
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Uzun süredir beni dinleyenler bilir ki hemen hemen her bölümde geribildirimi güzellerim. Ama gel gör ki geri bildirim nasıl alınır ve verilir konusuna detaylı olarak değinmek bu bölüme kısmetmiş. Bu bölümde neler var?Geribildirim hayatımıza ne kadar?Yapıcı geribildirim nasıl verilir?Geribildirim nasıl alınır?Y
*
E-bülten üyeliği linki
https://emineyesilcimen.com/podcast/
Ücretsiz ön görüşme ve koçluk detayları
https://emineyesilcimen.com/kocluk/
Transkript
Herkese merhaba, Gelişigüzel Hayaller'e.
Hoş geldiniz, ben Emine.
Bu hafta her bölümde övdüğüm bir konunun detaylarına inmek istiyorum.
Nedir o konu? Geri bildirim.
Hatta bölüme şu zamana kadar beni tanımayan birinden aldığım en yapıcı geri bildirimi paylaşarak başlamak istiyorum.
Ki bunun üzerinden örneklendirerek fasulyenin faydalarına değineceğim.
Çok güzel konu biliyorsunuz en sevdiğim konulardan biri.
O yüzden hiç uzatmadan hazırsınız başlayalım.
Şimdi birkaç ay önce dinleyicilerimden biri bana instagramdan şöyle bir mesaj attı.
Okuyorum mesajı. Selam Emine Hanım.
Podcastinizin birkaç bölümünü dinleyip içeriğinizi hoş ve kaliteli buldum.
Bir noktada yapıcı olabileceğini düşündüğüm bir eleştirim var.
Umarım kişiliğinize yönelik bir müdahale gibi algılamazsınız.
Nacizane bir iyileştirme önerisi dikkate almak size kalmış.
Şimdi burada duruyorum. Girişin nezaketine ve yapıcılığına bakar mısınız?
Dinlediği ve beğendiği bir içeriğin gelişmesini destekleyen bir yaklaşım.
Sonra tek tek spesifik bir şekilde örnek vererek devam etmiş.
ve diksiyonumun genel hatlarıyla düzgün olduğunu, akıcı konuştuğumu, sadece belirttiği kelimeleri ve harfleri telaffuz etme şeklimin onun tarafında dikkat dağıtıcı olduğunu söylemiş, düzeltirsem
podcastimin adına daha yararlı olduğunu da belirtmiş ve şöyle kapatmış.
Bu düzeltmenin çok çok yararlı olacağına inanmasam bu mesajı yazmazdım.
Üretken ve yaratıcı olmaya devam etmeniz dileğiyle.
Ben bu mesajı çok beğendim ve çok mutlu oldum böyle bir mesaj aldığım için.
Çünkü bu gerçekten insanın karşısındakini geliştirmeye yönelik bir yaklaşım ve çok dikkatli, hoş bir dil kullanımı.
Ben kişisel olarak bu geri bildirimleri neden bu kadar kıymetli buluyorum biliyor musunuz?
Çünkü vaktini ayırıp bunu yazan biri benim ürettiğim içeriğe değer veriyor ve daha da bu içeriği tüketmek istiyor ve iyileşmesi için bana yardımcı oluyor demek.
Yani bu yapıcı bir şey.
Daha fazla benim içeriklerimi tüketmek istiyor.
Ve istediği şekilde biraz daha onu uygun şekilde tüketmek istiyor demek.
Ama her zaman böyle algılanmıyor tabii.
Bazen insanlar geri bildirimi bir eleştiri olarak algılayabiliyor.
Bu sizin geri bildirimi nasıl verdiğinizle de alakalı olmakla beraber karşı tarafın bu konudaki yaklaşımına da bağlıdır tabii ki.
Az önce verdiğim örnek çok kaliteli bir iletişim diliyle yapılmasına rağmen ben eğer geri bildirimi değerli görmeyen biri olsam üzülebilir, sinirlenebilir ve eleştirilmiş hissedebilirdim.
Bakın tekrar ediyorum çok kaliteli bir geri bildirim ama ben eğer bunu almaya açık olmasaydım tersi bir sonuç doğurabilirdi.
Ki böyle bir olay da başıma geldi benim aynı butonda geri bildirim verdiğim bir iş arkadaşım bana ben bunu kabul etmiyorum diye bağırıp böyle eko falan yapmıştı bağırdı falan bana düşünebiliyor musunuz?
