
Yapay zekâ yazılımcıların hayatına nasıl dahil oluyor? Günlük rutinlerden geleceğin becerilerine kadar, yazılımcıların yeni rolünü masaya yatırıyoruz.
👉 Bizi sosyal medya kanallarımızdan da takip etmeyi unutma: Tıklayın
Transkript
Herkese merhaba, Fiber Soslu Sohbetler'e hoş geldiniz efendim.
Yeni bölümle karşınızdayız.
Bugün teknoloji ekibimizden Mustafa bizimle.
Mustafa hoş geldin. Hoş buldum.
Güzel bir bölüm, güzel bir konu.
Yapay zeka konuşacağız yine çok istenen konulardan.
Yapay zeka çağında yazılımcı olmak konumuz bugün.
Ben de heyecandan Mustafa'nın cevaplarını bekliyorum, dinlemeyi bekliyorum.
Şimdi Mustafa çok kısa seni bir tanıyalım, sonra açılış sorumuzla başlayacağım.
Tabii. TürkNet'te Network Yazılım Gelişimi ekibinde yazılım mühendisi olarak çalışıyorum yaklaşık 3 yıldır.
İlgi alanım biraz daha mimariler, sistemlerin nasıl en verimli tasarlanacağı ve sürdürüleceği üzerine çalışmak aslında.
Bir süredir de öğrendiğim kadar insanları öğretmeye, bu konularda tartışmaya ve değerlendirmeye çalışıyorum.
Bugün de zaten bunun için seninle beraberim.
Süper, harika. İyi ki geldin, hoş geldin.
Hoş buldum, tekrardan. Çok seviyorum böyle ekiplerdeki navhavı dışarıya da dinleyicilerimize de açmayı.
O yüzden çok kıymetli bugün buradaki şeyleri bizimle paylaşman.
Şimdi Mustafa dinleyicimizsen eğer biliyorsundur her konuğumuza fiks bir açılış sorumuz ve kapanış sorumuz var.
Sana da soruyorum o yüzden adettendir diyerek.
Bugünkü fiber soslu sohbetimizin içinde ne var Mustafa?
Bugünkü fiber soslu sohbetimizin içinde yazılım, yapay zeka ve gelecek var aslında.
Daha ne olsun? Çok iddialı girdin bu arada.
Bunun altını doldurmamız lazım farkında mısın bilmiyorum.
Evet farkındayım. Evet o zaman ben hız kesmeden sorularımla başlıyorum.
Tamamdır. İlk sorum geliyor.
Yapay zeka, yazılımcıların günlük iş yapma rutinlerini bugün itibariyle nasıl değiştirdi?
Sen bir yazılımcı olarak nasıl değişti?
Senin için perspektiften anlat.
Bu aslında sektöre ya da yapılan işe göre çok değişiklik gösteren bir şey ama birçok yazılımcının en ilkel AI araçlarını kullandığı senaryoda bile şu anda işlerinin oldukça kolaylaştığı ve rutinlerinin değiştiği bir gerçek.
Burada sıfırdan kod yazmak, o dille alakalı detaylı bir şekilde uzmanlaşmak artık biraz daha...
geleneksel kalıp aslında terk edilen yöntem oldu.
Artık biraz daha AI araçlarını kullanarak onları rehber edinip ikinci beyin olarak kullanıp aslında ürüne odaklanarak geliştirme dönemine geçtik.
Özellikle yazımcılar geliştirdiği yazılımların hatalarını ayıklarken de eskisi kadar döküman karıştırıp kök nedeni bulmaya odaklanmak yerine biraz daha aslında kendisinin ulaşabileceğinden daha
büyük külliyatlara ulaşan bu araçlarla beraber işlerini halletmeye çalışıyorlar.
Bu da ister istemez bir zaman kazancı ister istemez demeyeyim de bir zaman kazancı sağlıyor aslında onlara.
Bu da ciddi bir şekilde rutinlerini değiştiriyor.
Kendilerine daha fazla alan kalma imkanı sağlıyor bu.
Bu tabii ki yaygın bir şekilde şu anda iddia edilen o trendle beraber şu anda tamamen kusursuz çözüm ürettiği söylenen ütopyada değiliz.
