
Bir Kardelen de Siz Yetiştirin | Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
18 Aralık 2020 · 31 dk
PlatformlardaSpotify
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Ataşehir Şube Başkanı İlkiz Kulan, bizlere kendisinin gönüllük hikayesini ve Türkiye’nin en güçlü sivil toplum örgütlerinden biri olan ÇYDD’nin dokunduğu hayatları anlatıyor.
*
E-bülten üyeliği linki
https://emineyesilcimen.com/podcast/
Ücretsiz ön görüşme ve koçluk detayları
https://emineyesilcimen.com/kocluk/
Transkript
Merhabalar, Gelişigüzel Hayaller'e hoş geldiniz.
Hayallerin peşinden koşup, hayatlarını dolu dolu yaşayan...
Aramızdaki saklı kahramanların sıradışı hikayelerini, hedeflerine ulaşmak için neleri farklı yaptıkları ve eğlenceli sohbetleriyle ilham veren yolculuklarını dinliyor olacağız.
13. bölümümüzün konu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Ateşehir Şube Başkanı İlkiz Kulan.
İlkiz Hanım hoş geldiniz.
Hoş bulduk, merhaba.
Merhaba, teşekkür ederim bu bölüme konuk olmayı kabul ettiğiniz için.
Ben teşekkür ederim.
Umarım keyifli bir saat geçiririz.
Çok sağ ol. Teşekkürler tekrar.
Benim keyifli saat geçeceğimize hiç şüphem yok açıkçası.
Çünkü gerçekten çok güzel, çok kutsal bir şey yapıyorsunuz.
Gençleri destekleyerek, böyle güzel bir kurumu destekleyerek.
O yüzden hemen böyle sizin buradaki yolculuğunuz nasıl başladı?
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne nasıl girdiniz?
Neden burayı seçtiniz diye hemen size sorumu yönelteyim.
Ben daha önce özel sektörde çalışmıştım.
Elektronik mühendisiyim aslında.
Emekli olduktan sonra biraz eşimle birlikte çalıştık yine özelde.
Ondan sonra Ergenok'un olayları patlak verdi.
Mustafa Balba'yı tutukladılar.
İşte arkasından gelen o süreç.
Cumhuriyet Gazetesi'nin önünde bir...
Gazetede bir şey yayınlandı.
Destek olmak isterseniz Cumhuriyet Gazetesi'nin önüne gelin diye.
Ve biz birlikte gittik Cumhuriyet Gazetesi'nin önüne.
Ve bir sene boyunca ilk başta her gün yani bir aya yakın her gün sonra haftada iki gün olmak üzere oradan üvet tuttuk.
Sonra Silivri'ye gittik.
Ama bir şekilde böyle izleyici olduğunu düşünmeye başlıyorsun belli bir dönem sonra.
Olaylara hiçbir etkin yok.
Siyasi partiler çok karakterimize uygun değil.
Onun için eğitimle ilgilenen bir dernekte, bizim ilkelerimize uygun, Atatürk ilke ve devrimlerine uygun çalıştığını ifade eden, bunu kendi ilk metni
olarak ifade eden bir dernekte çalışmak istedim.
Onun için daha önceden de arkadaşlarım vardı burada.
Ateşehir Şube'ye gönüllü olarak gittim.
Orada başladım.
Yaklaşık 11 sene oluyor.
11 sene?
Evet. Bayağı da uzunmuş.
11 senedir neler yapıyorsunuz 11 senedir orada?
Yani hani başladığınızdan bu zamana kadar ne gibi etkinlikler yaptınız?
Şöyle ilk başta Deniz Yıldızı diye bir etkinliğimiz var.
Ben girdiğim zaman da vardı.
Her cumartesi üniversite öğrencileriyle birlikte yapılan bir etkinlik.
Deniz Yıldızı'da biraz açıklayayım Deniz Yıldızı nedir diye.
Deniz Yıldızı belki hikayeyi biliyorsunuzdur bilmiyorum.
Anlatayım mı hikayesini?
Anlatın lütfen. Ben bilsem bile belki bilmeyenler olabilir dinleyicilerim.
Yani bir adam böyle sahilde bütün...
Sahile vurmuş deniz yıldızlarını birer birer denize atıyormuş.
Çok kısa anlatıyorum. Başka bir oradan geçerken ne yapıyorsun yani demiş.
