
Bahar Temizliği, Arınma ve Niyet Tohumları | Kelt Mitolojisi
1 Şubat 2022 · 12 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bonus Bölüm: İrlandanın en güçlü benim de en sevdiğim mitolojik karakterinden biri olan Tanrıça Brigid'in eşliğinde baharın gelişi, kabuğumuzdan çıkmak, arınmak ve yeniliklere adım atmak üzerine iki kelam ettim :)
*
E-bülten üyeliği linki
https://emineyesilcimen.com/podcast/
Ücretsiz ön görüşme ve koçluk detayları
https://emineyesilcimen.com/kocluk/
Transkript
Herkese merhaba, Yeşil Güzel Hayallere hoş geldiniz.
Bugün bu podcastta çok da duymaya alışkın olmadığınız bir konudan bahsedeceğim size.
Bu bahsettiklerimle ne yaparsınız?
Bu bilgiyi nerede kullanırsınız?
Herhangi bir fikrim yok.
Bir yerde kullanmak zorunda değilsiniz tabii ki.
Ama ben bu bölümü tamamen içimden geldiği için çekiyorum.
Sebebi de bugün 1 Şubat.
Yani İrlanda'da ve Celt kültüründe Imbolc adıyla baharın gelişi olarak kutlanıyor.
Ve aynı zamanda Celt mitolojisinin en önemli karakterlerinden bir tanesi Tanrıça Bridget'in günü olarak da biliniyor ki sadece Celt mitolojisinin değil
günümüz Katolik İrlandası'nın da en önemli figürlerinden bir tanesi Bridget.
Tabi ki o zamanın Pagan İrlandası'nın tanrıçası değil artık Katolik İrlandası'nın azizesi.
Yine de Bridget gücünden hiçbir şey kaybetmemiş çünkü hala daha okullarda Sam Bridget'in hayatı okutuluyormuş.
Ben de bunu geçen gün kitapçıya girdiğimde Sam Bridget'in hayatıyla ilgili kitap ararken orada çalışan kitapçı kıza sohbet ediyordum o söyledi.
Ve çok ilginçtir ki geçtiğimiz günlerde İrlanda hükümeti de 2023'ten itibaren 1 Şubat Sam Bridget gününün bayram olarak ilan edilmesine karar verdi.
O günden itibaren artık kamu tatili olacak 1 Şubat.
Tabi bununla birlikte ülkenin dört bir yanında Biricik'e ait kutsal kuyular var.
İnsanların böyle şifa için gittiği, iyileşmek için, ilham almak için gittiği.
Buradan da anlaşılacağı gibi Biricik'in temsil ettiği şeylerden bir tanesi şifa, bir tanesi ilham.
Hatta aynı zamanda şairlerin tanrıçası olarak bilinir.
Ya da zanaatkarların ya da bakırcıların, demircilerin bu kişilerin Biricik'in ateşiyle birlikte ürettikleri söylenir.
Çünkü Biricik attığı her adımda eteklerinden ilham saçan ya da böyle ateşiyle yaratıcılık tohumları eken bir kadın.
Bu ikisi değil temsil ettiği şey.
Hani en başta demiştim ya baharın gelişi kelt dilinde imbolk olarak geçiyor diye.
İmbolk'un etimolojisine baktım araştırırken böyle bir şey çıktı karşıma.
Ve imbolk'un anlamlarından bir tanesi eski kelt dilinde arınma demek.
Böyle arınmayı, temizlenmeyi, temizlik ritüelini temsil ediyor.
Baharın uyanışıyla birlikte artık bizim de iç dünyamızın da uyanması, harekete geçmemiz, kışın o karanlık dünyasından kurtulup üstümüzdeki o ölü toprağını atmak, o kabuğumuzu
kırmak, bu uzayan günlerin çoğalan ışığın etkisiyle içimizi de aydınlatmak aslında.
İmbol kelimesinin ikinci anlamı da indi beli yani karnında demek.
Aslında temsil ettiği şeylerden bir tanesi de doğurganlık, verimlilik, büyümek, çoğalmak ve bu coğrafyada bir Şubat ve sonrası buradaki hayvanların işte koyunların, kuzuların,
sırların en çok yavruladığı dönem ve Biricik bir koruyucu olarak bu hayvanları korumakla da görevli.
Yani doğanın koruyucusu olarak da düşünebilirsiniz Bridget'i.
