
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
🎙️ Yeni bir yıl, yeni kararlar, yeni umutlar... Ama durup geriye baktığımızda, geçen 12 ayın bize kattıklarını ne kadar düşünüyoruz?
Bu bölümde, yaşadığımız deneyimlerin bizi nasıl şekillendirdiğini, hayata ve kendimize bakışımızı nasıl değiştirdiğini konuşuyoruz. Hedefler koymadan önce bir durup, geçmişimize ve onun bize öğrettiklerine birlikte bakalım. Belki de bu, en büyük kararlarımızı şekillendiren şey olacak! 🎧✨"
Transkript
Herkese merhaba, Gelişigüzel Hayaller'e.
Hoş geldiniz, ben Emine.
Bu kanalda hayatı daha yaşanılabilir kılmak ve farklı açılardan bakabilmek için sizlerin merak ettiği konulardan, kendi deneyimlerimden, düşüncelerimden, okuduklarımdan ve öğrendiklerimden yola çıkarak
paylaşımlar yapıyorum.
Aynı zamanda kariyer başta olmak üzere hayatında ya da ilişkilerinde somut bir değişiklik yapmak isteyenlere profesyonel koç olarak destek oluyorum.
Eğer sizde hayatınızda profesyonel bir desteğe, sizi farklı açılardan bakmaya davet edecek bir yol arkadaşına ihtiyaç duyduğunuz bir dönemdeyseniz bana her zaman emineyesitimen.com slash koçluk
adresinden ulaşabilirsiniz.
Evet uzun zaman sonra 2025'in ilk bölümüyle karşınızdayım arkadaşlar.
Bu bölümü çok daha önce çekmek istiyordum ama ve lakin tabii ki tekrar tekrar taşındığımdan mütevellit evimin biraz daha uygun şartlara gelmesini bekledim.
Geldi mi? Tabii ki hayır.
Ben şu an bu bölümü gardırobumun içine kurduğum düzenekten çekiyorum.
Çünkü ne stüdyom hazır ne masam hazır ustalar masamın en önemli parçasını atmış kuramadım falan derken dedim ki Emine da...
fazla bekleme yani yapabileceğin hiçbir şey yok gardırobamın içine bir düzenek kurdum Allah'tan böyle yeteri kadar yüksek bir rafım vardı mikrofonu oraya yerleştirdim arkasında zaten ses yalıtımı var ama kapakları
açıp kapakların etrafından da lastikli çarşaf geçirdim ki arkadaki sesi de yalıtsın diye kapaklar sürekli kapanıp cazırdamasın diye de birinin ucuna sandalye taktım Yerin
ucuna da hurcu iteledim.
Bu şartlar altında çekim yapıyorum.
Ama bence çok eğlenceli.
Bir selfie çekip paylaşacağım sizinle bu durumu.
Evet konumuza gelelim.
2025'in ilk bölümü bu.
Yeni bir yıla girdik yarısı bitti bile.
Zaman resmen deparatıyor ve ben bu durumdan hiç hoşnut değilim.
Neyse konumuz bu değil aslında ama ister istemez böyle bir yeni yıla girince yeni yıl kararları, hedefler ve planlar yapma ihtiyacı geliyor ya insana.
Ya da böyle bu sene şöyle olsun, böyle olsun, bunu getirsin, böyle hissetmek istiyorum diye düşünüyoruz en azından.
Ama o geçirdiğimiz 12 ayda yaşadıklarımızın bizi nasıl etkilediğini, bu deneyimlerin bizi nasıl değiştirdiğini ve dünyaya bakış açımızı nasıl şekillendirdiğini ne kadar düşünüyoruz?
Hazır daha yılın başındayken şöyle bir değerlendirme yapalım istiyorum.
Ben kendi değerlendirmemi yapacak olursam 2024'de sanırım 10 üzerinden 7 verirdim.
Çok muhteşem geçtiğinden değil tabii ki.
2023 o kadar içimden geçti ki 2024 böyle biraz daha kötünün iyisi gibiydi.
O yüzden 7 veresim geldi.
Şöyle bir 10 üzerinden bir en düşük 10 en yüksek olacak şekilde düşünürseniz siz 2024'de kaç verirdiniz?
Şimdi bunun detaylarına da ineceğiz zaten beraber.
Bu arada ben... Çok iyi geçmemesine rağmen 7 verdim.
Biraz bonkör davranmışsın Emine.
Yine de yüksek değil mi diyebilirsiniz.
Haklısınız. Ama 7 vermemin sebebi şu arkadaşlar.
