Transkript
Altyazı M.K.
Çevirmen Deniz Naz Açar.
Editör Çağrı Mert Bakırcı.
İkinci editör Duru Özeren.
Seslendiren Şafak Tok.
Karar vermek hayatın kritik bir parçasıdır.
Ancak çoğu insan öyle ya da böyle karar vermekte zorlanır.
Örneğin bazı insanlar doğuştan kararsızlardır.
Dolayısıyla akşam yemeğinde ne yiyeceklerini seçmek gibi basit konulara gelindiğinde bile kısa sürede karar vermekte zorluk yaşarlar.
Öte yandan bazı insanlarsa çok aceleyle karar verir ve sonuç olarak da kendileri için kötü olacak seçimler yapabilirler.
Özellikle de finans veya ilişkiler konusunda.
Bazı insanlarsa çoğu durumda karar verirken gayet rahattırlar.
Ancak kariyer seçmek gibi hayati konulara gelince sıkışıp kalırlar.
Hayatın çok önemli bir parçası olduğu ve genelde doğru karar vermekte zorlanıldığı için karar vermeyi öğrenmek son derece faydalıdır.
Makalenin ilerleyen bölümlerinde karar verirken izlemeniz gereken süreci öğrenip daha hızlı ve daha iyi karar vermenizi sağlayacak yönelgeler, ipuçları ve taktikler göreceksiniz.
Hem günlük kararlarınızı alırken hem de incelikli kararlarla boğuşuyorken bu size yardımcı olacaktır.
Neden doğru karar vermek zordur?
İyi ve hızlı kararlar vermenin zor olmasının birçok sebebi vardır.
En önemlilerinden birkaçı, karar verme süreci, bilgi toplamak ve hedef belirlemek gibi uygulaması zor olan birkaç adım içerir.
Ve bu adımların herhangi birinde zorluk çekmek ya tüm karar verme sürecini durdurur ya da başka bir şekilde müdahalede bulunur.
Karar verme eylemi, doğası gereği kendimizi kontrol etmek için kullandığımız bilişsel kaynakları tüketebildiği için genelde yorucudur.
Karar verme tükenmişliği olarak bilinen bir fenomene yol açarak zihnimizi tekrar şarj edene kadar yeni kararlar vermemizi zorlaştırır.
Belirsizlik ve müsait seçeneklerin çokluğu, fırsatı kaçırma korkusu, FOMO gibi problemler doğurarak seçim yapmamızı zorlaştırabilir.
Bilişsel önyargılar gibi sorunlar da karar verme sürecine müdahale edebilir ve genelde insanları kötü kararlar vermeye yöneltir.
Mükemmeliyetçilik gibi belli kişilik özellikleri kararsızlıkla ilişkilidir ve bazı insanlarsa genel olarak Toparlamak gerekirse, karar verme sürecinin karmaşık yapısı, karar
vermek için gereken bilişsel efor ve belirsizlik gibi buna bağlı sorunlar, kaçırma korusu ve bilişsel ön yargılar gibi iyi karar vermeyi zorlaştıran çokça sebep vardır.
Nasıl karar verilir?
Karar verme süreci İdeal bir tavırda karar verebilmek için genelde aşağıda belirtilen tüm adımlara karar verme sürecinde yer vermeniz gerekir.
1. Kararı tespit edin.
Karar vermeniz gerektiğini belirleyin ve kararın sonuçlarını kabaca kestirin.
2. Hedeflerinizi belirleyin.
Kararınızla neyi başarmak istediğinizi ve her bir hedefin sizin için ne kadar önemli olduğunu bulun.
3. Bilgi toplayın.
Karar vermeniz için gereken bilgileri toplayın.
4. Seçeneklerinizi saptayın.
Hangi opsiyonların sizin için müsait olduğunu tespit edin.
5. Seçeneklerinizi tartın.
Müsait olan seçeneklerin, özellikle de hedeflerinizle ilgili olanların olumlu ve olumsuz taraflarını tespit edin.
6. Tercih ettiğiniz opsiyonu seçin.
Farklı seçenekleri olumlu ve olumsuz taraflarına göre sıralayın ve sizin için en iyi olanı seçin.
Gerekli olduğu durumlarda bu adımlar arasında gidip gelerek değişiklikler yapmanız size fayda sağlayabilir.
