
Açık Mikrofon: Kim Varsa Geldi, Sohbet Başladı
23 Temmuz 2026 · 21 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Bu bölümün konuğu da konuşacağımız konular da önceden planlanmadı.
Ofiste o an kim müsaitse mikrofonun başına davet ettik. Doğukan geldi, Selçuk Abi bize bir şarkı söyledi, Gözde uğradı, Yusuf sohbete dahil oldu... Konuştukça yeni konular açıldı, yeni hikâyeler geldi.
Turknet kültüründen kariyer yolculuklarına, ofiste yaşadığımız eğlenceli anlardan günlük sohbetlere kadar tamamen spontane ilerleyen, bol kahkahalı ve samimi bir Açık Mikrofon bölümü seni bekliyor.
Transkript
Doğukan, Doğukan gelsene.
Evet arkadaşlar hoş geldiniz.
Bugün farklı bir podcast çekiyoruz.
Açık mikrofon yapacağız.
Hande ile beraber ofisten herhangi birini çağırıyoruz.
Ve onunla beraber çekim yapacağız.
Doğukan'cığım gelip oturur musun şuraya?
Başına geleceklerden habersiz.
Bu arada cidden rol müydü?
Doğukan'ı çağıracağımı tahmin ediyor muydunuz?
Bugün bu podcast'e, bu açık mikrofonda bunu deneyimleyeceğiz yani.
Yapacak bir şey yok. Alelade birini çağırıyoruz ve bir anda podcast'e davet ediyoruz.
Renk değişikliğinden belli. Aynen öyle.
Yani her zaman söylediğimiz gibi biz doğallıktan, şeffaflıktan ve samimiyetten yanayız.
Böyle de bir kurgu yapalım dedik Berke'yle beraber.
Ondan sonra açık mikrofon olsun, ofisten birilerini çekip konuşalım, sohbet edelim.
Ceylan artık ofiste herkes seni görünce kaçıyordu ya, bana bir şey mi soracak diye.
Bu sefer burada podcast çekimi olduğunu görünce herkes buradan uzaklaşarak kaçacak galiba.
Doğukhan'cığım hoş geldin. Hoş bulduk.
Nasılsın? Hoş bulduk Hande.
Selam. İyiyim sen nasılsın?
İyiyim ben de. Öncelikle ilk açık mikrofon konuğumuzsun.
Seni tebrik ediyoruz. Şak diye de geldiğin için de.
Ben de kendimi tebrik ediyorum. Arkaya bir efekt ekleyebiliyor musun?
Arkaya efekt de ekleriz.
Doğukan yeni baba oldu bu arada.
Aslan değil mi? Çocuğun ismi.
Evet. Bayağı hakimsin.
Hakim. Ekipteki. Özellikle seni de sevdiğim için de hakimim.
Teşekkür ederiz. Evet Doğukan. TürkNet'te ne iş yapıyorsun?
TürkNet'te proje yönetimi takımın ilerliği görevini üstleniyorum.
Uzun bir zamandır. 10 senem dolmuştu değil mi?
Evet yakın zamanda 10 senem doldu.
Aslında şu anda da...
32 yaşındayım. Çok genç bir yaşta Türknet çatısında buluşma imkanım oldu.
Hatta jünyörlük olarak bir göreve başlamıştım.
Senin fotoğraflarını falan da gördük biz kıdem töreninde.
Ama artık daha iyiyiz. Daha iyiyiz.
Ergenlik diyebiliriz o zamanki halimize.
Uzun bir zamandır kurumsal segmentte proje yönetimi, takım liderliği görevine üstleniyorum.
Kankacığım seni tebrik ediyorum.
Seninle beraber çalışmak çok büyük bir keyif.
Sizinle de çalışmak çok büyük bir keyif.
Özellikle Ceyhun Hande bu noktada bizi fazla fazla şaşırtabiliyor.