Ama o ütopyaya yaklaştığımız durumlar mevcut.
Aslında zaman kazandırdı.
Ama farklı bir yönde de tabii her şeyde olduğu gibi artıları ve eksiği var.
Buraya aldığım her konukta yapay zeka konuştuğumuz her sohbette, üçüncü galiba bu yanlış hatırlamıyorsam, daha fazla da olacak.
Hatta dördüncü, pardon bir tane daha yaptık, yeni bölüm daha yayınlanmadı.
Hepsi yapay zekanın iyi tarafları olduğu kadar aslında eksileri de olduğunu söylüyor.
Şimdi sana onunla ilgili de bir şey soracağım.
Hız dedin, oradan onu aldım, hız kazandırdı.
Kesin bir kere aşikar. Diğer taraftan şunu da merak ediyorum.
Şimdi siz geliştirme süreçlerinde destek alıyorsunuz yapay zekadan hepimiz gibi tabii ki.
Sence yani sizin üretkeninizi artırıyor mu yoksa böyle biraz daha bağımlılık yaratarak daha böyle sizi pasif hale mi getiriyor?
Bu aslında nasıl kullandığına ve nasıl kullanmayı önerdiğine bağlı biraz daha.
Sonuçta ekiplerde biraz da bu işler kulaktan kulağa ya da o bilgi birikiminin paylaşılmasıyla oluyor.
Eğer bu sadece ben o t miktardaki zamanı tasarruf ettim ve işte o vakitte de başka bir şeye odaklanmayayım şeklinde kullanılırsa tabii ki tembelleştirip aslında üretkenliğini kısıtlayıcı bir...
Aynı zamanda da bağımlı hale getiriyor.
Fakat AI ne derse onu yapayım değil de artık hani onun sana kazandırdığı zamanla beraber farklı alanlara odaklanmayı tercih edersen, özetle o dengeyi bulup ikinci beyin olarak görme işini
dengede tutarsan aslında gerçek zekada kontrolünü bırakmazsa insanın tembelleşmesi yerine kesinlikle üretkenliğini arttıran bir süreç oluyor.
Ama bunların aksi davrandığımız senaryoda tabii ki bir gerçek ki tembelleştiriyor şu anda büyük oranda.
Kullanıcının davranış biçimine bağlı aslında.
Bir tane bölümümüzde deepfake konuşmuştuk Mustafa.
Orada da şey demiştik.
İşte nasıl kullandığına göre değişir.
Bir bıçak veriyorsun eline işte birini de bıçaklayabilirsin.
Elma da aynen ekmek de kesebilirsin.
Elma da soyabilirsin gibi. Ona benzedi verdiğin cevap.
Peki sen de kişisel olarak soracağım.
Sende hangi yönde ağır bası?
Yani senin üretkenliğini arttırdığını hissediyor musun?
Bazen de tembelleştiriyor beni galiba gibi düşündüğün oluyor mu?
Ben çünkü ikisine de düşüyorum. Ben bir yazılımcı değilim elbette ama ben de çok kullanıyorum.
Artık eğitim bölümündeyim biliyorsun işte içeriklerimizde, duyurularımıza vesaire çok faydalandığım tasarımlarımızda çok faydalandığım bir taraf oluyor.
Bazen gerçekten beni böyle farklı fikirlere ittiğini hissediyorum.
Üretken arttırdığını, zaman kazandığını çok hissediyorum ama bazen de tembelleştik galiba ya biraz diye düşündüğümde oluyor.
İkisi de ağır basıyor aslında.
Şu an o terazinin dengisini kurmakta zorlanıyorum itiraf etmek gerekirse.
Çünkü dediğin gibi bazen Evet o zamanı kazanıp o kalan vakitte çok daha farklı şeylere odaklanıp çok daha farklı şeyler üretebiliyoruz.
Ama bazen de gerçekten imkanlarımız, sürelerimiz kısıtlı oluyor.
O sürelere sıkıştırmamız gereken çok fazla şey oluyor.
Teşekkür ederim. Peki gelecekte şimdi söyledik bayağı yapay zeka artık.
