Transkript
Yapay zeka sanat üretebilir mi?
Şarkı besteleyen, resim çizen, hikaye yazan yapay zeka mümkün müdür?
Yazar Faruk Güler Editör Ayşegül Şenliğit Bir resmi gördüğümüzde hangi döneme ait olduğu, nasıl renkler kullanıldığı ya da hangi duyguları
anlattığı ve neyi, kimi tasvir ettiğini merak etmekle beraber resmin ait olduğu ressamı da merak ederiz.
Ya da bir şarkı dinlediğimizde kimi zaman melodisine kapılıp içinde kaybolur, kimi zamanda şarkı sözlerinin etkisine gireriz.
Bir yandan ise ait olduğu sanatçıyı bilmek isteriz.
Aynı şey bir hikaye içinde geçerlidir.
Benzer etkilerle bizi etkileyen bu yapıtlar içlerinde muhakkak şu soruyu barındırıyor.
Bu şarkı, resim ya da hikaye kimin?
Yapay zeka 21.
yüzyılda teknolojik anlamda öne çıkan en büyük gelişmelerden biridir.
Aslında yıllardır hayatımızda olan temel algoritmalardan birçok cihazda farklı amaçlarla kullanılıyor olması çoğumuz için şaşırtıcı ya da hayran olunası gibi bir durum yaratmıyordu.
Satranç oynayan ve dünya şampiyonunu yenen bir program, bize uygun tatil yerlerini öneren bir uygulama, bir sonraki film veya dizi tercihlerimizle ilgili seçenekler sunan, hatta telefonlarımızda bir nevi yardımcı görevi gören
programlar hayatımızın her alanında.
Akıllı teknoloji gibi farklı alanlarda hayatımızda olan yapay zeka ve kullanımı, özellikle insansız araçların yaygınlaşmasıyla daha da ön plana çıkmaya başlamıştır.
Yapay zekanın gelişimini günlük teknolojik cihazlarda görerek bundan memnuniyet duymakla beraber, onun geleceğimiz için bir tehdit oluşturabileceğini düşünenlerimizin sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur.
Yapay zeka ile ilgili daha detaylı bilgileri yapay zeka yazı dizilerimizi okuyarak edinebilirsiniz.
Bu noktaya kadar bahsi geçen yapay zeka, eldeki verilerin işlenmesini, yeni verilerin öğrenilmesini ve bu verilere dayanarak yapılan iletişim yöntemlerini içermektedir.
Henüz gerçek anlamda insan zekasına benzer bir yapay zeka üretilmedi.
Yani doğal süreçte ilerleyen, bağımsız düşünebilen, karar verebilen ve harekete geçebilen insan zekasına benzeyen bir yapay zekaya sahip değiliz.
Tabi bu noktada insanı insan yapan ve diğer canlılardan ayıran konularda ön plana çıkmaktadır.
Bütün canlıların temelde amacının üremek ve hayatta kalmak olduğunu biliyoruz.
Bizi diğer canlılardan ayıran en önemli organımız olan beynimiz sayesinde ise var olduğumuz bilincine sahip olmak, ölüm kavramının ve ölecek olduğumuzun farkında olmak gibi ayırt edici özelliklere sahibiz.
Sahip olduğumuz bu zeka ve farkındalık bizleri sanat, din, felsefe gibi aslında temel canlılık ihtiyaçlarımıza ait olmayan, fizyolojik değil de zihinsel doygunluğa ulaşmamızı sağlayan, Kısaca
kendimizi gerçekleştirme ve yaşama anlama, anlamlandırma yolunda kullandığımız araçlara yönlendirdi.
Müzik, resim, heykel, tiyatro ya da kısaca sanat diyebileceğimiz bu araçlar insan olarak hayatlarımıza çeşitli anlamlar katmakla beraber hayatı anlama çabamızın da bir yansımasıdır.
İşte tam da bu sanat kavramı algısı ve yeterliliği yani icra edebilmek, izleri diğer canlılardan ayıran en önemli zihinsel gelişmelerden biridir.
Doğal olarak sanat kavramı bizleri herhangi bir yapay zekadan da ayırabilen bir konudur.
Resim yapmak, şarkı bestelemek, hikaye yazmak insanlara ait bir özelliktir.
En azından şimdilik.
Düşünen, farkındalığı olan bir yapay zeka ile henüz tanışmamış olsak da sanat yapmaya çalışan yapay zekalar hali hazırda vardır.
Şimdilik başlangıç seviyesinde olsalar da resim yapmak, şarkı yazmak ve bestelemek, hatta hikaye ve senaryo yazmak gibi eylemler önümüzdeki yıllarda sadece bize ait bilişsel özellikler olarak kalmayacak gibi durmaktadır.
Yapay zeka müzik yapıyor.
Yapay zekanın sanat yapmaya çalıştığı ilk örneğimiz müzik.
Yüzlerce Eurovision şarkısının sözleri ve melodileriyle bir yapay zekaya yüklenmesiyle oluşturulan, sözleri ve melodisi tamamen bir yapay zekaya ait Blue Jeans and Bloody Tears adlı şarkı belki de kendi
alanında bir ilk. Müzisyenlerden, sanatçılardan ve programcılardan oluşan bir ekip, hepsi Eurovision şarkılarından olmak üzere yüzlerce şarkı sözünü ve melodiyi bir yapay zeka ağına yükledi.
Yapay zeka algoritması elindeki bu veriler ile binlerce yeni melodi ve şarkı sözü grupları oluşturdu.