Evet. Şu an olduğu gibi seni ilk kez böyle görüyorum.
Heyecanlandım. Ben de. Vallahi seni ilk kez böyle görüyorum ama bence çok tatlısın şu an.
Çok daha mı? Hiç böyle düşünmemiştim gelirken.
Nihayet alımları görüşüyorduk ama başka bir yere geldik onu şu anda.
Kankacığım peki hayatın nasıl gidiyor?
Böyle dışarıdan... TÜKNET'in sayfasını falan gördüğünde sence hem içeriği doğru yansıttığımızı düşünüyor musun?
Bir aday TÜKNET'i gördüğünde ciddi olduğu gibi görüyor mu?
Aslında şu an tam doğru konunun üzerine de geldiği gibi.
Biz az önce sektördeki daha doğrusu sektöre aday intern arkadaşlarla da görüşüyorduk.
Bugün de 2-3 tane görüşmemiz oldu.
Onlardan da aldığımız bu yansım aslında sadece bir ISP olarak değil son zamanda teknoloji şirketi olarak da öne çıktığımıza yönelik geri bildirimleri dışarıdan görmek yani içeride biz bunu deneyimliyoruz ama dışarıdan bunu
deneyimleyeni duymak daha da mutluluk veriyor.
Aynı zamanda sadece sosyal medyada bunun şeyle kalmadığını kişilerden bunu doğrudan duyduğumuzda da etkilerini hissettiğimizi birebir ben son 2-3 gündür iyice tecrübe ettim.
Ki sosyal medyadaki paylaşımlarımız olsun.
Gerek LinkedIn'in gerek Instagram üzerinden gayet de etkileşimlerimizle de birlikte iyi seviyeye gidiyoruz.
Güzel. Reklamlarımızla birlikte de.
30. yılı sevdin mi reklamı?
Evet sevdim. Akif. Özellikle oyuncumuzla.
Peki şeyler nasıl gidiyor?
Mülakatlar nasıl gidiyor? Mülakatlara neye değer veriyorsun?
Mesela hani seni hazır almışken şu an TN Generation adında bir staj programımızı açmıştık.
Bu staj programımızın işte başvurularını tamamladık.
Bununla hatta YouTube'da canlı yayında falan da anlattık.
Yani tüm adaylarımıza ilgisi olana.
Ki çok yüksek bir ilgi olduğunu da duymuştuk.
Ve sonra devamında bir mülakat aşaması oldu.
Bunu video mülakat şeklinde alıp yapay zeka ile beraber analiz edip sonra partner ekibimiz üstünden geçti.
Ondan sonra mülakat aşamasından geldik.
Nasıl gidiyor mülakatlar? Nelere değer gösteriyorsun?
Şu anda aslında intern tarafında bizim başvuran adaylarımızın birçoğu kendini bu pozisyonda bir nevi geliştirmek isteyen kişiler.
Yani bir kısmı network'ü.
Merak ediyor bir kısmının farklı konularda yetkinliği var ama en önemlisi bir teknoloji firması olarak bizi dışarıdan görüp bu noktada bir gelişime ortaklık edebilir miyim?
kısmını düşünüyorlar. Biz de aslında bu süreçte onlara günün sonunda ne öğretebiliriz kısmını da değerlendirip bir sonuca varmaya çalışıyoruz.
En önemli kısım burada aslında kişinin motivasyonu, isteği, arzusu.
Çünkü bir teknik know-how bekleyemezsin.
Ama artık üniversitelerde o kadar çok program var ki bazı kişilerde gördüğümüz şeyler bizim teknik taraftaki çalışan arkadaşlarımıza karşılık bile gelebiliyor.
Yani duyduğum bazı teknik kriterler karşısında şaşırdığım bile oldu.
Bu noktada aslında üniversitelerin Bu donanımıyla birlikte iç taraftaki bizim intern jenerasyon programıyla da pekiştirip onları TürkNet kültürüne almaya çalıştığımız küçük bir alım grubumuz olacak.
