
Ödül Kazanan Marketing Projeleri Nasıl Tasarlanır?
2 Temmuz 2026 · 24 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Bir ödül kazandığımızda çoğu zaman sahnede gördüğümüz anı hatırlıyoruz. Oysa o anın arkasında aylar süren emek, cesur fikirler, sayısız deneme ve güçlü bir ekip çalışması var.
Bu bölümde Marketing ekibimizle birlikte Turknet'in son dönemde kazandığı ödüllerin hikâyesini konuştuk. Özellikle Grok Söylesin projesinin nasıl ortaya çıktığını, hangi ihtiyaca cevap verdiğini ve ödüle uzanan yolculuğunu detaylarıyla ele aldık.
Ödülleri sadece sonuç olarak değil; öğrenmenin, denemenin ve birlikte üretmenin bir çıktısı olarak değerlendirdiğimiz bu sohbette, başarıların perde arkasına yakından bakıyoruz.
Eğer bir fikrin nasıl büyüyüp ödül kazanan bir projeye dönüştüğünü merak ediyorsanız, bu bölüm tam size göre. 🎙️
*
👉 Bizi sosyal medya kanallarımızdan da takip etmeyi unutma: Tıklayın
Transkript
Fiber Soslu Sohbetler yeni bölümüyle karşınızda.
Arkadaşlar hoş geldiniz.
Hoş bulduk. Masamız niye bu kadar kalabalık?
Ödülerimiz var. Yaptığımız işler var aslında.
Bir yılın emeği var bu masanın üstünde Onur.
Ve bunun arkasında bir dönüşüm var.
Bir değişim var. Bu değişimle beraber de gelen gördüğümüz burada ve arka tarafta gördüğümüz ödüller var.
Hani öyle. Masada masaymışan diye bir şiir vardır bilir misiniz?
Evet sığmadı ama. Sığmadı ta arkalara koyduk.
Kadroca sığdırmaya çalışırız ama.
Arkalarda diğer ödüllerimizde yani sığmadı.
O yüzden. biraz şey yapmak zorunda kaldık.
Geçen sene yaptığımız projeyle çok fazla ödül alınca bu sene dayanamadık.
Biraz daha fazla alalım dedik.
Zaten ilerleyen dakikalarda bunu konuşuyor olacağız.
Bu konuşmayı yaparken de arka tarafta yeni ödüllere başvurularımız devam ediyor zaten.
Tekrardan hoş geldiniz.
Hoş bulduk. Onur ve Tayfun'la birlikteyiz.
Sizi biraz tanıyalım.
Ne işlerle meşgulsünüz TürkNet'te?
Benim Tam bir yılım doldu TürkNet'te.
Marketing ekibindeyim.
Özellikle marka tarafındaki bütün iletişim süreçleri, marka dönüşümü, değişimi, marka yönetimi ve burada işte müşteri deneyiminin...
nasıl dahil edildiği, nasıl yönetildiği bununla beraber çıktıklarını aldığımız bir süreci yönetiyorum.
Çok güzel bir ekibimiz var. Çok tatlı bir ekibimiz var.
Bu şekilde. Benim en çok sık çalıştığım kişilerden biridir.
Onur Erdem. Aynı zamanda Tayfun'un işlerini.
Tüm böyle giydirme, dış giydirme, iç giydirme, neler var, eşantiyon tüm tasarımları marka uygun.
TürkNet'te dışarıya daha ne görüyorsanız, içeriye daha ne görüyorsanız Logonun ve renklerimizin olduğu her yerde mutlaka bizim bir imzamız vardır.
Evet Tayfun. Ben Tayfun.
İki yıldır TürkNet'teyim. Sosyal medya ekip lideriyim şu an.
Sekiz kişilik bir ekibimiz var.
Ekibiyi yönetiyorum. Marketing ekibine bağlıyız.
Biz zaten birlikte çalışıyoruz Onur'la.
İkinci yılım. İki yılda çok fazla işin üstesinden geldik diyebilirim aslında TürkNet'te.
Özellikle markanın kurumsal kimliğinin, renklerinin, konuştuğu her şeyin değişmesi.
Hem markayı tanımımızda hem de markayı yeniden yanatmamızda çok etkileyici oldu diyebilirim.
Harika. Beyler hoş geldiniz tekrardan.
Hoş bulduk. Bu sohbet için aşırı heyecanlıyım.
Sizi zaten çok seviyorum.
Biz dedik acaba konsepti değiştirsek mi?
Biraz daha böyle hani gündem odaklı mı bir şey yapsak?
Hiç konuşmasak mı?
Hiç konuşmasak. Ödüller masada dursun ve biz gene son günlerdeki...
