
Growth Mindset: Gelişen Düşünce Yapısı vs Sabit Düşünce Yapısı
18 Mayıs 2022 · 24 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Kafa yapımız bir şeyi başarma konusundaki inancımızı belirliyorsa bizi kısıtlayan düşüncelerimizden nasıl kurtulur ve gelişen düşünce yapısını hayatımıza dahil ederek daha çözüm odaklı bir yaklaşım elde ederiz?Bu Bölümde Neler Var?1. Growth Mindset nedir? Özellikleri nelerdir?2. Fixed Mindset Nedir? Özellikleri nelerdir?3. Kafa Yapımızı Belirleyen Etmenler Nelerdir?4. Nasıl Fixed Mindset’ten Growth Mindset’e geçeriz?Sizi kısıtlayan inançlarınızdan kurtulma konusunda benden koçluk desteği için iletişim linkiİlgili bölümler:Kendi Fırsatını YaratmakBaşarının 50 TonuAhmet DedeGeri Bildirim Formu:https://forms.gle/KQAcsDoi5qVHZG5MA
*
E-bülten üyeliği linki
https://emineyesilcimen.com/podcast/
Ücretsiz ön görüşme ve koçluk detayları
https://emineyesilcimen.com/kocluk/
Transkript
Herkese merhaba, genç ve güzel hayallere.
Hoş geldiniz, ben Emine.
Bu kanalda psikoloji, felsefe, bilim ve farkındalık çerçevesinde hayatı daha yaşanabilir kılmak ve minik hayallerimize ulaşmak üzere düşüncelerimi ve günlük hayatta uygulanabilir pratik
yöntemleri paylaşıyorum. Buna ek olarak her çarşamba günü podcast ile bahsettiğim konuya ilişkin kaynaklar, kitap önerileri...
Ve bir de kişisel farkındalığımızı artırmak adına bir soru ile e-bülten gönderiyorum.
Eğer ilginizi çeker ve benim de mail kutuma düşsün bunlar derseniz emineyesitmen.com slash podcast adresinden kayıt olabilirsiniz.
Bu hafta konuya girmeden önce size bir soru sormak istiyorum.
Şöyle bir etrafınıza baktığınızda bu yakınınızdaki insanlar olabilir, okuduğunuz kitap kahramanları olabilir ya da takip ettiğiniz insanlar olabilir sosyal medyada.
İlişkilerinde, işlerinde, hayatta, olumsuz giden şeylerde aktif bir çaba gösteren birileri var mı?
Ya da böyle ön yargılarından arınmış, bilmediği şeyi anlamaya çalışan, onu reddetmek yerine bir şekilde nedir nedir diye kafa yoran, yeniliklere açık ya da başarısız
olduğunda bu başarısızlığı kabullenip nerede hata yaptığını bulan ve hedefine odaklanan birileri var mı?
Varsa bu insanlar Growth Mindset'e yani gelişen zihin yapısına sahip insanlar demektir.
Anlayacağınız üzere bu haftanın konusu Growth Mindset.
Peki ben neden bu konuyu seçtim?
Çünkü hayallerimize, hedeflerimize ulaşmaktaki, zihnimizdeki engelleri aşmaktaki en kuvvetli şeyin growth mindset olduğunu düşünüyorum.
Yani daha doğrusu en kuvvetli şeylerden bir tanesinin growth mindset olduğunu düşünüyorum.
Ki zaten gelişigüzel hayallerin çıkış amacında bu kadar farklı insanı konuk ederken ve neyi farklı yaptıklarını sorarken, nasıl istedikleri hayatı yarattıklarını sorarken de bu insanların growth mindsetini
ortaya çıkarmış olmak benim çok mutluyum.
Bölümün sonuna doğru zaten ilk sezondan güzel güzel bölümler öneriyor olacağım.
Ama ondan önce gelin bakalım neymiş bu Growth Mindset.
Şimdi birazcık daha derine inecek olursak şunu söyleyebilirim.
