
Dr. Başeğmez İle 30'undan Sonra Doğurganlık
22 Haziran 2026 · 24 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
30'lu yaşlarınızdaysanız ve çocuk sahibi olma konusunda soru işaretleriniz varsa, tüp bebek uzmanı Dr. Onur Başeğmez ile çok açık, samimi bir sohbet yaptık.
Bölümde neler var?
🧬 30'undan sonra doğurganlık gerçekten ne kadar düşüyor?
🧬 Yumurta dondurma kime önerilir, ne zaman yapılmalı ?
🧬 Erkek doğurganlığı ve kadın doğurganlı hakkında bilmemiz gerekenler?
🧬 Polikistik over sendromu (PCOS) çocuk sahibi olmayı nasıl etkiler?
🧬 Tüp bebek süreci nasıl işliyor?
🧬 Genetik hastalıklarından sakınmak için tüp bebek yöntemi tercih edilmeli mi?
Dr. Başeğmez bu soruların hepsine tıbbi verilerle ama herkesin anlayacağı bir dille cevap verdi.
Transkript
Herkese merhaba, Gelişigüzel Hayaller'e hoş geldiniz.
Ben Emine. Bu hafta çok değerli bir konuğum var.
Ne zamandır konuklu bölüm yapmıyorduk.
Bu hafta Dr. Onur Başeymez bizimle.
Onur tüp bebek uzmanı ve bugün bizimle beraber hem yumurta dondurma, hem tüp bebek süreci, hem kadınların doğurganlığı ve doğru muyduğumuz yanlışlarla beraber aynı zamanda biraz da bilgilenmemizi sağlayacak,
sorularımızı cevaplayacak. Onur hoş geldin.
Hoş bulduk Emine, hoş bulduk.
Nasılsın? Harika bir ortam varken de bu arada çok güzel gözüküyor.
Teşekkür ederim, teşekkür ederim.
Evet güzel bir yeşillik içindeyim.
Sen de çok güzel bir yerdesin sanıyorum ki.
Ben de Yunanistan'dayım.
Ben de çok güzel böyle muhteşem bir ortamdayım gerçekten.
Aklıma takılan en büyük sorulardan bir tanesi bu 35 yaş sonrası bazı kadınlarda şu olabiliyor.
Ben şu ana kadar çocuk doğurmayı hiç düşünmedim.
Şu anda çok istemiyorum ama olur da ya ileride istersem ya pişman olursam diye böyle bir panik havası olabiliyor.
Ve ondan sonra doktora gidince bazı şoklarla karşılaşabiliyoruz.
Bununla alakalı, yumurta rezervleriyle alakalı, ondan sonra bizim doğru bildiğimiz yanlışlar ya da bilmediğimiz şeylerle alakalı bize ne söyleyebilirsin?
Şöyle diyeyim ben sana Emine'cim.
Şimdi bir kadın belli bir yumurta rezerviyle dünyaya geliyor ve bu yumurta rezervini ömrü boyunca menopoza kadar olan süreçte kullanıyor.
Yalnız sadece yumurta rezervi değil azalan artı kalitede düşüyor.
Bir bayan 35'e kadar en kaliteli yumurta rezervini kullanıyor.
Sonra o yavaş yavaş kalite düşüyor.
Yani yumurtalardan oluşan embriyoların da kalitesinde azalma oluyor.
Ama bir bayan eğer ki 30-35 yaş aralığında gebeliğe hazır değilse birinci yapılması gereken şey bence...
doğurganlıkta nerede olduğuna bakmak.
Doğurganlıkta nerede olduğuna nasıl bakıyoruz?
Birincisi ultrason. Ultrasonla overde o ay için oluşmuş folikülleri sayıyoruz.
Foliküller içerisinde sıvı olan her ay üretilen yumurtalıklardaki ve içerisinde yumurta olan bize de over rezervini gösteren yapılar.
Biz bunları saydığımız zaman bir bayanın over rezervinin nerede olduğunu anlayabiliyoruz.
Bununla beraber bir hormon var.
AMH denen antimüllerin hormonu olarak geçiyor.
Bu da bu foliküllerden salgılanıyor.
