
Fiber Soslu Sohbetler başlıyor! Bu açılış bölümünde neden podcast yapıyoruz, neler konuşacağız, ‘fiber sos’ tam olarak ne demek, adını nasıl bulduk ve bu sohbetlerde sizi neler bekliyor…
Hepsini anlatıyoruz. İnsan ve Kültür ekibimizden Elif ve Ceyhun’la samimi, enerjik bir tanışma bölümü sizleri bekliyor.
👉 Bizi sosyal medya kanallarımızdan da takip etmeyi unutma: Tıklayın
Transkript
Merhaba, hoş geldiniz.
Türknet'in yeni podcast serisi Fiber Soslu Sohbetler'in ilk bölümüyle karşınızdayız efendim.
Bundan sonra her ay fiber hızında dop dolu sohbetlerle sizlerle olacağız.
Umarım intro girişimizi beğenmişsinizdir.
Evet, bu sadece başlangıç.
Hem kültür hem teknoloji konuşacağımız podcast serisine her ay iki farklı bölüm yayınlıyoruz.
Birinde kültürü, diğerinde teknolojiyi masaya yatıracağız.
Bugün ise size bu podcast'in...
Doğuş hikayesini anlatıyoruz.
Elif selamlar. Selam Ceyhun.
Önce bir kendimizi tanıtalım.
Kimdir bu sesler? Bendeniz Elif Günay.
Türknet İnsan Kültürü Eğitimi ve Gelişim ekibinde çalışıyorum.
Bu podcast serimizde moderatör koltuğunda beni sık sık duyacaksınız.
Efendim ben de Türker Ceyhun Göksügür.
Türknet'te kültür dönüşüm tasarımcısı olarak çalışıyorum.
Bu yolculuğu başlatmaktan da büyük heyecan duyuyoruz şu an Elif'le beraber.
Karşılıklıyız. Birbirimizin gözlerinin içine bakıyoruz.
Gözlerimizin içi ışıldıyor. Umarım siz de bu podcast serisinden, bu yolculuktan keyif alırsınız.
Evet Ceyhun'cum ben de seninle birlikte burada olmaktan dolayı çok mutluyum.
İlk konumuza başlayalım.
Bugün neler konuşacağız? Önce ondan biraz bahsetmek istiyorum.
Bu podcast nereden çıktı?
Neden bu podcast'ı yapmaya başladık?
İçeriğinde neler olacak? Nasıl bir konsept oluşturduk?
Ve aslında ismimiz biraz farklı.
İsim hikayemiz ne? Gibi sorulara yanıt vermek istiyoruz bugün Ceyhun seninle birlikte.
Bununla birlikte de ayrıca her konumuza da sabit olarak soracağımız klasik açılış ve kapanış sorularımızı da açıklayacağız bugün sizlere.
Yani bugün fiber sosu sohbetler yolculuğunun nasıl doğduğunu konuşuyoruz.
Evet, şimdi podcast nereden çıktı, neden böyle bir şey yapmaya karar verdik?
İlk bununla başlayalım Ceyhun istersen.
Neden böyle bir podcast yapıyoruz?
TürkNet'te her zaman hep söylüyoruz biz kendi içimizde de ezber bozmak, özgür olmak ve paylaşmak bizim DNA'mızda var diye.
Birbirimizden öğrendiğimiz, ilham aldığımız ve bunu herkes bilmeli, bizim neler yaşadığımızı, burada nasıl bir ortamda çalıştığımızı herkes görsün dediğimiz çok fazla konu oluyor.
İşte tam da bu yüzden podcast'ı başlatmak istedik aslında.
Aynen öyle yani hep beraber konuşurken ofiste kendi içimizde bunu bazılarına anlatmak da bazı arkadaşlarımıza bahsetmek de cidden çok zordu.
Umarım bu seriyle birlikte de bazen arkadaşlarımıza söylerken de bu podcast serimizi atar biraz da buradan da dinleyebilirsin diyebiliriz.