Twitter gündemlerinin üstünden geçelim diye.
İşin içinde biraz sosyal medya ve marketing tarafı olunca tabii.
İster istemez. Tabii ki.
Hep hayatın içindeyiz yani.
Hep sokağın içindeyiz. Arkadaşlar bu bir tane kedi videosu vardı Instagram'da.
Bayağı bir sevilen. Mimarı burada.
Kedi videosunda mimarı burada.
Evet bugün Fiber Soslu sohbetimizin içerisinde neler var?
Bu arada konsepti sevdiniz mi? Önce bir onu sorayım.
Yani ofis, hayat arkada devam ediyor.
Biz buradayız. Konsept çok iyi olmuş.
Zaten ismi bulunurken de.
Sen orada oradaydın. Oylamasında vardım.
Çok güzel bir seri. Kesinlikle devam edilmesi gereken.
Hatta bu görüntülü yayınların farklı mecralardan da yayınlanmasını isteriz tabii.
Yani sonuçta görüntü kayda alınıyor artık.
Seviye atlandı. İş birlikçi.
İş birlikçi. Yayınlara devam edilecek.
Edilecek. Evet. Fark belli oluyor.
Ben daha önceki konsept gibi bekliyordum.
Ofise geldiğimde bugün setup'ı görünce daha da bir heyecanlandım.
İnsan hoşuna gidiyor. Peki bugün bu masada neler konuşuyoruz?
Ne konuşuyoruz? Bugün ödülü konuşuyoruz.
Turpnet'in bu ödül sürecinde yani ödülleri aldığımız döneme gelene kadar ki değişim ve dönüşümünü konuşuyoruz.
Bu dönüşümün içinde marka dönüşümünü de konuşuyoruz.
Bir de bu başarıları nasıl elde ettiğimizi, ekiple beraber nasıl çalıştığımızı.
Bu başarıları elde ederken veriyi nasıl kullandığımızı konuşuyoruz.
Bu şekilde aslında. Harika.
Dolu dolu bir gündem. Şimdi iki kişiyiz.
Çok fazla şey konuşacağız.
Biz birazcık ezber bozan ekibimizden bahsedeceğiz.
Hızlı aksiyonlarıyla ezber bozan bir ekibimiz var arkada.
10 Kasım. projesi. 10 Kasım yani.
Herkesi, işbirlikçilerimizi, influencerlara hep beraber atamızı anmak için gönderdiğimiz Kasım Patı'ların operasyonu.
Her eve bir Kasım Patı göndermek.
Ondan sonra ekibi Kasım Patı'nın etrafında birleştirmek.
Ondan sonra Türkiye'nin her yerinde Atatürk heykellerinin olduğu her yere Kasım Patı bıraktırmak falan çok güzel bir fikirdi.
Operasyonu cidden çok zordu ama cidden oldurmaya çalışan bir ekip olduğunuzu ben de düşünüyorum.
Tüm ekip de düşündüğünü de biliyorum yani.
Ya evet Kasları çok kuvvetli bir ekip.
Birçok şey, Dehirde böyle bir aksiyon alıp.
Sadece biz değil bu arada tüm ekipten bahsediyorum.
Tüm ekip olarak kastım çok iyi. Çünkü gerçekten orada sahi ekiplerinin sizin yani aklıma gelebilecek tüm ekiplerin bir emeği vardı.
Ki tüm ekipler böyle koordineli çalıştığında gerçekten güzel işlerin ortaya çıkma gibi de bir huyu var.
Valla her şekilde her yaptığınız işi ben kendim olarak çok seviyorum.
Ellerinize sağlık. Tabii Grok Söylesi'nin gibi bir proje var.
Bu masada gördüğümüz çoğu ödülün.
12 ödülün sahibi olan bu proje.
Proje nasıl gelişti, nasıl ilerledi, neye yaradı, ne yaptı gibi şeyler.
Bir de ödüllerin bu projenin aslında kanıtı olduğunu ve...
Bir marketing ve sosyal medya dünyasında bir ödül nasıl alınır?
Şimdi bu suyun altına giriyoruz ve sohbeti başlatıyoruz.
İlk sorumla başlıyorum. Hazır mısınız?
Hazırız. Bizim bu son dönemde aldığımız ödüller neden bu kadar önemli?
Biz niye bu kadar fazla?
Neden önemli? Sürekli aslında şu anki sohbete kadar bahsettiğim dönüşüm, değişim dediğim nokta burada devreye giriyor.
Önce marketing tarafında veriyi elimizde alıyoruz.
