
Turknet’in nasıl Türkiye’nin en mutlu iş yerlerinden biri olduğuna kulak veriyoruz. Çalışan deneyimi, Pulse anketleri ve mutluluk kültürünü nasıl ölçtüğümüzü konuşuyoruz.
👉 Bizi sosyal medya kanallarımızdan da takip etmeyi unutma: Tıklayın
Transkript
O zaman kaydı da bu şekilde başlatabiliriz.
Ben başlıyorum. Hazır mısın abi?
Hazırım, hazırım, hazırım abi.
Herkes hoş geldi. Ben TÜKNET İnsan ve Kültür ekibinden Ceyhun.
Daha ilk kez tanıştıklarımız varsa arada bunu da hatırlatıyorum her 2-3 podcast tabi.
Burada Fiber Sosu Sohbetler adı altında TÜKNET'teki dünyamızdan bahsediyoruz.
Hem kültür hem teknoloji.
Neler var neler yok.
En şeffaf ve en sade biçimde sizlerle oluyor.
Talha Özkosif var.
İnsan kültür ekibimizin değerli partnerlerinden.
Yayın içerisinde ben bazen abi diyebilirim.
Çünkü kendisine ben abi değil.
Abi yemeğe nereye gidelim falan.
O da bana kardeşim diyebilir.
Hani böyle şey olmasın.
Ne oluyor bir anda falan olmasın.
Doğallığı devam. Aynen ağzımızdan kaçadabilir.
O yüzden de önden bilgilendireyim dedim.
Abi hoş geldin. Hoş bulduk, hoş bulduk kardeşim.
Nasılsın abi? İyidir abi, seni sormalı.
İyiyim ben de. Bomba gibiyiz. Seni gördüm, iyi oldum.
Karşılıklı abi. Abi biraz seni tanıyalım.
Talha Eskosif. Takdir ben 3 yılla gidiyorum Türk Tepkü Dünyası'nda.
Birden fazla departmanın aslında partnerliğine üstlenmiş durumdayım.
Hemen hemen 10 yıldır da sektörün içerisinde farklı farklı firmalarda görev yapıyorum bu alanda diyebilirim.
Aynen deneyimlerinden faydalandığımız bir abimiz ki.
Estağfurullah. Abi hangi, partnerlik ne demek ve hangi departmanın nereden sorumlusun sen şu an?
Abi aslında Türknet'te partnerlik...
Bence her şey demektir. Her masada, her masada varız.
Biz de deriz. Şu anda hem Kastım Ülkeler Ekiplerinin partneriyim.
Hukuk departmanı var. Network'ün bir kısmı yine bende.
Bu departmanın tamamının aslında insan ve kültür çatısı altında partner olarak her süreçten destek vermeye çalışıyorum.
Ekantopaz olarak diyebilirim yani.
Tal abi kusura bakma kombin değişikliğine gittim.
Siz rica ederim abi. Çünkü bir eşofman üstü giymişim.
O eşofman üstü de haşır haşır yapmaya başladı.
Buradan podcast çekenlere tavsiyemiz podcast çekimi olduğunda özellikle paraşüt kumaş bir eşofman üstü giymemeli.
Sana özel siyah beyaz bir eşofman üstü giymiştim ama olmadı.
Abi bugün fiber soslu sohbetimiz için ne var?
Abi bugün ne konuşacağız?
Happy Place to Work anketimizin 2025 sürecinden sonuçlarından biz neler yapıyoruz?
Aslında biraz bundan bahsedeceğiz.
Bu Happy Place to Work dediğimiz şey ise aslında bir Pulse anketi.
Kesinlikle. Çalışan deneyimi anketi.
Biz de burada en iyi şirketler arasında yer aldık.
Bunu konuşmak istedik sizlerle.
Neden bunu konuşmak istedik?
Çünkü nelere değer verdiğimizi, çalışan deneyiminin bizim için ne ifade ettiğini, özellikle de böyle bir anket yapmak bizim için nedir?
Yani burada esas çalışan deneyimini mi görmek yoksa sadece ödül mü almak?
Yani biz burada neye değer veriyoruz?
Bunu konuşmak istedik.
Sürecin mimarlarından Talha abiyle beraber.
İlk sorumu gönderiyorum. Pulse.