2024 benim için çok öğretici bir yıl oldu.
Hem kişisel olarak hem de profesyonel anlamda bir sürü şey öğrendim.
Fark ettiyseniz hem daha az bölüm yayınladım hem sosyal medyada daha az aktiftim.
2025 için farklı planlarım var.
Umarım beklenmedik sürprizlerle karşılaşmam ve umarım stüdyom en kısa sürede hazır olur.
Ama ne kadar online olmayı ve algoritmaya oynamayı çok sevmesem de...
İletişimde kaldığımız kanal genelde Instagram olduğu için buna da bir ayar bulacağım yakında beklemede kalın.
Fikirleriniz varsa bu arada biz böyle bir şey görmek isteriz, biz seni daha fazla görmek isteriz, biz senin şu şu şu şunu daha fazla görmek isteriz derseniz bana her zaman mesaj atabilirsiniz biliyorsunuz.
Evet şöyle bir konumuza geri dönecek olursak da benim aslında bugünkü bölümü çekmekteki en büyük motivasyonlarımdan bir tanesi de filozof George Santayana'nın Geçmişi hatırlamayanlar onu tekrar
yaşamaya mahkumdur.
Sözünün kulaklarımda çınlamasına kaynaklı.
O yüzden hadi gelin Ocak ayı bitmeden geçtiğimiz yılın şöyle bir retro perspektifini yapalım beraber.
İsterseniz bir parça kağıt alabilirsiniz.
Bilgisayarınız yakınınızdaysa o olabilir.
Ya da telefonunuzun not kısmına not alabilirsiniz de.
Ya da sadece düşünebilirsiniz.
Üzerinizde baskı hissetmeyin tabii ki.
Ama beraber minik bir zaman yolculuğuna çıkalım.
Neden? Her gününü hatırlamıyoruz değil mi?
Yani her dakikasını da hatırlayamayız ama bazen ufak ama o kadar önemli şeyler oluyor ki bunları böyle değerlendirmekte fayda var her zaman.
Çünkü iyi ya da kötü deneyimlerimizi şöyle bir düşünüp değerlendirdiğimizde önümüzdeki zamanlarda daha bilinçli ve etkili kararlar da alabiliyoruz.
Nerede olduğunuzu, nereye gitmek istediğiniz ve oraya ulaşmanızı sağlayacak gücü görmenize yardımcı oluyor bu tarz değerlendirmeler.
Şimdi tabii ki bu çalışma kapsamında size birkaç tane soru hazırladım.
Sorularımdan ilkiyle başlıyorum.
2024 yılının öne çıkan anları neydi sizin için?
Bu başarılarınız olabilir, güzel tesadüfler olabilir, tadı damağınızda kalan seyahatler, yemekler, deneyimler olabilir.
Güzel insanlarla tanışmış olabilirsiniz.
Şöyle bir yoklayın hafızanızı.
Neler vardı orada? Hatırlamakta zorlanıyorsanız da önerim fotoğraf galerinize bir göz gezdirin.
Geçen sene bu zamanlar neler yapıyordunuz mesela?
Hatta bazen bildirim geliyor ya iPhone'da aynı konsepte böyle arkaya müzik koyup kendince slide'lar yapıyor falan.
Android'de de geliyor mu bilmiyorum. Çok uzun zamandır Android kullanmadım ama şöyle bir fotoğraf galerinizde gezinerek Ocak ayından bu yana neler yaptığınıza bakın.
Unuttuğunuz ne kadar çok şey olduğunu göreceksiniz.
Aa buraya da gitmiştik ya, aa bunu da yapmıştık ya dediğiniz bir sürü şey olacak eminim.
Ama tabii ki de en önemlisi...
Ben bu soruyu sorduğumda sizin aklınıza gelen ilk şey nedir?
Bu en çok öne çıkan andır.
Bu sizi en mutlu eden, sizi en tatmin eden şeylerden biridir muhtemelen.
Emine benim böyle bir anım yok diyebilirsiniz.
Bu da çok normal bu arada.
Eğer böyle bir anınız yoksa da gelecek yıl güzellikle hatırlayacağınız anlar yaratmak için nelere odaklanabilirsiniz şimdiden itibaren?
Ya da neleri bir tık daha azaltabilirsiniz?
Belki bunu düşünmek faydalı olabilir.
Bana soracak olursanız benim için en öne çıkan şey Ailemle bol bol kaliteli vakit geçirmekte.
