Örümceklerle İlgili İnandığınız 5 Yanlış, Bilmeniz Gereken 5 Gerçek!
20 Mayıs 2024 · 8 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Örümceklerle ilgili inandığınız 5 yanlış, bilmeniz gereken 5 gerçek.
Örümcekler, zıplarlar, koşarlar, atlarlar.
Örümcek korkusu olan insanların korkudur rüyasıdır.
Herhangi bir gece üzerinize yürüyor olmamaları için hiçbir neden yoktur.
Ancak örümceklere yönelik korkuların büyük bir kısmı gerçekler üzerine değil, uydurma hikayeler, hatalı bilgiler ve mitler üzerine kuruldur.
En basitinden örümceklerin en meşhurlarından biri olan Tarantulaların neredeyse hiçbirinin zehrinin insanlara ufacık zararlar vermek için bile çok zayıf olduğunu biliyor muydunuz?
Bugüne kadar Tarantula ısırığı sonucu görülen tek bir ölüm kaydı olmadığını biliyor muydunuz?
İşte bu yazımızda örümceklerle ilgili bunun gibi 5 yaygın mite değinecek ve doğrularını anlatacağız.
Mit 1. Senin neyin ısırdığını görmediysen bir örümcek ısırmıştır.
Gerçek. İnsanları ısıran canlıların çok az bir kısmı örümceklerdir.
Sanılanın aksine örümcekler buna ciddi anlamda zorlanmadıkları sürece insan gibi iri hayvan türlerini ısırmayı tercih etmezler.
Örümceklerle ilgili bu miting kaynağı geceleri bir örümceğin üzerinize yürüyebilecek olması korkusuna dayanmaktadır.
Kimi sabahlar uyandığınıza vücudunuzda benekler, lekeler, kızarıklar vs.
oluştuysa ve bir sivrisinek göremiyorsanız bunun sebebinin bir örümcek olması gerektiği düşünülür.
Bu örümcek bazı durumlarda insanları elbette ısırabilir.
Örneğin gece üzerinizde gezen bir örümceğin üzerine doğru yatmaya kalkacak olursanız ısırılma şansınız vardır.
Ancak bu çok ama çok nadir olur.
Üstelik bu mit tehlikelidir de.
Bazı vakalarda insanları dere enfeksiyonlarını veya kanser belirtilerini örümcek ısırığıdır diyerek görmezden gelmektedirler ve bu ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir.
Mit 2. Örümcekler aslında böcektirler.
Gerçek. Örümcekler ile böcekler aynı şube içerisinde yer alsalar da tamamen farklı alt şubeler içerisinde yer alan tamamen farklı taksonomik sınıflardır.
Hiçbir örümcek böcek değildir, hiçbir böcek de örümcek değildir.
Örümcekler... arkanida sınıfı olarak bilinirler ve eklen bacaklılar şubesinin keliserliler alt şubesinde yer alırlar.
Böcekler de insekta sınıfı olarak bilinirler ve eklen bacaklılar şubesinin altı bacaklılar alt şubesinin içerisinde yer alırlar.
Ki bu iki grup arasındaki farkı da vurgulamaktadır.
Örümceklerin 4 çift bacağı vardır.
Böceklerin ise 3 çift bacağı vardır.
Ayrıca örümceklerin 2 vücut bölmesi vardır.
Bacaklarının da bağlı olduğu vücudun ön tarafında bulunan sefalotoraks ile arka taraftaki karın yani abdomen bölgesi.
Böceklerde ise 3 vücut bölgesi bulunur.
Kafa, toraks ve karın.
Bu da riskli bir mittir.
Çünkü örümceklerin böcek olduğunu sanıldığı durumlarda tarlalara gereksiz yere böcek ilacı sıkılabilir.
Bu da tarım ürünlerine zarar verir.
Çünkü birçok örümcek böcekler için hazırlanan zehirlere duyarsızdır.
Büyük örümcekleri yakalamak için zehirden ziyade yapışkan tuzaklar kullanılır.
Mit 3. Eğer evinizde bir örümcek görürseniz onu dışarı atın.
Gerçek. Türünü bilmediğiniz bir örümceği dışarı atmak hem örümceğe hem size zarar verebilir.
Karadolu gibi bazı örümcekler son derece zehirlidirler.
Ve bunlara iyi davranmak için arka bahçenize geri bırakmanız bir gün sizin, eşinizin, çocuklarınızın veya evcil hayvanlarınızın ölümüne neden olabilir.
Bu sebeple yaşam alanlarında bulunan örümceklere dikkatle yaklaşmak gerekir.
Elbette bu, her gördüğünüz örümceği öldürmeniz gerektiği anlamına gelmez.
Ancak yine de tehdit unsurlarını ayıklamayı bilmeniz gerekiyor.
Ayrıca bir örümceği dışarı atmak örümcek için de iyi bir opsiyon olmayabilir.