İşte bunu da ölçtüğümüzde bir bayanın doğurganlığının nerede olduğunu bilerek eğer ki azalmaya başladıysa ve kişi eğer ki önümüzdeki 3-5 sene içerisinde hazır değilse en mantıklı olan tedavinin de yumurta dondurması
olduğunu düşünüyoruz. Şu anki teknoloji ile yapılan en güzel tedavi yumurta dondurması.
Dondurulan yumurtalar aslında 55 yıl.
Ama tabii daha öncesinde kullanılmasını öneriyoruz.
%90 oranında da dondurulan yumurtaların çözüldüğünde sağlıklı olması.
Yani bu %75-80'leri değil de istatistikler ama son yapılan istatistiklerde daha da iyi şekilde geri geldiği yumurtaları.
Ve bunlardan oluşan embriyolardan da ileriki dönemde kişiye gebeliğe hazır olduğunda gebelik olması mümkün olabiliyor.
Anladım. Şu soruyu da sorayım o zaman.
Çünkü ben bu görüşmeyi yapmadan önce birkaç tane arkadaşıma sordum.
Dedim ki doktor Onur'a sormak istediğiniz sorular var mı?
Ne sormak istersiniz? da dedi ki aynen öyle.
Bir arkadaşım şöyle dedi.
Biz dedi doğal yollarla bebek yapmak istiyoruz ama bir yandan da şeyi düşünüyoruz.
Bizim ailemizde çok fazla kalıtımsal hastalık var.
O yüzden tüp bebek de yapsak çünkü o hastalıkları da seçebiliyoruz ya ya da daha sağlıklı spermle sağlıklı yumurtayı seçip birleştirebiliyoruz.
Böyle bir şeyi öneriyor mu diye sordu.
Bu konuda ne düşünüyorsun? Çok güzel soru.
Şimdi en güzel Aslında en sağlıklı gebelik doğal yollarla olan gebelik.
Çünkü doğa en sağlıklı embriyoyu aslında kendi içinde seçiyor.
O yüzden de ben sadece hadi sağlıklı çocuğumuz olsun diye tüp bebek yapılmasını önermiyorum.
Yalnız kişinin veya partnerinin ailesine bilinen bir genetik hastalık varsa ve bu bilinen genetik hastalık genetik tedaviyle seçilip teşhis edilebilecek bir kromozomda yerleştiyse
o zaman tüp bebek çok...
Mantıklı bir tedavi oluyor. Niye diyorsunuz?
Çünkü önce embriyoyu yapıyoruz. Embriyo 5 gün anne karnının dışında inkübe ediliyor.
Yani bekletiliyor. 5.
güne ulaşan embriyonun dış bölgesindeki hücrelerden embriyoya hiç zarar vermeden bir biyopsi alınıyor.
Ve bu biyopsi sonucu 2 hafta içerisinde bize hangi embriyonun sağlıklı, hangi embriyonun sağlıksız, hangi embriyonun bu genetik hastalığı taşıyıp taşımadığına dair bilgiyi veriyor.
O yüzden de ailesinde bilinen kalımsal hastalığı olan ve bunun kromozomları bir şekilde teşhis edilebilen kişiler için evet bence bu yöntem çok mantıklı bir yöntem.
Ama hadi biz 36 yaşımıza geldik hadi sağlıklı çocuğumuz olsun diye tüp bebek yapalım değil.
Çünkü kişi gebe kaldığında doğal yollarla gebe kaldığında bir kere doğal seleksiyon her şeyin başına geliyor.
Yani mesela şöyle de söyleyeyim Emineciğim.
Şimdi benim hastalarım geliyor.
Hastaları yumurta donduruyoruz.
Veya embriyoyu donduruyoruz.
Çünkü bazen çiftler geliyorlar.
Onlar da hazır değiller evliliğe, çocuğa.
Diyorlar ki biz embriyoyu donduralım.
Ben ondan sorunları diyorum ki 2-3 sene, 5 sene.
Siz ne zaman artık çocuk veya yeniden gebek almaya hazır olduğunuzda 1 sene doğal yollarla gebek almayı deneyin.
Çünkü en sağlıklı gebelik doğal yollarla olan gebelik.
Sonuçta biz IVF dediğimiz gebelik aslında yani hani tüp ortamında, laboratuvar ortamında yarattığımız bir gebelik.
O yüzden doğal yollarla olabilirse...
