Prekordiyal Yakalanma Sendromu: Nefes Alırken Kalp Üzerinde Hissedilen Bıçak Saplanma Hissi...
31 Ekim 2023 · 5 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Hayır hayır, korku ve heyecan duyduğunuzdaki gibi bir histen bahsetmiyorum.
Gerçek anlamıyla kalbinizin hizasında sanki göğsünüze bıçak saplanıyormuş gibi bir his yaşadığınız oldu mu?
Hatta şöyle dersek daha iyi anlayabilirsiniz.
Öyle bir acı ki nefesinizi içinize çektikçe şiddeti artıyor.
Hatta acı nedeniyle derin bir nefes alamıyorsunuz.
Daha da büyük bir acıyı göze alarak derin bir nefes aldığınızda bazen geçebiliyor.
Ama geçemeye de biliyor. Ve boşuna acı çekmiş oluyorsunuz.
Buna rağmen kimi zaman dakikalarca süren...
ve nefes almanıza bile engel olan acı geldiği gibi bir anda gidiyor.
Hatta gidişi sırasında acının neredeyse gerilmiş bir yayın gevşemesi gibi sıcak bir rahatlık hissi verdiğini, pıt diye bir iç sesiyle birlikte yok olduğunu deneyimlemiş de olabilirsiniz.
Bu neyin nesi? Hiç düşündünüz mü?
Kalp krizi mi? İlk olarak şunu söyleyelim.
Kalp krizi geçirmiyorsunuz.
Bu his en çok kalp kriziyle karıştırılıyor.
Ancak kalp krizi geçiren kişilerin göğüs ağrısı dışarı yayılan bir acı şeklinde oluyor.
Kolluğu üşüme gibi ek hisler de cabası.
Bu sözüne ettiğimiz his ise sadece 1-2 parmak genişliğindeki bir alanda yaşanıyor.
Yani olayın kalbiniz ile hiçbir alakası yok.
Hatta kalp zarı olarak bilinen perikardiyum veya akciğerlerinizle de bir ilgisi yok.
Tabi hali hazırda başka göğüs problemleriniz varsa iş başka.
Bu hissi yaşadığınızda doktorunuzla mutlaka paylaşmalısınız.
Aksi takdirde ise korkacak bir şey yok.
İkincisi şu, bu acı hayali bir acı değil.
Göğsünüzdeki acı tamamen gerçek.
Buna prekordiyel yakalanma sendromu deniyor.
Prekordiyel kalp önü demek.
Acının genellikle göğsünün sonunda hissedilmesine işaret ediyor.
Kimi zaman Teksidor sendromu veya Hukart sendromu olarak da biliniyor.
Acı öylesine rahatsız edici olabiliyor ki acıyı genellikle kötüleştiren nefes alışverişinizi azalttığınız için baş dönmesi ve nefes yetmezliği bile yaşayabiliyorsunuz.
Ama acı tamamen gelip geçici.
Gittiğinde geride pek bir iz bırakmıyor.
Hiç olmamış gibi yok oluveriyor.
Üstelik çoğu zaman gençlik ve ergenlik döneminde yaşanıyor.
6 yaşındaki çocuklarda bile bu acıya rastlanıyor.
Çoğu zaman yetişkinlikte kayboluyor.
Erkekler ve kadınlar bundan eşit olarak etkileniyor.
Prekordiyal yakalanma sendromu.
İlk olarak 1893 yılında Fransız kardiyolog Henry Hukart tarafından tanımlanan bu isim tam olarak nedenini henüz bulabilmiş değiliz.
En olası açıklama bunun kalp ile ilişkili olmasının nedeninin aslen kalpten değil de kalbin de bulunduğu göğüs bölgesinden geçen diğer birçok sinirden birinin buna sebep oluyor olması.
Bunun en olası adayı pleura ya da plevra adı verilen ve göğsünüz içinde akciğeri göğüs kafesine bağlayan dokuların içine dağılmış olan interkostal sinirlerdir.
Torakik pleura yani göğüs plevrası içine yayılmış bu sinirler Göğsün gevşeyip genişlemesini mümkün kılan kasların çalışması sırasında geçici olarak sıkışıp irti olarak bu acıya neden oluyor olabilir.
Bu nedenle nefes alıp verirken bu sinirlerindeydiği kasların hareket etmesi acıyı kötüleştirebilmekte.
Ancak sinir bu sıkışıklık halinden kurtulduğu anda acı hissi de geçiveriyor.
Maalesef bunun çözmenin bilinen ve garantili bir yolu yok.
Acı hemen hemen her zaman dinlenme halindeyken görülüyor ve asla uyku sırasında yaşanmıyor.
Yapılan incelemeler...
Dinlenme halinde birden yer değiştirilecek olursa daha sık yaşandığını gösteriyor.
Acıyı yaşarken doğrulup oturur pozisyona geçmek yardımcı olabilir.
Ama çok da hareket etmeye çalışmayın.
Çünkü acının arttığını göreceksiniz.
Neredeyse her zaman 30 saniye ile 3 dakika içinde kaybolacak.
Nihayetinde yeterince büyüdüğünüzde bu acı sizi tamamen terk edecek.
İşte size harika bir gizem.
Kim bilir? Belki ülkemizden çıkacak geleceğin bilim insanlarından birisi bu sorunun tamamen nedenini keşfedecek ve çözümünü de mümkün kılacak.
Böylece her yıl milyonlarca kişide görülen bu rahatsız edeceği hissi sonsuza kadar yok edebileceğiz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