Göçmen dinleyicilerim bilir ki eve her bir gidiş kısıtlı zamanda çok iş yapıp, çok insan görüp böyle bir rahatlamadan, tatilden ziyade eziyete dönüşen bir yolculuk olur.
Bu sene ben her gittiğimde sadece ailemi ve bir iki arkadaşımı önceliklendirdim.
Ve çok da fazla gittim, 4-5 kere gittim Türkiye'ye.
Birlikte böyle muhteşem tatillere gittik, evde güzel sofralar kurduk, sohbetler ettik.
Yıllar sonra... böyle ailecek güzel kaliteli vakit geçirdiğim için içim çok rahat ve çok mutluyum.
Benim için 2024'ün öne çıkan en çok öne çıkan anları bunlardı.
Evet güzel anları konuştuk.
Sanmayın ki zor zamanlara gelmeyeceğim.
İkinci sorum da bu. Sizi en çok zorlayan böyle pes etme noktasına getiren an neydi?
Ne zamandı? Neyden mütevellitti?
İşle alakalı olabilir, ailevi ilişkilerinizle alakalı ya da kendinizle alakalı olabilir.
Eminim bunun için zihninizi kurcalamanıza gerek yok.
Şıp diye gelmiştir aklınıza.
İnsanlar genelde negatif deneyimleri pozitif oranla daha fazla hatırlama eğiliminde ya o yüzden söylüyorum.
Tabii ki bu deneyimleri hatırladığınız zaman ister istemez böyle bir içiniz ürperiyor olabilir ama işte bunlar bizim öğreneceğimiz deneyimler.
O yüzden arada bir hatırlamakta fayda var.
Benim için şöyleydi.
Yeni bir iş, yeni bir şehir ve yeni bir ortamda yerleşmeye çalışırken Böyle hayatın admin işlerini yönetmek dam üstünde saksağın olarak yerini aldı.
Çünkü biliyorsunuz ki Avrupa her ne kadar medeniyetin beşiği olduğunu iddia etse de bu kağıt kürek işleriydi, bürokrasisiydi, zartıydı, zurtuydu.
İnsanı gerçekten bezdiriyor.
En çok da ama iş zorladı arkadaşlar ya.
Yalan yok. Yani yeni bir kültüre alışmaya, o kültürde işimi yapmaya, kurumsalın politik dinamikleriyle boğuşmaya çalışırken Böyle hem mental olarak hem de duygusal olarak inanılmaz
yoruldum. Çok yalnız hissettiğim anlar oldu.
Dikkatimi toparlayamadığım zamanlar oldu.
Çok başarısız hissettiğim zamanlar oldu.
Ben ne yapıyorum ya diye soruyorum.
Korguladığım çok fazla an oldu.
Ama şu an çok şükür ki daha iyi bir noktadayım.
Bunların hiçbiri yok en azından 2025'in başında.
Sizde ne var ne yok şöyle bir düşünün isterim.
Ve haklı olarak bu iki tane üzerinde durduğumuz soru...
Beni üçüncü soruya getiriyor.
O da 2024 yılı içerisinde o yaşadığınız hem güzel deneyimlerle hem de zorlayıcı deneyimlerle kendiniz hakkınızda ne öğrendiniz?
Hangi konularda gözünüzü açtı bu deneyimler?
Nasıl farkındalıklar getirdi size?
Bunları mutlaka ama mutlaka bir yere yazıp kendinize yıkılmadım, ayaktayım kredisi vermeyi unutmayın.
Bu çok önemli. Mesela ben taviz vermemeyi ve mümkünse orta yolu bulmamayı öğrendim.
Evet doğru duydunuz. Orta yolu bulmamayı öğrendim arkadaşlar.
Çünkü orta yolu bulmanın her zaman iyi bir şey olmadığını idrak ettim.
Yani sürekli bir şeylerden taviz vermenin her iki tarafında ortada buluşmak için gönülsüz bir şekilde ortaya doğru böyle yaklaşıp sonra o işten bir hayır gelmediğini bu yaşımda öğrendim.
Yapacak bir şey yok. Çok nette gördüm.
Bununla alakalı detaylı ve arkası dolduğu güzel bir bölüm gelecek bu arada.
Ama onun dışında başka ne öğrendin diye soracak olursanız, alçak gönüllü tavrımı koruyarak yaptıklarıma ve emeklerime sahip çıkmayı öğrendim.
Kendini övüp ben bunu yaptım, şunu yaptım gibi bir tondan bahsetmiyorum ama...