Bizim kafa yapımız bir şeyi başarma konusundaki inancımızı belirler değil mi?
Yani öğrenebileceğimize, gelişebileceğimize ve değişebileceğimize olan inancımızdır bu aslında.
Eğer gelişen zihin yapısına yani growth mindset'e sahipsek bir şeyi başarma konusunda kendimize olan inancımız da doğru orantılı olarak artar.
Çünkü biz zor durumlarda şöyle düşünürüz ya da bilmediğimiz durumlarda sıkı çalışmayla, azimle ve dayanıklılıkla daha iyi bir yere ulaşacağımızı biliriz.
Hemen pes etmeyiz. Ya da kendimizi başkalarıyla olumsuz yönde kıyaslamayız.
Bir kıyas yaparız ama daha iyi nasıl yapılabileceğini öğrenip kendi potansiyelimizi zorlamak için kıyaslarız.
Bu kıyaslamanın arkasındaki psikolojiyle alakalı bir bölüm çekmiştim geçtiğimiz haftalarda.
Eğer hala onu dinlemediyseniz mutlaka öneririm.
Çünkü orada aslında kendimizi olumlu yönde kıyaslayıp nasıl daha iyi bir noktaya getirebileceğimizden bir nevi growth mindset'ten de bahsettim.
Neyse devam edelim.
Gelişen zihniyete sahip insanların diğer bir özelliği de hataları bir öğrenme ve gelişme aracı olarak görmeleridir.
Hani bir söz var ya, hata yoktur, öğrenme ve tecrübe vardır diye.
İşte bu söz Groft Mindset'e sahip insanların hayat mottosu.
Çünkü hayat boyu öğrenmeye ve kendilerini geliştirmeye inanırlar.
İşin güzel yanı kendilerini geliştirirken çevrelerine de katkı sağlar bu insanlar.
Yani enerjilerini bütüne fayda sağlamak üzerine kullanırlar.
Bir diğer özellikleri de bu insanların problemler karşısında kaçınmamaları yani bir problemi bir zorluğu bir öğrenme fırsatı olarak görüp onun üzerine gitmeleri ki bence burada bu konuya
en büyük örnek Elon Musk'tır.
Netflix'te Uzaya Dönüş diye bir belgeseli var.
Hala izlemediyseniz kesinlikle tavsiye ederim.
Bu SpaceX'in kuruluşu, o raketlerin nasıl baştan yapılışı ve her seferinde o raketler düştüğünde, parçalandığında nasıl motivasyonunu kaybetmeden tamam nerede
hata yaptık, bunu bulup daha iyisini yapacağız, biz bunu yapacağız diye hem kendini hem de takımı motive etmesi kesinlikle izlenmeye değer.
Ben çok beğenmiştim. Şimdi ben böyle Growth Mindset'i güzelleyerek başladım bölüme ama içinizden şunu diyenler olabilir.
Emine sen böyle anlatıyorsun ama bu insanlar çok az ya da bir ütopyadan bahsediyorsun diye olabilirsiniz.
Evet doğru Growth Mindset herkesin sahip olduğu bir şey mi?
Değil. Herkesin sahip olabileceği bir şey mi?
Evet ama oraya geçmeden önce yani nasıl growth mindset'i kendi zihnimizde oluştururuz böyle bir bakış açısını nasıl hayatımıza katarıza geçmeden önce growth mindset'in
karşılığı olan fixed mindset yani sabit zihin yapısını anlatmak istiyorum birazcık.
Ama şunu da söyleyeyim bence çok önemli.
Bu konu üzerinde bilinen en ünlü araştırmacı psikolog Carol Dubek şöyle söylüyor.
Sadece fixed mindset ya da sadece growth mindset diye bir şey yok.
Biz her ikisine de sahibiz ama konuya göre, içinde bulunduğumuz duruma göre, yetişme şeklimize göre tutumumuz değişiyor.
O yüzden de... Bu anlattığım, verdiğim örneklere kendinizi yakın hissederseniz her iki tarafa birden kafanız karışmasın.