Örneğin, var olan seçeneklerinizden hiçbirinin sizi ana hedefinize götürmediğini fark ederseniz, geri dönerek hedeflerinizi gözden geçirip, Buna uygun olarak bilgi toplayabilirsiniz.
Ek olarak isteğe bağlı aşağıdaki seçeneklerden istediklerinizi ekleyerek karar verme becerinizi geliştirebilirsiniz.
Karar vermeniz için ideal bir ortam oluşturun.
Bunu karar verme sürecinin herhangi bir noktasında çeşitli yollarla yapabilirsiniz.
Örneğin etrafınızdaki insanların sizin seçeneklerinizi değerlendirme becerinizi engellediğini düşünüyorsanız bu adımı yalnız kalana kadar erteleyebilirsiniz.
Karar verme sürecinizdeki olası engelleri tespit edin ve hesaba katın.
Bunu karar verme sürecinin başlarında yapmanız en iyi seçenek olmasının yanı sıra istediğiniz adımda da yapabilirsiniz.
Örneğin, bilgi toplamanızın zor olacağını biliyorsanız ve bu durum sizi hızlı ve kötü bir karar vermeye itebilirse, güvendiğiniz bir kişiyle bu sorunu konuşarak sizin tüm bilgileri toplamadan bir
karar vermenizi engellemesini sağlayabilirsiniz.
Uygulanabilir bir plan tasarlayın.
Bazen kararınızı tam olarak nasıl uygulayacağınızı planlamak son derece faydalıdır.
Bu, sizin kararı verme ihtimalinizi artırır.
Bazı durumlardaysa uygulanabilir bir plan yapmak, doğrudan karar verme seçiminizin sonuçlarını içselleştirmek veya seçtiğiniz aksiyon planının ne kadar kullanışlı olduğunu tespit etmeniz
gibi şekillerde sürece yardımcı olabilir.
Kararınızı gözden geçirin.
En iyi olası seçimi yaptığınıza emin olmak için eyleme geçirmeden önce kararınızı ve ona yol açan karar verme sürecini gözden geçirmek son derece yararlı olabilir.
Ayrıca karar verme sürecinizi geliştirmek için sonuçlarını gördükten sonra kararlarınızı tekrar değerlendirmek de faydalı olabilir.
Karar vermeyi bitirdiğinizde verdiğiniz karara göre harekete geçebilirsiniz.
Şunu aklınızda bulundurun ki bu sürecin devamında da karar vermenizi geliştirebilecek farklı şeyler de var.
İlerleyen alt başlıklarda karar vermenizi geliştirmeye yardımcı olacak yeni ipuçlarını ve teknikleri göreceksiniz.
İyi kararlar, hızlı kararlar ve zor kararlar olmak üzere her alt başlık farklı bir karar türüne odaklı ve genellikle farklı yaklaşımlar arasındaki ortak tavsiyeler aşağıda belirtilmiştir.
Örneğin, iyi kararları vermek için uzun süre gerekebilirken hızlı verilmesi gereken kararlar da o kadar iyi olmayabilir.
Sizin için en uygun seçeneğe karar vermek, Size kalmıştır ve muhtemelen farklı durumlar için farklı şeylere öncelik verilmesi gerekecektir.
İş, restoranda ne sipariş edeceğiniz gibi önemsiz kararlara geldiğinde genellikle hızlı öncelik yapmak istersiniz.
Ancak söz konusu kariyerinizle ilgili alacağınız kararlar gibi hayat değiştiren türden kararlar olduğunda genellikle yapabildiğiniz en iyi seçimi yapmak isteyeceksinizdir.
İyi kararlar nasıl verilir?
İyi kararlar verebilmek için genellikle karar verme sürecine dikkat etmeniz, ve her adımı düzgünce gerçekleştirdiğinizden emin olmanız gerekir.
Bunu yaptığınıza emin olmak için sesli bir şekilde söylemek veya yazmak gibi size düşünce sürecinizi açıkça gösterecek adımları uygulayabilirsiniz.
Bunu yaparken, bilişsel önyargılar gibi karar verme sürecinize müdahale edecek sorunlardan, önyargı azaltma tekniklerinin düzgün kullanımıyla kaçınmalısınız.
Örneğin, ben merkezci önyargılarınızın başka bir perspektiften bakmayı zorlaştırdığı bir durumdaysanız, kendi kendine mesafelendirme adı verilen yöntemi kullanarak kendinize siz bu durumda olan bir
arkadaşınıza nasıl bir tavsiye verirdiniz diye sorun.
