Tinder; Dijital Stalk, Sexting, Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet İlişkilerine Yol Açabilir mi?
6 Aralık 2021 · 11 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Cinserlik ve romantizmi dijitali taşıyan Tinder, dijital stalk, sexting, siber zorbalık ve siber mağduriyet ilişkilerine yol açabilir mi?
Yazar, Dilara Aydın, editör Çağrı Mert Bakırcı, seslendiren Şafak Tok.
Aşk, toplumdan topluma ve kültürden kültüre farklılıklar gösterse de evrensel olarak beyin kimyasını benzer şekillerde etkilediği çeşitli araştırmalar sonucunda ortaya konmuştur.
Bireylerin duygu, düşünce ve davranış örüntülerini kültürel normlara göre değiştiren aşk, deneyimlendiği zaman bireysel farklılıklara göre değişkenlik göstermektedir.
Aşka dair yapılan her tanımlama kendi içerisinde belirli öznerlikler ve sınırlılıklar taşıdığı ve uzmanların da bunu kabul ettiği gerçeğini göz önüne alarak henüz aşkın tanımlanması evresinde
dahi bazı sıkıntılar olduğu söylenebilir.
Aşkı yaşamanın bazı örüntülerle birlikte ortaya çıktığı çeşitli etnografik ve psikolojik teoriler üzerinden anlaşılabilmektedir.
Bunlar en genel olarak içtenlik, sevgi, hoşlanma, tutku, bağlılık, aidiyet.
arzu, cinsellik, karşılıklılık gibi olumlu şekillerde tezahür edebilirken, nefret, yıkım, acı, hüsran, kaygı, yalnızlık, karşılıksızlık ve saplantı gibi olumsuz
şekillerde de tezahür edebilmektedir.
Üçgen aşk kuramı ve aşk tipolojileri Bu noktada, psikolog Stenberg'in üçgen aşk teorisinden bahsetmek gerekirse, aşk, yakınlık, tutku ve bağlılıktan oluşan bir kavramdır.
Bir ilişkide tarafların birbiriyle kurduğu iletişimin iyicil olması, birbirlerini tanımaları ve anlaşabilmeleri o ilişkideki yakınlığı göstermektedir.
Yakınlığın ardından tarafların birbirlerini fiziksel olarak çekici bulmaları ve doyum veren bir cinsel yaşantıya sahip olmaları o ilişkinin tutku boyutunu anlatır.
Ardından yakınlığın ve tutkunun her iki tarafı da memnun edecek şekilde uyumlu ilerlemesi ilişkideki bağlılığı ortaya çıkarır.
Ve tarafların kendilerini içinde bulundukları aşkın en duygulu noktasına bırakmalarını sağlar.
Bu üç temel durum aşkın bütünleşmiş bir aşk olduğunu gösterse de, Stenberg bu üç etkinin nadiren bir arada gözlenebildiğini söylemektedir.
Teorisyene göre bunlardan herhangi iki tanesi çoğu zaman daha baskın gelmekte ve bu durum aşkla farklı tipolojiler olduğunu göstermektedir.
Kendi içerisinde tanımlanışı bile değişken olan ve bireylerin anlam dünyalarında kültürel farklılıklarında dahi akışkanlaşabilen aşk, böylelikle kavramsal açıdan şaibeler yaratabilmektedir.
O halde günümüz dünyasında teknolojinin baskın hale gelmesiyle iletişimin sosyal asitelerine taşınması gibi durumların aşkın dijital patolojilerini ortaya çıkardığını söylemek mümkündür.
Özellikle... Konum tabanlı bir uygulama olan Tinder'ın bireylerin sanal ortamda tanışıp yakınlık kurmasına yol açması ve bireyleri fiziksel olarak bir araya getirmeye aracılık yapması bakımından bu konudaki
rolüne değinmek önemlidir.
Sağa kaydırmalı romantizm Tinder Tinder, 2012 yılında kurulmuş olan konum tabanlı özelliği olan bir dijital arkadaşlık uygulamasıdır.