Var mıdır bu arada kullanmayan zannetmiyorum herhalde.
Ben de sanmıyorum. Yazılımcı dünyasında da özellikle herkes hemen hemen.
Zaten işin çok içinde olduğunuz için bence herkes biliyor ve kullanıyordur.
Şimdi gelecekte yazılımcılar için yapay zekanın bu iş süreçlerine İyice de dahil olmasıyla birlikte en kritik beceriler sence ne olacak?
Şimdi kod yazmak aslında her yeni duyurda ve çıkan özellikle anlaşıldığı ve görüldüğü üzere artık otonom bir hale geldi.
Bu dediğin gibi senin de herkesin kabul ettiği ve hayatına entegre ettiği bir gerçek.
Ama burada nitelik konusu her zaman tartışmaya devam eden bir konu.
Az önce kendi öz eleştirimde de belirttiğim gibi bazen gerçekten nitelik konusunda insanın kendisiyle çeliştiği noktalar oluyor.
Mesela... Kodun performans metriklerine uyumu nedir?
Ya da otonomlukta üretilen bu kod gerçekten ihtiyaç olan ürün isterlerini karşılıyor mu?
Çünkü önemli olan biraz da yazılım geliştirirken budur.
İsterlerini ölçüde karşıladığı.
Bunları şu anda tartışıyoruz.
Gelecekte de tartışmaya devam edeceğiz aslında.
Bence bu noktada en kritik beceriler karşımıza çıkan, öğrenmemiz gereken ve kendimizi geliştirmemiz gereken problem çözümü, sistem tasarımı ve analitik düşünce gibi konular.
AI'nin özellikle işin içine bu kadar girmesiyle beraber bu özellikleri yönlendirip kendimizi daha da geliştirip ilerlememiz gerektiğini düşünüyorum.
Peki böyle aslında ilk sorudan beri aklımda da şimdi yeri gelmişken sorayım istiyorum.
Yazılımcının rolü genelde yazılımcı dediğinde herkesin aklına kod yazan bir birey gelir ya böyle.
Bu arada... Benim buraya da hani konuk aldığım ya da işte şirkette de şu an biliyorsun teknoloji ekiblerinin eğitim gelişim partneri olarak çok fazla içli dışlıyım sizlerle ve görüyorum yani.
İşte developer sıkıcı ve sadece ekran karşısında kod yazan insandır gibi bir algı var ama hiç katılmıyorum buna.
Ben de katılmıyorum. Samimiyetle söylüyorum ki.
Daha çok konuk alarak bunu da ispatlamanın peşindeyim.
Arkandayım. Süper harika sağ ol.
Şimdi yazılımcının rolü sadece kod yazmakla kısıtlı olduğunu düşünmüyorum.
Sana sormak istiyorum bunu.
Sence böyle mi düşünüyorsun yoksa daha stratejik pozisyonlara?
Evrileceğini düşünüyor musun? Az önce bahsettiğimiz gibi aslında kesinlikle daha stratejik ve kritik bir noktaya evrilecek bu konu.
Evet kod yazmak giderek kolay hale geliyor.
İşte ekran karşısında bunları herkes yapabiliyor.
Hatta bu işin içinde doğrudan olmayan insanlar bile artık bu araçların kolaylıkları sayesinde geliştirme süreçlerini devam ettirebiliyorlar.
Ama bunun bir de şöyle bir açısı var.
İşte doğru mimariyi kurdun mu?
Etik güvenlik konularında nasıl ilerledin?
Biraz aslında senin deepfake ile alakalı verdiğin örneğe çıkıyor bu noktalar yine.
Evet üretebiliyorsun, elinde bir bıçak var.
Doğru bir şekilde yontabilirsin.
Ama aynı şekilde o yontuktan belki de o ağacın kurtlanmasına sebep olacaksın.
Bunların hepsi gözetilmesi ve değerlendirmesi gereken konular.
O yüzden bence sadece kod yazmakla kısıtlı ve işte başka şeyleri düşünmeden ilerlemek bu konuda yanlış olacaktır.
Kesinlikle evrileceğini düşünüyorum ben.
