Yılbaşını ve Doğum Günü Gibi "Yıl Geçişlerini" Neden Kutluyoruz?
9 Ocak 2020 · 9 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Altyazı M.K. Öncelikle herkesin yeni yılı kutlu olsun.
2020 ve gelecek yıllarınızın daha mutlu, huzurlu ve başarılı geçmesini dileriz.
Elbette başarının yanında bazı başarısızlıklar da eşlik edecektir.
Ancak daha iyi bir geleceğe doğru adım atmak ve yolumuza devam etmek önemlidir.
2019 senesinde birbirinden inanılmaz bilimsel gelişmeler yaşandı.
Ve onca haberin yanında...
dünya çevresinde güzel gelişmelerde yer aldı.
Bunlardan birisi iklim değişimi farkındalığının artmış olmasıdır.
Hatta evrim ağacı olarak biz de bu konuyla paralel olarak bilimsel şüphecilik ve bilimsel düşünceye dair üçüncü kitabımızı yayınladık.
Biz de elimizden geldiğince sizlerle bilimi anlatmaya devam edeceğiz ve bu tutkumuzu herkesle paylaşacağız.
Biz hep birlikte güçlüyüz.
Önemli not. Yılbaşı gecesi, yeni yıl günü bir Hıristiyan geleneği değil, küresel çapta gerçekleşen ve çok daha eskiye dayanan bir kutlamadır.
Yakın tarihlerde olsa bile değerlendirilirken 25 Aralık'ta kutlanan Noel bayramı ile karıştırılmaması gerekir.
Ancak öyle olsaydı bile kimin hangi günleri özel bulup kutlayacağına karışmak bize düşmezdi.
Kutlayan kişilerden başla kimsenin kararı olamazdı.
1 Ocak gece yarısında 1 saniyede salı gününden çarşambaya geçiş yapıverdik.
Ki burada önemli herhangi bir geçiş yaşanmadı.
Ancak nedense bizler spesifik olarak bu değişimin bir seneyi geride bırakıp, bir sonraki senenin başlangıcı olmasına karar verdik.
Saatin bu eşsiz şekilde değişmesi, bizleri hem kutlamaya hem de günlük aktivitelerimizden uzaklaştırıp neler yaptığımızı ve neleri daha iyi yapabileceğimize dair geriye dönüp bakmamızı sağladı.
Doğum günlerimiz dışında senenin başka hiçbir günü bu kadar ilgi görmemektedir.
Neden yeni yıl bu kadar önemli bir sembol haline dönüştü?
Aynı zamanda nasıl oluyor da takvimler var olduğundan beri dünyanın her yerinde yeni yılın kutlanması yaygınlaşmıştır.
Böylesine yaygın bir davranış insan türünde muhakkak içsel bir nedene bağlı olmalıdır.
Öyle ki sadece kutlamaya harcadığımız enerjiye ve kaynaklara değil, aynı zamanda her ne kadar çoğunda başarısız kalsak da yeni yıl kararlarına, sözlerine verdiğimiz çabalarımıza oranla bu
şey temelinde anlamlı ve önemli olmalıdır.
Öyle görünüyor ki...
Bu ağına bağladığımız sembolizm hepimizde var olan en güçlü motivasyon çeşidinden kaynaklanmaktadır.
Hayatta kalma motivasyonumuz.
Kutlama gayet açıktır.
Doğum günlerimizde olduğu gibi yeni yıl gününde de bizlere bir 365 günü daha geride bırakabildiğimize dair bir kutlama fırsatı sunar.
Oh be! Bir yıl daha bitti ve bizler hala buradayız.
Artık kadeh kaldırmanın ve hayatta kalışımıza şeref edemenin zamanı geldi.
Bunun bir diğer tarafı da hayatta kalamayanlar için sene sonu yapılan anmalardır.
Bu da hayatta kalanlarımız için bir teselli sağlamaktadır.
Peki ama ya verdiğimiz o yeni kararlar?
Onlar da hayatta kalmayla ilgili değiller mi?
Yeni yılda verilen kararlar gelecekte bizleri bekleyenlere dair kontrolü elimizde tutabilmemiz için evrensel bir insan isteğinin örnekleridir.
Nelerin bizleri beklediğini bilmemek kendimizi güvende tutmayı bilmemek anlamına gelmektedir.
Bu endişe verici güçsüzlükle baş edebilmek için kontrolü elimizde tutmak üzere bir şeyler yaparız.
Diyet ve egzersize dair, sigarayı bırakmaya dair ve para biriktirmeye dair sözler veririz.
Bu sözleri tutma konusunda iyi bir iş çıkarıp çıkarmamamız önemli değildir.