Bu teknik, bu konu üzerine bir kitabın belirttiği üzere geniş çaplı durumlarda işe yarayabilir.
Doğru karar, hayatınızı değiştirecek en iyi kararları vermek başlıklı eserde, Şöyle deniyor.
Başkalarına verdiğimiz tavsiyenin iki büyük avantajı vardır.
Doğal olarak karardaki en önemli faktörleri öncelik haline getirir ve kısa dönem duygularını bastırır.
Bu sebeple bir kararsızlığı yenmemizdeki tek ve en efektif yöntem şu soruyu sormak olabilir.
En iyi arkadaşım bu durumda olsaydı ona ne yapmasını söylerdim.
Tüm bunlara ek olarak tercih ettiğiniz opsiyonu seçtikten hemen sonra ve eyleme geçirmeden önce şeytanın avukatını oynayarak ya seçtiğiniz opsiyona karşı tartışır veya seçmediğiniz opsiyonları
savunmaya çalışabilirsiniz.
Bu, karar verme sürecinizdeki potansiyel kusurları tespit etmenizi sağlayarak seçiminizin sizin için en iyisi olduğuna emin olmanızı sağlar.
Son olarak da içgüdünüz bazen size görece iyi kararlar vermenize yardım edebilir.
Özellikle de herhangi bir sebepten ötürü kapsamlı bir karar verme sürecini yürütemediğiniz zamanlarda.
Fakat içgüdülerinize güvenmenin riski de tamamen öznel olmasıdır.
Yani bu karara neden vardığınızı tam olarak anlayamazsınız.
Bu yüzden de en iyi kararı verip vermediğinize emin olamazsınız.
Bu şekilde içgüdüler güçlü bir araç olabilmenin yanı sıra sadece en iyi seçeneğin içgüdülerinize güvenmek olduğunu düşündüğünüz durumlarda kullanmalı.
Kullanırken de dikkatli olmanız gerekir.
Hızlı kararlar nasıl verilir?
Bazen hedefiniz en iyi kararı vermektense iyi bir karara hızlı varmak olmalıdır.
Özellikle önemsiz kararları alışkanlık olarak ertelediğinizde veya karar vermeyi çok geciktirdiğinizde sizin için kötü sonuçlar doğuran bazı durumlarda önemlidir.
Neyse ki daha hızlı karar vermenize yardımcı olacak birçok teknik bulunuyor.
İçgüdünüzü kullanın. En hızlı kararlar genelde bilinçli mantıksal süreçlerden çok içgüdünüzle verdiğiniz kararlardır.
Dolayısıyla çabuk karar vermek için mümkün olduğunca içgüdülerinizi kullanın.
Kestirme yöntemini kullanın.
Bulgusal yöntem, heuristiks, hızlı karar vermekte kullanabileceğiniz zihinsel kısa yollardandır.
Örneğin birkaç muhtemel çözüm arasından seçim yapmanız gerekiyorsa basitlik ilkesi denen şeyi kullanabilirsiniz.
Yani basitçe mevcut seçeneklerin en basit olanını seçebilirsiniz.
Karar vermenizi kolaylaştıracak rutinler oluşturun.
Örneğin ne giyeceğiniz veya ne yiyeceğiniz konusunda sürekli bir rutin oluşturarak kendinizi bu seçimleri tekrar tekrar yapmaktan kurtarabilirsiniz.
Bu sadece rutinlerin parçası olan seçimlerinizde değil, ayrıca diğer kararlarınız konusunda da vermeniz gereken karar sayısını azaltarak ve bilişsel kaynaklarınızı boşa çıkararak size yardımcı olur.
Bu sayede daha önemli kararlarla uğraşabilirsiniz.
Karar vermek için eğer ise planları oluşturun.
Örneğin, belirli bir durumda size güvendiğiniz biri tarafından hazır bir biçimde iyi bir seçenek verileceğini biliyorsanız, basitçe o seçeneğe bağlı kalmayı seçebilirsiniz.
Edindiğiniz bilginin miktarına sınırlama getirin.
Tüm bilgileri toplayıp özümsemek yerine sadece sizin ihtiyacınız olan en önemlilere odaklanın.
Kullanabileceğiniz işlevsel bir kural 80-20 kuralıdır ve şunu ima eder.
Mevcut olan az miktarda bilgi bile bilmeniz gerekenin çoğunu karşılayacaktır.