Birisinin hayatını kurturuyorum.
Bir deniz yıldızının hayatını kurtarıyorum demiş.
Ama milyonlarca var demiş bu deniz yıldızlarına.
Ama bir tanesi için fark yarattım demiş.
Yani deniz yıldızı da böyle bir hikaye.
Belki milyonlarca çocuğumuz var, üniversiteli gencimiz var.
Bizim üniversite eğitimimiz maalesef istenilen boyutlarda değil.
Araştırma, geliştirme, etkinlikler maalesef çok Avrupa'daki eşdeğerleri gibi değil ya da biraz daha yalan mı diyeyim, biraz daha lise ayarında
mı diyeyim. Yani çok istenilen seviyede bir üniversite eğitimi alamıyor öğrencilerimiz.
Deniz Yıldızı programında her hafta farklı bir konuk getiriliyor.
Kariyer planlama, liderlik, kendini tanıma, kadın hakları, insan hakları.
Bu konularda her hafta kendi konusunda uzman olan...
Bir kişi gelip iki saat interaktif olarak, karşılıklı konuşarak eğitim veriyor.
Ondan sonra o 20-25 öğrenciyle biz birlikte yemek yiyorduk.
Oradan bizim lider diye tanımladığımız öğrenciler, yürütme kurullarımızda daha sonrasında çalışan öğrenciler meydana geliyor.
Çünkü bu deniz yıldızını seçen öğrenciler, 25 öğrenci 25-30 hafta devam etmek zorunda.
Güzel bir süreç hem de zorlu bir süreç.
Her hafta her cumartesini derneğe vermek durumunda.
İşte oradaki eğitime vermek zorunda.
Şunu da söyleyeyim mesela bir örnek vereyim bu arada.
Bir öğrencimiz babasından çağdaş yaşamdan burs aldığını söylememiş.
Ondan sonra işte zaman geçiyor memleketine gidiyor.
Babası diyor ki ya sende çok büyük bir değişim var.
Yani bunun nedeni ne?
Yani ne yaptın sen?
Ve olumlu bir değişim görüyorum.
Ve öğrencimiz diyor ki işte ben böyle böyle bir dernekten burs alıyorum.
Hani sen karşı çıkarsın diye.
E söylemedim. Belki siyasi olarak da farklı düşünen bir kesimden babam.
Ondan sonra şöyle düşünüyor adam.
Diyor ki böyle bir fark yarattığına göre, bu kadar olumlu bir fark yarattığına göre çok iyi bir yer orası.
Tanıdığı bütün kız çocuklarına üniversiteyi İstanbul'da kazanırsanız mutlaka gidin o derneğe diye tavsiye veriyormuş.
Yani bu şekilde hani öğrenciler için gerçekten fark yaratıyor.
Fazla bir konuşursam şey yapın.
O kadar güzel anlatıyorsunuz ki hani böyle güzel fark yaratmaları da anlattınız.
O yüzden hani ne tarz bir fark olduğunu ben hani detay soracaktım sadece ama kesmek istemedim güzel anlattığınız için.
Estağfurullah. Yani şöyle bir şey, bugün bir kişi aradı, böyle 35-40 yaşlarında herhalde, telefondan çok sesini duyamıyorum ama 17 yıl önce Çağdaş Yaşam'ın bir şubesinde
Deniz Yıldızı projesindeymiş.
Bizim şubemiz diye farklı bir şubede.
Ve şimdi çağdaş yaşam için neler yapabilirim?
Yani ben düşündüm çünkü şu ana kadar katıldım ve bir şeyde çalışıyor, farklı bir sivil toplum örgütünde de çalışıyor, ücretli olarak çalışıyor.
Yani düşündüm şu ana kadar bende fark yaratan en büyük proje Deniz Yıldızı'ydı diye.
Çünkü ben direkt ekonomi okuyordum.
Belki bu sizin sorunuza da cevap olur.
Ekonomi okuyordum ama Deniz Yıldız'ın da romanlardan bahsedildi.
İşte farklı kültürlerden bahsedildi.
Yani aslında hiçbir zaman böyle ulaşamayacağım bilgileri orada bana hap gibi sundular ve çok farklı konularda bilgi sahibi oldum dedi.
Yine başka bir öğrencimiz demişti ki ben eskiden çok sessizdim.