En sağlıklı gebelik bu. Eğer birinci yılın sonunda gebelik olmazsa ya dondurulmuş embriyonunuzu veya dondurulmuş yumurtanızı kullanın diye öneriyoruz.
Anladım, anladım. Konu çok dağılmadan şeyi de sorayım.
Sen az önce yumurta kalitesinden bahsettin ya.
Bir yumurtanın kaliteli olup olmadığını biz nasıl anlarız?
Ne belirliyor? Ne var o kalitenin içinde?
Bak çok güzel söylemiş.
Birincisi... Maalesef hiçbir test bize yumurtanın kaliteli olup olmadığını gösteremiyor.
Embriyoda bunu test ediyoruz.
Çünkü embriyoyu biyopsi yapıyoruz.
Genetiğini öğreniyoruz. Yalnız yumurtanın kaliteli olup olmadığını bilmiyoruz.
Yumurtayı sadece topladıktan sonra donduracağımız zaman...
O yani bölünmesini tamamlamış mı tamamlamamış mı?
Tamamlamışsa onu donduruyor.
Çünkü ileride ondan emdiriyor oluyor.
Yumurtanın kalitesini belirleyen en önemli şey açıkçası yaş.
Yani yaş ne kadar gençse yumurtanın kaliteli olma ihtimali o kadar yüksek oluyor.
Şöyle anlatayım ben size. Bir kadının 30-35 yaş aralığında kendi yumurtalarından O ay içerisinde gebe kalma oranı bir ay içerisinde %35-40.
Her aydan bahsediyorum.
Bu birinci sene sonunda %85'e çıkıyor kendi yumurtasıyla.
Bu oran 40 yaşında %20'ye düşüyor.
45 yaşında %5'in altına düşüyor.
Görüyorsun ki Emineciğim, yaş bizim için çok önemli bir etken yumurta kalitesinde.
Ama biz yumurta toplamayı yaptığımızda bu yumurta kalitelidir, bundan iyi embriyo olur olmazı bilmiyoruz.
O yüzden de embriyo dondurmakla...
Yumurta dondurmak arasında biraz daha fark var.
Çünkü her dondurduğumuz yumurtanın yarın da çözdüğümüz zaman hangisinin döllenip, hangisinin embriyoya dönüşeceği ve hangi kalitede embriyo oluşturacağını bilmiyoruz.
O yüzden de 3-4-5 tane sağlıklı embriyo dondurmakla...
10-11 tane yumurta dondurmak arasında fark var.
O yüzden de ne kadar fazla yumurta dondurursak ilerisi için o kadar büyük ihtimal oluyor sağlıklı embriyo oluşturmak için.
Eğer bana soruyorsam en az kaç tane onur yumurtam olsun ki ileride gebeliğim olsun?
Gene kişisel olarak farklılıklar göstermesiyle beraber en azından 11 yumurta dondurursanız ileride bir tane şanslı sağlıklı gebelik olma ihtimalinizi arttırmış oluyorsunuz.
Yani 11 ve üzeridir.
Öyle diyeyim size. O zaman çiftler için embriyo dondurmak yumurta dondurmaya göre daha garanti diyebilir miyiz?
Bunu düşünen çiftler az önce sen de bahsettin ama hazır değiller diye konuştuğumuz zaman embriyo dondurmak daha mı?
Kesinlikle. Çünkü en azından embriyonun kalitesini biliyoruz.
Kaç tane elimizde embriyo olduğunu biliyoruz.
Yani bir eğer çift gebelik için hazır değilse ve biraz beklemek istiyorsa embriyo dondurmak onlar için çok mantıklı.
Ama ben bunu konsültasyona yaptığım bütün hastalarıma her seferinde söylüyorum.
Çünkü bilmeleri lazım. Bir çift embriyo dondurdukları zaman o embriyo o çifte ait.
Ama bir kadın yumurtasını dondurduğunda o yumurta bayana.
Yani yarın öbür gün partneriyle bir problem olduğunda gene o yumurtalarını kullanabiliyor.
embriyoyu kullanabilmesi mümkün olmuyor.
Anladım, anladım. Teşekkürler.
Faydalı bir bilgi. Peki senin şu ana kadar yaptığın çalışmalarda bu işin içindeyken gördüğün başarı oranı ne?
Bu da gelen sorulardan bir tanesiydi.