Demek ki bazı konularda daha sabit düşünce yapısına sahipsiniz.
Bazı konularda da daha açık ve gelişen bir düşünce yapısına sahipsiniz.
Gayet normal. Bununla ilgili çok güzel bir araştırma var.
Şimdi ilkokuldaki çocuklara sormuşlar.
Ne zaman kendini zeki hissediyorsun diye.
Çocuklardan gelen cevaplar şöyle.
Sabit zihin yapısına sahip çocuklardan gelen cevaplar.
Hiç hata yapmadığım zaman bir şeyi...
En hızlı ve mükemmel bir şekilde bitirdiğimde ya da bir şeyler benim için kolay olduğunda, benim yapıp diğer insanların yapamadığını gördüğümde fark ettiniz mi?
Hep böyle biraz daha mükemmeliyetçilik algısı tarafında dönüyor.
Ya da siyah beyaz şeklinde dönüyor.
Çünkü sabit zihin yapısı siyah beyazdır.
Ya doğuştan yeteneklisindir, doğuştan zekisindir ya da değilsindir.
Çalışarak elde edemezsin.
Bazı sabit zihni insanlar şöyle düşünür.
Kendilerini geliştirmek için çaba göstermek istemez.
Çünkü bunun gerçek olabileceğine inanmaz.
O yüzden çaba gösterenleri de anlamazlar.
Ya da kendileri başkalarını çok kolay yargılayıp etiketledikleri için diğer insanların da onları yargıladığı kanısı vardır içlerinde.
Bu yüzden de her fırsatta ne kadar zeki ve üstün olduklarını göstermeye çalışırlar.
Böyle bir onay beklerler, övgü beklerler.
Evet hepimizin onaylanma ihtiyacı var ama bu tarafta bir tık daha fazla.
Sabit zihin yapısının diğer bir özelliği de başarısızlığı reddetmedir.
Mesela bazı insanlar vardır hepimizin hayatında olduğunu düşünen bu insanların ya da zaman zaman bazı konularda biz de yapıyor olabiliriz.
Herhangi bir konuda büyük ya da küçük bir başarısızlık söz konusu ve arkasında mutlaka bir bahane vardır.
Bir bahane yoksa bile suçlanacak biri vardır.
A kişisi şunu yapmadı ya da B kişisi şunu yaptı o yüzden böyle oldu derler ama hiç de dönüp kendilerine bakmazlar.
Ben burada neyi yanlış yaptım diye sormazlar.
Hatalarından ders çıkarmazlar.
O yüzden de genelde bu kişilerde tek bir hata geçmişteki bütün başarıları alıp süpürür ve o hataya oturup vah vah derler.
Bu noktada birazcık egolarına da yenik düşüyor olabilirler.
Hatta bunu ilişkilere koyalım.
Genelde sabit fikirde insanlar çaba harcamak istemez.
Çaba harcamak yerine olmuyor diye bırakıp giderler.
Ve mükemmeli ararlar.
Hatırlar mısınız bağlanma teorisi bölümünde kaçıngan bağlanan kişilerden bahsetmiştim.
Bu mükemmeli arama olayı bana kaçıngan bağlananları çağrıştırdı.
Neyse bir de şey var mesela geri bildirimi eleştiri olarak almak.
Ben şu söze çok inanıyorum.
Feedback is a gift. Yani geri bildirim hediyedir.
Tabi ki geri bildirim herkesten alınmaz.
Her şekilde alınmaz. Bu da çok önemli.
Ama her geri bildirim aldığınızda kendinizi eleştiriliyormuşçasına bir hisle buluyorsanız burada belki üzerine gitmeniz gereken bir nokta olabilir.
Bu arada not alarak dinleyenleriniz var biliyorum.
Detaylı notların olduğu linki hep e-bültene ekliyorum.
Aklınızda olsun. Hala kaydolmadıysanız açıklamalardaki linke mail adresinizi bırakmanız yeterli.