Deniz Yıldızı'ndan sonra çünkü çekiniyordum bir topluma girdiğinde bir konu konuşulduğunda bu konuyu bilmiyorum ben.
Yani o konuda bir fikir sunamam diye çekinip konuşmuyordum.
Ama Deniz Yıldızı'na gittikten sonra çok farklı konularda bilgi sahibi oldum ve daha kendimi ifade etmeye, daha rahat kendimi anlatmaya başladım dedi.
Yani Deniz Yıldızı'nın aslında gençlerdeki yarattığı fark buydu herhalde.
Anladım. Hem böyle kendilerine özgüvenlerini getiriyor, hem aslında o okulda öğretilmeyen aslında sosyal hayatımızda ya da sosyal ilişkilerle olan şeyleri öğretiyor.
Bize bunları sunuyor Deniz Yıldız'ı.
Bizim kişisel gelişimimizi bir yanda destekliyor.
Kesinlikle, kesinlikle.
Ne kadar güzel. Ben de üniversitedeyken böyle birçok sivil toplum örgütünde gönüllü olarak çalıştım.
Hatta İlanda'ya taşındıktan sonra burada da çevreci örgütlerde de çalışmıştım.
O yüzden böyle dediğiniz gibi bir sivil toplum örgütünde çalışmak, gönüllü olmak, buradaki farklı insanlarla etkileşimde bulunmak, bu farklılıkları
kabullenmek, herkesi farklı yanlarıyla kabullenmek.
değişik hayatlar tanımak ve hep birlikte öğrenmek o bir olma duygusu gerçekten çok güzel bir duygu aslında.
Gerçekten öyle. Yani şimdi çevre örgütlerinde dediniz hani çağdaş yaşam aslında bir tek çocuğun eğitimine değil aslında ilk planda Türkan Hoca ve
yedi arkadaşıyla birlikte yola çıktıkları zaman biraz İlk başta layıklık konusu da çok önemliymiş.
Yani şu anda da çok önemli. Hani sanki en başta önemliymiş şimdi önemli değil gibi anlaşılmasın sözüm.
Ama yani bir takım etkinlikler yapmışlar.
Mesela layıklığa saygı yürüyüşü yapmışlar 1989'da.
2000 kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiş.
O gün için çok büyük bir etkinlik.
Kenan Evren'e çıkmışlar.
Layıklık tehlikede işte bu konuda ne yapılması gerekiyor diye.
Ondan sonra yani...
Başlangıçta bir laiklik korkusu ve o konu üzerinden ilerlemişler.
Ama biz geliştikçe şu anda 117 şubeyiz.
Çevre konusunda varız, kadın konusunda varız, çocuk konusunda ve eğitim konusunda varız.
Başlıca konularımız bunlar.
Biz Akkuyu Santralı için gidip eylem yaptık mesela.
Yani orada vardık ya da ne diyeyim bu şeydeki çocuklar.
Aladağ'daki yanan 12 çocuk.
Ondan sonra Aladağ'a gittik.
Neler yapabilirimizi orada araştırdık.
Aslında sosyal olayların içinde de varız.
Bir tek burs vermekle kalmıyor yaptıklarımız.
Ama elimizden ne kadar gelebiliyorsa.
Bizim amacımız aslında bir baskı unsuru oluşturmak her konuda.
Evet güçlü bir sivil toplum örgütü olarak hani bir amaç olarak ve bildiğim kadarıyla Elkiz Hanım şey de var sizin Türkan isimli bir derginiz de var ve bu dergide çok güzel röportajlar çok güzel köşe
yazıları var. Ben onu ayrıca hani çok seviyorum takip ediyorum çünkü sosyal medyadan.
Çünkü bu sizinle beraber gönüllü çalışan öğrencilere de ekstra verilen bir fırsat.
O öğrencinin yeteneğini, yazmasını ya da röportaja gönderiyorsunuz öğrencileri.
O insanların iletişim ya da farklı kişilerle, çünkü böyle büyük avukatlarla, gazetecilerle röportaj yapıyorlar.
Bu da çok büyük bir fırsat bir öğrencinin kendini geliştirmesi için.
Kesinlikle katılıyorum.
Yani genel merkezimizin bünyesinde çeşitli çubuklarımızdan katılan öğrencilerle çıkartılan bir dergi.