Bir takdir geldiği zaman bir şey değil ya herkes yapabilir kafasından çıkıp evet ya bunun arkasında böyle böyle bir emek var bu kadar zaman var kan ter gözyaşı var deyip o emeği sahiplenmeyi öğrendim.
Bunun bir uzantısı olarak da kendimi daha fazla savunmayı gerektiği yerde daha sert bir şekilde orada bir dur ya sen haddini aşma sınırı geçersen karşılığını görürsün demeyi.
Öğrendim gerçekten yani bu kendimi savunamadığım ezik olduğumdan falan değil ama daha böyle yumuşak bir tondan yapıyordum ben bunu ama gerçekten de zırhımı çekmeyi öğrendim bu sene.
Onun dışında başka ne öğrendim?
Yeteneklerimden kimsenin şüphe etmesine izin vermemeyi öğrendim ya.
Eminim sizin de vardır böyle anlarınız.
Yani siz kendinizden eminsiniz bazı konularda kendinizi çok iyi biliyorsunuz ama karşı taraf sizi olduğunuzdan daha az hissettiriyor ya.
Ve gün geliyor yeri geliyor bunu yiyorsunuz yani oluyor bunlar.
Ben buna kesinlikle ve kesinlikle prim vermemeyi bu sene İngiltere'de öğrendim arkadaşlar.
Ve yazın siz neler öğrendiniz, nelere karşı daha dik durdunuz, neler sizi geliştirdi, kendinizle ilgili neleri keşfettiniz.
Yazmak zor geliyorsa bunun bir ses kaydını da atabilirsiniz.
Gerçekten de çok işe yarıyor bir şekilde bunların kayda geçmesi.
Yarın öbür gün dönüp dönüp bakarsınız.
Ben geçenlerde işte bu evi toparlarken yerleşirken şey buldum.
2023 yılının Ekim ayında Bali'ye gitmiştim.
Orada böyle bir tane kağıda yeni ay zamanı bunları bunları bırakıyorum.
Bunları bunları hayatıma davet ediyorum.
Bundan sonraki hayatımda şu şu şu olacak bu bu olmayacak diye çok net yazmışım.
Ve şu an geri dönüp baktığımda wow hepsini yapmışım.
Beni helal olsun diyorum.
Yani demek istediğim şey şu.
Geriye dönüp böyle yazdıklarınıza, öğrendiklerinize, geçirdiklerinize, tecrübelerinize baktığınız zaman ne kadar yol kat ettiğinizi görüyorsunuz.
Ve o noktada kendinize kredi vermeyi unutmayın.
Evet şimdi gelelim o zaman bir diğer soruya.
Zamanınızı ve enerjinizi en çok ne tüketti 2024 yılı içinde?
Yani sizi hedeflerinize ulaşmaktan alıkoyan neydi?
Sizi yapmak istediklerinizden engelleyen neydi?
Bunları bir düşünmekte fayda var ki bunları 2025'e taşımayalım değil mi?
Ben kendi deneyimimden bahsedecek olursam beni en çok şey şaşırttı.
Taşınırken ki... Mental enerjimin ne kadar tükendiği.
Sıfırdan bire düzüyorum şu anda ve haliyle en güzel eşyalar olsun, aklımdaki şeyler olsun istiyorum.
Minik bir Pinterest evi yapıyorum.
Koltuktu, masaydı, şuydu, buydu, aviziydi derken o kadar seçeneğin arasında bir boğuldum tabii ki de.
Daha doğrusu seçeneğin arasında boğulmadım.
Ne istediğimi çok iyi biliyordum ama o istediklerim eve girince eve uymadı.
Ve o yüzden de alternatif bulmak zorunda kaldım.
O beni yordu. Resmen karar yorgunluğu yaşadım.
Hatırlarsanız bununla alakalı da bir bölümüm var.
Dinlemek isteyenler bakabilir.
Ben de bir açıp dinleyeceğim hatta bu öğleden sonra.
Sonra kardeşim bana dedi ki abla bir koltuğun boyutu için bu kadar düşünmene değmez.
Beğenmezsen geri gönderirsin ya da bir süre kullanırsın satarsın.
Sonra zaten zevkin değişecek.
Evet anlıyorum güzel bir ev yapmak istiyorsun ama bunlar...
Biraz daha ufak böyle çok önemli olmayan, gereksiz vakit harcamaya değmeyen kararlar istediğin en önemli özelliği sağlıyorsa al gitsin.
Gerçekten ben bazen şaşırıyorum.
Bu çocuk benden 8 yaş küçük olamaz.