Aynı şekilde sizin kötülüklerden koruyucunuz olarak da düşünebilirsiniz ki hala daha hani Katolik Kilisesi'nin Azize Bridget olarak adlandırdığı kişi de zaten koruyucudur.
Hatta Bridget Cross dediğimiz bu Bridget haçı vardır.
Sazlardan yapılır daha çok.
Onu hala daha İrlandalılar yapıyor.
Birçok yerde bulabilirsiniz. Onunla ilgili çok güzel böyle Bridget Cross'a ait.
Kolyeler küpeler de görürsünüz birçok yerinde İrlanda'nın.
Bu da işte sizi koruduğunu temsil eder.
Bir Şubat günü kişiler bunu asarlar kapılarına hatta dışarıya da birazcık böyle ekmekle süt bırakırlar.
Bir tane de boş yatak yaparlar Biricik gelsin burada uysun ve bu evi kutsasın diye.
Çünkü Katolik kaynaklarına göre Biricik her zaman...
Açın yanında olan açın karnını doyuran kalacak yeri olmayana kalacak yer sağlayan soğukta üşüyene ateş yaratan sıcaklık yaratan ya da fakirin yanında olan zenginden alıp fakire veren
bir kişiyi temsil ediyor.
Şimdi ben böyle bir.
Hristiyanlık diyorum, bir mitoloji diyorum, bir paganlık diyorum.
Kafanız karışmış olabilir burada arkadaşlar.
Hemen şurada minicik bir parantez açayım.
Şimdi Bridget 453 yılında yaşadığına inanılan mitolojik bir karakter aslında.
Ama ve lakin tam o zamanlarda...
Artık Pagan İrlanda'nın Hristiyanlığa dönüştürülme zamanları ve Biricik tanrıça olarak çok güçlü bir figüre sahip, halk üzerinde çok inanılan, ibadet edilen bir tanrıça olduğu için
de kilise Biricik'i insanları biraz daha kolay Hristiyanlaştırmak için kullanmak adına Biricik'e Azizi ünvanı veriyor.
Bu rivayetlerden bir tanesi.
Diğer rivayette yine aynı şekilde insanların üzerinde çok güçlü etkisi olduğu için eğer Bridget'i öldürürlerse çünkü o zamanın İrlandası'nda ya Hristiyansın ya ölüsün paganlık
Yok, Biricik'i öldürürlerse halkın tepkisinden korktukları için yine Biricik'e Azize'nin ünvanı veriyorlar.
Günün sonunda 1 Şubat hala daha Biricik günü olarak kutlanıyor.
Baharın girişi olarak kutlanıyor ve İmbolk olarak da yine biliniyor.
Lakin ben neden Tanrıçe Biricik'in üstüne duruyorum ve birazcık daha duracağım?
Çünkü içimden bu bölümü yapmak geldiğinde böyle gerçekten çok heyecanlandım.
Ama tabii totomluğun element uyduruyor olmamak için de araştırmaya başladım.
Allahım Allahım o kadar çok farklı bilgi var ki ya tabii şey dediğinizi duyar gibi minne mitoloji araştırıyorsun neyin kesin bilgisini bulmaya çalışıyorsun diye.
Ama gerçekten de hani böyle bu iki tarafla alakalı birbirinden çok bağımsız bilgi var.
Yani dinlemediğim podcast kalmadı, izlemediğim YouTube kanalı kalmadı, okumadığım web sitesi kalmadı diyebilirim.
Çoğu da zaten hani İrlanda kaynaklı ama.
En çok Tanrıça Biricik'le ilgili olan bilgilerin birbirini tuttuğunu fark ettim.
Bu Katolik Kilisesi'nden ya da Hristiyan tarafında olan bilgiler ya da hikayeler birbirinden biraz bağımsız.
Tabii ki benzerleri de var ama o hani birazcık beni Tanrıça tarafında konuşmaya etti.
Bir de nedense bilmiyorum, bilmek zorunda da değilim belki ama...
İçimden bir şekilde o Tanrıça tarafına çekiliyorum.
Çünkü ben ilk Biricik'in hikayesini dinlediğimde de Tanrıça hikayesini dinlemiştim ve çok etkilenmiştim.
Yani Biricik'in hayata karşı duruşu, o şifa vericiliği, iyileştirici gücü, yaratıcılığı desteklemesi, ilham vermesi.
Hani o kadar böyle o karakteri hoşuma gitmişti ki ve bu arada Biricik gerçekten feminist karakteriyle de biliniyor.
