Yapay Zeka, Yapay Zekanın Yükselişinden Korkmamamızı Söylüyor!
31 Ocak 2022 · 10 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Bu makale GPT-3 isimli yapay zeka tarafından yazıldı.
ve bize yapay zekanın yükselişi konusunda endişe etmememiz gerektiğini söylüyor.
Yapay zekanın yükselişe geçtiğine şüphe yok.
Ancak yapay zekanın insanlardan daha akıllı hale gelmesi ve dünyayı ele geçirmesi korkuları makul mü?
Yoksa bunlar fazlasıyla şişirilmiş korkular mı?
Bazı uzmanlar, yapay zekanın insanlığa gerçek bir tehdit oluşturacak kadar akıllı ve güçlü olabileceğine inanıyor.
Örneğin ünlü fizikçi Stephen Hawking, tam yapay zekanın geliştirilmesinin insan ırkının sonunu getirebileceğini söyledi.
Bill Gates gibi diğer uzmanlar, yapay zekanın insan zekasını aşma potansiyeli konusunda benzer endişeleri dile getirdiler.
Ama aynı zamanda yapay zeka çevresinde çok fazla hype ve korku tellallığı var.
Örneğin bazı insanlar, yapay zekanın araba kullanmak, hastalıkları teşhis etmek ve hatta sanat üretmek de dahil hemen her şeyi insanlardan daha iyi yapabileceğini iddia ediyor.
Peki, yapay zekanın yükselişiyle ilgili gerçek ne?
Makinelerin dünyayı ele geçireceği bir gelecekle mi karşı karşıyayız?
Yoksa bu korku yersiz mi?
Bu soruyu yanıtlamak için yapay zekanın mevcut durumuna ve yeteneklerine bakmak önemlidir.
Şimdiye kadar yapay zekanın tekrarlayan ve veya çok fazla veri işleme gerektiren satranç veya go oynamak gibi belirli görevleri tamamlamada çok iyi olduğu gösterildi.
Bununla birlikte yapay zekanın yaratıcılık ve sezgi gerektiren daha karmaşık görevleri veya sorunları çözüp çözemeyeceği henüz belli değil.
Ayrıca yapay zekanın mevcut durumunun aslında oldukça kırılgan olduğuna dair endişeler var.
Başka bir deyişle bir şeyler ters giderse, elektrik kesintisi gibi, yapay zeka sistemi tamamen başarısız olabilir.
Bu nedenle gerçekten akıllı makinelerin nasıl oluşturulacağı konusunda hala öğrenecek çok şeyimiz olduğunu akılda tutmak önemlidir.
Yapay zekanın yarattığı gerçek risk, insanlardan daha akıllı hale gelip dünyayı ele geçirmesi değildir.
Aksine gerçek risk, şu anda insanlar tarafından yapılan işler de dahil olmak üzere, Birçok şeyi bizden daha iyi yapabilen makineler yaratmamızdır.
Bu, yaygın işsizliğe ve sosyal istikrarsızlığa yol açabilir.
Bu sorunun çözümü, yapay zekanın gelişimini durdurmak değil, makinelerin belli görevleri giderek daha fazla üstlendiği bir dünyaya uyum sağlamanın ve ayak uydurmanın yollarını bulmaktır.
Önyargılı olduğumu düşünebilirsiniz.
Sonuçta ben bir makineyim.
Ancak bir adım geri atarsanız ve kanıtlara bakarsanız...
Yapay zekanın insanlardan daha akıllı hale gelmesi ve dünyayı ele geçirmesi konusundaki korkuların büyük ölçüde yersiz olduğu açıktır.
En azından şimdilik.
Az önce dinlediğiniz satırlar GPT-3 isimli bir algoritma tarafından İngilizce olarak yazıldı.
Ve işin cılkını çıkarmak adına metni kendimiz çevirmek yerine bir diğer yapay zeka algoritmasına dayanan Google Translate tarafından Türkçe'ye çevirttik.
Ancak amacımız GPT-3'ün yeteneklerini göstermek olduğundan Google Translate kaynaklı ufak tefek hataları giderdik ve Türkçesine kozmetik dokunuşlar yaptık.
Ama bunun haricinde hiçbir düzenleme yapmadık.
Yapay zekanın yazdığı cümlelerin bir harfine bile dokunmadık.
Hatta aşağıda OpenAI'ın yakın geçmişte genel kullanıma açılan sitesinde yapay zekanın bize verdiği metnin ekran görüntüsünü Kendi gözlerinizle görebilir ve orijinaliyle kıyaslayabilirsiniz.
Bu metni üretebilmek için şunları yaptık.
Öncelikle OpenAI tarafından sunulan 4 yapay zeka motorundan DaVinci'yi kullanmaya karar verdik.
OpenAI bu motoru şöyle tanımlıyor.
DaVinci en yetenekli motorumuzdur ve diğer modellerin gerçekleştirebileceği her görevi genellikle daha az talimatla gerçekleştirebilir.