Aktif bir biçimde kendinize karar verme aşamasının bir sonraki adımına geçmeniz gerekip gerekmediğini sorun.
Söz gelimi eğer bilgi toplama aşamasını sürekli erteliyorsanız, kendinize hala bilmeniz gereken yeni veya anlamlı bilgiler olup olmadığını sorun.
Eğer yoksa sonraki adıma geçin.
Kendinize seçiminizin mükemmel olmasına gerek olmadığını hatırlatın.
Bunu içselleştirmek için kendinize bu seçimin sonuçlarının ne olacağını, ne kadar fark yaratacağını, ve daha sonra bu seçimi değiştirip değiştiremeyeceğinizi sorun.
Yeterince iyi konseptini benimseyin.
Kendinize seçiminiz hedeflerinize ulaşmanızda yeterliyse ekstra bir efor veya zaman harcamaya gerek olmadığını hatırlatın.
Ertelemenin bedelini tespit edin.
Örneğin, genellikle bir kararı ertelemenin sonucunda fırsat kaybına uğrayacağınızı hatırlatarak karar alma sürecinizi hızlandırabilirsiniz.
Kararsızlığın kusurlu bir karardan daha kötü olabileceğini unutmayın.
Mesela vaktinde karar vermemek yanlış bir karar vermekten daha kötü sonuçlar doğurabileceği gibi sonrasında kendinizi daha kötü hissetmenize de sebep olabilir.
Kendinize karar vermemenin de başlı başına bir karar olduğunu hatırlatın.
Karar vermeyi erteleyerek bir şey yapmamayı tercih etmiş olursunuz.
Bunu isteyerek veya istemeyerek yapsanız bile.
Geri sayımlar kullanın.
Geri sayım sayesinde sıfıra geldiğinizde karar vermeye kendinizi şartlayabilirsiniz.
Kısa, sadece birkaç saniyelik geri sayımlar özellikle de karar verme sürecinizi hızlandırmak konusunda sizi içgüdünüzü kullanmaya teşvik etmeleri bakımından etkilidir.
Bu yeteneğinizi tekneyi kullanarak zaman içinde geliştirebileceğinizi unutmayın.
Daha kolay kararlarda kullanmaya başlayarak ilerleyen zamanlarda daha zor kararlarda da kolaylıkla kullanabilirsiniz.
Sayaç kurun. Eğer hızlı bir karar vermek istiyorsanız, ancak birkaç saniyeden fazla zamana ihtiyacınız varsa, belirli bir süre ayarlı, örneğin 2 dakika, sayaçlar kurarak sayım bittiğinde
karar vermeyi sonlandırabilirsiniz.
Parkinson'un yasasını hatırlayın.
Parkinson yasası kısaca, bir işe ayrılan süre ne kadar uzunsa, o işin bitmesi de o kadar uzun sürer, sözüne dayanır.
Ve bir şeye ayırdığımız süre uzadıkça, daha kısa sürede tamamlanabilecekse bile o şeyin bitmesinin de uzun süreceğini söyler.
Buna dayanarak kendinize bir seçim için ne kadar az zaman verirseniz o kadar hızlı karar verirsiniz.
Çoktan karar verip vermediğinize emin olun.
Bazen özellikle de spesifik bir eylemden çekiniyorsak ve bu konuda gerginsek ne yapmamızı bildiğimiz halde harekete geçmeyi erteleriz.
Bu durumları tespit etmek önemlidir.
Ardından uygun bir aksiyon planı yaparak veya ihtiyacınız olan motivasyonu alarak kendinizi harekete geçirmeniz veya harekete geçmek için zorlamanız gerekir.
Bütün bu teknikleri kullanmanıza gerek yok.
Bunun yerine size en çok yardımcı olabileceğini düşündüklerinizi seçip hızlı karar verirken bunları sürece dahil etmeniz gerekiyor.
Gelişme gösterdikçe listedeki diğer teknikleri deneyerek hangilerinin sizin işine yarayıp hangilerinin yaramadığını tespit edebilirsiniz.
Zor kararlar nasıl verilir?
İş, zor kararlara geldiğinde diğer kararlarda da uyguladığınız gibi düzgün bir karar verme süreci kullanmalısınız.
Ancak eğer kendinizi hala seçim yapamadığınız bir durumda bulursanız kullanabileceğiniz çeşitli teknikler de mevcut.
Somut gerçeklere odaklanın.
