Yellenme (Osurma, Gaz Çıkarma, Pırt Yapma) ile İlgili Bilmeniz Gereken Her Şey!
4 Temmuz 2025 · 10 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Yerlenme. Osurma, gaz çıkarma, pırt yapma ile ilgili bilmeniz gereken her şey.
Neden gaz çıkarıyoruz? Neden kötü kokuyor ve daha nicesi?
Neden yerleniyoruz?
Evet, tıbbi terminoloji de yerlenme olarak geçer.
Peki neden kokuyor? Bunlar birçoklarımızın merak ettiği ama pek de fazla cevaplanmayan sorulardır.
Ancak kendimizi tanımak, her şeyimizi tanımaktan geçer.
Hoşumuza giden şeylerimizi tanıyıp diğerlerini reddedemeyiz.
Bu sebeple sokaktaki Ahmet amcadan sevgilinize, Angelina Jolie'den padişahlara kadar herkesin yaptığı bu konuyu ele alma vakti geldiği düşünüyoruz.
Yerlenmeyle ilgili 10 ilginç konuya değinerek bu işin üstesinden geleceğimizi düşünüyoruz.
Umarız başarılı olabiliriz.
Başlayalım. 1. Yellenme tam olarak nedir?
Neden kokar, neden duyulur?
Yellenme, bağırsaklarımızda biriken her türlü gazın buldukları her türlü delikten dışarı kaçma çabalarının bir ürünü diyebiliriz.
Bu delik genellikle ön üstümüz olmaktadır.
Ağzımızdan başlayan sindirim kanalımızın her basamağında gazlar birikir.
Hatta yutkunurken yuttuğumuz hava bile en nihayetli bir çıkış noktası bulacaktır.
Ancak çıkardığımız gazın önemli bir kısmı bağırsaklarımızdaki bakterilerin gerçekleştirdikleri kimyasal faaliyetlerin bir yan ürünü olarak üretilir.
Tipik bir yerlenme sırasında insanlar %59 azot, %21 hidrojen, %9 karbondioksit, %7 metan ve %4 oksijen dışarı çıkarırlar.
Kimi zaman çıkarılan gazın %1 kadar kısmı hidrojen sülfat ve merkaptanlardan oluşur.
Bunlar içerisinde sülfür bulunur ki işte bu gaz o meşhur kokunun nedenidir.
Barsaklarımıza sıkışan ve dışarı itilen gaz, boğucu kaslarımızın yani barsakların kasılmasını sağlayan kasların, Katılma miktarına ve sıkışmış gazın basıncına bağlı olarak çıkış sırasında bağırsak duvarlarını çetebilirler.
Bu titreşimler pırt sesinin nedenidir.
Yoksa gazın kendisi elbette sesli değildir.
Organlarımızla etkileşimi sese yol açar.
Tıpkı hava veren bir borunun ağzına parmağınızı kısmen bastırdığınızda çıkan ses gibi.
2. Neden kokuyor?
Az önce de söylediğimiz gibi kokunun sorumlusu sülfür gazıdır.
Diyetiniz içerisinde ne kadar çok sülfür varsa o kadar kötü kokulu gazlar bırakıyorsunuz demektir.
İşte tam olarak bu sebeple her türlü baklagil, lahana, birçok peynir türü, gazlı içecekler ve özellikle yumurta gazınızın sinir gazı etkisi yapmasına yol açabilir.
Yok bu şakaydı. Sadece etrafınızdakileri kaçırırsınız.
Onlara zarar verecek kadar gaz üretmezsiniz.
Umarız. 3. Ne sıklıkla yerleniyoruz.
Dişiler daha mı az yerleniyor ya da yerleniyorlar mı?
Birçok insan bunu saymayacaktır elbette ama...
İstatistiki olarak öyle ya da böyle her gün ortalama 14 defa gaz çıkarırsınız.
Bu 14 yerlenme seansı nedeniyle yarım litre kadar gaz kaybedersiniz.
Yapılan araştırmalar erkeklerle dişler arasında yerlenme sıklığı arasında bir fark bulamamıştır.
Hatta yapılan bir araştırma birebir aynı diyeti takip eden insanlardan dişlerde daha fazla gaz birikimi ve dolayısıyla çıkışı tespit etmiştir.