Oradan da bölüm notlarına erişebilirsiniz.
Tekrardan bir hatırlatma yapmış olayım.
Diğer bir konuda yardım isteme konusu.
Çünkü yardım istemenin şöyle bir algısı var.
Yardım istersek Beceriksiz gibi görünebiliriz.
Bir şeyi kendimiz yapamıyormuş gibi, zayıf ya da aciz gibi görünebiliriz gibi bir algı var.
Bu evet bir sabit düşünce yapısı ama bu demek değildir ki siz yardım isteyemiyorsanız sabit düşünce yapısına sahipsiniz.
Belki hayatınızın bu alanında sabit düşünce yapısına sahipsiniz.
Bahsetmiştim ya her ikisine de sahibiz diye.
Diğer alanlarda da gelişen düşünce yapısına sahipsiniz.
Dediğim gibi her ikisi de olabilir.
Ama yardım istemek gerçekten dünyanın en güzel şeyiymiş.
Ben bununla çok geç tanıştım.
Keşke daha önce tanışsaydım.
Yani hem işinizi kolaylaştırıyor, hem ufkunuzu genişletiyor, hem insanlarla olan iletişiminizi arttırıyor.
Yani bir şeyi ben yapamıyorum, bana destek olur musun?
Ya da yahu bunu daha iyi nasıl yapabilirim?
Sen bunu zaten önceden yapmışsın, bana bir el at.
Demek kadar güzel bir şey yok arkadaşlar.
Hatta geçen gün bir arkadaşımla bunu telefonda da konuşuyorduk.
Demem o ki bir elin nesi var iki elin sesi var.
Neyse konu çok farklı bir yere gidiyor.
Ben çok dağılmadan kafa yapımızı belirleyen etmenlere ve sabit zihin yapısından gelişen zihin yapısına nasıl geçeriz?
Growth Mindset'i nasıl oluştururuz ve hayatımızda ne gibi değişiklikler yapabiliriz?
Buna değineceğim. Çünkü biliyorsunuz ki burası çözüm odaklı bir podcast.
Ama oraya geçmeden önce Winston Churchill.
Çok sevdiğim bir lafı var onu da söylemek istiyorum.
Diyor ki başarı coşku kaybı olmadan bir başarısızlıktan diğerine geçme yeteneğidir.
Ne zamanki kendinizi başarısız hissederseniz bu sözler aklınıza gelsin.
Şimdi gelelim kafa yapımızı belirleyen etmenlere.
Biliyorsunuz ki kafa yapısı gelişimi doğumla başlıyor ve bizi yetiştirenler sonra da öğretmenlerimiz tarafından belirleniyor.
Ama şunu düşünmekte fayda var.
Mesela siz nasıl bir ailede büyüdünüz?
Notlarınız düşük geldiğinde ebeveynlerinizin size yaklaşımı neydi?
Örneğin benim annem hep...
Üzülme kızım bir sonrakinde daha çok çalışır istediğin notu alırsın derdi.
Ve oturup üşenmeden bana kaynak bulurdu o derste iyileşmem için.
Babam için aynısını söyleyemeyeceğim.
O klasik 95 aldım deyince neden 100 değil diyen babalardan da.
Allah'tan bu podcast'ı dinlemiyor ama arkadaşları ile gururla paylaşıyor.
Bakın benim kızım ne yapıyor diye.
Biri de çıkıp bunu dinlerse senin kızın o podcast'ını da sana gömüyor diye.
Babacım kusura bakma gerçekler gerçeklerdir.
Neyse demem o ki kafa yapımızı belirleyen en önemli etmenlerden biri ebeveynlerimiz.
Şaşırdık mı? Şaşırmadık.
Ama buradaki önemi şöyle anlatmak istiyorum.
Gelişen kafa yapısına sahip ebeveynler çocuklarını hep teşvik ederler ve aynı şekilde onları böyle cesaretlendirirler.
Ama sabit kafa yapısına sahip...
ebeveynler de neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyleyip üstüne bir de çocuklarını yargılarlar.