Ardından ekip oluşturulan bu melodi ve söz gruplarından birkaçını seçip birleştirerek tek bir şarkı haline getirdi.
Eski bir Eurovision birincisi olan Isar Kuhan ise şarkıyı bilgisayar ile beraber söyledi.
Sözleri pek etkileyici olmasa da önceden uyaralım, akılda fazlasıyla kalıcı ve kendini dinleten bir melodisi var.
Yapay zeka resim yapıyor.
Bir başka potansiyel sanatçı yapay zeka ise Paris merkezli bir firma olan Opius tarafından oluşturuldu.
Obvious kurucusu ortaklarından Hugo Cezas Dupre, İngiliz merkezli müzayede firması Christie's'e verdiği röportajda, firmanın birkaç sanatçıdan ve araştırmacıdan oluştuğunu, görüntü üreten bir ağ, Generative
Adversarial Networks oluşturduklarını ve yapay zekaya, algoritmasını veri işleme öğrenmesi sayesinde resim yaptırdıklarını ifade etti.
Algoritma iki temel parçadan oluşmaktadır.
Yaratıcı ve ayrıştırıcı.
Hugo Sezel-Stupre, yapay zeka sistemine 14.
ve 20. yüzyıldan 15.000 portre verisi yüklediklerini belirtiyor.
Ardından bu veriler ışığında yaratıcı yeni bir resim yapmaya çalışırken, diğer taraftan ayrıştırıcı, insan yapımı bir resim ile oluşturulan resim arasında ayrım yapmaya, farkları bulmaya çalışıyor.
Ayrıştırıcının amacı, yapay zeka tarafından oluşturulan yeni resmin gerçek bir resim olduğuna yaratıcı kısmı inandırması.
Diğer bir deyişle onu kandırmasıdır.
Generative Adversarial Network, Türkçesi Çekişmeli Üretici Ağ olan bu sistemi kullanarak kurmaca bir aile yaratan Obvious, aile fertlerinin ilk resmi olan Edmund Bellamy'nin portresini yaptı.
Bu portre sonrası yapay zeka, ailenin diğer fertlerinin de portresini yine GAN sistemiyle yarattı.
Yapay zekanın yaptığı bu ilk resim olan Edmund Bellamy'nin portresinin 432.500 Amerikan Doları ile adı açıklanmayan bir kişiye satıldığını da ekleyelim.
Bunun benzer çalışmaları daha çok görmemiz anlamına geleceğini söyleyebiliriz.
Hikaye yazan yapay zeka Son olarak henüz emekleme aşamasında diyebileceğimiz hikaye yazan, tamamlayan bir yapay zekadan da bahsetmekte fayda var.
Kanadalı Adam King'in OpenAI altyapısını kullanarak kurduğu Talk to Transformer adlı internet sitesinde birkaç kelimelik bir giriş yaptıktan sonra yapay zeka, önceden yazılmış olan bu giriş cümlesini birkaç
paragraflık bir hikaye haline getiriyor.
Giriş yaptığınız kelime veya cümlenin karmaşıklığına göre elde ettiğiniz kısa hikayede hiç fena olmuyor.
Örnek olarak rastgele olarak verilen öylesine geziniyordum ile başlayan bir cümleyi kendisi hikaye haline getiren yapay zeka bu cümleyi biraz da ironik bir şekilde şöyle tamamlamıştır.
Öyle bir internet sitesine denk gelsem ki bir kelimeye girdiğinde site kalanını halletse ne kadar eğlenceli olurdu diye düşünüyor ve öylesine geziniyordu.
Not. İngilizce'deki I was just wandering around ifadesi hikayesinin en başında olup Türkçe'ye aktarılırken Türkçe'nin kendine özgü yapısından dolayı öylesine geziniyordum şeklinde cümlenin sonuna
geçmiştir. Siteyi İngilizce olarak kullanabileceğinizi hatırlatmakta fayda görüyoruz.
Bir diğer nokta ise aynı hikayeye her zaman aynı kelime ve veya cümle girişiyle ulaşamama ihtimalinizde bulunmaktadır.
Yapay zeka kalite olarak olmasa da içerik olarak eşsiz diyebileceğimiz kısa hikayeler yaratıyor.
Gerçeğin, teknoloji sayesinde kolaylıkla değiştirilip yaratıldığı bir dönemdeyiz.
Gözlerimizle gördüğümüz, kulaklarımızla duyduğumuz, ellerimizle dokunduğumuz şeyleri kimi zaman sorgular noktaya geldik.
Bir fotoğraf CGI mi, yani bilgisayar tarafından yaratılmış bir görüntü mü, yoksa gerçek mi diye tereddüte düştüğümüz, hatta son gelişmeler sayesinde bir video görüntünün gerçekliğinden emin olamadığımız bugünlerde, yapay
zekanın tamamen insana ait bir alana da dahil olduğunu görüyoruz.
Sanat Yapay zekanın faydaları, kullanım alanları ve kimilerine göre geleceğimiz için riskleri tartışılıyor ve daha çok tartışılacak gibi gözüküyor.
Yapay zekanın önümüzdeki günlerde ve yıllarda sanat konusunda ise neler yapabileceğini görmenin ve deneyimlemenin çok farklı bir tecrübe olacağını düşünüyoruz.
Seslendiren Ekin Baran Sunar Bu içerik Evrim Mağacı'nda yayınlanmıştır.
Evrimağacı.org üzerinden daha fazla bilimsel içeriğe ulaşabilirsiniz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