Veriyi aldıktan sonra da bu veriyle beraber biz kendi müşterilerimize veya potansiyel müşterilerimize nasıl iletişim yaparız, nasıl bu iletişimi sürdürürüz ve bunun üzerinde bu verileri insanların anlayacağı şekilde nasıl anlatabiliriz,
buna odaklanıyoruz. Buna odaklanırken de tabii ki bir sürü kreatif çalışma yapıyoruz.
Hem işte marketing tarafında hem sosyal medya tarafında hem müşteri tarafında hem satış tarafında bir sürü birçok bacağı olan Growth ekibinin hep beraber sürdürdüğü bacağı olan bir sürece giriyoruz.
Bu sürecin sonunda da buradan bazı fikirler, içerikler işte kontentler veya farklı böyle...
Bu projelerde şekillenip hayata geçtikten sonra tabii ki bu hayata geçme süreci biraz sancılı olabiliyor.
Gecelere kadar müdahale etmemiz gerektiği durumlar olabiliyor kesinlikle.
Ama sonucunda bunu bir ödüllere başvurarak bunun da...
birçok markanın katıldığı ödüllere başvurarak bunun da karşılığını alıyoruz.
Bu emeğin karşılığını da bu ödüllerle beraber almak da bizi açıkçası daha fazla motive ediyor.
Yani burada şu an bunun iki katını görmek, seneye bunun iki katını bu sohbeti yapmak bizi daha çok mutlu edecektir.
Dolayısıyla bizde kamçılayan bir durum var.
Ödül senaryosu aslında kurgusu böyle ilerliyor.
Senin söylemek istediğin bir şey var mı ödül için?
Ben ödülün detaylarına girdiğimizde biraz daha konuşmaya başlayayım ama gerçekten bizi...
En motive eden şeylerden biri kazandığımız ödüller.
Çünkü çok fazla iş yapıyoruz.
Arada çok fazla kaynıyor. Herkese işi göremiyor oluyor.
Ama Türkiye görüyorsa bir işi ve bunun değerlendirilmesi lazım belli bir reklamcılık alanlarında.
Değerlendirilene de sonuçlar ortada yani masanın üzeri ödül doluyor.
Burada tabii markanın yani TürkNet'in bize verdiği özellikle ezber bozma kültürü zaten bu ödülleri alabilmenin en kolay yöntemlerinden biri.
Çünkü bir şeyi gerçekten sektörde...
ayrıştırabildiğinde ve farklı yaptığında gerçekten bu herkesin dikkatini çekiyor ve biz de yaptığımız her işte farklılaşmaya ve ezber bozmaya çalışıyoruz diyebilirim.
Evet yani inanılmaz özellikle son bir senedir, son iki senedir yapılan işler ve sosyal medyanın atladığı boyut cidden dışarıdan da ekip içerisinden çok fazla görülen bir gelişme, bir dönüşüm.
Bu ödüller... sizin haricinizde diğer ekipleri de ekstra ekstra motive ediyor.
Yani bu ofise geldiğimiz anda ödülleri her yerde görüyor olmak, şu masanın bu kadar dolu olması beni, ekip arkadaşlarımı, ondan sonra her yerde çalışan tüm Türk netlileri çok mutlu ediyor.
Çünkü nasıl emek verdiğinizi görebiliyoruz.
Ne derece farklı düşündüğünüzü görebiliyoruz.
Hep beraber değerlendirip hep beraber üstüne gidiyoruz aslında.
Ve bunun... karşılığını alıyor olmak, hep beraber alıyor olmak da bizim için de cidden çok da değerli.
Tekrardan ellerinize sağlık.
Bir ödülü almak için, bu benim size ekstra bir sorum.
Bir ödülü almak için buradan başka marketing ve sosyal medya ekiplerine ne önerirsiniz?
Esasında bu içerikle bir noktada şu yüzden çekiyoruz.
Bir benchmark. Bu ekipler bunu nasıl yaptı?
Bizler nasıl yapabiliriz gibi.
İki, kendi ekibimizi bilgilendirmek.
Üç, bunu hep beraber kutlamak.
Evet ya benim söyleyeceğim şey kendi yaptığımız projeler üzerinde konuşuyorum.
Cesur davranmak aslında gerçekten yapabileceğinizin sınırlarını bilmek ya da bilmemek çok önemli.
Biz bilmiyoruz genelde çünkü sınırını.
Yani yapalım sonucuna bakarız gibi bir nokta değil.
Sonuçlarını bildiğimiz çoğu işi yapmıyoruz ama gidebileceği yerleri iyi bildiğimiz işleri yapıyoruz.
Yani cesuruz biraz. yetişim anlamında.
İnstitüt olarak yaptığımız çok fazla iş var ama genelde yöneticilerimizin zaten bu cesurluğu sağlamak için bize verdiği alanlardan dolayı ve markanın aslında Türkiye'de izlediği o gençlik, cesurluk algısını tamamen üzerimize taşıyoruz.