Yani yumurta dondurmadaki başarı oranı, IVF'teki başarı oranı, tüp bebekteki yani başarı oranı ve aynı şekilde riskler neler?
Çünkü o da riskleriyle beraberinde geliyor.
Hani kendine enjekte ettiğin bazı ilaçlar oluyor.
Bu sürecinde birazcık konuşabilir miyiz?
Çünkü etrafındaki kadınların en çok korktuğu şeyler...
Bir tanesi kendisine belli bir süre boyunca hormon enjekte ediyor olması.
O hormonların bedensel ve...
ruhsal olarak getireceği değişiklikler.
Birazcık bunlar hakkında da bize bilgi verir misin?
Tabii ki. Şimdi sorunun birinci kısmından başlayayım Emineciğim.
Birinci kısmı hani başarı oranları.
Şimdi başarı oranlarını etkileyen aslında hani bir dolu sebep var.
Yani işte yumurtanın kalitesi, kişinin yaşı, onun dışında sperm faktörü devreye giriyor yarın öbür gün, embriyo kalitesi, onun dışında hani fertility ilgilendiren değer
bazı faktörler.
İşte bu rahimle alakalı olsun.
Endometriyoziz olsun, polikistik olaylar olsun veya işte başka başka ruhimi etkileyen işte myomlar veya işte başka durumlarda gebelik başarısını
etkileyebilir. Son zamanlarda immün sistemi de tartışıyoruz.
Ama gene yaşla gittiğimiz zaman yaş bizim için en önemli başarı için olan faktörlerden.
Yumurtadan başlayalım sonra embriyoya geçelim.
Yumurtaların hepsi sağlıklı olarak geri dönmüyor öyle diyeyim size.
%75-80'in oranında yumurtaların...
Dondurduğumuz yumurtaların çözdüğümüzde yeniden sağlıklı olduğunu görüyoruz.
Ama bu istatistikler son yıllarda daha da ilerledi.
Çünkü dondurma teknikleri değişti emine.
%85-90 artık dondurulan yumurtalar sağlıklı geri dönüyorlar ve bunlardan embriyo oluyor.
Yalnız her çözdüğümüzde sağlıklı diyelim ki hepsi sağlıklı olarak döndü.
Hepsi döllenmiyor. Kaçı dölleniyor?
%70-80'i dölleniyor.
Döllenenin de 5. gün embriyosu 5.
gün en sağlıklı embriyo olduğunu düşünürsek eğer 5.
gün embriyosu dönüşmesi %50-60 oranında.
Yani bir kayıp var yavaş yavaş.
Embriyoya geldiğimizde ise embriyonun bize geri dönme oranı %95'lerde.
Artık dediğim gibi dondurulma teknikleri çok ilerledi.
O yüzden de hani yumurtayla embriyo arasında böyle bir fark var.
Gelelim sorunun ikinci kısmına.
Oraya geçmeden şey de sorayım.
Bir de AI tekniği kullanan klinikler de var.
Nasıl yardımcı oluyor?
Orada neler oluyor? Şöyle oluyor.
AI'da hani mesela timelapse machine gibi işte embriyoyu artık hiç çıkarmadığımız inkubatörden 5 gün boyunca sadece inkubatörde tuttuğumuz ve kompütörün bize her gün işte embriyonun bölünmesiyle ilgili
bilgi verdiği ve en sonunda embriyonun morfo kinetik olarak bize ha bu embriyo en iyi embriyo diye bilgi verdiği ve AI'ın da bu konuda hani embriyologlardan neredeyse daha iyi şekilde bize işte şu
embriyoyu kullanayım ve bunu...
Oradaki gebelik oranlarının daha yüksek olduğu açıkçası başarıda da etkili olduğu kısımları var.
Eğer tabii daha da bence feltiliteye girecek mi?
Bence ilerleyen günlerde girecek.
O açıdan gerçekten güzel bir soru.
Sorunun ikinci kısmına geçebilirim değil mi?
Şu enjeksiyonlar, bu hormonlar kadınların en çok merak ettiği açıkçası.
Birincisi... Şöyle söylemek istiyorum.
Bu hormon enjeksiyonları iki hafta falan sürüyor.
Her gün yapılması gerekiyor.
Çok küçük enjeksiyonlar karının üzerindeki yağlı tabakaya yapılıyor.