O çok ayrı bir konu onu böyle ayrı bir bölümde artık mansplaining mi yaparım onaylanma ihtiyacımı yaparım o bölümleri zaten yapacağım ama onlarda açıklayacağım.
Anlatacağım ayrıca bir ara ama konumuza geri dönecek olursak şimdi gelin bakalım bu geri bildirimi yakından inceleyelim ve geri bildirim verirken neler önemli onu birazcık daha deşelim
istiyorum. Birincisi spesifik olmak.
Neden? Çünkü bir kişinin neyi iyi yaptığını belirtmek ve hangi konularda gelişmesi gerektiğini belirtmek spesifik olmaya girer.
Genelleştirmelerden ziyade ve davranış ya da görevle ilgili somut örnekler vermek karşı tarafın zihninde konunun netleşmesine yardımcı olur.
Az önceki örnekte dinleyicim tek tek bana kelimeleri ve nasıl telaffuz ettiğimi yazmıştı mesajında spesifikte ve neyi iyi değiştirmem gerektiğini de onu da söylemişti.
Bazen mesela size anket atıyorum ya hatta bu bölüme de koyayım açıklamalara doldurursanız çok mutlu olurum.
Anketlerde şöyle cevaplar olabiliyor.
Daha derinlikli konular olabilir ya da daha derin olabilir.
Evet derin olabilir ama hangi açıdan derin olabilir?
Nasıl derin olabilir? Sizin beklentiniz nedir?
Ben bunu duymayı isterim. Çünkü o daha derin olabilir dediğiniz yer havada kalıyor benim için.
İki ayrı örnek hani daha spesifik olan ve spesifik olmayan iki ayrı geri bildirim örneği eleştirdiğim için söylemiyorum yanlış anlamayın ama sizin bana derin dediğiniz kısım hangi konularda nasıl bir
derinlik bekliyorsunuz?
Bu beklentinizle alakalı mesela şu konuda şunu tartışırken şöyle bir yere gidebilirsiniz gibi bana söylerseniz ben orada daha net bir anlayışa sahip olurum ve ona göre düzeltirim içeriği gibi gibi anlatabiliyorumdur
inşallah. Şimdi ikiye geçelim.
İkincisi de karşınızdakinin kişiliğine.
Değil davranışa odaklanmak.
Tarafsız olmak. Saldırgan ya da yargılayıcı yorumlardan kaçınmak.
Hatırlayın ne demişti mesajda az önce dinleyeceğim.
Umarım kişiliğinize yönelik bir eleştiri olarak algılamazsınız.
En başta belirtiyor. Niyetim belli.
Orada en başta beyaz bayrak da geliyor bana.
Çok kıymetli. Üçüncüsü de ben ifadesi.
Tırnak içinde ben diyorum. Çünkü benim nezdimde bu en önemli iletişim tekniklerinden bir tanesi.
Etkili iletişimin en...
Başında gelen şeylerden bir tanesi.
Kendi gözlemlerimiz ve tepkilerimiz için ben ifadeleri kullanmakta fayda var.
Ortamı yumuşatıyor. Sen şöyle yapıyorsun değil de ben böyle anladım.
Ben böyle hissediyorum. Az önceki örnekte ne diyordu hatırlayalım.
Şu şu şu durumu dikkat dağıtıcı buluyorum.
Ben buluyorum. Sen bunu telaffuz etmeyi beceremiyorsun demiyor farkındaysanız.
Ya da sen benim dikkatimi dağıtıyorsun demiyor.
Ben bunu böyle buluyorum diyor.
Burası çok önemli. Ben diliyle konuşmak her iletişimde tanımadığınız biriyle de olur.
İkili ilişkilerinizle, aile ilişkilerinizle.
Çünkü sen diliyle konuştuğun zaman karşı taraf biraz daha suçlanmış hissediyor ve üzerinde baskı hissediyor.
Ama ben dili, ben böyle hissettim, ben böyle düşündüm, ben böyle buldum.
Kendini biraz daha açmayı, biraz daha ifade etmeyi içerdiği için karşı tarafa da alan açıyor bence.
Ben bunu kendi ilişkilerimde çok gözlemledim.
Her türlü ilişkimde. Ben böyle hissediyorum.