Bu noktada da en büyük kısmımız aslında motivasyon.
Motivasyon tarafında ön plana çıkan arkadaşları ki iletişimin kuvvetli arkadaşları biraz daha ön plana çıkarmış durumdayız HR tarafıyla.
Oğlum biz seninle podcast falan yapalım. Evet yani ne güzel anlattın.
Sen seni anlatırken ben de böyle eklemeler yapmak istiyorum.
İçimden şey falan geliyor. Projelerden de biraz.
Az önce Nilay'la yapıyorduk onu.
Bir Nilay söze giriyordu, bir ben giriyordum ama mikrofonu kaldırmadan beklemiyordum.
Ama cidden iyisin bu arada.
Seninle bir podcast yapalım. Haberli yapalım.
Haberli yapalım. Şimdi Doğukan'a soracağım bir soru var mı?
Tamam. Az önce söyledim ya, Doğukan'a anlatırken aklıma şu geldi.
Aslında bizim intern projesini de, bu projeyle ilgili bir şey olacak ama söylemeden geçmeyelim.
İnternleri gerçekten şirkette çok değer verildiğinin altına çizmek istiyorum.
Ve biz intern alırken sadece intern arkadaşımız gelsin burada staj yapsın değil de bir proje...
bazında alıyoruz. Orası çok kıymetli.
Yani buraya geldiğinde hangi projede ne üzerine çalışacağı belli oluyor.
Ve bunu ilk görüşmeden itibaren konuşuyoruz.
Eğer arkadaşımızın da ilgisini çekerse aslında birlikte bir yol yürüyoruz.
O anlamda inanılmaz kıymetli geliyorum.
Yani bizim burada da konuştuğumuz görüşmeler arasında sadece operasyonel süreçler değil, bir operasyona katkı sağlamak değil.
Bu operasyonu geliştirilecek.
Günün sonunda bir verimlilik çıktısı alabileceğimiz görüşmelere gitti bunun sonucunda.
Arkadaşlarda da bu noktada en ön plan...
olan kişilere yani aslında şöyle düşündük bir kısmınızla da elemek de şu an çok zor.
Çünkü çok fazla ön plana çıkan arkadaş var.
Bu da yetkinliklerin son dönemde iyice arttığını bir yandan da teknoloji sektörüne olan artışı da gösteriyor gibi.
Dışarıdan da bunu gözlemleyebiliyoruz rahatlıkla.
Kankacığım ben sana teşekkür ederim.
Özellikle bana güvenip şak diye buraya geldiğin için.
Her zaman. Bence beklenmedik ve iyi bir performans.
Doğukan'a buradan ben iyi bir alkış alırım yani.
Bravo. Teşekkür ederim.
Katıldığın ve geldiğin için çok teşekkürler.
Teşekkür ederim. Görüşürüz.
O zaman başkasını çekelim. Gözde gelir misin?
Gözde gel. Gel gel gel. Gel gel gel.
Aytaç abi. Teşekkür ederim.
Gözde birkaç dakika bizde.
Doğukan sağ ol. Açık mikrofon yapıyoruz.
Süper. Merhabalar. Hoş geldin.
Hoş bulduk. Hayır toplantıdan çıktık şimdi.
Nefes bile alacak vakit vermiyorsun.
Ama teşekkür ederim şak diye de geldim.
Sizi söyleyince boynunuz kıldan ince efendim.
Nasılsın Gözde? İyiyim teşekkürler.
Açık mikrofon yapıyoruz podcastlerin.
Böyle yeni bir kurgu gibi.
Ofiste kim varsa onunla beraber bir sohbet.
Ay bana denk gelmesi çok güzel oldu.
İzliyordum izliyordum ama hiç biz.
İşte şimdi sana da denk geldi.
Evet biz de sen almıyoruz.