Yani bu Pulse diye geçiyor İngilizcesi.
Nabız anketleri olarak geçiyor.
Türkçeleştirilmiş. Birazcık daha çalışan deneyim anketi.
Bizim için ne ifade ediyor? Abi bizim için anketten çok daha öte gibi bir kavram bizim için.
Çünkü bu anket aslında bizim ekip olarak ne hissettiğimizi, hangi alanlarda güçlü olduğumuzu ve nerelerde gelişmemiz gerektiğini bize gösteren bir ayna görevi görüyor diyebilirim.
Tabii bizim kendi değerlerimizde o odamız insanın iyiliğidir ve biz bir ekibiz gibi değerlerimiz var.
Bu anket zaten bu değerlerimizi de rakamsal olarak da besleyebiliyor ve bize birçok sonuç çıkarıyor.
Başka bir deyişle şöyle özetlersem aslında çalışanlarımız bizim hem ekip arkadaşlarımız kültürü, içerideki liderliği, marka güvenini 360 derece değerlendiriyor ve bize bir takım veriler çıkarıyor.
Biz de bu verilere üzerine bir de bu sektörle kıyaslayabiliyoruz.
Aslında kısaca bir özetle Pulse bize nerede iyi olduğumuzu ve nerede gelişim odağımızın olduğunu rakamlarla, datayla ortaya çıkaran bir gelişim materyalı diyebilirim.
Aynen önümüze bir şey veriyor esasında.
Röntgen çekiyor bize bir.
Ki burada da şu. Happy Place to Work gibi, Great Place to Work gibi bunu yapan şirketler var.
Ondan sonra biz zamanında Great Place to Work ile beraber çalıştık.
Şu an Happy Place to Work ile beraber çalışıyoruz.
Onların bir soru seti var aslında.
Bu soru setinde belli psikolojideki şeylerle, anketlerle beraber değerlendiriliriz de bir güvenilirliği, bir de validitesi dediğimiz şeyler de var.
Bunlara bakarak seçiyoruz.
Özellikle burada onların soru setlerine beraber de kültürümüze dair de sorular da ekliyoruz.
Çünkü görmek istiyoruz yani burada da.
Ne noktadayız? Nasıl bir gelişim alanımız var?
Görmek istiyoruz. Dediğin gibi abi yani nerede iyi olduğumuzu ve nerede gelişeceğimizi de en iyi şekilde önümüze çıkartıyor.
Ve çıkartmaya da devam ediyor yani sonrasında devamında.
Peki çalışan mutluluğu TürkNet'te ne demek?
Nasıl tanımlıyorsun? Özgürlük bizim için çok önemli.
Aynen öyle. Biliyorsun sen de çok iyi biliyorsun.
Şortla gelebilmeliyim. Kesinlikle fikirlerimi özgürce söyleyebilmeliyim.
Bunun yanı tabii biraz daha böyle hani bir kalıp gibi söylemek istersek.
Özgür, samimi, hiyerarşiden uzak.
Bir ortamda tutkuyla işini sahiplenen bir ekibin parçası olmak demek.
Biz bunu içeride yaşatmaya çalışıyoruz ve büyük oranda da hissettiriyoruz.
Çok da güvendiğimiz kaslarımızdan biri diyebilirim.
Bu da tabii içeride şuna sebep oluyor Ceyhun.
Bu işi nasıl bir adım ileri götürebilirim diye düşünüyor herkes içerideki bu özgür bakış açısı sayesinde.
Bunu da sadece böyle sözlü olarak da bırakmıyoruz.
Örneklendireyim bunu. Geçtiğimiz sene çalışan denetim anketimizin sonuçlarından sonra...
Ekiplerimizin temas etme hissiyatı aslında ortaya çıktı.
Çünkü remote çalışıyorduk.
Devamında Ankara ofislerimizi açtık.
Peşinden İzmir ofisimizi açtık.
Ve artık oradan aldığımız sonuçlarla şu anda hibrit modelde gittiğimiz, birbirimize temas ettiğimiz ve bu aslında samimiyeti, özgür ortamı beraber paylaştığımız bir çalışma deneyimi sunmaya çalışıyoruz.
Geçen seneki anketin üstünden bazı aksiyonları da konuşalım.
Burada ikimizin de yaptığı şeyler de vardı.