Günlük iş tempomuzda bazen kaçırdığımız şeyler de oluyor burada.
Podcast bu konuları daha eğlenceli, daha samimi bir ortamda ele almak için mükemmel bir yer, mükemmel bir format.
Üstelik bunu hem sadece iç iletişim olarak da değil herkesle birlikte merak ettiğimiz her şeyde Hep birlikte konuşuyor olacağız tüm ekiplerimizle birlikte.
Evet aslında bizim sık sık yaptığımız ama belki insanlara duyurmadığımız bir şeydi bu.
Artık herkes duysun istedik.
O yüzden bu sadece şirketici bir sohbet değil artık.
Gerçekten hepimizi ilgilendiren, hayatımıza dokunan, eğlenceli ve ilginç konuları masaya yatırmak istiyoruz.
Evet şimdi ismimiz Fiber Soslu Sohbetler malumunuz.
Farklı bir isim tercih ettik.
Bizim içimize çok sindi. Şimdi gelelim bunu nasıl bulduğumuza aslında merak ettiğinizi düşünüyorum.
Çünkü neden Fiber Soslu Kültür?
Ceyhun. Şimdi isim bulma süreci her zaman en zoru, en karmaşık süreç ve herkesin de beğeni ve tadı çok farklı olduğu için gidip geldiği bir konu olan bir olaydır
isim bulma süreci. Bizim için baya eğlenceli olmuştu.
Sancılı ve eğlenceli. Aynen.
Şimdi baştan düşündüğümüz bir sürü isim vardı aslında ama hiçbiri içimize de tam da sinmedi.
Sonra bir gün dedik ki yani hep beraberken yani fiber bizi sohbette biz o zaman fiber sosu sohbetler olsun dedik.
Sonrasında hatta şöyle bir şey oldu bu tabii yani herkesin Yemek giyişi ve tadı çok farklı olduğu için bazen de sevilmedi.
Biz de sonra dedik ki bu seçenekleri alalım ve Hulk'a soralım.
Ve Hulk seçsin bu podcast'in ismini.
Ve LinkedIn hesabımızdan bir anket çıktık.
Bu çıktığımız anket sonrasında da Hulk fiber soslu sohbetler olsun dedi.
Tam da bizim istediğimiz gibi oldu.
Bizim de zaten içimizden geçen şık fiber soslu sohbetlerdi.
Bu arada şeyde itiraf edelim yemek yemeyi seven bir ekibiz.
Aynen öyle. Bizim için sos kritiktir.
Sos yemeğin böyle lezzetli tarafını yansıtır.
O yüzden fiber soslu sohbetleri ben çok içmesin diye söyleyebilirim.
Ve güzel olan şey de şudur.
Hepimiz aynı yemeği yesek de hepimizin sevdiği sos ve aldığı tatlı çok farklıdır.
Hepimiz burada farklı soslarla beraber aynı yemeği yorumluyoruz.
Aynı yemekten keyif alıyoruz.
Bu yüzden de bu ekip bizim için.
farklı tatlardan, farklı yemeklerden keyif alan kişilerin oluşturduğu bir yerdir diyebiliriz.
Evet herkes şahsına münhasır.
Burada duyacaksınız hepimizi efendim.
Kendi tarzımızla bol eğlenceli, bol enerjili bir seri sizi bekliyor olacak.
Bir nevi podcast dünyasına fiber hızında bir giriş yapıyoruz diyebiliriz aslında.
Aynen öyle, aynen öyle. Şimdi biz ne sunabileceğimizi biliyoruz.
Peki dinleyiciler kendilerinin neleri beklediğini biliyorlar mı herif ya?
Biraz ipucu vermek ister misin? Ben kesinlikle isterim.
Bence vermeliyiz de. Ben olsam merak ederdim çünkü.
Böyle çok iddialı bir giriş yaptık.
Çünkü altını doldurmamız lazım. Şimdi efendim her ay iki bölüm olacak.
Yani en azından öyle planladık.
Bir tanesinde kültürü, değerleri konuşmak istiyoruz.