Peki bu arayı bir soru sıkıştırmak istiyorum.
Böyle belki muzip bir soru olacak ama hiç şey düşündün mü kişisel olarak?
Sonuçta yapay zeka hayatımıza daha yeni görece yani birkaç sene ve hani o yokken kod yazmak işi sadece yazılımcıların yapabildiği.
Şimdi az önce söyledin ya artık hani belirli şeyler kullanılarak belki basic seviyede ama yapabiliyorsun artık gibi.
Hiç böyle şey oldun mu yani bu sana böyle nasıl diyeyim ağır geldi mi hiç?
Herkesin yapabiliyor olması mesela ben çok şey olurdum bundan hoşuma gitmezdi yani kod yazmak sonuçta bizim benim mesela hiçbir zaman yapamayacağım bir şey yapay zeka olmasa normal hayatta.
Bu seni hiç rahatsız etti mi? Aslında rahatsız etmedi.
Şöyle bunun alt metni de şu benim için.
Zaten yazılımcılık dediğimizde az önce bahsettiğimiz gibi sadece ekrana bakıp da bir şeyler yapmak değil o süreç.
Hiçbir zaman için bunun eğitimleri işte geçmişe yönelik bu mühendislik eğitimi diyeyim.
Bu şekilde ilerlemediği için şey noktasından eminim.
Yani tabii ki insanlar o mühendislik eğitiminin birebir klon bir şekilde ilerletip kendini bu konularda geliştirebilirler ama.
Şu nokta emin olduğum bir nokta.
Hiçbir zaman için tamamıyla değişiklik olmayacak.
Tabii ki insanların daha fazla dahil olup burada bir şeyler öğrenmesi, bir şeyler üretebilmesi aksine bence rekabeti arttıran güzel de bir şey olacak.
Bu rekabetin artmasıyla beraber aslında neden yazılımcılığa ya da yazılım mühendisliğine desem daha doğru olur.
Bu kadar ihtiyaç var.
İşte bunun önemi nedir?
Sektörde daha fazla anlaşılacak.
Özellikle Amerika'da birkaç uygulamada daha önce...
Çeşitli bu konularda sıkıntılar yaşandı.
Bununla beraber geliştirilen uygulamaların açıkçası etik ya da security ile alakalı süreçlerde çok odaklanılmadığı için sıkıntılar yaşadığını görüyoruz.
Tabii ki insanların üretken olması iyi ama insanların bir yandan da bu konulara öğrenmesi gerektiği, bu konularda odaklanması gerektiği ortaya çıkıyor.
Bunları da biraz daha aslında temeli olursa, temel varsa yapabiliyor insanlar.
Bu noktada bence...
Yani burada korkulacak ya da ya tüylerim diken diken orada artık benim mesleğim elden mi gidiyor diyecek bir noktada olduğumuzu düşünmüyorum.
Ama gelecekte tabii ki o noktalarda gelecektir.
Süper en azından şu an o noktada değiliz.
Şu an değiliz evet biraz daha rahatım o noktada.
Anladım süper çünkü bu işin bir sürü anladığım kadarıyla kolu bacağı var ve dolayısıyla sadece bir tanesini yapıyor olmak aslında seni yazılım mühendisi tabii ki yapmıyor.
Kesinlikle. Çok haklısın o yüzden de.
Şu an için rahatız diyelim.
Şu an rahatım. Peki diğer sorum da şey olacak.
Aslında son sorum yani uzatmak ve sohbeti inan bitirmek gibi bir hiç niyetim yok ama böyle biz her bölümde söylüyorum.
Konuklarımı aldığımda bir sonraki bölümde böyle daha iple çekelim, istensin farklı konular konuşalım diye daha böyle tadında bırakıyoruz.
Aynen işte ismimizde de olduğu gibi sos diyoruz ya.
Böyle damakta bir tat bırakalım, bir parmak bal çalalım sonra devamını getirelim diye.
O yüzden belirli bir süreyi de aşmadan böyle kısa kısa tatlı bölümler çektiğimiz için de.
Son sorumuza geldim.