Hani demiştim ya en başta sabit kafa yapısına sahip kişiler genelde yargılamaya meyillidir diye.
İşte bu da biraz oradan geliyor.
Bu konuyu çok uzatmayacağım.
Sadece şunu söylemek istiyorum. Biliyorum ki beni dinleyen ebeveynler var.
Çok güzel genç çiçeği burnunda anneler var.
Eğer ki bu konuyla ilgiliyseniz ve çocuğunuza bu konuda destek olmak istiyorsanız...
Carol Dweck'in Mindset sanıyorum ki Türkçe'de aklını en doğru şekilde kullan diye çevrildi.
Kitabını kesinlikle öneririm çünkü genelde çocuklar üzerinde çalışmalar ve araştırmalar yapıyorlar ve tek tek anlatıyor çok açıklayıcı bir biçimde.
Onun dışında kafa yapımızı belirleyen diğer bir etmende tabii ki öğretmenler.
Bence öğretmenlik çok kutsal bir meslek ve bu mesleğe gönül verenlerin yapması gereken bir meslek.
Aksi takdirde çocukların psikolojisi üzerinde çok ağır yükler bırakabiliyor.
Mesela benim bıraktım.
Şöyle ki çok kısa bu anımı anlatmak istiyorum.
Ben ilkokul öğretmenimden nefret ederdim.
Yani o kadar sevmezdim ki adamı.
Hayatımda çok nadir bu kadar sevgisiz insan görmüşümdür.
Böyle 90'lı yılların çocukları hatırlar.
O dönemler özel ders vermem odası vardı ilkokullarda.
Gerekli olup olmadığı tartışılır tabii ki ama neyse birinci sınıftayım annem okula gelmiş öğretmenle konuşuyor ben de yanlarındayım öğretmen de benim yanımda anneme şöyle dedi Emine'nin matematiği iyi değil böyle giderse üniversiteyi
kazanamaz özel ders alması gerekli kesinlikle.
Ulan birinci sınıftayım.
Neyse annem de döndü öne dedi ki hocam hangi konularda eksiği varsa bana söyleyin ben destek olurum.
Yani sonuçta birinci sınıf matematiği toplama çıkarma yapıyorlar.
Sizin öğretip de benim öğretemeyeceğim bir şey olduğunu sanmıyorum dedi.
Çok fena bir kadın kendisi.
O kadar uyuz oldu ki size anlatamam.
Bayağı uzun bir sürede benden haz etmedi.
Yani çocuksun ama aptal değilsin.
Hissediyorsun öğretmenin seni sevip sevmediğini ya da sana davranışlarından fark ediyorsun.
Hatta öğretmenler günde ben böyle büyük bir hevesle gömlek almıştım, götürmüştüm.
Annem tabii ki de hocaya altın alan veli grubuna dahil değildi.
Öyle veli grupları da vardı.
Neyse böyle baktı gömleğe, elinin ucuyla itti.
Dedi ki benim çok gömleğim var.
Senin aldığın gömleğe ihtiyacım yok.
Geri götür bunu. Bu muamele hep böyle devam etti.
Yani ben mesela sınıfta elimi kaldırdığımda bana söz vermemesi ya da ne bileyim bir şey bilemediğimde aptal muamelesi yapması.
Böyle böyle iki sene geçti sonra Allah'tan gitti ama bende o çok büyük bir iz bıraktı ve ben çok uzun seneler boyunca matematiğe kafamın basmadığını düşündüm.
Ciddi anlamda da yapamıyordum.
Ta ki üniversiteye hazırlanırken buradan almış olayım kendisini mükemmel ötesi bir insan Eyüp Hoca diye bir öğretmenim vardı benim.
Özel ders alıyordum kendisinden.
Adam o kadar mükemmel bir öğretmendi ki beni öyle bir motive ediyordu ki size anlatamam.