Özellikle bir ekibimizin...
Skorları düşük geldi diğer ekiplere oranla.
Hem kendi içlerinde düşükler hem tüknet overalığında düşükler.
Ondan sonra nedir ne değildir diye yani bu nicel veriyi nitel veriye döndürme amacımız oldu.
Çünkü bazen de bu tip korelasyonlar da gene aynı psikoloji literatür şey vardır.
Correlation doesn't causation yani bir korelasyon varsa bunun sebebi cidden de bu olmayabilir diye de bunu görüşmek istedik.
Ve senle beraber 12 tane grupla deneyim görüşmesi yaptık.
Bu deneyim görüşmelerinin sonrası yaklaşık kaç kişiydi?
120 kişi falan? 200 kişi falan?
240 kişi. Yani her grupta bir 15-20 kişi var ya.
240 kişiyle görüşme yaptık.
Sonrasında onlardan neden düşük olabileceğine dair, hangi sorularda daha düşük olduğuna dair bunun analizini gerçekleştirdik.
Sonra da bunu konuştuk. Neden düşüktür, neden değildir?
Anonim olarak. Tüm her şey anonim olarak sergilenildi.
Tüm raporlarda. Raporların sonrasında da gelişim noktalarını belirdik ve cidden yani...
her şeyin çok şeffaf olduğu toplantılardı.
Ben buradan da tekrardan oradaki ekip arkadaşlarımıza, o 200 ekip arkadaşımıza çok da teşekkür ederim.
Yani özellikle kurumsal firmalarda bunu bu şeffaflıkta söylemek Türkiye şartlarında o kadar çok okey olunan bir şey de değil.
Aman söylemeyeyim, aman bir şey olur başıma bir şey gelir derler.
Ama TürkNet tam olarak öyle bir yerde değil.
Tekrar da onlara da teşekkürler.
Bir de müthiş yön verdiler. Aynen.
Ondan sonrasında da biz buna yönelik aksiyonları aldık ve şu an bu ekibin skorları geçen seneye göre çok yükselmiş durumda.
Senin dediğin gibi ofis açıldı.
Başka onlar için projeler yapıldı.
Kariyer yollarıdır. Diğer şeylerde.
Nerelerde tıkanma varsa bunu görebilmemize sebep oldu aslında.
Ki bu da çalışan mutluluğunu, çalışan deneyimini çok arttıran bir şey.
Çalışan deneyimimiz sadece filtişi kulelerinden değil de bunu herkesle beraber konuşabilmek gerekiyor.
Görünmeyen şeyler var çünkü.
Tamam. Bu görünmeyen şeyler var ekiplerle.
Şimdi bazen de liderler var abi burada da.
Hani lider de bazı liderler vardır.
Her şeyde belli olmasın.
Her şeyde konuşmayalım. Ekipte olan ekipte kalır gibi.
Şimdi liderler Pulse'a nasıl bakıyor?
Esasında bir röntgen yani.
Herkesin röntgeni çekiliyor. Şimdi tabii bu Pulse'dan bahsediyoruz.
Sonuçlarından bahsediyoruz. Ama liderleri bir şekilde iş için almazsak zaten aslında bu aksiyonun hiçbirini alamayız.
Bunu hem işin bütçesel kısmından bak.
Hem yöneticisel taraftan bak. Onları mutlaka...
Aslında yanımıza almamız lazım ki bu yönden biz çok şanslı bir şirketiz.
Bir kere zaten kendi değerlerimize de data ile konuşmak diye bir değerimiz var ve aslında Pulse bize bu dataları veriyor.
Liderlerimiz de bu dataları aldığı zaman ekibim hangi konuda iyi hissediyor demekle de kalmıyor aslında.
Bunun yanında ben bu bilgiyi aldım, bu bilgiyle ne yapabilirim, neyi nasıl geliştirebilirim bakış açısına sahipler.
Örnek veriyorum, birçok Türkiye'deki birçok şirkette biliyorsun kariyer yolları hep çalışana göre hep daha kısıtlıdır ve umutsuz eder.
Biz ne yaptık liderlerimizle beraber?
İçeride bunun da aslında önünü açmak için bir expertise pet yaptık.
Bu neye fırsat sağlayacak?
Kişi kendi yetkinliklerine göre expert pet de yukarıya doğru gidebilecek.
