Transkript
Yazar Meltem Çınar Bozdağ Editör Çağrı Mert Bakırcı Seslendiren Altay Kenger Zihin gezinmesi, dikkatin genellikle
dış dünyayla ilişkili olan bir dizi düşünceden, bireyin kendi ürettiği içeriğe doğru yer değiştirmesini anlatmak için kullanılan terimdir.
Zihin gezinmesi sırasında ortaya çıkan düşünceler, genellikle dış dünyadaki uyaranlar ya da yapılmakta olan eylem ile ilişkisizdir.
Genellikle yapılmakta olan aktivite ya da eylem monoton ise ve belirgin bilissel performans gerektirmiyorsa zihin gezinmesi durumuna girilebilmektedir.
Çoğunlukla geçmiş ya da gelecek ile ilgili düşünceler, kişinin kendi ya da başkaları ile ilgili düşünceleri veya bunların karışımı zihin gezinmesinin içeriğini oluşturabilmektedir.
Genellikle istemsiz olduğu düşünülse de istemli olarak da zihin gezinmesi durumuna girilebilir.
Örneğin can sıkıntısıyla baş etmek için istemli olarak düşüncelere dalınması gibi.
Zihnin bu özelliğiyle ilgili yapılan bilimsel çalışmalar 2000'li yıllardan itibaren özellikle bilissel nörobilim alanının gelişmesiyle birlikte hız kazanmıştır ve varsayılan mod ağının keşfiyle
birlikte bu nöronel aktiviteler zihin gezinmesiyle bağlantılandırılmıştır.
Ancak sonrasında yapılan çalışmalar gözden geçirildiğinde sadece varsayılan mod ağ bölgelerinin değil, Frontoparietal yürütücü kontrol ağı ile ilişkili bölgelerde de nörol aktivasyon
değişimi olduğu görülmektedir.
Zihin gezinmesi fenomeninin bilimsel olarak araştırılmasında çeşitli güçlükler bulunmaktadır.
Bunlardan ilki bu düşüncelerin kendiliğinden ortaya çıkması ve direkt olarak zihin gezinmesi durumuna girmeyi sağlayacak bir aracının bulunmamasıdır.
İkincisi, kişinin kendisi tarafından üretilen bu düşüncelerin dışarıdan bakıldığında fark edilememesi yani içsel bir deneyim olmasıdır.
Üçüncüsü ise zihin gezinmesiyle ilgili yapılan ölçümlerin öz değerlendirmeye bağlı olmasıdır.
Tüm bu nedenlerle zihin gezinmesini bilimsel olarak araştırmak zor olsa da araştırmacılar bu güçlükleri aşmak adına bazı yöntemler geliştirmektedir.
Örneğin bazı deneylerde kişinin psikolojik durumunu ya da deneyde verilen görevin zorluğunu değiştirerek zihin gezinmesinin tetiklenmesi sağlanmaya çalışılmaktadır.
Bir başka yöntem, daha önceki çalışmalarda zihin gezinmesi durumu ile ilişkilendirilmiş olan göz hareketleri ya da göz bebeği genişlemesi gibi bedensel durumların, elektroensefalografi kayıtlarındaki değişimlerin veya
işlevsel manyetik rezonans görüntüleme yoluyla gösterilmiş nöral aktivasyon değişimlerinin kullanılmasıdır.
Son olarak, çeşitli dezavantajları olsa da Katılımcının deney sırasında çeşitli aralıklarla ya da deney sonrasında kendi zihin gezinmesi durumları ile ilgili yaptıkları öz değerlendirmelerin toplanmasıdır.
Zihnin gezindiğinin farkına varmak.
Zihin gezinmesi ile ilgili bir başka ilginç konu kişinin bu zihin durumu ile ilgili farkındalığı durumudur.
Örneğin kişi bir kitap okurken birden aslında bir süredir başka düşüncelere daldığını yani zihin gezinmesi durumunda olduğunu fark edebilir.
Kişinin dikkatini, kendi düşünceleri, ve zihinsel durumu üzerine yönlendirebilme becerisi için meta farkındalık terimi kullanılmaktadır.
Kişi, zihin gezinmesi durumuna geçtiğinin farkında olabilir ya da olmayabilir.
Tabii ki bunun günlük hayata yansımaları olmaktadır.
Örneğin, farkında değilken yaşanan zihin gezinmesi durumu, o sırada yapılan eylem ya da görevdeki performansla daha fazla düşme ile, daha çökkün duygu durum ile, sürücülerde artmış kaza riski ile ilişkili
bulunmuştur. Zihin gezinmesi durumu nasıl ortaya çıkar?
Zihin gezinmesi durumunun nasıl ortaya çıktığını anlamak için önce bu durumun kişiye getirdiği sonuçları değerlendiren iki önemli hipotezi anlamak faydalı olabilir.
Birinci hipotez, bağlam düzenleme hipotezi.
Dış durum ya da şartların zihin gezinmesiyle ilişkili olduğunu savunur.
Kişinin dışındaki dünyaya dikkatini vermesini gerektiren bir uyaranın olmadığı durumlarda daha çok ortaya çıkması ve ortaya çıktığında dikkat gerektiren görevlerde performansın düşmesine neden olması, Bu
görüşü desteklemektedir.