Ve ben onun sayesinde senelerce matematiğe kafası basmadığını düşünen bir insan olarak Eyüp Hoca ile birlikte mat 1 mat 2 vardı bizim zamanımızda hatırlar mısınız bilmiyorum 90'ların çocukları.
Mat 1'de 30 sorudan 28 tanesini doğru cevaplamıştım.
Mat 2'ye zamanım kalmamıştı zaten.
Orası çok ayrı bir konu.
Onu ayrıca anlatırım. Ama burada bahsetmek istediğim şey şu aslında.
Eyüp Hoca bana sadece matematik problemlerini çözmeyi öğretmedi.
Eyüp Hoca bana bir problemle karşılaştığımda onu nasıl çözmem gerektiği, nereden feyz almam gerektiği, hatalarımdan nasıl ders çıkaracağımın kısacası gelişen bir zihin yapısını farkında
olmadan nasıl hayatıma katacağımı öğretti.
O yüzden de kendisine gerçekten bu yaşımda bile çok müteşekkirim.
Neyse duygusallığı ve teşekkürleri bir kenara bırakacak olursak asıl konuya gelelim.
Biz... Eğer ki Fixed Mindset'e meyilli olduğumuzu fark ettiysek Growth Mindset'e nasıl geçebiliriz?
Şimdi bu kuramın en bilinen kişisi dedik ya Carol Dweck.
Carol Dweck zaten şunu söylüyor.
Ben Fixed Mindset yapısında bir insandım ama bunu aşmak istedim ve bunun yüzünden bu kadar araştırma yaptım.
O yüzden hem onun önerileri hem kendi tecrübelerim hem de birkaç tane araştırmalarımı paylaşmak istiyorum.
Öncelikle bir şeyi değiştirmenin ilk adımı kabuldür.
Eğer bir şeyi değiştirmek istiyorsak önce onu kabul ederek başlamamız lazım.
Mükemmel olmak zorunda değiliz ve hiç kimse mükemmel değil zaten.
Hepimizin hem sabit hem de gelişen kafa yapısı var içinde.
Buradaki zamanları tespit etmek, kendimizi gözlemlemek çok önemli.
Şöyle ki davranışlarımızı, duygularımızı, hangi duruma ne tepki veriyoruz, kendini gözlemlemek, kendinin farkında olmak, kendini tanımak her bölümde söylüyorum zaten.
Çünkü bunu yaptığımız zaman sabit düşünceli zihnimiz hangi durumlarda devreye giriyor onu anlayabiliyoruz.
Mesela kendimizde nasıl konuştuğumuza dikkat etmek.
Bir hata yaptığınızda of ne gerizekalıyım ya ben bunu nasıl yaptım mı diyorsunuz.
Yoksa tamam artık olan oldu biten bitti.
Önümüzdeki maçlara bakacağız mı diyorsunuz ya da tamam bunu bir daha yapmayız mı diyorsunuz.
Hatta Carol Dweck Fixed Mindset'inize bir isim verin bile diyor.
Yani mesela diyelim ki Şahika olsun Fixed Mindset isminiz.
Ne zaman kendinizi eleştirip sabit düşünceye geçtiğinizi fark ederseniz aha Şahika yine devreye girdi diye bir farkındalık yaratabilirsiniz.
Ve ne oldu? Şahika orada ne hissetti?
Niye böyle hissetti?
Ya da ne yaptı? Ne söyledi o durumun karşısında?
Çevresindekileri nasıl etkiledi?
Gibi sorularla kendinizi birazcık daha deşebilirsiniz.
Onun dışında benim en çok faydasını gördüğüm şeylerden bir tanesi de mindfulness egzersizleri.
Çünkü mindfulness egzersizlerinin temelinde içinde bulunduğun durumu, duygularını, düşüncelerini, başkalarını yargılamadan yaklaşmak vardır.
Hani demiştik ya sabit kafa yapısına sahip insanlar.
Genelde yargılarlar ve etiketlerler diye.
O yüzden eğer buradan gelişen kafa yapısına geçmek istiyorsanız mindfulness egzersizlerini, mindfulness meditasyonlarını göz önünde bulundurun derim.