Eğer ulaşabildiğiniz bilgi denizinde ve olası senaryolarda kaybolmuş hissediyorsanız çoğunu görmezden gelerek sadece en basit ve tartışılamaz gerçeklere odaklanın.
Karar verme yardımını kullanın.
Kullanabileceğiniz yaygın tekniklerden biri, tüm seçeneklerin avantaj ve dezavantajlarını iyi-kötü başlıkları altında sıralayabileceğiniz avantaj-dezavantaj listeleridir.
Sistematik olarak analiz edebileceğiniz, mümkün seçeneklerin özellik ve sonuçlarını sıralayabileceğiniz karar verme matrisi seçeneğini kullanabilirsiniz.
Karar ağacı olarak bilinen diğer bir seçenek sayesinde ise, ve yol açacağı olası etkileri yazabilirsiniz.
Zayıf seçenekleri eleyin.
Mevcut seçeneklerden hangisinin en iyisi olduğunu bilmiyorsanız bile, hangi seçeneklerin daha kötü olduğunu seçip, onları eleyerek kararı bir bütün olarak değerlendirmenizi kolaylaştırabilirsiniz.
Bunu yaparken, oyun teorisindeki game theory, dominant ve domine edilmiş konseptlerini anlamanız işinize yarayabilir.
Karar çiftleri yaratın.
Eğer... çoklu seçenekleri kıyaslamakta zorlanıyorsanız çiftler halde seçenekleri gruplandırıp her ikiliden birini seçerek seçeneklerinizi daraltabilirsiniz.
İkincil faktörlere dikkat edin.
Eğer asıl umursadığınız temel faktörlere dayanarak birkaç seçenekten birini seçemiyorsanız bunun yerine ikincil faktörlere bakmaya çalışın.
Örneğin maaş, ve işin ilgi çekiciliği bakımından iki iş arasında seçim yapamıyorsanız ulaşım imkanları gibi daha önceden düşünmediğiniz ikincil faktörlere göz atın.
Bazı seçeneklerin eşit düzeyde olduğunun farkına varın.
Farklı seçenekler eşit gibi ise bu demek olur ki birbirlerinde ciddi ölçüde farklı gözükseler de önem bakımından benzer özellikler barındırıyorlardır.
Bunun bilincinde olmak size her seçimin farklı olduğunu ve dolayısıyla aynı dar ölçülerle kıyaslanamayacaklarını içselleştirmenizi sağlar.
Önceliklerini ve hedeflerinizi sorgulayın.
Örneğin, Bir iş diğerinden daha prestijliyken, diğeri ise tutkulu olduğunuz bir konuda çalışma imkanı sunarken seçim yapmakta zorlanıyorsanız, kendinize prestije niçin
önem verdiğinizi sorun.
Memento mori ilkesini uygulayın.
Memento mori, geçici olduğunuzu, ölümlülüğünüzü hatırlayın anlamına gelen Latince bir ifadedir.
Size ölümlülüğünüzü, insan hayatının kırılganlığını ve kısalığını hatırlatır.
Bu ilke... Özellikle hayatınızı değiştirecek türden kararlar vermeye geldiğinde hedeflerinizi tanımanızda faydalı olur.
Farklı seçeneklerin sonuçlarını gözünüzde canlandırın.
Bu, sizin her potansiyel sonuca ne kadar değer verdiğinizi ve ona ulaşınca nasıl hissedeceğinizi anlamanıza yardımcı olur.
Gözünüzde ne kadar canlandırabilirseniz teknik o kadar iyi çalışır.
Kendinize seçiminizi neyin zorlaştırdığını sorun ve bu sorunu çözmeye çalışın.
Örneğin, Probleminiz yanlış seçimi yapmaktan korkmaksa, seçiminizin geri dönülebilir olduğunu kendinize hatırlatmak daha rahat hissetmenizi sağlayabilir.
Neyi kaybedeceğinize değil, neyi kazanacağınıza odaklanın.
Bu, size neleri kaçırdığınız hakkında endişelenmeniz gibi problemler konusunda yardımcı olabilir.
Mümkün olduğunca seçeneklerinizi deneyin.
Örneğin hangi kariyeri seçeceğinizi düşünüyorsanız, her olası seçimi denemenin bir yolunu bulmaya çalışın.
Eğer... Önceden bir tecrübeniz varsa onun üzerine düşünün.
Biraz problemden uzak zaman geçirin.