Tamam harika. Evet Gözde seni tanıyalım mı?
Evet. Fiber planlama ekibinin lideri.
Biz ihtiyaç mahallelerinin.
Yani yatırım yapılacak mahallelerin planlamasını yapıyoruz.
Hangi alanı seçmeliyiz?
Türkiye'nin genelinde alanları belirliyoruz.
İlgili ekiplerimizle paylaştığımızı konuşup yatırım yapacağımız mahalleleri belirliyoruz ve imalat aşamasına devrediyoruz.
İşte o kişi geldi.
Adres mi soracaksın? Şehir yok.
Benim eve girecek mi?
Benim eve gelecek mi? Ne zaman gelecek?
Bilmem ne ilçesi, bilmem ne mahallesi.
Aynen öyle. Yan sokağımda var, benim sokağıma da gelecek mi?
Aynen, biraz önce de aynısı geldi.
Ben de ben de ben de attım işte bana da adresler geliyor.
Mesela şeyde hani arkadaşlarımdan geliyor.
Bizim eve de gel edebilir mi falan diye ben de hemen ilgili ekipleri gönderiyorum.
Dolkan'a gönderiyorum falan.
Dolkan'a bize geliyor. O da size gönderiyor.
Ondan sonra ona bakıyorsunuz.
Gözde neye dikkat ediyorsunuz?
Neye dikkat ediyoruz? Bilinirliğimize dikkat ediyoruz aslında.
Yani bizi tanıyan bir mahalle varsa orada zaten potansiyel orada.
Yani bizi zaten tanıdıkları için daha kolay yaygınlaşabileceğimize hem de kendi müşterilerimize Daha yüksek hız verme amacımız var.
Yani müşteri bizim müşterimiz ama ona yeterli sayıda megabayt verebilmemiz için biz de daha yüksek gigabayt boyutunda onlara hizmet vermek istiyoruz.
Bu sebeptedir ki önce müşterilerimize erişmek istiyoruz.
Ondan sonra taleplerimize bakıyoruz.
Gigafiber talepleri oluşturuluyor web sayfamızda.
Onlar bizim için çok kıymetli.
Nerede bizi istiyorlar? Nerede daha çok talep var?
Bizi görmek isteyen müşterilerimiz ya da müşteri olmayan kişilerden keza aynı şekilde.
Nereden talep varsa. oralara yönelmeye çalışıyoruz.
İki kriter sayıp bırakacağım.
Ama kriter çok. Aynen.
Yani şey gibi. Bize yazmadan önce önce bir komşularınızı da ikna edin.
Onlar da başvursun. Mahalleniz de başvursun.
Biz bir görelim değil mi yani?
Kesinlikle öyle zaten ona yönelik kampanyamız da var.
Arkadaşını getir kampanyamız var.
Gigafiber istiyorumlar var.
Gigafiber istiyorum hem de arkadaşını getirirsen bir ay bedavası var karşılıklı olarak ve bence bu çok iyi bir kampanya.
Hem birbirleriyle de komşuluk ilişkilerini güçlendiriyorlar.
Benim kodumu kullanırsan sen de bir ay alırsın ben de bir ay alırım gibi.
Hem de daha yüksek hıza erişmiş oluyorlar.
Bizde kota yok zaten sınır yok.
Hız yüksek. Daha ne?
Daha ne olsun? Fiyatımız sabit.
Peki TürkNet'te nasıl bir hayatın var?
TürkNet'te nasıl bir hayatım var?
Hızlı bir hayatım var.
Gündemin yoğun bir... Hem liderlik hem annelik.
Evet. Ondan sonra planlama ekibinin liderliğini yapıyorsun.
Evet. Bir noktada. Bir yandan da evin liderliğini yapıyorsun.
Oralar biraz evet.
4-5 yaşlarında falan.
Evet. Bir kızım 7 yaşında.
Oğlum da 2,5 yaşında.