Kadınlar ve erkekleri günlük yaşamda buluşturabilme amacı taşıyan heteroseksüel piyasaya hizmet eden bir uygulama olduğu düşünülmektedir.
Tinder'da eşleşmeler coğrafi konuma bağlı olarak gerçekleşmekte ve kullanıcılar yakınlardaki kişileri görebilmek için konum ayarlarını değiştirebilmektedir.
Fakat uygulamayı kullanan birçok kullanıcının uygulamaya arkadaşlık kurmaktan öte anlamlar bahşetmiş olmaları amacına uygun kullanımın dışına çıkıldığını göstermektedir.
Tinder bünyesindeki birçok heteroseksüel bireyin uygulamayı cinsellik, romantik ilişkiler ve kısa süreli etkinlikler için kullandıkları bilinmektedir.
Bu durum... uygulama içerisinde amacına uygun kullanıyorum jargonunu ortaya çıkarmış ve bireylerin ilişki kurma beklentilerine göre uygulama içerisinde aradıkları profillere ulaşabilmelerini sağlamıştır.
Uygulamayı geliştirenler, Tinder'ın cinsellik içeren herhangi bir amacının olmadığını belirterek yakın çevredeki insanlarla iletişim kurmaya yönelik bir uygulama olduğunu söyleseler de, uygulama kültürel olarak
her bölgede farklı kullanılmaktadır.
Örneğin Türkiye'de Tinder'ın çoğunlukla cinsellik, yasaklı madde kullanımı için arkadaş arayışı, günlük sosyal etkinliklere katılma, romantik ilişki kurma amacıyla kullanıldığı gözlemlenmektedir.
Özellikle heteroseksüel kadın ve erkekler yakınlık kurabilmek için gereken zamanı dijital bir uygulama kullanarak kısaltabilmektedir.
Böylelikle Tinder yakınlık, tutku...
ve bağlılıktan oluşan aşk üçgeni teorisine göre yakınlığın başlangıcı olması bakımından günümüz dünyasında insanları bir araya getiren bir aracıya dönüşmektedir.
Velhasıl aşkın kültürel, toplumsal ve bireysel anlamının değişken olduğunu ve tanımlamaların yetersiz kaldığını günümüz romantik ilişkilerinin dijital uygulamalar üzerinden anlam kazanıyor oluşundan
anlamak mümkündür.
Günümüz dijital dünyasında.
İlişkilerin bir ihtiyaç olarak dijital uygulamalar üzerinden belirli bir kitleyi hedef alarak heteroseksüel, sunulması ve bireylerin anlık duygularına hitap etmesi bakımından aşkın daha çok yakınlık kurma arayışı
ile anıldığını göstermektedir.
Stenberg'in belirttiği gibi bir aşkta her daim yakınlık, tutku ve bağlılık unsuru bir arada görülmemektedir.
Buna atfen günümüz ilişkileri kapsamında Tinder'da tanışıp isteğe bağlı olarak fiziksel mekanlarda bir araya gelen insanların genelde yakınlık ihtiyacının daha fazla olduğu söylenebilmekte ve kısa süreli birlikteliklerle
doyuma ulaşma arzularının uygulama tarafından sağa veya sola kaydırma ile canlı tutulması örneği cinselliğin ön planda tutulduğunu göstermektedir.
Bireyselleşme ve yalnızlığın yoğun yaşandığı günümüz dünyasında Uygulamanın bireyleri bir araya getirme noktasında sağladığı, tanıdık hissetme, bilindik kılma avantajının olduğu söylenebilse de yine dijital
bir uygulama olması bakımından yarattığı dezavantajlar mevcuttur.
Tinder kullanmak dijital problemlere yol açabilir.
Tinder örneğinde görüldüğü gibi bireyler dijital bir ortamda birbirlerini sağa kaydırma özelliğiyle beğenip eşleşebilmekte ve isteğe bağlı olarak fiziki ortamda bir araya gelebilmektedir.
Fakat dijital mecralarda bireylik kimliklerini olduğundan farklı gösterebildiği için ilişkiler sağlıksız bir nitelik kazanabilmektedir.