Şimdi yapay zeka yazılım alanı dedik işte artık ilerledi vesaire dedik.
Burada yeni bir şey öğrenme sürecini nasıl etkiliyor sence?
Yazılım alanında bir şey öğrenmek istiyorum ben ve yapay zeka artık aldı gidiyor.
Nasıl bir etkisi var oradaki sürece bunun?
Şimdi şöyle yani yeni bir şey öğrenmek istediğimizde eskiden yapmamız gereken birkaç iteratif yaklaşım vardı aslında.
Saatlerce dokümanı okumak gerekiyordu, forumlarda araştırmaya yakmak gerekiyordu, kimi zaman.
Açıkçası insan egosu uğraşması zor bir şeydir.
İnsan egosuyla uğraşıp bir şeyler daha bilgili olan insanlardan almak gerekiyordu.
Şimdi AI aslında kişiselleştirilmiş bir mentor gibi çalışıyor.
Özellikle el elem araçları bu şekilde çalışıyor.
Çünkü sizin geçmiş konuşmalarınızı, geçmişte yaptığınız soruları, cevapları da tuttuğu için sizin neye ne tepki verdiğinizi ya da hangi ölçüde neyi sorabileceğinizi ya da neyi nasıl anlayabileceğinizi
biraz daha aklında tutup öğrenebiliyor.
Şimdi böyle bir durum olduğu için aslında sizin için kişiselleştirilmiş bir mentor.
Sizi hiçbir şekilde daha iyi anlayan bir mentor.
Belki de bugüne kadar olmamış noktada bir mentor.
Bu aslında çok ciddi bir avantaj.
Evet birçok insanın en iyi arkadaşı.
Biliyor musunuz ben yani şu an kullanan arkadaşlarımdan eş dosttan hep duyuyorum.
Beni çok iyi tanıyor. Benim en iyi arkadaşım falan böyle değişik yakınlıklar gerçekten kuruluyor şu an.
İşte bu da aslında içeriğinin çerçevesini daha sağlıklı belirlemesine yol açıyor.
Mesela yazılım öğrenme sürecinden yine örnek vereceğim.
Bir şey sorduğunuzda sizin istediğiniz kod bloklarına zaman içerisinde daha yakın kod blokları size sunabiliyor.
Çünkü neyi nasıl istediğinizi dediğim gibi anlamış oluyor.
Yani bu aslında total olarak sizin öğrenme süreçlerinize uyumlu açıklamalar üretiyor demek.
Bu da aslında öğrenmeye dair süreçleri oldukça hızlandırıyor.
Ama kritik nokta şu, öğrenme süreci hızlansa da derinlikli ve bütüncül öğrenmek başka bir şey.
Bunları yapmak yine kişinin kendi çabasına ya da kişinin kendi öğrenme süreçlerine bağımlı.
Bu noktada da aslında bence önemli olan ve sürecin ilerlediği şey şu, polidisipliner süreçler ilerleyecek bu noktada.
Özellikle öğrenirken de sürekli bir konu üzerinde öğrenmek tabii ki çok daha önemli ama polidisipliner süreçlere bizi ittiğini düşünüyorum ben.
Bu da yeni bir devrim aslında öğrenme için.
Benim görüşüm bu tabii ki.
Bu konuda bir uzmanlığım ya da şeyim yok ama insanları bence buna ittiği için işleri biraz da zorlaştırdığı bir noktası var.
Peki şimdi aklıma geldi yine bu yoktu içimden geldiği sorusu geliyor bir tane daha.
Şimdi sen kaç senedir yazılım mühendisi olarak çalışıyorsun?
Türk net olarak sormuyorum genel, total.
Ben 6 senedir yaklaşık olarak çalışıyorum.
6 senelik bir yazılım mühendisi olarak.
Burada şimdi bizim dinleyicilerimiz arasında bunu, bu mesleği yapmak isteyen belki öğrenciler olabilir ya da yeni mezun insanlar olabilir vesaire ya da hiç alakası yok ama o tarafa yönelmek isteyenler olabilir vesaire ki ben de tanıdığım böyle birçok insan var.
Onlara böyle üç tane tavsiye verecek olsan.