Hatta ve hatta bu feminist karakteri Hristiyan kaynaklarında daha fazla vurgulanıyor.
Bu işte geçenlerde kitabını almak için gittiğimde o kitap kalmamış tabii ki inanılmaz bir şekilde her yerde aradım.
Kitabın adı The Book of Bridget, Bridget'in kitabı.
Bulamadım. O kitabın açıklama kısmında da direkt ilk başladığı tanım sıfat Bridget için.
Ama şu zamana kadar araştırdığım kaynakların da bana verdiği yetkiye dayanarak Brigitte'den almamız gereken asıl önemli mesajın aslında şu olduğuna inanıyorum.
Baharın gelişiyle birlikte doğanın uyanışıyla birlikte nasıl ki gün ışığı çoğalıyorsa artık dünyamıza daha fazla aydınlık geliyorsa günler uzuyorsa aynı şekilde ruhumuz da aydınlanıyor.
Aynı şekilde içimiz de aydınlanıyor ve bizim artık o kışın getirdiği ataletten kurtulma o işte kışın yağan karların eriyip toprağı beslemesi gibi
düşünün bunu. Ataletten kurtulup, beslenip, büyüyüp, kabuğumuzdan çıkıp artık arındığımız ve yeniliklere açık olduğumuz bir dönem bu.
Yani hem yeniliklere açık olduğumuz hem de niyet tohumları ektiğimiz, artık niyetimizi, düşüncemizi maddeye dönüştürdüğümüz, harekete geçtiğimiz bir dönem bu.
Ben böyle şeylere inanıyorum çünkü bunların ruhumuzu beslediğini düşünüyorum.
Hayatın içinde birçok farklı formda da zaten ruhumuzu beslemiyor muyuz?
Kimimiz meditasyon yapıyor, kimimiz mensubu olduğu dinin dini vecibelerini yerine getiriyor.
Kimimiz 21 Aralık'ta nar kırıyor, bolluk bereketi davet etmek için.
Kimisi vizyon panosu yapıyor, onunla ilgili bir bölümüm de var birkaç bölüm önce dinlemek isterseniz eğer.
Ya da Hıdrellez'de mesela.
Dileklerimizi yazıp ağacın altına gömüyoruz.
Bence bu tarz şeyler bizim maneviyatımızı güçlendiren böyle minik ritüeller, umudumuzu yeşerten, gelişigüzel hayallerimize adım atmak için bizi birazcık daha ittiren şeyler, bizi biraz daha hayata tutunduran
şeyler. Nasıl ve ne şekilde olduğunun, hangi formda olduğunun bence hiçbir önemi yok.
Ama bir cidden bahsettiğim için bugün işte doğayla birlikte bir uyum içerisinde olmak, bir dengede olmak ve doğanın şifasından yararlanmak da bence çok önemli.
O yüzden de böyle bahar zamanı birazcık daha doğada fazla vakit geçirmek, böyle tomurcukların filizlenmesini izlemek, tomurcukların filizlendiği gibi kendi niyetlerimin, hayallerimin
de filizlendiğini, gerçekleştiğini hayal etmek, düşünmek, bunları bir yerlere yazmak, çizmek, bunun üzerine meditasyon yapmak bana çok iyi geliyor.
Bir de son bir kitap önerisiyle kapatmak istiyorum.
Çünkü dedim ya ruhumuzu besliyor diye.
Aslında bu da şu anki psikoloji araştırmalarında çok üzerinde durulan bir konu.
Özellikle pozitif psikoloji alanında yapılan araştırmalarda, spritüel aktivitelerin insanları mutlu ettiğine ve motive ettiğine, hayata karşı daha güçlü durduğuna dair sonuçlar var.
Bunlardan bir tanesi de son 25 yılını mutluluk üzerine çalışmalar yapmaya adamış bir kişi, bir psikolog.
Sonja Libomorsky.
Lubomirsky bilmiyorum.
Bir türlü bunu telaffuz edemiyorum.
Ama kitabın adı nasıl mutlu olunur?
Bu kitabın içerisinde de aslında bu spritüellik ve maneviyatın bizim hayatımızı nasıl etkilediğinden bahsediyor.
Eğer merak edenleriniz varsa mutlaka okuyun derim.
Güzel bir kitap deyip yavaşça kapatıyorum.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Umarım bir şeyler katabilmişimdir.
Beğendiyseniz sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın.
Kendinize çok iyi bakın. İyi günler.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