Beşinci sayısı yayınlandı.
Gerçekten internet üzerinden de bakabilirlerse çok da güzel olur.
Bizi de tanımalarına yardımcı olur dergi aslında.
Bizim sosyal hesaplarımız da var.
Sonra belki söylerim hani Çağdaş Gençlik Ateşehir, biz Ateşehir Şubesiyiz.
İstanbul'un dolu yakasındaki bir şubeyiz.
Oradan da bizi takip edebilirler.
Ayrıca biz hani şöyle bir örnek de vereyim size.
Bizim bir öğrencimiz mesela erkek arkadaşından şiddet görüyordu ve bayağı böyle bir konuştuk ettik.
İlk önce çok da şey yapmadı.
Çünkü çok tehlikeli yaşlar oluyor.
Ondan sonra kadına şiddetle ilgili bir araştırma verdik ve o sırada erkek arkadaşına uzaklaştırma çıkarttı kız.
Yani aslında bence birilerinin hayatında bu şekilde...
Dokunabiliyoruz ya da işte farkına vardığımız olaylarda müdahale etmeye çalışıyoruz.
Tam yüzde yüz müdahale edemesek de o konuda bir farkındalık yaratmak bile.
Özellikle ben dernekte kadın hakları, çocuk hakları, flört şiddeti o konularda devamlı her yıl bir iki tane mutlaka seminer vermeye çalışıyoruz.
Hukukçular geliyor işte ya da kadın hakları üzerine çalışan kişiler geliyor.
Mutlaka o konuları çok önemsiyoruz.
Biliyorsunuz Türkiye'de kadına şiddet boyut olarak çok yüksek.
Yani öldürme vakaları vesaire artık sayılarını bile tutamıyoruz.
Yani ya gazetelerden ya işte haberlerden neredeyse her gün bir haber alır olduk, o duruma geldik.
Onun için de yani başta flörtle başlayan bu şiddetin farkında olmalarını sağlamaya çalışıyoruz gençlerin.
Kesinlikle çok önemli. Yani o kadar güzel bir şey ki aslında hani bu projeyi bir kişiye vererek o kişinin farkında olması ve kendi kendinin farkında olması.
Çünkü bir insana bir şey söylediğiniz zaman zaten hani böyle insanlar ilk...
olarak tepki veriyor.
Hani şunu yapma, bunu yapma.
Çünkü hepimiz özellikle o yaşlarda da hani böyle biraz daha tavsiyeye kapılıyız ya.
Hani genel olarak anladığım gerek bu tarz etkinlikler gerek farklı projelerle öğrencilerin bir şeyleri kendi kendine keşfetmesini sağlıyorsunuz.
Ne kadar çok hayata dokunuyorsunuz aslında baktığınızda.
Çok güzel. Çok güzel.
Yani aslında dokunacak çok hayat var ama elimizden hani o deniz yıldızı hikayesi gibi.
Bir kişi için fark yaratabiliyorsak o bir kişinin hayatını bir şekilde farklı bir yöne sokmuş oluyoruz.
Ben şeye de devam edebilirim.
Biraz konudan konuya geçmiş gibi oluyorum gerçi ama.
Deniz Yıldızı'ndan sonra yaptığımız etkinlikleri de bahsedebilirim.
O deniz yıldızı benim aklıma şey getirdi İlkiz Hanım.
Kelebek etkisi var ya siz bir kişiye dokunuyorsunuz.
O belki üç kişiye dokunuyor.
O üç kişi belki daha fazla.
Hani böyle yayılarak büyüyor.
Çünkü deniz yıldızıyla alakalı ben de vaktinde o kadar güzel şeyler okudum ki.
Hani böyle benim de çok içimi ısıtmıştı.
Böyle fırsatı olmayan insanlara özellikle sunduğu fırsatlarla alakalı.
Kesinlikle. Ben fark yarattığına çok inandığım bir proje ve sürmesi gerektiğine çok inandığım bir proje.
Siz diğer örneğe geçmeden önce ben bir de en başta şeyi soracaktım, unuttum.
Dinleyicilerimiz de belki merak ediyor olabilir İlkiz Hanım.
Şimdi Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ni hepimiz biliyoruz, destekliyoruz.
Çok güzel işler yaptığını biliyoruz ve Türkiye'nin Saylan tarafından kurulduğunu biliyoruz.
