Saçmalığı Tespit Etmek: Psikolojiye İlgiliyseniz, Psikoloji Gibi Gözüken Bu Zırvalara İnanmayın!
19 Mart 2022 · 18 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Saçmalığı tespit etmek.
Psikolojiye ilgiliyseniz psikoloji gibi gözüken bu zırvalara inanmayın.
Yazar Layet El Şahaf.
Çevirmen Merve Kaftancıoğlu.
Editör Çağrı Mert Bakırcı.
Seslendiren Altay Kenger.
Psikoloji, bir zihin ve davranış bilimidir.
Astroloji ile Rhonda Bannon sır kitabından doğandığı Secret akımıyla veya diğer New Age gevezelikleriyle hiçbir ilgisi yok.
Ancak psikolojiye ilgi duyan birçok zeki insan, bazen kulağa psikoloji ile ilgiliymiş gibi gelen bu bilimsel temelden yoksun, mantık dışı meyhumlara çekildiğini de hissedebilir.
Peki bu konuda endişelenmemiz gerekir mi?
E ne olmuş yani?
Belki de bu konu o kadar da önemli değildir.
Bazı insanlar bu inançların saçma ve çoğunlukla zararsız olduğunu düşünür.
Ayrıca insanların kahir ekseriyeti bunlara zaten inanmaz.
Değil mi? Ancak anketler bu durumun tam da tersini gösteriyor.
Çoğunluğumuz gerçeğe tam bir sadakat göstermiyor.
Mesela Amerikaların %73'ünün en azından bir adet paranormal inancı vardır.
Pek çok sahte bilim, Kamusal alanda geniş bir ilgi toplar.
Üstelik böylesi mantıksız inançlar hali hazırda insanları gerçek anlamda öldürüyor olsa bile.
Carl Sagan'ın o ünlü öngörüsünü hatırlıyor musunuz?
Şöyle demişti. Çocuklarımın yahut torunlarımın zamanının Amerikası için şöyle bir öngörüm var.
O vakit geldiğinde, ileri teknolojinin gücü çok az kişinin elinde olacak ve kamu çıkarlarını temsil edenler, var olan sorunları anlamaktan bile aciz kalacak.
İnsanlar kendi gündemlerini belirleme becerilerini, yetkili kişilerde bilinçli sorgulama yetilerini kaybedecek.
İşte kristal kürelerimizi sıkıca kavrayıp endişeyle yıldız fallarına başvurduğumuzda eleştirel melekelerimiz düşüşe geçip neyin iyi hissettirdiği ile neyin doğru olduğunu ayırt edemez
hale geldiğimizde ayağımız kayacak ve neredeyse hiç fark etmeden batıl inançlara ve karanlığa tekrar gömüleceğiz.
Ne yazık ki o noktayı geçtik.
Hatta çoktan açtık bile.
Bu podcast'in amacı dinleyicilere ilgi çekici gelen ama içi tamamen boş olan 5 mevhum hakkında biraz bilgi vermek, bilgi verirken de biraz eğlendirmek olacak.
Psikolojiyle ilgili gibi gözüken 5 saçmalık.
1. Astroloji Astrolojinin neden bir saçmalık olduğuna dair bazı nedenler şunlar.
İlk olarak astrolojik tahminlerle yapılan deneysel testler astrolojinin hiçbir işe yaramadığını göstermektedir.
Kırktan fazla kontrollü çalışmanın meta analizi, uzman astrologların insanlardaki dışa dönüklük gibi temel kişilik özelliklerini bile tahmin etmek konusunda tesadüften daha iyi performans gösteremediğini ispat
etmektedir. Hem öznenin hem de araştırmacıların uygulanan deneysel koşulu bilmediği çift kör testler de yapılan astrolojik tahminlerin kanıtlarla desteklenemediğini işaret etmektedir.
İkincisi, gezegenlerin kişiliğinizi etkilediği hakkında tespit edilmiş bir mekanizma bulunamamıştır.
Üçüncüsü, eğer astrolojinin insanlar üzerindeki etkisine sebep olan şeyin yerçekimiyle ilgili olduğunu düşünüyorsanız, ki yanılıyorsunuz, bu zannedildiği gibi değildir.
Doğduğunuz sırada odada bulunan doktorun sizin üzerinizde yarattığı yerçekim kuvveti, güneş sistemimizdeki herhangi bir gezegenin size o anda uyguladığı yerçekim kuvvetinden
daha güçlüdür.
Dördüncüsü, astrolojinin doğru olması için fizik ve psikoloji hakkında bildiğimiz hemen hemen her şeyin yanlış olması gerekir ve fizik ve psikoloji konusunda bildiğimiz her şey
yanlış değildir. Beşinci ve son olarak, astrolojiye olan inancın sadece bilişsel önyargılar yani doğrulama yanlılığı gibi ve ne ödü belirsiz
yazıların Barnum ifadeleri gibi bir kombinasyonu tarafından yönlendirildiğini düşünmek için ortada oldukça iyi nedenler vardır.
