Transkript
Çevirmen Yusuf Ertargin Editör Bir toplumu
neyin mutlu ettiğini hiç merak ettiniz mi?
Mutlu bir toplum, kendi mutluluğuna odaklanan, mutluluğu etraflarındaki insanlara bile bulaştıran insanlarla mı dolu?
Ya da belki de mutlu bir toplum, etraflarındaki kişilere hassas ve duyarlı olan ve dolayısıyla diğer insanları mutlu eden vatandaşlardan oluşuyordur.
Mutlu toplumların nasıl oluştuğu cevabını bulabilmek için yapılan bir araştırmada, ilk olarak çok sayıda ülkeyi baştan başa kapsayan, bireyselliğin toplumsal mutluluğu öngördüğünü gösteren bir gözlemden yola çıkıldı.
Yani bireylerin ihtiyaçlarına ve hedeflerine önem veren toplumlar daha mutlu olma eğilimindedir.
Yine de bireyci toplumların neden daha fazla mutluluk oranına sahip olduğu pek de anlaşılmış değil.
Tıpkı bireyci kişilerin de yaptığı gibi, şahsın kendi gayeleri üzerinde odaklanmasının toplumsal mutluluğa önayak olduğu söylenebilir.
Fakat yapılan araştırma bu varsayımı zorlar nitelikte.
90'dan fazla ülkede 100 binin üstünde bireyden toplanan viriler analiz edildi.
4 spesifik tutumun büyük ölçüde desteklendiği bireysel toplumlarda toplumsal mutluluğun daha yüksek olduğu görüldü.
Bunlar hoşgörü, güven, sivil katılım ve maddeci olmama anlamında materyalizmsizlikti bu tutumlar ve mutluluk arasındaki ilişki çok güçlüydü ve toplumun
serveti gibi diğer faktörler de dikkate alınsa bile sonuçlarda değişiklik gözlemlenmedi peki hoşgörü güven sivil katılım ve materyalizmsizliğin bir ortak noktası var mı neden
bu dört tutumun yaygın olduğu toplumlar mutlu oluyor buna verilecek en basit cevap bu dört tutumun diğer insanlara fayda sağlamasıdır hoşgörülü olmanın Etrafımızdaki insanlara fayda sağladığı
aşikar. Aynı şekilde yabancılara güvenmek de diğer insanlara yarar sağlayabilir.
Kişisel sivil katılımımız bize şahsi yarar sağlamakla beraber diğer insanları ve toplumu da bir bütün olarak geliştirebilir.
Ve ayrıca materyalist olmamak insanları para ve mal biriktirme arzusundan alıkoyar ve diğer önemli sorunlara daha fazla odaklanmaya iter.
Bu dört tutum açık, demokratik bir toplumu sürdürmek için hoşgörü, güven, sivil katılım ve materyalizmsizliğin değerlerini savunan filozof karl popper'a övgüde bulunan açık toplum
tutumları olarak düşünülebilir popper'ın önermeleri toplumları sadece daha liberal değil aynı zamanda daha mutlu ediyor gibi görünüyor ilginç bir şekilde bu dört açık toplum tutumu
topluma bir bütün olarak yarar sağlamasına rağmen insanların bireysel memnuniyetini doğrudan desteklememektedir açık toplum tutumlarını onaylayan insanlar önyargılı şüpheli sivil meselelere
katılmamış ve materyalist olan insanlardan daha fazla tatmin olmuş değildirler.
Mutlu bir toplum oluşturmak için etrafımızdakilere fayda sağlayan tutumlar kabul görmelidir.
Birilerine iyi davrandığımızda mutluluk kader yoluyla bize geri gelmez.
Çevremizdeki insanlar başkalarına yarar sağlayan tutumları paylaştıklarında dolaylı olarak geri gelir.
Kısacası en mutlu toplumlar insanların başkalarına fayda sağlayan tutumların sergilendiği toplumlardır.
Toplumsal mutluluğun, diğer fayda sağlayan tutumlarımızın etkilerine dayandırılmasının önemli kullanışlı sonuçları vardır.
Açık toplum tutumlarını benimseyen insanlar pek fazla kişisel fayda elde etmez.
Dolayısıyla toplumsal mutluluğu artırmak istiyorsak, bu tutumları benimseme teşvikleri, yönetim organları, uluslararası ve yerel kuruluşlar ve daha mutlu bir toplum isteyen her bir kişi tarafından düzenlenmelidir.
Son olarak bireyciliği vurgulayan toplumlarda açık toplum tutumları ortaya çıkmasına rağmen birçok açıdan bu değerler oldukça kolektivisttir.
Hatırlanması gerekir ki bireysel kültürlerde bile toplumun kalitesi birbirimize nasıl davrandığımıza bağlıdır.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
