Transkript
Yunuslarla ilgili gerçekler.
Hayır, Yunuslar onları hapis ettiğinizde gülmezler.
Şişe burunlu yunuslar yüksek zekaları nedeniyle karmaşık numaraları öğrenebilen ilginç deniz memeleridir.
Bu kıvrak canlılar doğada saatte 30 km hıza ulaşabilirler.
Sıkça dakikada 2-3 kez nefes almak için yüzeye çıkarlar.
Şişe burunlu yunuslar sosyal gruplar halinde dolaşırlar ve ıslık ve ciyaklamalardan oluşan karmaşık bir sistemle iletişim kurarlar.
Şişe burunlular eko konumlandırmayı ustaca kullanarak avının izini sürer.
Saniyede 1000 tıklama sesi çıkarabilirler.
Bu sesler su altında bir objeye rastlayana kadar yol alır, objeye çarpınca Yunus'a doğru geri yansır.
Bu sayede Yunuslar hedeflerinin yerini, büyüklüğünü ve şeklini anlayabilirler.
Yunuslar genelde dipte dolaşan balıklarla beslenirler ve aynı zamanda karides ve kalamar değerler.
Bu zeki yaratıkların bazen de artıklardan beslenmeyi umarak balıkçı teknelerini takip ettikleri görülür.
Şişe burunlu yunuslar tropik okyanuslarda ve diğer sıcak sularda bulunurlar.
Bir zamanlar etleri ve yağları için yaygın olarak avlanmışlarken günümüzde yunus avcılığı azalmış durumdadır.
Ancak yunuslar ton balığı gibi başka balıkların ticari olarak avlanmaları sırasında ağlara ve diğer ekipmanlara takılmaları nedeniyle tehdit altındadırlar.
Yunuslar gülmezler. Yunus parklarının ve yunus terapisi adı altında binlerce dolara pazarlanan tedavi yöntemlerinin bir numaralı sığınağı Yunusların ağız yapılarının insan beynindeki gülümseyen yüz devresini harekete geçiren tiplerin olmasıdır.
Dolayısıyla bir Yunus'a bakan birisi, ''Aa ne güzel gülüyor, çok mutlu olmalı.'' diye düşünecektir.
Ancak Yunuslar, en sert işkencelere de maruz kalsalar, ağız yapılarını değiştiremezler ve bu sebeple neredeyse her zaman gülümsüyormuş gibi gözükürler.
Dolayısıyla bu yalana kanmayınız, unutmayın.
Yunuslar da vahşi hayvanlardır ve kendi doğalarında yaşamalıdırlar.
Nasıl ki televizyon endüstrisi köpek balıklarına sıra dışı katiller olarak beyninize kazıdıysa, Yunusları da insanların süper dostu imajıyla beyninize kazımıştır.
Bu da koca bir yalandır.
Yunuslar eğitilmedikleri sürece insanların dostu falan değillerdir.
Hiçbir hayvan insanların dostu değildir.
Belki köpek ve kedi gibi uzun sürelerdir yapay seçilimden geçirilen türler haricinde.
Her biri yaşam mücadelesi veren ve insanlara özel bir sempati beslemeyen hayvanlardır.
Yunuslar denizlerin en yırtıcı türleri arasındadırlar.
Bunu da hatırlayınız. Yunuslar o katil köpek balıkları ile aynı okyanusları paylaşır, yan yana bulunur ve birbirleriyle sıkla mücadele ederler.
Dolayısıyla televizyonların ve sinemanın duygusal tarafınızı oynayarak satış yapmaya başardığını hatırlayınız.
Esasında yunuslar da son derece saldırgan canlılardır ve o parktakiler çok sert eğitimlerden geçirilerek uyusallaştırılmış ve genelde dar bir alana hapsolmalarından ötürü depresyona veya psikolojik bunalıma girerek ölen
hayvanlardır. Dr.
Amy Samuels 29 özgür yunuslarını bir araştırma yaratmıştır ve 29'undan sadece bir tanesinin insanların aklındaki yardımsever, gülücükler saçan iyi yunus davranış modeline yakın davranışlarla saygıladığı görülmüştür.
Geri kalan 28 birey Son derece yırtıcı ve insanların akıllarındaki kalıplara ters uçan canlılardır.
Bazıları kapkaççıdır.
Bazıları cinsel olarak agresiftir ve dişlerinin cinsel organlarını parçalayabilir.
Bazılarının öfke problemi bulunur ve arzuladıkları gerçekleşmediğinde çok ciddi saldırılar yapabilir.
Yaklaşık 14 Yunus ise cinsel olarak yanlış yönlendirilmiş davranışlar saygılemektedir.
Örneğin su üzerindeki oyuncaklara cinsel saldırıda bulunmaktadırlar.
İnsanlara bile. Araştırmacılar, basitçe bulabilirlikleri ne varsa cinsel ilişkiye girmeye ve mastürbasyon yapmaya çalışmaktadır demektedir.
Evet, Yunuslar çok zeki hayvanlardır.
Gemilerin önünde mutlu mesut yüzer gibi gözükmektedirler.
Ancak vahşi hayatta köpek balıkları gibi Yunusların arasında kalmak istemezsiniz.
Yunuslar şişe benzeri burunlarıyla saatte onlarca kilometre hızla avlarına saldırabilirler.
Sivri ve keskin dişleriyle onları parçalarlar ve çoğu zaman leşlere bile cinsel saldırıda bulunabilirler.
Esasında çiftleşmeye isteksiz olan dişiyi zorla cins ilişki dahil ederler.
Dişinin kaçmasına engel olmak için kafalarıyla ve kuyruklarıyla ona sert darbeler vururlar.
Agresif şırtlar atarlar.