Hani öyle korkulduğu kadar ağrılı bir enjeksiyon değil.
Uzun dönemde bize kanıta dayılatıp gösterdi ki bunların hiçbiri ne kanseri, meme kanseri, yumurta kanserini, yumurtalık kanserini arttırmıyor.
Yapıldığı süreçlerde hastalarda külü alımı gibi hani...
Herkes çok korkuyor. Allah'ım 5-10 kilo alacağım gibi bir şey yapmıyor.
Hafif bir ödem yaptı doğru ama bu ödem enjeksiyonları bıraktıktan sonra kesinlikle gidiyor.
Maksimum 1-2 kilo gibi bir şey değişiyor ama ben genelde hastalarıma şöyle diyorum.
Bu süreçte çok sağlıklı beslenin, tuzluyu azaltın.
Çünkü o su tutmasına sebep oluyor.
En azından 2-3 litre su için çünkü o büyüttüğümüz foliküllerin içerisinden hani yumurta aldığımız foliküllerin çok ciddi oranda suya ihtiyacı var.
2-3 litre en azından su için.
Bol proteinli tüketin. Proses olmuş herhangi bir işte yemekten uzak kalmaya çalışın.
Her şey böyle renkli gıdalar olsun işte çilektir, karpuzdur.
Ondan sonra işte brokolidir böyle sağlıklı ürünlerle beslenirlerse o kilo alımı kısmına da girmemiş oluyoruz.
Gelelim ben daha duygusal Olur mu?
Biraz olabilirsiniz ama hayatınızı etkileyecek kadar olmuyor.
Fertilite tedavisine şöyle söyleyeyim Emineciğim.
Bayanları hormonal olarak en çok etkileyende yıkan progesteron.
Progesteron bütün o hormonal düzensizlikleri bu hayatını mutsuz eden hormon aslında açıkçası.
Adetin de ikinci döneminde işte o hani PMS.
hastalarının şikayet ettiği hormon.
Onu maalesef ki IVF tedavisinde embriyoyu yerleştireceğimiz zaman veriyoruz.
Bazı hastalar progesterona çok hastası oluyorlar.
Bundan şikayetçi olan hastalar oluyor.
Evet. Ama IVF tedavisinde özellikle de yumurta donduracağımız zaman, enjeksiyonlar yapılırken progesteronu zaten eklemediğimiz için bu ağır hormonal reaksiyonları O yüzden de
tedaviye başlayacak hastalar bu hormonlar beni mahvedecek, külü aldıracak diye bekliyorlarsa inanın ki beklemesinler.
Çünkü böyle şeyler olmuyor.
Tabii herkesin vücudu, herkesin reaksiyonu, herkesin deneyimi farklı.
Ama genel anlamda benim gördüğüm hastalar çok daha kolay atlatıyorlar bu tedavileri yapılan enjeksiyonları açıkçası öyle diyeyim.
Anladım. Bu bayağı bir insanı rahatlatacak bir konu şu anda.
Teşekkür ederim aydınlattığın için bizi.
Peki az önce şeyden bahsettik ya polikistik over sendromundan bahsettik az önce.
Bu polikistik over sendromu da bu nasıl etkiliyor?
Yani PCOS dediğimiz bu polikistik over sendromunda da IVF kullanmak isteyen ya da çıt bebek yapmak isteyen ya da yumurtasını dondurmak isteyen kadınların neye dikkat etmesi gerekiyor?
Çok güzel soru. Şimdi polikistik ober %30 bayan popülasyonda gözüküyor.
Poli latince çok demek.
Hastada kis yok ama çok fazla folikül var.
Çok fazla folikülün olması da bir kere bir hormonal döngesizlik yaratıyor.
Aslında sadece biz bunun ober'e bağlı değil de bütün vücuda etkilen bir metabolik hastalık olduğunu artık kabul ettik kanıta dayalı tıpta.
Çünkü olay aslında yumurtalıklardan değil de insülin direnciyle başlıyor.
İnsülin de biliyorsunuz bizim bu kan şekerini dengeleyen hormon.
Hastalarda bir şekilde metabolik bir durum da var.
Sadece overlerde de başlamıyor.
Kan şekerleri yüksek, bazı hastaların külü almaya yatkınlığı daha fazla, kiloyu daha zor veriyorlar.