Zira evlerinize görebileceğiniz örümceklerin %95 civarı evlerde yaşayacak şekilde evrimleşmiş örümcek türleridir.
Bunların dışarıya fırlatılması neredeyse her zaman ölümleriyle sonuçlanır.
Örneğin ABD'nin Seattle eyaletinde yapılan bir araştırmada ev dışında yaşayan 137 örümcek türü, ev içerisinde yaşayan 25 örümcek türü tespit edilmiştir.
Bu 25 ev örümceğinin sadece 8 turu dışarıda hayatta kalabilmektedir.
Bir örümcekle karşılaştığınızda eğer ki örümcülü olmadığını biliyorsanız onu kendi haline bırakmanız iki tarafı için de en uygun olacaktır.
Zaten evinizdeki örümceklerin tamamından kurtulmanız imkansızdır.
Binanın duvarlarının içerisinde yuvaları vardır ve sürekli ürerler.
Ancak hiçbir örümcek sizin peşinizde değildir.
Eğer evinizin içinde görüyorsanız muhtemelen yanlışlıkla girmiştir.
Bir örümceği öldürmek yerine onun içeriye nasıl girileni tespit edip bir daha girmemesini sağlamak en mantıklı adım olacaktır.
Mit 4. Örümcekler saldırgan hayvanlardır.
Gerçek. Örümcekler son derece korkak ve oldukça uysal hayvanlardır.
Hiçbir örümcek zevk olsun diye bir insanı ısırmaz, hatta olabildiğince bundan uzak durur.
Örümcekler sadece korktuklarında veya tehdit edildiklerinde kaçamayacaklarını düşünürlerse ısırırlar.
Örneğin biyologlar birçok örümceği çıplak elleriyle yakalar ve çok nadiren ısırılırlar.
Bir örnek olarak Sydney Üniversitesi Biyolojik Bilimler bölümünden Lizzy Love, 30 yıllık kariyeri boyunca on binlerce örümceğe dokunduğunu ve sadece iki defa ısırıldığını söylüyor.
Bu iki ısırık da ciddiye almaya bile değmeyecek etkilere neden olmuş.
Öfke ve saldırganlık konusunda örümcekler yanlış anlaşılmaktadır.
Örneğin zıplayan örümcekler, kısa sürede çok büyük mesafeleri sıçrayarak kat edebildikleri için agresif olarak değerlendirilirler.
Halbuki bu, bu canlıların normal hareket etme yöntemidir.
İnsanlara asla saldırmazlar.
Hatta zehirleri insanları doğru düzgün etkileyemez bile.
Mit 5. Avustralya ve Brezilya dünyanın en zehirli örümceklerinin en çok sayıda bulunduğu bölgedir.
Gerçek. Bir iki örümcek türü haricinde bu iki bölgede insanlar için ciddi anlamda zehirli hiçbir tür bulunmaz.
Ülkeler reklam yapmak için bu tür taktikler kullanabilmekte.
Vahşi yaşam övmek ve kendilerininkinin en heyecan dolusu olduğunu düşündürmek için zehirli hayvanları öne sürmek iyi bir yöntemdir.
Avustralya ve Brezilya konusunda yaygın kanı da bunun isabetliğini göstermektedir.
Avustralya'nın en zehirli örümcekleri Sydney hunio örümceği olarak da bilinen Atrax robustus türü ile Kızıl sırtlı örümcek olarak da bilinen Latrodetus haselti türüdür.
Bunların ikisi de hem ormanlık hem şehirleşmiş bölgelerde yaşarlar.
İki türünde ölümle sonuçlanan vakaları bundan onlarca yıl önce meydana gelmiştir.
Sydney Üniversitesi Biyolojik Bilimler Bölümünden doçent Dr.
Hokule'nin söylediğine göre İlkiyle ilgili son ölümlü vaka 1981 yılında, ikincisiyle ilgili son ölümlü vaka 1950'lerde rastlanmıştır.
O zamandan beri geliştirilen panzeyliler nedeniyle artık pek korkulacak ısırıklara sahip değildirler.
Aynı durum Brezilya için de geçerlidir.
Brezilya'da 3 ölümcül örümcek vardır ve hepsi...
Poneteria cinsine aittir.
Riverside'de bulunan Kaliforniya Üniversitesi'nden emekli bir entomoloji profesörü olan Dr.
Richard Vetter'in anlattığına göre 2000 yılında yapılan bir araştırma o güne kadar 422 Ponteria ısırığı vakasına rastladığını, bunların sadece iki tanesinin ölüme neden olabilecek sonuçlar doğurduğunu ve bu iki
vakanın da 10 yaşından küçük çocuklar olduğunu ortaya koymuştur.
Bu iki vakadan sadece bir tanesi ölümle sonuçlanmıştır ve ölen 3 yaşındaki bir bebektir.
Çoğu zaman bu ölümcül örümceklerin zehirleri yetişkinlerde fark edilir bir semptom bile yaratmaz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