Bazılarımız diğerlerine göre daha fazla gaz çıkarır ancak ortalamada yerlenme miktarınız ile çıkardığınız enerji hesaba katılacak olursa...
Yaklaşık 6 yıl 9 ay boyunca yerlenecek olursanız ufak bir atom bombasıyla aynı miktarda enerjiye tarafa saçarsınız.
Neyse ki kimse bu kadar çok yerlenmez.
Aslında ortalama bir insan 80 yıllık ömrünün yaklaşık 113 saatini yerlenerek geçirir ve neyse ki bu enerjinin hepsini atom bombası gibi bir anda salamayız.
4. Ne hızla yerleniyorum?
Buruna ne hızla ulaşıyor?
Gelelim o meşhur soru işaretine.
Cevap epey hızlı. Herkesin yerlenme hızı kendine tabii.
Çünkü anüs açıklığı, sıkışan gaz miktarı ve gazın çıkışı sırasındaki katımalar hızı değiştirebiliyorlar.
Ancak ortalamadan söz edecek olursak, her birimiz yerlendiğimizde anüsümüzden saniyede 3.04 metre hızla gaz çıkıyor.
Bu saatte 10.8 kilometre hıza denk geliyor ki gayet iyi bir hız diyebiliriz.
Ancak tabii ki gaz anüsümüzü terk ettikten sonra hemen yavaşlıyor ve difüzyonla etraftaki gaza karışıyor.
Ortalama uzunluktaki bir insanın anüsünden çıkan gazın burnuna ulaşması 5-15 saniye civarında alıyor.
İşte size bir kaçış penceresi.
5. Gazımı tutmalı mıyım?
Öyle ortalıkta bırakıvermezseniz sosyal yaşantınız için faydalı olacaktır elbette ancak abartmayın.
Çünkü gaz çıkarmak sinirim sisteminin doğal bir yan ürünü ve o gazlar içeride kalsın diye üretilmiyor.
Dışarı çıkıyor olmasının bir nedeni var.
Eğer ki çok fazla tutacak olursanız o gazlar da biriktikçe başka çıkış yolları arayacaktır.
Çoğu zaman sindirim kanalınızda pek fazla geriye gidemezler ancak gazlar birikmeyi sürdürdükçe karında şişlik ve rahatsızlık hatta kramplar meydana gelebilecektir.
Bu sebeple uygun bir salış noktası tespit ettikten sonra onları özgür bırakın deriz.
Ama tuttuğunuz diye de örümcül bir hastalığa yakalanmazsanız merak etmeyin.
6. Gaz her memlekette ayıp mıdır?
Birçok modern ülkede öyle evet.
Bu biyolojik açıdan anlamsız olsa da kültürel evrimimiz açısından önemli bir davranıştır.
Dolayısıyla sosyal ilişkiler için gaz çıkarma biçimimizi kontrol altına almamız faydalı olacaktır.
Ancak her toplumda bu böyle değildir.
Örneğin Güney Amerika'nın Yanomami kabilesinde yellenme bir selamlaşma biçimidir.
Çin'de de genellikle yellenme bir ayıp olarak görünmez.
Hatta Roma İmparatoru Claudius'un gaz tutmanın sağlık için kötü olduğunu düşündüğü için resmi toplantılarda gaz çıkartmanın normal olduğunu ilan eden bir yasa çıkardığı söylenir.
7. Gerçekten gazım alev alır mı?
Evet. Özellikle metan ve hidrojenin bu kadar yoğun olarak bulunduğu bir gazın yanması işten bile değildir.
Eğer ki güçlü bir gaz çıkarma sisteminiz varsa, o esprili videolarda olduğu gibi kendinize ait minik bir alev fırlatıcı yapabilirsiniz.
Ancak sanıyoruz ki bunun ne kadar tehlikeli olduğunu sevmemize gerek yoktur.
Çünkü eğer ki gazınız yeterince hızlı çıkamazsa kolayca alev alır ve vücudunuzu yakabilir.
Eğer ki bu alev içeride biriken veya bekleyen gaza ulaşırsa, ki bu çok nadir gerçekleşir, ciddi yanıklara yol açabilir.