Bazen önemli bir karara bir adım geriden bakmak, bakış açınızı yenilemeyi ve daha kolay seçim yapmanızı sağlayabilir.
Problemden uzakta ne kadar zaman geçireceğiniz duruma göre değişebilir.
Ancak çoğu durumda kısa bir ara veya iyi bir uyku çekmek bile çok yardımcı olur.
Dışarıdan görüş alın.
Güvendiğiniz birinden tavsiye almak, seçim yapamadığınız durumlarda çoğunlukla faydalı olur.
Özellikle de onların bu konuda bir tecrübesi varsa.
Güvendiğiniz birinin sizin yerinize seçmesine izin verin.
Bu, tavsiye istemenin biraz ileri bir boyutu olsa da bazı asla seçim yapamadığınız ve sizin için en iyi seçim yapabilecek güvendiğiniz birinin olduğu durumlarda faydalı olabilir.
Yazı turu atın. Yazı turu atmak veya başka bir rastlantısal süreç kullanmak Özellikle mevcut seçeneklerden hiçbirinin diğerlerine üstünlüğü olmadığı durumlarda size yardımcı olabilir.
Üstelik bazı durumlarda yazı turu atmak en iyi seçimi tespit etmenizi sağlayabilir.
Örneğin iki şey arasına seçim yapacakken yazı turu attığınızda paranın belirli bir tarafa düşmesini istediğinizi fark edebilirsiniz.
Karar vermekle ilgili sık sorulan sorular.
Duygularımın kararlarımı etkilemesine izin vermeliyim.
Duygularınızı karar verme sürecine dahil etmelisiniz.
Ancak duygularınızın kararlarınızı kötü etkileyebilecek bir biçimde seçimlerinize müdahale etmesine izin vermemelisiniz.
Örneğin, romantik bir ilişkiyi bitirip bitirmemek konusunda karar vermeniz gerektiğinde partnerinizle ilgili neler hissettiğiniz gibi önemli duygusal faktörleri işin içine katmalısınız.
engel olmalısınız. Doğru kararı verdiğime nasıl emin olabilirim?
Tüm adımları içeren, mevcut tüm seçenekleri değerlendiren ve bilişsel önyargılar gibi yaygın hataların önüne geçen doğru bir karar verme süreci yürüterek doğru kararı verdiğinize emin olabilirsiniz.
Bunun haricinde, karar verdikten sonra alakalı kişilerden geri dönüş ve tavsiye isteyip sürecinizi gözden geçirerek de seçiminizin güvenilirliğini artırabilirsiniz.
Fakat... bununla birlikte doğru kararı verip vermediğinize emin olamayacağınız bir sürü durum olacaktır.
Pişmanlık ve kararsızlıktan sakınmak için kendinize bildiklerinize dayanarak yapabildiğiniz en iyi seçimi yaptığınızı söyleyin.
Ya yanlış karar verirsem?
Karar verme sürecinde ne kadar dikkatli olursanız olun, neredeyse her zaman sizi bazı alternatiflerinden daha kötü bir sonuca götürecek yanlış bir karar verme ihtimaliniz vardır.
Genellikle kaçınılması imkansız olduğundan yapabileceğiniz tek şey olma ihtimalini kabullenmek ve düzgün bir karar verme süreciyle verebileceğiniz en iyi kararı vermeye çalışmaktır.
Bunun yanı sıra çoğu durumda yanlış seçimi yapsanız bile sonucun beklediğiniz kadar kötü olmadığını görürsünüz.
Örneğin seçiminizin kısmen de olsa geri dönülebilir olduğu durumlarda.
Eğer kendinizi yanlış bir karar vermiş durumda bulursanız yapmanız gereken temel şey Buna takılıp kendinizi bu yüzden cezalandırmaya çalışmamak olmalıdır.
Bunun yerine tecrübenizden ne öğrenebileceğinize bakmalı, gelecekte nasıl daha iyi kararlar alacağınızı düşünmeli ve sonra da bu kararı aşmak için ne yapabileceğinize bakmalısınız.
Kararlarımdan pişman olmaya nasıl engel olabilirim?
Kararlarınızdan pişmanlık duymayı minimuma indirmenin iki temel yolu vardır.
Birincisi, gelecekteki pişmanlığınızı azaltacak kararlar vermek.
Diğeri ise kararı verdikten sonra ona karşı bakışını değiştirmektir.
