Penguenler Neden Uçamıyor? Uçma Yeteneklerini Neden Yitirdiler?
16 Ekim 2019 · 8 dk
PlatformlardaSpotify
Transkript
Uçma yeteneklerini neden yitirdiler?
Uçmak penguenlerin Antarktika'daki yaşamlarını bazı açılardan kolaylaştırabilirdi.
Örneğin imparator penguenlerin o yorucu yürüyüşleri ölüm tehdidiyle geçen çok sayıda gün yerine kolayca atlatılan birkaç saatte bitebilirdi.
Yine eğer penguenler uçabilselerdi kıyılardaki leopar foku gibi avcılardan kaçmaları çok daha kolay olurdu.
Yaygın bir biyomekanik kuramına göre bu kuşların bir zamanlar uçmaya yarayan kanatları zaman içinde yüzmeye daha uygun bir hale gelmiştir ve nihayet penguenler yerden havalanma kabiliyetlerini yitirmişlerdir.
Öte yandan dalmada daha etkili oluşları derinlerde yemlenme imkanlarını artırdı.
Bugün bir imparator pengueni nefesini 20 dakikadan daha uzun bir süre tutabilir ve beslenmek için 450 metre derine dalabilir.
Hem uçan hem dalan kuşların harcadıkları enerji üzerine yapılan bir çalışma bu teoriyi destekleyen yeni kanıtlar sunmaktadır.
Araştırmanın yardımcı yazarı Manitoba Üniversitesi'nde görevli Kyle Elliott şöyle söylüyor.
Açıkça görülüyor ki vahşi hayvanlarda vücut şekli işlevi kısıtlıyor ve bir alandaki hareket ikinci bir alandaki hareketle engelleniyor.
Sonuç olarak yüzmede iyi olanlar uçmada o kadar da iyi olmuyorlar.
Otur, yüz ve uç.
Kalın gagalı Murray'i ya da ince gagalı dalıcı Mart'ı, bilimsel adıyla Uria Longia, kanatlarını penguenler gibi dalmak için kullanabilmektedir ama aynı zamanda uçabilirdi.
Bilim insanları, Murray'lerin fizyoloji ve enerji kullanımları bakımından penguenlerin uçabilen son atalarına çok benzediği konusunda hemfikirler.
Açık deniz karabatakları gibi, yüzen diğer kuşlar ayaklarını kullanarak suda kendilerini iterler.
Elliot ve çalışma arkadaşları bu kuşların uçan son penguen soyunun enerji kullanım biçimlerinin biyomedikal bir modeli olabileceğini ileri sürdüler.
Murray'lerin enerjiyi nasıl yaktıklarına dair yapılan kapsamlı teknik ve izotop analizleri günümüz penguenlerinin neden uçamadıklarını gözler önüne sermektedir.
Yine de uçmak onlara bilinen diğer kuş türlerinden ya da omurgalılardan daha fazla enerji harcatmış ve sürdürülmesi zor bir hale gelmiştir.
Ekip Kanada Nunavut'ta yaşayan kalın gagalı Murray'ler ile Alaska Middleton adalarında yaşayan açık deniz karabataklarını inceledi.
Kuşların aktivitelerinin fiziksel sonuçlarını takip edebilmek için her birine kararlı oksijen ve hidrojen izotopları enjekte ettiler.
Takım, hayvanların üzerine pedometreye benzer şekilde çalışan ve hayvanların hareketlerini, hızlarını ve diğer verilerini kaydeden ölçüm cihazları yerleştirdi.
İskoçya Aberdeen Üniversitesi'nde enerjiye dayalı araştırmalar grubu başkanı yardımcı yazar John Spikman çalışma hakkında şöyle söylüyor.
Aslında kuşlar sadece üç şey yapar.
Oturur, yüzer ve uçarlar.
Dolayısıyla birçok kuştan toplanan verileri üstlerindeki cihazlardan gelen izotoplu yaşam ölçümleriyle birleştirerek her bir kuşun ne kadar enerji harcadığını hesaplayabiliriz.
Penguenlerin auk benzeri atalarından türediği düşünülmektedir.
Kanat uzunluğunun kademeli olarak kısalması dalmayı çok daha etkin kılarken uçmayı zorlaştırmıştır.
Penguenlerin uçmayı kolaylaştırırken suya dalmalarını zorlaştıran daha hafif kemikleri zaman içinde kalınlaşmış, yerlerini daha yoğun kemiklere bırakmışlardır.
