Transkript
Süperkıta Pangea hiç kırılmasaydı ne olurdu?
Günümüzün yedi kıtası, bundan yaklaşık 300 milyon yılla 200 milyon yıl kadar önce süper kıta adında tek bir kara parçası olarak birbirine bağlıydı.
Levha tektoniği denilen yer kabuğu hareketleri sebebiyle kıtalar zaman içerisinde birbirinden ayrıldı.
Gerçekten de dünya haritasına baktığımızda kıta kenarlarının tıpkı bir yapbozun parçaları gibi birbiri içerisine geçecekmişçesine uyumlu olduklarını görürüz.
Peki süper kıta hiç kırılmamış olsaydı ne gibi etkileri olurdu?
Hiç şüphe yok ki yaşam daha az çeşitliliğe sahip olurdu.
Çünkü var olan türlerden yeni türlerin ortaya çıkması demek olan türleşmenin temel faktörlerinden biri de coğrafi izolasyondur.
Coğrafi izolasyon canlıları farklı seçilim baskılarına tabi tutarak yeni özelliklerin evrimini sağlar.
Örneğin yaklaşık 160 milyon yıl önce Süperkıta'nın güney yarısında bulunan Gondwana'dan ayrılmış olan Madagaskar Adası'nı ele alalım.
Uluslararası Doğal Çevreyi Koruma Örgütü verilerine göre bu adada evrimleşmiş bitki ve memeli türlerinin çoğu başka hiçbir yerde bulunmamaktadır.
Ayrıca süper kıtanın en iç kesimleri fazlasıyla sıcak ve kurak olurdu.
Ohio Üniversitesi'nde yer bilimleri profesörü olan Damien Lenz şöyle söylüyor.
Pangaea'nın devasa büyüklüğü sebebiyle nem yüklü bulutlar kara parçasının en iç kesimlerine doğru ilerlerken nemin çoğunu kaybederlerdi.
Bu da yaşam olasılıklarının bir hayli kısıtlanmasına neden olurdu.
Aşırı büyük kütle süper kıta, dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşü sebebiyle kutuplardan uzaklaşarak daha çok ekvator bölgesinde konuşlanırdı.
Gezegenimizin en sıcak yeri olan ekvatorun iklimine en çok hangi canlılar uyum sağlardı diye sorarsanız, bu canlı grubu yüksek ihtimalle sürüngenler olurdu.
Yer kabuğu hareketleri olmasaydı ne olurdu?
Aslında tüm bu spekülasyonların temeli tektonik levha hareketlerine dayanıyor.
Öyle ya, yer kabuğu hareketlerinin o süper gücü olmasaydı süper kıta da parçalanmayacaktı.
O halde soralım, ya yer kabuğu hareketleri olmasaydı?
Depremler, volkanik patlamalar ve tsunami'ler olmazdı.
Dağlar oluşmazdı.
Dağların yokluğundaysa bir hava koşulu olan aşırı güçlü tornadolar bir zımpara gibi çıkıntı kabul edilecek tüm yeryüzü şekillerini en nihayetinde düzleştirirdi.
Yüksekliğin olmayışı nehirlerin akışını değiştirip onları daha durgun yapardı.
Ayrıca yüksek bir kaynaktan dökülen nehirlerin olmayışı aşındırmayı en aza indirerek daha pürüzsüz bir toprak oluşumuna yol açardı.
Yüksek dağlar bulutları tutarak hava modelleri oluşturur.
Ancak dağlar olmasaydı, muson yağmurları gibi bazı hava modelleri oluşamazdı.
Yer kabuğu hareketleri okyanus akıntılarını da etkilediğinden, tektonik hareketlerin olmayışı okyanus sirkülasyonunu ciddi derecede sekteye uğratırdı.
Bu da hava ve iklim koşullarını oldukça etkilerdi.
Karbon, dünya üzerindeki sıcaklığı dengede tutar.
Karbon çevrimini ayakta tutan tektonik hareketler olmasaydı, karbon volkanik patlamalarla salımından ziyade toprakta daha çok tutulurdu.
Ve bu da uzun dönemde dünyanın soğumasına neden olurdu.
Sonuç olarak canlı çeşitliliği bir hayli azalırdı.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