Aynen. Evden çalışmaya birazcık aslında alışmış oldular.
Benimkiler küçük olduğu için pandemi sürecinden beri hep evden...
çalıştığımız için. Çocuklar alışkın bu sürece.
Ama tabii ki yönetme kısmı biraz karışabiliyor evde.
Hayat akıyor. Evet hayat akıyor.
Ama yaptığımız işler çok güzel.
Çok tatmin edici.
Bir sürü eve dokunuyoruz.
Bir sürü insana dokunuyoruz ve bire bir müşteriyle aslında dokunabiliyoruz.
Bu çok tatmin edici. Orada bir lise öğrencisi.
Ben işte ödevlerimi yapacağım.
Gerçi biraz duygusal gibi giriyor olabilirim ama gerçekten böyle.
Bir müşteri yazdığında ya ona nasıl yapabiliriz?
Nasıl evine hizmet götürebiliriz?
Gerçekten canlı böyle çok örnek yaptığınız için ben bir anne olarak da belki çok duygusal bakıyorum ve çok hoşuma gidiyor.
Yani o çocuğa ben internet götürebildim.
İnşallah yararlı bir şekilde kullanabiliyordur.
Ama sonuç itibariyle böyle direkt birebir müşteriye erişebiliyor olmak çok değerli ve çok haz verici bir şey.
Ben yoraya götürebildim diye biliyorsun.
Bizim geçen gözdeyle şeyimiz olmuştu.
Şimdi 23 Nisan için ben özel bir iletişim kurdum.
Ondan sonra çocuklara da bir şey yapacağız.
Esasında bunun bir cover storiesi de var.
Bunu anneler günde görürüz esasında.
Attığım formun esasında.
Neden öyle oldu? Sana değil de başka şeyler hizmet ettiğini.
Bizler yolda. Ondan sonra Gözde şey yazmıştı bana.
Teşekkürler çocuklarımızla düşündüğünüz için.
Esasında onlar da bizimle beraber çalışıyorlar.
Aynı evin içerisinde demişti.
Evet çok teşekkür ediyorum sana da düşündüğünüz için.
Güzel anılarımız var yani. Evet.
Çünkü çocuklar da ister istemez bizim yanımızdalar.
Hayvan hakları ile ilgili de aynı şekilde yapmışsınız.
Şimdi çocuklarla da yapıyorsunuz.
Kedilerle insanlar böyle fotoğraflarını paylaştılar köpekleriyle.
Ben de diyorum ki biraz tuhaf bir benzetme oldu ama benim çocuğum da sürekli bilgisayarın yanında.
Ama ben onu paylaşamamıştım mesela.
Tabii sonra sana attım özelden.
Başkasına vermeyelim diye ama.
Öyle geldi. Benim çocuğum da bir nevi çalışıyor gibi çünkü.
Evde ister istemez maruz kalıyor, duyuyor, ediyor.
Ama özet olarak Türk nette çalışmam.
Çok keyifli, çok heyecan verici.
Yeni gelecek arkadaşlar varsa buyurun bekleriz.
Senin sorun var mı Gözde'ye? Soru değil de Gözde'nin anlattıkları bende şunu hissettirdi.
Yani aslında bir fırsat eşitliği sunmak gibi değil mi?
Hani Anadolu'da herhangi bir yerde ya da işte gittiğimiz yerde bir çocuğun hayatına dokunmak.
Onun o manevi hazı gerçekten inanılmaz güzel.
Yani elde ettiği internette belki hayatında bambaşka fırsatları yakalayacak.
Şimdi farklı şehirlere de gittiğimiz için de iyice bu esasında Anadolu'ya yayılma kısmı.
Yani bir İstanbul'a esprisi değiliz asla.
Aynen Türkiye'nin çoğu yerine de geçmeye de başladık.
Farklı ilere de gidiyoruz. Farklı ilere gittiğimizde de oradaki de öğrenci potansiyelleri tabii ki bizim için kıymetli.