Bütün bu hormonal dengesizliklerin sonunda bu hastalar yumurtlayamıyorlar, adet düzensizlikleri oluyor, rehim duvarlarında kalınlaşma oluyor.
Yumurtlayamadıkları için bir şekilde gebelik olmuyor ve fertilite tedavileriyle karşı karşıya kalıyorlar.
Şimdi polikistikoberi aldığımız zaman metabolik olduğu için bu olaydaki en baştaki şey hayat.
Standartlarını değiştirmek yani nedir?
Diyet. Öyle başlarız hep diyet.
Yani hani şeker alımını azalt, biraz egzersiz yap, %5'lik bir vücut kaybı bile polikistik overlerin bu fertilite tedavisinde başarılı olmalarını arttırıyor.
Onun dışında maya-inezitol işte supplementler.
Bu maya-inezitol özellikle bu insülin direncinde çok etkili.
Maya-inezitolu almaları yumurta kalitelerini de düzeltiyor.
Çünkü çok yumurtası olması çok kaliteli yumurtası olacağı anlamına gelmiyor.
Çünkü kalitede bozuluyor polikistik overlerde.
Maya-inezitol bu kaliteye yumurta kalitesinin olumlu olmasını.
fayda gösteriyor. O yüzden de polikistik overi olup da feltrite tedavisi yaptıracak hastalara diyetten sonraki ilk saplement benim önerim mayonezitol oluyor.
Kilo problemi yaşayan hastalarda insülün direncini dengelemek açısından metformin de eklenebilir kadın doğumcuları tarafından.
Artı bu metformin eklenmesi de bu hormon enjeksiyonlarına yanıtı ve hastaların bu tedavideki en önemli riskinin minimalize edilmesinde de yardımcı olmasına katkı sağlayabilir.
Bu önemli risk nedir Emineciğim?
Hiperstimülasyon. Hiperstimülasyon nedir?
Fertilite tedavisinin aslında bir numaralı komplikasyonu.
Eğer ki bir hasta yumurtalıklarından bir dolu folikülü büyütürse, tüt bebek esnasında ve biz bunları topladıktan sonra vücutta bir şekilde gebelik hormonu ya doğal yıllarla olmayan,
bizim yumurta toplama esnasında verdiğimiz veya daha sonra gebelikle beraber artan gebelik hormonu, bu foliküllerin bir dolu olduğu için içerisinde bol sıvı toplanması, hastalarda çok şiddetli bir ağrının
belirlenmesi, ilerleyen dönemde de işte pıhtı atmasına kadar götürebilen çok önemli bir komplikasyon.
Bu fertilitenin aslında ki E-A Önemli komplikasyonudur.
Ama şu anki istatistiklerde biz bunu olabildiğince azaldığını görüyoruz.
Çünkü artık sebebini biliyoruz ve önlemeyi biliyoruz.
Nasıl yapıyoruz? Hastaya bir gebelik hormonunu enjekte etmiyoruz.
Sonra yumurta toplama gününden bir gün önce hastanın son enjeksiyonu var.
Biz buna trigger enjeksiyonu adını veriyoruz.
Bunun alternatifi var artık.
Bu ciddi oranda azalttı.
İkinci önlemede hastaya embriyoyu yerleştirmiyoruz.
Çünkü embriyoyu yerleştirirsek, gebe kalırsak bu gebelik hormonu artar ve hastada bu komplikasyon olabilir.
Ve hastalarıma şöyle söylüyorum.
Eğer ki bu sebepten ötürü yumurtaları dondurursak inanın ki korkmayın.
Çünkü dondurulmuş embriyoyla taze embriyonun gebelik oranları aynı.
Yani biz embriyoyu dondurduğumuz zaman gebelik oranlarını düşürmüyoruz.
Hatta bazı yayınlar... Bu tarz hastalarda dondurulmuş embriyolarla yapılan transferlerin daha yüksek gebelik getirdiğini gösteriyor.
O yüzden de hastalara bunu söylüyoruz.
Yani polikistik haber başlı başına aslında saatlerce konuşabileceğimiz bir dolu parametrenin içine barındırdığı farklı farklı tartışmalar ilericisi çünkü önemli polikistik haberlerin bir şeyi.
