
Ürün ekibimizden Serdar’la birlikte, geleceğin internetini konuşuyoruz. Gigabit ötesi hızlar, altyapı yatırımları, kullanıcı hayalini merkeze alan tasarımlar ve vizyoner sağlayıcıların farkı bu bölümde masada!
👉 Bizi sosyal medya kanallarımızdan da takip etmeyi unutma: Tıklayın
Transkript
Evet, herkese merhaba.
Fiber Soslu Sohbetler'e hoş geldiniz.
Bendeniz Elif. Bugün çok güzel bir konuk var karşımda.
Product ekibimizden Serdar bizimle.
Serdar hoş geldin. Merhaba.
Bugün ne konuşacağız? Geleceğin interneti, hız, hayal ve altyapı dedik.
Çok güzel sorular soracağım Serdar'a ve bence birçok kullanıcının da merak ettiği sorular bunlar.
Vaktimize etkin kullanmak adına Serdar seni minicik bir tanımak isterim öncesinde.
Tabii, ismim Serdar. Türknet'te ürün mimarı olarak çalışıyorum.
14. yılım. Demirbaşlardan.
Evet, eski toprak. Süper.
Hoş geldin Serdar. İyi ki geldin.
Teşekkür ederiz tekrardan. Şimdi her konuğuma bir açılış sorusu soruyorum.
Bir de kapanış. Açılışla başlıyorum müsaadenle.
Bugünkü fiber soslu sohbetimizin içinde neler var?
Bunu şöyle düşünebilirsin. Biz fiber soslu sohbet dedik.
Sos biliyorsun bir lezzet aslında ifade eder.
Fiber sos deyince aklına ne geliyor?
Bunu da üç kelimeyle ifade edebilirsin.
Yani fiber sosun içinde senin için ne var?
Anladım. Aslında şu var.
Biraz bal çalacağız ağza.
Bu yaptığımız podcast'in sonunda aslında içerisinde de bugün neyiz, yarın ne olacağız, dün neydik gibi konular var.
Daha yaşanmamış olan deneyimler ve aslında havadiste diyebiliriz belki çünkü yer vereceğiz burada.
Geleceğin teknolojilerinden de bahsedeceğiz.
Süper. Bunları konuşacağız bugün.
Harika. Bu fiber sos beni heyecanlandırdı.
İlk sorumla başlıyorum o zaman. Şimdi, TürkNet'te bir ürünü tasarlarken, sen ürün ekibindesin o yüzden seni bu soruyla karşılamak istedim.
Bir ürünü tasarlarken önce teknolojiyi mi yoksa kullanıcı hayalini mi düşünüyoruz?
Güzel soru. Tabii ki kullanıcının yaşayacağı deneyim ya da bir sorundan.
çözüme ulaşmayı düşünüyoruz.
Yani hiçbir zaman şu şöyle ilerlemiyor.
Ürün vizyoner olma anlamında.
Yeni bir teknoloji çıkmış.
Ben bunu nasıl evrilteyimden ziyade aslında benim bir derdim ya da gitmek istediğim bir nokta var.
Teknolojiyi buna nasıl uydururum?
Üstüne tasarlanıp düşünülen ve ürün haline gelen bir proses var burada.
Dolayısıyla her zaman tamamen kullanıcının işine yarayacak, onu bir next step'e taşıyabilecek düşünce algısına sahibiz.
Aslında biz hayal kuruyoruz.
Teknoloji bize mümkün hatta.
sağlayan noktada yer alıyor şu an.
Süper. Önce hayalet.
Evet. Harika. Peki 5 yıl içinde önümüzdeki 5 yıl içinde internet sağlayıcılar birbirinden nasıl farklılaşacak sence Serdar?
Yani sıradan olanlarla vizyoner olanlar az önce çünkü vizyon kelimesini kullandım.
Sıradan olanlarla vizyoner olanlar nasıl ayrışacak sence önümüzdeki 5 yıl?
Yani TürkNet çok güzel bir örnek bunun.
Burada çalışmamdan ziyade burada çalışma sebebim aslında.
TürkNet'in bu bakış açısı.
Neler yapılabiliyor? Yani şu anda herkesin erişebileceği bir şey internet biliyorsunuz.
Birçok farklı servis sağlayıcı var.
Farklı farklı hizmetleri var.
Biz ne yapıyoruz? Biz ne istiyoruz?