Ola ki dişi erkek çetesinden kurtulursa onu yakalayana kadar kovalamayı sürdürürler.
Yunuslar insanlara tecavüz edebilirler.
Birçok seferler terapi amacıyla Yunuslarla yüzürülen insanlar Yunuslar tarafından tecavüz girişimine uğramışlardır.
Ne belki bu terapiler eğitmen eşliğinde yapıldığından Yunuslar hızla uzaklaştırılarak bu güreşimden önlenebilmiştir.
Yunusların penisleri bir el gibi görev verebilir ve cisimleri tutmak için kullanılabilir.
Bu da evrimsel süreçte de Yunusların cinsel aktivitelerini daha sert ve daha kolay gerçekleştirebilmesini sağlamak için özelleştiklerini göstermektedir.
Yunuslar diğer türlerin yavrularını ve bebeklerini sıklıkla öldürürler.
İskoçya'da Yunusların ufak bir domuz balığı yavrusunu yeme amaçlı oğul Max'ın öldürdüğü keşfedilmiştir.
Öncelikle kimse bu iddiaya inanmamış ancak sonrasında başka bir domuz balığının Yunuslar tarafından öldürülmesi kameraya kaydedilmiş ve iddia doğrulanmıştır.
Ayrıca sadece tek bir araştırmada Yunuslar tarafından öldürülen 100 farklı domuz balığı yavrusu tespit edilmiştir.
Bu ölümlerin sebebinin Yunusların az sonra göreceğiniz gibi kendi yavruları ile domuz balıklarının yavrularını karıştırmaları olduğu düşünülmektedir.
Yunuslar kendi yavrularını da öldürürler.
Özellikle de erkekler için bu cinayetler sıradan olaylardır.
Araştırmalar kimi zaman 5 yetişkin erkek şişe burunlu Yunus'un bir araya gelerek yavru bir şişe burunlu Yunus'u öldürdüğünü net bir şekilde göstermiştir.
Üstelik bu yavru cinayetlerinin sırrı da çözülmüştür.
Erkekler yavruları öldürürler çünkü yavrusu ölen dişçiler çok kısa sürede cinsel olarak aktif hale gelirler ve böylece erkekler çiftleşebilirler.
Yunuslar çok az uyurlar.
Araştırmacılar hiçbir mental aktivite kaybı olmaksızın Yunusların 5 gün aralıklısı olarak uykusuz kalabileceğini göstermektedir.
Üstelik Yunuslar da uyku borcu olarak bilinen olgunun da çok zayıf bir ihtiyaç olduğu keşfedilmiştir.
Yani bu uykusuzluk periyodundan sonra Yunusların daha fazla uyuyarak arayı kapatması gerekmez.
Bu adaptasyonun da üreme şansını artırıcı ve evrimsel sürecin sonucu olduğu düşünülmektedir.
Yunuslar doymak bilmez avcılardır.
Dışarıdan göründüğü ve gösterilmeye çalışıldığı gibi sevimli ve oyuncu otçular falan değillerdir.
Sıradan bir etçil avcıdırlar ve besin zincirinin oldukça üst basamaklarındadırlar.
Gruplar halinde avlanırlar ve çok zekice, stratejilerle avlarını neredeyse asla kaçırmazlar.
Yunuslar diğer türleri amaçsız ve eğlencesine saldırılar, gerçekleştirebilirler.
Evet, oyun oynamayı çok severler ve inanılmaz sevimli hayvanlardır.
Ancak bazı araştırmalar çok ilginç sonuçlar ortaya koymuştur.
Yunuslar... Yakalayabildikleri kübek balığı yavruları ile insanların voleybol oyununa benzer bir oyun oynamaktadırlar.
Bu oyun sırasında genelde kübek balığı yavruları yaralar almakta ve hatta ölebilmektedirler.
Bu adeta Yunusların avcılarının yavrularını kullanarak onlara bir ültimatör vermesi gibidir.
Yunuslarda çok sayıda cinsel yolda bulaşan hastalık bulunur.
Bunlar neyse ki kara hayvanlarına bulaşamazlar ancak denizel hayvanların korkulu rüyasıdırlar.
Üstelik Yunusların önüne gelen herhangi bir canlıya ve cisme tecavüz edebildiği gerçeği düşünülürse bu hastalıkların ne kadar kolay yayılabileceğini görmek mümkündür.
Zaten muhtemelen bu hastalıkların Yunuslarda olmasının ana nedeni de bitmek bilmeyen cinsel arzularıdır.
Katil Bayna aslında bir Yunus'tur.
Belki de Yunusların melekliğine leke koymamak adına yapılan bu kelime oyunu onlar hakkındaki imajı korumak için neler yapılabileceğinin güzel bir göstergesidir.
Balinalar da sevimlidir ancak gerektiğinde katil olabilirler.
Yunuslarsa asla.
Hoş, katil balina olarak bilinen Yunuslar da isimleri kadar katil değillerdir.
Bu insanların bir yakıştırmasıdır.
Ancak bu canlının bir Yunus olduğunu hatırlayınız.
Dolayısıyla elbette tüm hayvanları sevin ve onları koruyun.
Bunda bir sıkıntı yok. Ancak onları oldukları gibi kendi doğalarıyla, kendi yapılarıyla sevin ve televizyon, sinema sektörünü yaratmaya çalıştığı sahte imajlara kanmayın.
Her hayvan olduğu gibidir ve hiçbiri...
İnsan için davranışların değişecek değildir.
İnsan tarafından sert işkencelerle buna koşullandırılmadığı sürece.
Ve tekrardan Yunuslar gülmezler.
Kıyıya vurarak ölmüş Yunus'un yüz ifadesi bunu net bir şekilde ortaya koyar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