İş yapış biçimimizi. Bir tanesinde de teknoloji sohbetler yapmak istiyoruz sizinle.
Çünkü çok büyük, navhavu kuvvetli, güçlü bir teknoloji ekibimiz var.
Paylaşım yapmalarını çok istediğimiz konular var.
Her bölümde sürpriz konuklarımız olacak.
İlginç içerikler, işte beklenmedik sorular soracağız onlara.
Belki bazen terleteceğiz. Farklı gündemlerimiz olacak.
Kültür bölümlerimizde dediğim gibi biraz daha işte bizim değerlerimizi konuştuğumuz, iş yapış biçimimizi, çalışma stilimizi anlattığımız sohbetler olurken teknoloji bölümünde ne gibi konular mesela yapay zeka gibi, siber güvenlik gibi, inovasyon gibi,
veri bilimi gibi konulara yer vermek istiyoruz.
Yani burada aslında ne konuşursak konuşalım deneyeceğimiz şey bizim buradaki değerlerimiz ve sizin de burada en rahatlıkla görebileceğiniz şey değerlerimizden biri olan samimiyiz en değeridir.
Yani ekibimizin de iletişimini de buraya yansıtarak...
Kendi içimizde nasıl eğleniyorsak burada podcast'te mikrofonumuzun başında da şu an olduğu gibi de eğlenerek de bunu yapmaya devam edeceğiz diyebiliriz.
Şimdi Elif sana geliyorum.
Her konuğumuza bir soru sormayı planlıyoruz.
Klasik açılış sorumuz da bu olacak.
Diyeceğiz ki mesela Elif fiber soslu sohbet içinde neler var?
Yani... Ben bunu ilk sana sorarak başlayayım.
Yani senin için fiber sos ne demek?
Bunu duyunca aklına ne geliyor?
Şimdi bu soruyu çok düşündüm bu arada ne cevap versem diye.
Çünkü bunu belirledik öncesinde açıkçası.
Yani bazı şeyleri şu an tabii spontan yapsak da bu soru belliydi.
Düşündüm ne söylesem diye.
Herkes de farklı cevap verecek. Çünkü istediğimiz de bu zaten.
Başta söyledik ya herkes kendinden katacak o sosa bir lezzet.
Benim için galiba ilk aklıma gelen...
Ortak nokta olarak hız, yenilik ve merak derim galiba ben.
Fiber sos bence bunlardan oluşuyor.
Sohbete kattığımız ekstra tat dedik ya çünkü.
O yüzden hepimizin farklı alanlardaki merakı, yenilik, aşkı ve özgürlük tutkusu aslında bu sosu lezzetlendiriyor bence.
Aynen öyle. Sana birebir katılıyorum.
Konuşurken de zaten güzel diye araya girmişlik yaptım sana.
Bazen kültür, bazen de teknoloji.
Bazen tamamen beklenmedik bir konu olacak bunun içinde.
Ama içinde her zaman bizi düşündüren, güldüren, yeni pencere açan bir şeyler her daim olacaktır.
Konuklarımızın da yani buraya gelecek tüm podcast sürecinde misafir edeceğimiz tüm ekip arkadaşlarımızın da bu soruya farklı cevaplar vermesini sabırsızlıkla da bekliyorum.
Ben heyecanlanıyorum. Çok değişik cevaplar gelecek bence.
Ne cevap verebileceklerini şimdiden tahminle ediyorum.
Umarım bu benim tahmin ettiğim şeyler tüm dinleyicilerimizin de gülerek eğlendiği ve falan dedikleri cevaplar olur.
Hakikaten eğlenceli bir ekibiz.
Sizde de yansısını çok istiyoruz.
O yüzden ben sabırsızlıkla dediği gibi Ceyhun'un bekliyorum cevapları.
Şimdi artık yavaş yavaş bölümümüzün sonuna doğru yaklaşıyoruz.
Şimdi yolculuğumuz başladı ve bundan sonra da aslında her ay yeni bölümlerle karşınızda olacağız söylediğim gibi.