Ama hani böyle kurumun ilk kuruluş amacından hani biraz daha Türkiye'nin hocadan girecek olursak bize böyle onunla alakalı çok kısa bilgi vermeniz de mümkün olur mu?
Tabii. Estağfurullah.
Şimdi Türkan Hoca'yı aslında herkes biliyor.
Aslında cilt doktoru.
Lepra hastalıklarıyla ilgilenmiş bir kişi.
Yani lepra ile ilgili ödülleri var.
Dokunulmayana dokunmuş.
Yani o sırada insanların böyle doktorların bile dokunmadığı insanlara o gitmiş dokunmuş.
Onları iyileştirmiş.
Onların çocuklarıyla ilgilenmiş.
Gerçekten hayatını bilime ve insanlığa adamış bir insan.
Yani her eğitimli kadının bu ülkeye borcu var derken aslında Hepimizi kapsıyor bu.
Belki bütün insanlığı kapsıyor.
Bir ülkede okuyoruz, devlet okullarında okuyoruz.
Ülkeye mutlaka ki bir geri dönüşümüz olması gerekiyor ve bunu en güzel şekilde başarmış insan diyebilirim ben.
Yani en azından benim bildiğim, tanıdığım olarak.
Yani bu ülke için çalışmış.
Ondan sonra Çağdaş Yaşamı yedi kişiyle birlikte kurmuşlar.
İlk başta Aysel Ekşilik Başkanımız Türkan Saylan, Aysel Çelikar ve Necda Arat varmış.
Tüten Ank ve Binur Özümert.
Bunları da çok bilmiyorum ben aslında ama 7 kişiymişler.
Ondan sonraki başkanımız Aysel Çeliker, şimdi Ayşe Hocamız başkanımız.
Bu süreçte Türkan Hoca'nın ışığını yaymaya çalışıyoruz.
Aslında onun sözlerinden, onun hareketlerinden, onun vizyondan bakıp onu ileriye götürmeye çalışıyoruz.
Ben şöyle de inanıyorum, gelişme ancak Türkan Hoca bir yaptıysa bizim üç yapmamız lazım ki biz gelişmeyi yakalayabilelim.
Daha fazla çalışmak...
zorundayız diye düşünüyorum onun içinde.
Kesinlikle. Özellikle elimizdeki imkanları da hani değerlendirirsek o zamanın şartlarına baktığımızda Türkan Hoca'nın elinde olmayan o kısıtlı imkanlarıyla bu kadar çok şey yapabildiğini göz önünde bulunduğumuzda şu an bizim
bu çağda bu kadar imkanımız varken gerçekten o bir yaptıysa biz üç yapmalıyız.
Hani onun ışığından yürüyerek onun ismini onurlandırmak için.
Aynı zamanda fayda sağlamak için de.
1990 yılında başlamışlar ilk 12 öğrenciyle.
Siyert Pervani'de bir kaymakam arıyor.
12 öğrenci için burs ihtiyacı olduğunu söylüyor ve o şekilde burslara başlıyorlar.
Bu arada yatılı bölge okulları, açtığı yurtlar, devlete devrettiği yurtlar, o yurtları, anaokulları yani korkunç bir gelişme var.
Şimdi de bizim amacımız aslında biz de mesela...
anlanan sosyal eğitim eviyiz aynı zamanda.
Hem şubeyiz hem eğitim eviyiz.
Eğitim evi olarak çalışmasının amacı daha küçük çocuklara da ulaşabilmek.
Yani yaklaşık kaç tane İstanbul'da beş civarında eğitim evimiz var.
Bu eğitim evlerini arttırmak amacımız.
Tabi bu pandemi döneminde bu olay biraz daha zorlaştı.
Hani online eğitimler bizi çok Çünkü hala internet problemi olan öğrencilerimiz var.
Hala bilgisayar problemi olan öğrencilerimiz var.
Tablet problemi olan öğrencilerimiz var.
O nedenle online eğitim hani eşitlik ilkesini de bozdu aslında.
Hani eşitlik ne kadar vardı iyicene böyle bir sarsıldı.
Çünkü annelerinin cep telefonundan girmeye çalışıyorlar.
Ya da işte devamlı elektrik kesimlerinden vesaireden bahsediyorlar.