Bu duruma örnek olarak birine karşı duyulan merak sonucunda kişiyi sosyal medya veya farklı sanal ortamlarda rahatsız edici şekilde izini belli etmeden takip etme durumu olan dijital stalklama verilebilir.
Tinder'da eşleşen bireyler birbirlerini gerçek hayatta merak edebilmekte, Ve bu durum, taraflardan birinin ötekine karşı takıntı geliştirmesiyle kişinin bulunduğu lokasyonu, işini, okulunu
veya sosyal medya hesaplarını gizlice stalklamasına yol açabilmektedir.
Sexting, bireylerin yalnızlığı giderme, ilgi arayışı, cinselliğe kolay ulaşma ve fiziksel cinselliği planlama durumlarından kaynaklanan sanal ortamlarda cinsel içerikli mesajlaşmalarını
ifade etmektedir.
Bu durum, İki kişinin karşılıklı rızasıyla ortaya çıkan bir mesele gibi görünse de kişilerin birbirine karşı olumsuz olarak kullanabilecekleri verilerin saklanmasına neden olmaktadır.
Hatta Tinder'ı kötü amaçlı cinsellik için kullanan kişilerin sexting yöntemiyle karşı tarafı açık fotoğraf gönderme ve cinsel içerikli mesajlaşma için manipüle edici davranışlarla zorlaması siber
zorbalığa yol açmaktadır.
Özel mesajların ifşa şantaj ve manipülasyonla ortaya çıkacağını düşünen kişi, böylelikle ilişki kurma amacıyla tanıştığı kişiden gördüğü zorbalık sonucunda siber mağduriyet yaşamaktadır.
Siber zorbalığın ve siber mağduriyetin çoğunlukla ortaokul, lise ve üniversite dönemindeki bireylerde görüldüğü yapılan araştırmalarda ortaya konmuş olsa da, bireylerin arkadaşlık veya romantik ilişki kurma
amacıyla kullandığı Tinder gibi uygulamalarda görülebileceğinin aşikar olduğu söylenebilir.
Özellikle Geleneksel zorbalıkta zorba tanıdık birisi olabilirken, siber zorbalık anonim gerçekleşmektedir.
Sosyal ortamlarda bireylerin birbirlerine yönelik davranışlarının denetlenemez ve kontrol edilemez olması, dijital zorbalığı geleneksel zorbalığa göre daha kabul edilebilir hale getirmektedir.
Nitekim... Dijital bağlamlarda cinsel içerikli mesajlaşmaların dijital verilerin kayıt altına alındığı ve kopyalanıp çoğaltılabildiği gerçeği göz önüne alındığında oldukça tehlikeli bir zorba ve mağdur
ilişkisini ortaya çıkaracağını söylemek mümkündür.
Sonuç Sonuç olarak dijital çağda aşk, romantizm ve flört ilişkilerinin Tinder gibi coğrafi konum tabanlı uygulamalar ışığında kolaylaştığı görülmektedir.
Dijital bağlamda kurulan iletişimle aşkta bağlılıktan çok yakınlık ihtiyacının karşılanması ön planda tutularak beğeni, zevk ve ilgiye göre seçimler yapılmaktadır.
Bu durum kısa süreli cinsel birliktelik isteği, romantik ilişki talebi, sosyal etkinliklere katılma ve farklı arayışlara girmeye neden olmaktadır.
Sosyal ağ uygulamalarının ve internetin denetlenemez olmasından kaynaklı yakınlık kurma arayışında olan bir bireyin bir ötekine verdiği bilgilerin kötüye kullanılabileceğini söylemek mümkündür.
Başlangıçta ilişki kurmak için pek çok avantajı bulunan Tinder gibi uygulamalar, cazip gelse de uzun vadede tarafların birbirlerine karşı dijital stalklama, sexting, siber zorbalık ve siber mağduriyet
kavramlarını hatırlatacak durumlar yaşatmalarına neden olabileceğine dikkat etmek gerekmektedir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