Onlar da kendi markalarını gerçekten sahiplenir ve iyi işler yapmaya odaklı çalışırlarsa bence çok rahat bir şekilde ortaya çıkarırlar.
Ödüller gelir diyor. Sen ne diyorsun?
Kesinlikle Tayfun'a katılıyorum.
Burada en önemli teşekkür de aslında yöneticilerimize ediyorum.
Çünkü ödül sürecinde veya ödüllük işlerde Ciddi cesaret gerekiyor, farklı olmak gerekiyor ki ödül alabilelim.
Bu farklılığı bize önümüze açıyorlar.
Bunu da çok açık fikirliler, birçok böyle uçuk açık fikirlerle geldiğimizde nasıl yapabiliriz hep konuşuyoruz.
Bu olmazı konuşmuyoruz.
Bu da bizi başarıya getiren, götüren nokta oluyor ve bu süreç boyunca bu projeleri hayata geçirirken...
Hep de yanımızda oluyorlar yani herhangi bir kriz anında, sorun anında devreye girerek önümüzü açıyor oluyorlar.
Onlara da ayrıca teşekkür ediyoruz.
Burada çok kısa bir not ekleyeceğim.
Bu sadece aslında Growth ekibinin veya Marketing ekibinin kazandığı ödüller değil.
Bütün şirketin aslında bir araya gelerek kazandığı ödüller.
Bunların da aslında en önemlisinden bir tanesi.
En başta bunun detayını verebiliriz.
Speed Test ödülümüz. Speed Test ödülü Türkiye'nin en hızlı internet ödülü.
2025 yılının son 6 aylık verilerine dayanıyor.
6 ayda bir ölçümleme yapılıyor.
Çok ciddi yani Speed Test'te yapılan her hız testi sonucunda bu data elde edilmiş oluyor Speed Test tarafına ve sonucunda da birinci belirleniyor.
Bu bizim bir projeyle vesaire girdiğimiz değil aslında kendi teknik altyapımızın ne kadar güçlü olduğunu gösteren bir ödül oluyor gün sonunda.
Yani Türkiye'de internet ortalamasını, hızlı hızlı ortalamasını yükselten bir şirket olmak gerçekten kolay değil.
O da aynı şekilde ödüllendirilince söylenebiliyor.
Çünkü regulatif durumlardan dolayı maalesef Türkiye'nin en hızlısı olduğumuzu söyleyemiyoruz.
Ama Speedtest bunu tamamen veriye dayalı bir şekilde açıkladığında gerçekten Türkiye'nin en hızlı interneti Speedtest verilerine göre diye bunun da iletişimini yaptığımızda bunu anlatabiliyoruz karşı tarafa.
Harika ya. Şunu burada görüyor olmak da hepimiz için de gurur verici.
Herkesin tüm emeklerinin karşılığı bu.
Peki tamam speed test tarafındaki kısmı konuştuk.
Şimdi gördüğünüz üzere burada şeylerimiz de hani logomuz değişti bizim.
Hani öncesinden TÜKNET'i takip ettiğinizde aynen şu köşede görebileceğiniz gibi.
Logomuz değişti. Bu logo değişim süreci nasıl gerçekleşti?
Ondan sonra bu bize neler kattı?
Biraz senden bunları duymak isteriz Onur.
Tabii ki. Logo değişim süreci aslında birçok markanın tepki aldığı veya bununla ilgili eleştirildiği bir süreç oluyor finalinde.
Instagram'a oldu. Diğer her tüm takip ettiğimiz Twitter'a oldu.
Ondan sonra her platforma oluyor.
Evet kesinlikle şöyle ama logo değişimi hem günümüz şartlarını günümüz iletişimlerinde diğer markalardan ayrışmak için çok önemli.
Dolayısıyla burada gündemi yakalamak gündeme göre daha doğrusu güncele göre hareket etmek.
Her zaman daha önemli oluyor. Logo değişim dönüşüm süreci de çok güzeldi, çok zevkliydi.
Bütün şirket logoyu değiştirdik.
Bütün ekipler logolarının değiştirilmesini kullandı.
Sistemlerde, arka plandaki arayüzlerde logolarını değiştirmesini istedi.
Tabii ki buna gelmeden önce bir logonun hazırlanma süreci, renklerin belirlenmesi bu gibi süreçlerde oldu.
Bunlar herkesin beraber ortak kararlarının verilerek belirlendiği süreçlerdi.
Diğer markalardan farklı ya daha doğrusu rakiplerimizden ayrışmayı istediğimiz için farklı renklere, farklı tonlara...
