Transkript
Bu içerik Büyonluk seslendirmenlerinden İbrahim Uzun tarafından seslendirilmiştir.
Yazar ve çevirmen Pınar Masat.
Editör Çağrı Mert Bakırcı Sevinç gözyaşları Mutluyken neden ağlıyoruz?
Üzgünken ağlamak çok normal ve oldukça yaygın.
Muhtemelen siz de üzgün veya kızgın olduğunuz ya da hüsrana uğradığınız bir noktada ağladınız ya da birinin öfkeden ağlayışına tanık oldunuz.
Fakat yine tecrübe etmiş olabileceğiniz çok daha ilginç bir diğer ağlama çeşidi var.
Sevinçten ağlamak.
Muhtemelen bunu birçok televizyon dizisi veya filmde çoktan gördünüz.
Ama eğer herhangi bir zorluğu ya da engeli, neşeli ya da başarılı bir şekilde açtığınızı hissettiğinizde siz de sevinç gözyaşları dökmüş olabilirsiniz.
Ağlamayı özellikle istenmeyen duygularla bağdaştırıyorsanız sevinç gözyaşları kafa karıştırıcı olabilir.
Fakat bu tür gözyaşları da oldukça normaldir.
Sevinç gözyaşları yaşa ya da cinsiyete bağlı değildir.
Yani teoride duyguları deneyimleyen herhangi biri sevinç gözyaşları dökebilir.
Fakat bu neden meydana gelir?
Hiç kimsenin kesin bir cevabı yok.
Ancak bilimsel araştırmalar potansiyel birkaç açıklama sunuyor.
Sevinçten ağlamayı açıklayan teoriler.
Ağlamak şiddetli duyguları düzenlemeye yardım eder.
Çoğu insan üzüntüyü, öfkeyi ve hüsranı negatif olarak görür.
Genellikle insanlar mutlu olmak ister ve muhtemelen mutluluğu negatif olarak gören birini bulmakta zorlanırsınız.
Öyleyse sevinç gözyaşının kaynağı nedir?
Mutluluk diğer duygularla ortak bir paydada buluşur.
Pozitif veya negatif bütün duygular oldukça yoğun olabilir.
2015 yılında yapılmış bir araştırmaya göre duygularınızı o kadar yoğun yaşarsınız ki yönetilemez hale gelirler ve böylece sevinç gözyaşları ortaya çıkar.
Bu duygular sizi alt etmeye başladığında onlardan kurtulabilmek için ağlayabilir veya çığlık atabilirsiniz.
Belki de her ikisi de.
Örneğin, üniversite kabul mektubunuzu yırtıp açtıktan sonra çığlık atıp gözyaşlarına boğmuş olabilirsiniz.
Hatta çığlığınız o kadar yüksek sesliydi ki aileniz ciddi anlamda kendinizi incittiğinizi düşünmüş bile olabilir.
Dimorfsal açıklama Sevinç gözyaşları dimorfsal açıklamanın güzel bir örneğidir.
Burada dimorf iki form anlamına gelir.
Bu ifadeler aynı kaynağa sahiptir.
Fakat farklı şekiller ortaya çıkar.
İşte başka bir örnek.
Onu yakalayıp sıkma dürtüsü hissedecek kadar tatlı bir şey gördünüz mü?
Örneğin bir bebek ya da bir hayvan.
Duymuş olabileceğiniz bir cümle bile var.
Seni yiyebilirim.
Tabii ki o evcil hayvanı ya da bebeği sıkarak zarar vermek istemezsiniz.
Yetişkinler gerçekten de bebekleri yemek değil, onları tutmak ve kucaklamak istiyorlar.
Dolayısıyla bu agresif duygu ifadesi biraz tuhaf görünebilir.
Ancak bunun basit bir açıklaması var.
Duygular o kadar yoğun ki onları nasıl idare edeceğinizi bilmiyorsunuz.
Denge bulmak. Duyguları yönetme zorluğu bazen olumsuz sonuçlarda doğurabilir.
Duygu düzenlemesiyle istikrarlı olarak zor anlar yaşayan bazı kişilerde ruh hali değişimleri veya rastgele patlamalar olabilir.
Öyleyse bir bakıma bu sevinç gözyaşları duygusal sağlığınızı etkileyebilecek şiddetli duygulara biraz denge sağlayarak sizi korurlar.
Başka bir değiştiği alamak, nasıl sakinleşeceğinizi bilmeyecek kadar kendinizi aştığınızı hissettiğinizde yararlı olabilir.
Altyazı M.K.
Herhangi bir nedenden ağladığınızda sizi gören herkese isteseniz de istemeseniz de bir mesaj gönderirsiniz.
Ağlama eğilimi duygularınızın sizi alt ettiğini başkalarının bilmesini sağlar.
Ki bu da rahatlamaya ve desteğe ihtiyacımız olduğunu gösterir.
Elbette diye düşünebilirsiniz.
Üzgün ya da stresli hissedildiğinde kim rahatlatılmak istemez ki?
Fakat son derece mutlu olduğunuzda da biraz destek isteyebilirsiniz.