Aslında ben evde otururken ne istiyorsam TürkNet de onu istiyor kullanıcı olarak.
Ne istiyorsun? Mesela 1000 megabit internet istiyorsun.
Verildi. Var. Diğer operatörlerde de var.
Peki upload niye yok? Verelim.
Verildi. Yani hep böyle...
Verilemez. O çok işte kapsamlı, o çok farklı işler doğuracaktan ziyade kullanıcı olarak gerçekten ne istiyorsak biz hep beraber onu yapmak için elimizden gelen emeği veriyoruz.
Hatta yeri gibi büyük de savaşlar da veriyoruz burada.
Böyle özetleyebilirim aslında burayı.
Süper. Farklılaştığımız birçok nokta var.
Tabii aslında şöyle de deneyimlenebilir.
Örnek vereyim. İşte bugün ben oyuncuyum bu arada.
Yayıncıyım da. Birçok fonksiyonum var.
Bunların her birinde nasıl farklılaştık?
İşte bugün sosyal medya kanallarında ya da içerik üretilen ve bunların yayınlandığı ismini vermiyorum ama bu platformlarda hızımızı en üst noktada korumak için Gene bunlar gizlilik sözleşmesi olduğu için bahsedemem ama
buralarda birçok farklı noktada farklı farklı anlaşmalar, farklı farklı teknolojiler kullanarak çok daha iyi bir deneyim sahibiz.
Örnek mesela verebilirim.
Bugün League of Legends oynadığınızda ya da oyuna girdiğinizde gigafiber altyapısındaysanız minimum ping'i bizde görüyorsunuz.
1-2-3 Başka bir platforma gittiğinizde gene erişim süresi ya da kapasite anlamında daha yüksek daha farklı şeyler sunabiliyoruz.
Bu takım zincirleri bir araya getirerek aslında birden fazla kolda farklılaşmış oluyoruz.
Dediğim gibi çok böyle gizlilik sözleşmesi olan yerler var isim telaffuz edemiyorum.
Ama şuna eminim kullanıcılarımız zaten bunları biliyor.
Ben de bir kullanıcıyım. Dolayısıyla ne demek istediğimi anlatabiliyorumdur.
Örnek bir diğeri de biliyorsunuz speed testi Okla'da her yıl standart olan en yüksek kapasiteli internet zaten bizde.
En düşük gecikme sürelerini de orada görebiliyor arkadaşlar.
Bu şekilde arkada tabii teknolojinin yardımıyla da farklılaştığımız noktalar var.
Aslında evet sıradan olanlarla vizyoner olanlar nasıl ayrışacak diye sordum ama kendini herhangi bir çaba olmadan kendini zaten ayrıştırıyor ve gösteriyor.
Doğru. Değil mi vizyoner olanlar? Teşekkür ederim.
Böyle yıllardan gittik.
Şimdi bir de 10 yıl sonrasını soracağım sana.
10 yıl sonra sence bugünkü internet deneyimine nasıl bakacağız?
Yani hep öyle oluyor ya çok fazla şey değişiyor çok kısa zamanda.
10 yıldan bahsediyoruz. 2000 artık kaçlara giriyoruz?
35'lere geleceğiz. Doğru.
Sence neye bakıp güleceğiz? Yani bence kabloya bakıp güleceğiz.
Bu kablo muymuş?
Kablo neye çeviriyormuş? Örnek.
Bundan 10 yıl geriye gittiğimde ben de ADSL'de vardı, dial-up'da vardı.
Yani ben 2 megabit... 56 kilobit işte 128 kilobit hızlara sahiptim.
Şu an 1 gigabit var evimde bine bin.
Dönüp baktığımda buna gülüyorum.
Ama artık hızdan ziyade yani çünkü evet hız bundan 5 yıl sonu ya da 10 yıl sonu 10 katı da artabilir ama hızdan ziyade daha çok erişilebilirlik, içerik...
erişimi, içerik ulaşımı, hizmet kalitesi.
Bunlara önem vereceğiz. Önceden baktığımda ben gamepadimle oyun oynuyorken gecikme sürem örnek veriyorum 50 milisaniyesi.
Bundan 10 yıl sonra yok. Gecikme süresi nedir diye konuşabiliyor olacağız.
Bunu güleceğiz. Ben tuşa basıyordum.