Bu davranışta bu olay bana bunu hissettirdi gibi kendimi açıkladığımda o muhabbet, o geri bildirim çok daha rahat geçiyor, çok daha yapıcı ilerliyor.
Şimdi gelelim dördüncü önemli bir şeye.
Zamanlama. Geri bildirimi mümkün olduğunca yaşadığınız olaydan sonra herkesin aklında taze olduğu bir zamanda vermek çok önemli ki yine örneğe geri dönecek olursak da az önce bahsettiğim
mesaj bana son yayınladığım bir bölümün ertesi günü gelmişti.
Ve... Hemen ardından sıcağı sıcağına o bölümdeki tek tek kelimeleri seçerek de bana direkt spesifik örnek vermişti.
Çünkü araya zaman girdiğinde özellikle de negatif bir geri bildirim vereceksek içimizde tutuyoruz ya o içimizde tuttuğumuz şey öfkeye sebep olabiliyor, gerginliğe sebep olabiliyor, kırılgandan
sebep olabiliyor ve sonrasını söyledikten sonra belki rahatlıyoruz ama iş işten geçmiş de olabilir.
O yüzden anında hızlı bir şekilde Doğru zamanda, doğru yerde geri bildirim vermek de önemli.
Hazır az önce negatif geri bildirim demişken şunu da dengelemekte fayda var.
Pozitif ve negatif geri bildirim.
Bakın bu çok politik doğruculuk gibi geliyor.
Ben eskiden hiç hoşlanmazdım.
Hamburger tekniği de derler buna.
Önce iyi bir şey söyleyip sonra asıl feedback'i verip ondan sonrasında da iyi bir şeyle kapatmak.
Yani bana çok şey geliyordu, yapmacık geliyordu.
Ama arkasındaki mantığı anlayınca onu daha otantik bir şekilde yapabileceğinizi göreceksiniz.
Çünkü bunun arkasındaki mantık insana kendini değersiz hissettirmemek, motivasyonunu kırmamak, oradaki verdiği eforu takdir etmek ama bunun da iyileşmesinin daha iyi olacağını söylemek
çok önemli. O yüzden de yine örneğe geri dönecek olursak ne diyordu?
İçeriğinizi hoş ve kaliteli buldum diyordu.
Ondan sonra geri bir edirimini verip yine olumlu bir şekilde kapatmıştı değil mi?
Bu işte karşı tarafı motive eden, karşı tarafı ben senin tarafındayım.
Ben iyiliğini istiyorum, ben seni eleştirmiyorum, ben yapıcı oluyorum mu?
Veren bir mesajdır.
Bu özellikle ne zaman önemli biliyor musunuz?
Uluslararası organizasyonlarda çalışıyorsanız ya da işiniz gereği çok farklı kültürlerden farklı insanlarla çalışmak durumunda, iletişimde kalmak zorundaysanız özellikle bu hamburger tekniği dediğimiz şeyi yapmak
çok daha önemli olabilir.
Çünkü o noktada karşı taraf sizi yanlış anlayabilir.
Mesela bu Erin Mayer'in The Culture Map isimli kitabında hep söylüyorum geçtiğimiz bölümlerde de söyledim.
Buna bir bölümde çekeceğim yine söylüyorum.
Ama hangi kültürün nasıl geri bildirim aldığına ve verdiğine dair baya bir örnek vardı.
Mesela Fransızlar bu konuda çok direktler.
Direkt olumsuz geri bildirim verirler ve araya hiç güzel bir şey koymazlar diyordu.
Hatta size bu konuyla alakalı çok güzel bir Instagram hesabı önereceğim.
Fransız ve İngilizlerin tepkilerini karşılaştıran bir hesap.
Komedyen takip ediyorum. Bu kızcağız İngiliz ama Fransa'da büyümüş.
İki kültürede çok hakim ve sürekli ikisini karşılaştıran şekilde komikli videolar çekiyor.
Mutlaka bakın. Linkini newsletter'a koyarım.
Ne zamandır newsletter'ı söylemiyordum bu arada zaten yazıyorum diye açıklamalara.
Ama eğer newsletter'a üye olmadıysanız newsletter'a da üye olmayı unutmayın arkadaşlar.
O da açıklamalarda mevcut.
Şimdi konumuza geri dönecek olursak bu negatif geri bildirimi takiben de iyileştirme önerisi sunmayı söyleyeceğim.
O da yine geri bildirim verirken önemli unsurlardan bir tanesi.