2009 yılından bir araştırma mutluluktan neşeye ve hatta sevgiye kadar yaşadığınız şiddetli duygular konusunda başkalarıyla bağ kurmak istediğinizi gösteriyor.
Genel konuşmak gerekirse insanlar sosyal varlıklardır.
Bu sosyal doğa kötü zamanlarda olduğu kadar iyi zamanlarda da yoğun deneyimleri paylaşma, dayanışma ve rahatlık arama arzusunda rol oynayabilir.
Öyleyse sevinç gözyaşları lütfen bu güzel anı paylaşın demenin bir yolu olabilir.
Yukarıda bahsedilen çalışmanın yazarları, gözyaşlarının mezuniyetleri, düğünler ve balonlar gibi belirli anlamlara sahip olayların büyüklüğünü veya önemini belirtebileceğini de işaret ediyor.
Ağlamak etrafınızdaki herkese, şu anda meydana gelen şey, benim için çok şey ifade ediyor demektir.
Böylece ağlamak, özellikle cümleleri bir araya getiremeyecek kadar zayıf düştüğünüzde önemli bir sosyal işlev sunar.
Ağlamak gerçekten de sizi iyi hissettirir.
Birçok insan mutluluktan da olsa ağlamaktan hoşlanmaz.
Burnunuz akar, başınız ağrıyabilir ve tabii ki toplum içinde duygularınızın üstesinden gelebilecek kadar şanslı olduğunuzda yabancıların kaçınılmaz bakışları vardır.
Fakat aslında ağlamanın birçok faydası vardır.
Mutluluk hormonları Ağladığınız zaman vücudunuz endorfin ve oksitosin salgılar.
Bu hormonlar acınızı dindirebilir, ruh halinizi güçlendirebilir ve genel refahınızı arttırabilir.
Gözyaşı, çevrenizdeki kişilerin desteğini ve rahatını almanıza yardımcı olabileceğinden ruh halinizi ve genel sağlığınızı iyileştiren bağlantı hissinizi arttırır.
Üzüntüden veya öfkeden ağlamak bu duyguları dindirebilir ve içinde bulunduğunuz durumu daha az kasvetli yapabilir.
Fakat mutlulukla ağladığınızda oksitosin, endorfin ve sosyal destek deneyimi büyütebilir ve sizi daha iyi bile hissettirebilir.
Ve belki daha az ağlatabilir.
Duygusal gevşeme.
Birçok mutlu anın rastgele ortaya çıkmadığını anlamak da önemlidir.
Evlenmek, doğum yapmak, liseden veya üniversiteden mezun olmak, hedeflediğimiz meslek için işe alınmak.
Bu başarılar kolayca gelmez.
Bu kilometre taşlarını başarabilmek için büyük ihtimalle bol zaman, sabır ve çabu ortaya koyarsınız.
Bu iş ne kadar tatmin edici olursa olsun büyük olasılıkla biraz stres yarattı.
Öyleyse ağlamak, Bu uzun süreli stresten kurtulmak için nihai bir katarsis, duygusal boşalma, duygusal gevşeme veya kurtuluş olabilir.
Ayrıca beyniniz biraz şaşkına dönmüş olabilir.
Sevinç gözyaşlarıyla ilgili başka bir teoriye göre bu tip gözyaşları ortaya çıkar çünkü beyniniz yoğun duyguları ayırt etmekle ilgili problem yaşar.
Neşe, öfke...
Ya da üzüntü gibi güçlü bir duyguyu yaşadığınızda beyninizde amigdala olarak bilinen bir bölge bu duyguyu kaydeder ve beyninizin başka bir parçası olan hipotalamusa bir sinyal gönderir.
Hipotalamus sinir sisteminize sinyal göndererek duyguları düzenlemeye yardımcı olur.
Fakat sinir sisteminize hangi duyguyu deneyimlediğinizi tam olarak söylemez.
Çünkü bunu bilmiyor.
Onun bildiği tek şey duygu o kadar şiddetli ki onu yönetmekte biraz sorun yaşayabilirsiniz.
Sinir sisteminizin önemli işlevlerinden biri strese yanıt vermenize yardımcı olmayı içerir.
Bir tehditle karşılaştığınızda sempatik sinir sisteminiz sizi savaşmaya ya da kaçmaya hazırlar.
Tehdit azaldıktan sonra sinir sisteminizin parasympatik dalı sakinleşmenize yardımcı olur.
Sinir sisteminiz hipotalamustan hey biraz bunaldık diyen o sinyali aldığında adım atması gerektiğini bilir.
Bunu yapmanın kolay bir yolu şu.
Hem mutlu hem de üzgün yoğun duyguları ifade etmenize ve onlardan kurtulmanıza yardımcı olan gözyaşları üretin.
Gözyaşları yoğun duygulara verilen normal bir insan tepkisidir.
Üzüntü karşısında ağlama olasılığınız daha yüksek olsa da sevinç gözyaşları olağanüstü bir şey değildir.
Aslına bakarsanız sevinç gözyaşları aslında sizin zihinsel sağlığınıza oldukça yardımcı olmaktadır.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