Aslında bastım da gol olmadı gibi şeylere bakıp öyle mi oluyormuş diyeceğimizi düşünüyorum.
Çünkü şu anda baktığımızda da o noktaya geldiğimiz Başındayız daha gerçi ama kablosuz deneyiminde.
En büyük kısmı bu kablosuz olacaktır diye düşünüyorum.
Diğer kısmında da bu içerik ve bu erişim, kualite anlamındaki şeyler olacak.
Ben 10 yıl bile sürmeyeceğini düşünüyorum bu arada.
Yani her gün bir teknolojiye adım attığımızı düşündüğümüzde çok büyük 10 yıl.
Evet çok uzun bir süre.
Daha da farklı şeyler düşünebiliyor olabiliriz ama en azından en gördüğüm garanti olan şey bu kabloyu kesin güleceğiz biz.
Hadi bakalım 10 yıl sonra seni bulup tekrar bir podcast çekiminde birlikte karşılaşıp bu şeye hatırlatıp sana birlikte gülelim o zaman.
İnşallah. Ne dersin? Olur.
Peki, Türkiye'de ev internetine gigabit hızın ötesini konuşmaya ne zaman başlıyoruz?
Az önce söyledin, hızlardan bahsettin.
Aslında biz konuşuyoruz kendi işimizde.
Biz başladık bile. Biz başladık.
Aslında şöyle, biz kendi altyapımızı aslında zaten gigafiberde kullanıyoruz.
Yani bu ne demek? Biz TürkNet olarak nasıl uygun görürsek, sağ koşulları ev içerisinde, ev dışarısında onu verebilecek noktadayız.
Yani ben bugün istersek TürkNet olarak bir gigabit üstünde zaten verebilecek noktadayım.
Lakin burada eğilmemiz gereken kısımlar şunlar.
Sensin benim. ne demeye çalışıyorum?
Ev tarafında kullandığımız, Türknot olarak biz eve kadar girdik ama senin telefonun, senin işte laptopun, televizyonun bunları desteklemiyorsa pek bir anlam ifade etmediği için aslında bizi durduran ya da şu an o zaman değil
dediğimiz zaman daha çok burası.
Çünkü bugüne kadar yaptığımız gigafiberdeki yatırımların tamamı bu hızların daha üstünü destekleyecek durumda.
Beklediğimiz nokta biraz daha erişilebilir ve evlere yayılabilecek noktaya gelmesi.
İşte Wi-Fi 7 bunlardan bir tanesi.
Örnek veriyorum. Gibi gibi.
Az önce hazır değiliz dedin.
Bunu biraz açar mısın?
Açalım. Galiba 3 yıl oluyordur.
Biz, Mesutçuk benim yakın arkadaşım.
İlk bu işte daha farklı bir gigabitten daha farklı ne yapabiliriz?
İşte 10 gigabit verebilir miyiz?
Verirsek nasıl olur? Bunu bir kendimiz deneyimlemek istedik.
Oturduk kendi evimde, benim evimde.
Mesut'u çağırdım. Mesut dedim ben bunu bağladım da gel bir beraber deneyim yaşayalım nasıl olurmuş diye.
Benim de öyle kötü bir bilgisayarım da yoktur bu arada o dönem.
Bağladık. Speed test yapıyoruz haliyle hızlı görelim diye.
10 gigabit bağladık.
3,5 gigabit görüyorum.
2 gigabit görüyorum.
3 görüyorum. Dedik ki nasıl oluyor?
Oturduk baktık. Benim o dönemki bilgisayarımın işlemcisi zaten bu hıza erişemedi.
Yetemedi. Sonra değiştirdik işlemciyi.
Bu sefer oyun indiriyorum.
Steam'le girdim işte.
3 tane 5 tane oyun indiriyorum aynı anda.
Bu sefer diski mi yazamadı?
Haydi ya diski değiştir. İşte böyle böyle diye diye biz o dönem dedik ki bu olmuyormuş.
Bunu anladık. Teknoloji olarak.
Sonra döndük dedik ki son model bir telefonla Wi-Fi ile deneyelim.
Bakalım onda ne alıyoruz diye. Tahmin edersin ki o kabloluda gördüğümüz hızla onda birini anca alabildik ki.
O dönem hani şu an işte Apple'ın, Samsung'un, Xiaomi'nin aklınıza ne geliyorsa bütün telefonları da denedik aslında.