Gezegenler ve kişiliğimiz arasında gerçek bir bağlantı yoktur.
Daha net anlatmak gerekirse insan olarak olmadık yerlerde bile kalıplar görmeye meyyal olduğumuzu akılda tutmakta yarar var.
Bu Ramzei teorisinden elde edilen matematiksel kavramlarla birlikte Zihinlerimizde rastgele örüntüler bulan dedektörlerin varlığına dair kanıtlar gözden geçirildiğinde daha iyi anlaşılabilir.
Bu arada, bu bilissel önyargılar insani açıdan evrenseldir ve onlarla hepimiz mücadele etmekteyiz.
Hiç kimse bu çeşit önyargılara karşı bağışıklık geliştirmemiştir.
Bu yüzden zaman zaman tıpkı diğerleri gibi böyle insani zaaflara yenik düşerseniz kendinizi kötü hissetmeyin.
Umudumuz o ki...
Bu tür bilissel önyargıların bizi nasıl yoldan çıkardığını ne kadar iyi öğrenirsek, dünyanın nasıl işlediğine dair asılsız iddialara karşı da o kadar uyanık olacağız.
Ayrıca, astrolojiyi fazla ciddiye almanın tehlikelerini distopyacı bir açıdan işleyen bilim kurgu dizisi The Orwell'in 2.
sezon 5. bölümüne göz atmanızı da tavsiye ederiz.
2. Myers-Briggs kişilik testi Myers-Briggs kişilik tipi göstergesi MBTI dünyanın en popüler kişilik testlerindendir ama ne yazık ki bu testin büyük bir kısmı tamamen saçmalıktan
ibarettir. Sunduğu sonuçlar tutarsızdır, hayata dair çıkarımları kestiremez, temel kişilik değişkenliklerini göz ardı eder ve ampirik olarak doğrulanmamış fikirlere dayanır.
Myers-Briggs şirketi bile bu testin öngörüsel değil, tanımsal bir şekilde tasarlandığını iddia etmektedir ancak insanlar hala bunu iş yerindeki davranışları tahmin etmek için yaygın olarak kullanmaktadırlar.
Ünlü bir espride de söylendiği gibi, açık fikirli olmak iyidir.
Ancak fikirlerinizi çok fazla açarsanız beyniniz kafanızdan düşebilir.
3. Homeopati Homeopati, benzer benzeri iyileştirir söyleminden yola çıkan ve seyreltilmiş maddelerin etki artırdığı fikrine dayanan bir alternatif tıp şeklidir.
Bunun bir saçmalık olduğunu anlamak için çeşitli deliller saymamız gerekirse.
1. Kontrollü çalışmalar homeopatinin placebo'dan daha iyi bir netice vermediğini gösteriyor.
2. Fizik, kimya, biyoloji ve tıbbın çoğu alanlarıyla çelişiyor ve siz bu bilimlerin işe yaradığını zaten biliyorsunuz çünkü enfeksiyonlarımızı iyileştiriyorlar ve şu anda bu yazıyı okuduğunuz cihaz
bu bilimler sayesinde çalışıyor.
3. Kanıtlar, homeopatinin temel ilkelerinin yani hastalığa benzer tedaviler uygulamanın veya kimyasalları seyretmenin gücünü artırdığının yanlış olduğunu açıkça göstermektedir.
Gerçekten de homeopatiğe olan inancın, psikolojik beklentiler üzerinden ve placebo etkisi tarafından yönlendirildiği ayan beyan görülmektedir.
Tim Minchin'in B takımından etkilenen hareketli bir şiirinde oldukça manidar bir şekilde ifade ettiği gibi alternatif tıp ya işe yaramaz ya da çalışmaz.
Bunlar kanıtlandı.
İşe yaradığı kanıtlanmış alternatif tıpa ne diyorlar biliyor musun?
Tıp. Bu fikrin anlaşılması hayli uzun zaman aldı ancak artık birçok insan homeopatinin zararsız bir saçmalık olmadığını, aksine her yıl insanları gerçek tedavilerden uzaklaştırarak ölümlere
sebep olan tehlikeli bir zırvaya tekabül ettiğini kabul ediyor.
Bu genel kabul ayrıca okunmaya değer olan sözde terapilere karşı Avrupa manifestosu gibi olumlu gelişmelere yol açmıştır.
Bu her zamanki New Age saçmalığıydı.
Biraz psikopalavra, biraz kendine yardım üzerine ipuçları, üzerine de sözde kutsal metinlerden ve ruhunuz için tavuk suyuna çorbadan alıntılar eklenmiş bir lapa işte.