Onlara bir süreliğine bile olsa sadık kalmak, bizlere gelecek belirsiz günlere karşı kontrolün elimizde olduğuna dair bir his vermektedir.
2007 senesinde İngiliz psikolog Richard Wisman'ın 3000 kişi üzerinde bir sene boyunca sürdürdüğü bir çalışma.
yaklaşık %88'inin sözlerini başaramadığını ancak %52'sinin başarabileceğine emin olduklarını tespit etmiştir.
İlginç bir şekilde yeni yıl kararları aynı zamanda başkalarına iyi davranmayı, yeni arkadaşlar edinmeyi ve borçları kapatmayı da içermektedir.
Bu, tarih boyunca böyle olmuştur.
Babililer ödün çalınan eşyaları geri getirirlerdi.
Museviler bağışlanma arar ve sunar, İskoçlar komşu ziyaretine giderek iyi dileklerde bulunurlar.
Peki tüm bu sosyal çözümlemeler hayatta kalmayla nasıl bağlantılı?
Çok basit.
Bizler sosyal hayvanlarız.
Başkalarına bağlı olacak şekilde evrimleştik.
Hem sağlığımız hem de güvenliğimiz için.
İnsanlara karşı iyi davranmak, kendinize iyi davranılması için iyi bir yöntemdir.
Başkalarına sana davranılmasını istediğin gibi davran diye bilinen meşhur cümle aslında harika bir hayatta kalma stratejisidir.
Birçok insan aynı zamanda daha fazla dua etmeye dair de söz vermektedir.
Bu da hayatta kalma açısından mantıklı görünebilir.
Daha fazla dua ederseniz o zaman kadiri mutlak bir güç tarafından daha iyi korunmanız olacaktır inancıyla.
Museviler her yeni yılın başında yaşam kitabında bir sene daha yer edinebilmek için dua ederler.
Ölüm kaçınılmaz bir olay olsa bile, tarih boyunca insanlar ölüm korkusuyla yüzleşebilmek için güzel bir sonu vaat eden dinlere, bağımlı kalmışlardır.
Kısacası daha fazla duayla ölüm daha az korkutucu bir hale gelmektedir.
Yeni yıl kutlamaları çerçevesinde yüzlerce iyi şans ritüelleri de yer almaktadır.
Bu ritüeller ayrıca kader üzerinde küçük bir kontrol uygulamak adına da uygulanır.
Örneğin Hollandalılar tatlı çörek yerler çünkü yuvarlak başarının sembolüdür.
Yunanlılar içerisinde demir para bulundurdukları vasilopi takeki yaparlar.
İçinde paranın bulunduğu dilim kime gelirse o kişiye yeni yılda iyi şans getireceğine inanılır.
Yılbaşı gecesi havai fişekleri bin yıl önce Çin'de kötü ruhları kovmak için başlamıştı.
Japonlar Bonenkai yani biten seneyi unut partisi vermektedirler.
Böylece bir önceki senenin tüm sorunlarını ve endişelerini geride bırakıp daha iyi bir seneye hazırlık yaparlar.
Kişilerin arasındaki anlaşmazlıklar ve yanlış anlaşılmaların çözülmesi ve garezlerin bir kenara atılması beklenir.
Birçok kültür için yeni yıl ritüelinde evlerdeki kötü atmosfer dışarıya süpürülür ve iyilik için yer açılır.
Bunların ne kadar yaygın olduğunu görmek gerçekten de çok ilginçtir.
Havai fişekler, iyi şans getiren ritüeller, geleceği kontrol edebileceğimize dair verilen sözler.
Yeni yıl, dünyanın her yerindeki insanlar için zayıf yönlerimizi fark etme ve bunların etkilerini nasıl azaltabileceğimize dair üzerinde düşünme fırsatı sağlar.
Ve aynı zamanda önümüzdeki bilinmezliklere karşı duyabileceğimiz o korkutucu güçsüzlük ile baş etmemize fırsatlanır.
Bu tür davranışlar tarih boyunca ve farklı kültürlerde yaygın olarak görülse de bir hayvan türü olan insanın bir günden diğerine bu eşsiz geçiş süreci için başvurduğu özel yolların aslında
temelde hayatta kalma mücadelesinin belirtileri olduğunu fark etmek gerçekten de inanılmaz bir şeydir.
Peki, gelecekte karşınıza çıkabilecek korkutucu şeylere karşı Özellikle de bir günün son günümüz olacağı gerçeğine karşı.
Kendinizi nasıl hazırlayabilirsiniz?
Tatlı çörekleri, vasilo pita kekini ve üzümleri paylaşın, hava efşekleri fırlatın, kadehinizi kaldırın ve şuna şerefe deyin.
Hayatta kalmaya.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