Hiçbirinde de o hıza ulaşamadık.
Dedik ki bunu sen anlıyorsun ben anlıyorum.
Ama bunu Türknot olarak işte 1 gigabit'in üstü vermeye başladığımda kullanıcı şunu diyecek bana.
Ben hiçbir şey hissetmedim. Benim için bir şey değişmedi.
Bunu nasıl anlatacağım o tarafa?
Yani aslında bir beklentiye sokacağım.
Aslında vereceğim de hizmeti ama o beklentiyi tam anlamıyla müşteriden karşılayamayacağım.
Bu yüzden dedik ki bu henüz erken bu işe.
Ki bunu hani 2-3 yıl önce söyledik ama şu anda da güncelliğini koruyan bir şey.
Gerçekten o 1 gigabitten 10 gigabitte belki hani bir ara hız olur başka bir şey olur ama o arttıkça gerçekten senin de benim de evimde kullandığım bütün ekipmanların değişmesi gerekiyor.
Aslında hazır değilizden kastım oydu yani.
Ben kullanmaya hazırım kullanıcı olarak da.
Teknoloji evi ulaşan en azından satın alınabilen teknoloji.
Buna henüz... Erken diyor.
Tek başına yeterli olmuyor yani.
Yok yok yani hani şöyle olur en fazla.
Sen oturur oyun oynarsın.
Kardeşin oynar. İşte üst komşunu çağırırsın.
Evde 10 kişi aynı anda oynarsın ki gene bir alanın üstünü görmüş olursun.
Ama onun harici tekil bir evde ki biz hani öyle bir ortak bir internet vermiyoruz.
Kullanmaları da önermiyoruz kullanıcılara ama.
Buradan da. Buradan da mesajımızı verelim.
Dolayısıyla faydalanamayacaksın ve boş yere bir hayal kırıklığı olacak.
O yüzden hazır değil dedim. Tamamen aslında bunlar bu sebeple.
Anladım. Süper.
Yakın zamanda o zaman yani biz başladık dediğim gibi zaten ama daha da böyle yayılması temennimle diyeyim o halde.
Doğru. İnşallah. Peki bu kadar konuştuktan sonra artık Giga Fiber ile ilgili de bir soru sormak istiyorum.
Tabii. Benim de henüz bu arada maalesef altyapım yok ama heyecanla bekliyorum.
Giga Fiber kendi fiber omurgamız.
Belki Bilik de bir bahsedersin dinleyicilerimiz için.
Göz bebeğimiz. Bunlar bizim ve kullanıcı için neden bu kadar önemli?
Neden böyle benim gibi herkes aslında işte heyecanla altyapım gelse de ben de kullansam diye bekliyor?
Yani hem... Türknet açısından hem kullanıcı açısından aslında hedefleri ve beklentisi tamamen ortak olan bir şey.
Keşke Türknet'in gigafibere yayılsa dediğin şey.
benim için bir kullanıcı için şunu ifade ediyor.
Az önce anlattım aslında bu podcast'ın başında birçok noktasını.
İşte oyunda farklılaşırım, dijital platformlarda farklılaşırım, ev içi deneyiminde farklılaşırım.
Bunların her biri sadece kendi altyapınla mümkün.
Neden? Çünkü istediğin gibi istediğin şeyi istediğin vizyonlukta yapabiliyorsun.
Oyun alanın. Evet aynen senin parkın, senin hayal gücün sensin.
Diğer tarafta değilse senin altyapın hep bir ya bu böyle, bu paket var, şu var, bu var.
Hep bir kutunun içerisinde kalıyorsun.
Dolayısıyla kendi altyapımız kullanıcı açısından TürkNet'in gigafiberi özgürlük demek.
Bunlara erişebilmesinin teknolojik adımı demek.
TürkNet için gene aynı şekilde ben kullanıcıya bunları eriştirmek istiyorsam gene benim altyapımdan bunlar mümkün.
Yine benim farklılaşabileceğim, vizyoner olduğumu gösterebileceğim oyun alanım tamamen bu.
Kendi altyapım. Diğerlerinde çünkü dediğim gibi hep bir kutunun içerisinde bağlı kalacaksın.
Çok fazla ilerleyemeyeceksin.
Peki buradan böyle minik şey verebiliyor muyuz Serdar verebildiğimiz kadarını?