İlla bir ekip yönetmesine gerek yok.
Belki işinin çok iyi lideri olacak ve kariyerde gelişiyor olacak.
Mesela bunu liderlerimizle beraber yaptık.
Bir de şunu da söyleyebilirim.
Her bir liderimiz ekiplerimizin anlık nabzına çok değer veriyor ve takip etmeye özen gösteriyor.
Burada da... Her sene biz palsı inceliyoruz.
Buradan bir progres çıkarıyoruz.
Bu progresleri aksiyona çeviriyoruz ve bir sonraki sene karşılaştırıyoruz.
Bunu da zaten tamamıyla liderlerimizle beraber C-Level seviyesinde toplantılarla gerçekleştiriyoruz.
Aynen yani data en başına nicel toplanıyor.
Sonra bu liderlerle beraber görüşüp oradan datalar alınıyor.
Ondan sonra yaptığımız deneyim görüşmeleri varsa spesifik odak gruplarda onlarla görüşüp sonra tüm dataları birleştirip aksiyonları ona göre çıkartıyoruz.
Ki burada da şey dediğin gibi abi yani liderler de Kendileri de bu işin çok içinde.
Ve tüm aksiyonlar da esasında tüm departmanlarda çok farklı farklı.
Yani bizim sahada da ekiplerimiz var.
İhtiyaçları çok farklı. Aynen bizim net uzman ekiplerimiz de var.
Atıyorum teknoloji ekibi var.
Yani herkesin yaşantısı çok farklı.
Senin dediğin gibi herkesin ihtiyacı çok farklı.
Ve buna yönelik adımları stratejik atmaya çalışıyoruz.
Ve bunu en iyi yapabildiğimiz noktalardan da biri yani.
Özellikle Pulse'dan yön alarak gittiğimiz şeylerde.
Senin bir önceki soruda söylediğin gibi aslında ekiplerimizin içerisinde olduğumuz için ihtiyaçlarını anlayabiliyoruz.
İhtiyaçları farklı. Buna göre de liderlerimize aksan alabiliyoruz.
Abi harika. Peki tamam her şey çok güzel.
Sanki böyle %100'müşüz gibi bir anlatım oldu.
Ama tamam bu şu an mutlu bir iş yeri.
Ödülü aldı. Bizim için çok bir şey ifade etmiyor.
Bizim için önemli olan buradaki anketi yapabilmekti.
Ama teşekkürler Happy Place to Work bizi bu şekilde de ödüllendirdiği için.
Mutlu iş yerini bize daha nasıl...
Güçlendirmeyi planlıyoruz.
Senin dediğin gibi okey ödülümüzü aldık.
Ama mutluluk kavramı özellikle bizim ülkemizde çok sık değişiyor Ceyhun.
Bugün mutlu olduğun şeyde biz yarı mutlu olmayabiliriz.
Mutluluk kavramı bambaşka yerebilir.
O yüzden ödülü aldık bitti diye bir kavram yok.
Bakalım seneye bizi hangi mutluluk gerekçeleri bekliyor olacak.
Bunun peşine gidiyoruz.
O yüzden de şöyle ilerliyoruz.
Bu her ankette çıkan sonuçları örnek veriyorum 2024 anketinde çıkan sonuçlardan sonra biz ne yaptık?
Arkadaşlarımızın ihtiyacını gördük.
Topluklar oluşturduk.
İşveren markamızı daha görünebilir kıldık.
Yapay zeka eğitimlerini devreye aldık.
Ayrıca özellikle gelişim ihtiyacı görülen gruplarla workshoplar yaparak onları daha detaylı dinliyor ve beraber aksiyon çıkarıyoruz.
Bakalım 2025 anketimizin sonucundan sonra ödülümüzü almış olabiliriz ama aslında maraton bitmiyor.
Yine önümüzdeki senede bu anketten önce çıkacak bir sürü ödevimiz var.
Bunları da hayata geçirerek yapacağımız hem aktivitelerle hem kariyer yollarıyla aslında.
yarışın içerisinde kalacağız. Aynen öyle yani.
Çalışan deneyimi dediğimiz şey de zaten şirketi ilk gördüğün anda son çıktığın ana kadar olan algı ve her an bunun içindesin.
Biz de şu an sana bir deneyim yaşatıyoruz aslında.