Yani o kadar olgun bir insan ki bazen şey diyorum.
Acaba hangimiz abla, hangimiz abi?
Bu kardeşlik ilişkisinde bir tuhaflık var.
Neyse ben orada inanılmaz bir aydınlanma yaşadım tabii ki.
Benim için şöyleydi yeni bir evim var en güzeli olsun içinde ev gibi hissediğim böyle güzel anılar biriktireyim.
Ama ekran saatimin 7 saate çıktığını gördüğüm an dedim ki Emine burada dur ya yani burada bir dur.
O yüzden de hayatımda kararsız kaldığım her alana yaymaya karar verdim bu düşünce biçimini.
Bunun çözümü var bu kararı almak için x vakitten fazlasını harcamak bana zarar.
Evet bırakacaklarımızı bıraktık mükemmel.
Peki neleri tutacağız?
Yani sizin için iyi olan, size iyi gelen, sizi hayatta hissettiren şeyler nelerdir?
Bir düşünün bakalım. Ben kesinlikle ve kesinlikle şu an gittiğim spor salonuna devam edeceğim.
Beni düzenli dinleyenler bilir.
Ben hep evde spor yapan biriydim.
Çünkü spor salonlarından hiç...
Hiç hoşlanmıyorum. Ama bu gittiğim yer butik bir stüdyo.
Sadece böyle 8-10 kişilik sınıf dersleri oluyor.
Profesyonel hocalar eşliğinde.
İster böyle kas geliştirme yapıyorsun.
İster kardiyo derslerine giriyorsun.
Hepsi çok kaliteli. Hem fiziksel olarak güçlendiğimi hissediyorum.
Hem de zihinsel olarak güçleniyorum.
Biliyorsunuz bunlar bağlantılı.
Her bölümde bahsediyorum ama şu oluyor bana.
O 80 kiloluk halteri kaldırdığım zaman vay be ben neymişim diyorum.
Ve onu fiziksel olarak yapabiliyor olmak mental olarak da insanı çok güçlü hissettiriyor.
Ayrıca ait olduğumu hissettiğim çok da güzel bir komünitesi var.
Böyle benzer kafa yapılı insanlar var.
Buraya alışma konusunda bana çok yardımcı oldu o minik stüdyo.
O yüzden onu kesinlikle tutacağım önümüzdeki sene boyunca.
İkincisi de tabii ki podcast'ı sürdüreceğim.
Bu sene bana en çok iyi gelen şeylerden biri olan podcast.
En çok ara verdiğim ve aksattığım şey oldu.
Ve bunun mental olarak, duygusal olarak yükünü üzerimde çok hissettim.
Ve sonra şunu düşündüm.
Bana bu kadar iyi gelen bir şeyi sürdürmemezdi ki yapmayacağım ya.
Ben neden böyle bir şey yapıyorum kendime?
Eminim bundan siz de mutlu olacaksınızdır.
Çünkü bana mesaj atıyorsunuz yeni bölüm nerede diye.
Eski düzenimize geri dönüyoruz arkadaşlar.
Hiç merak etmeyin. Onun dışında tutacağım şeylerden biri tabii ki de koçluk.
Hiç bırakmadığım ama en çok enerji aldığım ve Enerji verdiğim alanlardan biri de koçluktu.
2025 yılında da tam gaz devam edeceğimdir.
Peki sizler nelere devam edeceksiniz?
Sizler hayatınızda daha fazla neye yaratacaksınız?
Bunu da mutlaka bir düşünün yazın isterim.
Ve tabii ki eğer sizin de bu alanda bir desteğe ihtiyacınız varsa yani hem kısa dönemli hem uzun dönemli bir hedef.
planlama ya da o hedefe ulaşma konularında, biraz daha böyle duygusal konularda bir yol arkadaşına ihtiyacınız olursa, biliyorsunuz ki bana her zaman açıklamalardaki linkten ulaşabilirsiniz.
Ve gelelim kapatmadan önceki son soruma.
2025'i olabilecek en güzel şekilde yaşamak için bugün ne yapabilirsiniz?
Bugün atacağınız hangi adım, alacağınız hangi karar?
2025'i size çok daha doyumlu, çok daha güzel yaşatır.
Bunu da bir düşünün, bir yazın isterim.
İsterseniz benimle de paylaşabilirsiniz.
Onun dışında beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Kendinize çok iyi bakın.
Bir sonraki hafta görüşmek üzere.
Seviyorum sizi biliyorsunuz.
Bay bay. Fikrinizden yayına, format, kayıt,
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