İmkanlar da çok zorlandı ama ulaşabildiğimiz kadar öğrenciye şu anda işte bir tablet kampanyamız var.
Genel merkezimizin düzenlediği.
SMS de yollayabiliyorsunuz.
İzinli kampanya.
Onun dışında işte tablet bağışlarını kabul ediyoruz.
Hani ne kadar bağış alabilirsek o kadar çok öğrenciye dokunma imkanımız oluyor.
Onu soracaktım ben de İlkiz Hanım.
Bizim yapabileceğimiz bir şey var mı bu öğrenciler için?
Hani bağış kapsamında olur, başka bir kapsamda olur diye onu soracaktım.
Şöyle aslında her türlü şey bağış kabul ediyoruz.
Yani burs olarak eğer burs vermek isterlerse ben rakamı da söyleyebilirim.
Ortaokul lise öğrencileri 155 lira, üniversite 275 lira burs.
Aylık olarak 10 ay devam ediyor bursumuz.
Her yıl veriyoruz. Onun dışında işte böyle tablet vesaire için bağış yapabiliyorsunuz.
Yani bizim bağışlarda şeyimiz de yok.
Mesela hesabımıza yollanan 50 lira da bizim için çok önemli.
5000 lira da çok önemli.
Hani böyle bir sınırımız yok.
Hani kim gönlünden ne kadar kopuyorsa, ne kadar yardım edebiliyorsa o önemli.
Yani çünkü onlar bir yerde birikiyor.
Sonuçta bir... Damlaya damlaya göl olur misali bir şekilde onlar hani birilerine destek olarak kullanılıyor.
Kesinlikle. Peki bağış vermek isteyenler de almak isteyenler de size nasıl ulaşabilir?
Ateşehret.cyd.org.tr'den ulaşabilir.
Mail olarak ateşehir.org.tr ya da Instagram hesabımız var.
Çağdaş Gençlik Ateşehir.
Ben takip ediyorum sizi. Çağdaş Gençlik Ateşehir diye Instagram hesabımız var.
Orada özelden yazarlar mutlaka döneriz.
O şekilde olabilir.
Hesap numaralarını açık bir şekilde paylaşamıyoruz.
Bu birebir istendiği zaman ancak paylaşabiliyoruz.
Yasal sürece giriyor çünkü.
Onun izni yok yani.
Hesap numaraları için özelden yazmaları gerekiyor.
Bir şekilde biz de hesap numarasını paylaşalım.
Anladım. Çok güzel.
Ne kadar güzel bir şey yapıyorsunuz.
Zamanımız böyle çok fazla yok.
O diğer projeleri de dinlemek istiyorum.
Ama sizi buraya iten, sizi böyle faydalı bir şey yapmaya iten nedir?
Ya da sizin gibi bir şeyler yapmak isteyen insanlara olan tavsiyeleriniz şuradan başlayın.
Böyle yapın demek istediğiniz şeyler nedir?
Onları da duymak istiyorum aslında ben.
Aslında şöyle söyleyeyim.
Yani başlangıcım aslında çok böyle hani gençlere yönelik projeler yapmak belki çok da farkında olmadan girdim o olaya.
Yani Deniz Yıldız'ın da görevi aldım.
Ondan sonra belki ben dinlemeyi seviyorum.
Burada çok konuşuyormuşum gibi dursa da aslında dinlemeyi çok seviyorum.
Onun için belki hani...
O sırada öğrenciler İlkiz abla sen başkan ol, işte şu böyle şöyle derken bir şekilde kendimi de başkan olarak buldum.
Gençler demeyi bile bazen uygun bulmuyorum.
Yani karşımda benim bireyler var aslında.
İlkokul 2'deki çocuk da benim için bir birey.
Karşımda dinleyebileceğim, fikrinden faydalanabileceğim, karşılıklı konuşabileceğim insanlar.
Yani fikir vermek değil aslında karşılıklı konuşuyoruz ve ortak bir sonuç çıkartıyoruz.
Hep öyle düşünüyorum. Yani derneğe geldikten sonra birlikte bir şeyleri var ediyoruz.
O da çok seviyorum o olayı.
proje geliştirmelerini, o projelerle birlikte üretmemizi gerçekten hani hem onları dinlemeyi yani birlikte olmayı da seviyorum ama en çok da dinlemeyi seviyorum.