Ama kapatmadan önce yine klasik hale getirmek istediğimiz, aynen Ceyhun'un az önce bana sorduğu gibi, açılış sorusu olduğu gibi bir her konumuza yansıtacağımız bir tane de kapanış sorumuz olsun istedik.
Ben de bunu Ceyhun'u sana sormak istiyorum müsaadenle.
Triknet'te damağında en sıra dışı lezzeti bırakan anı bizimle paylaşır mısın?
Çok korkuyorum bunu sana sorarak ama çok vardır senin.
3 sene yoğun yoğun bir 3 sene.
Burası benim ilk iş yerim. Mezun olduktan sonra ve baya bir şeyler birikti.
Ofisin içerisinde, online'da, diğer farklı İzmir'de, Ankara'da falan da birikti.
Her gün ben çok eğleniyorum.
Her gün çok ilginç bir şey yaşanıyor.
Yani burada İSG anlamında ofiste bazı kurallar benden dolayı kondu.
Yani merdivenden kaymayın gibi şeyler de benden dolayı kondu.
Ama unutamadığım iki tane anım var.
İki tane söylesem olur mu? Olur.
Tamam okey. O zaman iki tane söylüyorum.
İlki benim doğum günümle Cem'in yani CEO'muzun doğum günü aynı.
Ve o gün doğum günümde böyle bizim kullandığımız bir Giga Chat kanalı var.
İkimiz biliyoruz da şimdi herkese de bilgilendirelim.
Teams kullanıyoruz. Aynen.
Mail kullanmıyoruz biz.
Mailden iç iletişimlerin gittiği bir yer değil.
Giga Chat diye bir tane Teams kanalımız var.
Daha doğrusu bir sohbet çeti.
Bu sohbet çetine herkes istediği her şeyi yazabiliyor.
Tamamen bir tıkla herkese istediğiniz mesajı atabileceğiniz bir güven ortamı diyebilirim bunun için.
Giga chat'te ilk kez birinin doğum günü kutlandı o gün.
Ve bu kişi bendim. Ve çok mutlu olmuştum.
Bunu başka bir yerde söylesen, başka bir yerde anlatsan kabul görmeyecek ya da inanılmayacak bir durum.
Yani aynı günde Sion'un da doğum günü ya da ekipten de birinin doğum günü de herkesin görebileceği bir yerde kendi doğum gününü kutlanması benim için inanılmaz, unutulmaz bir yandı.
Buradan da tekrardan tüm ekip arkadaşlarımla.
Tekrar iyi ki doğdun Cem. Çok teşekkür ederim.
Diğer de şeydi.
Bu benim ilk böyle...
Ne olacaktı zamanlarımda.
İlk işe başladığım anlar.
Dediğim gibi ilk iş yerim bura olduğu için.
Bayram hediyesi göndereceğiz.
Bayram hediyesini göndereceğimiz zamanda da çok sıkışık bir zaman.
İçine kartın tasarımını yetiştirmeyi unutmuşuz.
Kartın tasarım aklımızdan bile çıkmış.
Çikolatamı gönderiyorduk, lokumu gönderiyorduk hatırlamıyorum.
Bu da işin arka yüzüdür efendim dinleyiciler için.
Eğlenebilecekler bu hediyeler nasıl geliyor.
Arkada sancılı bir süreç var.
Arkada sancılı bir süreç var. Gözden kaçan bir nokta olduğunu her zaman sancılı bir süreç vardır.
Ondan sonra ne göndereceğimizi hatırlamıyorum ama kartın tasarımını unutmuşuz.
Ondan sonra paldır küldür hemen bir kartın tasarımını yaptım ben.
Bir tane kullandığımız bir template vardı.
Templatin üstüne bir metin beledik.
Metini koydum. Ondan sonra da İdeal İşler'deki kişiye gönderdim.
Özkan abiye gönderdim.
Ondan sonra... Sonra bir büyük sürpriz.
Sonra Özkan abi bana Whatsapp'tan şey attı.
