüzden de hani birinci ağızdan şahit olduğum bir tecrübeyi sizinle paylaşmak istedim.
Çünkü bu bahsettiğim arkadaşımın inanılmaz bir rutini var gün içerisinde de.
Hani bayağı da şey böyle güzel bir sabah rutini var ama akşam rutini de var.
Onunla alakalı rutinlerle alakalı bir bölümüm vardı bu sabahların bir rutini olmalı diye eğer merak eder.
Orayı da dinleyebilirsiniz.
Tabi bunları böyle illa sabah ya da akşam yapmak zorunda değiliz.
Mesela Picasso'nun örneği çok güzel bence.
Gün içerisinde yanında hep böyle kalem defter taşıyormuş.
Gördüğü ilginç şeyleri ya da böyle aklına gelen fikirleri hep böyle...
Defterine not alıyormuş. Çünkü o gördüğümüz şeyler de bize bir şeyleri çağrıştırıyor ya.
Öyle bir şey de olabilir. Hani çizim olarak da olur, not olarak da olur.
Şimdiki aslında Twitter gibi.
Twitter'da da bir şey aklımıza geliyor.
Çatır çatır böyle yazıp atıyoruz ya 140 karakterle.
Hani ben yapmıyorum gerçi eskiden yapıyordum ama.
Hani onun gibi bir şey.
Hani diğer sosyal medya mecralarında da şey yapıyoruz ya.
Gördüğümüz ilginç bir şey paylaşıyoruz.
İşte ya da kendi bakış açımızdan bir şeyleri paylaşıp bir yorum yazıyoruz.
Onun gibi düşünün. Hani bunu elinizde kağıt kalemle de yapabilirsiniz.
Ki zaten klasik bir Y kuşağı olarak ben hala daha eski üsül her şeyi böyle yazdığım için günlük yapacağım işleri de yazdığım için hani o bana çok yabancı gelmiyor açıkçası.
Ama hala daha böyle aklınızda net bir şey yoksa yani ben hala daha ikna olmadım ya da ben hala daha nereden başlayacağım bilmiyorum emin ederseniz o zaman da böyle belli cümle kalıplarıyla.
Yazmanızı tavsiye ederim.
Yani prompt diye bir şey var.
Böyle en başta mesela güne başlarken sabahta işte bugünden beklentilerim neler?
Fiziksel olarak olur, duygusal olarak olur ya da bugün neye ihtiyacım var?
Nasıl hissetmeye ihtiyacım var?
Bugünün niyetleri neler?
Bugün nasıl bir gün olsun istiyorum diye sabah günlük tutuyorsanız böyle bir şey yapabilirsiniz.
Ya da işte genel olarak böyle artık bunaldığınız bir şeyleri değiştirmek istiyorsunuz ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz.
O zaman işte böyle hayatımda nasıl bir değişikliğe ihtiyacım var diye başlayıp gerisini doldurabilirsiniz.
Bunun için kendinize bir süre koyabilirsiniz.
Mesela günlük tutma meditasyonlarında daha doğrusu yazma meditasyonlarında bunu çok yapıyoruz.
Biz 3'er dakikalık koyuyoruz mesela.
Her bir prompt dediğimiz o cümleye 3 dakika veriyoruz.
İki üç tane böyle prompt ile beraber onu bitirip sonrasında bir meditasyon yapıp kapatıyoruz.
Böyle bir şey de yapabilirsiniz.
Onun dışında hani böyle bugün bunları bunları yaptım diye akşam tutuyorsanız hani günlüğünüzü.
Bugün neler yaptım, bugünüm nasıl geçti diye başlayıp sonra gerisini getirebilirsiniz.
Ya da artık böyle yine bir şeyler hayatınızda...
Ters gidiyordur ama neyin ters gittiğini bilmiyorsunuzdur.
Ya da biliyorsunuzdur da tam artık adını koyamıyorsunuzdur.
O zaman da şöyle bir cümleyle başlayabilirsiniz.
Bana hizmet etmeyen şeyler, akışa bırakmam gereken şeyler gibi en başta böyle bir cümle koyup altını doldurabilirsiniz de.
Bu da çok güzel bir yöntem yeni başlayanlar için.
Ya da bunların hiçbirini yapmak istemiyorsanız yani böyle manuel olarak iş çıksın istemiyorsanız hazırları var bunların.
Hatta bana dinleyicilerimden bir tanesi göndermişti.
Ya sen günlük tutuyorsun bölümlerde bahsediyorsun.
Ben böyle bir şey keşfettim belki senin de hoşuna gider diye.
Six minutes daire diye bir şey.
Evet six minutes daire olması lazım.
Burada işte böyle sabahtan zaten motivasyonun ne?
Neler için şükrediyorsun? Ondan sonra bugün neye ihtiyacın var?
Bugünkü niyetin ne diye soruyor.
Akşamda işte bugün güzel olan şeyler nelerdi?
