Transkript
Uyarlayan Özge Özerdem Editör Çağrı Mert Bakırcı Seslendiren Bendeniz Batuhan Özçipçi Nadir bitkiler,
soyu tehdit altında olan bitki türleri, ticari değeri olmadığı için üretilmeyen, ticari değeri olsa bile yetiştirme zorunluluğundan ötürü çok az görülen veya
popülaritesini yitirdiği için artık üretimi yapılmayan bitkilerdir.
Nadir bitkileri araştırmak botanik için önemlidir.
Çünkü yapılan çalışmalar nadir görülen bitki türlerinin sıradan türlere göre hastalıklardan daha fazla etkilendiğini göstermektedir.
Nadir türlerin mantar ve bakteri gibi toprakta yaşayan mikroorganizmaların saldırılarına daha duyarlı olmaları aslında ilk etapta nadir olarak bulunmalarının nedenlerinden biri olabilir.
Biyologlar Darwin zamanından beri neden bazı bitki türlerinin diğer bitki türlerine göre daha az miktarda bulunduğunu anlamaya çalışıyorlar ve Bern Üniversitesi'ndeki araştırmacıların yaptığı
bir araştırma bu soruya cevap verebilir.
Uzun zamandır yaygın olan canlı türlerinin yaygın bulunma sebebinin çok çeşitli çevresel koşullarla avantajlı bir şekilde mücadele edebilmeleri olduğu varsayılmıştır.
Bu nedenle bu avantajlı mücadele sonucunda yaygın türler Farklı iklimler veya topraklar için geniş bir toleransa sahip olacaklar ve birçok yerde büyüyebileceklerdir.
Bununla beraber bitkilerin toprakta olduğu gibi diğer organizmalarla etkileşime girme biçimleri de neden nadir miktarda bulunduklarına dair ışık tutabiliyor.
Ne var ki bu konu bilimde çok az sayıda araştırmacı tarafından yakından incelenmiştir.
Ekoloji dergisinde yayınlanan bir çalışmada Bern Üniversitesi'ndeki bilim insanları sadece birkaç yerde görülen nadir bitki türlerinin toprak organizmalarının verdiği hasara sıradan
bitki türlerine göre çok daha açık olduğunu ortaya çıkardı.
Yani çok kısıtlı bölgelerde yaşayabilen bitkiler birkaç yerde yaşayabilen bitki türlerine göre toprak organizmalarından çok daha olumsuz etkileniyordu.
İklim değişikliği sorunu daha fazla kötüleştirecek.
Bitkiler büyüyebilmek için ihtiyaç duydukları besin maddelerini alabilmek için köklerini kullanırlar ve bununla birlikte toprağa eksudatlar adı verilen bir dizi salgı maddesi üretirler.
Bu salgılar birçok farklı mikroorganizma için besin kaynağı sağlayan organik yani karbon içeren bileşiklerdir.
Farklı mikroorganizmalar farklı salgıları tercih ettikleri için bitki türlerinin köklerinin etrafında yaşayan farklı toprak organizmalarının bu kök bölgelerinde toplanırlar.
Bu organizmalardan bazıları bitkilere yardımcı olurken bazıları bitkilere zarar verirler.
Araştırmacılar kültürleştirdikleri toprak topluluklarında nadir ve yaygın bulunan bitki türlerinin farklılık gösterip göstermediklerini veya bunlara nasıl tepkiler verdiklerini test etmek için İsviçre'de
nadir ve yaygın görülen bitki türlerini karşılaştıran bir araştırma yaptılar.
Sera'da bir deney yaptılar.
ve nadir bulunan bitki türlerinin toprak organizmalarından iki kat daha fazla olumsuz etkilendiklerini ve yaygın bulunan bitki türlerine kıyasla köklerinin çevresinde daha fazla patojen biriktirdiklerini buldular.
Çalışmanın ilk yazarı Anne Campbell buna bağlı olarak şunları söylüyor.
Tıpkı insanlarda olduğu gibi bazı bitkiler hastalığa diğer bitkilerden daha dirençlidir.
Görünüşe göre genel patojenlerle daha iyi başa çıkabilmek, ortak türlerin yeni habitatları daha kolay yayabilmesine ve kolonileştirebilmesine izin veriyor.
Patojenlere karşı yüksek hassasiyete sahip olmak bunu engelliyor ve bu nedenle bazı bitki türlerini daha da nadir yapıyor gibi gözüküyor.
Bu, gelecekte nadir bulunan bitki türleri için daha fazla soruna neden olabilir.
Araştırmanın bir diğer kıdemli yazarı Eric Allen ise şöyle söylüyor.
İklimde mevcut gerçekleşmekte olan değişimler göz önüne alındığı zaman bu özellikle kötü bir haber.
Hastalıklara yatkın olmaları nedeniyle bu nadir bitki türleri iklim değiştikçe yeni uygun habitatlar bulmakta zorlanabilirler.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