Onlara ve daha dinamik bir logoya geçtik.
Bunu, logoyu da 5 filmimizle, reklam filmimizle beraber lansmanını yaptık.
Bu lansmanı yaparken, logo lansmanımızı yaparken aynı zamanda bu 5 filmde değerlerimizi de anlattık.
Dolayısıyla bu böyle 360 derece ördüğümüz, sosyal medya tarafından kullandığımız blog not deftere kadar her şeyi etkileyen bir süreç oldu.
Şirketler için, özellikle bu gibi süreçlerde çalışan insanlar için bence çok değerli.
Ben o dönemde olduğum için kendimi çok mutlu hissediyorum.
Çünkü şundan dolayı kaç kere bir markanın...
logo değişim sürecine denk gelebilirsin.
Dolayısıyla bu büyük bir tecrübe.
Hem kişisel kariyer olarak hem de şirket olarak.
Bunu başardık. Çok da güzel geri dönüşler aldık.
Ve tuttu da yani. Tuttu ve bu...
Ben bile eski logoyu çok zor hatırlıyorum.
Ve bu değişimi yaptıktan sonra marka bilinirliğimizi de yükselttik.
Normalde bu gibi değişimlerde marka bilinirliği aşinalıktan dolayı, göz aşinalığından veya kulak göz aşinalığından dolayı büyümeyebilir veya düşebilir.
Biz bunun tam aksine çok yüksek sayılara, çok yüksek rakamlara çıktık.
Böyle de aynı hedeflere devam ediyoruz marka dönüşümden.
Harika bir süreçti ya. Ben buradaki lansmanı çok iyi hatırlıyorum.
İlk logoyu görülen an, ilk reklam filmlerini izlediğimiz anı.
dedi. Yani şu dönemde bir de 30. yılı reklam filmimiz de yayında.
Hani onu da izlemeyen varsa da izleyebilir.
Hem YouTube'da her platformda görebilirsiniz.
30. yılı reklam filmine de ben bayılıyorum.
Onun da ayrı bir podcast'e ihtiyacı var.
Onun da ayrı bir podcast'e ihtiyacı varsa ben seve seve şey yaparım.
Yani Müfit Bey'in böyle rolleri hızlı ol biz de hızlıydık falan filan.
Bu da net ödüle çok yakın bir proje olduğunu düşünüyorum.
Marka rolünü çok iyi yansıtan bir karakter ortaya çıktı.
Kıvrakol falan Adem Hatır'la falan mükemmel bir reklam ya.
Evet orada biraz daha konu ayrı konuşuruz.
Çok güzel. yerde konumlandırıyoruz müfit beyi.
O anlatıyı da şu anda YouTube'da izlemeleri bence daha güzel olur.
Aynen öyle. Daha üçüncü film yayında değil bu arada.
Biz bunu konuştuğumuz akşam büyük ihtimalle yayında olacak.
Bugün akşam üçüncü filmi de yayınlıyor olacağız ama siz zaten öncesinde izlemiş olursunuz.
Peki şimdi ödüllerden biraz bahsedelim.
Ne ödüllerimiz var? Nelerle beraber aldık?
Ben şeyle Grok Söylesin projesiyle başlayayım isterseniz.
Onur'un biraz önce anlattığı aslında lansman sürecinde gerçekten çok keyifli bir süreç oldu.
Hem her pazarlamacının hayatında böyle yaşaması gereken bir süreç.
Aslında bir markayı 360 dönüştürmek ki her türlü imkanın da bu lansman döneminde oluyor.
İstediğin her şeyi, her fikri hayata geçirebiliyorsun aslında.
Bizim de Grok Söyles'in fikrimiz böyle ortaya çıkmış bir fikir.
Aslında çok basit bir fikir.
Grok'un delirdiği dönemi hepiniz hatırlarsınız.
Ne sorsan cevap veriyordu, ne görse atarsan değiştiriyordu.
Ama bir yerde veriye dayalı ve net bir cevap veriyordu.
Bize dedik ki lansman dönemindeyiz, çok köpürdük.
Bir gole ihtiyacımız var şu dönemde ne yaparsak iyi gelir bize diye.
Grok'a sorduk gibi. Türkiye'nin en hızlı interneti hangisi diye yani Grok'a sorun diye takipçilerimize sorduk Türkiye'nin en hızlı interneti hangisi diye.
Ben de yapmıştım. Gerçekten çok tahminimizin üzerinde büyük bir etkileşim aldı.
2 milyona yakın kullanıcıya erişti.
500-600'den hatta binlerce yorum aldı.