Bazı ameliyatlarda vücut içerisinde biriken gazın alev alması sonucu yaralanmalar yaşanmıştır.
Bu da çok nadir vakalarda gözükür.
Ancak sözünü ettiğimiz gazların şakası yoktur.
8. Gezegenin yellenme şampiyonları kimlerdir?
Termitler. Evet o ufak karıncaya benzeyen ancak hamam böcekleriyle en yakın akraba olan canlılar.
Termitlerin küresel ısınmanın önemli bir bölümünden sorumlu olduğunu söylemek zor gelebilir ancak öyledir.
Tabi onların yaptıkları doğa kaynaklıdır ve zaten doğa bu yellenmeleri adapte olabilecek şekilde ilerlemektedir.
Eğer ki sayıları abartılı bir şekilde artarsa asıl suçlu olarak onları gösterebilirdik.
Ancak sayıları abartılı şekilde artan ve buna paralel olarak Doğal kaynaklar haricinde yapay olarak da atmosfere gaz pompalayan tür bilin bakalım kim?
Zaten bizim yapay olarak atmosfere bastığımız betan gazını hesaba katarsak şampiyon elbette biziz.
Ancak bizden sonra gelenler yılda 2-22 tg yani 1 tg eşittir 1 megaton o da eşittir 1 milyon ton ile termitler.
Termit dostlarımız metanı normal sinirim sistemlerinin bir ürünü olarak üretirler.
9- Gaz tutmaya geri dönecek olursak inatla tutarsam ne olur?
Dediğimiz gibi gazlar daima yolunu bulur.
Basitçe uykunuz sırasında gazlar dışarı çıkacaktır.
Onlardan kaçış yok. 10.
Hayır ben tutmaya devam edeceğim.
Pekala. Madem soruyorsunuz söyleyelim.
İnsanlar öldükten sonra 3 saate kadar gaz çıkarabilirler.
Artık işe yaramayan sindirim kanalı ve anüsü kontrol eden kaslar öldükleri için gazlar da rahatlıkla dışarı çıkarlar.
Ayrıca ölüm sonrasında bir süre boyunca kasların istenmişsiz olarak kasılıp gevşemesi de gaz çıkışını kolaylaştırır.
Dolayısıyla... Hem gazın tutmaktan dolayı ölen ilk kişi olmakla kalmazsınız hem de ölümünüzden sonra yine de gazlara yenik düşersiniz.
Dolayısıyla özgür bırakın gitsin.
Şimdi gaz çıkarmayla ilgili hızlı hızlı ve kısa kısa bazı gerçekler.
Amonyak pedrojen sülfü çok az miktarda bile olsa koklanabilir.
100 milyon hava parçacığından bir tanesi bunlar olsa bile burnunuz bunu fark edecektir.
Diyetinizde ne kadar fazla sülfür varsa gazınızda o kadar sert kokacaktır.
Bu nedenle fasulyeler, lahana, peynir, yumurta ve gazlı içecekler kokuyu sertleştirir.
Özellikle fasulyeler...
Lahana, mantarlar ve soğan içerisinde sindiremediğimiz karmaşık şekerlerden çok fazla vardır.
Bu da kokunun etkisini artırır.
Sağlıklı bir insanın günde 500-600 mililitre gaz çıkartması gerekir.
Gazın sesini artıran unsurlar gaz miktarı, gazın çıkışını sağlayan kuvvet, basınç ve anüsünüzü saran kasların sıklık miktarıdır.
Otçul hayvanlar ve insanlar arasında vejetaryen olanlar diyetleri dolayısıyla daha çok gaz çıkarırlar.
Ancak bunu daha sessiz yapabilirler.
Dışkıları daha büyüktür ve anüslerini saran kaslar daha gevşektir.
Etçiler, Ve insanlar arasında et ağırlık diyete sahip olanlar daha az gaz çıkarırlar.
Ancak gazlarının sesi çok daha şiddetlidir.
Çünkü anüs etrafındaki kaslar daha sıkıdır.
Eğer gaz miktarınızı düşürmek istiyorsanız her seferinde yediğiniz yemek miktarını azaltabilir, daha yavaş yiyerek daha az hava yutabilir, daha sakin bir yaşantı sürebilir ve egzersiz yaparak vücudunuzu çalıştırabilirsiniz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