Spikman, ilk adaptasyonun kanatlardaki değişimi olduğunu düşünüyor.
Austin, Teksas'ta bulunan Teksas Üniversitesi'nde kuşların evrimi ve uçarken suya dalışa nasıl geçildiği üzerine çalışmalar yapan Julia Clark, araştırmayla ilgili şöyle söylüyor.
Bu sonuçlar çok mantıklı.
Penguenlerin kökenini araştıran pek çok çalışma var ancak işe yarar veri çok az.
Muriler gibi diğer dalıcı kuşlardan elde edilen bu yeni bulgular, kanattan yüzgece geçişteki o mühim adımını zarif bir şekilde açıklıyor.
Tokyo Üniversitesi Okyanus Araştırmaları Enstitüsü'nde davranışsal ekolog ve National Geographic Derneği kaşifi Katsufu Misato, penguenlerin neden uçmayı bıraktıkları ve bedenen irileştiklerine
dair yapılan araştırmanın önemli bir sebebi işaret ettiğini, yani bu hayvanların suda bir kıyıya ihtiyaç duyduklarını belirtiyor.
Şöyle söylüyor, bu tür dalıcı martı gilden daha küçük olan minik penguenler, İlginç bir örnektir ve bunlar sadece 2 pound kadar yani yaklaşık 1 kilogramdır.
Murray'nin daldığı zaman harcadığı enerji bu minik penguenin harcadığı enerjiyle benzer miktardadır.
Murray'nin daldığı zaman harcadığı enerji bu minik penguenin harcadığı enerjiyle benzer miktardadır.
Bu da minik penguenlerin hem dalıp hem uçabilen Murray'ler karşısında hiçbir şansları olmadığı anlamına gelir.
Daha büyük vücutlar dalışı hızlandırır ve daha uzun süreli dalışa yardımcı olur.
Bu da bu hayvanların uçma yeteneklerini kaybetmelerinin hemen ardından çok hızlı bir evrimle birçok koca gövdeli penguenin nasıl ortaya çıktığını açıklar.
Penguenler balığın tadını alınca mı karada kaldılar?
İngiliz Ornitoloji Derneği'nden deniz kuşları ekoloğu Chris Texter ise şunları söylüyor.
Bu çalışmanın yaptığı gibi birçok farklı türü karşılaştırmak ortaya zorlayıcı bir tablo çıkarıyor.
Kanatlar, suyun hem altında hem üstünde kullanıldıkları zaman uçuşun çok zahmetli ve sürdürülmesi imkansız bir hale gelmesinin ötesinde evrimsel bir kırılma noktası olabilir.
Clark, Sato ve Dexter, Proceedings of the National Academy of Sciences'ın 20 Mayıs tarihli sayısında yayınlanan çalışmada yer alamamışlardır.
Bilim insanlarının elinde uçan penguen atalarına dair hiç fosil yoktur.
Ve bilinen en eski penguen geçmişi de 58-60 milyon yıl önceye uzanan Kratiis tersiyerlerine dayanır.
Spikman şöyle diyor.
Penguenlerin evriminin K-T olayından hemen sonra meydana gelen, pek çok türün yok olduğu, patlamayla dağıldığı sırada gerçekleştiğini düşünmek yanıltıcıdır.
Yine de bunu doğrudan destekleyen bir delilimiz yok.
Dolayısıyla Cretaceous döneminin sonlarında herhangi bir zamanda gerçekleşmiş olabilir.
Tabiatta bu tip adaptasyonlar genellikle hayatta kalma ve üreme gibi iyi bir nedenden dolayı gerçekleşir.
Dolayısıyla deniz kenarında yaşayan penguenlerin neden uçmayı bıraktıklarına dair mantıklı bir açıklama yapılabilir.
Spikman şöyle anlatıyor.
Tek bildiğimiz KT olayından sonra bir anda jeolojik manada su kaynaklarına rakip olabilecek birçok memeli deniz hayvanı ile yüzgeç ayaklığının ortaya çıktığı.
Sonuç olarak bu yeni rekabet ortamı denizlerde yaşayan kuşların çok daha iyi yüzüp çok daha iyi dalmaları yönünde büyük fayda sağladı.
Suda daha etkin olmaya zorlanmaları ise uçmadıkları bir yaşama yönelmelerine neden olmuş olabilir.
Seslendiren Su Erk Kısa
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