24x48 dedi. Ben de sabah böyle tamamen zaten şey gibiyim.
Hani dalgın gibiyim. Paldır küldür ilerlediğimiz için.
Dedim abi tamam. Çünkü baktım Adoptan Image Size'ıma.
Doğru 24-48.
Hiç aklıma bile gelmedi.
Yani bunun baskı boyutunu ne olabileceğini soruyor olması falan.
Ya da ben baskı boyutunu unutmuşum zaten arada.
Sonra Özkan abi gitti geldi dedi ki şeydi matbaacı göndermiş videoyu göndermiş.
Diyor baskıya başlamışlar yetiştirecekler falan dedi.
O dönemde çok da daha da iyi tanışmıyorduk.
O an dedim abi süper. Elinize sağlık falan dedim.
Sonra bir dedi ki ya bir dedi gariplik var gibi dedi ya videoda.
Dedim abi olabiliyor yani bazen WhatsApp'taki videolarda hani sekebiliyor.
Tamam dedi. Sonra bir gitti geldi cetvel var mı sende dedi.
Dedim ki yok abi. Sonra cetveli bulmuş gelmiş dedi ki.
A4 boyutuydu galiba. A3 boyutunda poster gönderiyoruz yani böyle.
Hani biz dedi ne gönderiyoruz insana ve hiç vaktimiz yok.
Biz baya bayramın kutlu olsun'u ekibi bir hediye kartı yerine kocaman bir afişle göndermiştik.
Ve benim burada şunu deme özgürlüğüm vardı.
Yani ezberleri bozduk abi.
Normalde herkes kart gönderir, biz afiş gönderdik.
Ve o dönemki LinkedIn paylaşımlarını hele hiç unutmam.
Yani ekip de... Kimi okey demiş ya da dememiş bilmiyorum hani.
Paketi açıyor ve posteri açıyor.
Öyle çikolatayla falan çekiyor.
Ya da büküyor uzaktan çekmeye çalışıyor.
Yani ağlamaya çalışıyor o da.
Bir şey posta sığdırsın diye kadraja alsın aynen.
Baya böyle en başta bir ne olacak dediğimiz zaman sonrasında ekibin kültürü ve şirketin...
Değerleriyle çok rahat ettiğim bir şeydi.
Yani bu ilk işe başlayan için çok kaygılı olabilecek, karnına ağrılar girebilecek bir süreçken beni tüm liderlerin bu süreçte çok rahatlattı.
Hani olabilir dediğimiz bir nokta.
Yani ben bu ezberleri bozdum, afiş gönderdim deme rahatlığına bile sahiptim o dakikada.
Çünkü hata her zaman yapılır.
Önemli olan bu hatadan bir şeyler öğrenebilmek ve daha farklı bir yolu düşünebilmek.
Hep bizim için.
Bu iki anı da benim asla unutamayacağım şeyler.
Çok güzel gerçekten. Bilmeme rağmen her dinlediğimde tekrar tekrar güldüğüm bir anı.
Afişle kutlanan bayramlarınız olsun efendim diyelim.
Şimdi artık yavaştan kapatmamız lazım.
Aslında sohbetine doyum olmaz.
Kapatmak istemiyorum Ceyhun'cum.
Ama süremizin de sonuna geldik.
Şimdi tam da böyle anılarla her bölümümüzü keyifli şekilde kapatmayı planlıyoruz.
O yüzden böyle bir kapanış sorusu kurguladık.
Çünkü Fiber Soslu Sohbetler aslında anıları da tat bırakan bir podcast olsun istiyoruz.
Burada bizi dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.
Sonraki bölümlerde yine görüşeceğiz.
Bizleri yine duyacaksınız. Bol bol Fiber Soslu Sohbetler yapın diyelim.
Hoşçakalın efendim. Efendim görüşmek üzere.
Elif'cim umarım bir sonraki podcastlerde de yine denk geliriz.
Umarım Ceyhun'cum. Kendine çok dikkat et.
Hoşçakal. Sen de aynı şekilde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