Bu masaya oturduğunda iyi bir masada mı oturuyorsun?
Bir podcast çekimi, senin için bir deneyim.
Burada bir ekip çalışanı, ekip arkadaşı olarak memnun musun bu süreçten?
TürkNet sana bu anlamda iyi bir deneyim sundu mu, sunmadı mı?
Mikrofonlar iyi mi? Ondan sonra hani Cidden iyi bir ortamda mısın gibi.
Bunu da şu an yaşıyoruz. Şimdi aşağı ineceğiz.
Aşağıda içtiğin çayla bir çalışan deneyimi.
Aynen öyle. Dün çay çok iyi olmuş olabilir.
Dün inanılmaz demlemiştir Cevdet abi çayı.
Ve inanılmaz bir çay içeriz.
Ama bugün Cevdet abi çaya bir tık fazla koymuş olabilir.
Ve bu da deneyimi etkileyen şeylerden biri olacak.
Bu yüzden yaşayan bir maraton abi.
Senin dediğin gibi de. Ya özetlesek ne diyebiliriz mesela?
Aslında mutluluk bitmeyen bir serüven abi.
Hiçbir zaman da bitmeyecek. Ama şuna inanıyoruz biz.
Mutlu bir çalışan eşittir.
Mutlu bir TürkNet. Bu mantalitede gittiğimiz sürece de kendimizi geliştirmeye devam edeceğiz.
Bu mantıkla da mutlu bir müşteri.
O zaten direkt işin kazanç kısmına.
Oradan geliyor. Peki abi son soru öncesi son soru.
Pals sonuçlarının gerçek hayata geçtiğini, gerçekten bunun bir etkisi var.
Yani ekipteki kişilerin biz bunu dolduruyoruz ama ne oluyor demediğini ekip arkadaşlarımız nasıl hissediyor?
Zaten aslında en kritik nokta burası.
Bütün bu çabaları ekip hissetmediği sürece biz sadece kendi kendimizi avutur ve bir işler yapıyor oluruz.
Bu çok kritik bir nokta.
Biz bununla ilgili mesela neler yapıyoruz?
Yaptığımız her şeyi Teams'de bizim Giga Chat kanalımız var.
Burada tüm çalışanlarımız var. Giga Chat duyuru kanallarımız var.
Buradan aslında tüm arkadaşlarımızı yaptıklarımızla alakalı bilgilendiriyoruz.
Bunun yanında belli aralıklarda townhall'lar yapıyoruz.
Güçlü alanlarımızı, gelişim alanlarımızı ekiplerimizle konuşuyoruz.
Onlardan geri bildirimler alıyoruz.
Ve aslında sonraki yolumuzu belirliyoruz diyebilirim.
Yani şöyle diyeyim.
Hem takip hem gelişme odağını kaybetmemek adına aksiyonlarımızı tüm genel müdür adımcılarımız ve ekip liderlerimizle birlikte belirliyor.
Ve aslında bunları takip edip hayata geçiriyoruz.
Bu hayata geçirmelerimizde bizim şirket içeriği sosyal kanallarımızı diyeyim.
Bunların hepsini de aktif olarak paylaşıyoruz.
Abi böyle sanki bir ekipten senin ekanttaki biri ya.
Talha ya biz bunu doldurduk ama ne olacak bunun?
Sonra şeyini cevaplıyor gibi oldu.
Alışık olduğum bir cevap.
Evet evet evet bu çok fazla şey.
Ekranlarımızda bunu anlattığımız için bana şey bu sefer çalıştığım yerden geldi.
Yani şöyle bir anlamda.
Şimdi ekibi atarken de bunu paylaşırken de sonunda ödül var gibi hiçbir şey söylemiyoruz.
Yani gelen mail de zaten bu şekilde gelmiyor.
Çalışan deneyim anketi olarak gidiyor.
Ve ekip şunu biliyor. Ekip buraya bir şey yazdığında bir sonraki sene...
Evet hedefte bu olacak. Bunun iyileştirilmesini istiyorum ben diye yazıyor.
Ve bunu da asla da bir fren ya da sonunda ödül var arkadaşlar.
Aman yapmayalım falan dediğimiz bir nokta olmuyor.
Çünkü duyabildiğimiz en net ve dataya dökebildiğimiz en güzel olan burası bizim için.
