Uzun Dönem Pokemon İzleyen ve Oynayanların Beyninde, Pokemonları Tanıyan Özel Bir Bölge Gelişiyor!
21 Şubat 2022 · 7 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Uzun dönem Pokemon izleyen ve oynayan insanların beyinlerinde Pokemon'ları tanıyan özel bir bölge gelişiyor.
Yazar Çağrı Mert Bakırcı.
Seslendiren... Akın Karahasan Eğer bir Pokemon tutkunuysanız gördüğünüz bir Pokemon'un sadece süliyetine bakarak bile ismini hatırlamanız tuhaf gelmeyebilir.
Tabii ki bileceksiniz. Sizin çocukluktaki hobiniz buydu.
Hatta kim bilir? Belki hala hobiniz bu.
Ama bilmeniz gereken bir şey var.
Pokemon'ları bilme biçiminiz örneğin bir kalemin şeklini bilme biçiminizden farklı.
Çünkü eğer 90'lar boyunca Pokemon'u takip ettiyseniz muhtemelen beyninizde Pokemon'ları tanımak üzere özelleşmiş bir bölge var.
Yani Pokemon'lar özellikle de 90'lıların beyinlerini eski haline dönmeyecek biçimde değiştirdi.
Aslında bebeklerin ve çocukların Altyazı M.K.
ömrümüz boyunca gelişmeyi sürdürüyor.
Ama bu gelişim beyin bölgelerinin büyümesinden ziyade hali hazırda var olan sinir düğümlerinin yepyeni bağlantılar kurarak yeni işler yapacak biçimde özelleşmesi gibi düşünülebilir.
Bu süreçte örneğin yüz tanıma bölgemiz hızla gelişiyor.
Çünkü kritik pencerede en çok gördüğümüz şey insan yüzleri oluyor.
Bu yüz tanıma mekanizması beynimize o kadar derin kazanıyor ki ilerleyen süreçte yüzü olmayan şekillerde bile yüzler görmeye başlıyoruz.
Sadece yüzlerde değil.
Örneğin okulda kelime...
görüyoruz ve bunları oluşturan harflerin şekilleri beynimize kazanıyor.
Aslında bu kadar özelleşmiş sinir ağları sadece çocukluk çağlarında oluşmuyor.
Daha önceden detaylıca işlediğimiz gibi yetişkinlerin beyinlerinde de Türkan Şoray veya Jennifer Aniston gibi meşhur simaları ve bu simaların yüz hatlarını tanıyacak biçimde özelleşmiş beyin bölgeleri bulunuyor.
Yani beyninizde Türkan Şoray nöronları veya Jennifer Aniston nöronları var demek çok yanlış olamaz.
Benzer şekilde Julia Roberts, Halle Berry, Kobe Bryant...
gibi isimler de adeta beyin hücrelerimize kazınmış halde.
Pokemonların yeri ise hem beynimiz için hem de bilim için bambaşka.
Çünkü yeni simaların beyinde yeni sinir ağları oluşturup oluşturamayacağını kitlesel olarak test etmenin pek yolu yok.
Yüzlerce çocuğu alıp onlara yıllarca aynı kişilerin görüntülerini gösterip sonra düzenli aralıklarla beyinlerini tarayamazsınız.
Bu hem aşırı maliyetli olacaktır hem de birçok etik sorunu barındıracaktır.
Ama bu 90'ların çocuklarına ister istemez yapıldı.
Ceplerimizde taşıdığımız Game Boy'un Pokemonlar bir deney düzeneyinde bile bulamayacağımız bir hassasiyet ile her seferinde ekranın aynı köşesinde, aynı siyah beyaz piksellerle, aynı genişlikte, aynı
şekilde yıllar yılı bize gösterildi.
Hatta doğrusu biz kendi isteğimizle bunlara durmadan bakmayı seçtik.
Ve biz o ekranları kilitlenip kaldıkça beynimizdeki sinirler bu küçük karalardaki karakterleri tanıyacak şekilde değişmeye başladılar.