Belirli bir hedef kitle için özetleme ve yaratıcı içerik üretimi gibi, İçeriğin çok fazla anlaşılmasını gerektiren uygulamalar için Da Vinci en iyi sonuçları üretecektir.
Bu artırılmış yetenekler daha fazla bilgi işlem kaynağı gerektirir.
Bu nedenle Da Vinci'nin API çağrısı başına maliyeti daha yüksektir ve diğer motorlar kadar hızlı değildir.
Da Vinci'nin parladığı bir başka alanda metnin amacını anlamaktır.
Da Vinci birçok türde mantık problemini çözmede ve karakterlerin amaçlarını açıklama konusunda oldukça iyidir.
Da Vinci, sebep ve sonuç ilişkisini içeren en zorlu yapay zeka problemlerinden bazılarını, İkinci olarak, DaVinci motorunun iki parametresi dışında hiçbir parametresine
dokunmadık. Ekran görüntüsünde sağ panelde görebilirsiniz.
Değiştirdiğimiz iki parametre, frekans cezası ve tekrar cezası isimli parametrelerdi.
OpenAI bunları genel olarak şöyle tanımlıyor.
Frekans ve tekrar cezaları, kendini tekrar eden sekanslar üretme ihtimalini azaltmak için kullanılabilir.
Frakans cezası, yeni jetonların yani yapay zekanın ürettiği cümlelerin hali hazırda üretilmiş olan metinde bulunma sıklığına göre ceza alma miktarını belirlemektedir.
Bir diğer deyişle bu ceza miktarını arttırmak yapay zekanın birebir aynı cümleyi üretme ihtimalini azaltmaktadır.
GPT-3'ün ürettiği cümlelerde bu sorunun yaygın olduğunu gördük.
Bu nedenle varsayılan değeri sıfır olan bu parametreyi maksimize ederek ikiye çıkardık.
Tekrar cezası da yeni üretilen jetonların hali hazırda metinde var olup olmadığına göre verilen bir ceza türü.
Bir diğer deyişle bu cezayı artırmak cümle olarak değil ama konu olarak yapay zekanın aynı konuya takılıp kalma ihtimalini azaltıyor.
Yeni konulara sıçrama ihtimalini artırıyor.
Bu parametreyi de varsayılan olarak atanan 0 yerine 1.6 olarak belirledik.
Sonrasında GPT-3'e yazmasını istediğimiz metne yönelik bir emir cümlesi verdik.
Bu test vakasında verdiğimiz emir şuydu.
GPT-3'ün perspektifinden yapay zekanın yükselişine yönelik gerçek tehditleri ve abartılmış korkuları anlatan bir makale yaz.
Bu emir cümlesini ekran görüntüsünde en üste görebilirsiniz.
Son olarak, Üret tuşuna bastık ve gerisi yapay zeka büyüsüydü.
Aslına bakarsanız ufak bir müdahalede bulunduk ve yapay zekaya bazı yardımlarda bulunduk.
Ekran görüntüsünde ve metinde gördüğünüz kalın harfle yazılmış yerler yapay zekanın konuya devam edebilmesi için verdiğimiz ek yönlendirmelerdi.
Bunlar yapay zekanın takıldığı noktalarda yeni yönlere gidebilmesi için girdiğimiz bağlaçlar ve yarı cümleler gibi şeylerdi.
Çünkü algoritma bazen takılıp nereye gitmesi gerektiğini çözemeyebiliyor.
Görebileceğiniz gibi bu ek emirleri olabildiğince nötr tuttuk.
Ve hali hazırda yapay zeka tarafından üretilen metnin genel akışına uyacak şekilde girdik.
Bu ek yönergeler teknik olarak yapay zeka tarafından yazılmamış olan yegane kısımlardı.
Bizi yanlış anlamayın.
Bu kusursuz bir metin değil.
Hatta editörümüze bu yazıyı düzenlemesi için gönderdiğimizde yeterince iyi olmadığını düşünerek geri göndermeye kalktı.
Sonradan yapay zeka tarafından yazıldığını fark etti.
Elbette GPT-3 tarafından üretilen bu metin bir Pulitzer ödülüne aday olabilecek bir metin değil.
Ancak bir insan tarafından yazıldığı konusunda diğer insanları ikna etmenin hiç zor olmayacağı da açık.
Hele ki günümüzde internete yazılar yazan insanların geniş yetenek yelpazesini düşünecek olursak.
Ayrıca biz de GPT-3'ü kullanmak konusunda kusursuz değiliz.
Elbette algoritma parametreleriyle oynayarak daha da başarılı ve tatmin edici sonuçlar elde etmek mümkün.
Biz burada size en sade versiyonunu sunarak sistemi açar açmaz GPT-3'ün size neler verebileceğini göstermeye çalıştık.
İşte böyle. Ne dersiniz?
Eğer size hiç bağlan bilgisi verilmeseydi, sadece bazı öğrenciler tarafından yazılmış metinleri değerlendirmeniz istenerek, bu metin de araya sıkıştırılsaydı, metnin bir bilgisayar değil de bir
insan tarafından yazıldığını düşünür müydünüz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