Connie Willis, Inside Job.
Ah şu sır!
Tam da her şeyi yerle bir edecek türden saçma bir kitaptır.
Olumlu biçimde kullanılan görselleştirmenin hayatınıza iyi şeyler getireceği fikri üzerine kurulu olup, hayatınızdaki talihsizliklerin veya sefaletle kuşatılmış olmanızın, aslında kendi düşüncenizin
olumsuzluğundan kaynaklandığından yani kendi başınıza açtığınız sorunlar olduğundan dem vurur.
Diğer birçok bilim dışı inanış çeşidi gibi sır da iddialarını ciddileştirmek için kuantum fiziğini kötüye kullanır.
Size söylemeliyiz ki bu tamamen klişe bir stratejidir ve arka yüzü oldukça çirkindir.
Chavris and Simons adlı uzman iki psikolog Bu kitapla satılmaya çalışılan deli saçmasını analiz ederek, insanların bunu neden özellikle çekici bulduğunu bir The New York Times makalesinde
vurgulamışlardı. Mark Manson tarafından yazılmış, sınır tanımayan başka bir analizde ise, bu doktrinin nasıl temel bir yanılsama üzerine kurulu olduğu açıklanmaktadır.
Baylar bayanlar, ikili cinsiyet tezini reddedenler, İşte size NBA All-Star takımı seviyesinde bir seçme saçmalıklar topluluğu.
Sahte umutlar karşılığında insanların mallarını mülklerini silkelemek elbette yeni bir şey değil.
Harry Houdini ve Muhteşem Randy gibi yalan avcıları zamanında böyle dolandırıcılıklar yapanların maskelerini düşürerek mükemmel bir iş çıkarmışlardı.
Hele psikoloji öğrencisiyseniz Muhteşem Randy'yi muhakkak tanımanız gerekir.
Eğer tanımıyorsanız buna onun harika YouTube videolarıyla başlayabilirsiniz.
Kişisel hayatı ile desteklediği kariyeri hakkında yapılmış olan An Honest Liar adlı belgesele de göz atmanız lazım.
Yayınlamış olduğu kitaplarsa kesinlikle tavsiye edilir.
Bu konularda biraz kafa yormak istiyorsanız, tüm zamanların en allı pullu bilimkurgu yazarı olan Connie Willis'ın Hugo ödüllü Inside Job adlı harika romanını okumalısınız.
Kitapta Willis, seansları, şüpheciliği ve romantizmi merkeze alan bir paradoksun etrafında dönen, mükemmel olarak hazırlanmış, ciddi şekilde yapılandırılmış ve tatmin edici bir şekilde sonlanan bir masal
örgüsü sunmakta. Psikoloji öğrencileri için Sakın psikoloji ile alakalı önemli bir noktayı kaçırıyor olmayasınız.
Bilimsel bir temel taşımayan ve mantık dışı olan bu tür inançlara kapılmış bir psikoloji öğrencisi misiniz?
Eğer öyleyse kusura bakmayın ama bir yerde disiplininizin metodolojik omurgasını ve canlandırıcı ruhunu ıskalamaktasınız.
Psikolojinin ilerleyişi ya da psikolojinin amacı diyelim, insan zihnini, varlığına dair hiçbir kanıtımızın olmadığı veya nedensel biçimlere dayanmayan şeylere bağlamadan en
doğal şekilde açıklamaktır.
Psikoloji, zihni doğallaştırabildiği ve onu bilimin kapsamına sokabildiği ölçüde başarılıdır.
Arzulanan hedef aslında oldukça büyüktür.
Sinirden kaynaklanan kaşıntılar, sahte anılar, sinestezi, gerçekçi rüyalar, ölüm öncesine dair deneyimler gibi tüm güzel tuhaflıklarıyla bir bütün olarak evrenin bilinen herhangi bir yasasını ihlal
etmeden, mucizelere güvenmeden ve eldeki fenomenleri açıklamak için gereksiz varlıklara ihtiyaç hissetmeden tamamen doğal bir şekilde anlamak.
Gezegensel çekimlerle yoğrulmuş ruhlara, kehanetlere veya kişilik özelliklerine izin verirseniz, oyuna daha başlamadan pes etmiş olursunuz.
İyi haberse, zihni bu şekilde düşünmeye başlamak için hala geç değil.
Beyniniz, fizik yasalarına uyan ve evrimin kör algoritmik süreçleri tarafından şekillendirilmiş, yumuşacık, ıslak bir bilgisayar gibidir.
Karanlık tarafa geçmeye var mısınız?
Bilimsel temel taşımayan mantıksız inançları o kadar da özlemeyeceksiniz.