Ve tabii ki burada da günlük tutmayı anmadan geçmeyeceğim.
Özellikle dışı vurumcu günlük tutma modeli işinize yarayabilir.
Onun dışında birkaç tane de soru paylaşmak istiyorum sizinle.
Nasıl growth mindset'i hayatınıza getirmenize yardımcı olabilirsiniz kendinize sorduğunuz sorularla.
Birincisi gün sonunda böyle yazarken bu durumda gün sonunda yazmak daha mantıklı çünkü.
Bugün ne öğrendi?
Kendinize bu soruyu sorabilirsiniz.
Bugün ben başıma gelenlerden ne öğrendim?
Ya da bugünkü tecrübelerimden ne öğrendim?
İkincisi de beni bugün olduğum yerden bir adım daha ileriye götürecek neler yaptım?
Bence bu da çok kıymetli bir soru.
Üçüncü olarak da şöyle bir şey.
Mesela bir başarısızlık yaşadınız ya da bir zorlukla karşılaştınız.
Bunun üzerine düşünürken şunu sormak kendinize.
Daha farklı ne yapabilirdim?
Daha farklı nasıl yaklaşabilirdim?
Bu ilişkilerde olur ya da işte olur ya da ailede olur ama sizi çözüm üretmeye yönelik düşünmeye sevk eder.
O yüzden de bu soruyu yazmasanız bile herhangi bir durumda böyle zihninizden geçirseniz de size güzel kapılar açacaktır diye düşünüyorum.
Dördüncü olarak da böyle bir plan yaratma.
Yani şöyle ben bir daha benzer bir zorlukla ya da başarısızlıkla karşılaştığımda ne yapacağım, nasıl başa çıkacağım, hangi yöntemleri kullanacağım, kimden ya da neyden destek alacağım ya da bir öncekinde güzel bir şekilde başa çıkabildiysem
neler yaptım gibi böyle kendinize rehber oluşturacak tarzda bir şeyler yazmak.
Beşinci ve son olarak da şunu söyleyebilirim.
Hani en başta demiştik ya böyle bir kişiyi düşünün çevrenizde growth mindset'e sahip olan kimler var diye.
Mesela o kişilerden ben bugüne kadar neler öğrendim diye bunları da yazabilirsiniz.
Bu arada günlük tutma kursuyla alakalı bana instagramdan soranlarınız oluyor.
Evet ikinci modülü açacağım ama...
İnanın bazı şeyleri netleştirmem gerekiyor.
Bir de onun içeriğini düzenliyorum.
O yüzden Instagram'dan yine duyuracağım o kurs açıldığında.
Beni oradan takip ederseniz yeni kurs tarihlerine ve içeriğine de ulaşabilirsiniz.
Günlük tutma kısmını bir kenara bırakacak olursak tekrar altını çizmek istiyorum.
Geri bildirim. Gerçekten çok kıymetli bir araç.
Tabii ki fikrine güvendiğiniz ve objektifliğine inandığınız insanlardan bu geri bildirimi almak da önemli.
Ama birisi size bir geri bildirim verdiğinde direkt böyle bloklamayın.
Hatta zaten bu işi yapmasını bilen insanlar şöyle soruyor.
Geri bildirim almaya açık mısın?
Bazen bana yazıyorsunuz geri bildirim almaya açık mısın diye.
Tabii ki açığım ve çok mutlu oluyorum.
Çünkü podcast dediğiniz şey dinlendikçe var olan bir şeydir.
Ve haliyle dinleyicilerden gelen geri bildirim kadar önemli bir şey yoktur.
O yüzden daha iyi olabileceğini düşündüğünüz bir şey varsa bana yazmaktan çekinmeyin.
Ve hatta ara ara zaten sizinle bir geri bildirim formu paylaşıyorum ben Instagram'da.
Hatta onu şimdi de koyayım ya açıklamalara.