İş, pişmanlığı en aza indirecek kararlara geldiğinde, elinizden geldiğince düzgün bir karar verme sürecinin tüm gerekli adımlarını uygulayarak daha mantıklı ve iyi kararlara ulaşmaya çalışmalısınız.
Bu, sizin daha sonra pişmanlık duyacağınız kötü kararlar verme ihtimalinizi azaltarak, sonrasındaysa mevcut durumlar içinde iyi bir karar verdiğinizi bilmenizi sağlar.
The Paradox of Choice, Seçim Paradoxu adlı kitap her zaman en iyi seçimi yapmaya çalışmaktansa mevcut durum içindeki yeteri kadar iyi seçimi yapmaya çalışmayı benimsemeniz gerektiğini ifade eder.
Kitap ayrıca ilerideki pişmanlıklarınızı azaltmak için seçim yapmadan önceki seçeneklerinizin sayısını azaltmayı tavsiye eder.
Bu durum pişmanlığın genelde seçtiğiniz ve alternatifler arasındaki kıyastan doğduğunu gösteren bir araştırma sonucuyla da benzerlik gösterir.
Son olarak, iş uzun vadede pişmanlığı minimize edecek seçimler yapmaya geldiğinde şunu hatırlayın ki, insanlar genelde yapmadıkları ve seçmedikleri durumlarda seçim yaptıklarına kıyasla
daha pişman olurlar.
Paradox of Choice'ta da belirtildiği gibi, son 6 ayda nelerden pişman oldukları sorulduğunda insanlar beklentilerini karşılamayan seçimlerden bahsetme eğilimindedirler.
Ancak hayatlarında pişman oldukları şeyler sorulduğundaysa, yapmadıkları şeylerden bahsederler.
Bu ayrıca diğer kaynaklarda da değinilmiş bir konudur.
Örneğin, yaşlılar üzerine bir çalışma, yaşlıların yaptıkları değil, yapmadıkları şeylerden pişmanlık duyduklarını gösteriyor.
Ancak pişmanlığın başka birçok kişisel veya durumsal faktörlerden de etkilendiğini unutmayın.
Örneğin, eylemsiz kalmak, daha önceki negatif sonuçlara cevap olarak bir karar verilmesi durumlarında daha çok pişmanlığa yol açarken, durgunluk fenomeni, Önceki pozitif bir sonuca cevap olarak herhangi
bir eylemde bulunmak veya tek başınayken karar vermek eylemsiz kalmaktan daha çok pişmanlığa yol açar.
Buna aksiyon fenomeni denir.
Bunları, pişmanlığı en aza indirgemek istediğiniz kararları verirken aklınızda tutmak önemlidir.
Çünkü vereceğiniz kararın genel yönergelere bağlı kalmaktansa size ve sizin spesifik durumunuza özel çizgilerle belirlenmesi gerekir.
Karar verdikten sonra pişmanlığı minimize etmek için hayal kırıklıklarına veya negatif yanlarına odaklanmaktansa pozitif yanlarına odaklanıp bu karardan neler öğrendiğinizi değerlendirerek gelecek kararlarınızı
nasıl etkileyeceğinizi düşünmelisiniz.
Eğer mümkünse de verdiğiniz kararın muhtemelen bu durumda verilebilecek en iyi kararlardan biri olduğunu da göz önünde bulundurun.
Buna ek olarak Kendinize kararınızdan pişmanlık duysanız bile farklı bir karar verdiğinizde de duyma ihtimaliniz olduğunu hatırlatın.
Örneğin, eylemde bulunmak kısa vadede daha çok pişmanlığa yol açsa da bu pişmanlık zamanla azalma eğilimindedir.
Öte yandan eylemde bulunmamak zaman geçtikçe artan bir pişmanlığa yol açarak uzun vadeli bir pişmanlık hissi oluşturur.
Dolayısıyla... Eğer bir eylemde bulunup istediğiniz sonucu vermediği için pişmanlık duyuyorsanız, kendinize hiçbir şey yapmasaydınız uzun vadede daha çok pişman olacağınızı hatırlatın.
Son olarak da pişmanlığınızı azaltmak için hayatın ne kadar karmaşık olduğunu ve tek bir kararın neredeyse hiçbir zaman geri dönülemez olmadığını veya düşündüğünüz kadar hayatınızı kökünden değiştiremeyeceğini
aklınızda bulundurmalısınız.