Çünkü ben şöyle düşünüyorum. Madem bunu eleştiriyorsun o zaman nasıl daha iyi olabileceğine dair de bir Öneri...
Sun değil mi?
Yani bana bir done ver onunla alakalı.
Madem beğenmedin o zaman nasıl daha iyi yapılırsan bana söyle.
O yüzden de negatif ya da olumsuz bir geri bildirim verirken karşınızdakinin kendisini nasıl geliştirebileceğine dair uygulanabilir böyle pratik öneriler verirseniz çok daha kıymetli
olur o geri bildiriminiz.
Yine az önceki örnek bunu da içeriyordu bu arada.
Hatırlarsanız diyordu ki bunları bunları düzeltirseniz böyle böyle olur.
Gelelim bir sonraki önemli şeye geri bildirim verirken geri bildirimi Yalnızken vermek.
Burası bizim kültürümüzde çok önemli.
Seneler önce çalıştığım Hollandalı bir lider herkesin içinde birisine, kendinden bir de yaşça büyük birisine çok sert bir geri bildirim vermişti.
Yani bana göre sert ama adama o kadar çok kitlenmiş, o kadar saygısız bulmuştum ki toplantıdayız.
Önemli bir şey. Adamın acil bir mesajı gelmiş.
Telefona bakıyor. En başta da telefona bakılmayacak diye konuşmuştuk.
Şöyle bir şey dedi. Ben ne dedim az önce?
Dedi. Dinlemedim telefona bakıyordum falan dedi yaradan.
Tam olarak da bunu söylüyordum.
Telefonlar yok demedim mi ben o telefonları kaldırın gibi.
Böyle sert bir şey söyledi.
Ve ben orada şok oldum.
Dedim ki sen kimsin ya?
Sen neden böyle bir geri bildirim veriyorsun?
Herkesin içinde bu insanı rezil ediyorsun.
Bana çok saygısız gelmişti.
Ama yine bu The Culture Map kitabını okurken anladığım şeylerden bir tanesi.
Hollandalılar çok net geri bildirim veriyor.
Yani onlar için, insan için de geri bildirim vermek çok normal.
Böyle bir hatta örnek de vardı kitabın içerisinde ki benim başıma kendi arkadaşlarım arasında da gelmiş bir sürü örneği var.
Onları da başka zaman anlatayım.
Şimdi konuyu çok baltalamayayım ama...
Bizim kültürümüzde de hani birebir de geri bildirim vermek, özellikle Anglo-Sakson kültürlerde de, Asya kültürlerinde de birebir kenarı çekip geri bildirim vermek, daha sakin bir şekilde geri bildirim vermek önemli.
Bu sebeple de yaşadığınız ülkenin, çalıştığınız şirketin kültürüne ya da o kişiyle aranızdaki ilişkiye bağlı olmakla beraber bu tek başına geri bildirim ve insanlar arası geri bildirim vermek çok önemli.
Son olarak da geri bildirim verirken diğer bir önemli konu ise kendi üzerinizde geri bildirime açık olmak.
Bu karşınızdaki kişiyi sizin de nasıl gelişebileceğinize dair geri bildirim vermeye teşvik eder.
Öğrenmeye ve büyümeye açık olduğunuzu gösterir ve açık iletişim kültürü oluşmasına da yardımcı olur.
Çünkü şöyle bir dünya yok ben istediğim kadar geri bildirim veririm ama alamam diye.
Peki Emine iyi hoş dedin ben geri bildirim verme konusunu anladım ama geri bildirim alamıyorum kendimi eleştirilmiş gibi hissediyorum diyorsanız gelin ona da bakalım.
Öncelikle size sorum şu.
Aldığınız geri bildirimleri nasıl karşılıyorsunuz?
Şöyle bir düşünün ve bu soruya içtenlikle cevap verin zihninizde.
Hayır öyle değil, yanlış diyorsun mu?
Hayır sen beni yanlış anladın diye mi savunmaya mı geçiyorsunuz?
Yoksa... Başkalarının yanında böyle bir şey söylenir mi veya iyi postayla böyle bir şey yazılır mı diyerek yönteme mi karşı çıkıyorsunuz?
Ya da sen kendine bak ya sen kimsin ki beni eleştiriyorsun mu diyorsunuz?
Böyle benzeri karşı saldırıya mı geçiyorsunuz?