Evet koyayım. Onu doldurmaktan da çekinmeyin lütfen.
Özellikle anonim yaptım.
Herkes rahat olsun diye. İsterseniz isminizi de yazabilirsiniz tabii ki.
Diğer bir önemli nokta da ben bunu yapamıyorum, beceremiyorum, aklım basmıyor dediğiniz zaman belki o cümlenin yanına şunu ekleyebilirsiniz.
Henüz değil, daha yapamıyorum, henüz yapamıyorum ama yapacağım.
Böylece hem de zihninizi biraz daha olumlu bir yönde yapacağınıza ve kendinize inandığınız yönde şartlamış olursunuz.
Bir de şeyin farkında olmak lazım.
Einstein'ın bir sözü var ya.
Aslında herkes dahidir ama siz kalkıp bir balığı ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirecektir diye.
O yüzden de kendinizi yargıladığınızı fark ettiğinizde neye göre yargıladığınızı da fark etmek önemli.
Ya da insanların yargılarından etkileniyorsanız bu Einstein'in sözünü de bir kulağınızın arkasında tutmanızı tavsiye ederim.
Gerçekten benim çok işime yarayan sözlerden bir tanesi.
Son olarak da Bir şey daha ekleyeceğim bu öneriler kısmına.
Yeni bir şeyler deneyip konfor alanınızdan çıkmak.
Orada kendinizi gözlemlemek.
Kendinizi biraz daha zorlamak.
Diğer bir deyişle kendinizi challenge etmek.
Böyle İngilizcelerini kullanmayı hiç sevmiyorum.
Ama mesela growth mindset'in tam anlamı growth mindset tadını vermiyor Türkçe'ye çevirdiğimizde.
Challenge etmek de meydan okumak ama o da bir tık tam anlamını vermiyor.
Meydan okumak diyelim biz. Zaten bütün podcast boyunca growth mindset, fix mindset deyip durdum.
Neyse sonuç itibariyle demek istediğim konfor alanımızdan çıkabilecek minicik bir şey bile olsa yapabilir misiniz?
Bu arada her çarşamba bölümde bahsettiğim konulara ait pratik yöntemleri, kitap önerilerini ve açılacak grup çalışmalarını, online eğitimleri e-bültende paylaşıyorum.
Eğitimler genelde bültende yayınladığım an doluyor.
O yüzden farklı platformlardan da çok duyulmuyorum.
Eğer siz de bu eğitimlerden haberdar olmak istiyorsanız açıklamalardaki linkten e-bültene kaydolmayı unutmayın.
Kapatırken de gelişigüzel hayallerin konuklarından örnek vermek istiyorum.
Mesela... Ecem Akarca, Kendi Fırsatını Yaratmak bölümü.
Ecem orada hayat boyu öğrenmeden bahsetmişti ki bu da Growth Mindset'in en güzel yapıtaşlarından biri.
Ya da benim ilk sezonda konuk ettiğim kişilerin hepsi Growth Mindset'e çok güzel örnekler.
Ebru Semizer, Cesaret Özgüven bölümü, Ege Soley ya da Öznür Demirhan.
Bunları kesinlikle dinlemenizi tavsiye ederim.
Bir de bu başarıyla alakalı aklınıza hala soru işaretleri varsa...
Outliers başarının eri tonu bölümünde dinlemenizi tavsiye ederim.
Hep söylüyorum hayatımı değiştiren kitaplardan bir tanesidir.
Bir de izlemişsinizdir zaten ama muhtemelen üstünden çok zaman geçmiştir diye söylüyorum.
Forrest Gump'ı bu podcastı dinledikten sonra Growth Mindset...
Bakış açısıyla bir izleyin.
Forrest'ın orada yeni bir şeyler denemekten çekinmemesi, gayet cesur bir şekilde yaklaşması ya da Forrest'ın annesinin ona yaklaşımı ya da eğitim alacağı zaman okul müdürüyle olan konuşması.
Bunları dikkat ederek bir daha izleyin derim.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Haftaya görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