Diyorum ya bir de gerçekten farklı bir ilde de olsa biz burada işte bir proje yapacağız ama internetimiz çok zayıf dediğinde biz gerçekten yani Cem Bey'in de yaklaşımıyla birebir direkt ilgileniyoruz ve direkt oraya ne yapılabilir?
Gerçekten çözüm ne? Anlık orayı nasıl çözebiliriz?
Devamını da keza aynı şekilde nasıl ilerletebiliriz diye düşünüyoruz.
Gözde senin podcast aracılığıyla söylemek istediğin şeyler var mı?
TürkNet'i tercih etsinler gerçekten.
Canla başta çalışıyoruz.
Biz çok emek veriyoruz.
Onların isteklerini, taleplerini bize isteyen kişilere ulaşmak istiyoruz.
Başka ne diyebilirim?
Ne istersen. Açık mikrofon.
Ne diyeyim bilemedim. Çocuklarıma selamlar.
Youtube'da yayınlanacak bu arada. Yok ya. Biraz saçımı başımı düzelteyim.
Direkt şeyden çıktık. Cem'in yanına geldik.
Kırmızıydım birazcık. Başka bir şey diyemiyorum.
Sizlere teşekkür ediyorum.
Biz teşekkür ederiz.
İyi çalışmalar diliyorum.
Evet sırada kimi çağıralım?
Aa geliyor. Bir biri daha kapıyı açtı geliyor.
Selçuk abi buraya.
Lütfen. Lütfen. Bak beni çok üzersin.
Oturmazsan beni çok üzersin.
Ben çok üzülürüm. Sadece mesajımı konuşmak üzere değil.
Gel. Tamam bu sesimle arkadaşlar affınıza sığınıyorum.
İşte Selçuk Güller geldi. Olmasa mektubun.
Yazdıkların olmazsa Kim inanır senle Ayrıldığımıza Sanma
unutulur Kalp ağrısı zamanla Her şeyi unutarak Yaşanır
sanma Neydi bir arada Tutan şey ikimizi Neydi
birleştiren neydi Ellerimizi Ah Cevdet abi ah.
Bırak bana anlatma İmkansız sevgimizi Sevmek birçok şeyi
Gözle almaktır Ya
abi maşallah ya.
Harika şu bir an podcast'ten.
Eğlence. Buradan yeni türküden bazı kısımlar için özür diliyoruz.
Aynen. İnanılmaz bir an yaşandı burada.
Selçuk abinin gelip şarkı söyleyeceğini ben de tahmin etmiyordum ama sesi çok güzeldi bu arada.
İnanılmaz türkü de söyler. Abim benim ya.
Ama nasıl efil efil geldi bir anda.
Cevdet abi olsaydı iyi olurdu.
Darlanıyorum dedi. Cevdet abi bizim ofisimizden sorumlu abimiz yani şeyde.
Evet. Cevdet abiye bayılırız ve her video çekiminde de bir şekilde Cevdet abiye de döndürmeye de çalışıyoruz bunu.
Cevdet abi her şey diyor ya ben ünlülükten sıkıldım falan.
Hatta onboarding kısımlarında bir tane böyle görevimiz var.
Bu görevlerden biri de işte Cevdet abiyle, Doğan abiyle, Aysel ablayla fotoğraf çekindi.
Cevdet abi onboarding zamanları görün burada.
Yani böyle süperstar.
gibi gözüne. Evet fotoğraf mı çekilecek?
Evet tamam çekilecek. Hayda bir Cemil Tatlı'yla fotoğraf çekilen ekip arkadaşlarımız var burada.
Yusuf olabilir. Yusuf.
Yusuf da çok komiktir bu arada.
Gelsene. Seni komik diye anlattım.
Çok komik bir arkadaştır diye.
Umarım komiklik yaparsın.
Ama komiklik yapacağım diye de şakaya da bizi maruz bırakıyor.