Ya da şöyle de yapıyor olabilirsiniz belki.
Dinler gibi gözüküp anlamak yerine karşı cevabı mı hazırlıyorsunuz?
Daha sonra tepkinizi gereksiz veya aşırı bulduğunuz oluyor mu?
Yatıştıktan sonra geri bildirme tümüyle katılmasanız bile daha farklı yapabileceğiniz noktalar bulduğunuz oluyor mu hiç?
Yoksa yaşanan olumsuz duyguları böyle bastırıp hiç düşünmemeyi ve unutmayı mı tercih ediyorsunuz?
Bunlar önemli sorular.
Belki burayı baştan dinleyip bir geri bildirime nasıl tepki verdiğinizi ölçmek kendiniz tarafında bu konuda farkındalığınızı arttırmak için faydalı olabilir.
Şimdi ilk olarak... Ne ve kim konularını ayırmakta fayda var.
Tabii ki herkesten geri bildirim alınmaz.
Bunu hala savunuyorum. Sadece bunu içselleştirip gelen geri bildirimleri tenis oynar gibi geri atmadan önce şunu düşünmekte fayda var.
Geri bildirimi veren kişiyle ilgili duygusal kredi hesabınızın derecesi ve ilişkinizin kalitesi nedir?
Çünkü eğer bu kişi sizin çok da hoşlaşmadığınız birisi ise bu ayrımı yapmayı güçleştirebilir.
Yani o geri bildirimi almayı güçleştirebilir.
Ama doğru bir noktaya değiniyor da olabilir.
Ve geri bildirimden yararlanmanın önemli koşulu bu o kişiye olan duygularınızı bir kenara koyup objektif olabilmektir.
O yüzden de biri bize bir şey söylediği zaman enerjimizi kişiye beslediğimiz duyguya, onu konumlandırdığımız yere değil de verilen geri bildirimin içeriğini odaklamaya gayret etmek güzel olabilir.
Biliyorum zor ama gerçekten de...
işe yaradığı zamanlar var. Mesela kendimden örnek vereyim.
Birkaç ay önce böyle yargılarına çok da güvenmediğim ve pek de haz etmediğim bir şahıs bana şöyle bir geri bildirim verdi.
İyi niyetle herkese destek olmak istiyorsun ama üzerine çok fazla yük alabiliyorsun bazen.
Bu da seni uzun vadede tüketir gibi bir yorum yapmıştı.
Şimdi birincisi ben senden geri bildirim istemedim.
Sen bana bunu istemeden verdin.
Tamam. İkincisi ben genel olarak bu kişinin konulara yaklaşımını, yorumlarını İletişim tarzını çok beğenmiyorum.
Ama kişiliğinden ve geri bildirimi verme ve benim istemememe rağmen verme şeklinden bağımsız olarak haklıydı biliyor musunuz?
Ve ben o geri bildirimi o kişiden bağımsız olarak almayı tercih ettim.
Dedim ki yani bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir Emine.
Kişiliğinden bağımsız olarak sen bu geri bildirimi al.
Bu tabii ki her zaman yapılacak bir şey değil.
Ama arada insan bir şey söylediğine tepki göstermeden önce yapmakta fayda var.
İlk anlattığımın devamı olarak şöyle diyeyim.
Eğer size birisi altını doldurmadan bir geri bildirim veriyorsa sormaktan çekinmeyin.
Örnek isteyin. Biraz daha açabilir misin diye sorun.
Ben bunu hep soruyorum. Çünkü herkes geri bildirim vermeyi bilmiyor.
Bazen çok havada kalan şeyler söyleyebiliyorlar.
Biri size daha ile başlayan bir cümle kuruyorsa bunu da spesifikleştirmesini isteyebilirsiniz.
Mesela daha özgüvenli ol, daha dikkatli ol, daha saygılı ol türündekilerden bahsediyorum.
Çünkü daha geri bildirimi verenin uygunluk ölçüsüdür ve bunun ne kadar olduğunu veya neyi işaret ettiğini anlamak imkansız.
Bu yüzden geri bildirim veren kişiye neyi neden veya ne kadar farklı beklediğini sormak, örnek ve öneri istemek de önemli.
Mesela bazen örnek istediğimiz zaman karşı taraf kendini biraz daha böyle tehdit altında hissedebiliyor.
Sanki biz onun dediğine inanmıyoruz da ee örneğin diye.