Sadece onların önemli şansları yumurta rezervleri çok iyi.
Çok fazla yumurtaları var.
Bazı polikistik over hastasını tedavi etmek çok kolay oluyor bu yüzden de.
Çok sevdiğim bir konu. Çok güzel bir yer.
Ben yakaladım. Anladım.
Teşekkür ederim. Bayağı detaylıymış.
Bu arada umarım arkadan çok fazla ses gelmiyordur.
Çünkü traktör geçiyor şu an yukarıdan.
Yok yok gelmiyor. Böyle dağlık taşlık bir yerde olunca.
Pekala. Çok teşekkür ederim.
Gerçekten bayağı da detaylı bir konu.
Peki. Bir iki tane sorum daha var sonra da hızlıca böyle bir toparlayalım istiyorum.
Bunlardan bir tanesi biz genelde hep kadınların doğurganlığı üzerine konuşuyoruz ya.
Burada erkeğin rolü ne?
Yani erkeğin sperm kalitesi, erkeğin doğurganlığı, embriyo toplarken nelere dikkat ediyorsunuz?
Bir erkekte neler olması gerekiyor?
Erkek neye dikkat etmeli 30-35'inden sonra?
Çünkü genelde şöyle bir algı var.
Yani benim doğurganlığım fazla, benim spermin var, kadının yok gibi.
Ama oradaki yanlış anlaşılmaları da bir konuşuruz.
çok mutlu olurum. Tabii ki.
Şimdi eskiden diyorduk ki erkek ömrü boyunca sperm üretiyor.
Çünkü kadının folikülleri sınırlı ama erkek sperm üretimi her 72 güne bir devam ediyor.
Ve o yüzden de sınırsız. Öyle değil artık.
Biliyoruz 40 yaşından sonra erkek fertilitesi de kadınınki kadar azalmasa da bir şekilde azalıyor.
O yüzden de hani erkek fertilitesinde de bir takım sıkıntılar olduğunu biliyoruz.
Bir partner bir çift eğer gebe kalmak istediğinde gebe kalamıyorsa zaten hani bayana bakarken erkeğin de sperm parametreleri.
Çünkü burada işte hareketiydi, sayısıydı, nasıl...
mikroskop altında gözüksüldü.
Başka antikorların olmaması da bizim için önemli.
Bir çiftin tekrarlayan Düşükleri varsa sadece sperm analizi değil bu arada sperm'in DNA'sına da bakıyoruz.
Buna DNA fragmantasyonu olarak geçiyor.
Bunda da eğer bir anormallik bulunursa bu sefer daha farklı bir şekilde sperm seçilip yumurta enjekte ettiğinde olan embriyolarla düşük ihtimallerinin azaldığına dair yayınlar da var.
Peki bir çift gebe kalmak istiyor.
Spermi nasıl daha iyi yapabiliriz konusuna geldiğimizde ise.
Şimdi hep ben şöyle söylüyorum.
Testis, apandisit gibi aslında bir iç organ ama vücudun dışında.
yer alıyor. Bunun bir sebebi var.
Spam üretimi sıcağı hiç sevmiyor.
O yüzden de hani gebelik döneminde olan bütün çiftlere sıcak konusunda dikkatli olmaları, bol iç çamaşırları giymeleri, sauna, buhara gitmemeleri işte laptopları varsa hani dizisinde çok tutmamaları
ve masa üzerinde bırakmalarını öneriyorum.
Onun dışında çinko özellikle hani spam üretiminde çok iyi geliyor.
Bir hani çinko içeren bir multivitamin alabilirler.
Bunlar hani spam kalitesine iyi gelecektir.
Bazı işte spam analizleri İzlediğiniz için teşekkür
ederim.
Sperme sebep olan nedeni bulmak lazım.
Genlerden geliyorsa tedavisi zor ama blokaj da oluyorsa daha başka tedaviler oluyor açıkçası.
Blokajdan kastın ne peki?
Ne blokaj oluyor olabilir? Hep dediğimiz, aslında tüplerde, sperminin çıktığı tüplerde bazen bir blok oluyor.
Yani dışarıya sperm çıkmasa da testisin içerisinde seminifer tüp dediğimiz o bölgeye mikroskopik yollardan, mikrotese olarak geçiyor bu.
Gelip oradan yapılan biyopside sperm saptayabilirsek...