Çünkü gerçekten çok zeki çocuklar ve yani üretmeyi o kadar açlar ki yani bir imkan verildiğinde bomba gibi patlıyorlar.
Öyle düşünüyorum yani.
Ve biz hani belki bu Kulüpleri bir sürü kulüp kurduk.
Yani drama kulübüyle başladık.
Aslında bir kişi geldi böyle Erman şu anda Amerika'da yaşıyordu.
Geldi işte böyle böyle bir şeyim var ben hani başka yerlere gittim tam dinlemediler falan dedi.
Hadi gel yapalım şeklinde oldu ve drama kulübüyle başladı.
Ondan sonra işte kitap kulübü, yakın tarih kulübü, belgesel kulübü bu sene pandemi sürecinde doğdu.
Yani böyle kulüplerimiz artarak...
Devam etti ve gençler kendi içlerinde yürütme kurulları oluşturup kendileri çeşitli projeler oluşturmaya başladılar.
Onlar da burada olmaktan mutlular.
Biz de onlarla olmaktan çok mutluyuz tabii.
Onun için gelsinler, üretmeyi seviyorlarsa birlikte üretelim.
Ama farklı şeylerimiz de var.
Sırf gençlik kolları değil.
Arka planda çalışan çok arkadaşımız var.
Ortaokul, lise kısmımız var.
İşte muhasebesi var bu işin.
İşte arka planda düzenlenmesi gereken evraklar vesaire onlar da var.
Bu kısımlarımızda da çalışabilirler.
Yani derneğe gelen mutlaka kendine uygun bir yer bulur diye düşünüyorum ben.
Amaç yani sosyal hizmetse, fayda sağlamaksa, gönüllülükse mutlaka kendine uygun bir yer bulur derneğin içinde.
Kesinlikle. Çok güzel şeylerden bahsettiniz.
Bu kulüpleri çok beğendim.
Bir de bildiğim kadarıyla şey vardı.
İngilizce konuşma kulübünüz de var sizin.
Evet. İngilizce konuşma, Almanca.
Liselilerde Fransızca, İngilizce.
Onlarda da kitap kulübü ve film kulübü var liselilerde de.
Ne kadar güzel. Çünkü bizim Türkiye'de de en büyük eksiğimiz İlkiz Hanım şey değil mi?
Hani böyle hep teori öğreniyoruz ama işte dışına çıktığımızda ya da bir ortamda konuşmamız gerekmiyor.
Böyle hop! Kalıyoruz.
O yüzden ben bunu duyduğumda o konuşma kulüplerinin bir tanesine de denk geldim bu arada.
Ve katılan kişiler gerçekten çok güzel bir dille, çok güzel bir aksamla konuşuyorlar.
Dedim ki helal olsun ne kadar kaliteli.
Hani çok güzel şeyler bunlar.
Hep gönüllülerimizle yürütüyoruz.
Onların da çok büyük yemeği oluyor tabii.
Biz de böyle gönüllü olabiliriz.
Yok yok hiç gönüllü değilim.
O zaman ben de hani gelip mesela bir hani kulüpte hani şey yapabilirim.
İngilizce konuşmaya destek olabilirim.
Bir konuşma kulübü olabilir. Hani ya da herhangi bir şey.
Hani böyle benim gibi bir şey yapmak isteyen destekçilerimiz de farklı bir şey yapabilir.
Bir de şöyle diyeyim. Bir projemiz daha var.
Genel merkezimizin yürüttüğü Mentimeter projesi.
O da çok kıymetli bir proje.
5 yılı aşkın iş hayatında çalışan kadın ya da erkek üniversite öğrencilerimizi mentorluk yapabiliyor.
Bunun için sene başında bir eşleştirme yapıyoruz.
İkişer gün bir eğitim alıyorlar iki tarafta hem öğrencilerimiz hem mentorlarımız.
Ondan sonra ayda iki kez görüşmek üzere.
Eşleşiyorlar. Yani bu hani şu anda herhangi bir ülkede bile olanlar yapabilirler.
Çünkü hani sonuçta Zoom var, işte internet var ama belki bu sene için süresi dolmuş olabilir.
Ama hani bunu da sitemize girip Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği sitesine girip incelerlerse arkadaşlar bir öğrencimize mentor olmaları da çok keyifli bir şey olduğunu düşünüyorum ben.