Halbuki ben örnek istediğim zaman gerçekten anlamaya çalışıyorum.
O yüzden belki bunu da söylemek iyi olabilir.
Sadece daha net anlamak için soruyorum.
Bana bir örnek verebilir misin?
Eveleyip geveliyorsa ve net bir şey söyleyemiyorsa zaten o geri bildirimin sizin nezdinizde bir kıymeti kalmaz.
Belki yakın çevrenize sorar.
Yahu biri bana böyle dedi ama sence diye görüş isteyebilirsiniz.
Aklınızda kalması için ama spesifik örnek veremediklerinde ben de iyi tamam deyip bırakıyorum orada.
Üçüncü ve son olarak da şunu söylemek istiyorum.
Geri bildirim almakla alakalı.
Geri bildirimi siz de talep edebilirsiniz.
Çünkü geri bildirim talebi sizden gelirse duygularınızın harekete geçme ihtimali azalır.
Gerek herhangi bir sunum Performansı sonrası iş yerinde olabilir.
Gerek gergin bir konuşma olur.
Herhangi bir konuda arkadaşınızla ilişkinizde içinde bulunduğunuz durumda bana vereceğiniz bir geri bildiriminiz var mı?
Ya da bir öneri var mı diye sormak yararlı ve üzerine çalışabileceğiniz tavsiyeler alma imkanı sunar.
Böyle bir talepte bulunmak sizin gelişmek için istekli ve egosu kırılgan olmayan bir kişi olduğunuz izlenimini de verir.
O yüzden de beraber çalıştığımız ortamlarda beraber vakit geçirdiğimiz, proje yaptığımız ya da Gergin bir zamandan sonra bir şeyleri düzeltmek istediğimiz durumlarda geri belirin talebi bizden giderse pozitif bir çevre
yaratmış oluruz. Bu kadar söyledik.
Geri bildirim almak dedik, vermek dedik.
Bunların inceliklerini söyledik.
Normalde ben bir şeyi anlatmadan önce neden önemli olduğunu hep bölümün başında anlatıyorum değil mi?
Bu sefer bölümün sonuna sakladım.
Çünkü söylemek istediklerimi bir an önce söylemek için çok heyecanlıydım ama.
Gelin bakalım geri bildirim neden önemli?
Yani neden bu kadar bir şeyi nasıl söyleyeceğimize dikkat ediyoruz?
Ki ben buna inanıyorum. Ne söylediğinizden ziyade nasıl söylediğin çok daha önemlidir.
Ki Acar Baltaş da bunu çok güzel özetmiş.
Diyor ki insanı geliştiren deneyim değil.
Geri bildirimdir. Geri bildirimin önemini kimse yatsımaz.
Geri bildirim performansı artırır, yetenekleri geliştirir, kişinin çevresiyle kurduğu ilişkilerde etkinliğini artırır, kurum içinde yükselmesine yardımcı olur ya da hayatında istediği hedefe gelmesi konusunda da yardımcı olur.
Hem ilişkilerimizi hem kendi hayattan aldığımız tadı artırır, bizim bir konuda iyi olduğumuzu bize gösterir ya da iyileşmemiz gereken noktaları bize verir.
Becerilerimizi geliştirmemizi sağlar.
Hep söylüyorum, geri bildirim bir hediyedir.
Bir de geri bildirim, kör noktamızı görmemizi sağlar.
Ne demek istiyorum? Kör nokta, kişinin kendisinin göremediği fakat çevresindeki nedenin gördüğüdür.
Bilmediğimizi bilmediğimiz yönlerimiz diyebiliriz kısacası.
Her insanın başkalarının bildiği ama kendisinin bilmediği bazı özellikleri var.
Dışarıdan kendisini göremiyor çünkü değil mi?
O yüzden insan kendi davranışlarının farkında olsa da çok kere karşısındaki kişi üzerinde yarattığı etkinin farkında olmayabilir.
Bu durumu şöyle düşünün. İnsanın kendi yüzünü görememesi.
Ancak aynaya baktığımızı görüyoruz değil mi?
Fakat çevremizdeki herkes bizi görüyor.
O yüzden de karşımızdaki insanlar bize geri bildirim sağladığında bu aslında bir ayna görevi görüyor.
Bu kadar konuştum konuştum konuştum.
Bence bugün bir bölümün daha sonuna geldik.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Kendinize çok iyi bakın.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