Biraz böyle spontan geldim sana ama ne söylemek istersin?
Karşımda bulmuşken seninle şimdi sorayım istedim.
Çok iyi. Çalışmadığım yerden geldim. Üçü tutturabilir miyim bilmiyorum ama en büyük tavsiyem bu noktada yani dünya değişiyor ve dünyanın değişimine adapte olmak gerekiyor.
Bu sadece bizim alana girmek değil aslında birçok alanda deneyimlerini daha geliştirmek isteyen insanlar için geçerli bir şey.
Bu noktada bence dünyanın değişimine ayak uydurmak gerekiyor.
Ek olarak çoğu zaman aslında çalışırken vaktin kısıtlı olmasıyla beraber dünyayı yakalayamama endişesi kaplıyor insanları.
İkinci olarak söyleyebileceğim şey...
Yani evet süre herkes için çok değerli ve kısıtlı bir şey ama bu sürenin değerli ya da kısıtlı olması diğer insanlarla yarış halinde olduğumuz anlamına gelmiyor aslında.
İnsanlar bazında hedefler değil de kendimiz bazında hedefler koyarak aslında ilerlememiz ve kendimizi geliştirmemiz gerekiyor.
Bu aslında tükenmişliği bir noktada ortadan kaldıracak bir şey.
Üçüncü bir tavsiye olarak da açıkçası çok araştırmak, çok okumak gerekiyor bence.
Hangi alan olursa olsun yine sadece yazılım için değil.
Kimi zaman işte yazılım konusunda özellikle video kaynaklı içerikler tüketmek ya da bunların içinde kaybolmak tercih edilen bir şey oluyor.
Ama bunun dengesi de yine sonuçta bu terazinin iki kefesi gibi bir şey ve bunun da dengesi kurulması gerekiyor.
Burada tutorial hell denilen bir süreç aslında bu.
Buna kapılmadan öğrenim süreçlerini ilerletmek gerekiyor.
Yazılım konusunda herhalde bu üç tavsiyeyi temel olarak verebilirim.
Teşekkürler. Süper. Çok sağ ol.
Çok keyifli bir sohbetti.
İyi ki geldin. Teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim. Başka konularda da yine seninle podcastler çekmeyi çok isterim.
Farklı alanlarda, uzmanlık alanlarında, teknoloji anlamında, kültür anlamında çok isterim farklı konularda gelmeni.
Kapanış sorumuz var bir de yine açılışta olduğu gibi.
Her konuktan farklı bir hikaye duyuyorum.
O yüzden en sevdiğim kısım burası.
Bakalım senden ne dinleyeceğiz. TürkNet'te damağında en sıra dışı lezzeti bırakan anı paylaşmanı istiyorum.
Hep sostan gidiyoruz ya biz böyle lezzete takmış durumdayız o yüzden.
Evet evet. Ya bu noktada ben tek bir anı gibi ilerlemek istemiyorum ama TürkNet'in bir sektörde yaramaz çocuk izlenimi her zaman var.
O kimliği benimseymek, onu bizzat yaşamak ve o yaramaz çocuğun parçası olmak aslında benim en zevk aldığım anlardan bir tanesi.
Çünkü ezberi kurallar ya da aşılamaz duvarlar yerine aslında bu bize sınırsız bir üretkenlik ve daha fazla özgür, daha fazla yaratıcılık sağlıyor.
Fikirleri saklamak gerekmiyor, sınırları zorlamaktan çekinmiyoruz.
Bunlar için bir alanımız oluyor.
Bir noktada da aslında TürkNet genel olarak damağımda bıraktığı zevk şu.
Tam olarak bu özgürlük ve cesaretin karışımı.
Yani bu kuralları yıkmak, ilham almak, sürekli yeni bir şeyler yapabilmek ve buna uygun ortam sağlanması aslında benim en tat aldığım şeylerden bir tanesi burada.
Harika. Çok teşekkür ederim.
Ben çok teşekkür ederim. Ağzına sağlık.
Sonraki bölümlerde tekrar görüşmek üzere.
Hızla kalın, fiber kalın diyorum.
Hoşçakalın efendim.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