1 TL'ye bile harcamadan aslında 100.000 TL'ye yakın ön medya getirdi.
Getirisi yüksek oldu ve birliğimizi gerçekten artıran bir iş oldu Grok söylesin.
Ben bile tweet attım ya.
39 karakterle aslında bir markanın en büyük derdini çok rahat bir şekilde...
anlatabilmek gerçekten keyifli bir işti yani.
Sıfır bütçe. Sıfır bütçe.
Ve çok keyifliydi bu arada. Ben de tweet attım ondan sonra.
Tweet attıktan sonra Grow'da bekliyorsun ya bir sürü.
Bir de emin de değilsin yani.
Atıyorum sana gidip başka bir şey de dedi.
Herkesin yapay zekası. Herkese farklı cevap veriyor.
Sana gidip başka bir şey deme ihtimali var.
Bir yandan şeyin çekicisi var. Acaba bana başka bir şey der mi?
Hani ben bunu söyleyemiyorum.
Ondan sonra farklı bir şey söyler mi diye.
Ama herkese çat çat çat çat çat aynı mesajı attı.
Bunu da aslında buradaki... Teşekkürler Elon Musk.
Buradaki cevabı da...
Speed test verilerine veya diğer işte verilere göre verdiği için birbirini tamamlıyorsun.
Başka hocam hangi ödüllerimiz var?
Sosyal medya tarafında topluluk yönetimi ödüllerimiz de var tabii.
Onlar da farklı jüriler tarafından sosyal medya alanlarında değerlendiriliyor.
Veri analiti ödüllerimiz var.
Yine veriye dayalı ödüller. Ne kadar etkileşim aldın, ne kadar izlendin gibi ödüller.
Niye mütevazi davranıyorsunuz?
En sona mı kaldı diyerek bir tane var?
Evet. Orada biraz daha bu sene alacağımız ödüller var aslında içinde.
Birkaç tane veriye dayalı ödül var elimizde şu an.
Onlar da zaten bir ekstra bir katılım vesaire göstermeden seni değerlendirip veriyor diyebiliriz.
Yılın en iyi marketing...
ekibi ödülünü almadınız mı? Onu söyler diye şu an ona bıraktım yani.
Şurada gördüğünüz çok tatlı bir ödül.
En iyi Groft ekibi ödülümüz var.
Onun dışında Feliste Kedi'yi gördüğümüz entegre kampanya internet kampanyamızda aldığımız bu logo değişim sürecindeki filmlerimizle beraber.
aldığımız ödülümüz var. Dijital Marketing tarafında Özgül'ün lead ettiği bir projede aldığımız iki tane ödül var.
Harika. Bu kırmızıların arasında.
Buna ek olarak Martek'te yılın Martek markası ödülümüz var.
Harika. En fazla ödülle burada da birinci olduk.
Onun dışında benim hatırlamadığım, atlamadığım var mı?
Başka var mı? Masaya bakalım.
Şurada o var. Maxgenler var.
Influencer işbirlikleri var.
Peki bizi diğer rakiplerimizden ayıran şeyler ne?
Özellikle bu ödüller kapsamında.
Sosyal medya yönetimimiz ve marka yönetimimiz tarafında.
Orada birazcık şeyi söylemekte fayda var.
TürkNet bu zamana kadar zaten çok iyi ilerlemiş.
Çok iyi kullanıcısıyla bağ kurmuş.
Taahhütsüz bir şirket. İstediğin zaman gelip ayrılabiliyorsun.
Senin derdini dinliyor. Gigafer hizmeti çünkü gerçekten aşırı bireysel bir hizmet.
Bir sorunun olduğunda kesinlikle birine...
ulaşman gerekiyor. İçerik üretmek sosyal medyada çok kolay.
Biz biraz daha kullanıcıyla bağ kurma tarafında işi ilerletiyoruz.
Zaten takipçilerimiz de görüyorsunuzdur her işimize, her...
Her attığımız posta bir yorum yapma, bir bize yorum katma, bir bize bir değer katma işi var.
Markalar konuşuyor. Karakter sonuçta olması lazım.
Ortaya koyması lazım. Karakterimizi de zaten sen çok iyi tanıyorsun.
Yeni projelerden biri. Gigamen.
Gigamenimiz var maalesef.
Gigamen de tamamen negatif sorunlardan dolayı ortaya çıkmış bir karakter.
Söyleyemediğim bazı şeyler var ama bunu bir dijital kahraman gerçekten kolayca dile getirebiliyor ve söyledikleri gerçek yaşıyor.
Hayatta ofise geliyor. Hatta görüyorsun.
Gerçekten Türk neti anlatan bir karakter.
aratma fikrimiz de var. Çok yakında daha da detaylar olacak.
