Transkript
Seslendirmen Murat Kılıç Onları göremesek de radyo dalgaları sürekli etrafımızdalar ve bilgi taşırlar.
Çoğumuzun durumunda o radyo dalgalarının arasında Wi-Fi sinyalleri de vardır.
Wi-Fi, radyo dalgalarını kullanarak kısa mesafelerde büyük miktarda veriye aktaran cihazları pazarlamak için bir endüstri birliğinin bulduğu hoş ve kolaylıkla akılda
kalan bir isimdir. Yani o harfler hiçbir şeyin kısaltması değildir ve bir anlamı yoktur.
Radyo yayınları ve hücresel telefon sinyalleri gibi Wi-Fi'da 19.
yüzyılın sonlarına uzanan bilimsel keşiflere dayanır.
Bir kablonun içinden geçen elektronlar belirli aralıklarla yön değiştirdiğinde sihirli bir şey gerçekleşir.
Belirli bir mesafede bulunan başka bir kablodaki elektronlar sanki telepatik olarak birbirine bağlıymış gibi senkronize olarak yukarı ve aşağı hareket etmeye başlarlar.
Bu olay ilk kez 1887'de Hendrik Hertz tarafından keşfedildi ve 1864'de James Clerk Maxwell tarafından öne
sürülen matematiksel bir teoriyi doğruladı.
Maxwell'in bu zekice teorisi İlk kablodaki alternatif akımın ışık hızında her yöne saçılan alternatif elektrik ve manyetik alanların nasıl radyo dalgasına sebep olduğunu açıklıyor.
Böylelikle bir döngü halinde dalga, ikinci kabloda da alternatif akıma neden oluyor.
Elektromanyetik spektrum, radyo dalgalarından çok yüksek bir frekansla değişen görünebilir ışığı içerir.
Üzerinde düşünülmesi gereken bir sır yatar.
Çünkü insan vücudu radyo dalgalarını değil ışığı görecek şekilde evrimleşmiştir.
Kablosuz sıfırlar ve biller Geleneksel AM, FM radyo ve televizyon yayınları bilgiyi analog veya sürekli sinyallerle taşır.
Wi-Fi bilgiyi dijital yani ikili veri sisteminin sıfırları ve billeri gibi ayrı değerler olarak taşır.
Bu Mobil cihazların video, resim, sesli mesaj veya metin iletisi dahil olmak üzere birçok farklı veri türünü kolayca göndermesine olanak
sağlar. Ayrıca dijital olarak biçimlendirilmiş verinin daha hızlı indirme için sıkıştırılması, hataları önlemek için kodlanması ve gizliliği sağlamak
için şifrelenmesi de daha kolaydır.
Çevrim içi olarak bir şey arattığınızda, Wi-Fi cihazınızdaki veri ilk önce radyo dalgaları üzerinden bir Wi-Fi erişim noktasına aktarılır.
Ki bu evinizdeki internet yönlendiricinizin arkasındaki anten veya bir kafadaki Wi-Fi anteni olabilir.
Sonrasında kabloları üzerinden sizin geniş band internet sağlayıcınız tarafından yönetilen ağ geçidi cihazına gider.
Anlattığınız şey oradan sonu Google sunucusuna varan birçok kablolu bağlantı üzerinden yolunu bulur.
Ve yanıt benzer bir yolu izleyerek size geri döner.
Farklı şirketler tarafından yapılan Wi-Fi cihazları birbiriyle konuşabilir.
Çünkü cihazlar Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü tarafından belirlenen 802.11 standartları denilen bir dizi kuralı takip eder.
Bu kurallar sıfırların ve birlerin radyo dalgalarını kullanarak nasıl temsil edildiğini ve cihazların kendilerini nasıl tanımladığını belirtir.
Kurallar ayrıca taşıyıcı algılamalı çoklu erişim.
İngilizce, Carrier Sense Multiple Access ya da kısaca CSMA adında bir algoritmanın nasıl, ne zaman konuşacağını belirler.
CSMA, Wi-Fi cihazlarını hem kibar hem akıllı hale getirir.
Cihazlar konuşmadan önce daima yakındaki cihazların aktarım yapıp yapmadığını takip eder.
Aynı anda konuşmayı daha da aza indirmek için Aktarım yapacağı zamanı sıraya koymak amacıyla zar atarlar.
Ayrıca etrafta daha fazla cihaz olduğunda daha az konuşurlar ve bunların hepsi fark edilmeyecek kadar hızlı gerçekleşir.
Hızlı ama hep güçlü değil.
Zaman zaman Wi-Fi erişim noktasına bağlanmakta sıkıntı yaşıyor olabilirsiniz.
Bunun en temel nedeni radyo sinyallerinin mesafe arttıkça zayıflamasıdır.
Kalın duvarlar, metal raflar ve bir akvaryum bile radyo sinyallerini zayıflatabilir ve engelleyebilir.
Eğer sinyal çok zayıflarsa bağlantı da zayıflar veya tamamen kesilir.
Ayrıca yakınlarda çok fazla Wi-Fi ağı varsa onlar da sizin bağlantınızı etkileyebilir.
1990'ların ortalarında piyasaya sunulduğundan bu yana Wi-Fi'in birçok gelişmiş versiyonu çıkmıştır.
Şu an maksimum veri hızı ilk versiyonlarına kıyasla bin kattan daha fazladır.
Yani saniyede yaklaşık birkaç milyar bit.
İşte bu sayede bugün Wi-Fi üzerinden görüntülü görüşmeler yapabiliyoruz.
Sanal gerçeklik oyunları gibi yeni geliştirilen uygulamalar her zamankinden daha yüksek indirme hızlarına ihtiyaç duyuyor.
Sırf bu nedenle bile bu yeni yükselişe geçen teknolojiler Wi-Fi teknolojisinde yeni gelişmelere yol açabilir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