Kesinlikle. Keşke ben bunu daha önce duysaydım.
Neyse her şeyin bir zamanı vardır diyeyim.
Yoga kulübümüz var.
Hani bizim şubede olmaz mesela bizde yoga kulübü kurulmuştur da X şubesine gidip yoga dersi verebilir mesela.
Yani Zoom üzerinden hala yürütüyoruz yoga kulübünü de.
Ay çok güzel.
Yoga kulübüne katılabilirim hem yoga yapmak için eğer kabul ediyorsanız.
Öğrenci olmasak da kabul ediyorsanız.
Şöyle diyeyim.
Öğrenci kabul ediyoruz. Olsun tamam.
Çünkü şöyle biz şimdi yayınladıkça arkadaşlarımdan da çok diyorlar ki biz kulübe gelelim ama herkesi kulübe alırsak bu sefer öğrencilerin konuşmalarına fırsat kalmaz yani.
Doğru. Doğru.
Olsun. Çok güzel şeyler.
Yine bunlar için zaten hani hem sizin şubenizi hem genel olarak Çağdaş Teşkilatı'nı sosyal medyadan takip edip de hani bilgi edinip bir şekilde katkı sağlamak isteyenler iletişime geçer.
Tabii. Kesinlikle. Kapatmadan önce İkiz Hanım o kadar güzel bir şey söylediniz ki ben onu değinmeden kapatmak hiç istemiyorum.
Ciddiyiz ya 8 yaşındaki bir çocuktan da bir şey öğrenebilirim.
Hani dinlemeyi çok seviyorum.
Bu insanlar üretmeye aç fikirler çok iyi.
Ben vakti zamanında Doğan Cüceloğlu'nun bir kitabını okurken o kitapta şöyle bir örnek vardı.
Bir havaalanında bir annenin çocuğuyla nasıl iletişim kurduğunu söylüyordu.
Ve hani böyle küçük çocukla onunla...
işte kadının iyilik aynı göz hizasına gelip sakinlikle konuştuğunu söylüyordum.
Hani aslında bizim toplumumuzda çocuklara karşı Bu tarz hani iletişim, çünkü biz de genelde hep büyük sen küçüksün yerini belirsen işte şöylesin ya da aman
icat çıkarma hani bu tarz şeyler olduğu için o yüzden hani sizin bu yaklaşımınız bence çok değerli ya da sizin gibi yaklaşım olan kişilerin böyle kurumlarda yer alması ve bu kurumların da dediğiniz gibi
hani böyle liselere, ilkokullara yayılması daha ağaç yaşken eğilirden...
bize böyle küçük çocuklara kendimizi değerli hissettirmek adına sağlıklı bireyler yetiştirmek adına bence çok değerli.
O yüzden ayrıca teşekkür etmek istedim.
Ben teşekkür ederim bu imkanı sunduğunuz için ama gerçekten hani her birinin ayrı görüşü var.
Yani farkında olmadığı çok yönünü ortaya çıkartabiliyorsun eğer dinleyebiliyorsan.
Evet, çok doğru.
Gerçekten çok doğru.
O zaman ben sizi de daha fazla tutmayayım.
Zaten size nasıl ulaşabileceğimizi, nasıl bağış yapabileceğimizi, nasıl gönüllü olabileceğimizi, Türkan dergimizi, ondan sonrasında Deniz Yıldız'ımızı, kulüplerimizi konuştuk.
Benim sormayı unuttuğum da sizin şunu da söyleyelim dediğiniz bir şey var mı?
Bilmiyorum valla şu anda aklıma gelmedi.
Çok teşekkür ederim. Yine de bir şey olursa yani bize mail yoluyla ulaşabilirler.
Ya da bizim cep telefonumuzdan ulaşabilirler ama ben hemen bir cep telefonunu tekrar bir söyleyeyim size.
Arkadan da efekt oldu mesaj efekti cep telefonu deyince iyi oldu.
0533 366 79 48 Tamamdır.
Çok teşekkür ederim.
Çok teşekkür ederim.
Gerçekten şu ana kadar böyle çok keyif aldım dinlemekten böyle hani fayda fayda diye bütün böyle damarlarındaki kanın attığı bir sohbet.
Çok teşekkür ederim Emine Hanım.
Çok sağ olun. Görüşmek üzere.
Görüşmek üzere. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