Ne kadar şu anda gigafiber ağımız ve ne kadar sürede ne kadar açıkmasını bekliyoruz bunun?
Yani yıllık hedeflere baktığımızda çok böyle bir topik işte milyon...
1 milyon olduk. 2 milyon olalım.
3 milyon olalım. Hep böyle milyon milyon şeklinde gidiyoruz ama tam yani bu bir kullanıcı için bir şey ifade etmeyebilir belki ama şu daha önemli onlar için.
En azından hangi iller var?
İşte iller büyüyecek mi?
İller ne kadar büyüyecek kısmında?
Az önce söylediğimiz gibi kendi altyapımızı bir ile girebilmek için de kendi altyapımızın o il içerisinde ve ilin devamında da internet bir serüven sadece oradan çıkış yapılmadığı için diğer tarafların da
yatırım yapılması gerekiyor.
Biz bu il içerisinde, il arasındaki anlaşmalarımızı bu yıl özellikle çok farklı bir seviyeye taşıdık.
O yüzden bundan sonrası illere giriş kısmında en azından daha böyle esnek, daha aktif rol öğrenebileceğiz.
Umuyorum sen bir transmisyon tarafındaki bir arkadaşla da podcast yaparsan rakamı o versin şimdi.
Benden almış olmam.
Ama güzel şeyler bekliyor.
İl olarak da farklı farklı yerler var.
Yeni çıkmış olan, yeni çıkacak olan yerler var.
Bence merakla beklesinler. Ben de bekliyorum merakla Çekmeköy'e.
Hepiniz de Gigafiber internetimi heyecanla bekliyorum.
O zaman onu dediğin gibi başka bir podcastta bir arkadaşımla bu konuları da konuşalım.
Çünkü eminim birçok dinleyicimiz de bunları da merak ediyordur.
Ne zaman, ne şekilde ve nasıl büyüyeceğiz.
İlk sorusu bu bence zaten. Bence de.
Çok teşekkür ederim Serdar.
Kapanış sorumla bitireceğim o zaman.
Şimdi her konuma da soruyorum.
TürkNet'te, senin çok vardır şimdi sen kaç yıldan bahsettin?
14. 14 yıl dedin.
TürkNet'te damağında en sıra dışı lezzeti bırakan anı paylaşır mısın diyeceğim.
İçlerinden bir tanesini zor olacak belki ama seçip anlatabilir misin?
Çok var evet. Şu an çok uzun bir serüvende söyledin ama.
İlk fiberi ışık verdiğimiz gün ya.
Evet. İlk yani fiber ederken hem kendi Türk Netöbeğimdeki backbone diyoruz biz bunu.
Kendimiz için kullandığım fiberleri.
Bakırdan fibere geçtiğimiz nokta.
O benim için çok.
Artık fibere geçtik. Bakır yok.
dediğimiz yer. İkinci büyük kısımda gerçekten ilk kullanıcıya gigafiberi verdiğim nokta.
Çünkü orada hayallerinin gerçeğe döndüğüne şahitlik ediyorsun.
Sen diyorsun ki bu hayali beraber kurduk.
Bu hayal değil artık ben bu hizmeti verebiliyorum dediğin şey.
Canlı ete kemiğe bürünmüş hali.
Aynen öyle yani evet bu gerçekten çalıştı ve o ilk kullanıcının da o yüzündeki Anlayan bir kullanıcıydı bu arada.
Hatırlıyorsun değil mi? Onu tarif edemezsin o mutluluğu.
Onun mutluluğunu yüzünde görmek ve bu hayali gerçekleştirdiğimi şahitlik etmek müthiş bir duyguydu.
İnanıyorum ki az önce 10 yıldan bahsettik.
Eminim ki 10 yıl içinde bundan daha farklı şeyler de olacaktır.
Ama en büyük iki şeyi benim için bu.
Çok güzel. Daha ne olsun zaten.
Damağında tat bırakacak nice anılara diyelim o halde.
İnşallah. Çok teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim. Başka podcastlarda, farklı navhallarında, başka konularda da seni yine görmek isteriz.
burada. İyi ki geldin. Teşekkür ederiz.
Şimdilik bugünkü sohbetimizde bu kadar efendim.
Bir sonraki podcastlerimizde görüşmek üzere.
O güne kadar fiber kalın, hızla kalın.
Hoşçakalın. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