O sineminin enjeksiyonuyla oluşan embriyalardan da gebelik mümkün oluyor.
Çok teşekkür ederim. Gerçekten bu da çok bilinmeyen bir konuydu.
Peki son sorumu soracağım Onur.
Özellikle şeyi de konuştuk ya.
Bizim yaş grubumuz, milenyıllar özellikle biraz daha hayata geç atılıyor.
Biraz daha hayatını yaşamak istiyor.
Belki çocuğu bir tık daha geçe atıyor bir önceki nesne göre.
Bu durumda kadınlara ne önerin olur?
Yani hem üreme kısmında hem kendilerine iyi bakma hem kadınlık hormonlarını doğru koruma şeklinde bilmiyorum böyle bir şey varsa.
tabii ki ama 3 tane böyle tavsiyen olacak olsa bunlara şunlara dikkat edin diyebileceğin şey olsa kadın doğumla alakalı, kadın doğum sağlığıyla alakalı kadın sağlığıyla alakalı bunlar ne olurdu?
Birincisi 30-35 yaş arasında eğer ki bir bayan gebeliğe hazır değilse kesinlikle kendisine bir kadın doğumcu edinip yumurta rezervini hem Folikül sayısıyla hem de AMH ile ölçtürmesini öneriyorum.
Bu birinci ev ödevi olarak dursun ve eğer ki bir soru işareti varsa da dondurmayı geciktirmesin.
İkincisi nasıl koruyabilirize geldiğimizde?
Valla birincisi açıkçası besinlerimiz.
Yani ne kadar besinlerimizi sağlıklı seçiyoruz.
O çok önemli çünkü her şey aslında gıdalardan başlıyor.
O yüzden de ya tabii ki bütün gıdaları organik yapabilmek çok mümkün değil.
Hem bulmak açısından hem de maddi açısından.
Ama olabildiğince sağlıklı beslenmeyi öneriyorum.
Ne kadar az pestisit o kadar sağlıklı bir vücut.
Probiyotik öneriyorum. Ben herkese.
Çünkü biliyoruz ki her şey makrobiyom.
Yani mikrobiyomla başlıyor.
Ne kadar sağlıklı bir mikrobiyomumuz varsa o kadar sağlıklı bir vücudumuz oluyor.
Bütün aslında kronik rahatsızlıklar o mikrobiyomdaki hasarla başlıyor.
Nasıl düzeltebiliriz mikrobiyomu?
Bize probiyotikler öneriyorum.
Ketir, kambuçya, aktivya, episidar bunlar.
Bunları doğal yollardan almaları ayarlamıyorlarsa bir saplement olarak da alabilirler.
Yani probiyotik almalarını öneriyorum.
Bir tane saplement... Onu adı söyle biz bunu alalım derseniz de benim en favori saplementim COQ10 diye geçiyor.
Mitokondri hücrenin aslında en önemli fabrikası enerji üretiyor.
Yaşla birlikte mitokondriyeler biraz düşüyor.
Bunların arasındaki hücre bağlantıları ve apotoz artıyor ve hücre yaşlanması oluyor.
İşte COQ10 bu mitokondriyelerin aslında en önemli besini.
Eğer ki bir saplement almak istiyorlarsa her gün 200 mg COQ10.
Almalarını supplement olarak öneriyorum.
Hücre için de iyi. Günlük enerjileri için de iyi gelir.
ADE, EKB gibi yağda çözülen bir vitamin değil.
Yani vücutta birikimi de olmaz.
Yani fazlası da atılır. COQT'nin bir dolu formu var ama en iyi formunu sorarlarsanız yubikinol formu.
Çünkü o vücutta daha iyi emiliyor.
Bunu almalarını tercih etmelerini öneririm.
Onur çok teşekkür ederim.
Herhalde şu ana kadar en zor şartlar altında çektiğim bölüm olabilir.
Karşıda 3 tane çim biçme makinesi var.
İnternet gelip gidiyor ama umarım çok faydalı bir bölüm olmuştur diğer dinleyicilerim için de.
Çünkü benim için çok faydalı oldu.
Çok teşekkürler vaktini ayırdığın için.
Rica ederim. Çok keyifliydi benim için de açıkçası sohbet.
Görüşmek üzere yeniden. Görüşmek üzere.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