Gigamen'i takip edebilirsiniz.
İçeriden birkaç bir şey de anlatalım.
Bizim ekip benim gelmediğim bir etkinlikte Gigamen ilk zamanlarında Gigamen'i ben zannediyordu.
Ben etkinliğe gidip maskemi takıp gidiyorum zannediyordu.
Gigamen geçen ofise geldiğinde ki bu arada siz de onun kim olduğunu bilmiyorsunuz değil mi?
Yok bilmiyoruz. Maske içerisinde kim olduğunu bilmiyoruz.
Konuşmuyor da. Aynen konuşmuyor.
Ekiple dahi konuşmuyor. Yani yukarıya mesela bizim ofisimize girerken kapıyı isim verdirmek istediğimizde dahi ismini vermek istemediğini bile biliyorum.
Böyle bir gizemli bir karakter. Ben gördüm ama nerede gördüğümü sormayın.
Tamam. Teşekkürler.
Öyle ekip ben olduğumu düşünüyormuş.
Bizi marketing anlamında diğer şirketlerden farklı kılan yerler neresi?
Şöyle bizim bu zamana kadar Türkiye'de yapılan internet servis sağlayıcıların bu zamana kadar Türkiye'de yaptığı bütün telekomünikasyon iletişimleri birbirinin benzeri veya...
Tek düze dediğimiz. O zamanın şartlarını da el verdiği kadarıyla tabii ki.
Buradan yermek için de söylemiyorum.
Buna getirilen bir noktaya kadar hep aynı olmaya tekrar etmeye başladı.
Bizim yaptığımız, bizi ayrıştıran şey şu oldu.
Biz zaten vaat olarak, değer olarak tahassüz olmayı, kolayı iptal edilebilir olmayı.
Bunlar bizim sunduğumuz ekstra bir hizmet veya...
ekstra bir hız gibi bir şey değil.
Paket değil. Biz burada diyoruz ki kola iptal edebiliriz.
Biz bunun reklam filmini çektik.
Kola iptal edilebilir olmasını.
Dilekçelerle işte süreçlerle uğraşmadan internet sitesinde online işlem merkezlerinden girerek kola iptal edilebildiğini söyledik.
Bu çok ciddi cesaret isteyen bir şey.
Dediğim bu cesaret kısmı da aslında burada devreye giriyor.
Biz bunu farklı yapıyoruz.
Bizi ayrıştıran nokta da bu.
Bu da aslında yani son yıllardaki Marketing araştırmaları özellikle Z jenerasyonunun bunu daha çok istediğini, dürüst olması gerektiğini markaların söylüyor.
Biz de bunu hem dediğim gibi veriyle beraber hem de bu araştırmalarla beraber hem de şirket değerlerimizde bu olduğu için çok kolay hayata geçirebiliyoruz aslında.
İletişim ikisi de aynı şey geliyor.
Müşteri olan iletişime giriyor. Doğru, dürüst ve şeffaf iletişimi iyi yapıyoruz o noktada.
Bir de bu iletişimin yanında hızlı bir iletişimimiz var.
Yani sektör çünkü gerçekten beklemeyi sevmeyen bir sektör.
Her gün konuşman gerekiyor.
Bence başarılı olmasındaki en büyük avantaj yani in-house bir ekip.
Her şeye içeride karar veren bir ekip.
Çok proaktif bir ekip sürekli.
Bir de zaten dijitalle çok alışkın bir ekip.
Herkes dijitali takip ediyor. Herkes dinamikleri biliyor.
Seninle bile burada günlük dijital şakaları yapıyoruz.
Ve anında her şeyi sosyal medyaya aktarabilen, kullanıcıyı anlatabilen, derdini sunabilen bir hale geldiğinde gerçekten proaktifite bu tarafta bizim işimize çok yarıyor.
Anlı kullanıcının her türlü ihtiyacını, her türlü hissine yanıt verebiliyoruz diyebilirim.
Çok fazla konuşacağım. Aynen.
Evet arada biz geliriz böyle.
Ödüllerimizi gelip gelip konuşalım.
Çünkü şey biliyoruz yani bir kullanıcının YouTube'da ondan sonra bir videoda geçirebileceği bir zamanı bildiğimiz için hep bu sınırda tutmaya çalışıyoruz.
Bir anda şeyi görüp videonun süresi 32 dakika 35 dakika diye görüp korkup açmamazlık yapmasın.
Kim bunlar ne konuşuyor? Kim bunlar ne konuşuyor?
Yemek yerken izlenebilecek içerik.
Bu video yemek yerken izlenebilecek bir içerik.
Spor yaparken önermiyoruz.
Aynen öyle. Bugünün konusu değil ama söylemekte denilen fayda da var.