Neler oldu? Nelere odaklanmalıyım gibi 3'er dakikalık sonra da işte her haftada hafta nasıl geçti her ay geçtiğinde ay nasıl geçti arkasında da böyle baktım Amazon'dan bakıyorum bu arada
şeyleri var pozitif psikoloji ile alakalı işte böyle bilimsel odaklı bazı araştırmalar var ya da bunun.
Diğer bir versiyonu olan 5 Minutes Journal diye bir şey var.
Bu da 1.3 milyon falan satılmış.
Gerçekten yine aynı hesap ama arkasında böyle haftalık ve aylık bir şeyler yok gördüğüm kadarıyla.
Bunu da benim danışanlarımdan bir tanesi kullanıyordu.
Hani böyle görüşmeler esnasında böyle bir şeye ihtiyacı olduğunu ortaya çıkarmıştık ve böyle bunu satın almıştı.
Bayağı da memnundu yani.
Hani çok severek kullandı.
Ben de böyle komisyon alıyormuşçasına övüyorum ama dediğim gibi hani zorlanıyorsanız ya da üşeniyorsanız böyle hazırları da var.
Burada tekrar baktım şeyde de var Amazon Türkiye'de de var ama sadece İngilizce ama bir şey olmaz.
Siz Türkçe yazarsınız İngilizce yazmak zorunda değilsiniz.
Yani öyle ya da böyle bir şekilde ben günlük tutmanın gücüne gerçekten çok inanıyorum.
Çünkü günlük tutmak beynin sol tarafını çalıştırdığı için yani analitik ve rasyonel tarafını çalıştırdığı için aslında beyninizin sağ tarafını yani yaratıcı olan tarafını özgür bırakıp biraz daha böyle çözüm üretmeye elverişli
hale getiriyorsunuz.
O yüzden hani bu tarz böyle ufak Cümlelerle de başlamak işe yarayabilir ki bende yarıyor.
Peki şimdi diyeceksiniz ki iyi güzel biz günlük tuttuk ama bu çok kişiye özel bir şey.
Ben evde yalnız değilim.
Ya birileri okursa? Evet okuyabilirler.
Ben bunun için hani eskiden tabii artık okuyacak kimsem yok evde o günlükleri ama ortaya koyuyordum.
Yani çünkü bir şeyi ne kadar saklarsanız o kadar cazibeli hale gelir ya.
Ortaya koyuyordum mesela o günlükleri ya da işte kitaplarımın arasına koyuyordum.
Hani kimsenin de çok ilgisini çekmiyordu.
Tabii o ergenlik zamanlarımda annem nedense hep böyle temizlik yaparken günlüğüm düşmüş oluyor o kitapların arasından.
Hiç başka kitap değil.
Ve hep böyle en son yazdığım günlerin sayfaları açılmış oluyor.
O da gelip bana sen böyle böyle mi hissediyorsun diye, böyle böyle mi oldu diye soruyordu.
Ama bir şekilde... Alıştırdım bir şekilde eğittim yani bu benim özelim ve sen ona bakmamalısın konusunda sonraki senelerde böyle ortalarda gezinirdi gündüm hiç kimse de açık bakmazdı ama şu an dediğim gibi zaten
öyle bir durumum yok hatta Francesco hep şey diyor sen ne yazıyorsun bu kadar yani ne yazıyor olabilirsin diye hatta dalga geçeceği de sevgili günlük diyor beni yazarken görünce ama ben de derim ki hiçbir zaman okuyamayacaksın
çünkü Türkçe bilmiyorsun.
Ama bununla alakalı şöyle bir şey var.
Bir arkadaşım vardı üniversitede tanıştığım.
Bana demişti ki günlük tutmak için Rusça öğrendim.
Yani günlük tutmak onun için o kadar kıymetli bir şeydi ki.
Günlük tutmaktan vazgeçmek yerine hiç kimsenin anlayamayacağı şekilde.
Hani birinin açıp okuma şeyinden değil de bana özel olduğu için demişti.
O yüzden hiç kimsenin anlayamayacağı bir şekilde Rusça öğrenip kız Rusça günlük tutuyordu.
Bu çok ekstrem bir şey tabii ki.
Ama konusu geçmişken de bu detayı vermek istedim.
Sizin de beyninizi bu gereksiz detayla doldurmuş oldum.
Neyse benim bugün anlatacaklarım bu kadar.
Teşekkür ederim beni dinlediğiniz için.
Kendinize çok iyi bakın ve eğer bana ulaşmak isterseniz herhangi bir şekilde günlükle alakalı bir soru olur ya da onun dışında başka bir şey olur.
Instagram'dan gelesi güzel hayaller olarak takip edebilirsiniz.
Dediğim gibi eğer ki ileriki dönemde gelecek bu atölyeler, workshoplar, eğitimlerle alakalı bilgi sahibi olmak isterseniz.
Nistetra kayıt olmayı unutmayın.
Kendinize çok iyi bakın. Görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