Seçim paradoksunda da belirtildiği gibi, belirli bir Ivy League kolejine gitme şansını reddettiği pişmanlığı ile 30 yıldır hayatından sayısız saatler harcamış olan bir arkadaşım var.
Her şey çok farklı olabilirdi, der sıklıkla, eğer oraya gitseydim.
İşin aslı şu ki okula gitmeye karar verseydi ona otobüs çarpabilirdi.
Okulu bırakabilir veya sinir krizi geçirip nefret de edebilirdi.
Ama ona her zaman bu seçimini gençken olduğu kişiden doğan karmaşık gerçeklerle bu kararı verdiğini söylemek istedim.
O kararı değiştirmek, daha prestijli üniversiteye gitmek temel karakterini değiştirmez veya hayattaki diğer sorunlarını silmezdi.
Yani kariyerinin daha iyi olacağıyla ilgili kesin söylenebilecek pek bir şey yok.
Ama bildiğim şey şu ki bu pişmanlıktan vazgeçebilseydi onun için bu deneyim kesinlikle olumlu olurdu.
Karar verdikten sonra o karara nasıl sadık kalabilirim?
Kararınıza bağlı kalıp onu sürekli değiştirmemenizin birkaç yolu vardır.
Alternatifleri düşünmeyi bırakıp seçtiğiniz karara odaklanın.
İnsanlara seçiminizi söylemek gibi şeyler yaparak verdiğiniz karara olan bağlılığınızı arttırın.
Kararınızı daha sonra fikrinizi değiştirebileceğiniz şeylerle köprüleri yakarak geri dönülemez yapın.
Ancak aklınızda bulunsun ki bu teknikler faydalı olabilmekle birlikte onları dikkatli kullanıp üzerlerine düşünmelisiniz.
Eğer net bir şekilde daha iyi bir alternatif mevcutsa, Bir eyleme sırf ilk seçiminizdi diye bağlı kalmayın.
Tabii zorunlu değilseniz.
Kararlarımla hareket edeceğime nasıl emin olabilirim?
Kararlarınızı takip edeceğinize emin olmanın yolu, kararlarınızı zamanlı bir biçimde takip etmenize sağlama ihtimalini artıracağından formüle etmek ve sağlam bir zeminde oluşturmaktır.
Örneğin, sadece egzersiz yapmaya başlayacağınıza, gelecek hafta pazartesi, çarşamba, ve cuma saat 6'da en az 1 saat spor salonuna gideceğinize karar verin.
Diğer tekniklerde verdiğiniz kararları uygulama doğrultusunda size yardımcı olabilir.
En önemlilerinden biri, harekete geçmenizi engelleyecek faktörleri tespit ederek bunlarla ilgili olası çözümler üretmektir.
Örneğin, biriyle ayrıldıktan sonra onunla konuşmamaya karar verirseniz ve ona zayıf bir anında mesaj göndereceğinizi biliyorsanız, telefonunuzdan numaralarını silerek gelecekteki
size ana kararınıza bağlı kalmasını hatırlatabilirsiniz.
Özet ve sonuçlar.
Karar verirken en iyi karara varmadan önce kararı olan ihtiyacı tespit etmeli, hedeflerinizi belirlemeli, bilgi toplamalı, seçeneklerinizi tespit etmeli ve değerlendirmelisiniz.
Karar verme sürecinizin parçası olarak en uygun ortamı yaratıp olası engelleri tespit etmeli, uygulanabilir bir plan tasarlamalı ve eyleme geçmeden önce kararınızı gözden geçirmelisiniz.
İyi kararlar vermeye geldiğinde bilişsel önyargılar gibi düşüncelerinizi etkileyebilecek sorunlardan, mesela bir arkadaşınıza tavsiye veriyormuşçasına davranmak gibi teknikleri kullanarak kurtulmalısınız.
İş, hızlı kararlar almaya geldiğinde içgüdünüze ve zihinsel kestirmelere güvenmek, özümseyeceğiniz bilgiyi kısıtlamak, yeterince iyi konseptini içselleştirmek ve ertelemenin
bedelini göz önünde bulundurmak gibi teknikleri kullanabilirsiniz.
İş, Zor kararlar vermeye geldiğinde ise sarsılamaz gerçeklere odaklanmak, zayıf seçenekleri elemek, ikincil faktörlere de bakmak ve çeşitli seçimlerin sonuçları görselleştirmek gibi teknikleri
kullanabilirsiniz. Fikrinizden
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