İkinci hipotez ise içerik düzenleme hipotezidir.
Bu görüşe göre zihin gezinmesi durumunun sonuçları kişinin deneyiminin içeriğinin değerlendirilmesiyle anlaşılabilir.
Depresyon ile geçmişle ilgili zihin gezinmesinin ilişkili bulunması, çeşitli başka içerikli düşüncelerin pozitif duygu durumuyla ilişkilendirilmesi bu görüşü destekleyen bulgular arasındadır.
Yapılan araştırmalar, zihin gezinmesi durumu sırasında dış uyaranlara karşı oluşan nörel yanıt büyüklüğünde azalma ortaya çıktığını göstermektedir.
Bu da, yapılan görevlerde zihin gezinmesi durumuna girildiğinde performansın düşmesine bir açıklama olabilir.
Dikkat, dışsal girdiler yerine içsel girdilere yönelmektedir.
Zihin gezinmesi durumuna girildiğinde genellikle geçmiş ya da gelecekle ilgili düşünceler oluşturulmakta, bir nevi zihinsel bir zaman yolculuğu yapılmaktadır.
Bu düşüncelerin ortaya çıkmasında epizodik bellek sisteminin rolü olabileceği düşünülmektedir ve beyin görüntüleme çalışmaları ile bu görüş desteklenmektedir.
duygulanım ya da duygu durum süreçlerinin de kişinin zihin gezinmesi durumu sırasında ortaya çıkarılan düşünceleri etkilediği bilinmektedir.
Peki, dikkatin içe yönelmesi ve kişinin de bellek ve duygu durum etkisi altında düşünceler üretmesi süreçleri nasıl koordine edilmektedir?
Kişiler, dış çevrenin gerektirdiklerine göre yürütücü kontrol ile dikkatini dışa ya da içe yönlendirebilir.
Örneğin, yürütücü kontrol becerileri yüksek olan kişiler, dikkat gerektiren bir görev sırasında görevle ilişkisiz düşünceleri sınırlayabilmektedir.
Koordine etmekte bir başka beceri de meta biliş olarak tanımlanan biliş durumu üzerinde düşünebilme yeteneğidir.
Başka bir deyişle zihin gezinmesi durumu üzerindeki farkındalık yeteneğidir.
Zihin gezinmesi bir avantaj mı yoksa dezavantaj mı?
Zihin gezinmesi durumunun insanlara getirdiği avantajları da dezavantajları da bulunmaktadır.
Dezavantajlar arasında daha önce de ifade edildiği gibi zihin gezinmesi durumu dikkat gerektiren bir görev sırasında performansı olumsuz etkileyebilmektedir.
Bunun yanında geleceği planlama, bir hedefe ulaşırken ortaya çıkabilecek engelleri tahmin etme, sosyal problemleri çözme, yaratıcılık, deneyimleri anlamlandırma ve zihinsel bir mola görevi görme gibi olumlu
yanları olduğu düşünülmektedir.
Zihin gezinmesinin psikiyatrik hastalıklar için anlamı Zihin gezinmesi söz konusu olduğunda akla gelen ilk psikiyatrik hastalık dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğudur.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı olan bireylerin aşırı ve spontan bir şekilde zihin gezinmesi durumuna girdikleri bilinmekte ve zihin gezinmesini kontrol etme becerisinin eksikliğinden muzdarip oldukları
öne sürülmektedir. Yapılan bazı çalışmalar daha önce de belirtildiği üzere depresyon ile önemli ilişkilerini ortaya koymaktadır.
Depresyon belirtilerinin şiddeti Özellikle farkında olunmadan ortaya çıkan zihin gezinmesi ile ilişkili olduğu ortaya konmuştur.
Zihin gezinmesi, depresyonun belirtilerinden biri olan ruminasyonu, yani devamlı ve tekrarlayıcı nitelikte genellikle negatif içerikli ve yargılayıcı düşüncelerin olması durumunu ortaya çıkarabilmektedir.
Zihin gezinmesinin ayrıca anksiyete ile de ilişkili olduğu borderline kişilik bozukluğunda arttığı gösterilmiştir.
Zihin gezinmesinin olumsuz etkilerini kontrol etmek için yapılabilecek bir şey var mı?
Zihin gezinmesini kontrol etmek için literatürde çeşitli öneriler bulunmaktadır.
Farkındalık eğitimlerinin yani şu ana odaklanma becerisini artırmanın bu olumsuz etkileri giderme konusunda etkili olduğu bilinmektedir.
Ayrıca meta farkındalık yani düzenli olarak zihin içeriğini kontrol etmenin fayda sağlayabileceği düşünülmektedir.
Meditasyonun da hem meta farkındalığı artırarak hem dikkat ve duygu düzenlenmesi üzerindeki etkileriyle olumlu katkısı olabileceği öne sürülmektedir.
Eğer zihin gezinmesi durumundan kaçınmak isteniyorsa, dikkat gerektirecek bir aktiviteyle uğraşmak bir yöntem olarak önerilmektedir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