Müşteriye ve kullanıcıya yönelik deneyimde sen aynı zamanda şeyde lead ediyorsun.
Bir arıza, bir şikayet durumu olan sosyal medya tarafının yönlendirilmesi ve şeyini de o tarafı da lead ediyorsun.
Evet o farklı ve çok detaylı bir konu zaten.
Aynen o derece bir hızlı bir noktadayız.
Müşteriyi dijitalde dinleme konusuna değinebiliriz.
Yani gerçekten çok büyük bir acım var arka tarafta.
Bizim call center ekiplerimiz ve dijitalden aldığımız talepler...
Bir yana gerçekten sosyal medyada da aylık ve haftalık böyle akıl almaz şekilde büyüklükte bir veri akışı var.
Her kullanıcı internet sonuçta beklemiyor.
Aynen öyle. Yavaşlama veya zayıflama olduğunda bile.
İlk çare olarak gelip sosyal medya hesaplarından bize başvuruyorlar.
Hepsine gerçekten 24 saat içinde yanıt vermeye çalışıyoruz.
Tabii ki bazen talebi karşılayamadığımız durumlar oluyor gerçekten.
Bunu konuştuğumuz bir podcast oldu bizim.
Sizden önceki zamanlarda Arıza konuştuk direkt yani.
Anıl ve Fatih'le beraber.
Onlar daha detaylı olarak anlattı ama bu hız anlamını bir de böyle bir ekibe de liderlik ettiğini de bir hatırlatayım.
Arka planda gerçekten kullanıcıyı dinleyen, anlayan ve raporlayan sağlam bir ekip çalışıyor diyebiliriz.
Geçen seneki projelerimizden biri.
O da Gigafer istiyorum projesiydi.
Onu sen de hatırlarsın. TikTok'ta bir dönem herkes Gigafer istemeye başlamıştı.
O da aslında şu an zaman biraz azalıyor.
Yoksa çok fazla hikayemiz ve konumuz da var.
O hikayenin de, Gigafer istiyorum projesinin de bir çıkış noktası var.
Onları da ya başka bir yerde ya da...
Başka podcastta konuşabiliriz.
Peki arkadaşlar. Tekrardan ellerinize sağlık.
Bu ödüller için hem kendi adıma hem Türknet'teki tüm ekipler adına hem kullanıcılar adına size teşekkür ederim.
Kendi bireysel olarak da size gene bir teşekkürüm var.
Özellikle sosyal medya tarafı işte Serapa, Ezgi'ye, sana, Simru'ya ondan sonra Betül'e teşekkürler.
Ben normalde kamera karşısını çok...
daha duran biri de değildim.
Aynen. Onların beni teşviğiyle beraber ben normalde hep şirket içerisindeki etkinliklerde sunuculuk yapıyordum.
Ama onlar beni ilk YouTuber'ların yanına attı.
Ondan sonra influencer'ların yanına içerikler çekmeye başladık.
Ben o sayede pişmeye başladım.
Çok yüksek bir potansiyel var şimdi.
Onu da kullanmamız lazım. Bu arada şirket içinde herkese açık çağrı.
Gelip kamera önüne çıkmak isteyen, konuşmak isteyen, derdini anlatmak isteyen herkes gelip sosyal medya hesabı, her işimizde yer alabilirler.
Birazdan Açık mikrofon yapacağız burada.
Evet zaten üst katta yaptığımız deneyim alanı, canlı yayınlar hepsi bunun için var.
Yani herhangi bir konuşabilmeniz için var.
O yüzden teşekkürler. Sana, Sena'ya, Nefise'ye de çok teşekkürler.
Tüm iş birliklerimiz anlamında.
Hem çok rahat ediyorum hem de benim için farklı bir departman değil.
Aynı ekibin bir arkadaşımız siz de.
Biz de öyle hissediyoruz. Her zaman buradayız.
Buradan Gül'ün de ismini geçelim.
Gül'e de açtığı tüm alanlar için de teşekkür ederiz.
Tekrardan katıldığınız için teşekkürler.
Ben sözümü... Aldım.
Devamında daha da fazla sosyal medya konuşacağız.
Ondan sonra ödülleri konuşacağız.
Teker teker içeriklerimizi de değerlendireceğiz.
Sözümü aldım değil mi? Aldın sözünü.
Tabii ki senin zaman. Her projemizi burada oturup konuşalım.
Aynen o şekilde. Teşekkürler o zaman.
Biz teşekkür ederiz. Ağzına sağlık.
Tekrardan katıldığınız için.
Bir fiber soslu sohbetin daha sonuna geldik.
Görüşmek üzere. Kendinize dikkat edin.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