Görüntü var. Görüntü de var.
Ses de var. O zaman tipini neyi düzeltip geldin?
Belki görüntü var da. Görüntü var.
Yusuf hoş geldin. Hoş bulduk.
Nasılsın? İyiyim siz nasılsınız?
İyiyiz biz de sağ ol. Seni burada ağırlıyor olmak çok büyük mutluluk öncelikle.
Hiç yüzünden öyle hissettirmiyor ama.
Nasıl hissettirmiyor? Şuradan bağır çağır çağırdım seni.
Kimse yoktu oğlum geride. Kaka yapıyor.
Teşekkür ederim. Seni tanıyalım biraz.
TÜKNET'te ne iş yapıyorsun? Sen bayağı bir senedir de buradasın.
Ben network uygulamalarında destek veriyorum network arkadaşlarına.
BTK kaliteleriyle ilgili ölçüm testlerinden.
uygulamasını yönetiyorum. Onun dışında da ufak tefek RG işleri çıktığı zaman benim yönetebileceğim, ben ilgileniyorum.
Yani iş sürekli dinamik olduğu için tam olarak şunu yapıyorum diyemem.
Diyemiyor. Bunu hiçbir zamanda diyemiyoruz.
Diyemiyoruz. Her zaman şey diyoruz.
Önde bilgisayarında sen ne yapıyorsun diyoruz.
Anlatamam. Anlatamam.
Söyleyemem. Aslında hedeflerim de tabii ki o dönem ne yaptığım yazıyor.
Performans sistemi. Performans sistemi var.
Ama böyle gizemli insanlara söyleyemiyorum.
Söyleyemiyor falan. Sen kaç sene buradasın?
11 sene oldu benim.
11 oldu. Evet. Teknik uzman olarak girmiştim.
Şimdi net uzman oldu. Oradan lead olmuştum.
Bir ara eğitim birimiz yoktu o dönem.
Sen bilmiyorsun tabii.
Eğitmen olarak Batman'da uşakta görev almıştım.
Net uzman tarafından. Evet.
Ondan sonra proje yönetimine geçtim.
Aybay Erbaşı vardı. Aynen.
O zaman da yetki matrisi vesaire şeylerle uğraştım.
Şimdi de network.
Aslında RG'deyim. Yeni de RG tarafına geçtik.
Dijitalizasyon ekibinin. Aslında veriyi daha çok dijitalleştirmeye yönelik işler yapıyoruz.
Bak yine işimle ilgili şeyler çıktı.
Dört sol dört bacak ya.
İsviçre çakı isteyebilir misin?
Yok değilimdir ya.
O kadar da abartmaya gerek yok.
Yusuf'un bir şeyi vardı. Biz sevgililer günü videosu çekiyorduk burada.
Ondan sonra ikna etmeye çalışıyorum birilerini.
Yani böyle şey metaforumuz da şeydi.
Hediyesini son güne bırakan falan.
mesela Anıl abi hani podcast ekibi Anıl abi kapıdan böyle çekiyorum.
Anıl abi böyle içeri giriyor. 14 Şubat olduğunu hatırlıyor falan.
Basıp gidiyor. Ondan sonra ben böyle yalnız olan böyle dışarıda oturuyorum falan.
Son güne hediye planlayan böyle böyle bir şey hediye alınmaya falan çalışıyordu.
Birini şeyden ikna etmeye çalışıyorum tamam mı?
Böyle son gün sevgili arayan diye.
Hani böyle Tinder'da son gün kaydediyor.
Son gün sevgili arayan diye birinin böyle telefonla kaydırıyor olması lazım dedim.
Sağolsun benim kahramanım orada geldi ve şöyle bir...
O sıra gerçekten kaydırıyordun bu arada.
Gerçekten. Böyle telefondan böyle yapıyor sonra böyle yorulmuş gibi şöyle rol yapıyordu.