Size söz veriyorum.
Bu naturalist zihin akımında yalnızca huşu ve ihtişam mevcut.
Peki havalı saçmalıkları nasıl tespit edersiniz?
Bunları saçmalık olarak nitelendirmeyecek kadar centilmen ve bilgin biri olan Carl Sagan, zırvaların nasıl tespit edileceğine dair ünlü bir makale kalemi almıştır.
Bu yazı, dünya hakkında nasıl düşünülmesi gerektiğini sorgulayan herkes için hep güncel kalacak bir okumadır.
Ayrıca Sagan'ın Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı kitabı, Ve Dawkins'in neyin doğru olduğunu nasıl bilebileceğimize dair gençlere yönelik Gerçeğin Büyüsü, Neyin Gerçekten
Doğru Olduğunu Nereden Biliyoruz adlı kitabı da yol gösterici kaynaklardır.
Eğer her şeyi içinde toplayarak yalan avcılığı yapan kaynaklarla ilgileniyorsanız Skeptic Magazine ve Center for Inquiry sayfalarına göz atmayı düşünebilirsiniz.
Özellikle psikolojiyi merak ediyorsanız Popüler psikolojinin 50 büyük klasik miti üzerine Scott O.
Lilianfield'ın yazdığı güzel bir kitap da bulunmakta.
Peki batıl inançlarımıza ne olacak?
Belki siz de batıl agnostik olabilirsiniz ama yine de bu konuyla ilgili kısa ve eğitici videolar izleyerek kendinize eğitebilirsiniz.
Ama komple teorilerinin psikolojisi hakkında sorularınız varsa komik video derlemeleri ve komploji düşünce üzerine bilimsel makallelere bakmalısınız.
Ve son olarak, bilim harika bir şey olduğu için insanların görünüşte bir derinliği olduğu zannettiği saçmalıklara karşı nasıl tepki verdiklerine dair bazı araştırmalar var.
Mesela üzgün olmak, ilginç bir şekilde insanları daha da şüpheci yapıyormuş gibi görünüyor.
Tabi burada saçmalığın kaynağı da önemli.
Peki bundan sonra ne yapmak lazım?
Kabul etmek gerekir ki bu podcast, öğrencilerin psikoloji bilimine yakınmış gibi gelen temelsiz ve mantıksız inanışlar hakkında Daha eleştirel düşünebilmeleri için bir başlangıç teşkil edebilseydi
bundan çok memnun olurduk.
Her alt başlıkta ele alınan konular maalesef kısa ve yüzeysel kalıyor.
Ancak izlemeniz ve biraz daha derin okuma yapmanız için birçok referans kaynağı bıraktık.
Hiç olmazsa buradaki şarkılar ve videolar sizi biraz güldürecektir.
Şunu lütfen unutmayın.
Zihinle ilgili iddiaları değerlendirirken anekdotları kaynaktan sayamayız.
delillendirdiğimiz tüm kanıtların koşer ve garantili yani doğrulama yanlılığı ile lekelenmemiş, placebo etkisi tarafından yönlendirilmemiş, dünyayı hatalı veya yanılgıya
açık bir şekilde anlamaya çalışırken, anlama aç zihinlerimizin yapabileceği milyonlarca hatadan arındırılmış olması gerekir.
Bu nedenle, bilimsel kontrolleri yapılmış, titiz ve uygun çalışmalar yerine, Kişisel anekdotlardan gelen kanıtları tercih edemeyiz.
Bu kulağa biraz sert gelebilir.
Ancak bilissel önyargılarla filtrelenmiş kişisel anekdotlar anlatmak bir sayının sol tarafına sıfır eklemek gibidir.
Eğer bir şey dünyayı anlamak için sistematik kanıtlarla desteklenmiyorsa veya açıklama yapmak için gerçekten gerekli değilse ona ihtiyacımız yoktur.
İlkesine bağlı kalmak zorundayız.
Douglas Adams bir keresinde şöyle diyor.
Zemininde perilerin olduğunu inanmak zorunda kalmadan bir bahçenin kendiliğinden güzel olduğunu görmek yeterli değil midir?
Amacımız zihni anlamaksa hayalleri ve hüsnü kuruntuları bir tarafa bırakmalıyız.
Onlara ihtiyacımız yok ve onlarsız daha iyi olacağız.
Bu doğal dünyada fazlasıyla ihtişam ve huşu var.
Tıpkı Emily Dickinson'ın şu zamanlar ötesi şiirinde harikulade bir şekilde yakaladığı gibi.
Şiirin çevirisi için Tarat Said Halman'a teşekkür ederiz.
Tanrı ağırlığına denk.
Kaldır dirhem dirhem tert istersen.
Sanki değişik görünürler mi?
Hece nasıl değişikse sesten.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