Ve bu yüzden de bunu asla dediğimiz gibi en başından beri ödül bizim için çok önemli değil.
Ama bizim için önemli olan sesi en şeffaf ve yüksek şekilde duyabilmek.
Ağırlıkları görebilmek. Yani en çok neye ihtiyaç var ağırlığını görebilmek.
Birileriyle görüşeceksek kimlerle görüşebileceğimizi, o daha detaylı bilgiye ulaşabilmek, nelerin gelişebileceğine dair.
O yüzden de hani esasına bakıldığında, ödül bazına bakıldığında bir dezavantaj bu.
Ödül zaten anlık bir şey.
Arkadaşlar beş basın, beş basın.
Bunu yapan şirketler de var biliyoruz.
Arkadaşlar beş basın, beş basın falan diye.
Ama bunu yapan tarafta değil, bunu duymak isteyen taraftayız.
Özellikle hani... Cem de ödülü aldıktan sonra da şey söylemişti yani iletişimine çıkarken de ödül aldık iletişiminde.
Hani bir sonraki sene gene devam nasıl hissediyorsak nasıl düşünüyorsak öyle oylamaya devam edelim dedik.
Yani bu şekilde de en mutlu iş yerleri arasında yer aldığımızı da belirtmiştik.
Bu anketin zaten bizdeki değeri de bu.
Yani ödül sonunda aldığın bir şey.
Eğer sen sürdürülebilir bir gelişim hayata geçiremezsen seneye ödül de yok.
Haliyle biz bunu takip ediyoruz.
Bunu geliştirmeye çalışıyoruz.
Başta da söyledim ya o bizim için bir maraton.
İnşallah daha da geçerek devam edeceğiz.
Ki bu ödül daha güzel.
Daha hak edilmiş bir ödül.
Diğeri dopingli gibi çıkmışsın gibi olur.
Abi teşekkürler. Son sorum şu.
TürkNet'te damağında kalan en lezzetli anılardan biri.
Bu süreçte mi TürkNet hayatında mı?
TürkNet hayatında. Tek bir şey söylemem mümkün değil.
Şu benim hep tadı damağımda sürekli olan bir şey.
Burada özgürce...
Kademe fark etmeksizin bütün liderlere fikirlerimi özgürce dile getirebilmek.
Katılmıyorsam katılmıyorum diyebilmek.
Ve ben katılmıyorum dediğimde buna kimsenin şaşırmaması ve gayet doğal karşılaması.
Yani fikirlerimi, projelerimi özgürce her kademede dile getirebiliyor olmak.
Ağzımda kalan değil devam eden bir tat diyebilirim.
Biz Tal abi ile ekibin genelde şeytan avukatıyız.
Bir şey olduğunda yeter artık susalım da karara gidelim.
Yeter artık çok konuştunuz diyen tarafta.
Ne yapıyoruz şimdi? Ne yapıyoruz şimdi?
Bunu da en net yani en şeffaf şekilde söyleyebiliyor olmak bizim eğlendiğimiz en keyif aldığımız şeylerden de biri.
Özgür hissettiriyor abi. Aynen.
Abi teşekkürler katıldığın için.
Ben teşekkür ederim abi zamanında.
Senle pals konuşmak. Umarım Pulse'a verdiğimizde herkes tarafından anlaşılmıştır.
Bunun niyeti içerisindeyiz.
Çünkü çok fazla değer veriyoruz buna.
Ve eğer sektörde beraber ortak görevlerde bulunduğumuz kişiler varsa da onlara da aynısını öneririz.
En şeffaf şekilde Pulse'dan yararlanmayı eğer bir noktada bir grupta farklı bir ses, farklı bir korrelasyon varsa da onlarla deneyim görüşmeleri yapmanızı öneririz.
Biz bunun çok faydasını gördük.
Daha mutlu. Ekip arkadaşları, daha mutlu iş yerleri, daha mutlu sektörler.
Hepimiz daha mutlu oluruz. İnşallah.
Çok teşekkür ediyorum. Abi teşekkürler.
Ben de daha mutlu oldum.
Sen de beraber olduğu için. Kendinize iyi bakın.
Görüşmek üzere. Sonraki podcastlerde bir araya geliriz.
Bye bye. Görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