Eğlenceli birisin. Eğlenceliyim.
Aslında alaycı bir insanım.
Daha çok... Sinirlendi mi görülmezsin ama en son senle biliyorsun bir Counter Strike oynamıştık.
Biraz elime güç geçirdim mi herhalde içimde bir canavar çıkıyor.
Baskıcı bir karakterim oluyor.
Şimdi CS2 turnuvası yapıyorduk biz şirket içerisinde.
CS2 turnuvasında da biz aynı takımda olduk.
Yusuf'la. Ben çok iyi oynayan biri değilim.
Turnuvayı da hem düzenledim hem de biraz da oynayayım diye şey yaptım.
O Yusuf var ya böyle bana diyor ki Rush B diyor tamam mı Rush B ya B'nin nere olduğunu biliyorum.
Rush dememişimdir de o.
Sen Ruslarla oynadın herhalde.
Tabiri öyle değil mi? Koridora gir diyor.
Uzuna longa gir diyor tamam mı?
Long neresi? Short neresi?
Ben bilmiyorum. Sen hiç oynamadın mı diyor.
Hatta bu konuda bir tane de LinkedIn videomuz da var.
Orada zaten direkt Yusuf'un tepkileri falan da görebilirsiniz.
Aynen videolarda çıkıyorsun. Yusuf teşekkür ederim.
Söylemek istediğin bir şeyler var mı?
Yok. Herkesi seviyorum.
Belki herkesi değildir.
Bütün çalışma arkadaşlarımı seviyorum.
Bütün tanıdıklarımı seviyorum.
Mutluluklar diliyorum. Benim bir sorum var Yusuf abi.
Yusuf bu açık mikrofon uygulamamızı nasıl buldun?
Böyle bir anda sizi yoldan çevirip.
Ya şu an daha eğlenceli.
Planlanmadan ziyade şu an sap antene bir sohbet ediyoruz ya.
Gerçi Ceyhan içinden bir şeyler düşünmüştür.
Ben buraya gelene kadar yok. Ya tabii canım ben herhangi bir günü çağırdığımda benim kafamda proses akıyor.
Yani Gözde'yi çağırdığımda ileride bir sohbet akabiliyor olması lazım.
Ceyhun'la diyoruz ki podcastleri yapar ki kimle konuşacağız, planlayalım falan.
Ceyhun'un kendini bana bırakıyor.
Demokrasi Ceyhun'la akıştayız.
Bazıları gerçekten daha iyi oluyor yani planlanmadan ziyade.
Mesela normal video çekerken de hani gene o şey videosunu hatırlarsın.
Sabah börek vardı diyor ya.
Hüseyin Hüseyin. Evet.
O planlanmış bir video değildi ama.
En sevdiğimiz ikramlılar. Şey sapontana gelişen şeyleri güzel olabiliyor.
Ağladığınız için teşekkür ederim.
Ne demek ya sen bize şeref verdin şeref.
Her zaman. Şaka da pek yapmadım ama.
Aynen yapmadın ama dozundaydı bence.
Bu tebrikleri alabilirsin.
Teşekkürler. O zaman dur seninle beraber kapatalım videoyu.
Bizim ofis hayatımız bu şekilde geçiyor.
Gördüğünüz gibi tüm podcastlerde de.
Bu da bir açık mikrofon uygulamamızdı.
Gelen herkese teşekkürler. Sana ayrıca teşekkürler.
Görüşürüz. Görüşürüz gel şey yapalım.
Kolay gelsin. Pandecim moderatörlüğün için de teşekkürler.
Teşekkür ederiz. Piber soslu sohbetlerde görüşmek üzere.
Bu açık mikrofonu sevdiyseniz yapmaya da devamlı ederiz.
Biz çünkü ekip arkadaşlarımızla sohbet etmeye de bayılıyoruz.
Görüşmek üzere. Kendinize dikkat edin.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