Birbirleriyle yepyeni bağlantılar kurdular ve bugün 90'larda büyümüş bir çocuğu bir...
efemeral makinesine yatırıp ona bir pokemon gösterdiğimizde beyninde sadece pokemonları tanımak üzere özelleşmiş çok özel bir sinir grubunun ateşlendiğini görüyoruz.
Pokemon beyinlerimizi değiştirdi.
Nature Human Behavior dergisinde yayınlanan bir makalesinde Princeton Üniversitesi'nden C.S.
Gomez beyindeki pokemon bölgesinin ventral temporal kortekste olduğunu gösterdi.
Bu sıfırdan oluşan bir beyin bölgesi değil.
Ancak oradaki belirli sinir dokularının pokemonlara özgü görsel uyarınların etkisi altında yeniden düzenlenmesiyle oluşuyor.
Örneğin bir yüz gördüğünüzde Fusiformgirus isimli bir bölgesindeki nöronlar ateşleniyor.
Bir koridora bakıyorsanız kolateral sulkustakiler ateşleniyor.
Pokemonlara bakıyorsanız Ventral Temporal Korteks içindeki Oxypitotemporal Sulkus isimli o özel doku ateşleniyor.
Yüzlere veya koridorlara özgü nöronların özelleşmesi anlaşılır.
Ama Pokemon'lar gibi hayal ürünü varlıklara yönelik bir bölüm bölgesi inanılmaz.
Peki Pokemon'larla büyümemiş olanlar da bu bölge ne işe yarıyor?
Onlarda da aynı bölge hayvanlara, karikatür çizimlerine ve kelimelere tepki veriyor.
Onlara Pokemon'lar gösterildiğinde bu bölgede fazladan bir sinise hareketleri görülmüyor.
Pokemon'cularda ise bu bölge özelleşmeleri ek olarak buradaki sinir hücrelerinin Pokemon'ları ayırt edecek biçimde şekillendiği görünüyor.
Bu konuda da maymunlardan farklı değiliz.
Harvard Üniversitesi'nde daha önceden yaptığı bir çalışmada genç maymunlara daha önce aşina olmadıkları şekiller 3 kategoriye ayrılıp sürekli gösterildiğinde bu 3 kategoriyi ayrı ayrı ayırt edebilen beyin bölgeleri oluştu.
Ve bu beyin bölgeleri beynin rastgele yerlerinde oluşmadı.
Maymunların hepsinde aynı anatomik bölgede oluştular.
Hatta sadece bu da değil. Sinir bilimde eksantriklik önyargısı denen bir kavram var.
Eksantriklik bir şeyin merkezden ne kadar saptığının bir ölçüsü.
Yani bir uyaran görüş alanınızın merkezinde mi yer alıyor yoksa çevresel görüş dediğimiz odağının etrafında kalan bölgede mi?
Bilim insanları buna bakarak beynin neresinde özelleşmenin gerçekleşeceğini tahmin edebiliyorlar.
Uzmanlar Pokemon'ların beyinde özelleşeceği bölgeyi bu teori çerçevesinde doğru bir şekilde tahmin ederek sinir bilimsel bir teoriyi de...
test etmeyi başardılar. Tüm bunların anlamı ne?
Beyin gelişimi büyük oranda çocuklukta olsa da çocuklukta bitmiyor.
Gençlik ve hatta yetişkinlik boyunca maruz kaldığımız uyaranlar beyinlerimizde yeni özelleşmeleri neden olabiliyor.
Pokemon'da yazı dediğimiz olguda evrimsel tarihimizde çok yakın geçmişte ortaya çıkmış şeyler.
Ama bu tür unsurlar bile beyinde özelleşmeye neden oluyorsa çeşitli öğrenme bozukluklarının ardındaki nedenleri çok daha iyi anlayabiliriz ve bu tür sorunları olan çocuklara çok daha etkili bir şekilde yardım edebiliriz.
Ayrıca Her şey bir yana bu tür detayları keşfettikçe beynimizi daha iyi tanıyabiliyoruz ve böylece kim olduğumuzu nasıl düşündüğümüzü çok daha iyi kavruyoruz.
Bilim gerçekten heyecan verici.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
